Depremin üçüncü yılında yaşamını yitirenleri anmak için yapılan yürüyüşte, sorumluların yargılanması için adalet mücadelesinin sürdürülmesi mesajı verildi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, ‘Deprem suçları insanlık suçudur’ dedi
Mereş merkezli 6 Şubat depreminin üçüncü yılında yaşamını yitirenleri anmak için Antakya’da 6 Şubat Platformu öncülüğünde Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi bir araya gelen çok sayıda kişi Saray Caddesine kadar yürüyüş gerçekleştirdi. “Kayıplarımız için adalet istiyoruz”, “Unutmak yok, affetmek yok” pankartlarının taşındığı yürüyüşte “Hatay bizim, memleket bizim”, “Sermayeye değil deprem bölgesine bütçe”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Kayıplarımız için adalet istiyoruz”, “Sesimizi duyan var mı?”, “Hatay enkaz altında”, “Kalıcı bedelsiz konut istiyoruz”, “Savaşa değil deprem bölgesine bütçe” dövizleri taşındı. Çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile yurttaşların katıldığı yürüyüşte sık sık “Gün gelecek devran dönecek, sorumlular halka hesap verecek”, “Katiller halka hesap verecek” sloganları atıldı.
Yürüyüşün ardından 6 Şubat Platformu adına yapılan basın açıklamasında basın metnini Mehtap Aslan Yüreğir okudu. Depremin ardından üç yıl geçtiğini hatırlatan Mehtap Aslan Yüreğir, “Bu kent bütün acısına rağmen ayakta kalmak isteyen insanlara dolu. Yas hala içimizde eksiklikler hala hayatımızda ve ne yazık ki adalet hala yerini bulmuş değil. Son dönemde sıkça bir cümle duyuyoruz: ‘Antakya yeniden ayağa kalkıyor’ bizde soruyoruz: Ayağa kalkan kim? Eğer yeniden kurulan şehir eski sakinlerini dışarıda bırakıyorsa mahalle kültürünü yok ediyorsa insanları doğdukları yerlerden koparıyorsa bize sorulmadan bizim adımıza karar veriliyorsa orada ayağa kalkan şey yaşam değildir. Bu yürüyüşü parlak görsellerde resmi anlatılarda yer almayan Hatay için yapıyoruz. Geçici barınma alanlarında hala belirsizlik içinde yaşayanlar için sesini duyuramayanlar için yapıyoruz. Bu kent sadece yeniden inşa edilen binalardan ibaret değildir” dedi.
‘Katliama kader denmesini kabul etmiyoruz’
Ardından söz alan Adalet İçin Aileler Platform üyesi Filiz Ebekler, yaşanan kayıpların depremin sonucu olmadığını vurgulayarak, asıl sorumluluğun görevini yerine getirmeyen yetkililer olduğunu ifade etti. Sevdiklerini ihmal ve insan hayatını ikinci plana iten bir anlayış yüzünden kaybettiklerini dile getiren Filiz Ebekler, şöyle konuştu: “O günden sonra geceler değişti. Uykular bölündü. Sabahlar eksik kaldı. Her gece ‘ya olsalardı’ diye, her sabah keşkelerle uyandık. Sevdiklerimizin yaşadığı korkuyu, o karanlık bekleyişi düşünmeden tek bir gün bile geçmedi. Bu katliama ‘kader’ denilmesini asla kabul etmiyoruz. Çünkü göz göre göre geleni ‘kader’ diye açıklamak, ihmali örtmez. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz yasımızı ve mücadelemizi bir arada sürdürürken, sorumluların hayatlarına kaldıkları yerden devam etmelerini istemiyoruz.”
Konuşmalar ardından anma son buldu.
İskenderun
İskenderun’da ise 6 Şubat Platformu öncülüğünde Doğan Petrol karşısında bulunan Migros önünden, İskenderun Cemevi’ne kadar yürüyüş gerçekleştirildi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaşın katıldığı yürüyüşte, “Birlikte güçlüyüz” ve “6 Şubat’ı unutma unutturma” pankartı açıldı. Yürüyüşe katılan yurttaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıdı. “Ma rıhna nihna non” ve “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganları ile İskenderun Cemevi önünde son bulan yürüyüşün ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, burada konuşma gerçekleştirdi.
‘Acı dinmedi’
Bakırhan “Tabi acı dinmedi. Dinecek bir acı değil. Belli ki bugün slogan atan, yaşamını yitiren canlarımızın ismini tekrar eden ailelerimizin acısı devam edecek. Çok üzgünüz” diyerek, dünyanın her yerinde deprem, yangın ve sel olduğunu ve insanların çeşitli afetlerle yüz yüze kaldığına işaret etti. Bakırhan, “Ama dünyanın hiçbir yerinde yangın olduğunda yangını söndürecek helikopterler bozuk çıkmıyor. Dünyanın hiçbir yerinde deprem için toplanan vergiler iktidar yanlısı sermayeye peşkeş çekilmiyor. Dünyanın her yerinde olan depremlerde bu kadar can, mal kaybı yaşanmıyor. Bunu yaşatanlar ‘bu bir kaderdir’ diyor. Kader olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Kader fakire, fukaraya işliyor ülkemizde. Bir türlü sermayeye, iktidar yanlılarına işlemiyor. İnsanlar canlı canlı aileleriyle vedalaştılar. Nasıl unutulacak bu” diye sordu.
‘Hatay dünkü gibi’
Bakırhan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Deprem oldu ve büyük bir acı ama en büyük felaket devletin yokluğuydu. Şimdi bunu brandalarla kapatabilirler mi? Bu acıyı, bu yıkımı makyajlarla örtebilirler mi? Bir özür dilemek, bir özeleştiri vermek gerekmiyor mu? İktidarın ortaya çıkan bu sonuçlardan kaynaklı bir üzüntüsünü belirtmesi gerekmiyor mu? Bunu yapma yerine o enkazlar, o tozu dumanı, o yıkımı brandalarla kapatıyorlar. Yani yaşamını yitiren insanların aileleriyle alay ediyorlar. Bu kabul edilmez değerli dostlar. Kötü yönetiyorlar, kötü yönetiliyoruz. Bunlar söylemek istemezdik. 3 yıl geçti. Biraz önce Hatay’dan geldik. Dünkü gibi her yer. Kimi binalar yükselmiş ama insanlar hala konteynırlarda yaşıyor. Yazın sıcağında kışın soğuğunda. Ankara’nın umurunda değil. Bütçe görüşmelerinde burada hem CHP’li yöneticileri var hem de bizim arkadaşlarımız var. Bütçenin en büyük harcaması faize ve faiz lobilerine, çatışmaya, silaha, topa tüfeğe gidiyor. Orada arkadaşlarımız biraz faizleri kısın dedi. Biraz sermayeden kısın dedi. biraz kurşundan, toptan, tüfekten kısın da bir an önce bu deprem bölgelerini ayağa kaldıralım dedik. Kime diyoruz ki? Bildiğini okuyan, muhalefeti dinlemeyen, emeklinin, emekçinin, depremzedenin umurunda olmadığı bir iktidara diyoruz bunu.
‘İnsanlık suçu’
Bu, unutulmaz. Deprem suçları insanlık suçudur. Deprem suçu işleyen herkes yargılanmalıdır. Deprem suçu işleyenler açığa çıkarılmalıdır. Söz veriyoruz. Bir gün mutlaka bu kadar yıkıma, ölüme sebebiyet veren, özeleştiri dahi vermeyen, yanlışını brandayla örtenler doğayı ranta açanlar muhakkak demokratik bir yargı karşısında hesap vereceklerdir, vermeleri gerekiyor. Sosyal medyayı iyi takip ediyorlar. Nerede olursa olsun aleyhte bir tweet atılınca hemen yakasına çöküyorlar, kapısını kırıyorlar. İnsanlar enkaz altında günlerce feryat etti kimse yok. Bir şey yaptılar ama interneti kıstılar, elektriği kıstılar. Acınızı paylaşıyorum. Ne kadar da paylaşsak sizin gibi ağırlığı taşımamız zor. Güçlü olalım. Yiten canlarımızın davalarının sahibi olalım, vazgeçmeyelim. İhmali bulunan herkesin açığa çıkarılıp yargılanmasını sağlayalım. Adalet arayan ailelerimize bir daha başsağlığı diliyorum. Teşekkür ediyorum. Defalarca Meclisi ziyaret ettiler, bizi ziyaret ettiler, bu konuda bir duyarlılık oluşmasını sağladılar. 6 Şubat Deprem platformlarının emeği çok. Onlara da teşekkür ediyorum. Söz veriyoruz. Var olduğumuz müddetçe, partimiz varlığını sürdürdüğü müddetçe bu katliamın bu cinayetin bu kıyımın hesabını soracağımızın sözünü veriyoruz. Hepimizi sözünü veriyoruz. Hepimizin başı sağ olsun. Çünkü o canlar hepimizindir. Bir daha böylesi durumların katliamların yaşanmaması için mecliste sokakta her yerde dayanışacağız, mücadele edeceğiz.”
Samandağ’da da bir araya gelen yurttaşlar yaptıkları etkinlik ile depremde yitirdiklerini andı.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































