Kürtçeye ilişkin dil çalışmalarını yürüten kurumlar yaptıkları açıklamada, ‘Kobanê’ye yardımların daha hızlı ulaşması için Mürşitpınar Sınır Kapısı bir an önce açılmalıdır’ denildi
Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesinde Birca Belek Dil ve Kültür Derneği ile Cûdî Dil ve Kültür Derneği, Rojava’ya dönük saldırılar ve Kobanê’ye dönük sürdürülen ablukaya dair açıklama yaptı. Birca Belek Dil ve Kültür Derneği binası önünde yapılan açıklamaya, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri destek verdi.
Açıklamayı yapan Birca Belek Dil ve Kültür Derneği Yöneticisi Cahit Akıl, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük başlattığı saldırıların ardından Rojava’ya saldırılarla sürdüğünü hatırlattı. Cahit Akıl, “Özerk Yönetim’in tüm sağduyu çağrılarına rağmen Rojava’ya saldıran cihatçı gruplar birçok katliam yaptı, evleri talan etti. Yapılan birçok anlaşmaya rağmen saldırılar devam etti. Türkiye bu saldırılara destek oldu. Kürt halkının kazanımları, halkların bir arada yaşama iradesi hedef alındı. Bu saldırılar kadınların kendi kendini yönetme ve her alanda söz sahibi olmasına karşı duyulan bir rahatsızlığın dışa vurumu oldu. Kadınların özgür olmasına tahammül edemiyorlar” diye konuştu.
‘Sınır kapısı açılmalı’
Bir kadın savaşçıya ait kesilen saç örgüsünün “ganimet” olarak sergilenmesine tepki gösteren Cahit Akıl, “Kadınların saç örgüsü Rojava ve oluşturulan sistemin sembolü oldu. Yapılan bütün saldırı ve ablukaya rağmen halklar bugün Rojava’da hala direniyor. Suriye’de nihai bir barış olacaksa Türkiye HTŞ’ye ile birlikte Kürt düşmanlığına son vermeli, bir an önce abluka her yerde kaldırılmalıdır. Kobanê’ye yardımların daha hızlı ulaşması için Mürşitpınar Sınır Kapısı bir an önce açılmalıdır” diye konuştu.
Kürtlerin hala katliam tehdidi ile yüz yüze olduğunun altını çizen Cahit Akıl, “Geçici hükümet hem Kürt kazanımlarını ortadan kaldırmak hem de anadilde eğitimin önünü kapatmak istemektedir. Bu planlarında Türkiye’nin parmağının olduğu aşikardır. Kürtlerin bütün hakları güvence altına alınmalıdır. Bizler Kürt dili kurumları olarak hiçbir zaman yapılan saldırıları kabul etmeyeceğiz. Burada barış konuşulurken Rojava’da saldırıların olması kabul edilemez. Suriye’de bütün halklar kendi kimlikleri ve dilleri ile yaşamalıdır. Tekçi ve cihatçı zihniyetler hiçbir zaman halkların temsili olamaz. Bütün halklar Rojava’ya dönük desteklerini sürdürmeli, dayanışmalarını güçlendirmelidir. Yaşasın Kürt halkı, yaşasın Rojava direnişi. Jin, jiyan, azadî/ kadın yaşam özgürlük” şeklinde konuştu.
‘Rojava kırmızı çizgimiz’
DEM Parti Şirnex Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, Rojava’ya dönük ablukanın uzun yıllardır sürdürüldüğüne dikkati çekerek “Halklar bir arada ortak bir yaşam inşa etti. Büyük bir direniş ile halklar kendini savundu. Saldıran güçler, demokratik, özgür, eşit sistemi ortadan kaldırmak istedi. Kürt halkı ve dostlarının mücadelesi ile buna izin verilmedi. Ancak daha tehlike geçmiş değil. Rojava halkı demokratik bir Suriye’de özgür yaşamadığı sürece, Rojava’ya statü tanınmadığı sürece alanları terk etmeyeceğiz. Rojava bizim için kırmızı çizgidir. Kobanê’ye dönük abluka Türkiye için bir kara lekedir. 30 gündür bu abluka sürüyor. Çeteler köyleri yağmalıyor. Bu Türkiye için bir kara lekedir. Kürtlere karşı bir düşmanlık var biz bunu unutmayacağız. Bu politikaları lanetliyoruz. Bir an önce sınır kapıları açılmalı. İnsani yardımlar bir an önce Rojava’ya ulaşmalı. Burada bir barıştan bahsediliyor. Rojava’da barış olmazsa, abluka sürerse bir barıştan bahsedemeyiz” diye konuştu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































