Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • Putin’e baş kaldırmıştı; Wagner lideri Prigojin’in yolcu listesinde olduğu özel uçak düştü

    Putin’e baş kaldırmıştı; Wagner lideri Prigojin’in yolcu listesinde olduğu özel uçak düştü



    Rus yetkililere göre, Wagner grubunun Haziran ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşı başarısız bir ayaklanma başlatan lideri Yevgeny Prigojin’i taşıdığı iddia edilen bir uçak Moskova’dan St. Petersburg’a giderken düştü.

    Devlet haber ajansı RIA Novosti, Rusya Acil Durum Bakanlığı, üç mürettebat da dahil olmak üzere uçaktaki 10 kişinin tamamının kazada öldüğünü açıkladı.

    Yetkililer, yolcular arasında Prigojin adında bir kişinin de bulunduğunu belirtirken daha fazla ayrıntı vermedi.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, uçağın yere düştükten sonra alev aldığı görüldü.

    Yevgeny Prigojin, Haziran ayında Putin’e baş kaldırarak isyan etmişti. 24 saati geçmeden bastırılan isyanda Belarus Devlet Başkanı Lukoşenko aracılığıyla ülkeden çıkarılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BRICS ülkeleri ‘kapılarını yeni üyelere açma konusunda anlaştı’

    BRICS ülkeleri ‘kapılarını yeni üyelere açma konusunda anlaştı’


    BRICS zirvesi öncesi liderler genişleme konusunda olumlu görüşler bildirseler de, bu sürecin nasıl ve hangi hızda gelişeceği konusunda görüş ayrılıkları mevcuttu.

    Gelişmekte olan ekonomiler grubu BRICS, Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde düzenlenen liderler zirvesinde, “yeni üyelerin alınmasına yönelik mekanizmalar üzerinde anlaşmaya vardı.”

    REKLAM

    Dönem Başkanı Güney Afrika Dışişleri Bakanı Naledi Pandor, genişleme konusunda mutabakata vardıklarını belirterek, “BRICS’e üye olmak isteyen ülkeleri değerlendirmeye yönelik yönetmeliği, ilkeleri ve süreçlerin çerçevesine çizen onayladığımız artık bir belgemiz var. Bu çok olumlu.” dedi.

    Dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlasına ve küresel ekonominin çeyreğine sahip Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ile Güney Afrika’nın oluşturduğu BRICS ülkeleri liderler zirvesinin bugünkü oturumunda genişleme konusu masaya yatırıldı.

    Zirve öncesi liderler genişleme konusunda olumlu görüşler bildirseler de, bu sürecin nasıl ve hangi hızda gelişeceği konusunda görüş ayrılıkları mevcuttu.

    Tam üyelik kabulüyle ilgili ayrıntılar açıklanacak

    Pandor, liderlerin yarınki kapanış oturumda konuyla ilgili daha fazla ayrıntılı bilgiler vereceğini bildirdi.

    Güney Afrika yetkililerine göre şu ana kadar 40’dan fazla ülke BRICS’e katılım yolunda irade beyanında bulundu.

    22 ülke gruba katılmak için resmen başvuru yaptı

    İran, Venezuela ve Cezayir’in de aralarında bulunduğu çoğu Müslüman 22 ülke ise gruba katılmak için resmen başvuru yaptı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2018’de özel davetli olarak katıldığı BRICS zirvesinde Türkiye’nin de üyelikle ilgilendiğini belirtmişti.

    BRICS’e üyelikle ilgilenen ülkeler, grubu geleneksel Batılı güçlerin baskın olduğu küresel camiaya alternatif olarak görüyor ve üyeliğin kalkınma finansmanı ile ticaret ve yatırımın arttırılması gibi faydaların önünü açabileceğini umuyor.

    Özellikle Covid-19 pandemisiyle zengin ülkelerin hayat kurtaran aşıları stoklama girişiminin körüklediği güvensizlik, gelişen ülkelerin küresel düzene karşı memnuniyetsizliğini artırdı.

    BRICS’in küresel gücü

    BRICS İş Konseyinin raporuna göre, üye ülkelerin toplam gayrisafi yurt içi hasılası (GSYİH) 56 trilyon doları geçiyor ve küresel hasılanın yüzde 31,5’ini oluşturuyor.

    Buna göre bu oranın 2030’a gelindiğinde yüzde 50’ye ulaşması öngörülüyor.

    REKLAM

    BRICS ülkeleri, küresel ticaretin yüzde 18’ini kontrol altında tutuyor ve dünya genelinde yabancı yatırımların yüzde 22’sini teşkil ediyor.

    Öte yandan, 3,2 milyarlık toplam nüfusuyla, dünya nüfusunun yüzde 41’ini oluşturan BRICS ülkelerinin toplam yüz ölçümleri de dünyanın karasal yüz ölçümünün yüzde 26,7’sine tekabül ediyor.

    BRICS nedir?

    Üyeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce isimlerinin ilk harflerinden oluşan BRICS, 2001’de dönemin Goldman Sachs’ın baş ekonomisti Jim O’Neill tarafından kaleme alınan ve Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’in büyüme potansiyellerini değerlendiren bir araştırma makalesinden ilham alarak kuruldu.

    İlk etapta Güney Afrika’nın üye olmadığı grup, 2009’da Amerika Birleşik Devletleri ve Batılı müttefiklerin dünya düzeni hegemonyasına karşı bir platform oluşturmak amacıyla, Rusya’nın girişimiyle kuruldu.

    Ekonomik nüfuz ve nüfus olarak BRICS’in en küçük üyesi olan Güney Afrika, ilk genişleme sürecinde 2010 yılı sonunda gruba katıldı.

    REKLAM

    BRICS nasıl işliyor?

    Grup, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ya da Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) gibi bir uluslararası bir örgüt değil. Üye ulusların dönüşümlü olarak başkanlığını üstlendiği grubun devlet ve hükümet başkanları yılda bir kez bir araya geliyor.

    Oy birliği ile karar alan grubun bütün üyeleri dünyanın en gelişmiş ekonomilerinden oluşan G20 grubunun da üyesi.

    Grup, jeopolitik konuların yanı sıra, ekonomik işbirliği, çok taraflı ticaret ve kalkınmayı arttırmaya odaklanıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de hamile her 5 kadından biri kötü muamele görüyor; en fazla ayrımcılığa siyah kadınlar uğruyor

    ABD’de hamile her 5 kadından biri kötü muamele görüyor; en fazla ayrımcılığa siyah kadınlar uğruyor


    ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), ülkede her 5 kadından birinin, hamilelik ve doğum sonrası dönemde bakım için gittiği sağlık merkezlerinde kötü muameleye maruz kaldığını belirtti. Taciz ve mahremiyet ihlalinin de bildirildiği rapora göre, ABD vatandaşı siyah kadınlar daha fazla ayrımcılık ve kötü mualemeye uğruyor.

    CDC, hamilelikte kadın ölümleri ve kadınların doğum öncesi ve sonrası bakım için başvurduğu sağlık merkezlerinde karşılaştıkları zorluklara ilişkin rapor yayımladı.

    Ülkede 2018-2021 tarihlerinde hamileliğe ve doğuma bağlı ölümlerde artış yaşandığına dikkati çekilen raporda, kadınların, doğum öncesi ve sonrası bakım için gittikleri sağlık merkezlerinde ayrımcılığa maruz kaldıkları ortaya kondu.

    Siyah kadınlara ayrımcılık daha fazla

    AA’da yer alan habere göre, raporda, yaklaşık her 5 kadından birinin bu süreçte fiziksel mahremiyetin ihlali ve sözlü taciz gibi kötü muameleye maruz kaldığı belirtildi.

    Kötü muameleyle karşılaşma oranının siyah, Latin Amerika kökenli ABD vatandaşı ve melez kadınlarda yüzde 30’u bulduğu belirtilen raporda, aynı kadınların yüzde 40’ının ise ayrımcılığa uğradıklarına ilişkin şikayette bulunduğu aktarıldı.

    “Uzmanlara soru sormaktan çekiniyorlar”

    Raporda, ayrımcılık ve kötü muamele gibi olaylar sebebiyle kadınların yüzde 45’inin sormak istedikleri konuları ve endişelerini uzmanlarla paylaşmaktan çekindiği ifade edildi.

    Ars Technica internet sitesinde yer alan habere göre, CDC’den kıdemli yetkili Debra Houry, rapora ilişkin yaptığı basın açıklamasında, bulguların kabul edilemez olduğunu belirterek, kötü muamele ve ayrımcılığın olumsuz sonuçlara neden olduğunu söyledi.

    Raporun hazırlanması sürecinde fazlasıyla “yürek burkan” hikayeler dinlediklerini dile getiren Houry, gebelik dönemindeki anne adaylarında ölüm riskini azaltmak ve kötü muamelenin önüne geçmek için adım atılması gerektiğini vurguladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Moskova’da sel baskını: Kanalizasyon turuna katılan sekiz kişinin cesedine ulaşıldı

    Moskova’da sel baskını: Kanalizasyon turuna katılan sekiz kişinin cesedine ulaşıldı


    – Moskova’da rehber eşliğinde kanalizasyon turuna katılan yedi kişilik bir gruptakilerin tamamı ve tur rehberi Pazar günü kentte yaşanan ani sel baskını nedeniyle yer altında mahsur kalarak öldü. Yetkililer arama kurtarma aşamasının tamamlandığını ve ölenlerin kimlik tespiti üzerinde çalışıldığını açıkladı.

    KEŞİF TURUNA KATILMIŞLARDI

    BBC Türkçe’nin haberine göre, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin ölümleri ”korkunç bir trajedi” olarak nitelendirdi. Moskova’nın bazıları 19’uncu yüzyılda inşa edilmiş kanalizasyonlarında çok sayıda özel tur düzenleniyor. Grubun Moskova Nehri’nin yer altındaki Neglinka kolunu keşif turuna katıldığı belirtildi.

    ÖLENLERİN İÇİNDE ÇOCUKLAR DA VAR

    Aralarında çocukların da bulunduğu turistlerin çoğunun cesedinin Moskova Nehri’ne sürüklendiği ve Zaryadye Parkı yakınlarında dalgıçlar tarafından bulunduğu bildirildi. Güvenlik standartlarına uyulmadığı ve turun “yasa dışı” düzenlendiği iddiaları üzerine olayla ilgili cezai soruşturma başlatıldı. Olayı soruşturan yetkililer, turu düzenleyen üç kişi tespit ettiklerini ve en az birinin tutuklandığını, bir şüphelinin ise Birleşik Arap Emirlikleri’ne gittiğinin tespit edildiğini açıkladı.

    TURA 20’DEN FAZLA KİŞİ KAYDOLMUŞTU

    Pazar günü yaşanan ani sel baskınının hızlı gelişimi insanların kaçmasına fırsat vermemişti. Ria haber ajansı, başlangıçta 20’den fazla kişinin tura kaydolduğunu, ancak şiddetli yağmur beklentisi nedeniyle çoğunluğunun tura katılmaktan vazgeçtiğini bildirmişti. (Kaynak)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Trump’ın, ABD’nin en tehlikeli cezaevlerinden birine teslim olması bekleniyor

    Trump’ın, ABD’nin en tehlikeli cezaevlerinden birine teslim olması bekleniyor


    Trump karşı karşıya kaldığı suçlamalar hakkında savunma yapmak için bu yıl daha önce üç defa hakim karşısına çıktı. Hakkındaki tüm suçlamaları reddetti.

    Ancak Georgia’daki süreç diğerlerinden farklı olabilir.

    Cumhuriyetçi siyasetçi, New York, Florida ve Washington DC’deki mahkeme süreçlerinde özel muamele görmüştü.

    Trump diğer suçlularla etkileşime girmek zorunda kalmamış, polis dosyası için fotoğrafı çekilmemişti.

    Ancak Fulton şehrinin şerifi Patrick Labat, Trump için diğer zanlılara da uygulanan “normal” sürecin işleyeceğini vurguladı.

    Trump, hakkındaki suçlamaları reddediyor ve kendisi hakkında bir cadı avının başlatıldığını öne sürüyor.

    Trump ile beraber suçlanan iki isim şimdiden tehlikeli bir hapishane olarak bilinen Fulton’a girdi bile.

    Hapishanede zanlılar genelde tıbbi tarama, parmak izinin alınması ve tutuklama talebinin incelenmesi gibi birtakım süreçlere tabi tutuluyor.

    Bu sefer Trump’ın tutuklanan herkese yapıldığı gibi polis dosyası için fotoğrafı da çekilebilir.

    Georgia eyaletinin Atlanta kentinde avukat olan Rachel Kaufman, Fulton hapishanesinin zorlayıcı koşulları olduğuna dikkati çekerek Trump ile beraber yargılanacak 18 zanlının çetin bir süreçten geçebileceğine işaret etti.

    Diğer yandan Kaufman’a göre Trump’ın diğer zanlılar gibi geceyi hücrede geçirmesi beklenmiyor.

    Kaufman, Trump’ın aksine birçok farklı suçlamayla yüzleşen çoğu zanlının bu hapishanede hayatının tehlikeye girdiğine işaret ediyor.

    Kameraların girmesine izin verilebilir

    Trump’ın Georgia’da yargılanması kamuoyunun onu ilk defa mahkeme salonunda görmesine yol açabilir.

    Şimdiye kadarki mahkeme süreçlerinde Trump’ın bulunduğu mahkeme salonuna kameralar girmemişti.

    Bunun nedeni New York eyaletinde federal mahkemelerin genelde video ve mikrofon kaydına izin vermemesinden kaynaklanıyor; ancak Georgia eyaleti buna izin veriyor.

    Avukat Kaufman’ın açıklamasına göre kameraların girip girmemesine yargıç Scott McAfee karar verecek.

    Kaufman, “McAfee tamamen şeffaf biridir; benim tahminim gözünün önünde ne olacaksa bunun televizyonda da yayımlanmasına izin vereceği” diyor.

    Trump kendini affedebilir mi?

    Trump’ın 2024 başkanlık seçimlerini kazanması halinde kendi suçlarını affedebileceği konuşuluyor.

    Ancak seçilse bile Trump, Georgia’da suçları için af çıkaramaz; çünkü başkanların sadece federal suçlamalar için af yetkisi var.

    Oysa Georgia’da Trump’a eyalet düzeyinde suçlamalar yöneltiliyor.

    Trump, Georgia eyaletinin valisine de kendisini affetmesi için yanaşamaz; çünkü bu eyalette valinin böyle bir yetkisi yok.

    Georgia’da bunu bir komite ancak zanlı, cezasının beş yılını tamamladıktan sonra yapabiliyor.

    Eğer Trump kendisine yöneltilen en ağır suçlama olan şantajdan ceza alırsa bu Georgia’da 20 yıl hapis cezası anlamına gelebilir.

    Trump’ın Georgia eyaletinde 2020 seçimi sonucuna müdahale etmekle suçlandığı davada kefalet bedeli ve şartları açıklanmıştı.

    Davada Trump için kefalet bedeli 200 bin dolar olarak belirlendi.

    Trump ve 18 diğer sanığın, eyaletin başkenti Atlanta’daki mahkemeye teslim olmak için Cuma günü öğlene kadar süreleri var.

    Trump, aralarında şantaj ve yalan beyanların da bulunduğu 13 suçlamayı reddediyor.

    Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Vladimir Putin gelmedi, Erdoğan yine Rusya yolcusu!

    Vladimir Putin gelmedi, Erdoğan yine Rusya yolcusu!


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye ziyaret konusunda ‘ikna’ edilemediği belirtiliyor. Erdoğan, 4 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Putin’in ay sonuna kadar Türkiye’yi ziyaret edeceğini söylemişti. Ancak söz konusu ziyaretin gerçekleşmeyeceği ileri sürüldü.

    Bilimsel Kalkınma İşbirliği Enstitüsü (MIRNAS) Genel Müdürü Arif Asalıoğlu, konuyla ilgili paylaşımında, “Ve sonunda Erdoğan yine Rusya yolcusu! Putin’i gelmesi için ikna edemedi ve Rusya’ya gidiyor. İnterfax Haber ajansı ve Business FM gibi Rus medyasının verdiği haberlere göre Erdoğan yakın zamanda Rusya’ya Vladimir Putin ile görüşmek için gidecek. Görüşme büyük ihtimalle Eylül’de.” ifadelerini kullandı.

    Macaristan dönüşünde uçağına aldığı gazete ve televizyon çalışanlarının tahıl koridorunun yeniden açılmasıyla ilgili nasıl bir yol haritasının izleneceği yönündeki sorusu üzerine Erdoğan, “Eylül ayı içerisinde Hindistan’da G-20 toplantısı, ABD’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu var. Bu yoğunluk içerisinde fırsat bulursak Sayın Putin ile yüz yüze bir araya gelip konuşacağız. Yakında Dışişleri Bakanım bir Rusya seyahati yapabilir. Çünkü bu işin yüz yüze olması büyük önem arz ediyor ve bu şekilde neticeyi almak çok daha isabetli olacaktır.” demişti.

    Erdoğan, 4 Ağustos’taki açıklamasında ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye ziyaretinin ağustos ayı içerisinde gerçekleşeceğini söylemişti. Erdoğan, “Henüz tarih netleşmedi. İstihbarat Başkanım Dışişleri Bakanım gerekli görüşmeleri yapıyor. Ağustos ayı içinde bu ziyaret gerçekleşecek.” ifadelerini kullanmıştı.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇


    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Elon Musk doğruladı: X’teki haber bağlantılarından başlıklar kalkıyor

    Elon Musk doğruladı: X’teki haber bağlantılarından başlıklar kalkıyor


    – Sosyal medya platformu X’te paylaşılan haber bağlantılarının görünümünde yeniden düzenlemeye gidileceği açıklandı. Düzenleme, platformun sahibi Elon Musk tarafından doğrulandı. Musk, kararın kendisinden geldiğini ve estetiği iyileştireceğini öne sürdü. Platform artık haber bağlantılarındaki başlıkları ve diğer metinleri göstermeyecek ve yalnızca ana görüntüyü göstererek kullanıcıların tıklamadan önce içeriği görebilmesini sınırlayacak.

    ÜCRETLİ HİZMETE TEŞVİK İDDİASI

    Haber bağlantıları, şu anda kullanıcıların zaman tünelinde bir resim, kaynak adresi ve kısaltılmış bir başlıkla birlikte sunuluyor. Bu şekilde insanlar habere tıklıyor ve yayıncılar okuyucu kazanıyor. Yeni düzenlemenin ise X’in ücretli hizmetine kaydolmaya teşvik girişimi olabileceği öne sürülüyor. Zira ücretli hizmeti satın alarak bir gönderide daha fazla karakter kullanmasına izin verilen kullanıcılar, kısaltılmış bağlantılar sayesinde gönderilerine daha fazla metin ekleyebiliyorlar.

    PLATFORMU ALTERNATİF BİR MEDYAYA ÇEVİRMEK İSTİYOR

    Musk, ekim 2022’de Twitter’ın başına geçtiğinden bu yana sosyal medya platformunda bir dizi tartışmalı değişiklik yaptı. Milyarder isim, gazetecileri platformdan uzaklaştırdı, birçok medya figürünün doğrulanmış hesaplarını kaldırdı. Ayrıca, muhabirlerin doğrudan platformda “araştırmalar” yayınlamasını sağlayan ‘Twitter Dosyaları’ adlı bir projeyle kendi gazetecilik girişimlerini X üzerinden yayınlamaya teşvik etti. Musk, son olarak bu hafta yaptığı paylaşımda “Daha fazla yazma özgürlüğü ve daha yüksek gelir isteyen bir gazeteciyseniz, doğrudan bu platformda yayınlayın” ifadelerini kullanmıştı. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya ‘iyi beyinler’ peşinde: Çifte vatandaşlığı kolaylaştıran yasa tasarısı onaylandı

    Almanya ‘iyi beyinler’ peşinde: Çifte vatandaşlığı kolaylaştıran yasa tasarısı onaylandı



    Almanya’da Bakanlar Kurulu, çifte vatandaşlık imkanını herkese tanıyan ve Alman vatandaşlığına geçişleri kolaylaştıran yasa tasarısına onay verdi. Düzenlemeyle yasal ikamet süresi de 8 yıldan 5 yıla indiriliyor.

    İçişleri Bakanlığınca hazırlanan “Vatandaşlık Yasasının Modernizasyonu” adını taşıyan tasarıyla, daha önce sınırlı sayıda ülke vatandaşına uygulanan çifte vatandaşlık hakkı, herkese yönelik genişletilecek.

    Tasarının Federal Meclis’ten geçmesi durumunda ayrıca yabancıların Alman vatandaşlığına kabul edilmesi için gerekli şartlar da hafifletilecek.

    Buna göre vatandaşlığa geçmek için istenen “yasal ikamet süresi” 8 yıldan 5 yıla indirilecek.

    ÜÇ YILDA DA VATANDAŞLIK ALINABİLİCEK

    Çalıştığı alanda veya eğitiminde başarılı olmak, gönüllü çalışmalar yapmak gibi, Almanya’daki yaşam şartlarına uyum sağlamak için özel çaba gösterenlerde bu süre 3 yıla düşebilecek.

    İş yerinde veya eğiminde başarılı olanlar, ülkede gönüllü çalışmalar yapanlar gibi konularda çaba sarf edenler için bu süre 3 yıla düşürülebilecek.

    Alman vatandaşlığına geçiş koşulları arasında, Almanya’nın özgürlükçü toplum değerleri ve yasalarının benimsenmesi ve kişinin, kendisi ve ailesinin geçimini sosyal yardımlar almadan sağlayabilmesi de yer alıyor.

    IRKÇILARA VE ÇOK EŞLİLERE VATANDAŞLIK YOK

    Yahudi düşmanı, ırkçı, yabancı düşmanı veya başka insanlık dışı eylemelerde bulunanlar Alman vatandaşlığına alınmayacak.

    Ayrıca çok eşli olanlar veya anayasada yer alan kadın-erkek eşitliğine aykırı davrananlar da vatandaşlığa alınmayacak.

    Çifte vatandaşlığa imkan veren tasarıda, çoklu vatandaşlıklara da imkan tanınacak.

    Aynı zamanda yabancı bir ülkenin vatandaşlığına geçenlerin Alman vatandaşlığını kaybedeceği yönündeki düzenleme de ortadan kalkacak.

    Ebeveynlerden birinin 5 yıl Almanya’da yasal olarak ikamet etmesi durumunda ülkede doğan yabancı çocuklar Alman pasaportu alabilecek.

    Ayrıca çocuklar ebeveynlerinin vatandaşlığını da koruyarak çifte vatandaş olabilecek.

    MİSAFİR İŞÇİ JENERASYONUNU JEST

    Tasarıda, İşgücü Anlaşması kapsamında 30 Haziran 1974’e kadar Federal Almanya Cumhuriyeti’ne (Batı Almanya) ve sözleşmeli işçi olarak 13 Haziran 1990’a kadar eski Almanya Demokratik Cumhuriyet’ine (Doğu Almanya) gelen işçiler için özel bir düzenleme yer alıyor.

    Buna göre bu kişiler için Alman vatandaşlığına geçişteki yazılı sınav zorunluluğu kaldırılacak. Misafir işçi olarak adlandırılan kişilerin, başlangıçta sadece çalışmak amacıyla geçici olarak Almanya’da kalacakları öngörüldüğünden bu kişilerin geçmişte dil ve entegrasyon kursu alamadıkları, bu nedenle vatandaşlığa alınma sınavından muaf tutulacağı belirtildi.

    Tasarıda Alman vatandaşı olanlara belgeleri törenle verilecek. Burada mümkün olduğunca Almanya’nın sembollerinin kullanılması öngörülüyor.

    Yasa tasarısını Berlin’de tanıtan Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, söz konusu düzenlemenin mevcut hükümetin en önemli reformlarından biri olduğunu ve bunu uygulamaya koymaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, modern bir yasa çıkaracaklarını belirtti.

    “GECİKMİŞ BİR PARADİGMA DEĞİŞİMİ”

    Faeser, uzun süredir Alman toplumunun bir parçası olan insanların, ülkeyi şekillendirmesini istediklerini aktararak, “Göçmenler artık kimliklerinin bir kısmından vazgeçmeye zorlanmayacak. Dolayısıyla gecikmiş bir paradigma değişimini gerçekleştiriyoruz.” dedi.

    Geçmişte vatandaşlık yasasıyla ilgili çoğu zaman dışlama ve ön yargılar çerçevesinde tartışmalar yapıldığını anımsatan Faeser, “Bu tartışmalar uzun süre ülkede yaşayan ve bizim refahımıza katkı sağlayan insanların üzerinden yapıldı. Bu tartışmalar yüzünden bu insanların topluma ait olmasına izin verilmedi. Bunu şimdi değiştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Faeser, Alman ekonomisin de bu yasaya ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, “En iyi beyinler için küresel bir rekabetin içindeyiz. Pek çok alanda vasıflı çalışanlara ihtiyacımız var. En iyi beyinleri gelecekte toplumumuzun bir parçası haline getirebilirsek kazanabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Yasa tasarısının gelecek aylarda Federal Meclis’te (Bundestag) onaylandıktan sonra yasalaşması öngörülüyor.

    İçişleri Bakanlığının verilerine göre Almanya’da 12 milyondan fazla kişi, yabancı vatandaşlığına sahip. Bunların yaklaşık 5,3 milyonu ülkede en az 10 yıldan beri ikamet ediyor.

    2022 yılında 168 bin 545 kişi Alman vatandaşlığına geçmek için başvuruda bulundu.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hakan Fidan, Irak cumhurbaşkanıyla bir araya geldi

    Hakan Fidan, Irak cumhurbaşkanıyla bir araya geldi


    HABER MERKEZİ – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Irak Cumhurbaşkanı Latif Reşid’in bir araya geldiği görüşmede, su krizine ilişkin bir mutabakatın sağlanması konuşuldu. 

     

    Irak’ın başkenti Bağdat’da bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Irak Cumhurbaşkanı Latif Reşid bir araya geldi. Görüşmeye ilişkin Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi, açıklama yaptı. Açıklamada, görüşmede Reşid’in iki devlet arasındaki ilişkilerin önemine değindiği belirtildi. 

     

    Reşid’in iki devlet arasındaki su krizine ilişkin bir mutabakatın sağlanmasını ve Türkiye’nin Irak’ın su payının serbest bırakılmasını talep ettiği ifade edilen açıklamada, su krizinin Iraklı yurttaşların yaşamları üzerinde büyük etkileri olduğuna dikkat çekildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bütün bunlar Türkiye’nin Irak’ın su payını engellemesi nedeniyle oluyor.” Açıklamada ayrıca güvenlik ihlallerinin önlenmesine ve Irak’ın egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğine değinildi. 

     

    Fidan’ın da su krizine kalıcı ve uzun vadeli bir çözüm geliştirmek istediği belirtilen açıklamada, iki devletin uzmanlarının bir toplantı yapmasını talep ettiği söylendi. Fidan’ın Irak’ın güvenliği ve istikrarının sağlanması için tüm çabaları destekleyeceklerini bildirdiğine vurgu yapılan açıklamada AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Irak ziyaretinde bu konuların ele alınacağı belirtildi.

     

    Fidan’ın bugün Hewlêr’e geçerek Barzani ailesiyle görüşmesi bekleniyor.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hindistan’dan tarihi uzay adımı: Chandrayaan-3, Ay’ın güney kutbuna indi

    Hindistan’dan tarihi uzay adımı: Chandrayaan-3, Ay’ın güney kutbuna indi


    Hindistan’ın güney eyaleti Andhra Pradesh’teki ana uzay üssünden 14 Temmuz’da fırlatılan uzay aracının yolculuğu, yine güney kutbunu incelemek için atılan Rus uzay aracının Ay’a çarpıp imha olmasından bu yana daha fazla önem kazandı.

    Hindistan’ın Chandrayaan-3 adlı insansız uzay aracı, Ay’ın güney kutbunun yakınlarına  başarılı bir şekilde indi. Hindistan böylece Ay’ın güney kutbunun yakınlarına iniş yapan ilk ülke oldu.

    REKLAM

    Hindistan Uzay Araştırma Ajansı (ISRO) Başkanı Sreedhara Panicker Somanath, “Hindistan Ay’da” diyerek gelişmeyi dünyaya duyurdu.

    ISRO, uzay keşif aracının sorunsuz şekilde Ay’a inişini canlı yayınladı.

    Hindistan’ın uzay aracınını yolculuğu, 14 Temmuz’da başladı. Bu yolculuk, Ay’ın pek bilinmeyen güney kutbunun daha iyi araştırılmasına olanak sağlaması açasından önem taşıyor.

    Chandrayaan-3, ileride istasyon kurulmasını destekleyebilecek buz kütlelerinin varlığı nedeniyle uzay ajansları ve özel şirketler için özel önem taşıyan Ay’ın güney kutbuna iniş gerçekleştiren ilk uzay aracı oldu.

    Hindistan’ın güney eyaleti Andhra Pradesh’teki ana uzay üssünden fırlatılan uzay aracının yolculuğu, yine güney kutbunu incelemek için atılan Rus uzay aracının Ay’a çarpıp imha olmasından bu yana daha fazla önem kazandı.

    Rusya’nın Ay’ın güney kutbuna iniş yapma girişiminin başarısız olmasının ardından Hindistan’ın uzay aracı bu ülke için ulusal gurur kaynağı olurken, küresel ilginin adeta odağı haline de geldi.

    Hindistan Uzay Araştırma Ajansı’nın (ISRO) Chandrayaan-3 uzay aracının Ay yolculuğuyla ilgili paylaştığı bilgileri sizler için derledik.

    Hint uzay aracı Ay’da ne araştıracak?

    Chandrayaan-3, Ay’da gelecekte yapılacak araştırmalar, Ay’da olası yaşam için oksijen, yakıt ve su kaynağı olabilecek buzulları güney kutbunda kapsamlı bir şelide incelemeyi hedefliyor.

    Başarılı bir iniş yapması halinde Hintli uzay aracının iki hafta boyunca işlevsel kalması ve Ay yüzeyinin mineral bileşimini analiz eden bir spektrometre de dahil olmak üzere bir dizi deney gerçekleştirmesi bekleniyor. 

    Chandrayaan-3 iniş aracı yaklaşık 2 metre boyunda ve 1.700 kg’ın biraz üzerinde bir ağırlığa sahip.

    ABD Ulusal Uzay Ajansı (NASA) yöneticisi Bill Nelson Reuters’e yaptığı açıklamada, NASA’nın Hindistan’ın araştırmalarından elde edeceği verileri “dört gözle beklediğini” belirterek, bu yolculuğun kendileri için de taşıdığı öneme işaret etti.

    REKLAM

    Yolculuk ne gibi zorluklarla karşı karşıya?

    Hindistan’ın Ay’ın güney kutbuna iniş yapmaya yönelik bir önceki girişimi 2019’da başarısız olmuştu.

    Chandrayaan-2 bir yörünge aracını başarılı bir şekilde konuşlandırdı, ancak iniş aracı ve gezgini Chandrayaan-3’ün iniş yapmaya çalışacağı alanın yakınında meydana gelen kazada imha oldu.

    Engebeli arazi, güney kutbuna inişin en önemli zorluklarından birini oluşturuyor.

    Hindistan Uzay Araştırma Ajansı bilim insanları, Ay’a gönderilen yeni aracın inişinin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi için gerekli düzenlemeleri yaptıklarını düşünüyor.

    Aracının potansiyel iniş yapacağı bölge alanı daha geniş tutulurken, iniş aracı ayrıca daha fazla yakıt kullanma ve çarpma olasılığına karşı daha sağlam iniş bacaklarıyla donatıldı.

    REKLAM

    Rusya’nın yaklaşık 50 yıl aradan sonra gönderdiği Luna-25 uzay aracı, kontrolsüz bir şekilde yörüngeye girmesini ardından Ay’ın yüzeyine çarparak imha olmuştu.

    Özel bir Japon uzay girişimi olan ISPACE’nin nisan ayında Ay’a iniş denemesi yine başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

    Siyasi ve ekonomik riskler yüksek

    Yolculuğun başarıyla tamamlanması, Hindistan’ı eski SSCB, ABD ve Çin’den sonra Ay’a başarıyla inen dördüncü ülke yapacak. Bu başarı gelecek yıl yapılacak seçimler öncesinde bir uzay gücü olarak şu andaki iktidara da büyük puan kazandıracak.

    Başbakan Narendra Modi’nin hükümeti ayrıca özel uzay teknolojisiyle ilgili yatırımlara önem veren bir siyasetçi olarak tanınıyor.

    Başbakan Modi, özellikle Hindistan özel uzay şirketlerinin önümüzdeki on yıl içinde küresel fırlatma pazarındaki paylarını beş misli artırmalarını hedefliyor.

    REKLAM

    Modi, Ay’a yolculuk başladığında ISRO’nun “Hindistan’ın uzay macerasında yeni bir tarihe “imza attığını” ve “her bir Hint vatandaşının hayallerini ve hedeflerini” yükselttiğini söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***