KNK, Dünya Anadil Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada, Kürtçenin zenginliğinin korunması için herkesin evinde ve günlük yaşamda Kürtçeyi kullanmayı esas alması gerektiğini söyledi
Kongraya Neteweyî ya Kurdistanê – Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), Dünya Anadil Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada, Kürtçenin zenginliğinin korunması için herkesin evinde ve günlük yaşamda Kürtçeyi kullanmayı esas alması gerektiğini söyledi.
Açıklama şöyle:
“21 Şubat her yıl Dünya Anadil Günü olarak belirlenmiş ve kutlanmaktadır. Bu gün, anadilin yeryüzündeki her insan için bir kimlik ve değer unsuru olarak taşıdığı önemi hatırlatır. Bu anlamıyla dil yalnızca bir konuşma aracı değil; aynı zamanda her halkın kültürünün, tarihinin, kimliğinin ve düşünce dünyasının hazinesidir. Anadilin korunması ve geliştirilmesi, onun yaşatılması için her bireyin ve toplumun temel görevidir. Çünkü bir dil korunmaz ve ihmal edilirse zamanla yok olur; onunla birlikte o halkın tarihi ve kültürü de yok olur.
Biz Kürtler için Kürt dili (tüm lehçeleriyle birlikte), Kürt ulusunun dayandığı en önemli sütundur. Bu nedenle dili korumak bizim için yalnızca akademik bir mesele değil, ulusal bir mesele ve varlığımızı koruma sorunudur. Bu günün temel amacı yalnızca kutlama yapmak değil; aynı zamanda bazı önemli mesajları da hatırlatmaktır:
- Kültürel çeşitliliğin korunması; her halkın dili, o halkın dünyaya açılan penceresidir. İnsan kendi diliyle kendini tanır, dünyayla tanışır ve dünya görüşünü kavrar.
- Anadilde eğitimin teşvik edilmesi ve güçlendirilmesi, o halkın bireylerinin kişiliğinin inşasına güç ve yetenek kazandırır.
- Farklı toplumların, halkların ve milletlerin tanınması, kabul edilmesi ve karşılıklı saygının geliştirilmesi.
Egemen ulusların dillerinin Kürtçe ve Kürdistan’daki diğer diller üzerinde kurduğu hakimiyet sürecinde; bir yandan Kürtçenin yasaklanması, diğer yandan ise aşağılanması, küçümsenmesi ve marjinalleştirilmesi, onu ortadan kaldırma amacı taşımış ve dil, ulusal yapının temel bir unsuru olarak hedef alınmıştır. Ne yazık ki Kürt dili hâlâ yok olma ve aşınma tehlikesi altındadır. Özellikle ülkenin kuzeyi ve doğusunda bu durum yaygındır. Bunun nedeni, Kürtçenin günlük yaşamda, aile ve toplum içinde anadil olarak yeterince kullanılmaması ve egemen dilin daha fazla tercih edilmesidir. En tehlikelisi ise Kürtçenin eğitim sürecinde hak ettiği yeri bulamamış olmasıdır.
Kürtler ulusal mücadele süreçlerinde her zaman dili, korunması ve yaşatılması gereken bir alan olarak görmüştür. Ancak bu alanın daha fazla güçlendirilmesine ihtiyaç vardır. Kürtlerin yaşayan bir ulus olarak tüm özgünlüğüyle varlığını sürdürmesi için dil bilincinin Kürt bireylerinin kişiliğinde kökleşmesi gerekir.
Güney Kürdistan’da uzun süredir resmi kurumlar bulunmaktadır ve Kürtçe Irak Anayasası’nda tanınmıştır. Ancak tutarlı bir dil politikası ve sağlam bir planın olmaması nedeniyle Kürtçenin durumu dağınık ve sorunludur. Bu nedenle Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin bu engelleri ciddiyetle ele alması, dil ve eğitim alanını düzenlemesi gerekmektedir. Ayrıca resmi medya, siyasi partiler ve diğer kurumlarda Kürtçenin kullanım düzeyi sorumlulukla denetlenmeli ve yönlendirilmelidir.
Rojava bugün Suriye’deki hassas gelişmeler ve değişimler karşısında güçlü bir iradeye sahiptir; özellikle ulusal savunma ve özerklik deneyimi açısından önemli bir birikim oluşmuştur. Siyasi ve toplumsal sorunların yanı sıra kültürel ve ulusal meselelerin de -başta Kürt dili ve eğitim süreci olmak üzere— kalıcı bir anayasal güvenceye kavuşturulması ve Kürtçenin yönetim ve eğitim dili olması gerekmektedir.
Ülkenin diğer iki parçasında ise Kürtçe eğitim sürecinde yer almamakta; ayrıca devletçi ve işgalci sistemlerin din, mezhep, ırk ve milliyetçilik politikaları yoluyla ciddi tehditler altında bulunmaktadır.
Kürtçenin lehçe ve ağız zenginliği, onun gücünün ve özgünlüğünün göstergesidir. Bu nedenle tüm lehçeleriyle birlikte Kürtçeye önem verilmeli, her lehçe bulunduğu yerde korunmalı ve eğitim sürecine dahil edilmelidir.
Yurt dışında, diasporada yaşayan ve yaşadıkları ülkelerin dili ve kültürüyle iç içe büyüyen, iki anadili kimliğinde taşıyan Kürtler de kendi ana dilleri olan Kürtçeyi yaşatmalı, geliştirmeli ve kaybolmaktan korumalıdır.
Bu önemli konu çerçevesinde Uluslararası Anadil Günü’nü tüm Kürtlere ve Kürdistanlılara kutluyoruz. Bu gün her yıl daha fazla çalışma ve mücadele için bir fırsat olmalıdır; uluslararası toplumun ve dil-kültür alanındaki uzman kurumların dikkatini çekmeli, Kürdistan’daki işgalci güçlerin Kürtçe ve diğer yerel dillere yönelik baskı ve tehditleri gündeme taşınmalıdır.
Anadil yalnızca insanlar arası iletişim aracı değildir; biz Kürtler için kimliğimiz, varlığımız ve geleceğimizdir.
Kürtçeyi kullanmak ve geliştirmek her Kürt bireyin insani, ulusal ve yurtsever görevidir.”
Kaynak: ANF
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































