Beşşar Esad rejimi yıkılmadan önce Türkiye’nin son Şam büyükleçisi olan Ömer Önhon, Türkiye ile İsrail’in Suriye sahasında çatışma olasılığının bulunduğunu ve bu durumun iç siyasette büyük sıkıntılar yaşanan iki ülkede olagamüstü hal ilanına yol açabileciğini söyledi.
Önhon, ‘Hakan Fidan Türkiye’nin Suriye’de İsrail’le karşı karşıya gelmek istemediğini söylemiş ama Türkiye İsrail’i “siyonist yayılmacı”, İsrail de Türkiye’yi “yeni Osmanlıcı yayılmacı” olarak görüyor ve iki ülke arasında Suriye sahasında çatışma olasılığı sıfır ihtimal değil.İş, sınırlı ve kısa süreli de olsa, çatışmaya giderse iki taraf da zarar görür. Ekonomi çok olumsuz etkilenir. İç siyasette ciddi sıkıntıları bulunan her iki ülkede de olağanüstü hal önlemlerine gerekçe oluşturabilir’ dedi.
Ömer Önhon yetkinreport.com‘da yayınlanan yazısında şunları kaydetti:
Türkiye ile İsrail, Suriye’de karşı karşıya
İsrail, en büyük düşmanlarından biri olan Suriye’nin bir daha kendisine tehdit teşkil etmemesi için bu ülkeyi zayıflatma ve bölme stratejisini uygulamaya sokarak, kendisi açısından güvenli bir Suriye oluşturmaya girişti.
Suriye’nin güney bölgelerinin askersizleştirilmesini ve silahsızlandırılmasını talep eden, Kürtler ve Dürziler üzerinden Suriye’ye müdahalede bulunan İsrail, Suriye’nin her türlü askeri ve stratejik varlığını bombalayıp ortadan kaldırıyor.
Son dört ayda gerçekleştirilen 740’ün üzerinde bu tür saldırının hiçbiri Suriye’den İsrail’e yönelik bir tehdide veya saldırıya misilleme değil, tamamen tek taraflı ve imha amaçlı.
İşgal altındaki Golan’ın kalanını da işgal eden İsrail askerleri, bu bölgenin de ötesinde Suriye toprakları içinde sabit noktalar oluşturdular, devriye atıyorlar ve köylerde kasabalarda kontroller yapıyorlar.
Öte yandan, Türkiye ile Suriye arasında savunma işbirliği kapsamında Türkiye’nin yeni Suriye ordusunun oluşturulmasına yardımcı olacağı ve eğitim vereceği, ayrıca, Suriye topraklarında üs kurması üzerinde mutabık kalındığı söyleniyor.
Türkiye’yi ilgilendiren PKK
Türk silahlı kuvvetleri Suriye topraklarında zaten ve esas olarak YPG/PKK ile savaşmak için bulunuyor.
Şimdi, Suriye’de savaş uçakları, SİHA/İHA ve hava savunma sistemleri de konuşlandırılacak üsler kurulmasının temel gerekçeleri şunlar olabilir:
– Suriye ordusuna eğitim verilmesi amacıyla altyapı oluşturulması.
– IŞİD’le mücadele edilmesi. (Türkiye tek başına mı, uluslararası koalisyonla mı, Amman toplantısına katılan dört ülkeyle mi bu mücadeleyi yapacak).
– Suriye’nin dış müdahalelere karşı korunması. (Bu doğruysa, Türk askeri için yeni bir misyon ve çok tartışmalı bir konu).
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, (Türkiye’yi kast ederek) “Düşman güçlerin Suriye’ye girmesine ve İsrail’in güvenlik çıkarlarını tehdit etmesine izin verirseniz, ağır bir bedel ödersiniz” diyerek Suriye’yi tehdit etti.
İsrail hava kuvvetlerinin bir kaç gün önce Suriye’de vurduğu üsler arasında Türkiye’ye tahsis edildiği söylenen Humus ve T4 üsleri bulunuyor.
İsrail dahil yabancı basında, İsrailli yetkililerin açıklamalarına atfen, bu saldırılar Tel Aviv’in Türkiye’ye uyarısı olarak yorumlandı.
İsrail’in hava saldırılarında üç Türk mühendisin de hayatını kaybettiği yolunda iddialar bulunuyor. Resmi bir açıklama yapılmadı, yalan haber olduğunu temenni edelim ama doğruysa birçok bakımdan çok çok vahim.
Türkiye karşıtı dış cephe
ABD’nin desteğini arkasına almış olan İsrail’in Suriye’ye saldırıları uluslararası hukuka ve normlara aykırı ama dünya sessiz kalıyor, Arap ülkeleri de yasak savma kabilinden bazı açıklamalarla durumu idare ediyor.
Türkiye ise, Doğu Akdeniz’den Ege’ye, güney sınırlarımızdan İran sınırına kadar bir çok alanda (İsrail, YPG/PKK, ayrıca, ABD, Yunanistan, GKRY, Fransa ve bazı Arap ülkelerinden) tehdit algılıyor ve karşı hamleler yapıyor.
Suriye’de üs kurulması konusu da bu kapsamda düşünülmüş olabilir.
Milli Savunma Bakanlığı, Suriye’de yaşanan veya yaşandığı iddia edilen gelişmelerle ilgili olarak sadece resmi kaynakların açıklamalarına itibar edilmesi gerektiğini bildirdi ama bundan başka bir açıklama yapılmıyor.
Türk kamuoyu da ne olup bittiğini sosyal medyayı ve yabancı basını izleyerek anlamaya çalışıyor.
Türkiye, İsrail ile çatışır mı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Rabbim kahrı perişan eylesin” dediği İsrail’in Türkiye’yi artık İran kadar düşman telakki ettiği görülüyor.
Reuters haber ajansına konuşan Hakan Fidan Türkiye’nin Suriye’de İsrail’le karşı karşıya gelmek istemediğini söylemiş ama Türkiye İsrail’i “siyonist yayılmacı”, İsrail de Türkiye’yi “yeni Osmanlıcı yayılmacı” olarak görüyor ve iki ülke arasında Suriye sahasında çatışma olasılığı sıfır ihtimal değil.
(ABD’nin iki müttefiki arasındaki gerginliği yatıştırmak için bir aşamada devreye girmesi beklenebilir).
İş, sınırlı ve kısa süreli de olsa, çatışmaya giderse iki taraf da zarar görür. Ekonomi çok olumsuz etkilenir. İç siyasette ciddi sıkıntıları bulunan her iki ülkede de olağanüstü hal önlemlerine gerekçe oluşturabilir.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***