Kategori: Kültür – Sanat

Serbest Görüş kültürel etkinlikler, sanat dünyası ve yaratıcı çalışmalar hakkında en güncel haberler ve analizler içermektedir . Sitemiz, sanatçı röportajlarından sergi incelemelerine kadar geniş bir içerik yelpazesi sunar, kültürel trendler ve sanat dünyasındaki gelişmeleri takip etmenize yardımcı olur. Kültür ve sanatın zengin dünyasını keşfetmek için ideal bir kaynaktır.

  • ‘Musa Anter’in Tüm Eserleri’ özel boyutu ve baskısıyla raflardaki yerini aldı

    ‘Musa Anter’in Tüm Eserleri’ özel boyutu ve baskısıyla raflardaki yerini aldı


    DİYARBAKIR – Aram Yayınevi, 100’üncü doğum yılı dolayısıyla Musa Anter’in tüm eserlerini özel baskılı bir kitapta topladı. 1590 sayfalık “Musa Anter Tüm Eserleri” kitabı özel boyutu ve baskısıyla kitap raflarındaki yerini aldı. 

     

    Musa Anter’in 72 yıllık hayatı boyunca çeşitli dönemlerde kaleme aldığı eserlerinin tamamı titiz bir çalışmayla biraraya getirildi. Aram Yayınevi, 100’üncü doğum yılında ulu çınar, bilge Apê Mûsa’yı en iyi şekilde karşılamak için dostları, yoldaşları, ailesi ve arkadaşlarının tanıklığı ve kaleminden anlattığı “Apê Musa 100 Yaşında” kitabının ardından, “Toplu Eserleri” ile Musa Anter’i kendi kaleminden gelecek kuşaklarla buluşturuyor. Aram imzası taşıyan 1590 sayfalık “Musa Anter Tüm Eserleri” kitabı özel boyutu ve baskısıyla kitap raflarındaki yerini aldı. 

     

    Musa Anter’in “Birîna Reş”, “Kara Yara”, “Kimil”, “Fıkralar”, “Kimil Davası”, “Şarktan Manzaralar”, “Doğu’nun Kalkınması Türkiye’nin Kalkınması Demektir”, “Vakayîname”, “Hatıralarım 1-2”, “Ülke ve Gündem Yazıları”, “Çinara Min”, “Ferhenga Kurdî Tirkî – Kürtçe Türkçe Sözlük” eserlerinin toplandığı özel baskılı “Tüm Eserleri” kitabının editörlüğünü Ulaş Güldiken, İlhami Sidar ve Rêdûr Dîjle yaptı.  

     

    Okur kitabı eline aldığında Apê Musa’nın “Tüm Eserleri” külliyatında kuşakları etkileyen düşüncelerini, mücadelesini, tüm entelektüel ve insani özelliklerini bulacak. Her sayfada O’nun acılarına, hayallerine ve tecrübelerine yakından tanıklık edecek. Göz göze geleceği sadece 1590 sayfadan oluşan ‘kalın’ bir yapıt değil, masalsı gerçeğiyle, capcanlı hiyakeleriyle, yerel ve evrensel düşünceleriyle, konuşan eleştiren, yorumlayan, kökleri yaşadığı toprağın, görüşleri tarihin derinliklerine uzanan o bilge insanı Musa Anter’i bulacak. 

     

    Aram Yayınevi, kitabın girişinde Apê Musa için şu notu düşüyor: 

     

    “Her halk inancı gereği üstüne titrediği kutsal saydığı ağacını her türlü saldırıya, tehlikeye karşı korumayı öncelikli görev bilmiştir, düşmanları da ivedilikle bunları yok etmeyi… Her halkın gelenek, inanç ve düşünce dünyasında en sevgili, en iyi, en güzel, en erdemli, en güçlü insanlarına her zaman kutsal bildikleri ağaçların üstün niteliklerinin atfedilmesi bir tesadüf değil. Tıpkı o ağaçlar gibi onlar da güzelliğin sırrı, gücün kaynağı, hayatın derin anlamını temsil ederler. Halkı için Apê Musa da böyle bir varlık. Çünkü kendisi de halkının mücadele tarihinde, kültür ve düşünce dünyasında hep bir bilge, hep hiç ölmeyecek olan o ulu çınar. Yaşamıyla, mücadelesiyle, fikirleriyle, hatıralarıyla, sevinç ve acılarıyla, etkiledikleri ve öfkelendirdikleriyle, esirgedikleri ve savaştıklarıyla, hayalleri ve özlemleriyle, düşündürdükleri ve temsil ettikleriyle.”

     

    Sınırlı sayıda basılan “Musa Anter Tüm Eserleri” kitabını kaçırmayın. 

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.

  • Mardin’de 9 tarihi yapı UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girdi

    Mardin’de 9 tarihi yapı UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girdi


  • Romalılardan kalma kale hayvan barınağı yapıldı

    Romalılardan kalma kale hayvan barınağı yapıldı


    URFA – Viranşehir ilçesinde hayvan barınağı olarak kullanılan Romalılardan kalma Çimdin Kalesi, koruma kararına rağmen restore edilmediği için yıkılma tehlikesi altında. 

    Urfa’nın Viranşehir ilçesine bağlı Eski Kale (Qela Çemdîn) Mahallesi’nde Romalılar tarafından 2’nci yüz yılda inşa edilen Çimdin Kalesi (Qela Çemdîn) yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 

     

    Urfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 28 Şubat 2013 kararı ile kale ve çevresi 2’inci derece arkeolojik sit alanı olarak ilan idildi. Şu ana kadar kale ve çevresinde gözle görülen bir arkeolojik çalışma yapılmamış. Yine kalenin korunması, restore edilmesi için çalışma yapılmazken, kalenin korunma kararı kâğıt üzerinde bırakılmış. Kale şimdilerde definecilerin kazı merkezine dönerken, mahalleler tarafından hayvan barınağı olarak  kullanılıyor. 

     

    TARİHİN CAZİBE MERKEZİ

     

    Viranşehir ilçe merkezine 28 kilometre uzaklıkta bulunan Çemdin Kalesi, Bizanslılar, Araplar, Akkoyunlular tarafından da kullanılmış. Bölgeye hakim bir tepede inşa edilmesi, Ortadoğu’ya açılan İpek Yolu üzerinden bulunması itibariyle tarih içinde cazibe merkezine dönen kale her dönem farklı güçler tarafından istila edilmiş. Kalenin etrafında çok sayıda mağara, kaya mezarları ve su sarnıçlarının yanı sıra eski yerleşim yerleri mevcut. 

     

    Kimi anlatılarda kalenin 3 katlı olarak inşa edildiği belirtilse de şimdilerde içinin toprak ve molozla dolu olması nedeniyle böylesi bir yapıdan söz etmek mümkün değil. Geniş bir alanda inşa edilen kalenin etrafına 4 metre kalınlık 14 metre yüksekliğinde duvarlar yapılmış. Kale duvarının sadece iki cephesi ayakta kalırken, geri kalan cepheler ise bakımsızlıktan toprağa gömülmüş. Yine kalenin savunması için kayaların oyularak hendek ve mevzilerin açıldığı görülüyor. Gelinen aşamada savunma amaçlı kullanılan bu hendek şimdiler hayvan pisliği ve toprak ile dolmuş. Çevrede bulunan tarihi mağaralar ise, bölge halkı tarafından hayvan barınağı olarak kullanılıyor. 

     

    ‘KORUNMAMASI DEVLET POLİTİKASIDIR’

     

    Kaleye yakın bir yerde yaşayan İsmail Topkan, kalenin korunmamasının bir devlet politikası olduğunu söyledi.

    Arkeoloji mezunu ve tarihe büyük merakı olan Topkan, kalenin maruz kaldığı tahribat karşısında çaresiz olduğunu belirtti. Topkan, “Bu kale sadece bir kesime mal edilemez. Çünkü insanlığın ortak mirasıdır. Geldiğimiz noktada kaleye sahip çıkılmıyor. Defineciler tarafından yapılan kazılar ile kale ciddi anlamda zarar görmüş. Kalenin restore edilmesi gerekiyor. 2 – 3 kez girişimlerde bulunmuş ama bir sonuç alınmamış” dedi. 

     

    Çemdin Kalesi’nin yok olmaması için herkesin sorumluk alması gerektiğini söyleyen Topkan, sahiplenme çağrısında bulundu. 

     

    MA / Barış Polat