• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Ani Köprüsü nerede? Ani Köprüsü’nün tarihi…

    Ani Köprüsü nerede? Ani Köprüsü’nün tarihi…

    Düşünceleri okuyabilen bir bere geliştiriliyor

    Düşünceleri okuyabilen bir bere geliştiriliyor

    TRT İstanbul Radyosu Caz Orkestrası AKM’de konser verdi

    ADSO’dan ’19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel konser

    446 Eski AB Yetkilisinden İsrail’e Karşı Acil Adım Çağrısı

    446 Eski AB Yetkilisinden İsrail’e Karşı Acil Adım Çağrısı

    Hantavirüs nedir? Hantavirüs belirtileri neler? Hantavirüs nasıl bulaşır?

    Hantavirüs nedir? Hantavirüs belirtileri neler? Hantavirüs nasıl bulaşır?

    Devler Ligi'nde 20 Yıllık Hasret Sona Erdi, Arsenal Finalde

    Devler Ligi’nde 20 Yıllık Hasret Sona Erdi, Arsenal Finalde

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Mêrdîn’de Amedspor kutlamalarına ceza yağdı

    Mêrdîn’de Amedspor kutlamalarına ceza yağdı

    Urfa Ekoloji Meclisi’nden sel uyarısı: Afetler kader değil, politika hatasıdır

    Urfa Ekoloji Meclisi’nden sel uyarısı: Afetler kader değil, politika hatasıdır

    Colemêrg Barosu’ndan Şemzînan’daki İŞKUR görüntülerine suç duyurusu

    Colemêrg Barosu’ndan Şemzînan’daki İŞKUR görüntülerine suç duyurusu

    MHP’li Yıldız’dan ‘mutlak butlan’ açıklaması: Kılıçdaroğlu ve ekibi hukuken tekrar yetkili hale gelebilir 

    MHP’li Yıldız’dan ‘mutlak butlan’ açıklaması: Kılıçdaroğlu ve ekibi hukuken tekrar yetkili hale gelebilir 

    Tarihe düşülen not

    Tarihe düşülen not

    Çandar: Türkiye, Netanyahu patentli Gazze Konseyi’ni derhal terk etsin

    Çandar: Türkiye, Netanyahu patentli Gazze Konseyi’ni derhal terk etsin

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Bağımlılığın ‘sessiz çığlığına’ kulak vermek

    Bağımlılığın ‘sessiz çığlığına’ kulak vermek

    Schalke 04 küllerinden yeniden doğdu

    Schalke 04 küllerinden yeniden doğdu

    Fıkhın yeniden yorumu; ailenin geçimi kimin sorumluluğu?

    Fıkhın yeniden yorumu; ailenin geçimi kimin sorumluluğu?

    Necip F. Bahadır

    Erdoğan zorda; Saadet’in adayı Abdullah Gül mü?

    Reformdan otoriteye: Infantino’nun 10 yıllık dönüşümü

    Reformdan otoriteye: Infantino’nun 10 yıllık dönüşümü

    Futbolda yeni dönem: Lig maçları sınırları aşabilir mi?

    Futbolda yeni dönem: Lig maçları sınırları aşabilir mi?

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Ani Köprüsü nerede? Ani Köprüsü’nün tarihi…

    Ani Köprüsü nerede? Ani Köprüsü’nün tarihi…

    Düşünceleri okuyabilen bir bere geliştiriliyor

    Düşünceleri okuyabilen bir bere geliştiriliyor

    TRT İstanbul Radyosu Caz Orkestrası AKM’de konser verdi

    ADSO’dan ’19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel konser

    446 Eski AB Yetkilisinden İsrail’e Karşı Acil Adım Çağrısı

    446 Eski AB Yetkilisinden İsrail’e Karşı Acil Adım Çağrısı

    Hantavirüs nedir? Hantavirüs belirtileri neler? Hantavirüs nasıl bulaşır?

    Hantavirüs nedir? Hantavirüs belirtileri neler? Hantavirüs nasıl bulaşır?

    Devler Ligi'nde 20 Yıllık Hasret Sona Erdi, Arsenal Finalde

    Devler Ligi’nde 20 Yıllık Hasret Sona Erdi, Arsenal Finalde

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Mêrdîn’de Amedspor kutlamalarına ceza yağdı

    Mêrdîn’de Amedspor kutlamalarına ceza yağdı

    Urfa Ekoloji Meclisi’nden sel uyarısı: Afetler kader değil, politika hatasıdır

    Urfa Ekoloji Meclisi’nden sel uyarısı: Afetler kader değil, politika hatasıdır

    Colemêrg Barosu’ndan Şemzînan’daki İŞKUR görüntülerine suç duyurusu

    Colemêrg Barosu’ndan Şemzînan’daki İŞKUR görüntülerine suç duyurusu

    MHP’li Yıldız’dan ‘mutlak butlan’ açıklaması: Kılıçdaroğlu ve ekibi hukuken tekrar yetkili hale gelebilir 

    MHP’li Yıldız’dan ‘mutlak butlan’ açıklaması: Kılıçdaroğlu ve ekibi hukuken tekrar yetkili hale gelebilir 

    Tarihe düşülen not

    Tarihe düşülen not

    Çandar: Türkiye, Netanyahu patentli Gazze Konseyi’ni derhal terk etsin

    Çandar: Türkiye, Netanyahu patentli Gazze Konseyi’ni derhal terk etsin

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Bağımlılığın ‘sessiz çığlığına’ kulak vermek

    Bağımlılığın ‘sessiz çığlığına’ kulak vermek

    Schalke 04 küllerinden yeniden doğdu

    Schalke 04 küllerinden yeniden doğdu

    Fıkhın yeniden yorumu; ailenin geçimi kimin sorumluluğu?

    Fıkhın yeniden yorumu; ailenin geçimi kimin sorumluluğu?

    Necip F. Bahadır

    Erdoğan zorda; Saadet’in adayı Abdullah Gül mü?

    Reformdan otoriteye: Infantino’nun 10 yıllık dönüşümü

    Reformdan otoriteye: Infantino’nun 10 yıllık dönüşümü

    Futbolda yeni dönem: Lig maçları sınırları aşabilir mi?

    Futbolda yeni dönem: Lig maçları sınırları aşabilir mi?

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Milliyetçilik çevremize belli bir biçimde bakmaktır

SG by SG
18 Mayıs 2022
in Görüş & Analiz
0
Milliyetçilik çevremize belli bir biçimde bakmaktır


Bir durumu anlatmak başka, o durumun gerçekten öyle olduğu konusunda karşınızdakini ikna etmek başkadır. Aynı görüşte olmadığınız birine kendi “doğrumuzu” kabul ettirmek  – derler ya! – deveye hendek atlatmak kadar zordur. Yani hemen hemen imkânsızdır.

Öğrencilerimin karşısındayken milli veya milliyetçi görüşün “çevremize belli bir biçimde bakmaktır” görüşünü nasıl anlatır ve inandırıcı olurum diye çok düşündüm. Şunu denerdim. Karatahtaya küçük ve büyük boyda üçgenler, dörtgenler ve daireler çizerdim. Bunların yarısını da beyaz tebeşirle boyardım. Sonra öğrencilerimden bunları tasnif etmelerini – sınıflandırmalarını, gruplara ayırmalarını – isterdim.

-Hangi kıstasa göre? diye soranlar olurdu.

-İstediğiniz kıstasa göre, derdim.

Lafı uzatmayayım, tasnifin sonunda pek çok “grup” çıkardı ortaya. Öğrenciler aynı şekillere “bakıyordu”  ama farklı gruplar “görüyordu”. Kimileri çizilenleri büyük/küçük, başkaları beyaz/siyah diye ikiye veya dörtgenler/üçgenler/daireler olarak üçe ayırırdı. Kimileri düz çizgili olmadıkları için dairleri ayrı gruba, dörtgen ve üçgenleri ayrı tarafa koyardı. Kimileri hem şekilleri ayırırdı hem de renklerine göre bir kez daha. Çok farklı sınıflamalar görürdük. (Yanılmıyorsam toplamı 20nin üstündedir!)

Benim de katkım olurdu. Neden “hepsi hocanın çizdiği şeylerdir” deyip bir tek grup olmasın ki diye sorardım.

Sonra işin özünü ele alırdık. Aslında, diye anlatmaya çalışırdım, bu tasniflerinizi yanlış veya doğru diye değerlendiremeyiz. Bu şekiller gerçekten böyle farklı gruplar olarak ele alınabilir. Her sınıflandırmanın bir mantığı var. Hepsi doğru.

Ama çevremize de bu biçimde bakarız. Etrafımızda sayısız insan var. Bunları nasıl sınıflandıracağız? Sonsuz gruplaştırma biçimleri var. Bir kaçını hatırlatayım:

İnsanları kadın/erkek veya yaşlı/genç/çocuk diye gruplara ayırabiliriz. Veya ırklarına göre beyaz/kara/sarı ırk diye. Veya okuma yazması olmayan ve yüksek tahsilliler olarak; veya bekâr/evli olarak; zeki/geri zekâlı; çalışkan/tembel olarak. Veya ideolojilerine göre sol/sağ veya dinine göre Müslüman/Hıristiyan vb. olarak. Veya dindar/dinsiz olarak; veya ırkçı/liberal; AKPli/CHPli veya Cumhur ittifakı/Millet ittfakı taraftarı diye veya Doğulu/Batılı (veya Batıcı) diye.

Bu listeyi uzatabilirim. Örneğin, oğlumuz hastalandığında benim öne çıkan kimliğim “baba” kimliğimdi. Her şey unutmuş oğlunu düşünen bir kişi olmuştum. Sonra bu sorun aşıldığında pek çok kimliklerime dönüverdim: Mühendislik diye bir meslek kimliğim ile edebiyat tutkumun beslediği bir sanatsal kimliğim öne çıktı.  Kendimi aynı kimliği taşıyanların grubunda gördüm.

Hangi sınıflandırma, hangi kimlik veya kimlikler önemli ve anlamlı diye sorarsak, bu soru yanıltıcı olabilir. Dönem dönem bazı kimlikler öne çıkar, kimi zaman da bireylerin kişisel durumları bazı kimlikleri daha anlamlı kılar. Gruplarımızı da ona göre oluştururuz. Düşman saldırınca daha vatanperver olur insanlar, dinlerine saldırılınca daha dindar, kızlarına saldırılınca insanlar “feminist” olabilir. Yani kimlikler konjonktüre göre öne çıkar veya “unutulur”.

Milli kimlik ve milliyetçilik de öyle: Çevremize bakmanın bir biçimidir. İnsanlar etraflarına baktıklarında sonsuz gruplaşmaları ikincil sayıp, insan gruplarını “milletler” olarak görürler. Dönemimizde “nesin?” diye sorduklarında genellikle “hangi etnik gruptansın” anlamındadır bu soru.

Ve cevap olarak, ben bir Fenerbahçeliyim/solcuyum/sağcıyım/emekliyim/işsizim/kanserliyim/vejetaryenim demeyiz; Türküm, Fransızım vb. deriz. Çünkü zamanımızda millilik, milli kimlik ve  milliyetçilik çok yaygın ve egemen bir kimlik ve ideoloji oldu.

Milliyetçi ideolojinin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı ve neleri yarattığı başka bir yazı konusudur. Şu an söylenmesi gereken, “milli sınıflandırmanın”, bir hocanın karatahtaya çizdiği dörtgenler ve daireler kadar etkisiz ve zararsız bir olay olmadığıdır. İnsanların etraflarına baktıklarında neleri “gördükleri” iç dünyalarıyla ilgili bir durumdur. Neler “gördüğümüz” duygularımızı, algılarımızı ve sonuçta kimliğimizi ve “bizi” gösterir.

Bu konuda psikolojinin Rorschach testinden söz edebiliriz. Bu test standart mürekkep lekelerini andıran on fotoğraftan oluşuyor. (İlişikte bu testin iki örneği var)  İnsanların o lekelere baktıklarında gördükleri aslında iç dünyalarının dışa vuruşu sayılır. Bu konuda ayrıntıları İnternette bulabilirsiniz. Bizi şu an ilgilendiren baktıklarımızın aynı olsa da “gördüklerimizin” aynı olmadığıdır. İnsanlar inançlarına, duygularına ve algılarına göre farklı şeyler görür. Bize öğretilenler de özellikle etkilidir bu alanda. Milli ve milliyetçi görüş de, bu anlamda, “çevremize belli bir biçimde bakmaktır”.

Nedir bu “belli algılama/görme” biçimi? Milli ve milliyetçi dünya görüşüne inanmış olanlar insanlara baktıklarında yukarıda sıraladığım insan gruplarını değil, en başta milli bir grubun bireylerini görürler. Örneğin, Fransa’da sokakta gördükleri bir kimseye baktıklarında bir solcu/sağcı/dindar/dinsiz yada bir baba/emekli/memur görmezler, en başta bir “Fransız” görürler. Ve o insanda aynı zamanda bir milli özelik “görürler”. O “Fransızın”, ne “anlama” geldiği milli tarih çerçevesinde bize zaten önceden öğretilmiştir. Yani sokakta gördüğümüz bir bireyi önce bir etnik/milli algı çerçevesinde (Fransız, Rus, Ermeni), sonra da onu, bize öğretilen “milli karakter” temelinde “görürüz”.

Farklı milletlere bağlı bireylerin olayları bütünüyle farklı biçimde değerlendirmelerinin nedeni budur. Önceki yazılarımda Fransız devriminin farklı ülkelerde bütünüyle farklı değerlendirildiğini göstermiştim.  Nedeni milli milliyetçi algıdır.

Bu algının sonuçları çok yanlıdır. Artık pek çok olayı, gelişmeyi ve kimseleri “milli” ve “milliyetçi” bir temelde görürüz. Şimdiki halimiz ve geleceğimiz de milli bir olay olarak yaşanır. Yurttaşlar milli davaların araçları olurlar, gelecek derken “milletin geçeceği” anlaşılır, komşuya bakarken milli davaya (sözde) etkisiyle değerlendirilir. Bireyler ve sonsuz kimlikler gittikçe soluklaşır, hatta silinir “millet” diye soyut bir kavram varlık nedenine dönüşür. “Beka sorunu” lafını hatırlatırım!

Farkında bile olmadan somut dünya, ideolojik soyut ve hayali bir dünyaya dönüşür. Her şey bu kavrama “armağan edilir”. İnsanın hayatı bile ikincil olabilir. Milliyetçiliğe “laik din” diyen araştırmacılar var.

Oysa insanlar milliyetçi algının dışında farklı şeyler de görebilir. Örneğin, Marksist bir insan sokakta gördüğü bir insanı, bilincinden bile olmadan, onu işçi ve işveren olarak “görebilir”; yani bu örnekte algı dünyası sınıfsaldır, milli değildir.

Dindar bir insan, bireyleri inancının  temelinde “görür” ve değerlendirir. İnsanları Müslüman, Hıristiyan, Yahudi olarak görür – en başta. Ama dindar bir kimse farklı bir sınıflandırma da yapabilir, insanları dindar/dindar olmayan diye iki gruba ayırabilir.

Zamanımızda bu “grupların” dışında başka sınıflandırmalar da olabilir. Bir insana baktığımızda, iç dünyamıza, duygularımıza, kaygı ve beklentilerimize göre, o kişide başka özellikler arayabiliriz. Demokrat veya baskıcı bir rejim yanlısı olup olmadığını düşünebiliriz, onun etnik yanını veya dini inancını aklımıza pek getirmeden.

Demek istediğim, milli ve milliyetçi algının (ikisinin farkını ilerde ele almak istiyorum) insanın düşüncesini ve davranışlarını sınırlayan bir görüş olduğudur. Milliyetçilik tarihi bir gerçekliktir, ama tarihi olduğu için de değişimlere açıktır. Millilik konjonktüreldir, yani bir döneme özgü bir inançtır. Farklı görüşlerin varlığı, yani farklı dünya görüşleri şu an anti-milliyetçi tezler olarak gündemdedir. Bu alandaki çatışmalar anlaşılmadan, alternatif dünya görüşleri bilinmeden, insanlar ne bilinçli davranışlara yönelebilirler ne de huzura kavuşabilirler.

Özellikle küreselleşme ile farklılık sergileyen insan gruplarının daha da iç içe yaşamaya başladığı dünyamızda bu milli/milliyetçi dünya görüşünün etkilerinin anlaşılması hayati bir önem taşır.

Kaynak: Kronos
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Türkiye’nin 68’i yayımlandı: ‘Denizlere Çıkan Sokaklar’

Next Post

İbrahim Kalın, Almanya, İsveç, Finlandiya, Birleşik Krallık ve ABD’li diplomatlarla telefonda görüştü

Related Posts

Bağımlılığın ‘sessiz çığlığına’ kulak vermek
Görüş & Analiz

Bağımlılığın ‘sessiz çığlığına’ kulak vermek

5 Mayıs 2026
Schalke 04 küllerinden yeniden doğdu
Görüş & Analiz

Schalke 04 küllerinden yeniden doğdu

4 Mayıs 2026
Fıkhın yeniden yorumu; ailenin geçimi kimin sorumluluğu?
Görüş & Analiz

Fıkhın yeniden yorumu; ailenin geçimi kimin sorumluluğu?

4 Mayıs 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

Erdoğan zorda; Saadet’in adayı Abdullah Gül mü?

3 Mayıs 2026
Reformdan otoriteye: Infantino’nun 10 yıllık dönüşümü
Görüş & Analiz

Reformdan otoriteye: Infantino’nun 10 yıllık dönüşümü

2 Mayıs 2026
Futbolda yeni dönem: Lig maçları sınırları aşabilir mi?
Görüş & Analiz

Futbolda yeni dönem: Lig maçları sınırları aşabilir mi?

1 Mayıs 2026
Next Post
İbrahim Kalın, Almanya, İsveç, Finlandiya, Birleşik Krallık ve ABD'li diplomatlarla telefonda görüştü

İbrahim Kalın, Almanya, İsveç, Finlandiya, Birleşik Krallık ve ABD'li diplomatlarla telefonda görüştü

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter