Eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un savcılığa verdiği ek ifade ortaya çıktı. Ersoy, kendisine ilk kez uyuşturucu kullandıran kişinin Veyis Ateş olduğunu belirterek başladığı ifadede çok sayıda kişinin de adı geçti. Ersoy, Ela Rümeysa Cebeci ile iş dışında bir bağlantısının bulunmadığını belirtti.
Halk TV’nin aktardığına göre Ersoy ek ifadesinde şu sözleri kullandı:
“Hatırladığım kadarıyla 2019 yılında Piyalepaşa’daki evimdeyken Veyis Ateş bana geldi. Daha önce de bana ziyaretlere gelirdi. Oturur, sohbet ederdik. Ancak bu gelişinde yanına uyuşturucu madde ile gelmişti. Ben hayatımda ilk defa orada uyuşturucu maddeyi gördüm. Daha sonra uyuşturucu hakkında nedir, ne etkisi vardır şeklinde üzerine konuştuk. Ben o dönemler alkol bile almıyordum. O gün ya da ikinci getirmesinde Piyalepaşa’daki evimde uyuşturucu maddeyi (k…) ilk defa içtim. Hatta içerken de bağımlılık yapmasından ve yan etkilerinden biraz çekinmiştim.”
“Ela Rümeysa beni çağırdı”
“Fevzi Çakır ile Ela Rümeysa Cebeci’nin arası çok yakındı. Ela’nın işe girebilmesi için Fevzi aracılık yaptı. Benim Ela Rumeysa Cebeci ile hiçbir şekilde ilgim yoktur. Hayatımda hiç yalnız görüşmedim. Ela gözaltına alınmadan 2 gün önce bana mesaj atmıştı, ‘Oturalım kahve içelim’ dedi. Ben de ‘Aynı kurumda çalışıyoruz. Dışarıda görüşmemiz uygun olmaz’ dedim. O da ‘Sen de bekarsın. Ben de bekarım evde görüşelim’ demişti.”
“Mutfak dolabında uyuşturucu”
“Ece A., Gizem’in kuzeniydi. Kendisiyle Ulus’ta ki evde görüşmüştük. Ece ile 1 ya da 2 defa uyuşturucu madde kullandık. Ece ile yaklaşık 1 buçuk yıldır görüşmüyoruz. Gizem Ahmet’in kız arkadaşıydı. Beni Ece ile Gizem A. tanıştırdı. Ulus’ta ki evde mutfak dolabının içerisinde uyuşturucu madde vardı. Buradan alıp kullandığımız oldu.
“Bizim gittiğimiz Kütüphane şu an ki Terapi’dir. Yeni Kütüphane’ye en fazla 23 kere gitmişimdir. Ali Yaşar Koz Kütüphane’nin işletmecisidir. Yılmaz Efe’yi tanıyorum. Kütüphane’nin ortağıdır.”
“Eski İletişim Başkanı Yardımcısı eşime uygunsuz mesajlar attı”
“Çağatay Ö. ile yüz yüze tanışmadım ancak telefonda tartışmışlığım var. Kendisi eski iletişim başkan yardımcısıdır. Herhangi bir hukukum yoktur. Bir Cumhurbaşkanlığı seyahatinde eski eşim P.’a münasebetsiz mesajlar attığı için kendisi ile telefonda tartışmıştım. Kendisi de özür mesajı atmıştı.”
“Kenan Bey’in bilgisi dışında iş yapmazdım”
“Kenan Tekdağ ile Mısır’da TRT temsilcisi olarak çalışırken Habertürk yayınlarına çıkıyordum. Fatih Saraç vesilesiyle Kenan Tekdağ ile tanıştım. Dönüşümde Kenan Tekdağ ile oturup sohbet ve muhabbetler ettik. Bu şekilde samimiyetimiz ilerledi. Kenan Bey de bu genç yaştaki bilgi ve becerimi överdi. Bu süreçte beni Habertürk programlarına konuk olarak davet ettiler. Kenan Tekdağ tam anlamıyla bu konularda yetenek avcısıydı. Ben o zamanlar TRT’de çalışıyordum. Beni programlarına davet ettiği zaman da telif hakkı öderdi.
Daha sonra ben Diyanet’e geçtim. Mehmet Görmez hocayla çalıştım. Bu süreçte de 4-5 ayda bir görüşürdük. Ben Diyanet’te çalışırken ekranlara çıkmamaya başladım. Sonra bana, ‘Sen iyi bir televizyoncusun gel Habertürk’te çalış’ dedi. Daha sonra ben Diyanet’ten ayrıldım. TRT’ye döndüm. Daha sonra tekrar iş teklifi konusunda birkaç kez daha benzer görüşmeler oldu. Ben de 2018 yılında TRT’den istifa ederek Habertürk’te spiker olarak işe başladım. Bundan sonra samimiyetimiz daha da ilerledi. Ben de Kenan Bey’in bilgisi dışında iş yapmazdım. İş hayatımda da yine ona sorarak ilerlerdim.
Hatta 2 yıl önce TV100’den iş teklifli aldım ve ciddi miktarda para veriyorlardı, teklif de cazipti. Gitmek istediğimi Kenan Bey’e söyledim. O da uygun görmedi. Ben de vefa ilişkimden dolayı teklifi reddetmek zorunda kaldım. Daha sonra kanal TMSF’ye devredilince yine ayrılmak istedim (Bunu da ilgili yerlere ilettim ancak TMSF devam etmemi istedi). Tazminatımı hesaplatmak için insan kaynaklarına gittim. Ve şu durumla karşılaştım. Yarın bir gün işten çıkarıldığım zaman tazminatım çok yüksek çıkmasın diye maaşımın yarısı spikerlik olarak diğer yarısı da genel yayın yönetmeni olarak düzenlenmiş. Bu durumu görünce çok üzülmüştüm.”
“3-4 senede 10 kere evde uyuşturucu kullanmışızdır”
Ersoy, Ahmet isimli arkadaşının torbacısının olduğunu ve evinde uyuşturucu bulundurduğunu da anlattı:
“O zamanlarda Ahmet, Maslak 1453’le oturuyordu. Biz tanıştıktan kısa bir süre sonra da Emirgan’a taşındı. Taşındıktan sonra da biz daha sık görüşmeye başladık. Ahmet benim ailemle ben de Ahmet’in ailesi ile tanıştık hatta birbirimizin arkadaşlarıyla da tanıştık. Bir araya geldiğimiz sosyal ortamımız da çok oldu. Ahmet’in Emirgan’daki evindeyken uyuşturucu madde olurdu. Birlikte birkaç defa kullandık. 3-4 senelik süreç içerisinde ortalama 10 kere Emirgan’daki evde uyuşturucu madde kullanmışızdır. Ahmet’in evinde sürekli olurdu. Dışarıdan geldiğine şahit olmadım ancak torbacısı olduğunu biliyordum.”
“Herkese özür borcum var”
Ersoy, sözlerini şu ifadelerle bitirdi:
“Yaşadığım tüm bu olaylar benim için öncelikle kendime asla yakıştırmadığım, maalesef şımarıklık, basiretsizlik ve bir çirkinliğin içine düşmüş olmamdan kaynaklıdır. 16 yıldır inşa etmeye çalıştığım itibarımı ve beni seven insanları böylesine çirkin bir akıbet ile karşı karşıya bıraktığım için çok üzgünüm. Sonuçları itibariyle bugün karşı karşıya olduğum durum benim için çok büyük bir ders oldu. Önce Allah’a tövbe sonra sevdiğim, yol yürüdüğüm, beni sevmiş ve takdir etmiş herkese bir özür borcum var. Tek tesellim hala hayattayken böyle bir musibeti, sonucu görmüş olmak, bundan arınma ve yeni bir yönelime ulaşma gayretinde olacağım. Gazeteci Akif, insan Akif’ten, insan kardeşlerinden, toplumundan ve yaratıcısından nedamet göstermekte ve özür dilemektedir. Diyeceklerim bunlardan ibarettir”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***








































