AMED -Tahir Elçi’nin anmasına katılan TBB Başkanı Erinç Sağkan, Elçi cinayetinin aydınlatılması çağrısı yaptı. Elçi’nin ağabeyi Ahmet Elçi ise “Tahir’e onurlu bir barışı armağan edelim” dedi.
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesinin 10’uncu yıl dönümü sebebiyle adliye önünden yaşamını yitirdiği Dört Ayaklı Minare önüne bir yürüyüş düzenlendi, ardından da mezarı başında anma yapıldı. Törene katılan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, Wan Baro Başkanı Sinan Özaraz, Sêrt Baro Başkanı Muhammed Alptekin ile Elçi’nin ağabeyi Ahmet Elçi, Tahir Elçi’nin mücadelesine dair değerlendirmelerde bulundu.
SAĞKAN: ELÇİ CİNAYETİ AYDINLATILMALI
TBB Başkanı Erinç Sağkan, Tahir Elçi’nin ömrünü barışa adadığını belirterek, “Meslek yaşantısını, hak ihlalleri ile mücadeleye, özellikle işkenceye karşı mücadeleye, cezasızlıkla mücadeleye adamış çok kıymetli bir meslek büyüğümüzdü. Her şeyden önce çok kıymetli bir insandı. Yaşamını barışa, kültürel ve tarihi varlıklarını korumaya, insan haklarına adamış biriydi” dedi.
Barış süreçlerinde en önde mücadele yürütenlerden birinin Elçi olduğunu kaydeden Sağkan, “Hayatta olsaydı bugün yürümekte olan sürece katkısı eminim çok olurdu. Ancak bu tür toplumsal barış süreçlerinin toplumsal rızaya dayanması, kamuoyunun benimsemesi bakımından öncelikle faili meçhul cinayetlerle ilgili etkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Arkadaşları, ailesi, dostları, meslektaşları olarak beklentimiz her şeyden önce Tahir Elçi cinayetinin kamuoyunda hiçbir soru işaretine yer vermeyecek şekilde aydınlatılmasıdır. Barış için atılacak adımlar ancak bu yollardan geçer. Bu tip faili meçhul cinayetlerin üstü örtülerek, olmamış gibi varsayılarak toplumun birbirini kucaklamasını beklemek çokta gerçekçi bir beklenti değil” ifadelerini kullandı.
BARIŞ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ
Sürece ilişkin de konuşan Sağkan, “Bugün Türkiye’de bir barış sürecini konuşuyorsak bunun da temeli insan haklarına, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, yargı bağımsızlığına bağlı olmalı. Barış sürecinin hayata geçmesinde ilk atılması gereken adımın hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi olduğuna inanıyorum. Eminim Tahir Elçi bugün yaşasaydı her şeyden önce hukukun üstünlüğünün tesisini ve demokrasiye saygıyı öncelerdi. Böyle bir barış süreci ancak gerçek anlamda içselleştirilir ve bu şekilde ilerletilir. Tahir Elçi hayatta olsaydı eminim bugün benzer ifadeleri kullanırdı” diye konuştu.
ÖZARAZ: ELÇİ’YE BARIŞI ARAMAĞAN EDELİM
Wan Baro Başkanı Sinan Özaraz da Elçi’nin barışı haykırırken katledildiğini belirterek, “Tahir Elçi’nin barış talebi, barış isteği aslında son katledilmeden önce Dört Ayaklı Minare’nin altında yaptığı çağrıydı. Bu bölgede çatışma operasyon istemediğini, tarihe ihanet edilmemesi gerektiği, tarihi değerlerimizin, mirasımızın korunması gerektiği bu Ortadoğu coğrafyasında hiçbir yerde silahların olmadığı, halkların kardeş olduğu, eşit, diliyle, kültürüyle varlığıyla kendini yaşatabilen sistemler içerisinde eşit yurttaşlık temelinde bir barış istiyordu” dedi.
Onurlu bir barışı inşa edip Elçi’ye armağan etme çağrısında bulunan Özaraz, “Bugün Türkiye’de konuşulan barış süreci yine Tahir Elçi’nin umut ettiği ve istediği bir süreçtir. Bu sadece Tahir Elçi’nin değil, bu bölgede yaşayan bütün halkların talebi ve umududur. Umuyoruz ki bugün bu yola çıkılan barış yolu, Biz Kürtler için, Türkler için, Ortadoğu’da yaşayan bütün halklar ve inançlar için hepimiz için eşit yurttaşlık temelinde kimliklerimizle var olacağımız, birbirimize sahip çıkacağımız bir gelecek olur ve çocuklarımıza adil güvenli yaşanabilir bir hayat sunar” ifadelerini kullandı.
ALPTEKİN: O’NUN MİRASINI DEVAM ETTİRMELİYİZ
Sêrt Baro Başkanı Muhammet Alptekin ise Tahir Elçi’nin barış için büyük direndiğini belirterek, “Bu uğurda hatta bu şehir için canını veren şehitlerimizden, meslektaşlarımızdan. Bu yüzden bizim onun mirasını devam ettirmek adına bu süreci elimizi taşın altına koyarak devam ettirmemiz gerekiyor. Bu armağanı en azından vermek bizim boynumuzun borcudur, onun mirasıdır onu devam ettirmemiz gerekiyor” dedi.
Sürece destek verilmesi çağrısında bulunan Alptekin, “Herkeste bir önceki süreçlerden yaşanan olumsuzluklardan kaynaklı bir temkinli yaklaşım var ve somut adımların atılmaması temkinli yaklaşımı daha da arttırıyor. Barış sürecinin diğer ülkelerde de olduğu gibi bir günde bir yılda olabilecek bir iş değildir. Böyle bir iradenin ortaya konması çok muazzam bir şey ve bu yüzden bizler bu iradeyi savunup devam etmek zorundayız. Bu iradelerin peşinde koşup halk nezdinde o dip dalgayı oluşturmamız ve bu sürecin toplumsallaşması için katkı sunmamız gerekiyor. Şu aşamada barış bir umuttur, barış kutsal bir alandır ve takip edilmesi, desteklenmesi gereken bir alandır. Gündelik uygulamalar noktasında, hala hasta mahpusların durumu, infaz ertelemelerin hala olması bu güveni zedeliyor ama yine desteği azaltmıyordur” ifadelerini kullandı.
AHMET ELÇİ: ONURLU BARIŞI ARMAĞAN EDELİM
Tahir Elçinin ağabeyi Ahmet Elçi ise kardeşinin barışı inşa etmek için mücadele verdiğini belirterek, “Kürt halkı için bir programında Kürtleri savundu. Bu süreçte yaşasaydı en önde yer alırdı. Çünkü Tahir hep en önde yer alırdı, cesaretiyle gücüyle her daim ön saflarda olurdu. Sürece inancımız tam yok, istediğimiz şekilde barışı devlet istemiyor. Devlet samimi adımlar atmalı. Barışa sarılalım. Tahir ve barış mücadelesinde yaşamını yitirenlere onurlu bir barışı armağan edelim” dedi.
Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***








































