Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • AST, zulmün karanlık yüzüne ışık tutuyor; kaçırma ve zorla kaybetmeler raporlaştırıldı

    AST, zulmün karanlık yüzüne ışık tutuyor; kaçırma ve zorla kaybetmeler raporlaştırıldı


    İnsan hakları kuruluşu Susturulmuş Türkiye’nin Savunucuları (Advocates of Silenced Turkey – AST), muhalefete yönelik baskıların yoğunlaştığı 2016 yılından bu yana gerçekleştirilen kaçırma ve zorla kaybetmelere yönelik en kapsamlı çalışmayı İngilizce olarak raporlaştırdı. Raporda 156 vaka ayrıntılı olarak ele alınıyor. Raporda, Türkiye’nin devlet adına işlenen faili meçhullerin yoğun olarak yaşandığı 1990’lı yıllarındaki gibi, kaçırılan insanların bazılarının öldürülmüş olabileceğine dikkat çekiliyor.

    Uluslararası toplumu Türkiye’deki korkunç insan hakları durumunu ele almak için kararlı davranmaya çağıran rapor, failleri sorumlu tutmak, mağdurlara destek sağlamak ve gelecekteki ihlalleri caydırmak için kapsamlı önlemler alınması çağrısında bulunuyor.

    ‘Beyond Turkey’s Borders: Unveiling Global Purge, Transnational Repression and Abductions’ (Sınırların Ötesinde: Küresel Tasfiye, Ulus Ötesi Baskı ve Kaçırmalar) başlıklı rapor, söz konusu dönemde belgelenmiş 156 vakayı tek tek inceliyor.

    CEZASIZLIK, HUKUKSUZLUĞU ARTIRIYOR

    AST, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki Türk hükümetinin işlediği insan hakları ihlallerinin kayda geçirilmesi üzerine çalışmalar yürüten en etkili insan hakları kuruluşlarından biri. Son hazırladıkları rapor, insanlığa karşı işlenen suçların en korkunçları arasında yer alan kaçırma ve işkence gibi suçlara yoğunlaşıyor. Rapor, bu suçların failleri lehine bir cezasızlık ortamının varlığına dikkat çekiyor.

    1990’LAR YENİDEN YAŞANIYOR

    Kaçırmaların genellikle güpegündüz gerçekleştiğini, kurbanların kendilerini polis olarak tanımlayan kişiler tarafından kamusal alanlardan zorla alındığını ayrıntılarıyla anlatıyor. Kurbanlardan kimi zaman aylarca, hatta yıllarca haber alınamıyor. Türkiye’nin karanlık 90’lı yıllarındaki gibi, kurbanların bazılarının öldürülmüş olabileceğine dikkat çekiyor.

    İşin acısı, geride kalan gözüyaşlı ailelere, teselli bulabilecekleri bir mezar yerini bile çok görüyorlar. Kurbanların çoğu, sonunda polis tarafından gözaltına alındıktan sonra şiddetli işkenceye maruz kaldıklarını ve ardından terör suçlamasıyla tutuklandıklarını bildiriyor.

    AMAÇ MUHALİF SESLERİ SUSTURMAK

    Rapor, Türk hükümetinin bu sistematik ve önceden tasarlanmış stratejisinin, muhalif sesleri susturmayı amaçladığına işaret ediyor. Ancak, suiistimallere dair ezici kanıtlara rağmen, Türk makamlarının sistematik olarak bunların varlığını inkar ettiğine dikkat çekiyor. Ele aldığı delillerin ışığında, rapor, Türk devletinin, bu ağır insan hakları ihlallerine, “makul şüphenin ötesinde” dahil olduğu sonucuna varıyor.

    ŞİKAYETLERİNİZİ GERİ ÇEKİN BASKISI

    Rapor ayrıca, uzun süreli hücre hapsi, avukatlara ve aileye kısıtlı erişim ve diğer mahkumlarla yasak temas dahil olmak üzere, tutukluların haklarına yönelik son derece rahatsız edici bir ihlal sistematiğini ortaya çıkarıyor. Ayrıca, yetkililerin işkence ve kötü muamele şikayetlerini geri çekmeleri için tutuklulara baskı yapması gibi hukuk ve insan hakları açısından kabul edilemez uygulamaların yaygınlığını vurguluyor.

    Rapor, Türkiye’nin eylemlerinin sadece bir insan hakları ihlali olmadığına; ayrıca uluslararası hukuku ve etkilenen ülkelerin egemenliğini de baltaladığına dikkat çekiyor.

    Avrupa Komisyonu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin defalarca kınamasına rağmen, Türk istihbarat görevlileri rejim muhaliflerinin kaçırılmasında aktif olarak yer aldığına dair kanıtlara yer veriliyor.

    177 sayfalık rapora aşağıdaki linklerden ulaṣabilirsiniz…

    Link 1 

    Link 2

    Link 3 

    Beyond Turkey’s Borders: Unveiling Global Purge, Transnational Repression, Abductions

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özel jetle seyahat eden Kral Charles’tan ‘enerji tasarrufu’ adımı: Saraydaki havuzun ısısı düşürüldü

    Özel jetle seyahat eden Kral Charles’tan ‘enerji tasarrufu’ adımı: Saraydaki havuzun ısısı düşürüldü


    Londra’daki Westminster Abbey Manastırı’nda milyonların izlediği bir törenle tacını takan Kral Charles, iklim krizine karşı bir adım attı. Charles’ın tahta geçtikten sonra enerji tasarrufu sağlamak için Buckingham Sarayı’ndaki havuzun sıcaklığını düşürdüğü ortaya çıktı.

    Independent Türkçe’nin Times’a dayandırdığı haberine göre kraliyet kaynakları, Charles’ın bu kararının ardından havuzda vakit geçiren saray çalışanlarının soğuk suda üşüdüklerini söyledi.

    Futurism isimli site, iklim değişikliğiyle mücadele için havuz suyunun ısısını düşüren Kral Charles’ın özel jetlerle seyahat ettiğine dikkat çekti. Enerji tasarrufu için saraydaki gereksiz ışıkların kapalı tutulmasını da isteyen Kral Charles’ın çok soğuk ortamlarda yaşamayı sevdiği de biliniyor.

    Öte yandan Kral Charles’ın haftada bir gün kendisine vegan yemekler pişirecek özel bir aşçı arayışında olduğu belirtildi. Times’a konuşan bir kraliyet kaynağı, “Charles haftada bir gün vegan diyet yapıyor ve çevresel nedenlerle et, balık ve süt ürünü tüketmiyor. Ayrıca kraliyet üyelerinin enerji kullanımlarını düşürme hedefini son yıllarda bir öncelik haline getirmiş durumda” dedi.

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Guterres, Sudan’ı görüşmek için BMGK’yi toplantıya çağırdı

    Guterres, Sudan’ı görüşmek için BMGK’yi toplantıya çağırdı


    HABER MERKEZİ- BM Genel Sekreteri Guterres Sudan’daki durumu görüşmek için BMGK’yi toplantıya çağırdı.

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Sudan’daki durumu görüşmek için BM Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) toplantıya çağırdığı açıklandı.

    BM Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında, Sudan’daki gelişmeler ve Sudan ordusunun, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile Suudi Arabistan’da yürütülen, Riyad ve Washington tarafından desteklenen Cidde müzakerelerine katılımı askıya aldığına dair haberlere ilişkin soruyu yanıtladı.BM’nin, Cidde müzakerelerine taraf olmadığını vurgulayan Dujarric, “Ancak size şunu söyleyebilirim ki sahadaki insani yardım çalışanlarımız hem hükümet hem de HDK ile irtibatlarını sürdürerek yardım operasyonlarını mümkün olduğu müddetçe koordine etmeye çalışıyor. Genel mesajımız, acilen tüm çatışmaya son verilmesi yönünde. Böylelikle yardımımıza ihtiyaç duyan Sudan halkına yardım sağlayabiliriz” ifadelerini kullandı.

    Sudan’daki tarafların, insani yardım sağlanması için daha fazla işbirliği yapmaya başladığını belirten Dujarric, BM ortaklarının ulaşabildikleri tüm noktalara yardım götürmeye çalıştığına değindi.

    Dujarric, “BM Genel Sekreteri’nin üye ülkelerle Sudan’daki dramatik durumu görüşmek için BMGK’yi toplantıya çağırdığını teyit edebilirim. Öğleden sonra gerçekleşecek toplantı kapalı oturumla düzenlenecek” bilgisini paylaştı.

    Arabistan ve ABD, tarafların, 29 Mayıs’ta ateşkes anlaşmasını 5 gün daha uzatma konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurmuştu.İlan edilen ateşkesler süresince çatışmalar sürmüştü. İki taraf da birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçlamıştı. Bugün ise Sudan medyasında, ordunun Cidde müzakerelerine katılımını askıya aldığına dair haberler yer almıştı.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Sudan’da devam eden çatışmalar nedeniyle 850 kişinin yaşamını yitirdiğini, 5 bin 500 kişinin ise yaralandığını bildirmişti.

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hindistan’daki etnik şiddet olaylarında 80’den fazla kişi öldü

    Hindistan’daki etnik şiddet olaylarında 80’den fazla kişi öldü


    Hindistan’da yayın yapan NDTV’nin haberine göre, mayıs başlarında Manipur’da başlayan “etnik şiddet” olaylarında 80’den fazla kişi hayatını kaybetti, en az 300 kişi yaralandı.

    Emniyet yetkilileri, Manipur’un farklı bölgelerinde güvenlik güçleriyle silahlı kişiler arasında hala çatışmalar yaşandığını belirtti.

    Diğer yandan, Manipur Başbakanı Nongthombam Biren Singh, eyalette yaşanan şiddet olaylarının sivil halkın yaşamında yol açtığı zorluklara işaret etti.

    ‘YOLLARI KAPATMAYIN’

    Başbakan Singh, sivillerin can ve mal güvenliğinin sağlanması ile olaylardan kaçanların sığındığı kamplardaki zorlukların hafifletilmesi amacıyla Manipurlulardan sokağa çıkma yasağını ihlal etmemelerini ve yolları kapatmaya son vermelerini istedi.

    Güvenlik güçlerinin ve yardım malzemelerinin serbest dolaşımının engellenmemesi çağrısı yapan Singh, sokağa çıkma yasağını ihlal edilmesinin ve yolların kapatılmasının halka zorluk çıkardığını söyledi.

    Singh, güvenlik güçlerinden yağmalanan silahların teslim edilmesi çağrısı yaparak, ruhsatsız silah taşıyanlara karşı yasal işlem yapılacağı uyarısında bulundu.

    Bu arada, Hindistan İçişleri Bakanı Amit Shah’ın eyaletteki şiddet olaylarının patlak vermesinden yaklaşık bir ay sonra ziyarette bulunduğu Manipur’daki temasları sürüyor.

    Şiddet olaylarından etkilenen bölgelere giden Bakan Shah, olaylar nedeniyle mağdur olan ailelerle bir araya geldi.

    Bakan Shah, olayların kontrol altına alınması için güvenlik sorumluları ve sivil toplum liderleri ile görüştü.

    ASKERE ‘VUR’ EMRİ

    Eyalet nüfusunun yüzde 53’ünü oluşturan Meitei topluluğu, “Planlanmış Kabile” kategorisine dahil edilmedikleri gerekçesiyle gösteriler düzenlerken, nüfusun yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan Kukilerin de aralarında bulunduğu grupların buna itirazı şiddet olaylarına yol açıyor.

    Gösteriler 3 Mayıs’tan itibaren şiddet olaylarına sahne olmuştu.

    4 Mayıs’ta askere “vur emri”nin verildiği Manipur’daki şiddet olayları nedeniyle 40 binden fazla kişi yerlerinden edildi.

    Hindistan’da “Planlanmış Kabile (ST)” kategorisinde yer alan topluluklara siyasi temsil, okullarda kota ve memuriyet gibi olanaklar sağlanıyor.

    Yasalara göre, dağlık alanlara yerleşmelerine izin verilmeyen Meiteiler, eyalette Myanmar ve Bangladeşli göçmen nüfusunun artması nedeniyle zorluklarla karşılaştıklarını savunuyor.

    Hindistan İçişleri Bakanı Amit Shah da 29 Mayıs’ta Manipur’a gitmiş ve burada çeşitli temaslarda bulunmuştu. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NASA UFO görüntülerini paylaştı

    NASA UFO görüntülerini paylaştı


    NASA’nın UFO görev gücü bugün toplandı. Yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından açıklama yapıldı.

    Dünya üzerinde tüm gözler, hükümetin “tanımlanamayan hava olayları” olarak adlandırdığı ve genellikle UFO olarak bilinen nesneler üzerine halka açık ilk toplantısını yapan NASA’ya çevrildi.

    Reuters’ta yer alan habere göre NASA, Washington’daki genel merkezde süren dört saatlik halka açık oturumun odak noktasının, genel bir rapor yayınlamadan önce “son müzakereler” yapmak olduğunu ve söz konusu raporun Temmuz ayı sonunda yayınlanmasının planlandığını duyurdu.

    “HENÜZ DÜNYA’NIN ÖTESİNDE YAŞAM BULAMADIK”

    Panelin başkanlığını yürüten David Spergel açılış konuşmasında “Öğrendiğimizi hissettiğim şeyi bir satırda özetlemem gerekirse, yüksek kaliteli verilere ihtiyacımız var” dedi. Spergel ayrıca, Dünya dışında bir yaşam olup olmadığına ilişkin soruya “Artık dışarıda pek çok gezegen olduğunu biliyoruz, bu nedenle yaşam için pek çok potansiyel ortam var. Henüz Dünya’nın ötesinde yaşam bulamadık ama bakıyoruz” yanıtını verdi.

    NASA’da kıdemli araştırma yetkilisi olan Dan Evans, “önlerinde birkaç aylık bir çalışma daha” olduğunu belirterek, panel üyelerinin göreve başladıklarından beri siber saldırılara maruz kaldıklarını açıkladı.

    Temmuz ayında yayınlanacak rapor, Pentagon’un çabalarından bağımsız olarak yaklaşık 9 aydır süren ve maliyeti 100 bin dolardan fazla olan bir projenin sonucu olarak ortaya çıkacak.

    GÖRÜNTÜLER PAYLAŞILDI

    NASA, dünya genelinde sıkça karşılaştığı ancak henüz tam olarak çözemediği uçan metal kürelerin görüntülerini paylaştı. Görüntülerin, Ortadoğu’da uçan bir MQ-9 Reaper İHA tarafından kaydedildiği belirtildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmran Han, kefaletle 19 Haziran’a kadar serbest

    İmran Han, kefaletle 19 Haziran’a kadar serbest


    Pakistan Adalet Hareketi Partisi (PTI) lideri Han, yargılandığı davaların duruşmalarına katılmak üzere Lahor’dan başkent İslamabad’a geldi.

    Anadolu Ajansı’nın ulusal basından aktardığı habere göre mahkeme, yargılandığı 7 davada Han’ın kefaletle 19 Haziran’a kadar serbest bırakılmasına karar verdi.

    Nisan 2022’de iktidardan düşen Han hakkında açılmış 100’ün üzerinde dava bulunuyor.

    Haziran 2022’de koalisyon hükümeti, Han ve eşinin Pakistan’ın önemli emlak zenginlerinden Malik Riaz’dan Al Kadir Üniversitesinin inşa edilmesi için pahalı büyük bir arazi ve milyarlarca rupi aldığını iddia etmişti.

    Ulusal Mali Sorumluluk Bürosu (NAB), Han’ın PTI hükümetinin Riaz ile bir anlaşma yaptığını ve bu anlaşmanın ulusal hazineyi 239 milyon dolardan fazla zarara uğrattığını belirtmişti.

    Aralık 2019’da Riaz, “kara para” ile ilgili bir soruşturma kapsamında aralarında 239 milyon dolar değerinde mülklerin de bulunduğu mal varlığını Birleşik Krallık Ulusal Suç Ajansına teslim etmeyi kabul etmişti.

    Pakistan İçişleri Bakanı Rana Sanaullah ise İngiliz yetkililerin kara para aklamayla bağlantılı olarak Pakistan’a 239 milyon doları iade ettiğini ancak Han’ın parayı ulusal hazinede tutmak yerine Riaz’a verdiğini bildirmişti.

    PTI lideri Han ise NAB tarafından yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu belirtmişti.

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsveç: Yeni terörle mücadele yasası Türkiye’yi NATO vetosunu geri çekmeye ikna etmeli

    İsveç: Yeni terörle mücadele yasası Türkiye’yi NATO vetosunu geri çekmeye ikna etmeli


    İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billstrom, bu hafta yürürlüğe girecek olan yeni terörle mücadele yasasının ‘Türkiye’yi NATO vetosunu geri çekmeye ikna etmesi gerektiğini” söyledi.

    İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billstrom, bu hafta yürürlüğe girecek olan yeni terörle mücadele yasasının ‘Türkiye’yi NATO vetosunu geri çekmeye ikna etmesi gerektiğini” söyledi. 

    Billstrom, “Bu yeni mevzuat, halihazırda mevcut olan terörle mücadele mevzuatımızdaki bir boşluğu kapatacak. İsveç daha önce bir terör örgütüne katılımı yasaklamamıştı. Şimdi bunu yapacağız.” dedi.

    Yeni yasanın İsveç’in Madrid’de verdiği taahhütleri tamamladığını belirten Billstrom, yeni düzenlemenin yasadışı gruplara toplantı düzenlemeyi, lojistik ya da mali yardım sağlamayı ve hatta yiyecek vermeyi yasadışı hale getireceğini kaydetti. 

    Ancak yasanın geniş kapsamının İsveç’te ifade özgürlüğü ve diğer temel hakların ihlal edilip edilmeyeceği konusunda endişelere yol açtığı belirtiliyor.  

    Bu hafta Oslo’da yapılacak NATO toplantısının hızlı bir katılımın gerekliliğinin altını çizeceğini umduğunu söyleyen Billstrom, “İsveç’in NATO ailesine kabul edildiğine ve Vilnius’tan önce üye olmamızın beklendiğine dair net mesajların çıkmasını bekliyorum” dedi.

    Stockholm yönetimi, bu yasanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Temmuz ayında Vilnius’ta yapılacak ittifak zirvesi öncesinde NATO üyeliğine yeşil ışık yakmaya ikna edeceğini umuyor.

    Billstrom iki ülkenin Madrid süreci çerçevesinde bir araya geleceğini hatırlattı. 

    İsveç’in “teröristleri barındırdığını” belirten Ankara, NATO üyeliğine onay için güvenlik kaygılarının karşılanması gerektiğini savunuyor. 

    İsveç’in NATO üyeliğini desteklemesi için ABD’den de mesajlar alan Türkiye, bu konudaki politikasını değiştirmedi. 

    Ankara, son olarak İsveç’in Türkiye’deki seçimler sırasında Stockholm’deki parlamento binasına PKK bayrağı asan kişileri yargılamasını istiyor.

    İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın geçtiğimiz yıl Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından NATO üyeliği için başvuruda bulundu. Finlandiya Nisan ayında ittifaka katıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sudan ordusu, ateşkes müzakerelerini askıya aldı

    Sudan ordusu, ateşkes müzakerelerini askıya aldı


    sudan ateskes

    Sudan’da ordu, paramiliter güç Hızlı Destek Kuvvetleri ile gerçekleştirilen ateşkes müzakerelerini askıya aldığını duyurdu.

    Sudan’da ordu ile paramiliter güç Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki çatışmaların sona ermesi için ABD ve Suudi Arabistan arabuluculuğunda yapılan müzakereler durduruldu. Sudan ordusu, RSF güçlerinin hastane ve binalardan çekilmesini öngören kısa dönemli ateşkesin maddelerine uymadığı ve ateşkesi birçok kez ihlal ettiği gerekçesiyle görüşmeleri askıya aldığını duyurdu. Ordu sözcüsü Nabil Abdalla, anlaşma ile ilgili bir sonraki adımı görüşmeden önce ateşkes maddelerinin tam olarak uygulanması gerektiğini ifade etti.
    ABD’li ve Suudi Arabistanlı arabulucular Pazartesi günü, ordu ve RSF’nin 20 Mayıs’ta imzaladığı insani ateşkesi 5 gün süreyle uzatma konusunda anlaştığını açıklamıştı. Ancak Salı günü Başkent Hartum ve Darfur’da çatışmalar yeniden alevlendi. RSF, orduyu ateşkesi ihlal etmekle suçlayarak kendilerini savunma haklarını kullanacaklarını ifade etti.
    Sudan’da şu ana kadar 7 kez geçici ateşkes ilan edilmiş, ateşkeslerin tamamı büyük bir ölçüde ihlal edilmişti.

    Hartum’un çoğu bölgesinde temiz suya erişim sağlanamazken, elektrik haftada yalnızca birkaç saat verilebiliyor. Çatışma bölgelerinde hastanelerin dörtte üçünün hizmet dışı kalması nedeniyle ülkedeki insani kriz derinleşiyor.

    Sivil toplum kuruluşları tarafından yayınlanan verilere göre Sudan’da 15 Nisan’dan bu yana devam eden çatışmalarda bin 800’den fazla kişi hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre bir milyondan fazla kişi ülke içinde yerinden edildi, en az 350 bin kişi ise komşu ülkelere kaçtı. BM, 25 milyon Sudanlının yardıma ve korunmaya ihtiyacı olduğunu açıkladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sudan ordusu ateşkes görüşmelerini askıya aldı, çatışmalar sürüyor

    Sudan ordusu ateşkes görüşmelerini askıya aldı, çatışmalar sürüyor


    – Sudan’da ordu 15 Nisan’dan bu yana paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile süren çatışmada yedi günlük ateşkesin uzatılmasına ilişkin görüşmeleri askıya aldı. ABD ve Suudi Arabistan arabuluculuğunda imzalanan ateşkes kapsamında şu ana kadar 2 milyon kişiye yardım ulaştırıldığı tahmin ediliyor. Ordu ve HDK, pazartesi günü geç saatlerde sona ermesinden hemen önce bir haftalık ateşkes anlaşmasını beş gün uzatma konusunda anlaşmışlardı.

    HARTUM’DA ÇATIŞMALAR DEVAM ETTİ

    Sudanlı bir diplomatik kaynak, ülkede kan dökülmeye devam edilmesinin kaos korkusunu artırdığını belirterek, Sudan ordusunun çarşamba günü ateşkesin ve insani erişimin sağlanması için müzakereleri askıya aldığını söyledi. Başkent Hartum’un güneyinde ve Nil Nehri’nin kıyısındaki Omdurman’da dün geç saatlere kadar şiddetli çatışmalar yaşandığını bildirdi. Başkentin bazı bölgeleri, yaygın yağma ve sık elektrik ve su kesintilerinden etkilendi. Hastanelerin çoğu hizmet dışı bırakıldı. Ateşkes sağlanması konusundaki temaslar mayıs ayı başından bu yana aralıklarla sürüyordu.

    NE OLMUŞTU?

    Sudan’ın başkenti Hartum ve diğer şehirlerde 15 Nisan sabahı Sudan ordusu ile HDK arasında silahlı çatışmalar başlamıştı. Ordu ile HDK arasında “HDK’nin tamamen orduya katılmasını” öngören askeri güvenlik reformu konusunda son birkaç aydır yaşanan anlaşmazlık, sıcak çatışmaya dönüşmüştü. Dünya Sağlık Örgütü, çatışmalarda 709 kişinin öldüğünü, 5 bin 424 kişinin yaralandığını duyurmuştu. Sudan Sağlık bakanlığı Darfur bölgesinde en az 450 kişinin öldürüldüğünü duyurmuştu. Çatışmalar, komşu ülkelere geçen 350 binden fazla insan da dahil olmak üzere yaklaşık 1 milyon 400 bin insanı evlerini terk etmek zorunda bırakmıştı. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cenevre’deki eylemde Mexmûr kuşatmasına tepki

    Cenevre’deki eylemde Mexmûr kuşatmasına tepki


    İSVİÇRE– PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması talebiyle BM Ofisi önünde devam eden eylemde, Mexmûr  Kampı’na yönelik süren kuşatma girişiminin durdurulması çağrısı yapıldı.

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması talebiyle Kürtler ve dostlarının Cenevre kentinde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önündeki oturma eylemi devam ediyor. Bu hafta düzenlenen eylemde Irak Ordu güçleri tarafından 20 Mayıs’tan bu yana BM denetimdeki Mexmûr  Kampı’na yönelik süren kuşatma girişimin durdurulması çağrısı yapılırken, Abdullah Öcalan’ın fikir ve görüşlerinin Ortadoğu halkları için umut ve kurtuluş olduğuna vurgu yapıldı. 

    Mayıs ayında yaşamını yitirenler anısına saygı duruşu ile başlayan eylemde konuşan Cenevre Demokratik Kürt Toplum Merkezi (CDK) Eşbaşkanı Tuba Yılmaz, Lozan Antlaşması’nın 100’üncü yılının geride bırakıldığını hatırlatarak, “Bilindiği gibi bu antlaşma sonucunda Kürdistan coğrafyası, 4 işgalci devlet arasında, 4 parçaya bölünmüştür. Antlaşmanın imzalandığı tarihten bugüne Kürdistan ve Kürt halkı inkar edilmiştir. Bu 4 işgalci devlet, bu amaçla ortaklaştı. Ancak, gelinen yüzyılda, bu antlaşmayı yapan, sınırları çizen egemen devletler, yeniden sınırlara dokunmaya, yeni sınırlar çizmeye ihtiyaç duymaya başladı. Bu değişimde Kürtlerin söz ve hak sahibi olmaması için başta Türkiye devleti olmak üzere gözlem yapan devletler harakete geçti. Bu amaçla Türk devleti Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uyguladığı tecridi derinleştirerek, sürdürüyor” dedi. 

    ‘ÖCALAN’IN FİKİRLERİ ORTADOĞU İÇİN UMUT’

    Abdullah Öcalan’ın fikir ve görüşlerinin Ortadoğu halkları için umut ve hayati önemde olduğunu söyleyen Yılmaz, “Bu Rojava’da net olarak görüldü. Şengal Kobane, bir bütünen bölge halklarının direnişi ve DAİŞ’e karşı savaşında bu gerçek net olarak kanıtlandı. AKP Türkiye ve Kürdistan’da hegemonyasını sürdürmek için tecridi sürdürüyor. Bu yapılan son seçimde de görüldü, Önder Apo fikir ve görüşleri olmadan başarısızlık kaçınılmaz oluyor. Elbette seçim süreci ve seçim günü bir çok engel ile karşılaşıldı; ancak maalesef Yeşil Sol Parti koyduğu hedefine ulaşamadı. Bunun bir çok nedeni var ancak tecrit ile doğrudan bağlantılı. Kürdistan halkları üzerindeki zulme son vermek için öncelikle tecridi kırmak gerekiyor. Bu yüzyılda İran devleti de Kürtler üzerindeki zulmünü sürdürüyor. Jina Amînî’nin katledilmesi ile başlayan direnişte öncülük edenleri idam etti. Bu idam ve cezalarla Kadınlar ve halklar üzerindeki zulümlerini sürdürmeye çalışıyorlar. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar bu direniş sürecek” ifadelerini kullandı.

    ‘ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZ SÜRECEK’

    Mexmûr Kampı’nı kuşatma kararı ve girişimini de tepki gösteren Yılmaz, “Halkınızı tecrit altına almaya çalışıyorlar. Görülüyor ki işgalci güçler sorunları çözmek yerine daha da derinleştiriyor. Sorunların üzerini kapatmak istiyorlar. Halkın özgürlük mücadelesini tecrit, idam ve cezalarla kırmaya çalışıyorlar. Bir kez daha söylüyoruz onlar ne yaparsa yapsın bizim özgürlük mücadelemiz devam edecek ve mutlaka kazanacağız” diye konuştu. 

    Yapılan konuşmaların ardından Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması talebi yinelenerek oturma eylemine geçildi.

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***