İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınmasıyla başlayan eylemlere polis saldırıları tepki çekti.
Eylemleri dağıtmak için yoğun biçimde gaz mermileri ve fişekleri kullanıldı. Kitleler dağılmaya başladığında dahi polisin saldırısı hız kesmedi. Yurttaşlar nefes alamadıklarını söylediklerinde polis yakın mesafeden yoğun gaz sıkmaya devam etti. Gaza boğulan eylemciler plastik mermi yağmuru altında adeta linç edildi.
Milyonların meydanları doldurduğu bir haftanın ardından biber gazı stokları eriyen Emniyet Genel Müdürlüğü yeni alımlar yaparak oluşan açığı kapatma kararı aldı.
Serbest Görüş:
BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, Emniyet biber gazı spreyi, beş odacıklı biber gazı fişeği ve el tipi gaz bombası alımı için ihaleye çıkacak.
8-16 Nisan tarihleri arasında alınacak toplam 160 bin biber gazının türleri şöyle:
-400 mililitrelik 10 bin kutu biber gazı
-50 bin adet dumanla yayılan ve elle atılan gaz bombası
-100 bin adet beş odacıklı gaz fişeği
GEZİ’DE BİR HAFTADA 130 BİN KULLANILMIŞTI
Öte yandan 26 Mart’ta başlayan ve 2 Nisan’a kadar sürecek olan ihaleler kapsamında da değişik türlerde toplam 330 bin biber gazı alımı sürüyor. Böylece tüm ihalelerin sonunda stoklara yarım milyona yakın yeni gaz eklenmiş olacak.
Gezi Direnişinin ilk üç haftasında 130 bin gaz fişeği kullanılmıştı.
Savunma, güvenlik veya istihbarat alanlarıyla ilgili ya da gizlilik içinde yürütülmesi gereken ihaleler Kamu İhale Yasası’na tabi olmadığı için bu ihalelerin sonuç ilanları açıklanmayacak. Yani ihalelerin hangi şirkete ve kaç milyon liraya verildiği, biber gazının kimlerden alındığı gizli tutulacak.
TTB: BİBER GAZI KİMYASAL SİLAHTIR
Türk Tabipleri Birliği 21 Mart’ta yaptığı açıklamada, biber gazının kimyasal silah olarak kabul edilmesi gerektiğini ve yasaklanması gerektiğini belirtmişti.
Türkiye’de eylemcilere karşı kullanılan biber gazının uluslararası literatürde “kimyasal silah” olarak değerlendirildiğini kaydeden açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:
“1996 yılında 90 ülke biber gazının yasaklanması için Birleşmiş Milletler’de imza vermiştir. 1997’de Türkiye’nin imzaladığı “Kimyasal Silahlar Konvansiyonu”na göre; bu tür ajanların, kapalı yerlerde kullanılması, yakın mesafeden kullanılması veya bir topluluğa çok yoğun olarak kullanılması halinde bu ajanların kimyasal silah olacağı bildirilmektedir. Türkiye’de yaşanan son olayların görüntüleri ve bizzat tanık olduğumuz olaylar “biber gazı”nın gösteri kontrol ajanı olarak değil kimyasal silah olarak kullanıldığını göstermektedir. Gerek toplum gerekse birey sağlığı açısından çok kötü sonuçlar doğurabileceğini bilimsel kanıtlarla da öngördüğümüz göz yaşartıcı gazlar kimyasal silah olarak değerlendirilmeli ve kullanımları derhal yasaklanmalıdır.”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***