AK Parti cephesinden CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik Maduro üzerinden açıklamalarına sert tepki geldi. AK Parti Genel Başkan yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz” derken, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın erdemli ve kararlı bir lider diplomasisi yürüttüğünü vurguladı. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “hukuksuzluğa karşı duruşumuz net” dedi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise Maduro’ya yönelik müdahaleyi “emperyalist haydut devlet saldırganlığı” olarak nitelendirdi.
AK PARTİ CEPHESİNDEN PEŞ PEŞE AÇIKLAMALAR
AK Parti Genel Başkan yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun kaçırılmasına tepki gösterdi. Çelik sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
“HİÇBİR EYLEMİ TASVİP ETMİYORUZ”
“Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Partimiz her zaman uluslararası hukukun, ülkelerin meşru egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün savunucusu olmuştur. “Yönetimlerin meşruiyetinin halk iradesine dayandığı” ve “Bir ülkede meşru yönetim değişiminin sadece o ülkenin halkına ait demokratik bir hak olduğu” ilkeleri, Cumhurbaşkanımızın ve AK Partimizin siyasi hayatının eksenidir. Bu ilkeleri ihlal eden hiçbir gelişmeyi onaylamayız. Cumhurbaşkanımızın ve AK Partimizin siyasi yolcuğunun en büyük yol arkadaşı siyasi meşruiyettir. Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz.
Venezuela’daki olaylarla ilgili olarak bakışımız bu ilkeleri esas almaktadır. Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz.
Biz, “siyasi meşruiyet”e güç odaklarının gözünden değil, güç odaklarına “siyasi meşruiyet” merceğinden bakarız. Bir ülkenin halkına ait egemenliğin hedef alınması ve uluslararası hukukun ihlal edilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Bir ülkenin “Siyasi tapu”su sadece ve sadece o ülkenin halkına aittir. “Meşru egemenlik” sadece o ülkenin halkının inşa edeceği bir iradedir; dışardan dayatılamaz. Uluslararası düzenin ve uluslararası hukukun varlığı da bunun için gereklidir. Cumhurbaşkanımız bu prensiplerin en güçlü savunucusudur.
ÖZGÜR ÖZEL’E TEPKİ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ve muhalefetteki kimi genel başkanların dünyayı sarsan bir olay karşısında akıllarına ilk gelenin Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması son derece vahim ve sağlıksızdır. Bu muhalefet odakları dış politikada tek bir olayı bile yönetmemiştir, böyle bir tecrübeleri yoktur.
Dış politikadan anladıkları tek şey Türkiye’yi şikayet etmek, gelişmeleri ancak iş işten geçtikten sonra anlamak ve kriz yönetmeyi retorik üretmek zannetmektir. Türkiye’de muhalefet niteliksiz ve dar siyaset koridorlarına sıkışmamalıdır. Dünyanın sarsıldığı bu zamanlarda herkes sağduyu ile hareket etmeli, sorumlu davranmalı ve söylenen sözlerin Türkiye’nin yoluna hizmet etmesine özen göstermelidir.
Sayın Cumhurbaşkanımız küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Hakkı söylemekten geri durduğu ya da haksızlığa göz yumduğu da görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi sözü ne zaman ve nerde söyleyeceği siyasi tecrübesinin ve kriz yönetme ustalığının bir parçasıdır.
“CUMHURBAŞKANIMIZ KENDİ SÖZÜNE HAKİMDİR”
Cumhurbaşkanımız “KENDİ SÖZÜNE HAKİM”dir ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir. Cumhurbaşkanımızın, siyasi meşruiyet kavramına zıt bir gelişmeyi onayladığı ya da mazur gördüğü görülmemiştir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın hangi krizi nasıl yönettiği, hangi sözü ne zaman ve ne şekilde söylediği, dünyanın her yerinde en dikkatli şekilde izlenir. Bunun sebebi, siyasi ezberlerin dışında nitelikli ve özgün bir siyasi çizgiyi inşa etme kabiliyetindendir.
Dünyanın zor zamanlarındayız. Giderek daha da zorlaşacak bir küresel ortamla karşı karşıya kalacak tüm dünya.
“SİYASİ MEŞRUİYET İLKELERİMİZDEN TAVİZ VERMİYORUZ”
Bu zor zamanlarda en büyük dayanağımızın siyasi ilkelerimize daha çok sahip çıkmak olduğunu biliyoruz. Siyasi meşruiyet ilkelerimizden zerre kadar taviz vermiyoruz. Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dış dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.
Siyasi aklın gereği dünyadaki kaosa karşı iç cephemizi sağlam tutmaktır. Devlet aklının ve diplomasinin tüm imkanlarını değerlendirerek, istikametimizi daha da güçlendireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük tecrübesi ve siyasi iradesiyle krizlerin yönetiminde inşa edeceği siyasi hatlar, Türkiye’nin yolunu açık tutmaya devam edecektir.”
EFKAN ALA’DAN DA SERT TEPKİ
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Venezuela’nın ABD operasyonu ile yakalanan lideri Maduro üzerinden Erdoğan’a yaptığı eleştirilere yanıt verdi.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı olarak küresel ve bölgesel meselelerin çözümünde inisiyatif alan erdemli bir dış politikaya dayalı saygın bir liderler diplomasisi yürütmektedir” ifadesini kullandı.
Ala, Sosyal hesabından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına yönelik yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı olarak küresel ve bölgesel meselelerin çözümünde inisiyatif alan erdemli bir dış politikaya dayalı saygın bir liderler diplomasisi yürütmektedir. Dünya ve ülke gerçeklerinden bihaber, bütün meselesi Silivri’nin sözcülüğünden ibaret olanların, ötesinde dış politikaya ilişkin hiçbir vizyonu olmayanların söylediği sözler lafügüzaftır.”
BURHANETTİN DURAN: “ÖZEL’İN DİLİ ÖFKEYİ VE ÇARPITMAYI YANSITMAKTADIR”
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerine sert tepki gösterdi.
Duran paylaşımında şu ifadelere yer verdi; “CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sorumsuz ve nezaketten uzak üslubu, daha bir gün önce ifade ettiği “kutuplaşmadan çıkalım” söylemiyle açık bir çelişkidir. Özel’in dili; hakikati değil, öfkeyi ve çarpıtmayı yansıtmaktadır.
“HUKUKSUZLUĞA KARŞI DURUŞUMUZ NETTİR”
Türkiye’nin dış politikası hamasi ve fırsatçı sloganlarla değil, devletimizin ve milletimizin çıkarları çerçevesinde devlet aklıyla yürütülür. Türkiye, uluslararası hukuk ve egemenliğe saygı ilkeleri konusunda her zaman tutarlı olmuştur. Kimden gelirse gelsin hukuksuzluğa karşı duruşumuz nettir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın uluslararası platformlarda ve ikili temaslarında ortaya koyduğu tavır ile ülkemizin hak ve menfaatleri konusundaki kararlı ve cesur duruşu, liderlik iradesinin açık göstergesidir. Cumhurbaşkanımız, küresel muhataplarıyla Türkiye’nin menfaatlerini savunur. Ülkemizi masada ve sahada güçlü kılan da bu dirayetli ve tecrübeli liderliktir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın meşruiyeti, herhangi bir dış merkezin değil; doğrudan milletimizin sandıkta ortaya koyduğu iradenin sonucudur. Varlığı, millî iradenin en açık tezahürüdür. Bu irade, başkalarından onay beklemeden Türkiye’nin rotasını da liderliğini de belirlemeye devam edecektir
UÇUM’DAN SERT MADURO TEPKİSİ: EMPERYALİST HAYDUT DEVLET YÖNTEMİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik gerçekleştirilen askeri müdahaleyi “haydut devlet yöntemleriyle yapılan emperyalist bir saldırganlık” olarak nitelendirdi.
Mehmet Uçum, sosyal medya hesabı üzerinden “Maduro’ya Karşı İşlenen Suç” başlığıyla yayımladığı açıklamada, operasyonun uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler’i (BM) işlevsiz hale getirdiğini savundu. Uçum, milli devletlerin artık “emperyalist haydut devlet” tehdidi altında olduğunu belirterek, anti-emperyalist iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Uçum’un altı maddeden oluşan açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
Maduro’ya Karşı İşlenen Suç!
1- Maduro olayı emperyalist saldırganlıkların haydut devlet yöntemleriyle de yapılabileceğini gösteren vahşi örneklerden biridir.
2- Maduro olayı uluslarası hukukun, uluslarası kurumların ve BM’nin tamamen sıfırlandığını bir kez daha ortaya koyan bir suç eylemidir. Yani görünürdeki uluslarası sistemin emperyalist suçlarla tamamen tasfiye edildiği bir kez daha anlaşılmıştır.
3- Maduro olayı günümüzde çıplak güç savaşları dışında hiçbir realitenin olmadığını, saldırgan güçleri sınırlayacak hiçbir kuralın ve kurumun bulunmadığını, emperyalist saldırganlığa karşı güce dayalı mücadeleden başka bir seçenek olmadığını çarpıcı şekilde gösteren bir örnektir.
4- Maduro olayı artık günümüz dünyasında hangi mecrada olursa olsun gücü güçle sınırlamaktan, güce güçle karşı koymaktan başka bir varoluş imkanının olmadığını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.
5- Maduro olayı bir kez daha kanıtlamıştır ki emperyalist saldırganlığın bütün amacı dünyanın başta enerji, tüm kaynaklarına hakim olmaktır. Bu amaca ulaşmak için her türlü hukuksuzluğu, vicdansızlığı ve ahlaksızlığı meşru gören insanlık dışı bir emperyalist zihniyet var. Halen daha tüm bu emperyalist saldırganlıkları hak ve özgürlük sahtekarlığıyla değerlendirmek emperyalizmin ideolojik uşaklığını yapmaktan başka bir şey değildir.
6- Milli devletler birçok açıdan ontolojik tehdit altındadır. Bunlara Maduro olayıyla birlikte ‘emperyalist haydut devlet’ tehditi de görünür şekilde eklenmiştir. Bugün her zamankinden çok daha fazla anti-emperyalist mücadeleyi yükseltmek, milli devletlerin anti-emperyalist işbirliğini güçlendirmek gerekiyor. Başka bir seçenek kalmamıştır.”
Kaynak: Haber Merkezi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***








































