• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Kafka’nın tüm el yazmaları Türk besteciye emanet!

    Kafka’nın tüm el yazmaları Türk besteciye emanet!

    Manifest’in Londra konserinde Türk bayrağı sürprizi

    Manifest’in Londra konserinde Türk bayrağı sürprizi

    Geçen yıl kamyonlar taşıyordu, bu yıl elde sadece 1 ton kaldı! ‘Siyah elmas’ta üzen bilanço

    Geçen yıl kamyonlar taşıyordu, bu yıl elde sadece 1 ton kaldı! ‘Siyah elmas’ta üzen bilanço

    Dünya sualtı arkeoloji tarihinde rekor: Antalya açıklarında 4 bin 700 yıllık en eski gemi batığı bulundu

    Dünya sualtı arkeoloji tarihinde rekor: Antalya açıklarında 4 bin 700 yıllık en eski gemi batığı bulundu

    ‘Fabrika Kızı’nın unutulmaz sesi Alpay son yolculuğuna uğurlandı

    ‘Fabrika Kızı’nın unutulmaz sesi Alpay son yolculuğuna uğurlandı

    Televizyonda gördüler, babadan kalma tarlayı şifa deposuna çevirdiler

    4 yıl önce dikti, şimdi tüketici kapısında kuyruk oluyor

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Tutuklu gazeteci Polad’ın sağlık durumuyla ilgili basın toplantısı düzenlenecek

    Tutuklu gazeteci Polad’ın sağlık durumuyla ilgili basın toplantısı düzenlenecek

    29 yıl sonra oğlunun mezarına ilk ziyaret

    29 yıl sonra oğlunun mezarına ilk ziyaret

    Gülistan Doku soruşturması: Kafenin üst katına ait görüntüler dosyada yok 

    Gülistan Doku soruşturması: Kafenin üst katına ait görüntüler dosyada yok 

    Değişim İçin Avukatlar: Demokratik baro anlayışı sürmeli

    Değişim İçin Avukatlar: Demokratik baro anlayışı sürmeli

    Annesi İbrahim Saygı’yı anlattı: Davası ve hayalleri için gitti

    Annesi İbrahim Saygı’yı anlattı: Davası ve hayalleri için gitti

    Gazeteciler: Haber alma hakkına toplum da sahip çıkmalı

    Gazeteciler: Haber alma hakkına toplum da sahip çıkmalı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Sonuna kadar gidecekler ama soygunu örtmek için!

    Sonuna kadar gidecekler ama soygunu örtmek için!

    Ballon d’Or’un favorisiydi, şimdi ıslıklanıyor: Vinicius’a ne oldu?

    Ballon d’Or’un favorisiydi, şimdi ıslıklanıyor: Vinicius’a ne oldu?

    Prof. Dr. Mehmet Ateş’in Kilitsiz Zindan’ı…

    Prof. Dr. Mehmet Ateş’in Kilitsiz Zindan’ı…

    Gazelle: Sürgünün görünmeyen hapishanesi

    Gazelle: Sürgünün görünmeyen hapishanesi

    Messi’nin son dansı: Arjantin’e gözyaşlarıyla veda etti

    Messi’nin son dansı: Arjantin’e gözyaşlarıyla veda etti

    Türkiye’nin sorunu Montella’dan çok daha büyük

    Türkiye’nin sorunu Montella’dan çok daha büyük

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Kafka’nın tüm el yazmaları Türk besteciye emanet!

    Kafka’nın tüm el yazmaları Türk besteciye emanet!

    Manifest’in Londra konserinde Türk bayrağı sürprizi

    Manifest’in Londra konserinde Türk bayrağı sürprizi

    Geçen yıl kamyonlar taşıyordu, bu yıl elde sadece 1 ton kaldı! ‘Siyah elmas’ta üzen bilanço

    Geçen yıl kamyonlar taşıyordu, bu yıl elde sadece 1 ton kaldı! ‘Siyah elmas’ta üzen bilanço

    Dünya sualtı arkeoloji tarihinde rekor: Antalya açıklarında 4 bin 700 yıllık en eski gemi batığı bulundu

    Dünya sualtı arkeoloji tarihinde rekor: Antalya açıklarında 4 bin 700 yıllık en eski gemi batığı bulundu

    ‘Fabrika Kızı’nın unutulmaz sesi Alpay son yolculuğuna uğurlandı

    ‘Fabrika Kızı’nın unutulmaz sesi Alpay son yolculuğuna uğurlandı

    Televizyonda gördüler, babadan kalma tarlayı şifa deposuna çevirdiler

    4 yıl önce dikti, şimdi tüketici kapısında kuyruk oluyor

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Tutuklu gazeteci Polad’ın sağlık durumuyla ilgili basın toplantısı düzenlenecek

    Tutuklu gazeteci Polad’ın sağlık durumuyla ilgili basın toplantısı düzenlenecek

    29 yıl sonra oğlunun mezarına ilk ziyaret

    29 yıl sonra oğlunun mezarına ilk ziyaret

    Gülistan Doku soruşturması: Kafenin üst katına ait görüntüler dosyada yok 

    Gülistan Doku soruşturması: Kafenin üst katına ait görüntüler dosyada yok 

    Değişim İçin Avukatlar: Demokratik baro anlayışı sürmeli

    Değişim İçin Avukatlar: Demokratik baro anlayışı sürmeli

    Annesi İbrahim Saygı’yı anlattı: Davası ve hayalleri için gitti

    Annesi İbrahim Saygı’yı anlattı: Davası ve hayalleri için gitti

    Gazeteciler: Haber alma hakkına toplum da sahip çıkmalı

    Gazeteciler: Haber alma hakkına toplum da sahip çıkmalı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Sonuna kadar gidecekler ama soygunu örtmek için!

    Sonuna kadar gidecekler ama soygunu örtmek için!

    Ballon d’Or’un favorisiydi, şimdi ıslıklanıyor: Vinicius’a ne oldu?

    Ballon d’Or’un favorisiydi, şimdi ıslıklanıyor: Vinicius’a ne oldu?

    Prof. Dr. Mehmet Ateş’in Kilitsiz Zindan’ı…

    Prof. Dr. Mehmet Ateş’in Kilitsiz Zindan’ı…

    Gazelle: Sürgünün görünmeyen hapishanesi

    Gazelle: Sürgünün görünmeyen hapishanesi

    Messi’nin son dansı: Arjantin’e gözyaşlarıyla veda etti

    Messi’nin son dansı: Arjantin’e gözyaşlarıyla veda etti

    Türkiye’nin sorunu Montella’dan çok daha büyük

    Türkiye’nin sorunu Montella’dan çok daha büyük

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Kürtlerin Erdoğan’la dansı (4)

SG by SG
10 Ekim 2025
in Görüş & Analiz
0
Kürtlerin Erdoğan’la dansı (4)


PROF. DR. M. EFE ÇAMAN | YORUM

“Kürtlerin Erdoğan’la dansı” başlıklı yazı serisinin dördüncü ve son bölümünde Erdoğan’ın – ve elbette rejimin – olası beklentilerini ele almak istiyorum.

Enteresan bir soru sormakla başlayayım: Türkiye tarihinin en rijit otoriterleşme dönemi yaşanırken, Kürt siyasal hareketinin önde gelen emektar temsilcileri başta olmak üzere her bir siyasal yön ve yönelimden birçok düşünce suçlusu kodesteyken, korkunç bir takibat ve istibdat politikası son 10 yıldır almış başını giderken, ne oldu da Erdoğan ve rejim ikinci çözüm sürecini başlatma kararı aldı?

Bu analitik bir sorudur ve bunun rasyonel yanıtı aranmadan meselenin anlaşılması eksik kalacaktır.

Önce çözüm süreçlerinden birincisinin neden bittiğini hatırlayalım. 17 Aralık 2013’te suçüstü olan rejim mümessilleri, suçlarının üzerini örtebilmek ve iktidarı kaybetmemek için polisiye ve yargısal süreci durdurmak zorundaydılar. Bunu yapabilmeleri anayasal omurga olan güçler ayrılığı ilkesini yok etmeye ve yargı kontrolünü kendi uhdelerine – yürütmeye – almaya bağlıydı. Ancak tek başlarına bunu yapabilecek güçleri yoktu. Ellerine yüzlerine bulaştırmaktan korkuyorlardı. Çünkü bu vatana ihanet ve sivil darbe demekti. Bu nedenle de çok tehlikeli bir girişimdi.

Bir darbe kalkışmasından bahsediyoruz. Bunu bilecek kadar siyaseti okuma beceri ve tecrübesine sahip olan Erdoğan’ın imdadına, Ergenekon sürecinde (Ergenekon, Balyoz, Sarıkız, Askeri Casusluk, vs.) darbe ve komplo girişimlerinden içeride olan derin devlet unsurları yetişti. Erdoğan’a şunu önerdiler: “Ülkenin AB rotasını iptal et, Cemaat’i bitir ve en önemlisi, Kürt açılımını sonlandır.” 

Erdoğan, eli zayıf olduğundan hemen bunları kabul etti. Böylece süreç başladı.

Sudan gerekçelerle sonlandırılan çözüm süreci ertesinde, yatağa girdiği ortaklarının istekleri doğrultusunda Erdoğan ve suçlu iktidar paydaşları güvercin siyasetini terk ederek Kürtlere yönelik 1990’ların ‘beyaz Toros’ şahin politikalarına yöneldiler. Böylece sonu Diyarbakır ve Cizre’de sivil yerleşim birimlerine yönelik ağır topçu bombardımanları ve askeri baskı rejimine varan kanlı ve acı bir süreç başladı. Süreç bitmişti.

Sonuçta başta Selahattin Demirtaş olmak üzere, onlarca Kürt milletvekili, dokunulmazlıkları kaldırılarak, sudan sebeplerle hapse atıldı. Yine Kürt illerinde çok yüksek oy oranlarıyla seçim kazanmış olan belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri uydurmasyon bahanelerle görevlerinden alındı, yerlerine kayyımlar atandı, yüzlerce yerel yönetici cezaevlerine gönderildi.

OHAL rejimi başlamıştı. Hedefte iki grup vardı: Kürtler ve Gülen Hareketi. Türkiye’yi bu süreçte engelleyebilecek hiçbir iç fren mekanizması kalmamıştı. Bitirilen AB süreci sonrasında Ankara’da bu kararları alıp bu siyasetleri hayata geçirenleri frenleyebilecek bir AB faktörü de artık mevcut değildi. Erdoğan Merkel’le anlaşmış, göçmenlerin geri alınması karşılığında para ve dokunulmazlık elde etmişti. 12 Eylül döneminde generallere bile nasip olmamış bir keyfi yönetim bu şekilde ülkenin başına musallat oldu.

Bu süreç Kürtler için öğretici olmuştur. Türkiye’nin demokratikleşmesi ve hukuk devletine doğru ilerlemesi şeklinde özetlenebilecek bir süreçten medet uman ve bu konuda kurumsallaşmaya ve AB’ye güvenen Kürtler yarıda kaldılar. Meselenin siyasal kültür, siyasal kültürün de uygarlıksal bir şey olduğunu öğrendiler. Türk devletine güvenilmezdi. Yasalara ve anlaşmalara dayalı çözümler yerine güç dengelerine oynamak durumundaydılar.

Erdoğan bu sürecin oyun kurucusuydu. Mutlak güce sahip değildi, ama gücünü 2013’ten itibaren kademeli olarak arttırmayı başardı. Kurduğu ittifaklar sayesinde rejimini kademeli olarak inşa ve konsolide etti. Ne derinler ne de MHP ile aralarında bir aşk evliliği vardı. Alma-verme – karşılıklı çıkarlar –temelli bir denge politikası söz konusuydu. Kürtler bunu gördüler. Bir tarafta serde demokratlık, insan hakları mücadelesi ve ilerici solculuk vardı, diğer tarafta Türkiye siyasetinin kaypak ve kokuşmuş gerçekleri! Sonunda Kürt tarafı şunu anlayacaktı: Türkiye demokratikleşir, biz de bundan nasibimizi alırız ve rahatlarız denklemi işlemiyordu.

Kürt hareketi de Erdoğan’la anlaşmak yolunu seçti.

Bu paradigma değişiminin ilk adımı Erdoğan’ın beklentilerini anlamak, zayıf noktasını bulmaktı. Bu nokta üzerinden Erdoğan’la anlaşmak durumundaydılar. Bu onların tek güvencesiydi. Çünkü Türk devleti – özelde de Erdoğan rejimi – anayasal veya yasal değişikliklerle ya da mutabakatlarla kendilerine barış garanti edemezdi. İnandırıcılıkları yoktu.

Böylece Erdoğan’ın en çok ihtiyacı olan noktada kendilerine muhtaç olduğunu anladılar.

Erdoğan için iktidarı kaybetmek gibi bir alternatif yoktu. Çünkü bunun sonunda Yüce Divan ve vatana ihanetten yargılanma vardı. Adnan Menderes’in bile Erdoğan ve rejiminin yanında Norveç iktidarı gibi göründüğü gerçeği karşısında Erdoğan’ın siyasi geleceği tümüyle bisikletin hareket etmeye devam etmesinde bağlıydı.

İşin enteresan yanı, dediğim dibi, derin devlet ve MHP de tümüyle bu zafiyet üzerinden Erdoğan’la ortaklı kurmuşlardı. Oysa bu ittifak metal yorgunluğu nedeniyle zayıflamıştı. Bahçeli’nin sağlık sorunları, MHP içerisindeki belirsizlikler, derin devletin Avrasyacılık takıntısının kendilerini dünya siyasetindeki değişmelerden mütevellit her an oyun dışı bırakabileceği tehlikesi gibi birçok ihtimal, Erdoğan ve ekibini Kürtlere mahkûm etmekteydi.

İçerideki denklem şu şekilde özetlenebilir: Kürtlerin bugün yüzde on iki civarı net oyu var. Bu oy Erdoğan’ın ekmek-su kadar ihtiyaç duyduğu bir şey. Çünkü iktidarda kalması için bu oyu alması gerekiyor. Bunu başarmak içinse Kürtleri ikna etmesi lazımdı. O halde Kürtlere “Ne istiyorsunuz?” diye sorulmalıydı. Fakat anti-Kürt propaganda nedeniyle Türkiye kamuoyunun pat diye makas değiştirmesi sorunlu olabilirdi. Bu nedenle paradigma değişikliğinin Bahçeli ve MHP üzerinden yapılması elzemdi.

Bu dönemde İsrail’in Ortadoğu’da gücünü maksimize etmesini fırsat bilen rejim koalisyonu, topluma “Kürt sorununun çözülmesi gerektiği” mesajlarını güvenlik ve beka meselesi üzerinden retorikleştirdiler. Bu akıllıcaydı. Ardından MHP lideri Bahçeli’nin meşhur açıklaması geldi. Kürtler bu hamleyi gördüler ve ellerindeki kartın değerini hemen anladılar. Türkiye iflah olmazdı. Bu Kürt davası için kaçırılmayacak bir fırsattı.

Böylece bir hafta on gün gibi bir süre içerisinde Türkiye devletinin 45 yıllık diskurunu yerle bir ettiler. Bahçeli “kurucu önder Öcalan” diyordu. “Bebek katili” gibi ifadelerden “önderliğe” geçiş birkaç saat sürmüştü. Erdoğan zayıftı ve Kürtlerin desteğini almak gözlerini kamaştırıyordu. Yeni bir mantık evliliği doğuyordu.

İmralı’daki Öcalan ise ‘eski kurttu’ ve Türkiye siyasetini en az Erdoğan kadar iyi kokluyordu. Anın gereklerini yerine getir, maksimalist olma, kervan yolda düzülür, sürecin sonunu oyunun gidişatı belirler, oyun esnasında yapılması gerekenler ele alınır gibi pragmatik taktikler, Öcalan’ın uzmanlık alanıydı.

Erdoğan’a şartlarını ilettiler. Öcalan ve hapisteki militanlar çıkacaktı. PKK silah bırakacaktı. Kürt siyasi hareket PKK’nın silah bırakmasını zaten kabul ediyordu. Ancak Kandil ne diyecekti? Bu Erdoğan için esas turnusoldü. Eğer Öcalan örgütü kontrol edebiliyorsa yeterince güçlüydü ve onunla yola devam edilebilirdi.

Sürecin sonucunda Kandil, Öcalan’ın dediğini yaptı. Örgüt silah bırakma kararı aldı.

Erdoğan yeni bir evlilik yapmıştı. Koalisyonuna MHP bir tarafta, DEM ve PKK diğer tarafta, iki zıt hareketi dâhil etmeyi başarmıştı. Bu bir siyaset maestroluğuydu. Kolay bir şey değildi. Siyaset bilimciler için dikkate değer bir taktisyenlik söz konusuydu. Bu Erdoğan’ın haklı olduğu anlamına gelmiyor. Ya da yapılan anlaşma etiktir demek de değil. Güç, güç dengesi ve çıkarlar üzerinden okuduğunuzda siyaseti daha iyi anlıyorsunuz. Etik değerler ve normlar, siyaset denkleminde güç ve çıkar gibi faktörler kadar belirleyici bir rol oynamıyor. 

Bu süreç elbette kırılgandır. Fakat denklemdeki sabite sürecin devamına kuramsal çerçevede yeterince sağlam bir zemin sağlıyor. Erdoğan yeni bir anayasa yapacak, iyice otokratlaşacak. Öcalan hapisten çıkacak, Kürtler anayasal bazı haklar elde edecekler. Bu anayasaya güven olmayacağının bilincindeler. Fakat neticede günün sonunda uyulmasa da veya rafa da kaldırılsa, anayasal haklar elde etmek ulusal ve uluslararası düzeyde Kürtlere eski konumlarıyla mukayese dahi edilemeyecek bir konum verecek. İleride Erdoğan veya Türkiye devletinin başka bir karar alıcısı oyunbozanlık bile yapsa, elde ettiklerinden aza asla razı olmayacakları bir moral üstünlük ve hukuki-siyasi zemin elde ediyorlar.

Erdoğan ise kısa vadede istediğini alacak…

Diğer mağdurlar için iyi bir dönem değil bu. Çünkü Erdoğan’a can suyu verilecek. Rejim daha da konsolide olacak. Eğer her şey planladığı gibi giderse, Erdoğan oyunun mutlak kazananı, Kürtler son 100 yılda elde ettiklerinin (hiçbir şey elde etmediler neredeyse!) çok üzerinde bir şey elde ediyorlar, muhatap alınıyorlar ve statü kazanıyorlar. Elde ettikleri ellerinden alınmaya çalışılırsa artık ayrılma uluslararası ortamda ciddiye alınacak bir senaryom olacak.

Mevcut haliyle Türkiye ise oyunun mutlak kaybedenidir. Türk üstünlükçü paradigma yıkılacak. Erdoğan sonrası dönemde eğer sistemi sıfırlama ve yeniden başlamak imkânı olacaksa oyuna avantajla girecek olan Kürtlerdir.

Cumhuriyetin (şimdiki otoriter devletin de, bir sonraki olası demokratik cumhuriyetin de) nitelikleri bu oyunun neticesinde az çok şekillenecek.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Peru Kongresi Boluarte’yi azletti. Sebep: Artan suç oranları

Next Post

İşten çıkarma, ofis kapatma, imece çağrısı

Related Posts

Sonuna kadar gidecekler ama soygunu örtmek için!
Görüş & Analiz

Sonuna kadar gidecekler ama soygunu örtmek için!

10 Ekim 2026
Ballon d’Or’un favorisiydi, şimdi ıslıklanıyor: Vinicius’a ne oldu?
Görüş & Analiz

Ballon d’Or’un favorisiydi, şimdi ıslıklanıyor: Vinicius’a ne oldu?

9 Ekim 2026
Prof. Dr. Mehmet Ateş’in Kilitsiz Zindan’ı…
Görüş & Analiz

Prof. Dr. Mehmet Ateş’in Kilitsiz Zindan’ı…

8 Ekim 2026
Gazelle: Sürgünün görünmeyen hapishanesi
Görüş & Analiz

Gazelle: Sürgünün görünmeyen hapishanesi

8 Ekim 2026
Messi’nin son dansı: Arjantin’e gözyaşlarıyla veda etti
Görüş & Analiz

Messi’nin son dansı: Arjantin’e gözyaşlarıyla veda etti

7 Ekim 2026
Türkiye’nin sorunu Montella’dan çok daha büyük
Görüş & Analiz

Türkiye’nin sorunu Montella’dan çok daha büyük

6 Ekim 2026
Next Post
İşten çıkarma, ofis kapatma, imece çağrısı

İşten çıkarma, ofis kapatma, imece çağrısı

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter