• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Telle kazımaya ve çiziklere son: Yanmış çelik tencereleri sıfırlamanın püf noktaları… – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Telle kazımaya ve çiziklere son: Yanmış çelik tencereleri sıfırlamanın püf noktaları… – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Yapılacak 10 dakikalık yavaş koşu beyinde olumlu etki yaratıyor! Dikkati artırıyor

    Yapılacak 10 dakikalık yavaş koşu beyinde olumlu etki yaratıyor! Dikkati artırıyor

    Devlet Tiyatroları’nın günlük ücretli sanatçıları, kadro istiyor

    Samsun Devlet Opera ve Balesi, ‘Kürk Mantolu Madonna’ eserini sahneleyecek

    Tr724 Haber Merkezi

    Madrid’de konut krizi protestosu; göstericiler şehrin merkezinde çadırlar kurdu

    Claude’un keşfettiği açıklanan enzim sistemin arkasındaki gerçek! Enzimi yıllardır çalışan biyolog açıkladı

    Claude’un keşfettiği açıklanan enzim sistemin arkasındaki gerçek! Enzimi yıllardır çalışan biyolog açıkladı

    Tr724 Haber Merkezi

    2026 Vaclav Havel insan hakları ödülünün sahibi İranlı avukat Nesrin Sutude

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Erkekler kadın katliamlarına karşı yürüyecek

    Erkekler kadın katliamlarına karşı yürüyecek

    Ceylan Önkol, katledilişinin 17’nci yılında mezarı başında anıldı

    Ceylan Önkol, katledilişinin 17’nci yılında mezarı başında anıldı

    Evin Cezaevi’nde tutulan Kanser hastası tutsak tedavi edilmiyor

    Evin Cezaevi’nde tutulan Kanser hastası tutsak tedavi edilmiyor

    Geçen hafta ertelenmişti: Üçüncü kafile Serêkaniyê’ye dönecek

    Geçen hafta ertelenmişti: Üçüncü kafile Serêkaniyê’ye dönecek

    30 yıllık iki hasta tutsağın tahliyesi engellendi

    30 yıllık iki hasta tutsağın tahliyesi engellendi

    Eskişehir-Ankara yolunda TIR ile otomobil çarpıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

    Eskişehir-Ankara yolunda TIR ile otomobil çarpıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Fakir, çalmasını iyi beceremediği için fakirdir!

    Fakir, çalmasını iyi beceremediği için fakirdir!

    Kuyruğunu yiyen yılan ve fon skandalı

    Kuyruğunu yiyen yılan ve fon skandalı

    Adı ‘Hizmet Hareketi’ olan bir topluluk hatıralarla yaşayamaz!

    Adı ‘Hizmet Hareketi’ olan bir topluluk hatıralarla yaşayamaz!

    Kur’an’da Allah’ın mâlikiyeti ve hâkimiyeti

    Kur’an’da Allah’ın mâlikiyeti ve hâkimiyeti

    Trump’ın “Superintelligence” çıkışı ne anlama geliyor?

    Trump’ın “Superintelligence” çıkışı ne anlama geliyor?

    Babama mektup…

    Babama mektup…

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Telle kazımaya ve çiziklere son: Yanmış çelik tencereleri sıfırlamanın püf noktaları… – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Telle kazımaya ve çiziklere son: Yanmış çelik tencereleri sıfırlamanın püf noktaları… – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Yapılacak 10 dakikalık yavaş koşu beyinde olumlu etki yaratıyor! Dikkati artırıyor

    Yapılacak 10 dakikalık yavaş koşu beyinde olumlu etki yaratıyor! Dikkati artırıyor

    Devlet Tiyatroları’nın günlük ücretli sanatçıları, kadro istiyor

    Samsun Devlet Opera ve Balesi, ‘Kürk Mantolu Madonna’ eserini sahneleyecek

    Tr724 Haber Merkezi

    Madrid’de konut krizi protestosu; göstericiler şehrin merkezinde çadırlar kurdu

    Claude’un keşfettiği açıklanan enzim sistemin arkasındaki gerçek! Enzimi yıllardır çalışan biyolog açıkladı

    Claude’un keşfettiği açıklanan enzim sistemin arkasındaki gerçek! Enzimi yıllardır çalışan biyolog açıkladı

    Tr724 Haber Merkezi

    2026 Vaclav Havel insan hakları ödülünün sahibi İranlı avukat Nesrin Sutude

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Erkekler kadın katliamlarına karşı yürüyecek

    Erkekler kadın katliamlarına karşı yürüyecek

    Ceylan Önkol, katledilişinin 17’nci yılında mezarı başında anıldı

    Ceylan Önkol, katledilişinin 17’nci yılında mezarı başında anıldı

    Evin Cezaevi’nde tutulan Kanser hastası tutsak tedavi edilmiyor

    Evin Cezaevi’nde tutulan Kanser hastası tutsak tedavi edilmiyor

    Geçen hafta ertelenmişti: Üçüncü kafile Serêkaniyê’ye dönecek

    Geçen hafta ertelenmişti: Üçüncü kafile Serêkaniyê’ye dönecek

    30 yıllık iki hasta tutsağın tahliyesi engellendi

    30 yıllık iki hasta tutsağın tahliyesi engellendi

    Eskişehir-Ankara yolunda TIR ile otomobil çarpıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

    Eskişehir-Ankara yolunda TIR ile otomobil çarpıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Fakir, çalmasını iyi beceremediği için fakirdir!

    Fakir, çalmasını iyi beceremediği için fakirdir!

    Kuyruğunu yiyen yılan ve fon skandalı

    Kuyruğunu yiyen yılan ve fon skandalı

    Adı ‘Hizmet Hareketi’ olan bir topluluk hatıralarla yaşayamaz!

    Adı ‘Hizmet Hareketi’ olan bir topluluk hatıralarla yaşayamaz!

    Kur’an’da Allah’ın mâlikiyeti ve hâkimiyeti

    Kur’an’da Allah’ın mâlikiyeti ve hâkimiyeti

    Trump’ın “Superintelligence” çıkışı ne anlama geliyor?

    Trump’ın “Superintelligence” çıkışı ne anlama geliyor?

    Babama mektup…

    Babama mektup…

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Yıllardır hor görülen Çiçek Çocukları’na çiçeklerini geri verin

SG by SG
13 Aralık 2021
in Görüş & Analiz
0
Yıllardır hor görülen Çiçek Çocukları'na çiçeklerini geri verin



Dönem romanları çalışmasına Mahir Öztaş’ın Koparıldığımız Topraklar (YKY, 2009) romanıyla devam ediyorum. Romanı 3. kez okuyorum ve epeyce not çıkarttım ama henüz yazmadım. 

Koparıldığımız Topraklar’ın, dönem romanlarından oldukça farklı bir yanı var. Diğer hepsi Türkiye’nin iç gelişmeleriyle başlayıp sürerken, bu roman, beklenmedik bir şekilde, 1968 hareketinin seyrine Avrupa’dan katılıp Türkiye’deki öğrenci hareketleriyle devam ediyor. Romanın anlatıcısı (ve baş kahramanı), o yıllarda, Avrupa’da Hippy gezgini gençlere katılan Türkiye kökenli bir gezgindir. Londra’daki anarşist işgal evlerinde yaşar, Pirenelerin eteklerindeki üzüm bağlarında diğer gezgin gençlerle üzüm toplama işçiliği yapar, bağlarda çalışarak kazandığı kısıtlı parayla, yine Hippy gençlerle birlikte, yere serilen uyku tulumlarında sevişilen Magic Bus adlı külüstür minibüslerle Hindistan’a ve Uzak Doğu’ya seyahat eder ve sonunda, 1970’lerde Türkiye’ye dönüp öğrenci hareketlerine katılır. Bu yazdıklarım elbette özetin özeti ve ayrıntıları yazacağım inceleme yazısında ele alacağım ama bu kadarı, romanın izlediği döngü ve evrensel çerçeve hakkında bir fikir veriyor sanırım. 

Hippy (Çiçek Çocukları) akımı, özellikle Türkiye’de ve daha da acısı Türkiye’nin 1968 hareketi içinde en yanlış bilinen ve dışlanan bir akımdır. Oysa Hippy akımı, bana kalırsa, 68 dünya devrimci hareketinin ana damarlarından biri, hatta sistem dışılığıyla en devrimci olanıdır. 

Dünya 68 hareketinin üç ana damarı vardır: Vietnam savaşı aleyhtarı gençlik hareketi; köhnemiş öğretimi protesto eden öğrenci hareketleri ve kapitalist düzenin tüm kurumlarına, özellikle de cinsiyetçiliğine (II. Dalga Feminizmi de hatırlayalım burada) hayat tarzıyla itiraz eden Hippyliktir. Bu damarların içinde en radikal olanı Hippyliktir, çünkü bu akım, burjuva kurumlarını olduğu gibi, burjuva hayat tarzını da kökten reddetmiş ve bu akıma katılan gençler, bir bakıma, ışığa koşan kelebekler gibi kendilerini yakma pahasına sistemin tamamen dışına atılmaya cesaret etmişlerdir. 

Demin de dediğim gibi, Türkiye 68 gençlik hareketi, bence kültürel nedenlerle bu akımı küçümsedi, bırakın sırt çevirmeyi, kaale bile almadı. Hatta, kendi aralarındaki tartışmalarda “hippy”lik bir suçlama olarak bile kullanıldı. Çünkü Türkiye 68 hareketi esasen “milli kurtuluş” ideolojisine, dolayısıyla bu ideolojinin tarihi önderlerine (Atatürk) bağlıydı, milliyetçiydi, kültürel konularda, özellikle cinsellik konusunda sağcılar kadar tutucuydu. 

1995 yılının Ocak ayında, Mehmet Ali Birand’ın 32. Gün programındaki, Doğu Perinçek, Bülent Uluer ve Ertuğrul Kürtçü arasında geçen, yıllardır tekrar tekrar izlenen (bu arada komedinin sınırlarını iyice genişletmek için “Yuki” sesli versiyonları da üretilen) şu çok ünlü ve bol küfürlü “tartışma”yı yeniden izlersek orada, Türkiye’deki “68’lilerin” “Hippy”lik konusunda ne kadar yanlış bir saplantı içinde olduklarını görürüz. Doğu Perinçek, Ertuğrul Kürkçü’yü aklı sıra zor duruma düşürmek amacıyla, sırf bir dönem uzun saçlı olduğu için, “sen Hippydin o zamanlar” suçlamasını ileri sürüyor. Bülent Uluer ise “sen Hippy bile olamadın” derken, yanılmıyorsam Kürkçü de “18 yaşında Hippy, 48 yaşında zımba gibi devrimci” gibi bir laf ediyor. Tabii ki, D. Perinçek’in sözleri, 68 gençliğinin o zamanlar (ve halen) Hippyliğe nasıl baktığını ortaya koyuyor ama, otuz yıla yakın zaman geçtikten sonra bile (1995’te) Uluer’in “sen hippy bile olamadın” demesi, bu konudaki görüşlerinin Perinçek’inkinden esasında pek de farklı olmadığını ortaya koyuyor. Oysa D. Perinçek’e verilmesi gereken cevap, “hippy değildik, keşke olabilseydik. Hippylik, o dönemin en devrimci akımlarından biriydi” olmalıydı. Tabii ki, bu tür ideolojik sorunlarda beklentiler hiçbir zaman karşılanmaz. Daha doğrusu, ideoloji her zaman hayatın gerisinden gelir. 

Bir başka örnek daha vermek istiyorum. Bu da benim Yarılma kitabımdaki bir anlatı. Ege’deki tütün mitinglerinden dönüşte biz Dev-Genç’liler İzmir’e uğruyoruz. “Devrimci gruba” destek vermek üzere özel bir üniversiteye gidiyoruz topluca. “Mini etekli, son derece şık giyimli burjuva kızlarını görünce hepimizin gözleri dışarı fırladı. Çamurlu ayakkabılarımızla, uzamış sakallarımızla ve hırpani parkalarımızla yumuşak halıların üzerinde yürürken tam bir barbarlar ordusuna benziyorduk. Kızlara hava atmak için bu ‘barbar’ görünümümüzü daha da abarttığımız kesindi.” (s. 337). Sonra seçimlerin yapıldığı konferans salonuna gidiyoruz. Ve tam bir şok: “Meğer bu grup, ‘savaşma seviş’ sloganını temel alan, ‘seksüel devrim’i savunan gençlerden oluşuyormuş. Onlara, şöyle epeyce yukarılardan, ters ters baktıktan sonra, aynı barbar görünümümüzle çıkıp gittik özel üniversiteden.” (s. 338)

Bu özel üniversitenin zengin ailelerden gelen öğrencilerinin hippy olmadıkları muhakkak ama “savaşma seviş” sloganını benimsemeleriyle bu akımdan etkilendikleri ve sırf bu tutumlarıyla bile, o sırada “cinsel perhizciliği” neredeyse doğaçlamadan benimsemiş bizim gibi Dev-Genç’lilere göre daha ileri bir noktada oldukları bir gerçek. Onlara karşı kibrimizin altında aslında cinsel bir aşağılık duygusunun yattığını tespit edelim bir kere. Ben bile, yirmi yıl önce (2000’de) bu satırları yazarken, bizim halimizi alaya almakla birlikte, özel üniversiteli gençlerin hakkını gereğince vermediğimi tespit ediyorum bugün. Tutucu önyargılar kolay kolay silinmez, belki bütün ömür boyu sürer gider. 

Hippyliği elimizin tersiyle bir kenara itmemizin yukarda saydığım nedenlerinin yanı sıra, bu akımın barışçılığı da biz o zamanki devrimci gençlerin hoşuna gitmezdi. Oysa Hippylerin barışçılığı da onların üstün yanıydı. Aslında “savaşma seviş” sloganı, bugün de geçerli olan esaslı bir anti-savaş yönelimin ifadesidir. 

Dahası, 1980’lerde ortaya çıkan ve tüm Avrupa’yı saran Punk akımı da hippy soy zincirinden gelen çok önemli bir harekettir. “No future”, “No Work”  sloganlarıyla sistemin “geleceğe koş” ve “çalış” çanına ot tıkayan Punk akımı, belki de hippy deneyiminden ders çıkararak, toplumsal mücadelede “barışçılığı” bir kenara bırakmıştır. Hem punkları, hem de onların günümüzdeki bir yansıması olarak kabul edilebilecek “nachdemo”cuları Londra ve Zürih’teki gösterilerde bizzat gözleme olanağını buldum. 1990’da, Trafalgar Meydanı’ndaki meşhur Polltax Riot’unda, sol örgütler militanlarını polisle çatışmaktan uzak tutmaya çalışırken, yırtık naylon çoraplarını jartiyerle tutturmuş, üzerlerinde kombinezonla gezen Punk kızların ellerinde sopalarla polise nasıl giriştikleri gerçekten görülecek şeydi. Hippy geleneğini yırtık pırtık giysileriyle sürdüren nachdemocuların da, ağır gösteri yasalarına rağmen (örneğin poliste “yıkıcılık” kaydı bulunanlar kolay kolay iş bulamaz) Zürih’te kendilerini sakınmaksızın polisle nasıl çatıştıkları da öyle. 

Hiç unutmam, Türkiye’nin ilk anarşist dergisi olan Kara 1986 yılında çıktığında, 1970’lerin mücadelesinde yenilmiş ve içeri düşmüş solcu gençlere karşı yapılan neo-liberal aşağılamalara karşı çıkmış ve “yenilen asilere çiçek verin” diye yazmıştı. 

Bugün de solun tamamına, “yıllardır hor görülen çiçek çocuklarına çiçeklerini geri verin” desek çok şey mi istemiş oluruz?

 


Gün Zileli

www.gunzileli.net

[email protected]

Kaynak: Artı Gerçek
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Finansbank’tan müşterilerine “dolar ve altın almayın” mesajı

Next Post

Ankara Barosu’ndan gözaltındaki öğrenciler için açıklama

Related Posts

Fakir, çalmasını iyi beceremediği için fakirdir!
Görüş & Analiz

Fakir, çalmasını iyi beceremediği için fakirdir!

28 Eylül 2026
Kuyruğunu yiyen yılan ve fon skandalı
Görüş & Analiz

Kuyruğunu yiyen yılan ve fon skandalı

27 Eylül 2026
Adı ‘Hizmet Hareketi’ olan bir topluluk hatıralarla yaşayamaz!
Görüş & Analiz

Adı ‘Hizmet Hareketi’ olan bir topluluk hatıralarla yaşayamaz!

26 Eylül 2026
Kur’an’da Allah’ın mâlikiyeti ve hâkimiyeti
Görüş & Analiz

Kur’an’da Allah’ın mâlikiyeti ve hâkimiyeti

24 Eylül 2026
Trump’ın “Superintelligence” çıkışı ne anlama geliyor?
Görüş & Analiz

Trump’ın “Superintelligence” çıkışı ne anlama geliyor?

24 Eylül 2026
Babama mektup…
Görüş & Analiz

Babama mektup…

24 Eylül 2026
Next Post
Ankara Barosu’ndan gözaltındaki öğrenciler için açıklama

Ankara Barosu’ndan gözaltındaki öğrenciler için açıklama

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter