Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • Erdoğan Putin ile telefonda görüştü: ‘Ukrayna’da gerilimi tırmandıracak adımlar atılmamalı’

    Erdoğan Putin ile telefonda görüştü: ‘Ukrayna’da gerilimi tırmandıracak adımlar atılmamalı’


    Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde gerilimi tırmandıracak adımların atılmaması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “barış köprüsü” olarak değerlendirdiği Karadeniz Girişimi’nin önemine vurgu yaptı.

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede iki lider, Putin’in Türkiye’ye ziyareti konusunda mutabık kaldı.

    Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelesi için Rusya’nın gönderdiği 2 amfibik yangın söndürme uçağı için mevkidaşına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus turistlerin de Türkiye’ye ilgilerinin giderek artmasından duyduğu memnuniyeti ve ortak gayretlerle bu sene turizmde rekor kırılacağına olan inancını dile getirdi.

    Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde gerilimi tırmandıracak adımların atılmaması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “barış köprüsü” olarak değerlendirdiği Karadeniz Girişimi’nin önemine vurgu yaptı.

    Karadeniz Girişimi’nin uzun süre devre dışı kalmasının kimsenin yararına olmadığına, en büyük zararı da tahıla muhtaç, gelir seviyesi düşük ülkelerin göreceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, uygulama döneminde yüzde 23’ler düzeyinde azalan hububat fiyatlarının, son iki haftada yüzde 15’ler oranında arttığına işaret etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Karadeniz Girişimi’nin devamı için yoğun çaba ve diplomasi yürütmeye devam edeceğini kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kremlin: Putin-Erdoğan görüşmesi şu anda gerçekleşiyor

    Kremlin: Putin-Erdoğan görüşmesi şu anda gerçekleşiyor


    Kremlin Sözcüsü Dimitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimri Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın beklenen telefon görüşmesinin gerçekleştiğini duyurdu. Gazetecilere açıklama yapan Peskov “Putin ile Erdoğan arasındaki telefon görüşmesi şu anda yapılıyor” ifadesini kullandı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçen hafta ,St. Petersburg’daki Rusya-Afrika Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında Erdoğan ile bugün bir telefon görüşmesi yapmayı planladıklarını söylemişti. Putin “Telefonla görüşmek istedik. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşme teklif etti ama bana pek uygun olmayan bir zaman önerdi. Bugün ben önerdim, ona uygun değildi. Yarın önerdim, yine uygun değil. Çarşamba günü konuşmak için anlaştık. Konuşup karar vereceğiz” demişti. Putin, Erdoğan ile Türkiye’deki seçimler öncesinde yüz yüze görüşmek için anlaştıklarını, ancak görüşmenin Türkiye’de mi yoksa Rusya’da mı yapılacağı konusunda henüz anlaşmadıklarını söylemişti.

    KREMLİN: RUSYA’YI İLGİLENDİREN KISIM UYGULANDIĞINDA ANLAŞMAYA GERİ DÖNECEĞİZ

    Kremlin Sözcüsü Peskov bugün gazetecilere yaptığı açıklamada ayrıca ülkesinin, Karadeniz Tahıl Anlaşması’yla ilgili tutumunu yeniden açıkladı. Moskova’nın, anlaşmanın Rusya’yı ilgilendiren kısımlarının hayata geçirilmesi halinde anlaşmaya geri dönmeye hazır olduğunu söyledi. Peskov “Moskova, Rusya’yı ilgilendiren kısım uygulandığının anlaşmaya hemen geri dönecek” dedi.

    Türkiye ve Birleşmiş Milletler geçen yaz Karadeniz Tahıl Anlaşması’na arabuluculuk yapmıştı. Moskova, uluslararası toplumun Rusya’nın bu anlaşmanın bir parçası olarak tahıl ve gübresini de serbestçe ihraç etmesini sağlamadığından şikayet ederek geçen ay anlaşmadan çekilmişti. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Nijerya’da difteri salgınında ölü sayısı artıyor

    Nijerya’da difteri salgınında ölü sayısı artıyor



    Nijerya Ulusal Sağlık Hizmetleri Ajansı (NPHCDA) Direktörü Faisal Shuaib, yaptığı açıklamada, difteri salgınının ülkenin farklı eyaletlerine yayılmaya devam ettiğini belirtti.

    Mayıs-temmuz aylarında ülke genelinde 836 difteri vakasının görüldüğünü kaydeden Shuaib, salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 83’e çıktığını söyledi.

    Shuaib, NPHCDA’nın Federal Sağlık Bakanlığı ve diğer ortaklarla işbirliği içinde bu salgına etkili bir şekilde müdahale etmek için gerekli tüm kaynakları seferber ettiğini aktardı.

    Kuşpalazı olarak da bilinen difteri, “corynebacterium diphtheriae” adlı mikroorganizmanın boğaz, burun, göz ve deriye yerleşmesiyle ortaya çıkıyor. Bulaşıcı olan hastalık, ölüme yol açabiliyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kuzey Denizi’nde sızıntı korkusu

    Kuzey Denizi’nde sızıntı korkusu


    Hollanda’nın Kuzey Denizi kıyıları açıklarında, Schiermonnikoog adaları yakınlarında günlerdir bir yük gemisi yanıyor. Fremantle Highway adını taşıyan geminin güvertesinde, 498’i elektrikli araç olmak üzere 3 bin 800 otomobil bulunuyor. Şu ana kadar kesin bir sonuca varılmamış olsa da yangının, gemideki elektrikli araçlardan biri nedeniyle başladığı tahmin ediliyor. Bir kez alev aldıkları takdirde, elektrikli araçların bataryalarını söndürmenin çok zor olduğu bilinen bir gerçek.

    Yangının başladığı 26 Temmuz’dan bu yana sahil güvenlik güçleri, alevleri kontrol altına almak ve gemiyi stabilize etmek için büyük çaba sarf ediyor. Gemi, özel bir geminin refakatinde belirli bir alana demirleşmiş durumda. Yarattığı riskler ise henüz bertaraf edilmiş değil. Meydana gelebilecek en büyük risklerden biri, geminin yakıt sızdırması.

    Yangın hafta sonunda güç kaybetti, ancak geminin çelik duvarlarının ısıya direnememesi tehlikesi hâlâ oldukça yüksek. Herhangi bir çatlak veya kırılma gerçekleşirse, yakıt sızdırabilir. Bu nedenle Alman limanlarında takviye güçler yardıma hazır konumda bekliyor. Olası bir sızıntı, Kuzey Denizi’ni ve bu denizin koruma altındaki bir gelgit düzlüğü olan Wadden Denizi’ni de felakete sürükleyebilir. Bu bölgede belirli kuş türleri ve ada sakinleri yaşıyor.

    “Eşsiz ekosistem tehlikede”

    Alman Çevre Bakanlığı’nın aktardığı verilere göre, geminin güvertesinde bin 600 ton ağır yakıt ve 200 ton deniz dizeli bulunuyor. Çevre koruma kuruluşu Greenpeace, bu yakıtın sızmasının dünya ökosistemleri üzerinde de ağır hasara yol açacağına dikkat çekti.

    Örgüt açıklamasında, “Gelgitler, yakıtın geniş çaplı bir biçimde yayılmasına yol açacaktır. Bu da bizleri yıllar boyunca meşgul edecektir” uyarısında bulundu. Açıklamada devamla “Böylesine bir felaket, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Wadden Denizi’ni de etkileyecektir. Burası, dünya çapında eşsiz bir ekosistem olma niteliği taşıyor” denildi. Greenpeace, yaşanacak olası bir sızıntı ve kıyıların kirlenmesinin, şu anda tüy değiştirme döneminde olan ve bu yüzden muhtemelen uçamayacak durumdaki milyonlarca kuş için mutlak bir ölüm anlamına geleceğine de işaret etti.

    Yakıtı süpürme yöntemi

    Peki bir yakıt felaketi söz konusu olduğunda bununla nasıl baş ediliyor? Felaketin büyümesinin önüne nasıl geçiliyor?

    Ağır yakıt, sudan daha düşük bir yoğunluğa sahip olduğu için su ile bir araya geldiğinde suyun üst yüzeyinde yüzüyor. Bu da yakıtın hava koşullarıyla ilintili olarak, hızlı bir biçimde yayılma riskini bünyesinde taşıyor. Çevreye gelebilecek zararları en aza indirgemek için mümkün olduğunca hızlı bir biçimde tepki vermek şart.

    Yakıt kirliliğinden doğabilecek zararları bertaraf etme amacını taşıyan en önemli yöntemlerden biri, yakıtın su yüzeyinden süpürülmesini baz alıyor. Bu yöntemle kaza bölgesine getirilen su bariyerleri ile yakıtın yayılması engelleniyor. Bu amaca ulaşıldığında da bölgeye özel gemiler getirilerek yakıtın emilme yoluyla sudan uzaklaştırılması sağlanıyor. Örneğin 2019 yılının Mart ayında Fransa açıklarında batan yük gemisi Grande America’nın doğaya verebileceği olası zararlar bu yöntemle engellenmişti.

    Yakıtın süpürülmesi ve emilmesi kulağa basit bir işmiş gibi geliyor, ancak kolay bir süreç değil. Bu yöntemin uygulanması, yakıt belirli bir bölgede kalırsa ve hava koşulları uygun olursa mümkün oluyor.

    Denizi yakma yöntemi

    Belirli şartlar sağlandığında deniz yüzeyinde bulunan yakıtın yakılması da bir başka yöntem. Bu yöntem, örneğin Arktik Bölgesi’nde veya buzla kaplı sularda uygulanabilecek tek çözüm yolu. Latince ismiyle “In situ”, yani “yerinde yakmak” (ISB) olarak adlandırılan bu yöntem, özellikle felaketin kontrolden çıktığı ve aşırı miktarda yakıtın sızdığı durumlarda uygulanıyor.

    Bu yöntem hayata geçirildiğinde doğaya zarar veren zehirli bir duman da ortaya çıkıyor. Yakıtın yeterince yanabilmesi için büyük çapta bir alana yayılmamış olması da gerekiyor. Eğer yakıt sızıntısının üzerinden birkaç gün geçmiş ve yakıt geniş bir alana yayılmışsa, yakma yöntemini uygulamak mümkün olmuyor. Yakıtın süpürülmesini ve bölgeden uzaklaştırılmasını baz alan yöntemler, teorik olarak diğer yöntemlere göre daha çevre dostu olabilir. Bu durumlarda yakıt, bir nevi süngerle emilmiş oluyor.

    Ancak bu yöntemler, daha ziyade kıyı bölgesinde bulunan küçük çaplı yakıt kümelerinin bertaraf edilmesi için daha uygun.

    İnsan saçı iyi bir malzeme

    Bir Japon tankeri, Temmuz 2020’de Mauritius açıklarında kayalıklara çarptığında Hint Okyanusu’na bin tonu aşkın yakıt sızmıştı. O dönemde yüzlerce gönüllü seferber olmuş, şeker kamışından hortumlar inşa ederek petrol sızıntısını engellemek için çaba sarf etmişti. Aynı zamanda gönüllüler, felaketle mücadelede insan saçı da kullanmıştı.

    Saç, suyu itse de yakıtı emme özelliği taşıyan bir malzeme.

    Sydney Teknoloji Üniversitesi’nde 2020 yılında yürütülen ve bilgisayarda felaketlerin simüle edildiği bir araştırma, saç ve köpek postundan üretilmiş olan, yakıt yayılmasını önleme çitlerinin ham petrolü geleneksel malzemelere göre daha iyi emdiğini ortaya koymuştu.

    Bu yöntem, 2007 yılında Kaliforniya açıklarındaki Cosco Busan veya 2010 yılında Meksika Körfezi’nde yaşanan Deepwater Horizon felaketlerinde de uygulandı. ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya merkezli bazı çevre koruma kuruluşları, o dönemde yakıt engelleme çiti üretmek için kuaför salonlarından kesilmiş saç toplamıştı.

    Ancak bazı uzmanlar, yakıt felaketlerinin saç gibi doğal malzemeler kullanılmasına kuşkuyla yaklaşıyor. Danışmanlık şirketi Marittima’da deniz temizleme uzmanı olarak görev yapan Nicky Cariglia, “Bu yöntemler laboratuvarda işe yarıyor olabilir ancak sahada uygulanmaları pek gerçekçi değil” değerlendirmesini yapıyor.

    Almanya merkezli çevre koruma kuruluşu BUND da Kuzey Denizi’nde yaşanmakta olan krizin bir sonucu olarak otomobil taşıyan yük gemilerinin gelecekte “tehlikeli yük taşıyan gemi” olarak sınıflandırılması çağrısında bulundu. Bu gerçekleştiği takdirde, söz konusu gemiler daha yüksek güvenlik standartlarına tâbi olacak. Aynı zamanda bu durumda elektrikli otomobil taşıyan gemiler, modern yangın söndürme sistemleriyle donatılmak zorunda kalacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD: Rusya, Tahıl Anlaşması’na dönmeye hazır olabilir; ama buna dair bir kanıt görmedik

    ABD: Rusya, Tahıl Anlaşması’na dönmeye hazır olabilir; ama buna dair bir kanıt görmedik


    ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Linda Thomas-Greenfield, kendilerine Rusya’nın Tahıl Anlaşması için müzakerelere dönmeye hazır olduğunun söylendiğini, ancak “henüz buna dair bir kanıt görmediklerini” ifade etti.

    Düzenlediği basın toplantısında Tahıl Anlaşması’na değinen Thomas-Greenfield, “Eğer Rusya kendi gübresini küresel piyasalara ulaştırmak ve tarım ihracatı yapmak istiyorsa bu anlaşmaya dönmeleri gerekecek” dedi. 

    Thomas-Greenfield, detay vermeden, “Müzakerelere dönmek isteyebileceklerine dair işaretler gördük. Bu gerçekte olacak mı, bekleyip göreceğiz” ifadesini kullandı.

    Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, salı günü, “Moskova, tahıl anlaşmasına gecikme olmadan dönmeye hazır; ancak Rusya’nın şartları karşılanmalı” demişti.

    Rusya, Türkiye ve BM’nin arabuluculuğunda imzalanan, Rusya’nın işgalinden sonra Ukrayna limanlarında mahsur kalan milyonlarca ton tahılın dünyaya ulaştırılmasını sağlayan Tahıl Anlaşması’na katılımını 17 Temmuz’da durdurduğunu duyurmuştu.

    Anlaşma kapsamında yaklaşık 33 metrik ton mısır, buğday ve diğer tahıllar, Ukrayna’dan dünyanın çeşitli yerlerine gönderilirken, son gemi ise pazar günü Ukrayna limanından ayrılmıştı.

    Rusya, kendi tahıl ve gübresini ithal etmesi yönünde verilen sözlerin tutulmadığını gerekçe göstererek anlaşmayı uzatmama tehdidinde bulunuyor. Moskova ayrıca, anlaşma kapsamında tahılın söz verildiği üzere en yoksul ülkelere ulaştırılmadığını iddia ediyor. BM ise anlaşmanın gıda fiyatlarını küresel olarak yüzde 20 oranında düşürerek en yoksul ülkelere yardımcı olduğunu belirtti. 

    Dünya Gıda Programı’na göre, anlaşma kapsamında ihraç edilen tahılın yüzde 46’sı Asya’ya, yüzde 40’ı Batı Avrupa’ya, yüzde 12’si Afrika’ya ve yüzde 1’i Doğu Avrupa’ya gitti. 

    Rusya, geçen yıl içinde Tahıl Anlaşması’nı üç kez uzatırken, Kırım’da filosuna yapılan saldırının ardından ekimde kısa süreliğine katılımını askıya almıştı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’den Macaristan vatandaşlarına seyahat kısıtlaması

    ABD’den Macaristan vatandaşlarına seyahat kısıtlaması


    ABD’nin Budapeşte Büyükelçiliği, ABD’nin Macaristan vatandaşlarına getirilen yeni seyahat kısıtlamaları hakkında açıklama yayımladı. Açıklamada, ABD’nin son 9 yılda Macaristan vatandaşlığı verilen yaklaşık 1 milyon yabancının kimliklerinin “yeterince doğrulanmadığına ilişkin endişeler” nedeniyle 90 güne kadar vizesiz iş veya turizm amacıyla ülkeye girişe izin veren Vize Muafiyet Programı’nda değişikliğe gidildiği bildirildi.

    İki hükümet arasındaki ilişkiler, geçtiğimiz günlerde Macarsitan’ın İsveç’in NATO’ya katılımıyla ilgili parlamento oylamasını ertelemesi ve Başbakan Viktor Orban’ın milliyetçi hükümetinin LGBTİ+ haklarına getirdiği kısıtlamalarla gerilmişti.

    ABD’YE ‘ÇOKLU GİRİŞ’ YAPAMAYACAKLAR

    Macaristan vatandaşlarının Seyahat Onayı Elektronik Sistemi kapsamındaki seyahatlerinin geçerlilik süresi 2 yıldan 1 yıla düşürülürken, yine bu kapsamdaki ABD’ye girişler her yolcu için “tek giriş” olarak sınırlandırıldı. Bu karara gerekçe olarak “güvenlik endişelerinin” gösterildiği açıklamada, ABD’nin, bu karardan kaçınmak için söz konusu kaygıların giderilmesi yönünde yoğun çaba gösterdiği, Macar yönetiminin bu endişeleri dikkate almadığı ifade edildi. Açıklamada, söz konusu değişikliğin derhal yürürlüğe gireceği ve ABD’nin güvenlik endişeleri giderilene kadar geçerliliği koruyacağına işaret edilerek 1 Ağustos 2023’ten önce verilen onayların bu karardan etkilenmeyeceği, 2 yıl boyunca çoklu girişler için geçerli olmaya devam edeceği bilgisi verildi.

    MACARİSTAN’DAKİ TARTIŞMALI UYGULAMA

    Macaristan hükümeti, 2011’de Macaristan’da yaşamamış veya yaşamayı düşünmemiş olsalar da Macar soyundan geldiğini iddia edenlere “basitleştirilmiş vatandaşlığa kabul” prosedürünü uygulamaya başlamıştı. Başta Romanya, Sırbistan ve Ukrayna olmak üzere komşu ülkelerde yaşayan en az 2 milyon etnik Macar’dan yüz binlercesi, bu prosedür sayesinde Macaristan vatandaşlığı almıştı. Associated Press’e konuşan ve ismini vermek istemeyen Amerikalı bir yetkili, “yüz binlerce Macar pasaportunun bir kısmının sıkı kimlik doğrulama gereklilikleri yapılmaksızın güvenlik tehdidi oluşturan ve Macaristan ile hiçbir bağlantısı olmayan suçlulara verildiğini” öne sürdü. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İspanya’nın Endülüs bölgesinde İberya kurtlarının nesli tükendi

    İspanya’nın Endülüs bölgesinde İberya kurtlarının nesli tükendi


    – İspanya’nın güneyindeki Endülüs dağlarında yüzyıllardır dolaşan İberya kurtlarının nesli tükendi. Bölgesel hükümet 2003 yılından bu yana kurt (Canis lupus signatus) popülasyonunu yakından takip ediyordu. Çalışmalarda türün izlenmesi, başta çiftçiler olmak üzere yerel halkla olan çatışmaların azaltılması amaçlanıyordu. Ancak yerel hükümetin yayımladığı son rapor türün neslinin yok olduğunu resmen ilan etti.

    2020’DEN BU YANA İZ YOK

    Endülüs hükümetine bağlı çevre departmanının yayınladığı rapora göre, koruma altına alınan bir tür olmasına rağmen 2020 yılından bu yana Endülüs’te İberya kurdunun varlığına dair hiçbir işaret bulunamadı. En azından 2010 yılına kadar bölgede, çoğu Sierra Morena’da olmak üzere, 56 bireyden oluşan altı ilâ sekiz kurt sürüsü olduğu tahmin ediliyordu.

    ‘YAŞAM ALANI KAYBI KURTLARI GENETİK VE FİZİKSEL OLARAK İZOLE ETTİ’

    Uzmanlar, 2013 yılından bu yana Endülüs’te kurtlara dair herhangi bir kanıt bulunmadığını ve muhtemelen 2003 yılından bu yana da üreyen bir grup olmadığını dile getirdi. Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın İspanya koordinatörü Luis Suárez, kurtların ülkenin geri kalanındaki akrabalarından fiziksel ve genetik olarak izole edildiğini vurguladı. Suárez, “Endülüs’teki kurtların utanç verici kaybı, bölgesel hükümetin koruma önlemleri alma konusundaki siyasi irade eksikliğiyle doğrudan ilişkilidir” diye ekledi.

    ‘YEREL HÜKÜMET AVCILIK LOBİSİ VE ÇİFTÇİLERLE KARŞI KARŞIYA GELMEKTEN KORKTU’

    Doğal Hayatı Koruma Vakfı Koordinatörü, “Onlarca yıl öncesine dayanan bir olguya rağmen, bölgedeki kurtların neslinin tükenme tehlikesi altında olduğunun listelenmemesi ve bir kurtarma planının olmaması anlaşılmaz bir durum” ifadelerini kullandı. Hükümeti yıllarca avcılık lobisi ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerle karşı karşıya gelme korkusuyla felç olmakla suçlayan Suárez, “Kurtlar nesli tükenme tehlikesi altında olarak sınıflandırılmış olsaydı, Endülüs hükümeti yasal zorunluluklar kapsamında hayvanların nüfusu korumak için önlemler almak zorunda kalacaktı” diye ekledi.

    “Bahaneler için zaman yok” diyen Doğal Hayatı Koruma Vakfı Koordinatörü “Şimdi bu türün güney dağlarına mümkün olan en kısa sürede geri dönmesini garanti altına almak için işe koyulma sorumluluğu var” diye konuştu.

    İSPANYA BİR ZAMANLAR AVRUPA’NIN EN YOĞUN KURT NÜFUSUNA SAHİPTİ

    Avrupa’nın en büyük kurt nüfusuna sahip ülkesi İspanya’da 19’uncu yüzyılın ortalarında ülke geneline dağılmış yaklaşık 9 bin kurt vardı. ‘Yok etme politikası’ kapsamında zehirlenme vakalarındaki astronomik artış sonucundaysa 1970’lere gelindiğinde geriye sadece birkaç yüz kurt kalmıştı. Zehirleme 1970’lerde yasaklandığında, tür toparlanmaya başladı. 2021’de yapılan son sayımda, ülke genelinde 297 sürüde 2 bin civarında kurt tespit edilmişti. Ancak Madrid’deki doğa tarihi müzesi tarafından geçen yıl yayınlanan bir çalışma, İspanya’nın kurt nüfusuna ilişkin resmi tahminlerin aşırı iyimser olduğunu ve sayıların iddia edilenden çok daha düşük olduğunu öne sürüyor. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 14 gün boyunca geminin dümen pervanesinde yolculuk ettiler: Dört Nijeryalı Brezilya’da kurtarıldı

    14 gün boyunca geminin dümen pervanesinde yolculuk ettiler: Dört Nijeryalı Brezilya’da kurtarıldı


    – 14 gün boyunca Atlas Okyanusu’nu (Atlantik) kat eden bir kargo gemisinin dümen pervanesinde kaçak şekilde yolculuk eden Nijeryalı dört göçmen Brezilya’ya ulaşmayı başardı. Göçmenler güneydoğudaki Vitoria limanında Brezilya federal polisi tarafından kurtarıldı.

    Yolculuklarının 10’uncu onuncu günlerinde yiyecek ve içeceklerinin bittiğini söyleyen göçmenler dümen pervanesinin sadece birkaç metre altındaki okyanus suyunu içerek dört gün daha hayatta kaldı.

    AVRUPA’YA ULAŞACAKLARINI SANIYORLARDI

    Dört Nijeryalı Avrupa’ya ulaşmayı umduklarını ve 5 bin 600 kilometre uzaklıktaki Atlas Okyanusu’nun diğer yanına, Brezilya’ya indiklerini öğrenince şaşırdıklarını söylediler. Göçmenlerden ikisi talepleri üzerine Nijerya’ya iade edilirken, diğer ikisi, 35 yaşındaki Roman Ebimene Friday ve 38 yaşındaki Thankgod Opemipo Matthew Yeye Brezilya’ya sığınma başvurusunda bulundu.

    Yeye Brezilya basınına yaptığı açıklamada “Benim için korkunç bir deneyimdi. Gemide yolculuk kolay değil. Titriyordum, çok korkmuştum. Ama buradayım” dedi. Daha önce bir kez daha Nijerya’dan gemiyle kaçmaya çalışan ancak ülkedeki yetkililer tarafından tutuklanan Friday ise “Brezilya hükümetinin bana acıması için dua ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Nijeryalı mülteciler Thankgod Matthew Yeye ve Roman Ebimene Friday

    Her İki Nijeryalı da ekonomik sıkıntılar, siyasi istikrarsızlık ve suç oranının kendilerine ana vatanları Nijerya’yı terk etmekten başka çok az seçenek bıraktığını söyledi. Afrika’nın en kalabalık ülkesinin uzun süredir devam eden şiddet ve yoksulluk sorunları var. Lagos eyaletinden olan Yeye, fıstık ve hurma yağı çiftliğinin bu yıl sel nedeniyle yok olduğunu, kendisini ve ailesini evsiz bıraktığını söyledi. Ailesinin Brezilya’da ona katılmasını umduğunu söyledi.

    Friday ise Brezilya’ya yolculuğunun 27 Haziran’da bir balıkçı arkadaşının onu Lagos’te demir atan Liberya bandıralı Ken Wave’in kıç tarafına kadar kürek çekip onu dümen pervanesine bırakmasıyla başladığını söyledi. Friday kendisinin ve diğer üç Nijeryalının suya düşmeyi önlemek için dümenin çevresine bir ağ ördüklerini ve kendilerini bir iple bağladıklarını anlattı. “Sıkışık koşullar ve motorun gürültüsü nedeniyle uyku nadir ve riskliydi. Kurtulduğumuzda çok mutlu oldum” dedi. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • SOHR: IŞİD Suriye’de petrol tankeri konvoyuna saldırdı, beşi asker yedi kişi öldü

    SOHR: IŞİD Suriye’de petrol tankeri konvoyuna saldırdı, beşi asker yedi kişi öldü


    Suriye’de Beşar Esad yönetimine muhalif, İngiltere merkezli örgüt Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) salı günü Suriye’nin Hama bölgesinde IŞİD üyelerinin petrol tankerlerinin de yer aldığı bir konvoya yönelik saldırısında yedi kişiyi öldürdüğünü öne sürdü.

    SOHR haberinde ölenlerin beşinin Suriye askeri, ikisininse tanker sürücüsü olduğunu, IŞİD üyelerinin saldırıda otomatik tüfekler ve roketatarlar kullandığını iddia etti. SOHR ayrıca saldırı sonucu yaralananlar olduğunu da belirtti. Saldırının Hama’nın doğu kırsalındaki El Rakka- El Selimiye yolunda gerçekleştiğini de belirtti.

    SOHR istatistiklerine göre, 2023’ün başından bu yana Suriye çölündeki askeri operasyonlar ve IŞİD saldırılarında ölenlerin sayısı 369’a yükseldi. Örgüte göre bunların 192’si Suriye ordusu güçleri ve onlara destek veren milis güçler, 20’si IŞİD üyesi, 157’si sivillerden oluşuyor. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Senegal’de hükümet muhalif lider Sonko’nun partisini feshetti: Çıkan olaylarda iki kişi öldü

    Senegal’de hükümet muhalif lider Sonko’nun partisini feshetti: Çıkan olaylarda iki kişi öldü


    – Senegal’de muhalif lider Ousmane Sonko’nun partisi PASTEF feshedildi. İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, liderleri ve yöneticileri aracılığıyla, destekçilerine sık sık ayaklanma çağrısında bulunduğu öne sürülen PASTEF’in kararnameyle kapatıldığı duyuruldu. Bu karar, ülkenin 1960’ta Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasından bu yana ilk olma özelliği taşıyor. Kararla ilgili yerel radyoda konuşan PASTEF Sözcüsü ise, “Bu karara saldıracağız, Senegal halkı direnecek” ifadelerini kullandı.

    ‘KAMU DÜZENİNE YÖNELİK SALDIRI’ İDDİASI

    İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, parti yöneticilerinin çağrıları sonucu Mart 2021 ve Haziran 2023’te kamu düzenine yönelik saldırıların gerçekleştiği iddia edilerek “Siyasi partilerin yükümlülüklerinin ciddi ve kalıcı bir şekilde ihlâl eden bu olayların ardından, Siyasi Partiler Kanunu’nun 4’üncü maddesi uyarınca, PASTEF, 31 Temmuz 2023 itibarıyla kapatılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

    ÜLKEDE İNTERNET KESİNTİSİ HÂLEN DEVAM EDİYOR

    Kapatılma kararı kamuoyuyla paylaşılmadan önce PASTEF lideri Ousmane Sonko hakkında “ayaklanma çağrısı yapma” suçlamasıyla tutuklama kararı çıkarılmıştı. Muhalif lider, 28 Temmuz Cuma günü kendisini videoya çekmek isteyen bir jandarmanın cep telefonunu zorla aldığı öne sürülerek gözaltına alınmıştı. O günden bu yana gözaltında tutulan Sonko, bugün sorgu hakimine ifade vermişti.

    GÖZALTI VE FESİH KARARI SONRASI ÇIKAN OLAYLARDA İKİ KİŞİ ÖLDÜ

    Sonko hakim karşısına çıkmadan önce, sosyal medyada ‘kamu düzenini bozacak nefret mesajlarının ve olası sokak eylemlerinin önüne geçmek adına’ mobil veri akışının geçici olarak kesildiği duyurulmuştu. Ülkede internet kesintisi hâlen sürüyor. Senegal İçişleri Bakanlığı, Sonko’nun gözaltına alınması ve partisi PASTEF’in feshedilmesi sonrasında çıkan olaylarda 2 kişinin öldüğünü duyurdu. Bakanlık halka sükûnet çağrısı yaptı.

    İŞ YERLERİ KEPENK İNDİRDİ, TOTAL İSTASYONLARINI ÜÇ GÜN SÜREYLE KAPATTI

    Muhalif lider ve partisi hakkında art arda gelen kararlar sonucu bazı kentler ve Dakar’ın banliyölerinde ufak çaplı sokak eylemleri düzenlenmişti. Birçok mağaza ve iş yeri, olayların büyüyebileceği endişesiyle bugün çalışmama kararı alırken, Fransız Enstitüsü cumaya kadar kapalı olacağını duyurdu. Fransız petrol devi Total de benzin istasyonlarının üç gün boyunca güvenlik gerekçesiyle hizmet veremeyeceğini açıkladı.

    HAKKINDA İKİ YIL HÜKÜM BULUNAN SONKO TUTUKLANMAMIŞTI

    Muhalif lider ve Devlet Başkanı adayı Ousmane Sonko, 1 Haziran’da, 2021’de hakkındaki tecavüz suçlamasından aklanmış ancak gençleri suça teşvik ettiği gerekçesiyle 2 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Kararı protesto eden Sonko destekçileri, gösterilere başlamış ve çıkan olaylarda 16 kişi ölmüştü.

    Muhalif lidere verilen cezanın adaylığına engel olup olmayacağı ise hüküm giymesinin üzerinden yaklaşık 2 ay geçmesine karşın hala netlik kazanmadı. Hakkındaki karara rağmen tutuklanmayan Sonko, Dakar’ın Cite Keur Gorgui semtindeki evinde 1 Haziran’dan 24 Temmuz’a kadar polis ablukası altında tutulmuştu. Evinin önündeki güvenlik önlemleri 24 Temmuz sabahı kaldırılan Sonko, tutuklanmamıştı. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***