Stanford Üniversitesi’nde tarih profesörü olan, yazar Ali Yaycıoğu, “Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının hukukla bir ilgisi yok. Zaten bunu herkes biliyor.” dedi.
Tutuklamanın asıl nedeni, İmamoğlu’nun giderek büyüyen ve bu rejimi sarsmaya başlayan tabandan yayılan bir toplumsal dalgayı sürükleyebilme gücünün ortaya çıkmasıdır diyen akademisyen Ali Yaycıoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Belli ki dalga çığa dönüşmeden bastırmak istediler. Bu operasyon için uluslararası ortamın da müsait olduğunu düşündüler.” ifadelerine yer verdi.
Akademisyen Yaycıoğlu sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında özetle şunları paylaştı.
KORKTUK DİYECEK HALLERİ YOK
Amaç, mahpus hâline getirilen İmamoğlu ve ekibinin bir şekilde gücünü yitirmesi, zamanla unutulması ve bu yükselen dalganın sönümlenmesi ya da en azından kontrol altına alınmasıydı.
İmamoğlu’nun tutuklanmasını nasıl açıklıyorlar. Hukuk zeminine kimse inanmıyor. Açık açık “Korktuk, panikledik, büyümeden bastıralım dedik” diyecek halleri de yok.
İDEOLOGLAR DEVREYE GİRDİ
Bunun yerine bazı “ideologlar” devreye girerek bir anlatı geliştiriyorlar: “Efendim, 15 Temmuz’da yeni bir nizam kuruldu, bir devrim oldu. İmamoğlu’nu içeri atan irade bu Anadolu ihtilalinin ta kendisidir. Halkın muhalefete desteği geçici, anlık bir tepkiden ibaret. Asıl olan, Türkiye’yi yöneten ittifakın tarihsel koşulları değiştirmesi ve yeni bir düzen kurmasıdır. Siz hâlâ eski Türkiye’ye de yaşadığınızı sanıyorsunuz, yeni Türkiye’yi anlayamıyorsunuz, vesaire vesaire…”
YENİ DÜZEN KURMA HAYALLERİ İÇİN 15 TEMMUZ ÖNEMLİ
Evet, yeni bir “düzen” kurma hayali içinde oldukları apaçık. Bunu biraz aklı ve gözü olan herkes anlıyor ve görüyor. “15 Temmuz rejimi” ifadesini kullanan ilk kişilerden biriyim muhtemelen. 15 Temmuz’un, bu yeni nizamın devrim günü olarak görüldüğünü defalarca yazdım. Başkaları da yazdı.
MOLOZLAR ÜZERİNE GECEKONDU KURMAK
Kurulmak istenen bu nizam, bir şeye benzemiyor. Olsa olsa eski nizamın molozları üzerine, el yordamıyla inşa edilmiş bir gecekonduyu andırıyor. Yeni bir siyasal ve toplumsal nizam kurmak öyle kolay değil. Tarihsel bir birikim, gelecek tahayyülü, kurumsal ve ahlaki zemin aynı zamanda savaş gibi dönüştürücü bağlamı olmadan o iş olmaz. Halkın desteği ve rızası ya da büyük bir başarı almadan olacak bir şey hiç değil. Hele başarısızlık ile yeni nizam hiç kurulmaz.
BİR AVUÇ İNSAN ÜLKEYE TAHAKKÜM EDİYOR
Türkiye bugün şu durumda: Evet, eski düzenin kolonları yıkıldı. Eski Türkiye kısmen çöktü. Çöken yerler moloz halinde. O molozlar üzerine derme çarpma bir rejim kuruldu. Nizam değil, nizamlaşamayan, geçicilik halinden kurtulamayan, toplumsallaşamayan, istikrarlaşamayan bir rejim.
Serbest Görüş:
Yeni nizam safsatası Ekrem Bey’in deyimiyle bu “bir avuç insanın” ülkeye tahakküm etme girişiminden ibaret. “Yeni nizam” ancak o “ideologların” kapasitesi, bilgisi ve hayal gücü kadar derin ve kalıcı olabilir.
Türkiye sabahını bekliyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***