TBMM’deki süreç komisyonunun ortak raporundaki somut öneriler belli oldu. Raporda, “AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulmasının sağlanması” önerilerek kamuoyunda tartışma yaratan ‘umut hakkı’, “İnfaz adaletinin sağlanması gerekmektedir” ifadesiyle önerildi. Raporda, kayyım düzenlemesinin sonlandırılmasına yönelik öneriye de yer verildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında Meclis Tören Salonu’nda gerçekleştirilen toplantı saat 11.10’da başladı. Konuşmaların tamamlanmasının ardından ortak raporun oylandı. Rapor, 47 kabul, iki ret ve bir çekimser oy ile komisyondan geçti. CHP Milletvekili Türkan Elçi, çekimser kaldı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonun 21’inci toplantısının amacını,”ortak raporun müzakeresi” olarak açıkladı. Komisyonun ortak raporunun yedi bölümden oluştuğunu belirten Kurtulmuş, raporun içerdiği başlıkları toplantıda okudu. “Rapor, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuku merkeze alan ve kamu vicdanını merkeze alan yaklaşımı ana hatlarıyla oraya koymaktadır. Terörsüz Türkiye hedefi, daha geniş bir hedefle terörsüz bölge hedefine açılmaktadır.” dedi.
DEM Partili Çiçek: Kürt halkı ‘terör örgütü’ tanımını kabul etmedi
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek ise rapora itirazlarını şu ifadelerle kayda geçirdi: “Israrla uzlaşma zeminini zorladığımızın bilinmesini isteriz. Tüm çabalarımıza rağmen ortak raporda yer alan bazı hususlar hakkında farklı düşündüğümüzü belirtiyoruz. Raporda, ‘Terör örgütü, terör belası’ kimi kavramların olmasını doğru bulmuyoruz. Bu türden yaklaşımlar, ortak rapor yaklaşımına denk düşmemektedir. Halen ezber yaklaşımlarda ısrar etmek, yaşanan acılı süreçten gerekli şartları çıkarmamış olmak demektir. Kürt halkının acıları raporda görülmemiştir. Kürt halkı, ‘Terör örgütü’ tanımını kabul etmedi. Gerçek kardeşlik, halkların değerlerine eşit yaklaşmakla mümkündür. Bu dönemin mimarlarından olan Abdullah Öcalan’a yaklaşım da kritik önemdedir. İmralı Adası’nın elverişsiz koşullarında ilmek ilmek barışı örmeye çalışmaktadır. Ortak rapor dili tek taraflı bir dil olmamalıdır.”
CHP’li Emir: Umutlar yeşermedi
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise Türkiye’deki hukuksuzlukları dile getirerek başladığı konuşmasında, “Bu komisyonun çalışması, beklenen umudu yeşertmemiştir” dedi. Türkiye’nin demokratikleşmesine yönelik somut adımların atılması taleplerinin karşılanmadığını belirten Emir, “Bugüne kadar yalnıza sözde kalan söylemler hayata geçirilmelidir.” diye konuştu. Ortak raporun kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini ifade eden Emir, “Demokratikleşme adına atılması gereken adımların derhal atılması gerektiğini” vurguladı.
CHP Milletvekili Salih Uzun ise ortak rapordaki, “AYM karalarına zorunlu olarak eksiksiz uyulmalıdır.” maddesine dikkati çekerek, “Meclis, AYM kararlarına kendisi uymamaktadır. Can Atalay hakkında AYM iki kez hak ihlali kararı verdi. TBMM bunu uygulamadı.” ifadesini kullandı. Can Atalay’a yönelik AYM kararının okunması ve Atalay’ın görevine dönmesi gerektiğini kaydeden Uzun, “Tayfun Kahraman da tahliye olsun ve tedavi olabilsin. Kesinleşmiş yargı kararları da bu 12 gün içinde uygulansın. Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın hukuksuz durumu değişsin” önerisini yaptı.
Ahmet Şık: Rapora hayır oyu vereceğiz
Ahmet Şık ise Selahattin Demirtaş, Can Atalay ve Tayfun Kahraman’a yönelik AYM kararının hayata geçirilmesi için yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığının altını çizdi. AYM kararlarını uygulamayanların, “AYM kararlarına uyulması” önerisi yaptığını belirten Şık, “Eğer samimiyseniz Can Atalay ile ilgili AYM kararını uygulayın!” diyerek TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslendi. Şık, kayyım atanan belediyelerdeki başkanların ve KHK ile ihraç edilen akademisyenlerin göreve dönemediğini kayda geçirerek, “Böylesi tarihsel bir meselede dahi hukuku askıya alan bir yaklaşım sorunun derinleşmesine hizmet eder.” görüşleri dile getirerek ortak rapora hayır oyu vereceğini belirtti.
RAPORUN İÇERİĞİNDE NELER VAR?
Kurtulmuş’un konuşmasının ardından ortak rapordaki somut öneriler okundu. Ortak rapordaki somut öneriler, özetle şöyle sıralandı:
- Süreçte en kritik eşit PKK’nin tüm unsurları ile silah bıraktığının devletin güvenlik birimlerince teyit edilmesidir. Tespit ve teyit mekanizması devletin mekanizmaları arasında eşgüdüm ile işlemelidir.
- Amaca hedeflenmiş müstakil ve geçici bir yasaya ihtiyaç duyulmaktadır. Silahı ve şiddeti reddedenlerin topluma yeniden kazandırılması amaçlanmalıdır. Kanun, kamu vicdanı ve kamu vicdanını gözetmelidir.
- Geçici kanun ile birlikte ayrıca Ceza ve İnfaz kanundaki hükümlerden yararlanarak yapılacak düzenlemeler ile ilgili kişiler hakkında mutlaka yasal işlem yapılması değerlendirilmelidir. Af algısı oluşturulmamalıdır.
- Toplumsal bütünleşme sürecinin sağlıklı şekilde ilerlemesine ve her bireyin ortak geleceğe eşit fırsatlarla ulaşmasına yarayan politikaların belirlenmesi zorunludur. Ekonomik ve sosyal imkanların geliştirilmesi öncelikler arasında yer almalıdır. Bölgeye yapılan yatırımların artırılarak uygulanmaya devam edilmesi gerekmektedir.
- Kanunla, örgüt mensuplarının dahil olduğu süreci izleyecek bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir. Sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyüp yürünmediği gözlemlenmelidir.
- Süreçte görev alanlar, komisyon toplantılara iştirak edenlerin ve görevlilerin faaliyetleri yasayla güvence altına alınmalıdır.
- Hakaret ve tehdit gibi suç unsuru içermeyen her düşüncenin ifade edilebildiği bir siyasal ortamın oluşturulması temel bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır.
- AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulacağını gösteren mekanizmalar güçlendirilmelidir.
- İnfaz Mevzuatı’nın gözden geçirilerek, infaz adaletini esas alarak yeniden alınması gerekmektedir.
- AİHM ve AYM’nin içtihatları doğrultusunda tutuksuz yargılamanın esas alınmasına özen gösterilmektedir.
- Temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılması önündeki engeller kaldırılmalıdır. İfade özgürlüğü kapsamındaki eylemler, terör suçu olarak değerlendirilmemelidir.
- Basın özgürlüğünü sınırlayıcı yasalar, yeniden ele alınmalıdır.
- Yeni bir Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanunu’nun hazırlanması gerekmektedir.
- Siyasi Etik Kanunu’nun hazırlanması gerekmektedir.
- Belediye Başkanı’nın görevden el çektirilmesi durumunda yalnızca Belediye Meclisi’nde seçim yapılması sağlanmalıdır.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































