• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Altın şahlandı: Trump’ın dolar çıkışının ardından piyasalar tepetaklak

    Altın şahlandı: Trump’ın dolar çıkışının ardından piyasalar tepetaklak

    Somali asıllı Temsilciler Meclisi üyesi Ilhan Omar’a Minneapolis’te saldırı

    Somali asıllı Temsilciler Meclisi üyesi Ilhan Omar’a Minneapolis’te saldırı

    TR724 HABER

    İhale Cengiz Holding’e verilmişti; yeni Trabzon Havalimanı’nın maliyeti 3 yılda 16 kat arttı!

    TR724 HABER

    Çatlak büyüyor; TCDD’nin Hazine borcu 6 milyar TL’ye dayandı!

    Fed Kararı Öncesi Yine Zirveyi Gördü: Altında Rekor Serisi

    Fed Kararı Öncesi Yine Zirveyi Gördü: Altında Rekor Serisi

    Moskova'da Kritik Zirve, Putin ve Şara Görüşecek

    Moskova’da Kritik Zirve, Putin ve Şara Görüşecek

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    DEM Parti MYK toplanıyor: Gündem Rojava

    DEM Parti MYK toplanıyor: Gündem Rojava

    Rojava’da çocuk ve kadınlara yönelik saldırılara dair BM’ye başvurulacak

    Rojava’da çocuk ve kadınlara yönelik saldırılara dair BM’ye başvurulacak

    Rojava direnişi için yeni şarkı: ‘Biparêze’

    Rojava direnişi için yeni şarkı: ‘Biparêze’

    Tuncer Bakırhan: Süreçte bir kırılma ve güven krizi var

    Tuncer Bakırhan: Süreçte bir kırılma ve güven krizi var

    Kobanê’ye saldırı: İnsani bir krizden siyasal bir kuşatmaya

    Kobanê’ye saldırı: İnsani bir krizden siyasal bir kuşatmaya

    QSD’nin stratejik kararı, devrimin ebedileşen rüzgârı

    QSD’nin stratejik kararı, devrimin ebedileşen rüzgârı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Dijital mülkiyet çağında altın ve gümüş ETF’leri

    Dijital mülkiyet çağında altın ve gümüş ETF’leri

    Şiir ile kimlik arasında: İsmet Özel’de anlamın geciktirilmesi

    Şiir ile kimlik arasında: İsmet Özel’de anlamın geciktirilmesi

    Necip F. Bahadır

    Büyük adam afatı!

    Hayalet uzuv: Adalet

    Hayalet uzuv: Adalet

    Görünmez kaza: Hafıza hapishanesinde adalet izi sürmek

    Görünmez kaza: Hafıza hapishanesinde adalet izi sürmek

    İspanya futbolunun “dedesi”: Real Club Recreativo de Huelva

    İspanya futbolunun “dedesi”: Real Club Recreativo de Huelva

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Altın şahlandı: Trump’ın dolar çıkışının ardından piyasalar tepetaklak

    Altın şahlandı: Trump’ın dolar çıkışının ardından piyasalar tepetaklak

    Somali asıllı Temsilciler Meclisi üyesi Ilhan Omar’a Minneapolis’te saldırı

    Somali asıllı Temsilciler Meclisi üyesi Ilhan Omar’a Minneapolis’te saldırı

    TR724 HABER

    İhale Cengiz Holding’e verilmişti; yeni Trabzon Havalimanı’nın maliyeti 3 yılda 16 kat arttı!

    TR724 HABER

    Çatlak büyüyor; TCDD’nin Hazine borcu 6 milyar TL’ye dayandı!

    Fed Kararı Öncesi Yine Zirveyi Gördü: Altında Rekor Serisi

    Fed Kararı Öncesi Yine Zirveyi Gördü: Altında Rekor Serisi

    Moskova'da Kritik Zirve, Putin ve Şara Görüşecek

    Moskova’da Kritik Zirve, Putin ve Şara Görüşecek

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    DEM Parti MYK toplanıyor: Gündem Rojava

    DEM Parti MYK toplanıyor: Gündem Rojava

    Rojava’da çocuk ve kadınlara yönelik saldırılara dair BM’ye başvurulacak

    Rojava’da çocuk ve kadınlara yönelik saldırılara dair BM’ye başvurulacak

    Rojava direnişi için yeni şarkı: ‘Biparêze’

    Rojava direnişi için yeni şarkı: ‘Biparêze’

    Tuncer Bakırhan: Süreçte bir kırılma ve güven krizi var

    Tuncer Bakırhan: Süreçte bir kırılma ve güven krizi var

    Kobanê’ye saldırı: İnsani bir krizden siyasal bir kuşatmaya

    Kobanê’ye saldırı: İnsani bir krizden siyasal bir kuşatmaya

    QSD’nin stratejik kararı, devrimin ebedileşen rüzgârı

    QSD’nin stratejik kararı, devrimin ebedileşen rüzgârı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Dijital mülkiyet çağında altın ve gümüş ETF’leri

    Dijital mülkiyet çağında altın ve gümüş ETF’leri

    Şiir ile kimlik arasında: İsmet Özel’de anlamın geciktirilmesi

    Şiir ile kimlik arasında: İsmet Özel’de anlamın geciktirilmesi

    Necip F. Bahadır

    Büyük adam afatı!

    Hayalet uzuv: Adalet

    Hayalet uzuv: Adalet

    Görünmez kaza: Hafıza hapishanesinde adalet izi sürmek

    Görünmez kaza: Hafıza hapishanesinde adalet izi sürmek

    İspanya futbolunun “dedesi”: Real Club Recreativo de Huelva

    İspanya futbolunun “dedesi”: Real Club Recreativo de Huelva

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Avrupa Birliği’nin Türkiye algısı

SG by SG
30 Ocak 2021
in Görüş & Analiz
0
Avrupa Birliği’nin Türkiye algısı

YORUM | PROF. MEHMET EFE ÇAMAN

Son yıllarda Türkiye bakımından çarpıcı jeopolitik bir değişim yaşandı. Türkiye, 1960’ların ortalarından itibaren katılmak için çabaladığı ve dış politik birincil hedef olarak gördüğü Avrupa bütünleşmesi projesinden tümüyle uzaklaştı. Daha önce, 1980 darbesinden sonra o dönemki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan bütünleşme ile ilişkileri donma noktasına gelmişti. Fakat darbe döneminde bile, Türkiye’de yaşanan demokrasi ve insan hakları sorunlarına Avrupa’dan gelen tepkiler, Türkiye’ye “bir Avrupa ülkesi” olarak verilmişti. Yani, Ankara, bir Avrupalı ülke olarak, Avrupa değerleri ile sertçe eleştiriliyordu. Bugün bazıları Türkiye’ye Avrupa Birliği’nin (AB) neden eskisi gibi kararlı yaptırımlar uygulamadığına şaşırıyor. Avrupa’yı “değerlerine ihanet etmekle” suçlayanlar çıkıyor. Oysa esas mesele, AB’nin Türkiye algısındaki değişimdir. AB artık Türkiye’yi bir Avrupalı aktör olarak algılamıyor.

AB’nin Türkiye algısının değişmesinin nedeni, Türkiye’dir. 1960-2010 döneminde yarım yüzyıl boyunca Türkiye, eksiklerine karşın bir Avrupalı aktör olarak algılanıyordu. Türkiye’ye üyelik macerasında getirilen eleştiriler, Avrupa demokrasi ve insan hakları ölçütlerine uymamasıydı. İlkesel olarak Türkiye yönetimleri de ana yönelim olarak her zaman AB’nin bir parçası olmak istediler. Avrupa Bütünleşmesi konusunda kararsızlıkların yaşandığı dönemler olduğunda da, Türkiye’nin Avrupalı kimliği sorgulanmadı. Türkiye’de çocuklara Türkiye’nin Avrupalı olduğu öğretildi. Türkiye’de AB’ye katılımı destekleyenlerin oranı hep çok yükseklerdeydi. Sadece AB değil, Avrupa Konseyi ve onun İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), NATO üyeliği, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı gibi kurumsallaşmalar da, Türkiye’nin önemli kimlikleri olageldi. Tüm bunlar özellikle 2010’lu yıllardan itibaren ciddi kırılmalara ve algı değişikliklerine sahne oldu.

AKP ve Erdoğan 2002-2010 dönemleri arasında AB üyeliği politikasını önceledi. Hatta Cumhuriyet hükümetleri arasında bu uğurda en köklü reformları yapan ve en kararlı politikaları güden parti AKP oldu. Bu dönemde liberaller, Kürtler ve merkez sol ve sağ kesimin önemli bir bölümü, AB üyeliği yönelimini devam ettirmek için AKP’yi destekledi. Türkiye demokrasisinin standartlarının AB Kopenhag Kriterleri düzeyine çıkartılması için, AKP’nin İslamcı ve Milli Görüş’çü bazı alışkanlıkları, söylemleri ve politikaları görmezden gelindi. AKP de, İslamcı ve muhafazakâr Türkiyelilerin AB değerleriyle tanışmasına ve bu değerleri desteklemesine yardımcı oldu.

Bu dönemde Türkiye’nin AB yönelimine karşı çekimser veya olumsuz tepki veren güçler de oldu. Mesela CHP, AB reformları için sürekli “verilen tavizler” terimini kullandı. MHP ise AB reformlarında yapılan reformlardan, özellikle de Kürt açılımlarından ve Barış Süreci’nden dolayı çok ciddi bir rahatsızlık içerisindeydi. Derin devlet, Milli Güvenlik Kurulu’ndaki (MGK) asker ağırlığının azaltılmasından dolayı ciddi bir biçimde reformlara karşı ayak sürtüyordu. 28 Şubatçılardan itibaren AB’nin Türkiye’nin ulusal bütünlüğünün altını oyduğu algısı, derin devlet tarafından savunuluyordu. Genel anlamıyla laik ve Kemalist kesim, İslamcıların – özellikle de Gülen Cemaati’nin – AB sürecine destek olmalarına karşı, “bunlar ABD’nin ılımlı İslam projesinin parçaları” diyordu. Özünde Batıcı-modernleşmeci olan bu kesimlerin Türkiye’nin AB’ye katılımına bu denli karşı çıkmalarının başlıca nedeni, 1923’ten itibaren devletin DNA’sına yerleştirilmiş olan askeri vesayet sisteminin AB sürecinde çok asgari seviyelere dek geriletilmesiydi.

Bugün Erdoğan ve AKP’ye destek olan ya da onunla işbirliği yapan kesimlerin bu AB karşıtı kesimler olması düşündürücü değil midir? Bunun nedenleri üzerinde durmadan, ne Erdoğan ve AKP’nin bugünkü işbirliklerini, ne de AB’nin Türkiye algısındaki değişimi okuyabiliriz.

17 Aralık 2013 tarihi, bu konuda yine bir milat olarak karşımıza çıkıyor. Erdoğan ve çevresi, yolsuzluk soruşturmalarından kurtulabilmek için yargıyı ve polisiye-adli süreci akamete uğratmak ve kontrol etmek zorundaydılar. Bunu yapabilmek için yeni ortaklar bulmalıydılar. Erdoğan 17 Aralık 2013 soruşturmaları için “paralel devletin sivil darbe girişimi” diyerek, Gülen Cemaati’nin bu soruşturmaların arkasındaki güç olduğunu, onların arkasında ise Batılı güçlerin bulunduğunu ileri sürdü. İşlemekte olan adli ve polisiye süreçleri durdurdu. Açıkça yürütme erkinin yargı erkine müdahalesine tanık olduk. Erdoğan ve AKP, yürütme gücü olarak, anayasal yetkilerini aşarak, görevlerini yapmakta olan polisleri, savcıları ve yargıçları görevlerinden yasadışı bir şekilde aldı. Bu süreçte, kendisine mutlaka bazı güçlü müttefikler bulmak zorundaydı. Ne oldu da, MHP gibi ve CHP gibi, 17 Aralık soruşturmalarının üzerine gidilmesini savunan partiler, tavır değiştirerek Erdoğan’ın “sivil darbe girişimi” ve “paralel devlet” söylemlerine yaklaştılar? Nasıl oldu da yavaşça, hissettirmeden, kararlı pozisyonlarından vazgeçtiler?

Erdoğan ve AKP bu dönemde AB süreci ile bağlantılı ne varsa, hepsini rafa kaldırdı. 17 Aralık’tan bir hafta sonra, tüm Ergenekoncuları serbest bıraktı. “Milli orduya kumpas” diyerek, derin devlete, MHP’ye ve ulusalcılara çiçek verdi. Kürtlerle yürütülmekte olan ve kendisinin başlattığı Çözüm Süreci’ni sudan sebeplerle, derin devlet kokan operasyonlar üzerinden sonlandırdı. Cizre’de ve Diyarbakır’da sivillerin yaşadığı yerleşim birimlerine ağır silahlarla saldırdı. Kürtlerle ilgili söylemlerini 1990’ların retçi politikalarıyla aynı seviyeye geriletti. Bu sayede MHP’nin, ulusalcıların ve özellikle de Derin Devlet’in gücünü ve desteğini arkasına aldı. Özellikle CHP, Gülen Cemaati’nin cadı avına maruz bırakılmasından çok memnundu. MHP ise, boşalan kadrolara kendi militanlarının getirileceğinden emindi. Derin Devlet, TSK üzerinde etkinliğini yeniden kazanmak derdindeydi.

Bu koşullarda 15 Temmuz 2016 askeri darbesine giden yol açıldı. Darbe girişimi sonunda, Erdoğan ve ortaklarına gereksinim duydukları bahane artık bulunmuş oluyordu. Böylece TSK’daki AB ve NATO yanlısı Batıcı Kemalistler ve diğer fraksiyonlar bir anda tasfiye edildi. Bu, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması gibi, çok derin etkileri olacak bir olaydır. Orduda yapılan operasyonlardan sonra, Avrasyacı, Rusya ve Çin yönelimlerini savunan, maceracı, post-Enver’ci kadrolar, kilit pozisyonlara getirildiler. TSK, Avrasyacılar ve Erdoğancılar arasında bölüşülürken, ikincisinin derinlikli etkisi sınırlıydı.

Türkiye 2013-2016 yılları arasında yaşanan bu dönemden sonra, dış politikasını ve güvenlik politikalarını tümüyle değiştirdi. ABD ve birçok Avrupalı müttefik ülke, düşman kategorisine alındı. Sahada Rusya etkisi had safhaya ulaştı. Rusya’dan S-400 füze sistemlerinin alınması gibi stratejik yönelim değişikliği emareleri meydana geldi. Türkiye, açıkça Suriye’de NATO ve ABD aleyhine politikalar takip ediyordu. Cihatçıları destekliyor, vekâlet savaşlarına girişiyor, Neo-Osmanlıcı bir tehlikeli oyun oynuyordu. Bu dönemde Suriye’den Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan 3,5 milyon Suriyeli, Ankara tarafından eldeki bir joker gibi kullanıldı ve AB üzerinde baskı oluşturuldu. Erdoğan sıklıkla AB’yi “sınırları açmakla” ve “Suriyelileri Avrupa’ya yollamakla” tehdit etti. Bu tehditleri özellikle Yunanistan ve Kıbrıs’la mevcut sorunlarda kullanmayı seçti. Almanya lideri Merkel’i Nazi olmakla suçladı, Fransa ve Hollanda ile gerilimler yaşadı. Diyanet üzerinden Avrupa’da kontrol ettiği camilerle Türkiye kökenli Müslümanları radikalize etti. Dahası, tüm bunları bir İslami okumayla, İslam-Hristiyan ayrımı üzerinden halkına anlattı. 15 Temmuz darbe girişiminde açıkça ABD’yi ve Almanya’yı suçladı. Darbenin arkasındaki esas gücün ABD olduğunu iç kamuoyuna pompaladı. Suriye’deki askeri işgal girişimlerini bir tür fetih ve İslam-Türklük söylemi ile kamuoyuna lanse etti. Biz ve onlar ayrımının altını çizdi. Avrupa’yı ötekileştirirken, Türklerin Müslüman ve doğulu olarak, Batılıların aksi olduğu algısını, çeşitli kamu diplomasisi yollarıyla topluma, özellikle de gençlere yaydı.

AB ve Batı dünyası, bu gelişmeleri kaygıyla izledi. Sembolik dili ve fiilleri tespit etti ve durum değerlendirmesi yaptı. Bu dönemde, Türkiye’de AB algısı, tarihinin en düşük seviyelerine geriledi. Tutuklanan Batılı gazeteciler ve onların “ajan” olarak kamuoyunda teşhir edilmesi, Aya Sofya’nın camileştirilmesi gibi sembolik mesajlarla, yeni kimlik algıları netçe ortaya kondu, içeride saflar sıklaştırıldı, Erdoğan bunları puana çevirmeyi bildi.

AB artık Türkiye’yi Avrupalı olarak algılamıyor, çünkü Türkiye kendisini Avrupalı olarak algılamıyor!

ShareTweet
Previous Post

Habertürk programını karıştıran Hilal Kaplan yayından alındı

Next Post

İstikbâlin sahâbisi

Related Posts

Dijital mülkiyet çağında altın ve gümüş ETF’leri
Görüş & Analiz

Dijital mülkiyet çağında altın ve gümüş ETF’leri

28 Ocak 2026
Şiir ile kimlik arasında: İsmet Özel’de anlamın geciktirilmesi
Görüş & Analiz

Şiir ile kimlik arasında: İsmet Özel’de anlamın geciktirilmesi

27 Ocak 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

Büyük adam afatı!

27 Ocak 2026
Hayalet uzuv: Adalet
Görüş & Analiz

Hayalet uzuv: Adalet

26 Ocak 2026
Görünmez kaza: Hafıza hapishanesinde adalet izi sürmek
Görüş & Analiz

Görünmez kaza: Hafıza hapishanesinde adalet izi sürmek

26 Ocak 2026
İspanya futbolunun “dedesi”: Real Club Recreativo de Huelva
Görüş & Analiz

İspanya futbolunun “dedesi”: Real Club Recreativo de Huelva

25 Ocak 2026
Next Post
İstikbâlin sahâbisi

İstikbâlin sahâbisi

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter