Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • Belarus liderinden ‘Prigojin’ açıklaması: ‘Çocuklar dikkat edin’ diye uyardım

    Belarus liderinden ‘Prigojin’ açıklaması: ‘Çocuklar dikkat edin’ diye uyardım


    – Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Rus paralı asker grubu Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin ve Dmitry Utkin’i “hayatlarına yönelik olası tehditlere karşı dikkatli olmaları” konusunda uyardığını söyledi. Lukaşenko, Wagner savaşçılarının Belarus’ta kalacağını “Wagner yaşadı, Wagner yaşıyor ve Wagner Belarus’ta yaşayacak” sözleriyle dile getirdi.

    ‘ÇOCUKLAR DİKKAT EDİN’

    Belarus haber ajansı BELTA’ya konuşan Lukaşenko, isyan sırasında Prigojin’i Moskova’ya yürümeye devam etmesi halinde “öleceği” konusunda uyardığını ve Prigojin’in buna cevaben, “Canı cehenneme, öleceğim” dediğini aktardı. Belarus lideri, Prigojin’in, öldürüleceğine yönelik tehditler konusunda dile getirdiği endişeleri iki kez reddettiğini söyledi. Putin’in yakın müttefiki Lukaşenko, daha sonra kendisini ziyarete gelen Prigojin ve Utkin’i “Çocuklar dikkat edin” diye uyardığını da ekledi.

    ‘PUTİN’İ TANIRIM: HESAPÇIDIR, ÇOK SAKİNDİR, HATTA GEÇ BİLE KALIR’

    Lukaşenko, Rusya Devlet Başkanı Putin’i yakından tanıdığını belirterek, Putin’in uçak kazasıyla bir ilgili olmadığını ileri sürdü. Belarus Devlet Başkanı, “Putin’i tanırım: hesapçıdır, çok sakindir, hatta geç bile kalır” ifadeleriyle tanımladığı Putin’in “suçlu olduğunu düşünemiyorum” diye konuştu. Lukaşenko, “Bu çok kaba ve profesyonelce olmayan bir iş” dedi. Belarus lideri Putin’i Wagner liderini ‘yok etmemeye ikna ettiğini’ de öne sürdü.

    NE OLMUŞTU?

    Ukrayna’daki savaşı destekleyen ancak ordu yönetiminin yanlış kararlar aldığını savunan Prigojin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e en yakın isimlerden biri olarak bilinmesine rağmen haziran ayında sürpriz biçimde silahlı bir başkaldırıya imza atmıştı. Prigojin ve beraberindeki askerlerin Ukrayna sınırından Moskova’ya yürüyüşü, Putin’in en yakın müttefiklerinden Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’nun başlattığı müzakere süreciyle son bulmuş ve Wagner birliklerinin bir kısmı Mosova’ya yürüyüşü durdurarak Belarus’a gitmişti.

    Prigojin en son, “uçak kazasından” bir gün önce yayınlanan bir videoda, Afrika’da Wagner için asker toplarken görülmüştü. Dün ise kendisi ve Utkin’in yanı sıra bir dizi ismin daha yolcu listesinde bulunduğu belirtilen özel uçak, Moskova-St. Petersburg yolunda düştü.

    Rus yetkililer, uçağın düştüğü haberi sonrasında ise Prigojin’in adının yolcu listesinde olduğunu açıklamış ancak olay sırasında uçakta bulunup bulunmadığına dair bir bilgi vermemişti. Yaklaşık iki saat sonra Wagner’le bağlantılı Telegram kanalı Gray Zone Prigojin’in öldüğünü duyurmuş, kısa süre içinde de Rus Havacılık Dairesi Rosaviatsia’dan teyit gelmişti. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AGİT’ten Laçin koridoruna ziyaret

    AGİT’ten Laçin koridoruna ziyaret


    – Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Dönem Başkanı Temsilcisi Andrzej Kasprzyk, durumu öğrenmek ve AGİT Başkanına bir rapor sunmak üzere Laçın Koridoru’nun başlangıç ​​noktası olan Syunik bölgesindeki Kornidzor yerleşim yerini ziyaret etti.

    AGOS’un haberine göre, Ermenistan hükümetinin insani yardım amacıyla gönderdiğini açıkladığı TIR’lardan oluşan konvoy, yaklaşık bir aydır Kornidzor’da Dağlık Karabağ’a girmek için bekliyor. İlk olarak Ermenistan hükümetinin gönderdiği konvoya daha sonra “Grand Candy” şirketinin ve Fransa’nın çeşitli bölgelerinin gönderdiği TIR’lar da eklendi.

    PAŞİNYAN’DAN ‘ÜÇLÜ BİLDİRİ’ HATIRLATMASI

    Kasprzyk, gazetecilere verdiği demeçte AGİT Dönem Başkanı Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Buyar Osmani’nin talimatıyla Laçın Koridoru’nun başlangıcını ziyaret ettiğini vurguladı. Öte yandan Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Azerbaycan’ın Laçın koridorunu tek yönlü açma, yani Dağlık Karabağ’dan sadece çıkışa izin verip, girişi engelleme niyetinde olduğuna dair güvenilir bilgiler elde edildiğini söyledi.

    Paşinyan dün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında , “9 Kasım 2020 tarihli üçlü bildirinin 7. maddesinin, ‘ülke içinde yerinden edilen kişiler ve mültecilerin, BM Yüksek Komiserliği kontrolü altında Dağlık Karabağ topraklarına ve komşu bölgelere geri döneceklerinin’ öngörüldüğünü” hatırlattı. Paşinyan “Bu hükmün uygulanmaması ve diğer gerçekler, Azerbaycan’ın gerçek niyetinin, açlık, askeri operasyon veya başka yollarla Ermenileri Dağlık Karabağ’dan çıkarmak olduğunu kanıtlıyor” dedi.

    ‘BAKÜ DİYALOĞU BALTALIYOR’

    Paşinyan ayrıca, “Bilgilerimize göre Bakü, Stepanakert ile diyaloğu sürekli baltalıyor” dedi ve şunları söyledi:

    “Ermenistan Cumhuriyeti’nin tutumu değişmemektedir: Dağlık Karabağ Ermenilerinin hakları ve güvenliğine ilişkin konular, uluslararası mekanizma çerçevesinde Bakü-Stepanakert diyalogu yoluyla ele alınmalıdır.” (Kaynak)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya Soruşturma Komitesi: Düşen uçağın enkazında 10 ceset bulundu

    Rusya Soruşturma Komitesi: Düşen uçağın enkazında 10 ceset bulundu


    Tver bölgesinde Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin’in de öldüğü açıklanan özel jetin düşmesiyle ilgili soruşturma devam ediyor.

    Rusya Soruşturma Komitesi’nin uçağa ait kara kutunun bulunduğunu işaret ettiği açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

    ‘EŞYALARA VE BELGELERE EL KONULDU’

    “Uçak kazasına ilişkin tüm koşulların tespiti için gerekli olan eşya ve belgelere el konuldu. Gerekli adli tahliller de yapılıyor. Soruşturma kapsamında, yaşananlara yönelik olası tüm seçenekler dikkatlice kontrol edilecek.”

    ‘MOLEKÜLER GENETİK TESTLER YAPILIYOR’

    Özel jetin enkazında 10 kişinin cesedinin bulunduğu belirtilen açıklamada, “Kurbanların kimliklerinin belirlenmesi için moleküler genetik testler yapılıyor.” bilgisi verildi.

    NE OLMUŞTU?

    Ukrayna’daki savaşı destekleyen ancak ordu yönetiminin yanlış kararlar aldığını savunan Prigojin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e en yakın isimlerden biri olarak bilinmesine rağmen haziran ayında sürpriz biçimde silahlı bir başkaldırıya imza atmıştı. Prigojin ve beraberindeki askerlerin Ukrayna sınırından Moskova’ya yürüyüşü, Putin’in en yakın müttefiklerinden Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’nun başlattığı müzakere süreciyle son bulmuştu.

    Prigojin en son, “uçak kazasından” bir gün önce yayınlanan bir videoda, Afrika’da Wagner için asker toplarken görülmüştü. Dün ise kendisi ve Utkin’in yanı sıra bir dizi ismin daha yolcu listesinde bulunduğu belirtilen özel uçak, Moskova-St. Petersburg yolunda düştü.

    Rus yetkililer, uçağın düştüğü haberi sonrasında ise Prigojin’in adının yolcu listesinde olduğunu açıklamış ancak olay sırasında uçakta bulunup bulunmadığına dair bir bilgi vermemişti. Yaklaşık iki saat sonra Wagner’le bağlantılı Telegram kanalı Gray Zone Prigojin’in öldüğünü duyurmuş, kısa süre içinde de Rus Havacılık Dairesi Rosaviatsia’dan teyit gelmişti. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM Genel Sekreter Yardımcısı, Kıbrıs’a gidiyor

    BM Genel Sekreter Yardımcısı, Kıbrıs’a gidiyor


    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Florencia Soto Nino, günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Jença’nın 27-29 Ağustos tarihlerinde Kıbrıs’ta olacağını belirten Nino, BM Genel Sekreter Yardımcısı Miroslav Jença’nın Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile ayrı ayrı görüşeceğini ifade etti.

    Nino, Jença’nın aynı zamanda iki taraftan temsilcilerle bir araya geleceğini söyledi.

    BM Sözcü Yardımcısı Nino, ziyarette Kıbrıs meselesi ile sahada son dönemlerde meydana gelen gelişmelerin ele alınacağını kaydetti. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna’yı ziyaret eden Fidan’dan Tahıl Koridoru açıklaması

    Ukrayna’yı ziyaret eden Fidan’dan Tahıl Koridoru açıklaması


    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi ziyaret kapsamında gittiği Kiev’de Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ile yapacağı görüşme öncesi ortak basın toplantısında konuştu.

    2023’TEKİ İLK ÜST DÜZEY ZİYARET

    Ziyaretinin Dışişleri Bakanı olarak Ukrayna’ya ve Kiev’e ilk ziyaret olduğunu belirten Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Ağustos 2022’de Lviv’e yaptığı ziyaretten sonra Ankara’dan Ukrayna’ya yapılan üst düzeydeki ilk ziyaret olduğunu dile getirdi.

    Fidan, Erdoğan’ın daveti üzerinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in 7 Temmuz’da Türkiye’yi ziyaret ettiğini anımsatarak, “Bu ziyarette liderlerimiz bölgesel ve ikili düzeydeki bütün konuları detaylarıyla ele almışlardır. Biz de Cumhurbaşkanlarımızın mutabık kaldıkları konuların takibini yapma imkanı bulduk.” dedi.

    ‘KARADENİZ TAHIL GİRİŞİMİNİ YENİDEN CANLANDIRMAK İSTİYORUZ’

    Fidan, Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in ara buluculuğunda hayata geçirilen ve 17 Temmuz’da sona eren Karadeniz Tahıl Girişimi sayesinde 33 milyon tondan fazla tahıl ve gıda ürününün küresel pazarlara ulaşmasının sağlandığını dile getirerek şöyle devam etti:

    “Maalesef 17 Temmuz itibariyle bu (Karadeniz Tahıl Girişimi) sona erdi. Şu anda tahıl ihracatı için alternatif yollar arandığını biliyoruz. Ancak bu yolların orijinal girişime alternatif olamayacağını ve riskler barındırdığını da görüyoruz.

    Karadeniz Girişimi’nin getirdiği kazanımlar kaybedilmeden sürecin bir an önce tekrar canlandırılmasına yönelik çabalarımızı sürdürüyoruz. Tüm taraflarla her düzeyde diyaloga bu nedenle devam edeceğiz.”

    Fidan, Kuleba ile yapacağı görüşmede Türkiye ile Ukrayna arasındaki ikili ilişkileri tüm yönleriyle ele alacaklarını dile getirerek, “Stratejik ortağımız Ukrayna ile olan ilişkilerimiz savaşa rağmen gelişmeye devam etmekte. Ekonomik ilişkilerimizin savaşın sınamalarından en az düzeyde zarar görmesi için çabalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Karadeniz Tahıl Girişimi’nin tekrar hayata geçirilmesi için yapılan çalışmalar hakkındaki soruyu cevaplayan Fidan, şunları söyledi:

    “Bu girişimin canlandırılması Türkiye için bir öncelik. Dünya gıda güvenliği için ve insani çabalar için ayrı bir yer tutuyor bu girişim. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız çok sistemli bir çalışma yürütmekte. Bu vesileyle başta Ukrayna olmak üzere BM, Rusya, Avrupalı ve bazı Amerikalı aktörlerin de içinde olduğu çok geniş bir kümeyle kesintisiz bir görüşme ve fikir trafiği var. Bu konudaki çalışmalarımız, çabalarımız devam edecek. Umuyorum başarılı bir netice alırız. Ukraynalı dostlarımıza özellikle bu konudaki yapıcı destekleri için ayrıca teşekkür etmek istiyorum.” (HABER MERKEZİ)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Nijer, Fransa Büyükelçisi’ne ülkeyi terk etmesi için  48 saat süre verdi

    Nijer, Fransa Büyükelçisi’ne ülkeyi terk etmesi için 48 saat süre verdi


    Nijer’de askeri yönetim, Fransa’nın Niamey Büyükelçisi’ne ülkeden ayrılması için 48 saat süre verdi.

    Nijer Dışişleri Bakanlığı tarafından Fransa Dışişleri Bakanlığına gönderilen belgede, Fransa’nın Niamey Büyükelçisi Sylvain Itte’nin agremanının iptal edilmesine karar verildiği yer aldı.

    Büyükelçi Itte’nin 48 saat içinde ülkeden ayrılması istendi.

    Nijer’de 26 Temmuz’da başa gelen askeri yönetim, daha önce de Fransa ile imzalanan 5 askeri iş birliği anlaşmasının iptal edildiğini duyurmuştu.

    NİJER’DEKİ DARBE

    Nijer’de Cumhurbaşkanı Muhammed Bazum, 26 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı unsurlarınca alıkonulmuş ve o akşam asker, yönetime el koyduğunu duyurmuştu.

    Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı General Abdurrahmane Tchiani, 28 Temmuz’da CNSP isimli geçiş hükümetinin başına geçmişti.

    CNSP, 7 Ağustos’ta Lamine Zeine’yi başbakan olarak atamış, 10 Ağustos’ta asker ve sivillerden oluşan 21 üyeli kabineyi açıklamıştı. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hawaii’deki orman yangını: 338 kişi halen kayıp

    Hawaii’deki orman yangını: 338 kişi halen kayıp



    Hawaii’de 9 Ağustos’ta başlayan orman yangınlarının ardından kayıpları arama çalışmaları devam ederken, 338 kişiden halen haber alınamadığı belirtildi.

    Maui ilçesi yetkilileri, yangının başladığı günden bu yana yapılan çalışmalar sonucu halen 338 kişinin kayıp olduğu bilgisini paylaştı.

    Yetkililer, dün öğle saatleri itibarıyla yangın bölgesinde mahsur kalanlardan 1732 kişiye daha ulaşıldığını belirterek, mağdurların sağlık durumlarının iyi olduğunu kaydetti.

    Maui Polis Şefi John Pelletier, yaptığı yazılı açıklamada “(Kayıplar listesi) Bu isim listesini bugün yayımlıyoruz çünkü bunun soruşturmaya yardımcı olacağını biliyoruz. Bu kolay bir şey değil ancak soruşturmayı mümkün olduğunca eksiksiz ve kapsamlı hale getirmek için elimizden gelen her şeyi yaptığımızdan emin olmak istiyoruz.” ifadelerine yer verdi.

    Federal Soruşturma Bürosu (FBI) yetkililerinin desteğiyle hazırlandığı belirtilen liste, felaketin büyüklüğünü ortaya koyarken bölgede son yüzyılda bir orman yangını sonrası ortaya çıkan en büyük kayıp listesi olma özelliğine sahip.

    NE OLMUŞTU?

    Orman yangınlarında resmi ölü sayısı en son 115 olarak açıklanmıştı.

    Başkan Joe Biden, 22 Ağustos’ta Hawaii’yi ziyaret etmiş ve yangında zarar görenlere yardım sözü vermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dışişleri Bakanı Fidan’dan Tahıl Koridoru açıklaması: Yeniden canlanması Türkiye için öncelik

    Dışişleri Bakanı Fidan’dan Tahıl Koridoru açıklaması: Yeniden canlanması Türkiye için öncelik



    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kiev ziyareti kapsamında Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ile görüştü. Fidan, basın toplantısında Karadeniz Tahıl Koridoru ile ilgili, “Tahıl ihracatı için alternatif yollar arandığını biliyoruz. Bu yolların riskler barındırdığını görüyoruz. Karadeniz Tahıl Girişimi sürecinin yeniden başlamasını istiyoruz” dedi. Kuleba ise Türkiye ile ilişkilerin karşılıklı desteğe dayalı olduğunu belirterek, “Ukrayna ve Türkiye her düzeyde o kadar çok alanda ve o kadar bir güven ile birbirine bağlı ki ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki ilişkilerin daha da gelişeceğinden eminim” diye konuştu.

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kiev’de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı kabulü sırasında, Rusya’nın Karadeniz’deki Tahıl Koridorunu abluka altına almasının yarattığı risklerin öncelikle gündeme geldiğini bildirdi.

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kiev’e resmi ziyarette bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşmesine ilişkin paylaşım yaptı.

    Zelenskiy, Facebook hesabındaki görüntülü paylaşımında, “Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la görüşme. Birçok önemli konuyu ele aldık. Barış formülü, Küresel Barış Zirvesi hazırlıkları, Rusya’nın Karadeniz tahıl koridorunu abluka altına almasının yarattığı riskler.” ifadelerini kullandı.

    Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, ülkesine verdiği destekten dolayı Türkiye’ye teşekkür etti.

    “TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNCELİK”

    Dışişleri Bakanı Fidan daha sonra Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

    Bakan Fidan, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması için, “Alternatif yollar arandığını biliyoruz. Ancak bu yolların orijinal girişime alternatif olamayacağını ve riskler barındırdığını görüyoruz. Bu girişimin yeniden canlandırılması Türkiye için bir öncelik. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız çok sistemli bir çalışma yürütmekte” dedi.

    Kuleba ise Dışişleri Bakanı Fidan’ı Kiev’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, “Bu onun Kiev’e ilk ziyareti. Bu ziyaret tarihe geçecek. Çünkü bu, savaş başladıktan sonra Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı tarafından yapılan ilk ziyaret.” diye konuştu.

    Kuleba, Ukrayna ve Türkiye arasındaki ilişkilere değinerek, “İki ülke arasında hakiki bir ortaklık ve karşılıklı desteğe dayalı ilişki var. Bu ortaklık herhangi bir ek yoruma muhtaç değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

    KULEBA: TÜRKİYE’NİN ETKİLİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ

    İki gün önce Kırım Platformu 3. Zirvesi’nin Kiev’de gerçekleştiğini anımsatan Kuleba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu platforma gönderdiği görüntülü hitabını takdir ettiklerini belirtti.

    Kuleba, Fidan’ın Kiev ziyareti kapsamındaki görüşmelerde Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yeniden canlandırılmasının ana konu olduğunu aktararak, “(Tahıl anlaşmasının yeniden canlandırılması) Bu konuda ortak yaklaşıma sahibiz. Söz konusu girişimin yeniden başlatılması için ortak gayretlerimiz var.” dedi.

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından teklif edilen “Barış Formülü”nde Türkiye’nin katılım rolünü de ele aldıklarını belirten Kuleba, “Türk şirketlerinin Ukrayna’nın inşasındaki rolünü görüştük. Detaylı olarak NATO ve Ukrayna’nın NATO üyeliğini ele aldık. Ukrayna ve Türkiye’nin ilişkisi her seviyede devam ediyor. Türkiye bizim için NATO’nun önemli üyesidir. Ukrayna ve Türkiye her düzeyde o kadar çok alanda ve o kadar bir güven ile birbirine bağlı ki ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki ilişkilerin daha da gelişeceğinden eminim.” ifadelerini kullandı.

    FİDAN’IN KİEV TEMASLARI

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak ile de görüştü.

    Fidan, ardından Ukrayna Başbakanı Denis Şmihal ile bir araya geldi. Şmıgal de X sosyal medya platformundan görüşmeye ilişkin paylaşımında, Fidan ile Ukrayna’nın ticari ve ekonomik işbirliğini ve yeniden inşasını ele aldıklarını belirtti.
    Ukrayna Başbakanı Şmıgal, Türkiye’ye, Zelenskiy’nin barış formülüne verdiği destek ve küresel gıda güvenliğinin sağlanmasına yaptığı katkılar dolayısıyla minnettar olduklarını kaydetti.

    Bakan Fidan, Kiev’de Devlet Başkanı Zelenskiy tarafından kabul edilmiş ve Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak ile görüşmüştü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Aleksandr Lukaşenko: Wagner hayatta ve Belarus’ta yaşamaya devam edecek

    Aleksandr Lukaşenko: Wagner hayatta ve Belarus’ta yaşamaya devam edecek


    Belarus Cumhurbaşkanı Lukaşenko, Wagner liderinin ölümünden kimin sorumlu olduğunu bilmediğini ancak Rus mevkidaşı Vladimir Putin’in infaz emrini verdiğine inanmadığını söyledi

    Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Rus paralı asker grubu Wagner üyelerinin ülkesinde kalmaya devam edeceğini bildirdi.

    REKLAM

    Lukaşenko, Rusya’da Tver kentinde düşen uçakta hayatını kaybeden Wagner’in patronu Yevgeni Prigojin’nin ardından Rus paralı savaşçı grubunun geleceği hakkında açıklamalarda bulundu.

    Belarus Cumhurbaşkanı, Wagner askerlerinin ne kadar süre ülkesinde kalacağı ve bundan sonraki hedefleri hakkında bilgi vermekten kaçındı.

    “Wagner yaşıyor ve Wagner Belarus’ta yaşayacak” ifadesini kullanan Lukaşenko, paralı asker grubunu kuran liderliğin hedefleri doğrultusunda Wagner’in ana kadrosunun görevi sürdürmeye devam edeceği mesajını verdi.

    Moskova’nın kuzeyinde düşen uçakta Prigojin ile birlikte aralarında Wagner’in önemli komutanlarının da bulunduğu 10 kişi hayatını kaybetmişti.

    Lukaşenko: Ölüm emrini Putin’in verdiğine inanmıyorum

    Wagner liderinin ölümünden kimin sorumlu olduğu bilmediğini ancak Rus mevkidaşı Vladimir Putin’in ölüm emrini verdiğine inanmadığını kaydeden Lukaşenko, Belarus haber ajansı Belta’nın aktardığına göre, “Vladimir Putin’i tanıyorum. O düşünceli bir adam ve çok soğukkanlı. Bunu yapanın o olduğunu hayal edemiyorum. Kaza çok acımasız ve amatördü” dedi.

    Lukaşenko, sayıları 10 bini bulan Wagner üyelerini ülkesinde ağırlamaya devam edeceğini yineledi.

    Kremlin’den yalanlama

    Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov,  Wagner’in patronu Yevgeni Prigojin’in Moskova’nın emri üzerine öldürüldüğü yönündeki iddiaların “kesinlikle yalan” olduğunu açıklamıştı.

    Peskov, Prigojin’in ölümünün kesin olarak doğrulanması için test sonuçlarının beklenmesi gerektiğini duyurmuştu.

    İngiltere Savunma Bakanlığı: Prigojin’in öldüğüne dair kesin kanıt yok

    İngiltere Savunma Bakanlığı cuma günü yaptığı açıklamada, Wagner’in patronunun öldürüldüğüne dair şu anda “kesin bir kanıt” bulunmadığını bildirdi.

    Açıklamada, “Prigojin’in uçakta olduğuna dair henüz kesin bir kanıt yok ve onun olağanüstü güvenlik önlemleri aldığı biliniyor. Ancak gerçekten ölmüş olması da kuvvetle muhtemel.” denildi.

    Rusya’daki sosyal medya kanallarında ise uçak enkazından çıkan cenazelerin yakıldığı ve cesetlerini tanımaz hele getirildiği iddiasına yer verilirken, sadece DNA testleriyle cesetlerin tespit edilebileceği ileri sürüldü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hapse mahkum edilen Suriyeliden Danimarka istihbaratına dava: Ajanlık yapıyordum

    Hapse mahkum edilen Suriyeliden Danimarka istihbaratına dava: Ajanlık yapıyordum


    – Danimarka istihbarat servisleri, aynı zamanda Danimarka vatandaşı da olan Ahmed Samsam adlı Suriyeli’nin, Danimarka adına ajanlık yaparken IŞİD’e üye olmaktan suçlu bulunduğu iddiası üzerine hakim karşısına çıkacak. İstihbarat servisleri ise, Samsam’ın kendileri için çalışıp çalışmadığına dair bir açıklama yapmadı.

    2018’DE İSPANYA’DA HÜKÜM GİYDİ

    euronews Türkçe’nin haberine göre, daha önce benzeri görülmemiş davada 34 yaşındaki Samsam, 2013 ve 2014 yıllarında Danimarka gizli servisi PET ve askeri istihbarat servisi FE’ye yabancı cihatçılar hakkında bilgi vermek için Suriye’de bulunduğunu fakat 2018 yılında İspanya’nın başkenti Madrid’de yakalanarak haksız yere mahkum edildiğini savunuyor.

    TALEP AJAN OLDUĞUNUN KABUL EDİLMESİ

    İddialar sonrası istihbarat servisleri Samsam’ın kendileri için çalışıp çalışmadığı konusunda hiçbir açıklama yapmazken, Danimarka medyasının yaptığı araştırmalarda Samsam’ın iddialarını destekleyen bilgilere ulaşıldı. Kopenhag’da görülecek dava öncesi AFP’ye konuşan Samsam’ın avukatı Erbil Kaya, müvekkilinin mahkemeden talebinin Danimarka istihbarat servisleri için çalıştığının kabul edilmesi olduğunu vurguladı.

    ‘AJAN OLDUĞUNU KANITLAMAK İÇİN NEYİN YETERLİ OLDUĞUNU BİLMİYORUZ’

    Samsam’ın Suriye’ye sadece yabancı cihatçılar hakkında bilgi toplamak için gittiğinde ısrar eden Kaya, “Bu bizim için çok zorlu bir dava çünkü karşımızda devlet ve istihbarat servisleri var” ifadelerini kullandı. Kaya bu davanın daha önce bir emsali olmadığını ve bir kişinin ajan olduğunu kanıtlamak için neyin yeterli olduğunu bilmediklerini vurguladı.

    SURİYE’DEN DÖNÜŞÜNDE SALIVERİLDİ

    Daha önce sabıka kaydı olan Samsam 2012’de Şam yönetimine karşı mücadele etmek için kendi isteğiyle Suriye’ye gitti. Dönüşünde Danimarka otoriteleri tarafından sorguya çekilen Samsam, hakkında işlem yapılmadan salıverildi. Sonrasında ise Samsam önce PET ardında FE tarafından sağlanan para ve ekipmanla savaş bölgesine gönderildiğini iddia ediyor. Medya kuruluşları DR ve Berlingske de para transferlerini onaylayan haberler yayınladı.

    HALKIN ÇOĞUNLUĞU AJAN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR

    2017 yılında Kopenhag’daki çetelerle başı belaya giren Samsam, İspanya’ya geçti. Facebook üzerinde IŞİD bayrağıyla çekilen fotoğraflarına rastlayan İspanyol polisi tarafından tutuklandı ve IŞİD üyesi olma suçuyla sekiz yıl hapse mahkum edildi. Cezası daha sonra altı yıla düşürülen Samsam 2020 yılından beri cezasını Danimarka’daki bir hapishanede çekmeye devam ediyor İstihbarat servisleri Samsam’ın kendileri için çalıştığını kabul etmese de Danimarka’da halkın çoğunluğu ikna olmuş görünüyor.

    ‘İSTİHBARAT KAYNAKLARI AJAN OLDUĞUNU DOĞRULADI’

    Danimarka’da davayı takip edenlerin çoğunun Samsam’ın gerçekten istihbarat tarafından Suriye’ye gönderildiğine inandığını belirten Hukuk Profesörü Lund Madsen, “Bizzat kendim de istihbarat dünyasındaki kaynaklarımdan bunu doğrulattım” ifadelerini kullandı.

    İSPANYOL YÜKSEK MAHKEMESİ KANITLARI YETERLİ GÖRDÜ

    İstihbarat servisleri adına konuşan savunma avukatı Peter Biering ise adaletsiz bir yargılama olmadığına dair pozisyonlarını koruduklarını ve mahkumiyetin doğru olduğunu savundu. Biering, İspanyol Yüksek Mahkemesi’nin de Samsam’ın istihbarat için çalışmış olsa bile mahkumiyeti için bunu gözardı etmeye yeterli kanıt olduğu sonucuna vardığını hatırlattı.

    DAVA 8 EYLÜL’DE GÖRÜLECEK

    Samsam’ın avukatı ise şu aşamada herhangi bir tazminat talep etmediklerini ve müvekkilinin ajan olduğunun kabul edilmesi halinde İspanya’daki hükmün bozulmasını sağlayabileceğini söyledi. Fakat istihbarat servislerinin gizli bilgileri açıklama zorunluluğu olmadığını vurgulayan Hukuk Profesörü Madsen, Samsam’ın davayı kazanıp kazanmayacağının belli olmadığını söyledi. Dava 8 Eylül’de görülecek. (Kaynak)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***