Hedef gösterilerek hakkında açılan davada iki ayrı suçtan 3 yıl, 5 ay, 7 gün hapis cezası verilen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Görevlisi Balkar Selçuk Bağlar, ‘Halkların demokratik haklarını da desteklemek zorundayım. Bir halkın diline, kültürüne Türklük adına küfredemezsiniz’ dedi
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Görevlisi Balkar Selçuk Bağlar, 2025 yılında Mısır piramitlerinin Türkler tarafından yapıldığı iddiasına karşı çıktığı bir paylaşım sonrası ırkçı hesaplar tarafından hedef gösterildi. Gelen küfürlü yorumlara yanıt olarak kullandığı ifadeler üzerine hakkında soruşturma başlatıldı. 10 Temmuz 2025’te gözaltına alınan Selçuk Bağlar, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret” suçlamalarıyla tutuklandı.
36 gün Van F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Bağlar hakkında iki ayrı suçtan iddianame hazırlandı. Van 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Selçuk Bağlar’a, “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret” iddiasıyla 1 yıl 14 ay 7 gün; “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” iddiasıyla da 15 ay hapis cezası verildi. Verilen cezada indirim, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanmadı. Selçuk Bağlar, avukatı ile birlikte kararı İstinaf Mahkemesine taşıdı.
Çözüm ve barış sürecini desteklediğine dair açıklamalarından sonra küfür ve hakaretlere maruz kaldığını ifade eden Selçuk Bağlar, şahsına, Kürtlere ve Çerkezlere yönelik hakaretlere yanıt vermemesine rağmen kendisine karşı geniş çaplı bir linç kampanyası başlatıldığını dile getirdi. Kürt sorununun anayasal ve hukuk çerçevesinde çözülmesinden yana olduğunu belirten Selçuk Bağlar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben demokrat bir insanım. Kürt sorununun hukuk çerçevesinden başka bir çözümü olduğunu görmüyorum. Yasal ve anayasal güvencesinin olması lazım. Bana saldırmalarının nedeni benim Çerkez olmam. Hiç hesapta yokken işimden oldum, evimi dağıttım. Trafikte adam öldürsem 2 yıl verirler, bana verilen ceza ise ortada. Talat, Enver ve Cemal Paşaları eleştirmişim; bu, dosyaya ‘Atatürk’e hakaret’ olarak konulmuş. Ben bu isimleri eleştirirken nasıl Atatürk’ü eleştirmiş oluyorum, hâlâ anlayamıyorum. Doğru olduğuna inandığım şeyi yaptım. Kürtlerin bir dili, kültürü ve tarihi var; bunlar bir millet, hakaret etmeyin dedim. Kitaplarım yurt dışında basılıyor, her platformda bir Türkiye vatandaşı olarak ülkemin çıkarlarını savunuyorum. Ama halkların demokratik haklarını da desteklemek zorundayım. Bir halkın diline, kültürüne Türklük adına küfredemezsiniz.”
Haber: Zeynep Durgut \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































