• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Büyük memeli olmak sağlığı nasıl etkileyebilir?

    Büyük memeli olmak sağlığı nasıl etkileyebilir?

    Masumiyet Müzesi gerçek hikaye mi? Masumiyet Müzesi nerede?

    Masumiyet Müzesi gerçek hikaye mi? Masumiyet Müzesi nerede?

    Ukrayna’da yolsuzluk skandalı: Eski Enerji Bakanı Halushchenko, ülkeden ayrılmaya çalışırken gözaltına alındı

    Ukrayna’da yolsuzluk skandalı: Eski Enerji Bakanı Halushchenko, ülkeden ayrılmaya çalışırken gözaltına alındı

    ‘İnci Taneleri’ final kararı aldı: Ekranlara veda ediyor

    ‘İnci Taneleri’ final kararı aldı: Ekranlara veda ediyor

    Bahçeli, Kaygılaroğlu’nu aradı: “Kabul etmeleri halinde kendilerine bir bozkurt tablosu hediye etmek istiyorum”

    Bahçeli, Kaygılaroğlu’nu aradı: “Kabul etmeleri halinde kendilerine bir bozkurt tablosu hediye etmek istiyorum”

    Beşiktaş Geriden Geldi, Uzatmada Kazandı

    Beşiktaş Geriden Geldi, Uzatmada Kazandı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BAE ziyareti ertelendi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BAE ziyareti ertelendi

    Derya Arslan: Sınırlar değil toplum güçlenmeli

    Derya Arslan: Sınırlar değil toplum güçlenmeli

    15 Şubat komplosuna karşı Amed’de binler yürüdü: ‘Hakikatin ışığıyla özgürlüğe doğru’

    15 Şubat komplosuna karşı Amed’de binler yürüdü: ‘Hakikatin ışığıyla özgürlüğe doğru’

    15 Şubat uluslararası komplo birçok merkezde protesto edildi

    15 Şubat uluslararası komplo birçok merkezde protesto edildi

    İstanbul’da 15 Şubat protestosu: Tecrit son bulsun, barış yolu açılsın

    İstanbul’da 15 Şubat protestosu: Tecrit son bulsun, barış yolu açılsın

    Öcalan’ın memleketinde protesto: Komployu organize edenler amaçlarına ulaşamadı

    Öcalan’ın memleketinde protesto: Komployu organize edenler amaçlarına ulaşamadı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Necip F. Bahadır

    ‘Seyyar giyotin’ iş başında; ‘adalet’ başka bahara!

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

    Yüksel Durgut

    İran yanılgısı

    Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

    Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

    Necip F. Bahadır

    Arınç bombası: “Toplum ‘aziz millet’ olmaktan çıktı!”

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Büyük memeli olmak sağlığı nasıl etkileyebilir?

    Büyük memeli olmak sağlığı nasıl etkileyebilir?

    Masumiyet Müzesi gerçek hikaye mi? Masumiyet Müzesi nerede?

    Masumiyet Müzesi gerçek hikaye mi? Masumiyet Müzesi nerede?

    Ukrayna’da yolsuzluk skandalı: Eski Enerji Bakanı Halushchenko, ülkeden ayrılmaya çalışırken gözaltına alındı

    Ukrayna’da yolsuzluk skandalı: Eski Enerji Bakanı Halushchenko, ülkeden ayrılmaya çalışırken gözaltına alındı

    ‘İnci Taneleri’ final kararı aldı: Ekranlara veda ediyor

    ‘İnci Taneleri’ final kararı aldı: Ekranlara veda ediyor

    Bahçeli, Kaygılaroğlu’nu aradı: “Kabul etmeleri halinde kendilerine bir bozkurt tablosu hediye etmek istiyorum”

    Bahçeli, Kaygılaroğlu’nu aradı: “Kabul etmeleri halinde kendilerine bir bozkurt tablosu hediye etmek istiyorum”

    Beşiktaş Geriden Geldi, Uzatmada Kazandı

    Beşiktaş Geriden Geldi, Uzatmada Kazandı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BAE ziyareti ertelendi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BAE ziyareti ertelendi

    Derya Arslan: Sınırlar değil toplum güçlenmeli

    Derya Arslan: Sınırlar değil toplum güçlenmeli

    15 Şubat komplosuna karşı Amed’de binler yürüdü: ‘Hakikatin ışığıyla özgürlüğe doğru’

    15 Şubat komplosuna karşı Amed’de binler yürüdü: ‘Hakikatin ışığıyla özgürlüğe doğru’

    15 Şubat uluslararası komplo birçok merkezde protesto edildi

    15 Şubat uluslararası komplo birçok merkezde protesto edildi

    İstanbul’da 15 Şubat protestosu: Tecrit son bulsun, barış yolu açılsın

    İstanbul’da 15 Şubat protestosu: Tecrit son bulsun, barış yolu açılsın

    Öcalan’ın memleketinde protesto: Komployu organize edenler amaçlarına ulaşamadı

    Öcalan’ın memleketinde protesto: Komployu organize edenler amaçlarına ulaşamadı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Necip F. Bahadır

    ‘Seyyar giyotin’ iş başında; ‘adalet’ başka bahara!

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

    Yüksel Durgut

    İran yanılgısı

    Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

    Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

    Necip F. Bahadır

    Arınç bombası: “Toplum ‘aziz millet’ olmaktan çıktı!”

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Güncel

Tuncer Bakırhan: “Kürtlerdeki kırılma derinlerde ve öfke giderek büyüyor”

SG by SG
25 Ocak 2026
in Güncel, Politika
0
TR724 HABER


DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye’de son dönemde tırmanan çatışmaları ve Türkiye’nin bölge politikasını değerlendiren kapsamlı bir yazı kaleme aldı. Bakırhan yazısında, Suriye’nin yeni bir iç savaş ve kaos tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, özellikle Kürtlere yönelik saldırıların ve “ikili standartların” yarattığı toplumsal kırılmaya dikkat çekti. Türkiye’nin dış politikasındaki “Hamas ve SDG” çelişkisini eleştiren Bakırhan, çözümün HTŞ gibi yapılarla değil, Kürtler ve tüm Suriye halklarıyla kurulacak bir “Malazgirt kardeşliğinde” olduğunu vurguladı. Medyascope’ta yayınlanan yazıda Bakırhan, “Ekranlarda katliam çağrılarına varan rahatlık, halka ve temsilcilerine hakaret, garip zafer naraları, had bildirenler ve parmak sallayanlar… “Kadim Kürt kardeşim” dediklerinizin yaşadığı duygu kırılmasını görmeyenlere sesleniyorum: Bu bir sitem değil; bir halkın vicdanında büyüyen tarihî kırılmadır. Kırılma derinlerde ve görmezden gelindikçe sessizce ve öfkeyle büyüyor. Şimdi bu duygu kırılmasını giderecek olan devlettir, medyadır, siyaset kurumudur. Peki nasıl giderilecek? Bu büyük kırılma nasıl telafi edilir? Hangi somut adımlarla güven yeniden tesis edilir? Sorular ortada duruyor.” ifadelerini kullandı.

Tuncer Bakırhan’ın yazısının tamamı şöyle:

On dört yıl boyunca tarifi zor savaşların ateşiyle yanıp kül olan Suriye, yıkımlar hâlâ tazeyken yeni bir savaşa sürüklenmek isteniyor. 8 Aralık 2024 sonrası Alevilere ve Dürzilere dönük başlayan saldırıların son durağı, Halep’e açılan ve dalga dalga büyüyen savaş oldu. Hassas fay hatları üzerinde gerçekleşen bu kırım girişimleri, Suriye’yi yeniden kaosa sürükleme tehdidi taşıyor.

Şara rejimi, Halep’teki saldırılardan sonra Kuzey Doğu Suriye’yi hedef almaya başladı. Halep sonrası başlayan ve açıkça iç savaşı körükleyen, yüz binlerce sivilin hayatını tehlikeye atan saldırılar, Suriye Demokratik Güçleri’nin sağduyulu siyaseti sayesinde tehlikeyi bertaraf etti. Büyütülen, daha doğru bir ifade ile Kürtler şahsında dayatılan savaş istenci, Suriye’nin geleceğini, Ortadoğu’nun istikrarını ve belki de insanlığın vicdanını sınamaya hâlen devam ediyor.

Günlerdir Kürtler, dostları, devrimciler, dünyanın her ucundaki sol ve sosyalistler, demokratlar Kuzey Doğu Suriye için ayakta. Sokaklarda barış diyen, “Kürtler yüzyılı kaybetmesin” diyen bu sesler, çığ gibi büyüyerek tarihin vicdanına bir not bıraktı.

Kürtlerin, partimizin ve demokratik kamuoyunun isteği son derece açık: Suriye’de savaş değil barış; çatışma değil çözüm istiyoruz. Kürtler demokratik haklarına kavuşmalı, Suriye’nin eşit yurttaşları olmalıdır. Anadilde eğitim, yerinden yönetim hakkı, statüsü, kültürel hakları tartışma konusu olmamalıdır. Kürdün hayatı ve hakları bir kararname kâğıdı değil, anayasal güvence konusudur. Ve sadece Kürtler değil: Aleviler, Dürziler, Türkmenler, Süryaniler… Hepsine yönelik katliam tehditleri ortadan kalkmalıdır. Suriye’nin geleceği, tüm halkların ve inançların eşit siyasal katılımına dayalı bir yönetim modeliyle kurulmalıdır. Bu taleplerin 21. yüzyılda hâlâ ifade ediliyor olmasının bir utanç olduğunu ama bu utancın halklara ait olmadığını da not düşmek isterim.

Kopan her düğmenin bedelini halklar ödüyor

Diğer yandan, Şam rejimi tekçilikten vazgeçmelidir. Tekçilik, Suriye’ye giydirilmiş dar bir gömlektir. O gömleğin düğmeleri her koptuğunda, bedeli halklar ödüyor. Suriye’nin demokratik bir anayasaya ihtiyacı var. Ne Şam’ın anayasası ne de HTŞ’nin anayasası Suriye’yi kaostan çıkarır. Gerilimleri büyüten, çatışmaları derinleştiren tekçilikten vazgeçilmelidir. Tekçilikte ısrarın Suriye’yi yeni bir karanlığa doğru sürüklediği görülmüyor mu?

Stratejik, jeopolitik, ekonomik her başlıkta makro öngörüleri ile ekranlarda övünenler, her meseleye güvenlikçi merceğin soğuk alanından bakanlar, nasıl oluyor da toplumsal hakikatin en basit gerçeklerini ıskalıyor? Biliyoruz ki burada bir tercih var. O hâlde kimsenin kendi çıkarları uğruna Suriye’yi yeni bir iç savaşa sürüklemeye hakkı yok diyelim.

Buradan tüm uluslararası kamuoyuna ve sesimizi duyacak vicdanlara da sesleniyorum.
Bakın, güya günlerdir ateşkes imzalandı ama saldırılar durmak yerine arttı. Ateşkes kâğıtta, lakin kuşatma sahada. Kobani’ye saldırılar durmadı. Elektrik ve sular kesiliyor. Savaşın her türlü ahlakı çiğneniyor. Kürtler açlık, susuzluk ve karanlıkla yüz yüze bırakılmış durumda. Kobanili beş çocuk donarak yaşamını yitirdi. Beş masum can, soğuğun kucağında son nefesini verdi.

Dünya izledi, IŞİD’e karşı savaşıp yaşamını yitiren Arapların mezarları tek tek yıkılıyor.
Ölüye saygısı olmayanın, diriye adaleti olmaz. Mezar taşını deviren akıl, yarın yaşamın taşını da rahatlıkla devirir. Mezar taşına, mezarlıklara saygısı olmayan bu zihniyeti çok iyi tanıyoruz. Kürtler 13 yıl önce IŞİD ile mücadele edip bu topraklardan sökmeseydi, şimdi Türkiye’nin sınır komşusu olacaktı. Tarihin çöplüğüne gömülen o Orta Çağ karanlığı IŞİD’e kim nefes üflüyor? Kim bugün önünü açıyor? Bir yandan devlet dışı aktörler tasfiye edilmeli derken, neden IŞİD göz göre göre canlandırılıyor? IŞİD’e yeniden nefes olanlar kim? Sadece Suriye için değil, insanlık için ağır bir durumla yeniden yüz yüzeyiz. Dünün belasını “taktik” diye büyütenler, yarın o belanın stratejik enkazının altında kalır. Bunu artık herkes görmelidir.

İkili dış politika, ikili standartlar

Dışişleri Bakanı çıktığı TV programında Hamas için “Direniş hareketidir, halkını ve haklarını güvence altına almadan silah bırakamaz” diyor. Hamas’a tanınan bu anlayış, konu Kürtler olunca, SDG olunca birden buharlaşıveriyor? Filistin meselesinde sabır tavsiye eden, güvenlik kaygılarını meşru gören bir devlet aklı, Rojava söz konusu olduğunda hızlı sonuçlar, koşulsuz teslimiyetler bekliyor. Bu ne yaman çelişki! Hamas için aylar, yıllar boyunca sabır gösterebilen bir anlayış, Rojava’da neden tek bir günü bile fazla görüyor? Bu ikili standart, vicdan terazisinde nasıl dengeye oturur? Oturmaz; çünkü Kürdün kazanım elde etme korkusu bütün hakkaniyet ve vicdan terazisini bozuyor. Koz ve misilleme siyaseti, siyasetsizliğin kendisidir. Demem o ki, elinizde tuttuğunuz ayna Gazze’ye bakınca “mazlum”, Rojava’ya bakınca “terörist” gösteriyorsa; sorun görüntüde değil, o aynayı tutan eldedir.

Günlerdir sınır bölgelerindeyim. Kürtlerin gözlerinde hayatımda hiç olmadığı kadar derin kırılmalara şahit oldum. Bunun en basit ama en derin nedeni şu: Bir halka alenen haksızlık yapılması, haysiyetlerini çiğneyecek sözler ve eylemler yapılması siyasetin ötesinde bir meseledir. O ince eşiği siyasete kurban eden hoyratlık, tarih boyunca ters tepti. Bu doğru okunmalıdır. İktidarın bu ikili politikalarını Kürtler sadece siyasette değil, hayatlarının her anında görüyor, yaşıyor. Ekranlarda katliam çağrılarına varan rahatlık, halka ve temsilcilerine hakaret, garip zafer naraları, had bildirenler ve parmak sallayanlar… “Kadim Kürt kardeşim” dediklerinizin yaşadığı duygu kırılmasını görmeyenlere sesleniyorum: Bu bir sitem değil; bir halkın vicdanında büyüyen tarihî kırılmadır. Kırılma derinlerde ve görmezden gelindikçe sessizce ve öfkeyle büyüyor. Şimdi bu duygu kırılmasını giderecek olan devlettir, medyadır, siyaset kurumudur. Peki nasıl giderilecek? Bu büyük kırılma nasıl telafi edilir? Hangi somut adımlarla güven yeniden tesis edilir? Sorular ortada duruyor.

Sayın Bahçeli 2024’te “Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa, Türk değildir; Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa, Kürt değildir. Türklerle Kürtlerin ortak düşman ve ortak tehlike karşısında bulunmalıdır. Türklerin ve Kürtlerin birbirini sevmesi, her iki taraf için hem dinî hem de siyasi bir farzdır” sözlerini sarf etti. Peki Suriye’de tehlikede olan Kürt değil mi? Soğuktan donan çocuklar kim? Elektriği kesilen, kenti kuşatılan kim? IŞİD ve türevi çetelerin saldırdığı kim? Kardeşlik “farz” ise, Kobani bunun imtihanıdır. Kardeşlik kameralar önünde değil, kuşatma altında farzdır. Şimdi soruyorum: Tehlikede olan Kürtlere, sıkılı yumruklarınızı açıp kardeşlik elinizi uzatacak mısınız?

Bir halkın onuruna dil uzatılması, açık bir savaş suçunu zafer olarak görüp yenme-yenilmeye çekilmesi toplumsal birliği ve barışı zedeler. Şam’da zafer arayanlar Türkiye’yi kaybettiğini görmelidir. Türkiye–Kürt ilişkileri bu duygu kırılmasının altında ezilirse, yarınlar için nasıl bir umut inşa edebiliriz? Kürtlerin acısının, Türklerin zaferi olarak sunulduğu bir zeminde nasıl bir kardeşlik kurulabilir? Bu soruları milyonlar adına soruyorum.

Türkiye’nin tarihi tercihi

Haliyle şunu açık şekilde ifade ediyoruz: Türkiye, Suriye’de HTŞ’nin değil, Suriye halklarının müttefiki olmalı. Her halka, her inanca aynı gözle bakmalı. Kürtlere düşmanlık, HTŞ’ye ve selefilere ayrıcalık kabul edilemez. Türkiye artık bu Rojava fobisinden kurtulmalı! Suriye’deki gerilim ve çatışmalarda taraf değil, yapıcı bir güç olmalı. Çözüme katkı sunmalı.

Daha önce de defaatle belirttik, Türkiye artık gerçek anlamda Kürtlerin de devleti olmalı. Bu bir temenni değil; cumhuriyetin demokrasi borcudur. Kürtleri Türkiye’nin zayıf karnı olarak kodlayan her dış ve iç girişime set çekilmelidir. Suriye de gerçek anlamda Kürtlerin de devleti olmalı. Şam, Kobani’nin; Ankara, Diyarbakır’ın demokratik çatısı olmalı. Ama ısrarla bu çatıyı eşitlikten değil de inkârdan kurmak isteyen bir akıl var.

Suriye’dekiler için “Onlar ayrı Kürtler”, “Onlar kökenli Kürtler” gibi anlamsız söylemlere gerek yok. Samimiyetimle söylüyorum: Kimin savaşı istediğini, kimin çözümsüzlükten yana olduğunu söz kuran herkes buyursun gitsin Kobani, Qamişlo, Haseke, Cizir halkına sorsun. Buyurun gidin onlarla görüşün. Hakikatler siyasetin isteklerine göre eğilip bükülemez.

“Türkiye Yüzyılı”, Kürtleri dışlayarak mı inşa edilecek? Böyle olmaz, böyle bir gelecek inşa edilmez! Kürtler 22 Ekim süreci ile hukuk dışılıktan kurtulup cumhuriyetin yasallığına dahil olmak istiyor. Ama Rojava’daki politikalarla Kürtler size nasıl ve kime güvenecek?

Bu bakımdan Türkiye’nin Şam’a destek vererek elde edeceği zafer bir Pirus zaferidir. Alınacak yara, kazanılandan ağırdır. Tarihe bakın; Kürtleri inciterek, yok sayarak zafer sağlanmamıştır. Rojava’yı koruyarak, Kürtlerin hakkına, hukukuna sahip çıkarak elde edilecek zafer ise Malazgirt gibidir. Tarihi bir kapı açar, gelecek nesillere umut taşır…
Pirus’un yalnızlığı mı Malazgirt’in kardeşliği mi? Karar da vebal da buradadır.

DEM’in tercihi

Günlerdir devam eden “DEM Parti demokrasiden mi yana yoksa çözümsüzlükten mi? PKK’nin kurucu önderinin yanında mı, yoksa karşısında mı?” tartışmalarına da değinmek istiyorum. Öncelikle şunu buradan net ifade edelim: Defalarca söyledik, tekrar söylüyoruz. Cevabımız nettir, gizlimiz saklımız yoktur. Biz sonuna kadar, amasız ve fakatsız barışın yanındayız! Kim barış için bir damla ter döküyorsa, biz onun yoldaşıyız. Bu konuda manipülasyonlara gelmeyecek, savunma pozisyonuna geçmeyecek kadar şerbetliyiz.

Diyoruz ki açın İmralı kapısını, bakalım kim Öcalan’ı dinliyor, kim dinlemiyor? Öcalan yıllardır Türkiye’de ve Suriye’de çözüm, ortak yaşam diyor. Peki Suriye’de çözümü dinamitleyen DEM Parti mi, yoksa Türkiye’nin yanlış politikaları mı? Suriye’de ateşe benzin döken kim? Milletvekilinizin de içinde olduğu Meclis heyeti Sayın Öcalan’ı ziyaret etti. Tutanaklar açıklandı. O görüşmede Sayın Öcalan’ın yaptığı önerilerin tam tersi bir politikanın Rojava’da izlendiği ortaya çıktı. Bakın, son İmralı görüşmesinde Sayın Öcalan, “önce savaş durmalı, çatışmasızlık sağlanmalı” diyor. “Bu çatışmaların halkları karşı karşıya getirerek, iç savaşı körükleme amacı taşıdığını” söylemedi mi? Diyaloga davet etmedi mi? Meclis tutanaklarında da ifade edildiği üzere Suriye’ye dair günler önceden açık çağrı yapan, çözüm önerisi sunan, tehlikelere dikkat çeken Sayın Öcalan değil mi?

Bu durumda Sayın Öcalan’ı dinlemeyen kim? Suriye’de bomba yağdıran, saldıran, mezarları yıkan, kadınlara işkence eden, çocukların donarak ölmesine göz yuman kim? Lütfen bu basit sorulara cevap verilsin. Kürtler yaşadığı coğrafyalarda yüzünü Ankara’ya dönmüş çözüm bekliyor. Ama Ankara ısrarla Kürt’ü görmek istemiyor, görmezden geliyor. Kapıyı açmak yerine elinde tırpanla Kürdün haklarını nasıl budarım diye uğraşıyor. Bu uğraşın sahipleri medyada, sahada, her yerde provokasyon üretiyor. Neden engel olunmuyor? Şimdi Kürt kırılmasın, öfkelenmesin de ne yapsın? Elinizi vicdanınıza koyun ve cevap verin Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli.

Sağduyu çağrısı

Biz çözüm olan bir siyasetten yanayız. Çarpıtan, kendine göre eğip büken değil. İnsanların hayatı söz konusu. Lütfen sağduyuyu koruyalım. Bir elde ateş, diğer elde buz ile dolaşmak yanlıştır. Biz barışın mimarı olmak istedikçe savaşın müsebbibi olmak isteyenler çoğalıyor. Buna hep birlikte karşı durmak zorundayız. Türkiye’nin vicdanına sesleniyorum: Kürtlerin acısını görmezden gelen bir siyaset, Türkiye’nin geleceğini de karartır. Kürtlerin zaferi, Türkiye’nin yenilgisi değildir; Kürtlerin yenilgisi de Türkiye’nin zaferi olamaz.

Siyasi tarihimizin en kritik testinden geçiyoruz. Tarih, bugün vereceğimiz kararları unutmayacak. Gelecek nesiller, bu günlerde kimin yanında durduğumuzu soracak. Cevabımız hazır olsun.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Resul Emrah Şahan’dan Açık Mektup: Kent Uzlaşısı Soruşturmasını İşaret Etti, ‘Henüz İddianamem Bile Yok’

Next Post

Tarihin en pahalı kararı: 800 dolara verdiği hisseler 400 milyar dolar oldu

Related Posts

Sobadan Çıkan Yangın Can Aldı... Yaşlı Adam Kurtarılamadı
Güncel

Sobadan Çıkan Yangın Can Aldı… Yaşlı Adam Kurtarılamadı

16 Şubat 2026
Düzce’de Korku Dolu Anlar... Okulun Çatısı Uçtu
Güncel

Düzce’de Korku Dolu Anlar… Okulun Çatısı Uçtu

15 Şubat 2026
Bahçeli, Kaygılaroğlu’nu aradı: “Kabul etmeleri halinde kendilerine bir bozkurt tablosu hediye etmek istiyorum”
Politika

Bahçeli, Kaygılaroğlu’nu aradı: “Kabul etmeleri halinde kendilerine bir bozkurt tablosu hediye etmek istiyorum”

15 Şubat 2026
İstanbul İçin Kritik Saatler... Kuvvetli Rüzgar Kapıda
Güncel

İstanbul İçin Kritik Saatler… Kuvvetli Rüzgar Kapıda

15 Şubat 2026
Süreçte Yeni Aşama: DEM Parti Heyeti İmralı'ya Gidiyor
Güncel

Süreçte Yeni Aşama: DEM Parti Heyeti İmralı’ya Gidiyor

15 Şubat 2026
'Alo Adalet Hattı' Geliyor... Sistem Bu Şekilde İşleyecek
Güncel

‘Alo Adalet Hattı’ Geliyor… Sistem Bu Şekilde İşleyecek

15 Şubat 2026
Next Post
Tarihin en pahalı kararı: 800 dolara verdiği hisseler 400 milyar dolar oldu

Tarihin en pahalı kararı: 800 dolara verdiği hisseler 400 milyar dolar oldu

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter