BÜLENT KORUCU | YORUM
Böyle giderse Bilal Erdoğan bir daha Gazze Mitingi yapmaz, zira maksadının aksi gerçekleşti. Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan oldu; Gazze eylemi, Bilal protestosuna dönüştü. Yılbaşı sabahı, Galata Köprüsünden paylaşım yapanlara bakınca Osman Gökçek, Hulusi Akar ve Süleyman Soylu’yla yetinmek zorunda kaldığı söylenebilir. Akar’la Soylu’nun Melih’in oğlu seviyesine indiğini de kayıtlara geçirelim.
Bilal protestosuna dönüşen gösteride asıl gündemi gelmeyenler oluşturdu. Hakan Fidan’ın yokluğunu ben biraz farklı okuyorum. ‘Gelmemek’ değil, ‘gelememek’ sanki daha doğru. Stajyer siyasetçi veliaht Bilal, gölgede kalmamak için Dışişleri Bakanı’nı istememiş olabilir. Her şeye rağmen Fidan, oğul Erdoğan’dan daha popüler; ilginin ona yönelmesi riskini göze alamadılar bence.
Şovdan rol çalması bir çuval inciri berbat edebilirdi. Uzun süredir ‘yasak savma’ kabilinden yandaş medyada yer bulabilen Fidan için bu bulunmaz fırsattı, tabana kendini göstermiş olacaktı. O yüzden ‘gelemedi’ diyorum.
MHP, hem mitinge katılmayarak hem de sosyal medyada suskun kalarak ‘hanedan projesine’ tavrını net biçimde ve bir kez daha ortaya koydu. ‘MHP’den kimse katılmadı’ kısmını herkes söylüyor, oysa daha önemli bir gösterge var. MHP’nin yayın organı Türkgün Gazetesi haberi manşet yapmadı, birinci sayfada Bilal Erdoğan’ın adı bile geçmiyordu.
Organizatör olarak ise ‘İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu’ zikrediliyordu. TÜGVA ve İlim Yayma Cemiyeti de altın makas yemişti anlaşılan. İçerde ‘protokol üyeleri de katıldı’ arabaşlığının altında önce AKP İstanbul İl Başkanı, ardından İlim Yayma Cemiyeti Başkanı yazılmıştı. Gergef gibi işlenen haberde Cumhurbaşkanı’nın oğluna haddi ve yeri bildiriliyordu.
Hakan Fidan, ister protesto amacıyla gitmemiş, isterse vetoyla engellenmiş olsun, MHP onunla paralel hareket ediyor. Genel Başkan Devlet Bahçeli ve kurumsal hesaplar hiç bir paylaşım yapmadı. Böylesine önemsenen bir eylemi kaale almadı.
MHP’nin tavrı kadar aile içindeki kırılma da dikkat çekiciydi. Önceki Gazze gösterilerinde ön saflarda yer alan kızkardeşler ve damatlar, Galata’ya gelmedi ve sosyal medyada destek vermedi. İstifadan beri mesafeli duran büyük damat Berat Albayrak, aile toplantıları katılmasa da Gazze söz konusu olunca birlik mesajı veriyordu. Bu defa onu dahi esirgedi.
Selçuk Bayraktar ve eşi Sümeyye ise sürpriz biçimde ne çağrı yaptı ne eyleme katıldı. Dikkat çekeceğini ve tartışma doğuracağını bilerek sergiledikleri duruş, ailenin de Bilal konusunda mutabık olmadığının işareti.
Recep Tayyip Erdoğan daha pragmatiktir ve realiteyi göz ardı etmez. Yerine Bilal’i bırakmak ister ama imkansızı zorlamaz. Şu andaki ısrarın altındaki irade büyük ihtimalle Emine Erdoğan. Tahtın damada bırakılması, dünürlerin saltanata ortak edilmesi anlamına geliyor.
Osmanlı sarayında iktidar mücadelesi yapan hanım sultanlara özendiği her halinden belli olan Emine Hanım, Bilal’i değil aslında kendi konumunu savunuyor. Tahtın yanıbaşında damadın annesini görmek onu kahreder.
Aranızda yukarıdaki satırları okuyup da, ‘Ne saçmalıyorsun; biz saltanatla mı yönetiliyoruz’ diyen çıkmaz herhalde. Aile, Gazze konusunda dahi tek yürek görüntüsü veremediyse, önümüzdeki günler çok çetin kavgalar bekleyebiliriz.
1 Ocak gösterisi Erdoğan sonrası için iktidar mücadelesinde dönüm noktası olarak anılacak. Bilal’in işi eskisinden daha zor. Bacılar ve damatlar da aleni biçimde bayrak açtı. MHP tavrını keskinleştirdi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***








































