AMED – “Kürt sorunun en önemli parçası anadildir” diyen DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eşsözcüsü Cemile Turhallı, anadil sorunu çözülmeden sürecin çözüme evrilmesinin mümkün olmadığını belirtti.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmelerin ardından Kürt sorununun çözümü yönündeki tartışmalar devam ediyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eşsözcüsü Cemile Turhallı, Kürt dilinin tanınmasının sürecin ilerlemesinde önemli bir adım olacağını söyledi. Dilin bir halkın varlığı olduğunu, ancak Türkiye tarihinin “diller mezarlığına” dönüştüğünü belirten Cemile Turhallı, Cumhuriyet tarihi boyunca dillere yönelik yoğun bir baskı olduğunun altını çizdi. Baskıların devam ettiğini ifade eden Cemile Turhallı, “Cumhuriyet etnik dil Türkçeyi, diğer dilleri baskılamak, ortadan kaldırmak, etnik bir kimliğe indirgemek üzerinden kurulu bir sistemdi. Bu sistem aşama aşama yasaklarla inşa edildi ve günümüze kadar da bu dillerin ortadan kalkmasına neden oldu. Şimdi Kürtçe üzerindeki yasakları sistematik bir şekilde zaten Cumhuriyet tarihinden günümüze kadar sürdüğünü görüyoruz. Bir adım bile maalesef bu ayrımcı politikalardan vazgeçilmiş değil” ifadelerini kullandı.
ANADİLDE EĞİTİMİN ÖNEMİ
Dilin varlık kazanmasının, dile kamusallık kazandırarak olabileceğini belirten Cemile Turhallı, eğitimin bundaki önemine dikkati çekerek, “Milyonlarca çocuğun zihin dünyası eğitimle şekillenir. Anne-babasından aldığı bir form vardır, ama o formun gelişmesi, büyümesi, anlam kazanması toplumla daha da bütünleşmesi, üretime dönüşmesi eğitimle başlayan bir şeydir. Bütün Kürt çocuklarının ilk yaşadığı kriz zaten eğitimle başlamıştır. Hiç anlamadığı, ama anlamak zorunda olduğu, konuşmak zorunda olduğu bir dil. Konuşmadığı için şiddete uğradığı bir dil. O dil bir şiddetin nedeni olmuştur. Onun için sosyal aile hayatı varken onun dışlanması istenmiştir o eğitim kurumunda. Onu dışlarken de aynı zamanda gittiği eğitim kurumu da şekillenmesini istenmiştir. ‘Anne babayla Kürtçe konuşma demiştir. Devlet asimilasyonu kendi çocukları üzerinden yapmaya çalışmıştır. Kürt çocukları aileleri hep ayrımcılığa tabi tutulmuştur. Nefret saldırılarına uğramıştır. Ama Kürt halkı bununla gerçekten yüzleşmiş, anlamış, bunu bilince çıkarmış ve bunu bir direniş nedeni olarak da görmüştür. Kürt halkı bunları artık bir kazanıma dönüştürmenin aşamasındadır” diye konuştu.
‘RESMİ DİL OLARAK KABUL EDİLMELİ
Türkçe dayatması nedeniyle Kürtlerin, kamu hizmetlerinde, sağlık hizmetlerinde Türkçe bilmemeleri nedeniyle ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını, bunun travmalara neden olduğunu dile getiren Cemile Turhallı, “Bu aşamaya kadar getirilen sürecin bir hesap verilebilirliği olması gerekiyor. Çünkü herkes açısından bu onur kırıcı bir durum olmuştur. Bunlar yaşanırken kaybedilen onurun, itibarsızlaştırılan değerin, yeniden kazandırılması gerekiyor. Ki bu da bu aşamadan sonra bütün kamusal hizmetlerin bu dille yapılıyor olmasıyla kazandırılır. Aynı şekilde eğitimin aynı şekilde bu dille yapılabiliyor olması, Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
Kürt sorununun en önemli parçasını dilin oluşturduğunun altını çizen Cemile Turhallı, şöyle davam etti: “Dil sorunu çözmeden zaten bahsedilen sürecin çözüme evrilmesi mümkün değil. Çünkü dil dediğimiz şey temel bir hak ama dilin temel bir hak olarak talep edilmesi politik yönüne işaret eder. Biz en temel hakkımızı ve yasal bir güvenceye kavuşmasını istiyoruz. Kürtler kendilerini bu ülkenin eşit yurttaşları olarak göreceklerse bunun en önemli başlıklarından bir tanesi anadil sorununun çözümü olacaktır. Eğitim dilinin sorununun çözümü olacak. Bunun çözülmesinin çok büyük bir katkısı olacak. Devlet şimdi bugüne kadar ne yaptı? Tek dil üzerinden bir çözümü dayattı. Ama çözüm olmadığı görüldü. Dünyada bunu deneyimledi. Şu an ulus devlet kurulması sonrasında olan bütün ulus devletlere bakın tek bir dil yoktur. Çok dillidir. Şu an dünya pratiği çok dilliği dezavantaj değil, bir avantaj olduğunu görüyor”
‘SÜRECİ GÜÇLENDİREN DİLLERİN BARIŞI OLACAK’
“Dil barışı olmalı ki toplumsal barış varlık kazanabilsin, oturabilsin” diyen Cemile Turhallı, şunları söyledi: “Dil barışından kastımız dillerin eşitlenmesidir. Dillerin eşitlenmesi kişinin kendi diliyle eğitim almasıdır. Kamusal hizmet almasıdır. Kendi diliyle özgürce farklı alanlarda üretimler yapabilmesidir. Yani şüphesiz dil barışının, toplumsal barışa ve bu sürece çok daha büyük etkisi olacağını düşünüyorum. Bu süreci sekteye değil, birleştiren daha da bir araya getiren, bir aradalığı sağlayan bir şey olacak. Şiddetin bugün ortadan kalkması çok önemli, ama bu sürecin güçlendireni de elbette ki anadil olacak, dillerin barışı olacak. Dillerin hoşgörüsü olmalı. Gerçekten bununla ilgili ciddi adımların atılması gerekiyor. Bununla ilgili anayasal engellerin kaldırılması gerekiyor.”
Kürt siyasetinin yıllardır her türlü bedele karşın dil mücadelesi verdiğini, halkın da dil anlamında her türlü şiddetle yüz yüz kaldığını dile getiren Cemile Turhallı, şunları dile getirdi: “Bu politik mücadeleyi bu alanda sürdürmek önemli bir şey. Bunan bir adım bile geri adım atılmış değil. Çünkü dilin anayasal bir güvence altına alınması gerekiyor, bunun yanında yasal güvencelerin de sağlanması gerekiyor. İkinci bir boyutu da sizin kendi örgütlü toplumunuzda yapacağınız bir inşa sürecidir. Bugün kim ne dersin Kürtler dünyadaki en güçlü, örgütlü topluluklardan bir tanesi. Kürt toplumunun en nihai talebi kendi yaşadıkları bölgede bu dilin statü kazanması olduğu için, bunu siz kendi toplumunuz içerisinde bir prestij nedeni olarak görebilirsiniz.”
Kürtçeye ve varlıklarını simgeleyen kıyafet ve oyunlarına dönük saldırıların devam ettiğini kaydeden Cemile Turhallı, “Saldırılan yere daha çok sarılmak önemli. Onun meşruiyetini daha çok edinmek amaç olmalı. Eğer Kürtçe konuşuyorsak, Kürtçe çalışmalar yürütülüyorsa o çalışmaları belki 2’ye 3’e katlamak gerekiyor. Asimilasyon dediğimiz süreç baskıyla, şiddetle ama sonrasında da rıza üretimiyle devam eden bir süreçtir. Baskı bazen rızaya da dönüşebilir, farkında olmadan sizi kendi dilinizi konuşmaktan o alanda çalışma yürütmekten alı koyabilir. Dolayısıyla bu kimliklere yönelmek lazım” diye belirtti.
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel
Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***