HABER MERKEZİ – KCK Eşbaşkanı Besê Hozat, Türkiye bu süreci geliştirmezse, geleceğinin karanlık olduğunu fakat AKP iktidarının bu sürece yaklaşımda kararsız davrandığını belirterek, “Bu iktidar Kürt sorununu demokratik, siyasi temelde çözmeye halen karar vermiş değil” dedi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, Medya Haber Televizyonu’nda yayınlanan özel programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürece ilişkin devletin tutumuna da değinen Besê Hozat, Türkiye’nin Kürt sorununu demokratik temelde çözmemesi halinde ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalacağını ifade etti. CHP’nin İmralı heyetine üye göndermemesini eleştiren Hozat, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın baş müzakerecisi olarak muhatap alınmasının önemine dikkat çekti.
Meclis Komisyonu’nun Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmesine dikkat çeken Besê Hozat, “En son işte komisyon gitti. Yani komisyon kuruldu, kaç aydır çalışıyor ve komisyondan bir heyet de gitti. Biz bütün bunları bir adım sayabilir miyiz? Elbette bunlar olumludur, iyidir ama bunları böyle çok güçlü adımlar olarak da değerlendiremeyiz” dedi.
‘TÜRKİYE BU SÜRECİ GELİŞTİRMEZSE, GELECEĞİ KARANLIK’
Sürecin Türkiye ve bölge için tarihi bir sürec olduğu, bölgenin yeniden dizayn edildiğini belirten Besê Hozat şöyle konuştu: “Şimdi Devlet Bahçeli çokça dillendiriyor; işte ‘Türkiye’nin bekası’. Bunların hepsi doğrudur. Gerçekten Türkiye’nin bu anlamda bir beka sorunu var. Türkiye üzerinde çok ciddi bir tehlike var. Türkiye bu süreci geliştirmezse, Türk devleti adım atmazsa, bu barış ve demokratik toplum süreci başarıya gitmezse, yani Türkiye Kürt sorununu demokratik temelde çözmezse, Kürtlerin varlığını ve kimliğini tanımazsa, yasal anlamda çok köklü reformlara gitmez ve değişiklikler yapmazsa, gerçekten Türkiye’nin geleceği çok karanlıktır. Onu açık belirtelim. Türkiye varlığını ancak Kürt-Türk birliğini demokratik temelde ama hukuki eşitlik temelinde sağlayarak koruyabilir. Kürt sorununu demokratik temelde sağlayarak koruyabilir. Bu son derece açıktır. Zaten tarih de bunu bize gösteriyor. Önderliğimiz de sürekli buna vurguda bulunuyor. Devlet Bahçeli vurguda bulunuyor. Recep Tayyip Erdoğan; Türkiye Cumhurbaşkanı buna sürekli dikkat çekiyor. Evet, Türk-Kürt birliği ise; o zaman bu birliğin yolu, Kürt sorununu demokratik çözmekten geçer. Kürtlerin varlığını, kimliğini tanımaktan geçer. Bunu anayasal güvenceye kavuşturmaktan geçer.”
‘İKTİDAR HALEN KARARSIZDIR’
AKP iktidarının sürece yaklaşımını eleştiren Besê Hozat şunları dile getirdi: “İktidarın halen sürece dönük yaklaşımı çok zayıftır. Aslında kararsızdır. Yani Kürt sorununu demokratik, siyasi temelde çözmeye halen karar vermiş değildir bu iktidar. Yani ne zihniyeti var ne de bir çözüm programı, buna uygun bir politika geliştirmiş. Zihniyette elbette bir değişiklik olmazsa bunun programı da bunun politikası da ortaya çıkmaz. Yani oluşturulmaz. Bu konuda bir kararsızlık hali var. Gelişmeleri görüyor, tehlikeleri görüyor. Bunun Türkiye açısından yol açacağı sonuçları öngörüyor. Bunları biliyor yani. Bu anlamda bu süreci gerçekten en iyi okuyan -hakkını vermek lazım- Devlet Bahçeli’dir. Tehlikenin derinliğini görüyor. Bunları görüyor. Ve gelişmelere bakarak, siyasi konjonktüre bakarak böyle kendince bir yol belirlemeye, bir rota çizmeye çalışıyor. Bu işler böyle gitmez yani. Ciddiyet, tutarlılık, samimiyet, politika ister. Yani böyle siyasi konjonktüre bakarak, gelişmelere bakarak, ‘hele bir bakalım, biz belki Türkiye lehine bir şeyler bulur da…’ Böyle bu tür şeyler içerisine girilirse, Türkiye kaybeder.”
Abdullah Öcalan’ın Kürtlerin halk önderi olduğunu söyleyen Besê Hozat O’na saygının Kürt halkına saygı olduğun belirterek, “Önder Apo’ya saygı Kürt halkına saygıdır. Önder Apo’yla bir masa etrafında oturup tartışmak, konuşmak, müzakere etmek, Kürt sorununu demokratik temelde çözümüne karar kılmaktır. Bu anlamda müzakereye evet demektir. Böyle anlıyoruz. Önder Apo’yla Kürt halkı etle tırnak gibi iç içe geçmiştir. Bu halkın önderidir” diye ifade etti.
‘EVE DÖNÜŞ YASASI İSTEMİYORUZ’
Besê Hozat, örgütün en tepesindeki yöneticisinden en yeni katılan savaşçısına kadar herkes için özgürlük yasasının çıkarılması gerektiğini belirterek, “Artık ikinci evreye girdi süreç. Bu ikinci evre, yasal düzenlemeler evresidir. Yani artık bu ikinci dönemde yasal hukuki düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Özgürlük yasalarının çıkması, demokratik entegrasyon yasalarının çıkması gerekiyor. Bu insanlar gidecek; demokratik siyaset, demokratik toplum çalışması yapacak. PKK kadroları, bu Hareket’in kadroları af maf istemiyor. Eve dönüş yasası falan istemiyor. Bir grup için yasa istemiyor. Bilmem şu suç, bu suça göre şey istemiyor. Hiç kimse suç işlememiş, suç işlemediği için de af istemiyor. Af, suç işleyenler için yapılır. Biz suç işlememişiz ki af isteyelim. Biz soykırım altında tutulan, yüz yıldır soykırım saldırılarına maruz kalan bir halkın özgürlük, demokrasi mücadelesini verdik. Varlık, kimlik mücadelesini verdik. Bu çok onurlu bir mücadeledir. Bu mücadeleyi veren insanlar çok onurlu insanlardır. Bu insanların gözü ailede, özel yaşamda, gidip sıradan basit topluma karışmada değil. Bu insanlar özgürlük yasaları istiyor. Herkes için özgürlük. Bu örgütün en tepesindeki yöneticisinden en yeni katılan savaşçısına kadar özgürlük yasası çıkacak. Bu insanlar gidecek, demokratik siyaset yapacak, demokratik toplum çalışması yapacak” dedi.
‘CHP ESKİ KODLARI BIRAKAMIYOR’
CHP’nin İmralıya komisyon üyesi göndermemesini eleştiren Bese Hozat, “CHP’nin İmralı’ya giden heyete üye vermemesi büyük bir yanlıştı. Gerçekten bu politika, bu yaklaşım iktidara hizmet etmişti. Aslında CHP o klasik politikasından belli ki tam vazgeçememiş… CHP’nin temel handikapı, sorunu nedir? CHP halen o ezber, o eski kodları tam olarak bırakamıyor. CHP içerisindeki bu ulusalcı, sağ eğilim gerçekten şey hale geliyor ve CHP’nin politikasını etkiliyor. Bu, CHP yönetimi açısından gerçekten ciddi bir şeydir. Yani üzerinde durulması gereken bir durumdur. CHP Önder Apo’yu muhatap almadan, muhataplığını kabul etmeden Kürt sorununu doğru temelde çözemez. Yani bu anlamda doğru yaklaşması gerekiyor” dedi.
‘CHP HATADAN DÖNEBİLİR’
Abdullah Öcalan’ın CHP’nin bu süreçte öncülüğünü önemsediğini dile getiren Besê Hozat, “Ve şimdi komisyonun içinde kaldılar. Bu önemlidir. Biz baştan itibaren söyledik, Önder Apo da çok önemsedi. Bu süreçte CHP’nin öncülüğünü gerçekten önemsedi. ‘CHP inisiyatif alsın, bu sürecin öncülüğünü yapsın’ dedi. Mesela DEM Parti’nin de çok çağrıları oldu. Biz de bunu çok önemsedik. CHP sıradan bir parti değil ki! Ana muhalefet partisidir. Yerel seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi oldu. Bu önemlidir. Bu anlamda halen her şey bitmiş değil. Bir hata yaptı ama bu hatadan dönülebilir” diye konuştu.
’52 YILLIK MÜCADELEYLE İNKAR KIRILDI’
PKK’nin 47. yıldönümüne dair de konuşan Besê Hozat, “Bu mücadelenin büyük bedelleri de oldu. Çok değerli yoldaşlarımızı, yurtsever, devrimci insanlarımızı, dostlarımızı yitirdik bu mücadelede. Halkımız büyük acılar çekti elbette. Büyük göçler yaşadı, yerinden yurdundan edildi, çok ciddi baskılara maruz kaldı. Fakat bütün bu bedeller buna değdi, fazlasıyla değdi. Çünkü Kürt halkı onur kazandı, özgürlük bilinci kazandı, özgürlük iradesi kazandı. Varlığı üzerinde büyük bir inkar vardı, yok sayılan bir halktı. Ölüm sınırına gelen bir halktı. Bu mücadeleyle Kürt halkı yeniden dirildi. Direnişle, büyük bir mücadeleyle özgürlük bilinci, iradesi, örgütlülüğü kazandı. Bunlar gerçekten çok önemlidir. Onurunu yitirmeyle yüz yüzeydi; şimdi bölgenin ve dünyanın en onurlu halkı durumuna geldi. Bölgenin en demokratik, en özgürlükçü halkı düzeyine geldi. Büyük bir onurdur bu. Bu çok büyük bir kazanımdır. Bu 52 yıllık mücadeleyle inkar kırıldı” diye konuştu. PKK’nin Ortadoğu’da aydınlanma ve kadınlar için özgürlük hareketi olduğunu belirten Besê Hozat 52 yıllık mücadele olmasaydı özgür yaşam inşasından bahsedilmeyeceğini dile getirdi.
‘ÖRGÜTLÜ SES YÜKSELTMEK ÖNEMLİ’
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü vesilesiyle alanlara çıkan kadınların yaygın protesto eylemleri düzenlediğini hatırlatan Besê Hozat, “Tekil yaşanan katliamlar, cinayetler üzerinden de örgütlü ses yükseltmek, mücadele etmek, protestolar geliştirmek de önemli. Fakat esas çare, yaygın bir biçimde örgütlenmektir, örgütlenmektir, örgütlenmektir. Mücadeleyi çok güçlü bir biçimde yürütmektir, birleşik bir mücadele geliştirmektir bütün kadınlarla. Bu çok önemlidir. Ortak bir ses, ortak bir irade olmaktır. Bunu mutlaka geliştirmek gerekiyor. Çok yaygın bir biçimde her yerde kadınları eğitmek, bilinçlendirmek, mücadele içerisine çekmek gerekiyor. Kadının öz savunmasını geliştirmek gerekiyor” dedi.
Suriye’deki alevi katliamını kınayan Besê Hozat herkesin alevilere sahip çıkması gerektiğini, otonomi taleplerinin son derece haklı talepler olduğunu ifade etti.
Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***








































