Kategori: Kültür – Sanat

Serbest Görüş kültürel etkinlikler, sanat dünyası ve yaratıcı çalışmalar hakkında en güncel haberler ve analizler içermektedir . Sitemiz, sanatçı röportajlarından sergi incelemelerine kadar geniş bir içerik yelpazesi sunar, kültürel trendler ve sanat dünyasındaki gelişmeleri takip etmenize yardımcı olur. Kültür ve sanatın zengin dünyasını keşfetmek için ideal bir kaynaktır.

  • Amed Kitap Fuarı’nda bir kitaba daha el konuldu

    Amed Kitap Fuarı’nda bir kitaba daha el konuldu


    AMED – Amed 8’nci Kitap Fuarı’nda “Efrin Direniş Günlüğü” kitabına el konuldu.  

    Amed 8’nci Kitap Fuarı’nda Aram Yayınevi’ne dönük polis tacizi ve baskısı sürüyor. Polisler, bugün de stanta satışı yapılan “Efrin Direniş Günlüğü” kitabına el koydu. Kitap, siyasetçi Hatip Dicle’nin 20 Ocak 2018-20 Ocak 2019 tarihleri arasında Kuzey ve Doğu Suriye kenti Efrîn’de yaşanan savaşı kronolojik bir şekilde anlatıyor. 

     

    Polisler, el koyma kararına savcılık kararını gerekçe göstererek, stantta arama da yaptı. 

     

    4 KİTABA EL KONULDU

     

    Polisler, fuarın açılışından bu yana Aram Yayınevi’nin 4 kitabına el koydu. 2 Aralık’ta Mahmut Aba’ya ait “Dildarê Serkeftinê” adlı kitaba el konuldu. Dün yapılan baskında Nelson Mandella’nın otobiyografisinin çevirisinin yapıldığı ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın önsözünün yer aldığı “Özgürlüğe giden uzun yol” kitabı ile Mehmet Hayri Durmuş’un mektuplarının derlendiği kitaba el konuldu.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kitap fuarındaki baskılara tepki: Faşizan uygulamaları reddediyoruz

    Kitap fuarındaki baskılara tepki: Faşizan uygulamaları reddediyoruz


    AMED – 8’incisi düzenlenen Amed Kitap Fuarı’nda kitapların toplatılması kararına tepki gösteren yayınevi sahibi ve yazarlar, faşizan uygulamalar karşısında düşünce özgürlüğünü savunacaklarını belirtti. 

     

    Amed’de 8’incisi düzenlenen TÜYAP Kitap Fuarı, Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde 6’ncı gününde devam ediyor. Fuarda 6 gün içerisinde 5 kitaba toplatma kararı verildi. Polisler tarafından Aram Yayınevi’nin Hatip Dicle’nin “Efrin Direniş Günlüğü”, Nelson Mandella’nın “Özgürlüğe Giden Uzun Yol”, Mahmut Aba’nın “Dildarê Serkeftinê” ve Mehmet Hayri Durmuş’un mektuplarının derlendiği kitaplara ve Pirtûkakurdî standında yer alan Mekiye Derya Deniz’in “Kadın olmak” kitabına el konuldu. Aram Yayınevi, el konulan kitaplardan boşalan bölüme “Hukuk dışı yollarla gasp edilen kitaplarımız” yazısı yerleştirerek tepki gösterdi. 

     

    Fuarda stand açan yayınevleri ve yazarlar polisin baskılarını “taciz” olarak değerlendirerek, dayanışma çağrısında bulundu. 

     

    ’12 EYLÜL’DE DE KİTAPLAR TOPLATILIYORDU’

     

    Dipnot Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Emir Ali Türkmen, 12 Eylül Darbesi’nin hemen sonrasında İstanbul Tarlabaşı’nda yapılan ilk kitap fuarında kitapların toplatıldığını hatırlattı. Türkmen, buna tepki olarak toplatılan kitapları bir standa koyarak zincirle üzerini kapattıklarını belirterek, düşünce özgürlüğünün olmadığı bir coğrafyada demokrasinin de olamayacağını kaydetti. Türkmen, “Darbe üzerinden 40 yıldan fazla zaman geçti. Amed’de yine bir kitap fuarındayız ve yine kitaplar toplatılıyor. Yayınevi standı devletin kolluk güçleri tarafından aranıyor. Burası eleştirel düşüncenin, fikirlerin konuşulduğu ve okurların gelip keyifle istedikleri kitapları aldığı bir fuardan çok devlet otoritesinin yayınevlerine kurduğu baskıya sahne oluyor. Biz yayıncılar 12 Eylül Darbesi’nden bugüne kadar kayıtsız ve şartsız düşünce özgürlüğünü savunduk ve bunu savunmaya devam edeceğiz. Bu ülkede de yayıncıların önceliği demokrasidir. Onun için düşünce özgürlüğünden vazgeçmeyiz. Çünkü demokrasi istiyoruz” dedi.  

     

    KEYFİYET

     

    Türkiye’de son 10 yıldır yargının hiçbir hükmünün olmadığını aktaran Türkmen, hukuk ve adalet yerine keyfi kararların verildiği bir ortamda olunduğunu belirtti. Türkmen, el konulan kitaplarla ilgili şunları paylaştı: “AYM kararlarının, AİHM’in kararlarının uygulanmadığı bir coğrafyada şunun şahidiyim; Polis geliyor, ‘Bu kitabın ismini beğenmedim’ diyor ve fotoğrafını çekiyor. Ertesi gün savcının altına imza attığı toplatma kararıyla gelip kitabı stantlardan topluyor. Buna ne denilebilir ki? Ne hukuk ne adalet, bunun adı keyfiyet ve Çin İşkencesi’dir. Ama bu işkencenin karşısında da fikir özgürlüğünü savunanlar, fikirlerini savunmaya devam edecektir.” 

     

    ‘MİZAH DERGİSİ KAPAĞINA ÇİZİLİR’

     

    Mandella’nın kitabına el konulmasına da değinen Türkmen, “Bu ancak mizah dergilerinin kapağına çizilecek bir haber olabilir. Mizah dergilerinin yaratıcılığında dünyanın herhangi bir ülkesinde ‘Türkiye’de Mandella’nın kitabı toplatıldı’ denildiği vakit kimse buna inanmaz. Bu o kadar absürt bir şey. Dünyada uzun süre cezaevinde yatmış, çıkmış ve bir ülkenin başbakanı olmuş, o coğrafyaya demokrasi inşa etmek için ömrünü vermiş bir insandır. Yine bütün dünyada Mandella’nın özgürlüğü için kampanyalar yürütmüşken; Türkiye’de bir yayınevi Mandella’nın yazdıklarını yayınladığı için toplatılıyorsa burada demokrasinin olduğunu söyleyebilir miyiz? Bu memlekette ne yazık ki durum budur. Kara mizah değil, Mandella’nın kitapları toplatılıyor” diye belirtti.  

     

    ‘FAŞİZAN UYGULAMALARI REDDEDİYORUZ’

     

    Ermeni Yazar Rober Koptaş kitaplara el konulmasını “taciz” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirerek, ilkesel olarak kitapların mahkeme kararı da olsa başka şekillerde de olsa yasaklanmasına karşı olduklarının bilinmesi gerektiğini söyledi. Koptaş, “Bu sansürdür ve kabul edilemez. Aram da, başka yayınevleri de bu ülkenin kültürüne Kürtçe, Türkçe kitaplarıyla katkıda bulunuyor. Mahkeme kararını kitap yasağı söz konusu olduğunda her zaman sorgularız. Ama herhangi bir yasal karar olmadan girip stanttan kitabı gasp etmek hem mülkiyetle ilgili hakkı gasp ediyor hem de ifade özgürlüğü ile ilgili hakkı taciz ediyor. Kürt meselesi bu ülkenin önemli bir sorunudur. Çözülmezse bu ülkeye demokrasi ve barış gelmeyecek. Savaş hali, Türkiye’de yaşayan bütün halkların ıstırap çekeceği bir durumdur. Burada da yaşananlar bu savaş halinin bir sonucudur. Hep beraber yayıncılar, yazarlar, yurttaşlar olarak, kitap okuyan insanlar olarak bu faşizan uygulamaları reddediyoruz” dedi. 

     

    ‘KEYFİ DURUM KABUL EDİLEMEZ’

     

    Türkiye’de hukuksuzluğun sürdüğüne dikkat çeken Avesta Yayınevi sahibi Abdullah Keskin, polislerin stantları gezerek, kendine göre belirlediği kitaplara mahkeme kararı olmadan el koyduğunu ifade etti. Keskin, “Bu çok keyfi bir durumdur ve hiçbir şekilde kabul edilemez. Fikir ve düşünce özgürlüğü bizim için çok önemlidir. Demokrasi isteyen herkesin bu hukuksuzluğun karşısında Aram Yayınevi, Pirtûkakurdî ya da diğer yayın evlerine sahip çıkması gerekiyor” diye belirtti.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Polisler fuarda kitap avına çıktı: Yayınevinden ‘gasp edilen kitap’ tepkisi

    Polisler fuarda kitap avına çıktı: Yayınevinden ‘gasp edilen kitap’ tepkisi


    AMED – Amed 8. Kitap Fuarı’nda polisler, “Kadın olmak” kitabına da el koydu. Aram Yayınevi, boş kalan bölüme “Hukuk dışı yollarla gasp edilen kitaplarımız” yazısı bıraktı. 

    Amed 8. Kitap Fuarı’nda polislerin yayınevlerine dönük baskısı sürüyor. Polisler, Aram Yayınevi’nin 4 kitabına şimdiye kadar el koydu. Hatip Dicle’nin “Efrin Direniş Günlüğü”, Nelson Mandella’nın “Özgürlüğe Giden Uzun Yol”, Mahmut Aba’nın “Dildarê Serkeftinê” ve Mehmet Hayri Durmuş’un mektuplarının derlendiği kitaplara el konuldu. 

     

    Aram Yayınevi, el konulan kitaplardan boşalan bölüme “Hukuk dışı yollarla gasp edilen kitaplarımız” yazısı yerleştirdi. 

     

    “Êfrin Direniş Günlüğü” kitabına el koyma kararı sonrası gözaltına alınan Delil Zengeralp, ifade sonrası serbest bırakıldı. 

     

    BİR KİTABA DAHA EL KONULDU

     

    Polisler, Pirtûkakurdî standında yer alan Mekiye Derya Deniz’in “Kadın olmak” kitabına da el koydu. Kitaba el koyma gerekçesi gösterilmedi. 

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kürt yayıncılardan polis baskısına tepki

    Kürt yayıncılardan polis baskısına tepki


    AMED – Kürt Yayıncılar Birliği, Amed 8’nci Kitap Fuarı’nda polislerin kitaplara el koymasını protesto etti. 

     

    Kürt Yayıncılar Birliği, Amed 8. Kitap Fuarı’nda polis tacizi ve baskısına dair açıklama yaptı. 4 kitabına el konulan Aram Yayınevi’nin standı önünde yapılan açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. 

     

    ‘SALDIRLAR KÜRTÇEYE TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ GÖSTERİYOR’

     

    Aram Yayınevi sahibi ve Kürt Yayıncılar Birliği Başkanı Hakkı Boltan, el konulan kitaplar hakkında herhangi bir yasak kararının yayınevine ulaşmadığını aktardı. Boltan, “Bu saldırıları kınıyoruz ve kabul etmiyoruz. Nelson Mandela’nın barışı anlatan kitabı nasıl suç olabilir?” diye sordu. 

     

    Boltan, “Bu yapılanlar Kürtçeye yönelik tahammülsüzlüktür. Saldırılar, Kürtçeye, Kürt kültürünü ve Kürtçe yayıncılığına yöneliktir” dedi. 

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 5 Yılda 4 Yas… Senfoni Orkestrası 5 Yılda 4 Sanatçısını Kaybetti

    5 Yılda 4 Yas… Senfoni Orkestrası 5 Yılda 4 Sanatçısını Kaybetti


    Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası (BBDSO) viyola sanatçılarından Ali Ekber Mutlu (48), zatürreye bağlı çoklu organ yetmezliğinden yaşamını yitirdi. BBDSO, 2019’da viyola sanatçısı Bertugan Albayrak’ı (44), 2020 Ekim’de keman sanatçısı Beril Akçabozan’ı (26), 2023 yılında ise keman sanatçılarından Gizem Yıldıran’ı (35) kaybetti.

    Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’nın (BBDSO) viyola sanatçılarından Ali Ekber Mutlu, 2 Aralık’Ta zatürre tedavisi gördüğü hastanede çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Mutlu için dün Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi (AKKM) Osmangazi Salonu’nda tören düzenlendi. Ali Ekber Mutlu’nun ailesi, yakınları ve orkestra arkadaşlarının katıldığı törende konuşan BBDSO Müdürü Gökçe Özler, çok kıymetli bir arkadaşlarını kaybetmenin derin üzüntüsü içinde olduklarını, Mutlu’nun çok iyi bir insan ve müzisyen olduğunu belirtti. 5 Aralık Perşembe günü BBDSO’nun düzenleyeceği konserin ithaf edileceği Ali Ekber Mutlu’nun cenazesi, bugün Ankara’daki Şehitlik Camisi’nde kılınacak ikindi namazının ardından Pursaklar Merkez Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

    5 Yılda 4 Yas... Senfoni Orkestrası 5 Yılda 4 Sanatçısını Kaybetti - Resim : 2

    5 YILDA 4 YAS

    2019 yılında kalp krizi geçiren viyola sanatçısı Bertugan Albayrak’ı, 2020 Ekim ayında keman sanatçısı Beril Akçabozan’ı, 2023 yılında keman sanatçısı Gizem Yıldıran’ı kaybeden Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası sanatçıları, Ali Ekber Mutlu’nun ölümüyle 5 yılda 4’üncü sanatçı arkadaşlarının yasını tutuyor.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Nelson Mandela’nın kitabına toplatma kararı

    Nelson Mandela’nın kitabına toplatma kararı


    AMED – Amed 8’inci Kitap Fuarı’nda Nelson Mandela’nın “Özgürlüğe Giden Uzun Yol” kitabı ile Mehmet Hayri Durmuş’un mektuplarının derlendiği kitaba polisler tarafından el konuldu. 

     

    Amed’de 8’inci Kitap Fuarı’nda iki kitap hakkında daha toplatma kararı çıkarıldı. Aram Yayınevi’nin standında bulunan Nelson Mandela’nın hayatını konu aldığı otobiyografi kitabı “Özgürlüğe Giden Uzun Yol” ile Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi’ndeki işkencelere karşı ölüm orucunda yaşamını yitiren Mehmet Hayri Durmuş’un mektuplarından derlendiği kitaplara el konuldu. Polisler, her iki kitap hakkında toplatma kararı olduğunu kaydetti. 

     

    Dün de Aram Yayınevi standında yer alan Mahmut Aba’ya ait “Dildarê Serkeftinê” adlı kitap hakkında toplatma kararı çıkarılmıştı. 

     

    Aram Yayınevi yetkilileri, polise tepki gösterdi. Stant çalışanı Newal Bulut, “Tek bir kitabımız kalana kadar da fuara katılacağız. Gasp edilen kitaplarımız yerine de ‘Gasp edilen kitaplar’ yazısı asacağız” dedi.

     

    Stant çalışanı Sevinç Aldar, gözaltına alınarak İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. 

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Amed Kitap Fuarı’nı ilk 3 günde 52 bin kişi ziyaret etti

    Amed Kitap Fuarı’nı ilk 3 günde 52 bin kişi ziyaret etti


    AMED – Amed 8’inci Kitap Fuarı sürerken, ilk 3 günde 52 bin kişi ziyaret etti. Fuarda düzenlenen panelde konuşan MED-DER yöneticileri ise Kürtçenin resmi dil olmasını talep etti.  

     

    Amed Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ile TÜYAP Fuarcılık işbirliğinde düzenlenen Amed 8’inci Kitap Fuarı, 4’üncü gününde Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde devam ediyor. 8 Aralık’a kadar sürecek olan fuara, 26’sı Kürtçe yayınevi olmak üzere toplamda 216 yayınevi katıldı. 

     

    3 GÜNDE 52 BİN KİŞİ ZİYARET ETTİ

     

    Fuar Merkezi sorumlulardan alınan bilgilere göre, fuarı ilk 3 günde 52 bin kişi ziyaret etti. 

     

    Fuara bu yılda yasaklar damgasını vurdu. Aram Yayınevi’nin 3 kitabı hakkında toplatma kararı çıkarıldı. Yayınevinden çıkan Mahmut Aba’nın “Dildarê Serkeftinê” kitabı hakkında dün toplatma kararı çıkarılırken, bugün Nelson Mandela’nın hayatını konu aldığı “Özgürlüğe Giden Uzun Yol” ile Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi’ndeki işkencelere karşı ölüm orucunda yaşamını yitiren Mehmet Hayri Durmuş’un “Mektupları ve Yazıları” isimli kitaplara el konuldu. 

     

    Fuar’da, Ma Music sahne aldı. Ma Music Koordinatörü Şerko Kaniwar ve Ma Music eğitmenleri çaldıkları erbane ve söyledikleri Kürtçe ezgilerle kitapseverlere güzel anlar yaşattı. 

     

    Kitap Fuarı’nda bu sene Kürtçe kitaplara ilgi yüksek oldu. Yayınevleri özellikle Kürtçe kitaplar için çağrıda bulundu. Yine bu sene ki fuarda birçok yazar kitaplarını imzaladı. Dicle ve Fırat Salonları’nda söyleyişi ve paneller düzenlenirken, fuara katılımın artması bekleniyor. 

     

    DİL VE SİYASET PANELİ 

     

    Mezopotamya Dil Ve Kültür Araştırmaları Derneği (MED-DER) tarafından Dicle Salonu’nda panel düzenlendi. “Anadilin Eğitimdeki Önemi, Dil ve Siyaset” başlığıyla düzenlenen panelin moderatörlüğünü ME-DER yöneticisi Mazhar Aktaş yaparken, Dîlan Gûvenç ve yazar Îbrahîm Xalîl Taş konuşmacı olarak yer aldı. 

     

    Taş, 100 yıldır Kürt dili üzerinde baskıların olduğunu ve Türkiye’de hangi iktidar başa gelirse gelsin sistemin Kürt diline dönük yaklaşımlarının aynı olduğunu belirterek, “Türkiye siyasetinin Kürt halkına yaklaşımı böyledir. Kürt halkının son yıllara göre dili, kültürü küçüldü. Kürt siyasetçileri başka dille açıklamalarını yapıyor. Kürt dili ve kültürü artık siyasetçilerin dili olmalıdır. Bizler her şeyimizi kendi dilimizde yapmalıyız. Kürt siyasetinin bunda hatası da vardır” dedi.  

     

    Dîlan Gûvenç, “tek dil, tek bayrak” gibi konuların cumhuriyet döneminden bu yana sürdüğünü belirterek, medreselerin kapatılmasından bu yana Kürtlerin 100 yıldır dilleriyle eğitim göremediğini kaydetti. Dîlan Gûvenç, Kürtçenin resmi eğitim dili olmaması nedeniyle sürekli gerilediğini belirterek, “Kürt çocukları, Türk dilini öğrendikten sonra eğitime başlıyor. Kürtler anadilinde eğitim almalı. Kürt dili resmi dil olmalıdır” diye belirtti. 

     

    Panel soru cevap bölümüyle sona erdi.  

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kapatılan Açık Radyo’ya ‘Büyük’ ödül

    Kapatılan Açık Radyo’ya ‘Büyük’ ödül


    ANKARA – Mülkiyeler Birliği, 2024 yılı Mülkiye Büyük Ödülünü, lisansı iptal edilen Açık Radyo’ya verdi.

     

    Mülkiyeliler Birliği 2024 Mülkiye Büyük Ödülü’nü kapatılan Açık Radyo’ya verileceğini duyurdu.

     

    Ödülün Açık Radyo’ya verilme gerekçesini yaptığı yazılı açıklama ile açıklayan birliğin yönetim kurulu, radyonun kar amacı gütmediği ve alternatif bir medya kuruluşu olduğunu kaydetti. Kurul, radyonun lisansının iptal edildiği ancak Apaçık Radyo ile yoluna devam ettiği de anımsattı.

     

    Kurul, Açık Radyo’ya verilen ödülün yarın düzenlenecek Birliğin 165’inci yılı resepsiyonunda aynı zamanda birliğin mezunu ve Açık Radyo’nun kurucularından olan Ömer Madra’ya teslim edileceğini paylaştı.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Ülkenin çocukları’ için bir kitap

    ‘Ülkenin çocukları’ için bir kitap


     

    HABER MERKEZİ – Ma Music Akademisi, çocukların müzik eğitimi için önemli bir çalışmaya imza atarak, “Repertuara Stranbêjiyê” kitabını çıkardı. 

     

    Amed merkezli faaliyetlerini yürüten Ma Music Akademisi, çocukların müzik eğitimi için önemli bir çalışmaya daha imza attı. Akademi, “Repertuara Stranbêjiyê” kitabını çıkardı. Kitabın editörlüğünü Ramin Rabiei, Yayın Yönetmenliğini ise Şêrko Kanîwar yaptı. “Ülkenin çocukları”na armağan edilen kitapta, 110 çocuk şarkısı ve anonim şarkı yer aldı. 

     

    Ma Music Akademisi Şêrko Kanîwar’ın kaleme önsözde kitaba dair şunlar belirtildi:  

     

    “Değerli çocuklar, aileler ve “ülkenin şarkılarına’ aşıklar:

     

    Bu kitabın başucunuzdaki seçkin kitaplardan birisi olmasını diliyorum. Elinizdeki kitap, Kürtçe şarkıların öğretilmesi için hazırlandı. Ma Music Akademisi’nin bir materyali olmaktan öte bütün kurum ve Kürtçe müzik okulları için hazırlandı. Aynı zamanda anne ve babalar için, “ülkenin çocukları” için hazırlandı. 

     

    Evet, günümüzde birçok müzik okulu var. Ki insanların yaşadığı her alanda müzik okulları, müzik eğitimi, eğitim materyalleri ve eğitmenler olmalı. Ancak Kürtçe müzik ve Kürtçe müziğin öğretilmesi, Kürdistan’ın her sokak, mahalle, köy ve ilçesinde olmalı. Neden? Çünkü Kürtçe müzik aynı zamanda Kürtlerin tarihi, hafızası ve tarihidir. Bu müzik ve müziğin öğretilmesi sadece okullarda mı öğretilmeli? Hayır, bütün evlerde ve her yaştan çocuğa öğretilmeli. Bu konuya dair vakti zamanında Macar müzik eğitmeni Zoltan Kodaly’e “Sizce müzik eğitimi kaç yaşında başlamalı?” diye sorarlar. Kodaly ise, “Doğumdan önce” yanıtı verir.  

     

    Evet, yanlış duymadınız; doğumdan önce öğretilmeli. 16’ncı haftadan itibaren kulaklar daha aktif hale gelir ve o andan itibaren müzik dinletisi başlar. Bu nedenle anne ve babaların şarkı söylemesini öğrenmesi gerekir. Anne karnındaki çocuğa düzenli bir şekilde şarkılar söylenmeli. Asimilasyona karşı müziğin kodlarının tohumu ancak bu şekilde yeşerebilir ve gelecek nesillere ulaşabilir. 

     

    Elinizdeki kitap iki bölümden oluşuyor. Bir bölümü çocuk şarkılarından, bir bölümü ise anonim şarkılardan oluşuyor. Çocuk şarkılarıyla çok küçük yaşta çocuklarınıza müziği sevdirebilirsiniz. Çocuklar ve aileler de bu yolla Kürtçeyi çok rahat öğrenebilir. Çocuklar, diğer bölümde yer alan şarkılarla da anonim ezgilerle büyüyebilir. 

     

    Kitabı hazırlarken Kürtçenin farklı lehçelerinden ve farklı bölgelerden şarkıları bir araya getirmeye çaba gösterdik. Bu repertuarın genişletileceğinden de kuşkunuz olmasın. 

     

    Anonim şarkıların bir bölümünde, şarkıların tüm dörtlüklerine yer vermedik. Bazı dörtlüklere bilerek kitapta yer verilmedi. Çünkü bu kitap sadece çocukların eğitimi için hazırlandı. Örneğin bazı şarkılarda yer alan ve cinsiyetçiliği ilerleten bölümlere kitapta yer verilmedi. Ancak okuyucular ve dinleyicilerin şarkının tamamına ulaşması için, şarkının Youtube’de yer alan kaydına yönlendiren karekod uygulaması yer alıyor. Karekod uygulamasıyla da şarkıların tamamına ulaşıp, dinleyebilirsiniz. 

     

    Bu çalışma sadece bir kitap değil, aynı zamanda kültürel hafızaya bir selamdır…”

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 6 Yaşındaki Çocuk Neandertal Baltası Buldu

    6 Yaşındaki Çocuk Neandertal Baltası Buldu


    İngiltere’nin Batı Sussex bölgesinde yaşayan Ben Witten, üç yıl önce Shoreham Sahili’nde oyun oynarken diğer taşlardan çok faklı görünen parçayı alıp evine götürerek üç yıl boyunca odasında tuttu.

    Birkaç hafta önce Worthing Müzesi’nde’ki Taş Devri sergisini gezerken evindeki nesnenin bunlara benzediğini fark eden Witten’ın parçayı müzeye götürmesiyle bunun bir el baltası olduğu ortaya çıktı.

    40 BİN İLA 60 BİN YILLIK

    Müze, baltanın 40 bin ila 60 bin yıl önce “Neandertaller tarafından yapıldığının neredeyse kesin” olduğunu ifade etti. Modern insanların en yakın akrabalarından Neandertallerin soyu, henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı yaklaşık 40 bin yıl önce tükenmişti. Müze yetkilileri eserin çocuğa daha sonraki süreçte geri verileceğini ifade etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***