Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • Rus muhalif Navalny’den hapishane yönetimine mektuplar: Bir kanguru alabilir miyim?

    Rus muhalif Navalny’den hapishane yönetimine mektuplar: Bir kanguru alabilir miyim?


    – Rusya’da Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en ünlü muhaliflerinden biri olan Alexei Navalny, dolandırıcılık ve mahkemeye saygısızlık sebebiyle 11 buçuk yıllık cezasını çekmek üzere bulunduğu cezaevi yönetimiyle dalga geçmek için sıra dışı taleplerde bulunduğu mektupları paylaştı. Navalny’nin garip isteklerine hapishane yönetiminin verdiği yanıtlar ise Rus bürokrasisinin Gogol romanlarını hatırlatan absürt dünyasını gün yüzüne çıkardı.

    ‘KENDİNİZİ EĞLENDİRMEK İÇİN HAPİSHANE YÖNETİMİYLE YAZIŞABİLİRSİNİZ’

    Navalny Twitter hesabında yayınladığı belgelerle ilgili olarak “Bir hücrede yaşıyorken eğelenecek çok fazla şey bulamıyorsanız hapishane yönetimiyle yazışarak kendinizi eğlendirebilirsiniz” dedi. Rus muhalifin istekleri arasında bir şişe kaçak içki, bir balalayka, bir asa, iki kese ucuz tütün, bir kimono ve bir siyah kuşak da bulunuyor.

    Alexei Navalny’nin cezaeviyle yaptığı yazışmalar aynı zamanda Rus cezaevi sisteminin durumunu da ortaya koyuyor. Cezaevinin resmiyetten asla ödün vermeyen, kısaltmalarla süslenmiş çeşitli yasa ve kurallara atıfta bulunan ve her biri seri numaralı cevapları Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Nikolay Gogol’un 19’uncu yüzyıl Rus bürokrasisini tasvir ettiği romanları hatırlatıyor.

    ‘TALEBİNİZDE TANIMLADIĞINIZ BÖCEK, HAYVANLAR ALEMİNE AİTTİR’

    Yazışmalarda, hapishane yönetiminden, karşı hücresinde kalan ve sürekli bağıran akıl hastası bir hükümlüye daha yüksek sesle bağırabilmesi için’ megafon verilmesini ve bir adamı çıplak elleriyle boğarak öldüren hükümlüye siyah kuşak verilmesini isteyen Alexei Navalny’nin her iki talebi de reddedildi. Yönetim, 28 Nisan’da verdiği gerekçeli cevabında “Doğu dövüş sanatlarında yetkinlik unvanları dağıtmak yönetimimizin görev tanımında bulunmuyor” dedi.

    Navalny’nin kanguru beslemek için izin talebine ise hapishane şöyle cevap verdi:

    “Talebinize konu olan hayvanın, çift tepeli-keseli hayvanla alakalı olduğu tespit edilmiştir… Talebiniz karşılanmamıştır.”

    Agresif davranan bir manga komutanının stresini azaltabileceği gerekçesiyle kendisine bir masaj koltuğu verilmesini talep eden Rus muhalifin bu isteği de hüsranla sonuçlandı. Navalny’nin bekçi köpeklerinin isimlerini sorduğu mektubu ise ‘köpeklerle arkadaş olup kaçabileceği’ gerekçesiyle olumsuz yanıtlandı. “Böcek beslemek için izne ihtiyacı olup olmadığı” sorusuna verilen 3 Mayıs tarihli yanıt belki de en ilginciydi:

    “Talebinizde tanımladığınız böcek hayvanlar alemine aittir.” (DIŞ HABERLER)


    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘İran’da yıl sonuna kadar yaklaşık bin kişi idam edilebilir’

    ‘İran’da yıl sonuna kadar yaklaşık bin kişi idam edilebilir’


    HABER MERKEZİ – Uluslararası Af Örgütü, İran cezaevlerinin bir kıyım merkezine dönüştüğünü ve idam cezalarının 2022 yılına göre 3 kat arttığını belirtti. 

    Uluslararası Af Örgütü, İran’daki insan hakları ihlallerine ilişkin bir rapor yayınladı. Raporda İran cezaevlerinin bir kıyım merkezine dönüştüğünü ve idam cezalarının 2022 yılına göre 3 kat arttığını duyurdu. Uluslararası Af Örgütünün verilerine göre 2023 yılı başından bu yana en az 282 kişi idam edildi. Bu sayı, 2022 yılının ilk 6 ayında gerçekleştirilen idamların 2 katı.

     

    Ayrıca Uluslararası Af Örgütü, İran’daki idamlarının yüzde 20’sinin Beluç yurttaşlar olduğunu belirtti. İran rejiminin uluslararası yasalara göre hüküm giymemiş tutuklular hakkında idam kararı verdiğine vurgu yapılan raporda, bu durumun insan hakları ihlali olduğu belirtildi. 

     

    Raporda, İran rejiminin idam kararlarına bu şekilde devam etmeleri halinde 2023 yılı sonuna kadar yaklaşık bin kişinin idam edeceğine dikkat çekti.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hollanda polisi Erdoğan’ın galibiyetini sokakta kural ihlali yaparak kutlayanlara ceza yağdırdı

    Hollanda polisi Erdoğan’ın galibiyetini sokakta kural ihlali yaparak kutlayanlara ceza yağdırdı


    BASRİ DOĞAN | AMSTERDAM, TR724

    Hollanda polisi kural ihlalini affetmedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçim kazanmasını sokaklarda korna çalarak ve yürüyüş yaparak kutlayan 175 kişiye ceza kesildi. Korna çalmaktan 280 Euro, araba ile sokaklarda gürültü yapanlara da kişi başına 250’şer euro ceza verildi

    Hollanda polisi, Amsterdam, Tilburg ve Eindhoven’da 175 sürücüye 49 bin euro ceza yolladı. Amsterdam Mercatorplein, Rotterdam Hofplein Meydanı ve Eindhoven’daki Woenselse Markt’ta toplanan çok sayıda AKP’li, Erdoğan’ı destekleyen sloganlar attı. Bazıları da caddelerde araçlarıyla korna çalarak konvoylar halinde tur attı. Araç sayısı ve kalabalığın artması üzerine Hofplein Meydanı trafiğe kapatıldı.

    Rotterdam polisi yaptığı açıklamada, en az yüz kişiye ceza kesildiğini duyurdu. Eindhoven’da da 75 kişiye trafik cezası yazıldı. Korna çalmak, havai fişek kullanmak ve trafik ihlalleri gerekçesiyle yaklaşık 49 bin euro ceza kesildiği belirtildi.

    Polis sözcüsü “Elbette karnaval, Kral Günü, futbol maçları ve yıl dönümü gibi diğer büyük etkinliklerde olduğu gibi bu süreçte de sevinç ifadelerine yer verdik. Ancak bu, her türlü aşırılığa izin verildiği anlamına gelmiyor.” açıklamasında bulundu.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DSÖ’den Sudan uyarısı: Çocuklar beslenemediği için ölüyor, salgın riski kapıda

    DSÖ’den Sudan uyarısı: Çocuklar beslenemediği için ölüyor, salgın riski kapıda


    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, DSÖ’nün küresel sağlık sorunları gündemiyle düzenlenen basın toplantısında konuştu. Marburg virüsü salgınıyla mücadelede Ekvator Ginesi ve Tanzanya’da olumlu gelişmelerin yaşandığını belirten Ghebreyesus, Tanzanya’nın 42 gün sonra ülkede salgının bittiğini duyurduğunu söyledi.

    1,6 MİLYON KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ

    Sudan’da 15 Nisan’dan bu yana devam eden çatışmaların şiddetini artırdığını vurgulayan Ghebreyesus, insanların hastaneye ulaşamadığı ve gerekli sağlık hizmeti alamadığı için öldüğünü söyledi. Ghebreyesus, “Kadınlar güvenli bir şekilde doğum yapamıyor. Çocuklar yetersiz beslenme ve susuzluktan dolayı ölüyor. Yaklaşan yağmur mevsimiyle birlikte suyla taşınan ve sivrisinek kaynaklı hastalıkların salgın riski artıyor. Sudan’da çatışmaların başlamasından bu yana 1,6 milyon kişi yerinden edildi. Bu ülke içinde yerinden edilen ve komşu ülkelere gidenler dahil” bilgilerini paylaştı.

    SAĞLIK MERKEZLERİNE YÖNELİK SALDIRI

    Ghebreyesus, “Sudan’daki çatışmalarda sağlık merkezlerine yönelik 46 saldırı doğrulandı. Bu saldırılar sekiz kişinin ölümüne ve 18 kişinin yaralanmasına neden oldu. Bu kabul edilemez bir durum” ifadelerini kullandı.

    NE OLMUŞTU?

    Sudan’ın başkenti Hartum ve diğer şehirlerde 15 Nisan sabahı Sudan ordusu ile HDK arasında silahlı çatışmalar başlamıştı. Ordu ile HDK arasında “HDK’nin tamamen orduya katılmasını” öngören askeri güvenlik reformu konusunda son birkaç aydır yaşanan anlaşmazlık, sıcak çatışmaya dönüşmüştü. Dünya Sağlık Örgütü, çatışmalarda 709 kişinin öldüğünü, 5 bin 424 kişinin yaralandığını duyurmuştu. Sudan Sağlık bakanlığı Darfur bölgesinde en az 450 kişinin öldürüldüğünü duyurmuştu. (HABER MERKEZİ)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Seksi spor olarak kabul eden tek ülke Avrupa Seks Şampiyonası düzenliyor

    Seksi spor olarak kabul eden tek ülke Avrupa Seks Şampiyonası düzenliyor


    Kuruluşu 2016 yılında tamamlanan, 3000’e yakın üyesi bulunan İsveç Seks Federasyonu, ilk büyük turnuvasına hazırlanıyor.

    10Haber.Net’in haberine göre dünya üzerinde seksi spor olarak kabul ettiren tek federasyon olduğunu belirten kurum, 8 Haziran’da başlayacağını duyurdukları turnuvada, katılımcıların 16 disiplinde yarışmaya katılacaklarını açıkladı.

    Ön sevişme, seks pozisyonlarında yaratıcılık, dayanıklılık, orgazm sayısı gibi alanlarda performansı değerlendirilecek olan katılımcılar jüri ve seyirciler tarafından puanlanacak.

    KATILIMCI LİSTESİ HENÜZ AÇIKLANMADI

    45 dakikalık performanslarda oylama ilk turlarda seyirci ağırlıklı, finalde jüri ağırlıklı olacak. Açıklamalara göre turnuvaya 20 ülkeden katılımcılar başvurmuş durumda. Katılımcı listesi ise açıklanmış değil.

    8 Haziran’da başlayacağı duyurulan organizasyonun hayata geçip geçmeyeceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Zira hem İsveç Seks Federasyonu’nun başkanı, hem de turnuvanın düzenleneceği, İsveç’in en bilinen striptiz kulübü zincirinin sahibi Dragon Bratich, pek de güvenilir bir kişi olarak değerlendirilmiyor. 5 yıl önce dolandırıcılıktan yargılanmış.

    TÜRKİYE’DE YASAKLI

    Performanslar, Türkiye’de yasaklı olan www.livesexhouse.com adresinden yayınlanacak. Haftalar sürmesi beklenen organizasyonda günlük performans süresi 6 saat olarak belirlendi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya: Aşırı sağcı AfD’nin oylarındaki rekor artış ana akım partileri alarma geçirdi

    Almanya: Aşırı sağcı AfD’nin oylarındaki rekor artış ana akım partileri alarma geçirdi


    Almanya’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisine olan destek rekor seviyede artarak Başbakan Olaf Scholz’un Sosyal Demokrat Partisi ile aynı düzeye ulaştı

    Almanya’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisine olan destek rekor düzeye ulaştı. 

    Kamu yayıncısı ARD için yapılan DeutschlandTrend anketine göre, AfD’ye seçmen desteği yüzde 18 ile Başbakan Olaf Scholz’un Sosyal Demokrat Partisi ile aynı seviyede. 

    2021 seçimlerinde Scholz’un partisi yüzde 25,7, AfD yüzde 10,3 oy almıştı.

    Ana muhalefetteki Hıristiyan Demokratları milletvekili Norbert Roettgen, anketi “bir felaket” ve “merkezdeki tüm partiler için bir alarm sinyali” olarak nitelendirdi.

    AfD’nin artan desteğinin tüm demokratik partileri alarma geçirmesi gerektiğini söyleyen Hıristiyan Demokrat Serap Güler de “Bunu hızlı bir şekilde değiştirmek için sorumluluk taşıyoruz” dedi.

    Sosyal Demokratların üyesi Sawsan Chebli, anketlerin yayınlanmasının ardından attığı twittır mesajında: “AfD yüzde 18’de. Millet, uyanın artık!” şeklinde yazdı.

    “1920’ler ve 1930’lar gibi”

    AfD ve diğer kurumlar, aşırılık yanlılarıyla olan bağları nedeniyle ülkenin iç istihbarat teşkilatı BfV tarafından mercek altına alındı.

    Kurumun başkanı geçtiğimiz günlerde, Nazi diktatörlüğüyle doruğa ulaşan siyasi aşırılık ve otoriterliğin yükseldiği 1920’ler ve 1930’lar ile günümüz arasında “şaşırtıcı paralellikler” olduğu uyarısında bulundu.

    “Merkez partiler, hayal kırıklığı”

    Son ankette AfD’yi destekleyenlerin yaklaşık üçte ikisi, bunu aşırı sağın politikalarından ikna oldukları için değil, ana akım partilerden duydukları hayal kırıklığı nedeniyle yaptıklarını ifade etti. 

    AfD’nin önümüzdeki yıl Almanya’nın doğusundaki üç eyalet seçiminde birinci parti çıkma şansı yüksek görülüyor. 

    AfD, DeutschlandTrend anketinde en son Eylül 2018’de, dönemin Başbakanı Angela Merkel’in koalisyon hükümeti için zorlu bir dönemde yüzde 18’e ulaşmıştı.

    Hükümet, yüksek göç rakamları ve ülkedeki milyonlarca ev ısıtma sisteminin değiştirilmesine yönelik tartışmalı bir planın yanı sıra Almanya’nın Ukrayna’ya yaptığı askeri yardıma kamuoyu desteğini arttırmak için yoğun çaba sarf ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hindistan’da tren kazası: En az 50 kişi öldü

    Hindistan’da tren kazası: En az 50 kişi öldü


    – Hindustan Times’ın haberine göre, Hindistan’ın Orissa eyaletinin Balasore bölgesinde Coromandel Express’e ait yolcu treni ile yük treni çarpıştı. Bahanaga Bazar Tren İstasyonu yakınlarında meydana gelen kazada ilk belirlemelere göre 50 kişi hayatını kaybetti, 300’den fazla kişi yaralandı.

    Yetkililer, yaralıların 179’unun hastaneye kaldırıldığını, trende sıkışan 600’den fazla yolcunun çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Shalimar Tren İstasyonu’ndan kalkan trenin Chennai Central Tren İstasyonu’na doğru seyir halinde olduğu kaydedildi. Bölgeye 50’den fazla ambulans sevk edildi. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BRICS, İran ve Suudi Arabistan gibi ‘dost ülkelerle’ genişlemeyi planlıyor

    BRICS, İran ve Suudi Arabistan gibi ‘dost ülkelerle’ genişlemeyi planlıyor


    BRICS üyeleri Rusya, Hindistan, Çin, Brezilya ve Güney Afrika’nın dışişleri bakanları ve temsilcileri, Cape Town’da bir araya gelerek birliğin geleceğini tartıştı.

    Gelişmekte olan büyük ekonomilerden oluşan BRICS bloğu, Suudi Arabistan ve İran’ın da bulunduğu bir düzineden fazla ülkeyle ilişkilerini geliştirmenin yolunu arıyor.

    Blok üyeleri Rusya, Hindistan, Çin, Brezilya ve Güney Afrika’nın dışişleri bakanları ve temsilcileri, Cape Town’da bir araya gelerek birliğin geleceğini tartıştı. 

    İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Küba, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Komorlar, Gabon ve Kazakistan “BRICS’in Dostları” olarak adlandırılan görüşmeler için zirveye temsilci gönderdi.

    Mısır, Arjantin, Bangladeş, Gine-Bissau ve Endonezya de görüşmelere fiilen katılıyor.

    Ev sahibi Güney Afrika’nın Dışişleri Bakanı Naledi Pandor, zirvenin açılış konuşmasında Batı’nın kendilerine yönelik tutumunu eleştirdi. 

    Pandor, “Gelişmiş ülkeler gelişmekte olan dünyaya karşı taahhütlerini hiçbir zaman yerine getirmedi ve tüm sorumluluğu küresel Güney’e kaydırmaya çalışıyorlar” dedi.

    BRICS’in, son yıllarda başta Çin’in ve Şubat 2022’de Ukrayna savaşının başlamasından bu yana da Rusya’nın etkisiyle daha somut bir şekil aldığı yorumları yapılıyor. 

    Yeni üye kabulü görüşülüyor

    Çin geçen yıl bloğun yeni üyeleri kabul etmek için bir süreç başlatmasını istediğini söylerken, diğer üyeler de kulübe katılmasını istedikleri ülkeleri işaret etti.

    Yetkililer bu noktada “dikkatli bir şekilde ilerlenmesi gerektiğinin bilincinde olduklarını” ifade ediyor. 

    Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, görüşmelerin genişletilmiş bir BRICS bloğunun nasıl görüneceğine dair yol gösterici ilkeler, standartlar, kriterler ve prosedürler üzerine müzakereleri içerdiğini kaydetti. 

    Hindistan Dışişleri Bakanlığı daha önce genişlemeyle ilgili olarak adaylıkların bireysel olarak değerlendirilmesi yerine ortak bir politikaya ihtiyaç olduğunun altını çizmişti. 

    Güney Afrika Dışişleri Bakanı Pandor, BRICS liderlerinin Ağustos ayında Johannesburg’da düzenlenecek zirvede bir araya gelmeden önce dışişleri bakanlarının yeni üyelerin kabulüne ilişkin bir çerçeve üzerinde çalışmalarını tamamlamayı hedefledikleğini açıkladı. 

    “BRICS bir başarı öyküsüdür” diyen Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira, “Grup aynı zamanda bir marka ve bir varlık, bu yüzden ona özen göstermeliyiz.” şeklinde konuştu. 

    “Putin, tutuklanır mı?”

    Ağustos ayındaki liderler zirve toplantısı öncesinde Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından hakkında yakalama emri çıkarılan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası katılımı tartışılıyor. 

    Bir UCM üyesi olarak Güney Afrika’nın, zirveye gitmesi halinde Putin’i tutuklama baskısıyla karşı karşıya kalacağı belirtiliyor. 

    Pretoria, Rusya Devlet Başkanını ağırlamak için “yasal seçenekleri değerlendirmeye devam ettiğini” duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Belçika’da kürtaj yaptıran kadın çalışanı işten çıkaran işverene ‘cinsel ayrımcılık’ cezası

    Belçika’da kürtaj yaptıran kadın çalışanı işten çıkaran işverene ‘cinsel ayrımcılık’ cezası


    Belçika’da ilk kez bir işveren, kürtaj yaptıran kadın çalışanını işten çıkardığı için, “cinsel ayrımcılık” yaptığı gerekçesiyle suçlu bulundu.

    İşveren, kadın çalışana altı ay brüt maaş ödemeye mahkum edildi.

    Belçika Kadın-Erkek Eşitliği Enstitüsü’ne (IGVM) göre, bu karar, kürtaj nedeniyle işten çıkarılmanın bir tür cinsiyet ayrımcılığı olduğunu açıkça teyit etmesi bakımından önemli bir emsal teşkil ediyor.

    Enstitüden yapılan açıklamaya göre, ülkenin Flaman kesiminde bakım sektöründe çalışan kadın, işverenine hamile olduğunu ve bunu sonlandırmak istediğini bildirdi.

    Belçikalı işveren, kürtajdan birkaç gün önce, kadın çalışana “bir performans incelemesi” yapılacağını iletti.

    Kürtajdan sonraki ikinci iş gününde de “performansın sulandırılması ve güvenin kırılması” gerekçesiyle kadının sözleşmesi feshedildi.

    Belçika Kadın-Erkek Eşitliği Enstitüsü, kadın çalışan adına iş mahkemesine başvurdu.

    Enstitüye göre, mahkeme bir süre önce, “işten çıkarmanın kürtajdan kaynaklandığına ve bu nedenle cinsiyete dayalı ayrımcılık oluşturduğuna” karar verdi.

    Mahkeme, işverenin, işten çıkarma gerekçelerine ilişkin nesnel bir kanıt sunamadığına işaret etti.

    Mahkemeye göre, işten çıkarmanın zamanlaması ile ciddi bir yeniden değerlendirmenin yapılmamış olması, işe son verme ve gebeliğin sonlandırılması arasında bir bağlantı olduğunu düşündürüyor.

    Bu nedenle mahkeme, işvereni, kadın çalışana altı aylık brüt maaş ödemeye mahkum etti.

    Mahkeme, işveren tarafından IGVM’ye de sembolik olarak 1 euroluk tazminat ödenmesine karar verdi.

    İşveren, kararı temyiz etmedi.

    Enstitüye göre, bu, kürtaj nedeniyle işten çıkarılmanın bir tür cinsiyet ayrımcılığı olduğunu açıkça teyit eden ilk karar. Bu nedenle de, önemli bir emsal oluşturuyor.

    IGVM Müdür Yardımcısı Liesbet Stevens, kamu yayıncısı VRT’ye yaptığı açıklamada, “Mahkemenin kararı, kadınların istemeden hamile kalabilecekleri ve bunu erken sonlandırmaya karar verebilecekleri için işten çıkarılmaması gerektiği konusunda açık bir mesajıdır” dedi.

    Enstitüsü’ye göre, yasal düzenlemelere rağmen hamilelik ve doğumla ilgili ayrımcılık hala Belçika’da büyük bir sorun.

    Belçika’da çalışan her dört kadından üçü, hamilelik veya annelik nedeniyle iş yerinde en az bir kez ayrımcılık, olumsuz durum, eşit olmayan muamele veya gerginlik yaşıyor.

    Enstitüye yapılan her üç şikayet başvurusundan biri, işyerinde hamilelik veya annelik nedeniyle yaşanan sorunlardan oluşuyor.

    KAYNAK: BBC TÜRKÇE – YUSUF ÖZKAN

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AP Türkiye Raportörü Amor: Üyelik sürecinin devam edebileceğini düşünmüyorum

    AP Türkiye Raportörü Amor: Üyelik sürecinin devam edebileceğini düşünmüyorum


    Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez seçilmesinin ardından Türkiye’nin üyelik sürecinin devam edemeyeceğini düşündüğünü söyledi.

    Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, seçimlerden sonra Türkiye’nin AB üyelik sürecinin geleceğini değerlendirdi.

    Amor, “Türkiye’de iktidardaki elitlerin daha demokratik olma gibi bir siyasi iradesi olmadığı, iradeleri daha otoriter bir hükümet modeli oluşturmak olduğu sürece demokratik standartları uygulamanın bir yolu yok” dedi.

    AB’nin üyelik sürecinin en temel kuralının “demokrasi için siyasi irade göstermek” olduğunu belirten Amor, “Üyelik sürecinin devam edebileceğini düşünmüyorum, çünkü Erdoğan’ı iç politikalarına değiştirmeye itebilecek bir faktör görmüyorum. Görünüşe göre Türk seçmeni Erdoğan’ın politikalarını onayladı” ifadelerini kullandı.

    ‘BU SİNİK SÜRECİ SÜRDÜREMEYİZ’

    Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilişkilerini “yeni bir formata oturtması gerektiğini düşündüğünü” söyleyen Amor, şöyle devam etti:

    “Amacı tam üyelik olan, ama ancak asla o sonuca ulaşmayan bu sinik süreci sürdüremeyiz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***