Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • Hindistan’da inşaat halindeki köprü ikinci kez çöktü

    Hindistan’da inşaat halindeki köprü ikinci kez çöktü


    – Hindistan’ın Bihar eyaletindeki Bhagalpur şehrinde inşaat halindeki köprü ikinci kez çöktü. Burhi Gandak Nehri üzerinde bulunan Aguwani-Sultanganj köprüsünün çökme anı çevredekiler tarafından kaydedildi. Görgü tanıklarının videolarında orta yerinden çöken köprünün tamamen sular altında kaldığı görüldü.

    İlk incelemelere göre, Bhagalpur şehrindeki 206 metre uzunluğundaki köprüde çatlaklar oluşması nedeniyle köprünün çöktüğü düşünülüyor. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.Hindustan Times’ın haberine göre, Eyalet Başbakanı Nitish Kumar olayın sorumlularının tespit edilmesini istediğini belirtti. İnşaat halindeki köprü 30 Nisan 2022’de de benzer sebeplerle çökmüştü. (DIŞ HABERLER)


    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meriç’te mahsur kalan çoğu Ezidi 91 mülteci kurtarıldı

    Meriç’te mahsur kalan çoğu Ezidi 91 mülteci kurtarıldı


    Yunanistan hükümeti, yaklaşık altı gündür Meriç Nehri’nde 2 Haziran’dan bu yana mahsur kalan 91 mültecinin kurtarıldığını duyurdu. Türkiye’den Yunanistan’a geçmek isteyen ve aralarında çocukların da bulunduğu grup, iki ülke arasındaki Meriç Nehri üzerindeki Evros adacığında mahsur kalmıştı.

    Associated Press’in haberine göre Yunan yetkililer pazar günü 91 mülteciyi kurtardıklarını Türkiye sınırındaki merkeze götürdüklerini açıkladı. Polis Kızılhaç’ın da katıldığı operasyonda kurtarılan grupta 32 erkek, 25 kadın ve 34 çocuk olduğunu söyledi. Kurtarılanlardan bazıları Suriyeli olduğunu söyledi. Mültecilerin 4 Haziran’da Yunanistan topraklarına geçişinin operasyonu mümkün kıldığı da belirtildi.

    Daha önce sosyal medya üzerinden sığınmacıların görüntülerini paylaşan “Küresel Ezidi Örgütü” (Yazda) kurucusu Murad İsmail 3 Haziran’da Yunanistan hükümetine çağrıda bulunmuş ve adacıkta 80’den fazla Iraklı Ezidi’nin mahsur kaldığını söylemişti.

    TÜRKİYE’YE KOORDİNASYON ÇAĞRISI YAPILDI

    Yunanistan Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada” Nehrin son zamanlarda düşük olan su seviyesi hem Yunanistan hem de Türkiye topraklarına düşen adacıkları kullanan göçmenlerin yasa dışı geçişini destekliyor” denerek Türk hükümetine sınır makamlarını koordine etmesi ve kayıt dışı geçişleri engellemesi için çağrısında da bulunuldu.

    Yunanistan ile Türkiye arasındaki kara sınırının neredeyse tamamı Meri. Nehri tarafından oluşmakta. Meriç Avrupa Birliği’nde daha iyi bir yaşam arayan insanlar için Yunanistan’a önemli bir geçiş noktası. Yunanistan hükümeti göçmenlerin geçişini önlemek için sınırın büyük bir kısmına yüksek bir çit örmüş ve çiti 2026 yılı itibarıyla 100 kilometrelik alana yaymayı planladığını açıklamıştı. (DIŞ HABERLER)


    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Venezeuela’daki sel nedeniyle madende göçük: En az 12 ölü

    Venezeuela’daki sel nedeniyle madende göçük: En az 12 ölü


    – Venezuela’nın Bolivar eyaletine bağlı El Callao kentinde bulunan Talavera altın madeni şiddetli yağışlar nedeniyle çöktü. Göçük altında kalan en az 12 madenci ölürken 112 madenci sağ olarak kurtarıldı. Göçük altında kalan olup olmadığını araştırmak için çalışmalar sürüyor.

    Bolivar Vatandaş Güvenliği Sekreteri Edgar Colina, ölen madencilerin cesetlerinin ailelerine teslim edildiğini ve bölgede çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

    Venezuela’daki madenlerin ruhsatsız şirketler tarafından kaçak çalıştırılan madenciler tarafından ilkel şekilde açıldığı biliniyor. Birleşmiş Milletler ve hak savunucuları daha önce de Orinoco olarak bilinen maden bölgesinde kaçak madencilik yapıldığını ve insan hakları ihlalleri yaşandığını tespit eden raporlar yayımlamıştı. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Senegal’de sular durulmuyor: 500 kişi gözaltına alındı

    Senegal’de sular durulmuyor: 500 kişi gözaltına alındı


    Senegal İçişleri Bakanı Antoine Diome, başkent Dakar’da basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 1 Haziran’da başlayan protestolar sonrası bazıları siyasi parti üyesi olmak üzere yaklaşık 500 kişinin gözaltına alındığını belirtti.

    İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ‘DIŞ GÜÇLERİ’ SUÇLADI

    Hafta sonu ülkedeki tansiyonun düştüğünü ifade eden Diome, protestolarda “dış güçlerin etkili olduğunu ve ülkesinin saldırı altında olduğunu” ileri sürdü. Bakan Diome, protestocuların altyapı tesislerine zarar verip tahrip ettiğini de iddia etti. Şiddet olaylarına dönüşen gösterilerde bugüne dek 16 kişi öldürüldü, 360 kişi de yaralandı.

    MOBİL İNTERNET ERİŞİMİ KISITLANDI

    Diğer yandan Senegal İletişim Bakanlığı, “nefret içerikli söylemlerin yayılmasını önlemek” amacıylabelirli bölgelerde mobil internet erişimine kısıtlama getirildiğini duyurdu. Geçen hafta, hükümet belirli mesajlaşma platformlarına erişimi sınırlamıştı ancak birçok kişi, kullanıcının konumunu maskeleyen sanal özel ağların kullanımıyla kesintiyi atlamayı başarmıştı.. Açıklamada, kesintinin pazar günü belirli alanlarda ve belirli zamanlarda mobil internet cihazlarındaki tüm verileri içerecek şekilde uzatıldığı belirtildi. Hangi bölgelerin etkilendiği belirtilmedi, ancak başkent Dakar’da yaşayanlar, protestoların genel olarak hız kazanmaya başladığı öğleden sonra bir wifi bağlantısı olmadan internete erişemediklerini söyledi.

    NE OLMUŞTU?

    Sol popülist PASTEF partisinin lideri Sonko, 1 Haziran’da başkent Dakar’da görülen duruşmada, tecavüz suçlamasından aklanmış, “gençlere yönelik ahlaksız davranış” suçundan iki yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ousmane Sonko ile yargılanan ve tecavüz olayının gerçekleştiği öne sürülen güzellik salonunun sahibi Ndeye Khady Ndiaye de “zinaya ve ahlaksızlığa zemin hazırlamak”tan 2 yıl hapse mahkum edilmişti.

    Sonko, hakkındaki suçlamaları reddederek davanın siyasi amaçlı olduğunu savunurken, partisi PASTEF, mahkemenin verdiği kararın siyasi bir komplonun parçası olduğu belirtilerek parti destekçileri “tüm faaliyetleri durdurmaya ve sokaklara çıkmaya” çağırmıştı.Sonko, hakkındaki suçlamaları reddederek davanın siyasi amaçlı olduğunu savunurken, partisi PASTEF, mahkemenin verdiği kararın siyasi bir komplonun parçası olduğu belirtilerek parti destekçileri “tüm faaliyetleri durdurmaya ve sokaklara çıkmaya” çağırmıştı. Sonko, tecavüz suçlamasıyla hüküm giymesi halinde seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olamayacaktı. Cezanın Sonko’nun adaylığına engel olup olmayacağı ise henüz netlik kazanmadı. Protestocular ayrıca Devlet Başkanı Macky Sall’ın üçüncü dönem için aday olmayı reddetmemiş olmasına da öfkeli. Senegal’de devlet başkanlığı iki dönem sınırına sahip.(DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Polonya’da 500 bin kişi hükümeti protesto etti

    Polonya’da 500 bin kişi hükümeti protesto etti


    Polonya’da sağ popülist hükümet, komünist rejimin sona erdiği 1989 yılından bu yana gerçekleştirilen en kalabalık kitlesel gösteriyle protesto edildi. Başkent Varşova’da Pazar günü düzenlenen protesto gösterisine yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı belirtildi. Katılımcılar ülkenin dört bir yanından başkente gelirken diğer şehirlerde de daha küçük çaplı mitingler düzenlendi.

    Göstericiler iktidarı kaybetme endişesi taşıyan sağ popülist Hukuk ve Adalet Partisi’nin (PiS) yeni bir yasal düzenleme ile muhalefet lideri Donald Tusk’un önünü kesmeye çalıştığını ileri sürüyor.

    İktidar 2007-2014 yıllarında Polonya Başbakanlığı yapan Donald Tusk’u ülkeyi enerji alanında Rusya’ya bağımlı hale getirmekle suçluyor. Söz konusu düzenleme, Rusya’nın Polonya’nın iç güvenliğine etkisinin araştırılması için bir devlet komisyonu kurulmasını ve 2007-2022 arasındaki dönemin incelenmesini öngörüyor. Böyle bir inceleme ise halihazırda muhalefetin en güçlü adayı, Avrupa Birliği (AB) Konseyi eski başkanı Donald Tusk’a 10 yıla kadar siyasi yasak getirebilir. Böylece Tusk’un önümüzdeki seçimlere katılması engellenebilir.

    “Demokrasi ölmekte” uyarısı

    Donald Tusk’un başını çektiği Sivil Platform (Platforma Obywatelska) partisinin çağrısı üzerine düzenlenen protesto gösterisinde eski sendika lideri, cumhurbaşkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Lech Walesa ile en önde yer alan Tusk burada yaptığı konuşmada Polonya’da “demokrasinin ölmekte olduğu” uyarısında bulundu. 

    Polonya ile AB bayrakları taşıyan ve “Artık yeter”, “Otoriter bir Polonya’ya hayır” yazılı pankartlar açan göstericilere hitap eden Tusk, muhalefet partileri olarak şu andaki rollerinin 1980’lerde komünizme karşı yapılan protestolardakilerle karşılaştırılabilir önemde olduğunu belirterek, “Demokrasi sessizce ölüyor. Bugünden itibaren sessiz kalınmayacak” dedi.

    PiS lideri Jaroslaw Kaczynski’nin “her gün demokrasinin temellerine saldırdığını” ifade eden Tusk, buna rağmen demokrasinin yaşatılması gerektiğini sözlerine ekledi.

    1990’da Polonya’nın demokratik yollarla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan Walesa da, protestoculara hitabında “Kaczynski ve partisinin devrileceği günü sabırla” beklediğini belirterek, “O gün nihayet geldi” ifadelerini kullandı.

    Rusya etkisini araştıran komisyon

    Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda Mayıs ayı sonunda, Polonya’daki Rusya etkilerine ilişkin tartışmalı bir soruşturma komisyonunun kurulmasını onaylamıştı. Dokuz üyeden oluşan komisyonun, 2007-2022 yılları arasında ülkede Rusya’nın etkisini artırmasına yol açan yöneticileri tespit etmesi öngörülüyor. Yargı ise soruşturma sürecine dahil edilmeyecek. Komisyon tarafından suçlu bulunanların on yıl süreyle kamu görevlerinden ve devlet fonlarına erişimden men edilmesi, siyaset yapamamaları planlanıyor.

    Söz konusu düzenlemeyi eleştirenler komisyon kurulmasını hukukun üstünlüğüne yönelik büyük bir saldırı olarak tanımlarken, soruşturmayı 2007-2014 yılları arasında hükümet başkanı olarak görev yapan Tusk’u sonbaharda yapılacak parlamento seçimleri öncesinde itibarsızlaştırma girişimi olarak görüyor.

    Polonya’da sonbaharda yapılacak parlamento seçiminde anketlere göre iktidardaki PiS partisinin yüzde 30 civarında oy alması bekleniyor. Anketlerden çıkan bu sonuçlara göre partinin mecliste çoğunluğu sağlayamayacağı tahmin ediliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Maduro ve Orban’dan videolu Erdoğan paylaşımı

    Maduro ve Orban’dan videolu Erdoğan paylaşımı


    – Macaristan’ın göçmen karşıtı, sağcı popülist Başbakanı Viktor Orban cumartesi günü yemin törenine katıldığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tekrar övgüler düzdü. Daha önce Erdoğan’ın seçilmesi için “çok fazla dua ettiğini” söyleyen ve ülkesinde basına yaptığı açıklamalarda “Erdoğan seçilmeseydi Macaristan sınırına milyonlarca göçmenin geleceğini” savunan Orban, Twitter’da yaptığı yeni paylaşımda, Erdoğan’ı yemin töreninde, seçim zaferinden ötürü tebrik ettiğini belirterek, “Barış yanlısı duruşu Macaristan için yeni bir soluk gibi” ifadesini kullandı.

    ‘ERDOĞAN’IN ZAFERİNE TAZE HAVA GİBİ İHTİYACIMIZ VAR’

    Tören nedeniyle Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyareti ve törenden karelerin yer aldığı bir videoyu paylaşan Orban, “Erdoğan’ın zaferine taze bir hava gibi ihtiyacımız var ve ayrıca o barıştan yana. Kazanmasaydı, savaş yanlısı bir Türk Cumhurbaşkanı olacaktı ve bunun sonuçlarını tahmin etmek zor olacaktı. Türkiye Cumhurbaşkanı’nın, Ukraynalılar ve Ruslar arasındaki tahıl meselesinde, tahıl krizinde yaptığı gibi arabuluculuk yapma şansı var” ifadelerini kullandı.

    MADURO: KARDEŞİM ERDOĞAN

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro da sosyal medya hesabından Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Göreve Başlama Töreni”ni ve Türkiye’den görüntüler paylaştı. Maduro, Twitter hesabından paylaştığı klipte hem törene, hem de Ankara ve İstanbul’dan görüntülere yer verdi. Erdoğan’ın tören sırasında Devlet Başkanı Maduro’ya teşekkür ettiği cümleleri klipte gösteren Venezuelalı lider “Venezuela ve Türkiye, hakların refahı ve ikili ilişkilerin daha da derinleştirilmesi için birlik içinde hareket ediyor. Kardeşim Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı döneminin yeni aşaması çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti refah yolundadır. Bağlılık, Egemenlik ve Demokrasi!” ifadelerini kullandı. (AA)


    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • MI6 başkanı, Fidan’ı sahte hesapla tebrik etti

    MI6 başkanı, Fidan’ı sahte hesapla tebrik etti


    Moore, tebrik mesajını paylaşırken Hakan Fidan adına açılmış sahte bir hesabı etiketledi.

    Aynı zamanda İngiltere’nin eski Türkiye Büyükelçisi olan MI6 Başkanı Moore, mesajında Hakan Fidan’a hitaben, “Dost ve eski meslektaşıma yeni görevinde başarılar dilerim. Hayırlı olsun, bakanım!” yazdı.

    Moore, yüzlerce Twitter kullanıcısının kendisini uyaran yanıtlarının ardından, gülücük emojisi ekleyerek bir mesaj daha paylaştı:

    “Hay aksi, bu utanç verici! Ama hesap bir parodi olsa bile iyi dileklerim gerçek!”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Açık artırmayla satılan sokağı alan Türk kardeşler Almanya’da kriz yarattı

    Açık artırmayla satılan sokağı alan Türk kardeşler Almanya’da kriz yarattı


    Almanya’nın Zweibrücken Kasabası’nda, açık artırmaya çıkarılan Siebenpfeifferstr. adlı sokağı satın alan Sevindik Kardeşler ülke gündemine oturdu. 2500 Euro verip sokağı satın alan ve sokakta oturanlara, kullandıkları bölümü satmak isteyen Aziz ve Yıldırım Sevindik’in satın aldığı sokağa neredeyse “kayyum” atanacak. Türk kardeşler ise polisten yardım istedi ve yakında polis ekibi ile gidip sokağı tek yönlü kapatacak.

    BELEDİYEDEN SEVİNDİK KARDEŞLERE: SOKAĞI AYNEN KULLANIMA İZİN VERMEYE MECBURSUNUZ

    Avrupa Postası’nın haberine göre; Alman medyasına her gün açıklama yapan Zweibrücken Belediyesi, mal sahibi olan Yıldırım Sevindik’e, “Sizinle görüşmeye gerek yok“ mesajı gönderdi. 100 metre uzunluğundaki sokakta oturanların avukatları ise, Sevindik kardeşlere mektup yazıp, “Siz bu sokağı aynen kullanıma izin vermeye mecbursunuz“ dedi.

    Ülkedeki Türkler ve Almanlar mülkiyet haklarını korumak için mücadelelerini sürdüren Sevindik kardeşlere destek amacıyla sokağın her metrekaresini satın almayı teklif etti.

    BELEDİYENİN MAL ÜZERİNDE HAKKI YOK

    Alman basını Türk kardeşleri, sokağı 300 bin Euro karşılığı satmak istemekle suçlarken, mal sahiplerine cevap vermeyen belediyenin sokağın kapatılması durumunda zor kullanılarak açacaklarını açıklaması durumu daha da gerginleştirdi. Sevindik kardeşler, belediyenin malları üzerinde böyle hakkı olmadığını, ambulans- itfaiye ve yaya giriş çıkışlarını engellememek kaydıyla, sokağı kapatacaklarını açıkladı.

    “BİZE TEHDİT VE ŞANTAJLAR VAR“

    Aziz Sevindik, “Sokağı kardeşim Yıldırım Sevindik adına aldık. Biz iş adamıyız, inşaatçıyız. Bir şey sökülecekse, yapılacaksa kendimiz yaparız. Bizi 60 yıl önce gelen ilk kuşak gibi, korkutarak ya da tehdit ederek yıldıracaklarını sanıyorlar. Direneceğiz. O sokağı satın aldık. Mülkiyet hakkına saygı göstersinler. Polisle görüştük, kısa süre sonra polis koruması altında gidip sokağı tek yönlü kapatacağız. İnsan haklarına saygılı şekilde, geçiş imkanı da sunacağız.“

    SOKAĞIN ADI “DİRENİŞİN SEMBOLÜ PİR SULTAN ABDAL” OLABİLİR

    Almanlar’ın asıl sorununun, sokağın satın alınması değil, “Bir Türk tarafından alınması“ olduğunu söyleyen Sevindik kardeşler, sokağa ayrıca başka bir isim tabelası dikmeyi düşünüyor.

    Kardeşler, “Devlet zulmüne karşı direnişin sembolü Pir Sultan Abdal olabilir. Seyit Onbaşı ya da Mevlana da olabilir“ diyorlar. Yandaş medya ise, “Ulubatlı Hasan“ adını önermiş. İkili, “Biz bir yeri fethetmedik. Kanunlar çerçevesinde aldık“ diyerek buna soğuk bakıyor. 

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya: Büyük bir Ukrayna saldırısı püskürtüldü, yüzlerce asker öldürüldü

    Rusya: Büyük bir Ukrayna saldırısı püskürtüldü, yüzlerce asker öldürüldü


    Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’nın Donetsk’te Rus kontrolü altındaki bölgeye altı mekanize ve iki tank taburuyla saldırdığını açıkladı.

    Rusya, Ukrayna’nın Donetsk bölgesinin beş farklı noktasında başlattığı büyük bir saldırıyı püskürttüğünü ve yüzlerce ‘Kiev yanlısı gücün’ öldürüldüğünü açıkladı. 

    Ukrayna’nın Rus işgali altındaki bölgelerini geri almak için karşı saldırı yapacağı beklentisi sürerken, Moskova pazartesi sabahı bir açıklama yaparak büyük bir saldırının püskürtüldüğünü duyurdu. 

    Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’nın Donetsk’te Rus kontrolü altındaki bölgeye altı mekanize ve iki tank taburuyla saldırdığını açıkladı.

    Savunma Bakanlığı’nın Telegram hesabından yayınlanan açıklamada, Ukrayna birliklerinin 4 Haziran sabahı güneydeki Donetsk bölgesinde cephenin beş kesiminde geniş çaplı saldırı başlattığı belirtildi. 

    “Düşmanın amacı, kendisine göre cephenin en savunmasız kesiminde savunmamızı yarıp geçmekti” denilen açıklamada, “Düşman görevini yerine getirmedi, başarılı olamadı” ifadeleri kullanıldı. 

    Ukrayna Savunma Bakanlığı’ndan Moskova’nın açıklaması sonrası herhangi bir yorum yapılmadı. Ancak Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı’nın günlük raporunda, Donetsk ve Luhanks bölgesinde 29 çatışma çıktığı bilgisi yer aldı.   

    Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov ise pazar günü Twitter’da Depeche Mode’un “Enjoy the Silence” parçasından alıntı yaparak imalı bir mesaj yayımladı. 

    Ukraynalı Bakan iletisinde “Kelimeler gereksiz, sadece zarar verebilirler” ifadelerini kullandı.

    Ukrayna’nın, Rusya’nın geçen yıl şubat ayında başlattığı savaş sonrası ele geçirdiği toprakları geri almak için karşı saldırı yapması bekleniyor. Kiev yönetimi karşı saldırı için hazırlıkların tamamlandığını ancak bunun bir kaç farklı yönden yapılabileceği yönünde açıklamalar yaptı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Haiti devlet başkanı suikastında ilk müebbet: Suikast timini fonlamış, başkanın korumalarına rüşvet vermiş

    Haiti devlet başkanı suikastında ilk müebbet: Suikast timini fonlamış, başkanın korumalarına rüşvet vermiş


    Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise’ye düzenlenen suikastı fonlayan uyuşturucu kaçakçısı Rodolphe Jaar, ABD’de yargılandığı davada müebbet hapis cezası aldı.

    Miami’de görülen duruşmada, 51 yaşında olan Şili pasaportu sahibi Haitili ‘iş adamı’nın çoğu Kolombiyalı paralı askerlerden oluşan silahlı ekibi fonladığı, suikast timinin devlet başkanının evine girişini kolaylaştırmak için Moise’nin özel korumalarına rüşvet verdiği de tespit edildi.

    53 yaşındaki Haiti Devlet Başkanı Moise, 7 Temmuz 2021’de evine düzenlenen saldırıda hayatını kaybetmiş, eşi Martine Moise de yaralanmıştı.

    Jaar olayın ardından ülkeden kaçmış ama 11 Ocak’ta Dominik Cumhuriyeti’ne girerken yakalanmıştı. Daha sonra ABD’ye sevk edilen Jaar, martta yapılan duruşmada suçunu itiraf etmişti.

    Uyuşturucu kaçakçısı ve muhbir

    Haiti’de bir ithalat ve ihracat şirketini yöneten Jaar, 2012’de Florida’da aracında 50 kilo kokainle yakalanmıştı. 

    Hapse girmemek için Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi (DEA) adına muhbirlik yapmayı kabul eden Jaar, 2013’te DEA ajanlarına teslim etmesi gereken 1 milyar dolar değerindeki kokaini kaçırmaya çalıştığı tespit edilince hapse girmişti. Uyuşturucu kaçakçısı, 2016’da hapisten çıkınca Haiti’ye dönmüştü. 

    ABD‘nin yürüttüğü soruşturmada, şüphelilerin ilk etapta Moise’yi uçakla kaçırarak yönetimi devirmeyi planladığı ortaya çıkmıştı. 

    Buna göre Florida’da yaşayan iş insanları Venezuelalı Antonio Intriago ve Kolombiyalı Arcangel Pretel Ortiz, yaklaşık 20 Kolombiyalı paralı askerle anlaşarak Moise’yi kaçırmak için komplo kurdu. 

     

    Rodolphe Jaar,

    59 yaşındaki Intriago ve 50 yaşındaki Ortiz’in Florida’da özel bir güvenlik şirketi bulunuyor.

    Aralarında Jaar’ın da yer aldığı bu iş insanları, yönetimi devirip ülkede kârlı iş projelerinde yer almayı planlıyordu. Bunun için de Moise yerine Florida’da yaşayan Haitili pastör Christian Sanon’u ülkenin başına getirmeyi planladılar.

    Moise yönetimini sık sık yolsuzlukla suçlayan Sanon, saldırıdan önce de ülkenin lideri olmak istediğini belirttiği açıklamalar yapmıştı.

    Ancak Haziran 2021’de hayata geçirilmesi öngörülen plan, ekibin uçak bulamaması nedeniyle iptal edildi. Bunun yerine bir ay sonra Moise’ye suikast düzenlendi. 
     

    Amerikan savcılar, Sanon, Ortiz ve Intriago’nun yanı sıra saldırıdaki Kolombiyalı paralı askerlerin komutanı olduğu öne sürülen German Rivera ve eski Haiti Senatörü Joseph Joel John’un da aralarında yer aldığı 10 şüpheli hakkında hukuki işlem başlatmıştı. 

    Jaar, cuma günkü mahkeme kararıyla şimdiye dek dava sürecinde ceza alan ilk kişi oldu. Diğer şüphelilerin yargılandıkları davalar devam ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***