Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • ‘Hollanda siyasetine en yakın isim’ olan dondurmacı Musa Pekdemir vefat etti

    ‘Hollanda siyasetine en yakın isim’ olan dondurmacı Musa Pekdemir vefat etti


    Hollanda Başbakanı Mark Rutte’nin deyimiyle Lahey’in senato, temsilciler meclisi ve başbakanlıkla birlikte değişmez dört sakininden bir olan, ülkenin en ünlü dondurmacısı Moes (Musa) Pekdemir 67 yaşında vefat etti. Türkiyeli dondurmacının ölümü, Başbakan Rutte’den aşırı sağcı lider Geert Wilders’e kadar, siyasetin her kesiminde üzüntüyle karşılandı.

    BBC Türkçe’nin Lahey muhabiri Yusuf Özkan’ın haberine göre, kentte Binnenhof olarak bilinen siyasi yerleşkenin içinde tam 45 yıldır, seyyar aracı ile dondurma satan Pekdemir, Hollanda siyasetine en yakın isimlerden biri olarak biliniyordu. Yıllardır yüzlerce bakan, müsteşar ve milletvekilinin yanı sıra başbakanlar ve Hollanda Kraliçesi de “Dondurmacı Moes”un müşterisi oldu.

    1960’LARDA SOKAĞINDAKİ DONDURMACIDAN ESİNLENDİ

    Türkiye’den 1960’ların ortalarında Hollanda’ya gelen bir göçmen ailesinin çocuğu olan Pekdemir, 13 yaşından itibaren bisiklet tamirciliğinden, sigara fabrikası işçiliğine kadar pek çok alanda çalışmıştı.

    Pekdemir, bununla beraber asıl tutkusunun dondurmacılık olduğunu anlatmıştı. Bunda, o yıllarda oturdukları Lahey’in merkezindeki sokağın tek dondurmacısı Corneldi’nin büyük payı olduğunu söylemişti. Bir röportajında, o yıllarda sokaktaki tek Türk aile olduklarını anlatan Pekdemir, herkes tarafından saygı ve sevgi gördüklerini belirtmişti.

    Eşi Mariana ile birlikte 1974 yılında Corneldi’de işe başlayan dondurmacı Moes, hem dükkanda hem de seyyar araç ile dışarıda çalışmıştı. Asıl mutluğu ise sokakta dondurma satmakta bulmuştu. “Bu sayede binlerce güzel insan tanıdım” diyen Pekdemir, 45 yıldan fazla bir süre Hollanda siyasetinin kalbi sayılan Binnenhof’ta mesleğini sürdürdü.

    Bu da ona, Hollanda’nın en ünlü dondurmacısı” unvanını kazandırdı.

    YASAKTAN MUAF TUTULDU

    Lahey Belediyesi’nin, çevre kirliliğini önlemek amacıyla motosikletlerin kent merkezine girişini yasaklaması üzerine işini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan Pekdemir’e, halkın tepkisi sonrası istisna uygulandı. Ancak Pekdemir, Binnenhof’un restorasyonu nedeniyle geçen yıl 45 yıllık mekanından ayrılmak zorunda kaldı.

    Pekdemir, yerel partiler bünyesinde politikaya da atıldı. Üyesi olduğu Lahey’in Kalbi Partisi, bir süre önce beyin kanaması geçiren Pekdemir’in 3 Haziran cumartesi günü vefat ettiğini duyurdu.

    BAŞBAKAN RUTTE: LAHEY ONU ÖZLEYECEK

    Pekdemir’in ölümü Hollanda siyasetinde üzüntüyle karşılandı. Başbakan Mark Rutte, Twitter mesajında, “Üzücü bir haber. Binnenhof’un devamlı dondurmacısı Moes vefat etti. Binnenhof sakini arkadaşım, yıllardır günübirlik ziyaretçilerin, politikacıların ve gazetecilerin yüzünü güldürdü. Lahey onu özleyecek. Yakınlarına sabır ve baş sağlığı diliyorum” dedi.

    Dondurmacı Moes’un ölümüne en çok üzülenlerden biri de, göçmen karşıtı politikalarıyla bilinen aşırı sağcı Özgürlük Partisi’nin lideri Geert Wilders oldu. “Ne korkunç bir haber” diyen Wilders, “Sayısız dondurma yediğim Hollanda’nın en tatlı dondurmacısıydı. Huzur içinde yat Moes” mesajını paylaştı.

    PVV Lahey Belediye Meclisi üyesi Sebastian Kruis de, “Lahey’den çok özlenecek bir ikon. Umarım ailesi ve arkadaşları güzel anılarda teselli bulurlar” dedi.

    Köşe yazarı Sjaak Bral da, Pekdemir’in ölümüyle ilgili şunları paylaştı: “Moes ile şehrimiz en ünlü ve en sevilen girişimcilerinden birini kaybediyor. Moes, 45 yılı aşkın bir süredir Lahey’deki politikacıların soğukkanlılığını korumasını sağladı; demokrasi üzerindeki etkisi bu nedenle hafife alınamaz. Onu unutmayacağız. Aileye ve aslında şehrin geri kalanına baş sağlığı diliyorum. Hoşçakal güzel adam!” (Kaynak)


    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’da 64 yaş kararnameleri Resmi Gazete’de

    Fransa’da 64 yaş kararnameleri Resmi Gazete’de


    HABER MERKEZİ – Fransa’da emeklilik yaşını 62’den 64’e çıkaran düzenlemeye dair kararnameler, Resmi Gazete’de yayımlanmaya başladı.

    Fransa’da emeklilik yaşını 2 yıl artıran ve nisanda yasalaşan tartışmalı düzenlemenin uygulanmasına dair kararnameler, Resmi Gazete’de yayımlandı. Eylülde uygulanması beklenen yasanın Resmi Gazete’de yayımlanan ilk kararnameleri, emeklilik yaşını kademeli uzatmayı içeren tartışmalı iki madde oldu.

     

    Toplam 31 maddeden oluşan yasaya göre itfaiyeciler, polisler ve hava trafik kontrolörleri gibi kamu sektöründekiler, bazı durumlarda halen 64 yaşından önce emekliye ayrılabilecek, ayrıca erken çalışmaya başlayıp gerekli 43 yılı tamamlayanlar da erken emekli olabilecek.

     

    GERİ ÇEKİLMESİNİ ÖNGÖREN TASARI 

     

    Öte yandan ülke genelinde kitlesel protestolar ve yoğun muhalefete rağmen Parlamentoda oylamadan kabul edilen yasanın geri çekilmesini öngören bir tasarı da 8 Haziran’da Ulusal Mecliste görüşülecek. 

     

    PROTESTOLARA DAİR 

     

    Fransa’da hükümetin, yasa tasarısını oylamadan Meclisten geçirme kararı üzerine 16 Mart’ta kitlesel gösteriler başlamıştı.

     

    Polis, eylemlere katılanlara sert müdahale etmiş, ülke genelinde 16 Mart’tan itibaren düzenlenen protestolarda binden fazla kişi gözaltına alınmıştı.

     

    Muhalefet ve hükümetin, reformun anayasaya uygun olup olmadığının belirlenmesi için başvurduğu Anayasa Konseyi, yasa tasarısının emeklilik yaşını 64’e çıkaran maddesini onaylamış, 6 maddeyi ise tamamen veya kısmen reddetmişti. 

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsveç’te terör örgütü destekçileri yeni terör yasasını protesto etti

    İsveç’te terör örgütü destekçileri yeni terör yasasını protesto etti


    isvecte teror orgutu

    İsveç’te terör örgütü PKK/YPG destekçileri, İsveç’te 1 Haziran’da yürürlüğe giren yeni terör yasasını protesto ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhine slogan attı.

    İsveç’te terör örgütü PKK/YPG destekçilerinin provokasyonları devam ediyor. Başkent Stockholm’de sokağa inen yaklaşık bin kişilik terör örgütü destekçisi grup, İsveç’te 1 Haziran’da yürürlüğe giren yeni terör yasasını protesto etti. Hükümeti istifaya çağıran terör destekçileri, yasanın iptalini istedi. Polis eşliğinde saatlerce süren provokasyonda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhine slogan atan terör destekçileri, ellerinde “NATO’ya Hayır” yazılı pankart ve terör örgütüne ait paçavraları taşıdı. İsveç parlamentosunun önüne kadar yürüyen terör destekçileri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın posterini yere sererek üzerinden geçti.

    İsveç’te de PKK bir terör örgütü olarak kabul edilse de, terör destekçilerinin protesto düzenlemelerine izin veriliyor.

    Terör yasası

    Yeni terör yasası kapsamında terör örgütü faaliyetlerinde bulunanlara 4-8 yıl arasında hapis cezası verilebilecek. Ayrıca terör örgütlerini finanse eden veya destekleyen kişilerin gözaltına alınması ve yargılaması konusunda yetkiler de genişletildi. Yasaya göre İsveç’te terör örgütü lideri olarak tanımlanan şahıslar, 20-25 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.

    Yasa tasarısı, İsveç Parlamentosunda 3 Mayıs’ta yapılan oylamada 34’e karşı 268 oyla kabul edilmiş, 47 milletvekili ise oylamaya katılmamıştı.

    İsveç’in NATO üyeliği Türkiye ve Macaristan tarafından onaylanmadı

    İsveç ve Finlandiya 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalinin ardından NATO’ya üyelik başvurusunda bulunmuş, Türkiye ise terör örgütü PKK/YPG’ye destek verdikleri gerekçesiyle iki ülkenin NATO üyeliğine itiraz etmişti. Finlandiya, Türkiye ile yapılan görüşmeler sonunda geçtiğimiz nisan ayında resmen NATO üyesi olurken, İsveç’in NATO’ya üyeliği ise Türkiye’nin güvenlik endişelerinin giderilmemesi nedeniyle henüz onaylanmadı. Türkiye, İsveç’te terör örgütlerinin faaliyetleri nedeniyle daha sıkı önlemler alınmasını talep ediyor. Bu nedenle bugün yürürlüğe giren terörle mücadele yasası, İsveç’in NATO üyeliği için önemli bir adım olarak görülüyor. Türkiye’nin yanı sıra Macaristan’da henüz İsveç’in NATO üyeliğine yeşil ışık yakmadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hindistan’daki tren kazasının ayrıntıları netleşiyor

    Hindistan’daki tren kazasının ayrıntıları netleşiyor


    Hindistan’da en az 288 kişinin ölümüne, 1000’den fazla kişinin yaralanmasına sebep olan tren kazasının sebebine ilişkin ön soruşturmanın bulguları açıklandı. Hindistan Demiryolları Bakanı Ashwini Vaishnaw, olay sırasında trenlerin hangi rayda ilerleyeceğini belirleyen elektronik iç kilitlenme ve sinyalizasyon sisteminde bir “değişiklik” olduğunu ve kazanın bu nedenle yaşandığını söyledi.

    Hindistan haber ajansı ANI’ye konuşan bakan, “Mesele makas motoruyla, iç kilitlenme ile ilgili. Kaza, iç kilitlenme sırasında yaşanan değişimden kaynaklandı. Bunu kimin yaptığı ve olayın nasıl yaşandığı, soruşturmadan sonra netleşecek” dedi.

    KAZA NASIL GERÇEKLEŞTİ?

    Press Trust ajansı ise ön soruşturmaya göre, kaza sırasında raylarda ilerleyen Coromandel Express trenine önce ana raya girmesi için sinyal verildiğini ama bu sinyalin sonradan kaldırıldığını yazdı. Buna göre, söz konusu tren bu nedenle park halindeki trenlerin bulunduğu yan hatta girdi ve buradaki yük trenine çarptı. Coromandel Express treninin 10-12 vagonu devrilirken, karşı yönden gelen bir diğer tren de bu vagonlara çarptı. Yashwatpur-Howrah Ekspress’e ait bu trenin de en az üç vagonu raydan çıktı.

    Hindistan tarihinin en ölümcül tren kazalarından biri olan olay, önceki akşam Orissa eyaletinin Balasore bölgesinde meydana gelmişti.

    YAKINLARINI ARAYANLAR FOTOĞRAFTAN TEŞHİS EDİYOR

    Kaza sorasında raylara devrilen vagonları kaldırma çalışmaları sürerken, yüzlerce kişi de hâlâ yakınlarını arıyor. Yaralıların ve cenazelerin fotoğrafları, yakınlarını arayan kişilere gösteriliyor. Hindistan basını, dün gece vinçlerin yürüttüğü enkaz kaldırma çalışması sırasında 15 kişinin daha cenazesinin bulunduğunu yazdı.

    Kazanın, Hindistan’ın popülist Başbakanı Narendra Modi’nin gelecek sene yeniden seçilmeye çalışacağı genel seçimlerin öncesinde, İngiliz sömürgeciliğinden kalma demiryolu ağını modernize etme iddiasıyla yüklü harcamalar yaptığı bir döneme denk gelmesi de dikkat çekti. Dünyanın en büyük demiryolları ağından birine sahip olan Hindistan’da, hükümetin güvenliği artırma çabalarına rağmen her yıl yüzlerce tren kazası meydana geliyor. Kazaların büyük kısmı, insan hatasından veya yenilenmeye sinyalizasyon ekipmanından kaynaklanıyor. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Direniş sonuç verdi: Irak ordusu Mexmûr’dan çekildi

    Direniş sonuç verdi: Irak ordusu Mexmûr’dan çekildi


    HABER MERKEZİ – Mexmûr Demokratik Halk Meclisi, varılan anlaşma sonucunda Irak ordusunun kampın etrafından çekildiğini ve halkın nöbet eylemini sona erdiğini bildirdi.

     

    Irak ordusunun 20 Mayıs’ta Mexmûr Mülteci Kampına yönelik başlatmış olduğu ablukaya karşı Mexmûr halkı 16 gündür direniyor. Mexmûr Demokratik Halk Meclisi ile Diplomasi Komitesi, Irak ordusunun ablukayı sonlandırılması için Iraklı yetkililerle birçok görüşme gerçekleştirildi.

     

    Rojnews’te yer alan habere göre Mexmûr Kampı’nda düzenlenen basın açıklamasında varılan anlaşma sonucunda Irak ordusunun Mexmûr Kampı çevresinden geri çekildiği ve nöbet eyleminin de bu temelde sonlandırıldığı ifade edildi.

     

    16 GÜNLÜK DİRENİŞ

     

    Mexmûr Kampı adına açıklamalarda bulunan Demokratik Halk Meclisi Eşbaşkanı Yusuf Kara, şunları söyledi: “Halkımız 16 gündür Irak ordusunun kuşatmasına karşı direniyor. Kampın kuşatılması konusu, gündemimize yeni girmiş değildir. 2021 yılında da kampımız tel örgülerle kuşatılmak istendi. Söz konusu saldırılar Türk devletinin ve Barzani ailesinin baskısıyla geliştiriliyor. KDP ve Türk devleti Mexmûr Kampı’nı boşaltmak istiyor. Kampta yaşayan halk, Irak yasalarını şu ana kadar ihlal etmemiştir. Bizler, Irak’la yaptığımız görüşmelerde, kendilerine Türk devletinin ve KDP’nin istedikleri doğrultusunda hareket etmemeleri gerektiğini sürekli hatırlattık. 20 Mayıs’ta bir kez daha iş makinaları, zırhlı araçlar ve askeri güçlerle Mexmûr’u kuşatmak ve tel örgülerle esir almak istediler. Ancak bu kuşatmaya karşı halkımız direniş geliştirdi.”

     

    ‘IRAK GÜÇLERİNİ GERİ ÇEKTİ’

     

    Direniş devam ederken birçok görüşme gerçekleştirdiklerini dile getiren Kara, “Son görüşmemizi Bağdat’ta gerçekleştirdik. Yapılan görüşmeler neticesinde sorunların diyalogla çözülmesinde anlaşmaya vardık. Irak ordusu, Mexmûr Kampını kuşatmak amacıyla konuşlandırdığı güçlerini geri çekmiştir. Bizler de bu nedenle eylemlerimizi sonlandırmış bulunuyoruz. Ancak bilinmelidir ki ne zaman bir saldırı olursa ve Mexmûr halkının iradesi teslim alınmak istenirse bu halkın direnişiyle karşılaşılacaktır. Mexmûr halkı olarak, bizlere destek sunan ve ayağa halkan tüm kurumlar, partiler ve bireylere teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Nintendo’nun ‘Ördek Avı’ tabancasıyla benzinci soydu

    Nintendo’nun ‘Ördek Avı’ tabancasıyla benzinci soydu


    ABD’nin Güney Carolina eyaletinde bir benzinciyi soyan hırsızın, kasiyeri 1984 yapımı ‘Nintendo tabancası’ ile korkuttuğu ortaya çıktı. Polis açıklamasına göre, 25 yaşındaki David Joseph Dalesandro soygun sırasında Nintendo’nun meşhur ‘Ördek Avı’ (Duck Hunt) oyununda televizyona “ateş etmek” için kullanılan oyuncak tabanca ile benzincinin marketini soydu.

    Açıklamaya göre hırsız, Sharon adlı küçük kasabadaki benzinciye maske ve perukla geldi. Daha gerçekçi görünmesi için sprey boya ile siyaha boyadığı Nintendo tabancasını doğrulttuğu kasiyeri, kasadaki 300 doları kendisine vermeye zorladı.

    duck.jpg

    Dalesandro, ihbarın ardından Dollar General adlı mağazalar zincirinin bir şubesinin otoparkında bulundu. Polis, gözaltında tutulan Dalesandro hakkında silahlı soygundan dava açılacağını duyurdu.

    duck3.jpg

    Türkçe’de ‘Ördek Avı’ anlamına gelen Duck Hunt, atarinin popüler olduğu yıllarda en çok oynanan oyunlardan biriydi. Oyunda, söz konusu soygunda kullanılan tabanca ile ördek avlanıyordu. (DIŞ HABERLER)

    duck4.jpg

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gölde batan istihbaratçıların bulunduğu teknenin gizemi sürüyor

    Gölde batan istihbaratçıların bulunduğu teknenin gizemi sürüyor


    İsviçre Alpleri’nin güneyindeki popüler gölde batan teknede biri İsrail casus teşkilatı MOSSAD’dan eski bir ajan, ikisi İtalyan istihbarat görevlisi ve bir Rus kadın hayatını kaybetmişti.

    Gölü gezmek için yola çıkan küçük teknede 23 kişi vardı.

    Maggiore Gölü ve kıyı şeridi, İtalya’nın Lombardiya ve Piedmont bölgeleri ile İsviçre’nin Ticino kantonu arasında bölünmüş sınırda yer alıyor.

    Lombardiya’da hem askeri hem de sivil kullanıma uygun teknolojiler üreten şirketler bulunuyor.

    İsviçre birçok istihbarat mensubu için bir geçiş ülkesi olarak kabul ediliyor.

    Zaten teknede bulunan hem İtalyan hem de İsraillilerin bu bölgede evleri olduğu ortaya çıktı.

    Il Corriere della Sera gazetesi, bölgede İtalya ve İsrail hükümetlerine belirli bir hareket özgürlüğü verildiğini yazdı.

    Bazı haberlerde tekne yolculuğundan masum bir gezi olarak bahsedilse de bazı İtalyan haber kaynaklarına göre bu İtalyan ve İsrail ajanları arasında gizli bir çalışma toplantısıydı.

    ‘Kıyamet üzerimize çöktü’

    Kazaya atanan savcı Carlo Nocerino teknede bulunanlardan 13’ünün İtalyan ve sekizinin İsrailli olduğunu söylüyor. Sadece teknenin kaptanı Claudio Carminati ve Rus eşi istihbarat çalışanı değildi.

    Kaptan ve kazada ölen Rus eşi.

    Yolculuk, teknedekilerden birinin doğum gününü kutlamak için planlanlanmıştı. 15 metre uzunluğundaki “zevk” anlamına gelen bir kelime oyunu olan “Good…uria” adlı tekne aniden saatte 70 km’nin (43 m) üzerinde şiddetle esen fırtınayla devrildi.

    İtalyan il Corriere della Sera gazetesine konuşan teknenin kaptanı Carminati, “Otuz saniye içinde üzerimize bir kıyamet çöktü.Tekne hemen alabora oldu ve suya düştük” dedi.

    Carminati, olayı soruşturan müfettişlere geziden önce kötü hava tahmini olmadığını söyledi ama tekne planlanan dönüş saatini aşmıştı.

    Savcılık hem kazan hem de kasten adam öldürme ihtimallerini soruşturuyor.

    Ölenler isimleri de belli oldu. Tekne kaptanının eşi Anna Bozhkova, İtalya’da oturma izni olan 50 yaşında bir Rus kadındı.

    Diğer kurbanlar; her ikisi de İtalyan gizli servisi üyesi olan 53 yaşındaki Tiziana Barnobi ve 62 yaşındaki Claudio Alonzi ve İsrailli eski MOSSAD ajanı 50 yaşındaki Erez Shimoni.

    İsrail medyası ölen MOSSAD ajanının adını haber yapmaktan çekinse de İtalyan gazetelerinde isimler yer aldı.

    Tekneden sağ kurtulanların bazıları kıyıya yüzerek çıkmayı başardı, bir kısmı  yardıma gönderilen ya da bölgede bulunan diğer tekneler tarafından sudan çıkarıldı.

    İtalyan haber kaynakları otopsi yapılmadığını bildirmesine rağmen, tüm ölümlerin nedeni boğulma.

    Kazadaki gizemi artıranlardan biri de felaketten sağ kurtulanların olay yerinden ayrılmak için acele etmeleri.

    İtalyan basını, hayatta kalanların hızlı bir şekilde otel odalarından ve tedavi gördükleri hastaneden eşyalarını toplayarak bölgeden ayrıldıklarını yazdı.

    Hatta teknedeki İsrailliler kiralık arabalarını bıraktılar ve Pazartesi günü onları Milano’dan alan bir İsrail uçağıyla evlerine geri götürüldüler.

    Savcı Nocerino BBC’ye hayatta kalanların değil, yalnızca kurbanların isimlerinin verilmesinin normal olduğunu söyledi.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi ise Çarşamba günü ölen İsraillinin emekli bir MOSSAD ajanı olduğunu doğrulamıştı.

    Ofisten yapılan açıklamada şöyle denmişti: “MOSSAD, hayatını onlarca yıldır İsrail Devleti’nin güvenliğine adayan sadık ve profesyonel bir üye olan değerli bir dostunu kaybetti. Ajanstaki hizmeti göz önüne alındığında, kimliği hakkında ayrıntılı bilgi vermek mümkün değil”

    Açıklamadaki tondan ölen ajanın önemli bir MOSSAD üyesi olduğu anlaşılıyor. MOSSAD ajanı Erez Shimoni’nin İsrail’deki cenazesine MOSSAD şefi David Barnea da katıldı.

    Batan tekne henüz çıkarılamadı. Savcı “Şu anda gölün dibine dolanmış durumda ve onu ortaya çıkarmak iki veya üç gün sürebilir” dedi.

    Teknenin batma nedeni fazla yolcu olabilir. Yalnızca 15 yolcu kapasitesine sahip olan teknede 23 kişi vardı. 

    Olumsuz hava koşullarında aşırı kalabalığın kaptanın tekneyle manevra yapmasını zorlaştırdığı söyleniyor.

    Savcılar, neden gemide izin verilenden daha fazla insan olduğunu ve kötü hava koşulları göz önüne alınmadan gölde yelken açmasını soruşturuyor. 

    Ama gizemli hikayenin hala büyük bir kısmı belirsiz.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suriye ile Irak arasında uyuşturucu zirvesi

    Suriye ile Irak arasında uyuşturucu zirvesi


    Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, iki günlük resmi ziyaret kapsamında gittiği Irak’ın başkenti Bağdat’ta Iraklı mevkidaşı Fuad Hüseyin ile biraraya geldi. İki bakanın görüşmesinde, ikili ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra Suriye’nin Arap Birliği’ne yeniden kabul edilmesi sürecinde uyuşturucu ticareti ve sığınmacılar konusunda Şam’a yöneltilen talepler ele alındı.

    Ortak basın toplantısında konuşan Hüseyin, sınırdaki uyuşturucu kaçakçılığına son vermenin yollarını ele aldıklarını söyledi. “Bugün, uyuşturucu ticareti ile savaş konusunda Irak ile Suriye arasında işbirliğinin yollarını ele aldık” diyen Hüseyin, “Irak’ın uyuşturucu kaçakçılığı alanında bir koridor olduğu biliniyor ve ne yazık ki Irak toplumunda da uyuşturucu tüketimi başladı” ifadelerini kullandı.

    Hüseyin, ikili görüşmelerde Irak’ta sayıları yaklaşık 250 bini bulduğu bilinen Suriyeli sığınmacıların da ele alındığını söyledi.

    MİKDAD’TAN ORTAK HAREKET ETME ÇAĞRISI

    Mikdad ise Bağdat’ı ziyaret etmekten onur duyduğunu belirtirken, iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmenin yollarını ele aldıklarını belirtti. Suriye ile Irak’ın ortak sorunlarına karşı ortak hareket etmesi için çağrıda bulunan Mikdad, Bağdat yönetimine Maraş depremlerinden etkilenen Suriye kentlerine gönderdikleri yardım için de teşekkür etti.

    Suriyeli bakanın, Bağdat’tan “İdlib’deki terör örgütlerinin ve ülkenin kuzeydoğusundaki Amerikan işgalinin varlığına son verilmesi” çağrısında bulunması da dikkat çekti.

    Şam yönetimini 12 sene sonra geçen ay üyeliğe yeniden kabul eden Arap Birliği, Beşar Esad yönetiminden Suriye kaynaklı uyuşturucu ticaretine son verilmesi talebinde bulunmuştu. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çin’den ABD’ye uyarı: Ortak zemin bulunmazsa felaket yaşanır

    Çin’den ABD’ye uyarı: Ortak zemin bulunmazsa felaket yaşanır


    Çin Savunma Bakanı Li Shangfu, Asya’nın en önemli güvenlik zirvelerinden birinde yaptığı konuşmada ABD’ye uyarılarda bulundu. Li, ABD’yi Asya’da “Soğuk savaş zihniyeti” ile hareket etmekle suçlarken, iki ülke arasında olası bir ihtilafın “kaçınılmaz bir felakete yol açağını” söyledi. Çin Savunma Bakanı, mart ayında göreve gelmesinden bu yana yaptığı en önemli uluslararası konuşmada, ülkesinin çatışma değil diyalog arayışında olduğunu da vurguladı.

    ‘SİLAHLANMA YARIŞINI YOĞUNLAŞTIRIYORLAR’

    Asya-Pasifik bölgesinin tek yıllık güvenlik zirvesi Shangri-La Diyaloğı’nun Singapur toplantısında konuşan General Li, “bazı ülkelerin Asya’daki silahlanma yarışını yoğunlaştırdığını” söyledi. “Dünyanın hem Çin hem ABD için yeterince büyük olduğunu” belirten Çin Savunma Bakanı, iki süper gücün ortak zemin bulabileceği vurgusu yaptı.

    ‘DÜNYA İÇİN KATLANILAMAZ BİR FELAKETE YOL AÇAR’

    Li, “Çin ve ABD farklı sistemlere sahip ve birçok açıdan birbirlerinden farklı. Fakat bu durum iki tarafı, ikili ilişkilerin gelişmesi ve işbirliğinin derinleşmesi için ortak zemin ve ortak çıkar aramaktan alıkoymamalı” diye konuştu. Çin Savunma Bakanı, “Çin ile ABD arasında ağır bir ihtilaf veya çatışmanın dünya için katlanılamaz bir felakete yol açacağı reddedilemez” dedi.

    Li’nin konuşması öncesinde ABD, Çin’e ait bir destroyeri Tayvan Boğazı’nda bulunan bir Amerikan savaş gemisinin yakınlarında “güvenli olmayan” manevralar yapmakla suçlamıştı. Olay sırasında Amerikan gemisinin yanında Kanada gemileri olduğu da belirtilmişti. Pekin yönetimi ise her iki ülkeyi kasıtlı olarak “risk provokasyonu” ile suçlamıştı. ABD ve Kanada ise gemilerin uluslararası hukuk kapsamındaki sularda bulunduğunu savunmuştu.

    ‘GERİLİMİ BÖLGE DIŞINDAN GELENLER YÜKSELTİYOR’

    General Li, konuşmasında bu olaya atıfta bulunarak ABD’nin güvenlik risklerini artırdığını belirtti. Çinli bakan, “ABD ve müttefiklerinin devriyelerinin denizlerde hegemonya kurmanın bahanesi” olarak kullanılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Li, Tayvan Boğazı’nda yaşanan olay konusunda “gerilimi yükselten tarafın bölge dışından gelenler olduğunu” da ekledi.

    PEKİN’İN GÖRÜŞMELER İÇİN ÖN ŞARTI, YAPTIRIMIN KALDIRILMASI

    Pekin yönetimi, Rusya’dan savaş alımı gerekçesiyle ABD’nin 2018 yılında General Li’yi yaptırım listesine almasını protesto ederek, Washington’dan gelen doğrudan askeri görüşme teklifini reddetmişti. Singapur zirvesinde, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in yaptırım konusundaki ön şarta rağmen askeri görüşmeleri reddeden taraf olarak Çin’i suçlaması dikkat çekmişti.

    Zirvenin cuma günkü açılış yemeğinde General Li ile General Austin el sıkışıp kısa süreliğine spjbet etse de, iki bakan arasında somut bir görüş alış verişi yaşanmamıştı. Çinli bir delege de, AFP ajansına açıklamasında Pekin’in askeri görüşmeler için ön şartının, General Li’ye yönelik Amerikan yaptırımlarının kaldırılması olduğunu yinelemişti. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan, NATO Genel Sekreteri ile görüştü: Kritik açıklama geldi

    Erdoğan, NATO Genel Sekreteri ile görüştü: Kritik açıklama geldi


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüştü. Dolmabahçe Ofisi’nde basına kapalı gerçekleşen kabul, yaklaşık 1 saat sürdü.

    Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve NATO yetkilileri de hazır bulundu.

    Stoltenberg, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, “12 Haziran’da İsveç, Türkiye ve NATO bir araya gelecek” dedi.

    Stoltenberg’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “Bugünkü görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tebrik ettim. Türkiye son derece önemli bir NATO müttefikidir. İsveç, Finlandiya ve Türkiye arasındaki üçlü uzlaşıların altını çizmek istiyoruz. Bugün ve Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ortak mekanizmanın güçlü bir şekilde devam etmesi için anlaşıya vardık. Son olarak buraya birkaç ay önce korkunç yıkıma neden olan depremin ardından dayanışma göstermek için buraya gelmiştim. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmemde kendisini yeniden seçilmesinden dolayı tebrik ettim. NATO’nun önümüzdeki ay yapılacak görüşmesine yönelik fikir işbirliğinde bulunduk.

    Türkiye’nin meşru güvenlik endişelerini ele aldık. İsveç Türkiye’nin endişelerini gidermek için adım attı. İsveç taahhütlerini tamamlamıştır. 12 Haziran’da İsveç Türkiye ve NATO bir araya gelecek. NATO’ya üyelik İsveç’i daha güçlü yapacaktır ancak aynı zaman NATO’yu ve Türkiye’yi de daha güçlü yapacaktır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***