Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz yıl 23 Mart’ta tutuklanmıştı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, İmamoğlu ve bazı isimler hakkında hazırlanan “casusluk” iddianamesine karşı, Süleyman Soylu imzalı İçişleri Bakanlığı belgesini paylaştı.
Karabat, iddianamenin temel iddialarından olan “İBB verilerinin kopyalandığı/yedeklendiği” suçlamasının, bakanlık incelemesiyle daha önce çürütüldüğünü savundu. Paylaşımında, resmi kayıtlara göre verilerin kopyalanmadığını ve bunun belgesinin bulunduğunu ileri sürdü. “Casusluk” suçlamasında hangi ülke lehine faaliyetin yapıldığına dair somut bir unsur olmadığını öne sürdü. İddianamenin siyasi faaliyetleri suç gibi gösterdiğini söyleyerek, süreci “kumpas” olarak niteledi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında “casusluk” suçundan hazırlanan iddianameyle ilgili, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. İçişleri Bakanlığı’nın, 2 Eylül 2019 tarihli, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzalı belgesini paylaşan Karabat’ın “İşte belgesi… Sözde casusluk iddianamesi tel tel dökülüyor” başlıklı açıklaması şöyle:
- “Sözde casusluk iddianamesi, diğer kumpas davaları gibi hukuktan ve mantıktan yoksundur. Verilerin yedeklenmesi suçlaması var ve bu devletin resmi belgelerinde daha önce çürütülmüştür. Ekrem İmamoğlu’nun verileri yedekleme talimatı savcının suçlamaları arasında. Halbuki o talimat sonrasında Süleyman Soylu döneminde İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan incelemede verilerin kopyalanmadığı resmi olarak kayda girdi. Belgesi de var. Peki, tüm bunlar neden yapılıyor?
- Çünkü yargı cuntasının demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetleri devam ediyor. AKP’nin rakiplerine yönelik başlatılan kumpas davaları inandırıcı olmayınca aileleri bile davaların içine alçakça eklemeye başladılar. Ergenekon-Balyoz süreciyle başlayan, zaman içinde AKP’nin siyasi rakiplerini yok etmeye yönelik oluşturulan yargı cuntasının son adımı 19 Mart darbe girişimi oldu. Diploma iptali, rüşvet iftiraları ve sözde casusluk kumpası, meşru muhalefeti yok etmeye yönelik cunta faaliyetidir.
- Casusluk iddianamesi baştan aşağı usule, hukuka aykırıdır. İddianamede belediye başkanı olmaya çalışmak, ülke siyasetinde söz sahibi olmaya çalışmak, cumhurbaşkanı adayı olmak suç gibi gösterilmiştir. Anayasa’nın 67’nci maddesi açıktır: ‘Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.’
- Bu devletin kuruluş sözleşmesi Anayasa’sıdır. Yargı cuntası, Anayasa’da yer alan hükümleri ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Erdoğan’ın şu anda en büyük siyasi rakibi Ekrem İmamoğlu’nun meşru siyasi faaliyetleri sözde casusluk adı altında engellenmektedir.
- İddianamedeki en büyük suçlama, İBB verilerinin darkweb’e yüklenmesi. Savcı, Ekrem İmamoğlu’nun talimat verdiğini, Necati Özkan’ın da Hüseyin Gün ile birlikte darkweb’e yüklediğini ileri sürüyor. Bunu devletin resmi belgeleri çürütüyor. İddianamede ajanlık suçlaması var ama hangi ülke lehine bu faaliyetin gerçekleştirildiğine ilişkin ne bir iddia ne de bir bilgi var. Meşru siyasi aktörler ve faaliyetleri, hukuk altüst edilerek casusluk gibi anlatılmaya çalışılıyor.
- Suçlamaların ana aktörü sözde itirafçı Hüseyin Gün’ün AKP’li bakanlar Kürşat Tüzmen ve Egemen Bağış ile ayrıca Erdoğan’ın sağ kollarından biri olan MİT Başkanı İbrahim Kalın ile birlikte çekilen fotoğrafları var ama bunlar iddianamede yer almıyor. Tıpkı Aziz İhsan Aktaş ile iş yapan AKP’li belediyeler gibi. Halkımız olanların farkında. İftiralarınıza toplumun en az dörtte üçü inanmıyor. Farklı suçlamalar yönelterek, aileleri işin içine katarak inandırıcı olacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bunun bedelini er ya da geç mutlaka sandıkta ödeyeceksiniz.
ÖNCEKİ YAZIEPSTEIN DOSYASI | İngiltere Başbakanı Starmer’ın Özel Kalem Müdürü istifa ettiSONRAKİ YAZIAKP’liler, “Haberimiz yok, temas kurmadık” diyor; Mesut Özarslan AKP’ye katılacak mı?
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































