Kategori: Bilim ve Teknolji

  • Apple Türkiye fiyatlarına bir yılda 7’inci kez zam yaptı: iPhone 15’in en üst modeli 100 bin TL oldu

    Apple Türkiye fiyatlarına bir yılda 7’inci kez zam yaptı: iPhone 15’in en üst modeli 100 bin TL oldu


    Apple’ın eski ve yeni iPhone 15 Türkiye fiyatları:
     

    iPhone 15 (128GB): 49.999 TL > 53.999 TL
    iPhone 15 (256GB): 53.999 TL > 58.499 TL
    iPhone 15 (512GB): 61.999 > 66.999 TL
     

    iPhone 15 Plus (128GB): 56.999 TL > 61.999 TL
    iPhone 15 Plus (256GB): 60.999 TL > 66.499 TL
    iPhone 15 Plus (512GB): 68.999 > 74.999 TL

    iPhone 15 Pro (128GB): 64.999 TL > 69.999 TL
    iPhone 15 Pro (256GB): 68.999 TL > 74.499 TL
    iPhone 15 Pro (512GB): 76.999 TL > 82.999 TL
    iPhone 15 Pro (1TB): 84.999 TL > 91.499 TL

    iPhone 15 Pro Max (256GB): 76.999 TL > 82.999 TL
    iPhone 15 Pro Max (512GB): 84.999 TL > 91.499 TL
    iPhone 15 Pro Max (1TB): 92.999 TL > 99.999 TL
     

    Apple’ın eski ve yeni iPhone 14 – iPhone 13 Türkiye fiyatları:

    iPhone 14 (128GB): 43.499 TL > 47.499 TL
    iPhone 14 (256GB): 47.499 TL > 51.999 TL
    iPhone 14 (512GB): 55.999 > 60.499 TL

    iPhone 14 Plus (128GB): 49.999 TL > 53.999 TL
    iPhone 14 Plus (256GB): 53.999 TL > 58.499 TL
    iPhone 14 Plus (512GB): 61.999 > 66.999 TL

    iPhone 13 (128GB): 36.999 TL > 39.999 TL
    iPhone 13 (256GB): 40.999 TL > 44.499 TL
    iPhone 13 (512GB): 48.999 TL > 52.999 TL

    Apple’ın eski ve yeni iPhone SE Türkiye fiyatları:

    iPhone SE (64GB): 24.999 TL > 26.999 TL
    iPhone SE (128GB): 26.999 TL > 28.999 TL
    iPhone SE (256GB): 30.999 TL > 33.499 TL

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meme kanserine karşı elektronik sütyeni bulan Canan Dağdeviren; BBC’nin ilham veren 100 kadın listesine girdi

    Meme kanserine karşı elektronik sütyeni bulan Canan Dağdeviren; BBC’nin ilham veren 100 kadın listesine girdi


    ABD’deki Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) doçent olan Canan Dağdeviren  BBC 2023 ilham veren 100 kadın listesine seçildi.

    Önemli bir bilim insanı ve mucit olan Dağdeviren, meme kanserinin ultrasonla erken teşhisi için giyilebilir bir “elektronik sütyen” icat etti. Bu icadı, düzenli kanser taraması yaptıran ancak geç evre meme kanseri teşhisi konulan ve altı ay sonra vefat eden teyzesinden esinlenerek gerçekleştirdi. Dağdeviren’in bu buluşu, yüksek meme kanseri riski taşıyan bireyler için hayati önem taşıyabilir.

    BBC’nin 2023 yılında ilham veren 100 kadın listesi, aynı zamanda çeşitli alanlardan birçok etkili kadını da içeriyor. Listede insan hakları avukatı Amal Clooney, sinema yıldızı America Ferrera, feminist Gloria Steinem, eski ABD First Lady’si Michelle Obama, güzellik şirketi sahibi Huda Kattan ve Ballon d’Or ödüllü futbolcu Aitana Bonmatí gibi isimler bulunuyor. Ayrıca yapay zeka uzmanı Timnit Gebru da listeye dahil edildi.

    Bu yıl, aşırı sıcaklar, orman yangınları, sel gibi doğal afetlerin yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadele eden ve etkilerine uyum sağlamak için harekete geçen kadınlar da dikkat çekti. Özellikle Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP28 öncesinde, 28 İklim Öncüsü bu listede yer aldı. Bu, iklim değişikliğiyle mücadelede kadınların önemli roller üstlendiğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • OpenAI’dan olaylı şekilde gönderilen Sam Altman CEO olarak geri döndü

    OpenAI’dan olaylı şekilde gönderilen Sam Altman CEO olarak geri döndü


    Yapay zeka sohbet robotu ChatGPT’nin üreticisi OpenAI, şirketten uzaklaştırılmasından birkaç gün sonra Sam Altman’ın CEO olarak geri gelmesi için anlaşmaya varıldığını açıkladı. Açıklama, üretken yapay zeka teknolojilerinin öncüsü OpenAI’ın geleceğiyle ilgili şiddetli tartışmaları şimdilik yatıştırabilir.

    OpenAI ayrıca Sam Altman’ı görevden alan yönetim kurulunu da yenileme kararı aldı. Buna göre yazılım firması Salesforce’un eski CEO’larından Bret Taylor, OpenAI başkanlığına getirildi. Eski ABD Maliye Bakanı ve Harvard Üniversitesi eski rektörü Larry Summers da yönetim kuruluna atandı.

    Sam Altman, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, “openai’a geri dönmek için sabırsızlanıyorum” dedi.

    OpenAI yönetim kurulu, 17 Kasım’daki görevden almaya gerekçe olarak Altman’ın açık sözlü davranmaması ve OpenAI’ın insanlığa fayda sağlayan yapay zeka geliştirme misyonunu savunma ihtiyacı dışında pek bir açıklama getirmemişti.

    Altman’ı geri almak için yapılan anlaşma, aynı zamanda kar amacı gütmeyen bir şirket olan OpenAI için yeni bir devrin başlangıcı olabilir. Şirket çalışanları, uzun zamandır, yapay zekanın tehlikeleri ve ticarileşme potansiyeline ilişkin kaygılarını ifade ediyordu.

    Şirket yönetiminde bugün gerçekleştirilen yeniden yapılandırmanın, Altman ve OpenAI’ın teknolojisini küresel çapta ticari müşterilere sunan finansal destekçi Microsoft lehine olduğu görüşü hakim.

    Microsoft CEO’su Satya Nadella, X üzerinden yaptığı açıklamada, OpenAI’daki değişikliklerden memnun olduğunu ifade ederek, “Bunun daha istikrarlı, daha bilgili ve etkili yönetim yolunda atılan ilk önemli adım olduğuna inanıyoruz” dedi.

    Öte yandan Quora’nın CEO’su Adam D’Angelo, OpenAI’ın yeni “ilk kurulu”nda kalmaya devam edecek. OpenAI’da sermayesi olmayan diğer direktörlerin şirket yönetimlerindeki yerlerini koruyup korumayacağı net değil.

    Reuters, 80 milyar dolar değer biçilen OpenAI’ın geleceğini yaşanan çalkantıların tehdit etmesi sonrasında, bazı yatırımcıların hukuki yollara başvurma seçeneğini değerlendirdiğini bildirmişti.

    OpenAI sözcüleri, konuya ilişkin açıklama taleplerine yanıt vermedi.

    Mali hizmetler firması Hargreaves Lansdown’dan Susannah Streeter, son çalkantıdan sonra OpenAI’ın izleyeceği yolun açık ve net olduğunu söyledi.

    Streeter, “Sam Altman’ın şirketin nasıl yönetileceğine ilişkin görüşleri, özellikle de yeni bir yönetim kurulu tarafından denetleneceği göz önüne alındığında, gelecekteki yönelimlere hakim olacak” dedi.

    Altman’ın OpenAI’a dönüşü Steve Jobs’ı hatırlattı

    Sam Altman’ın görevden uzaklaştırıldıktan birkaç gün sonra OpenAI’ın başına geri dönmesi, Apple CEO’su Steve Jobs’ın 1985’te kovulduktan 12 yıl sonra yeniden yeniden göreve gelmesini hatırlattı.

    Altman ise eski görevinin başına, sadece dört gün aradan sonra yeniden geldi.

    Altman’ın görevden alınması OpenAI’da deprem etkisi yaratmış, şirket başkanı Greg Brockman, bu hamleyi protesto ederek istifa etmişti.

    Pazar günü göreve yeniden atanacağı beklentisiyle OpenAI ofisine geri dönen Altman, yönetim kurulunun Twitch’in eski CEO’su Emmett Shear’ı geçici CEO olarak atamasıyla yeni bir sürpriz daha yaşamıştı.

    Shear, bugün paylaştığı X mesajında, “OpenAI’a istikrar kazandırmak ve nihai olarak Altman’ı geri getirmek için 72 saat boyunca çok yoğun çalıştığını” kaydetti ve Altman’ın geri gelmesinin hem hissedarlar hem de şirketin güvencesi açısından doğru adım olduğunu belirtti.

    OpenAI’ın eşkurucusu ve başkanı Greg Brockman da gece geç saatlerde şirket çalışanlarıyla çektiği fotoğrafı paylaşarak, “Her zamankinden daha güçlü ve birlik içinde geri döneceğiz” dedi.

    Kaynak: VOA Türkçe

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yapay zekada isyan çıktı. 500 çalışan ChatGPT yönetimini istifaya çağırdı: “Yoksa Microsoft’a geçeriz”

    Yapay zekada isyan çıktı. 500 çalışan ChatGPT yönetimini istifaya çağırdı: “Yoksa Microsoft’a geçeriz”


    Yüzlerce OpenAI çalışanı, şirketin CEO’su Sam Altman’ın sürpriz bir şekilde görevden alınmasıyla başlayan ve Altman’ın Microsoft tarafından işe alınmasıyla sona eren çalkantılı bir hafta sonunun ardından ChatGPT şirketinin yönetim kurulunu istifaya çağırdı, aksi halde istifa edeceklerini açıkladı.

    Şirketin yönetimine yazılan ve 500’den fazla çalışanın imzaladığı mektupta, OpenAI yönetim kurulu Altman’ın kovulmasını kötü idare etmekle suçlanıyor:

    “Eylemleriniz OpenAI’yi denetlemekten aciz olduğunuzu açıkça ortaya koydu Misyonumuz ve çalışanlarımız için yetkinlik, muhakeme ve özenden yoksun kişiler için ya da bu kişilerle çalışamayız.”

    Çalışanlar ayrıca, yönetim kurulu istifa edip Altman’ı ve Cuma günü yönetim kurulu tarafından görevden alınan eski OpenAI başkanı Greg Brockman’ı görevlerine iade etmezse, Altman’ın ardından Microsoft’a geçeceklerini söylüyor:

    “Microsoft, tüm OpenAI çalışanları için pozisyonlar olduğu konusunda bize güvence verdi”

    Mektubun imzacıları arasında Cuma günü itibariyle yönetim kurulu tarafından Altman’ın geçici halefi olarak atanan Mira Murati’nin yanı sıra OpenAI’nin kurucu ortağı, baş bilim adamı ve yönetim kurulu üyesi olan ve Altman’ın görevden alınmasında rol oynadığı yaygın olarak bildirilen Ilya Sutskever de bulunuyor. Murati’nin terfisi, canlı yayın şirketi Twitch’in 40 yaşındaki kurucu ortağı Emmett Shear’in geçici CEO olarak atanmasıyla gerçekleşti.

    Pazartesi günü, mektubun ortaya çıkmasıyla birlikte Sutskever X’te bir özür mesajı yayınlayarak, Altman ve yönetim kurulu arasında yapay zeka gelişiminin hızı ve kapsamı konusunda yaşanan gerginlikler etrafında dönen liderlik krizine katkısını kabul etti.

    “Yönetim kurulunun eylemlerine katıldığım için derin pişmanlık duyuyorum. Asla OpenAI’ye zarar verme niyetinde değildim. Birlikte inşa ettiğimiz her şeyi seviyorum ve şirketi yeniden bir araya getirmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.”

    Sutskever’in X’e gönderdiği mesajın ardından Altman da bu özrü alıntılayarak üç kalp emojisiyle paylaştı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Esad ve Erdoğan yıllar sonra aynı karede

    Esad ve Erdoğan yıllar sonra aynı karede


    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, uzun yıllar sonra aynı karede yer aldı. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Gazze’ye ilişkin gerçekleştirilen Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında liderler birlikte fotoğraf çektirdi. Erdoğan ve Esad, aralarında duran 4 lider ile aynı karede yer aldı. Erdoğan Darbe ile yönetimi ele geçiren Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de görüştü

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, uzun bir aradan sonra ilk kez aynı karede yer aldı.

    İsrail’in Gazze’yi hedef alan saldırıları 36’ncı gününe girerken, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üye ülkeleri Suudi Arabistan’da bir araya geldi. Riyad’daki zirvenin, iki örgütün ortak toplantısı şekilde gerçekleştirildi.

    Arap Birliği, iç savaş nedeniyle 12 Kasım 2011’de Suriye’nin üyeliğini askıya almıştı. Ancak bu yıl 14 Nisan’da Cidde, 1 Mayıs’ta Amman’da yapılan ön müzakerelerin ardından 7 Mayıs’ta Kahire’de düzenlenen dışişleri bakanları toplantısında Suriye’nin Arap Birliği Meclisi’nin yanı sıra tüm kurumsal çalışmalara katılımının önü açılmıştı. Ardından Esad isterse 19 Mayıs’ta Riyad’da düzenlenecek liderler zirvesine katılmıştı.

    Bugünkü Zirve’ye de Arap Birliği üyeliği ile katılan Esad, İİT üyeliği ile Zirve’ye katılan Erdoğan ile aynı karede poz vermiş oldu.

    Öte yandan Erdoğan, Zirve’de yaptığı konuşmada “Batı’nın şımarık çocuğu gibi davranan İsrail yönetimi, yol açtığı tahribatı tazmin etmek mecburiyetindedir. İsrailli bakanlar tarafından varlığı ikrar edilen nükleer silahlar araştırılmalı, uluslararası denetimden kaçırılanlar varsa ortaya çıkarılmalıdır.” dedi. Erdoğan, “İnsan hak ve hürriyetlerini dilinden düşürmeyen Batılı ülkelerin Filistin’de süregelen katliamlar karşısında sessizliğe bürünmeleri utanç vericidir. Hastanelerin, okulların, mülteci kamplarının bombalandığı, sivillerin katledildiği, tarihte eşi benzeri görülmemiş barbarlıkla karşı karşıyayız. Zulüm karşısında susanlar da en az zalimler kadar akan kana ortaktır.” dedi. Ayrıca Erdoğan, “Hastaneler başta olmak üzere acil ihtiyaç içindeki yerlere akaryakıt ulaştırılması hayati önemdedir. Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması için İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde bir fon kurulması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.

    Erdoğan Darbe ile yönetimi ele geçiren Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de görüştü

    Zirvenin açılış konuşmasını yapan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Gazze’de ateşkes çağrısını yineledi ve “kuşatma altındaki bölgede sivillere karşı işlenen suçlardan” İsrail’i sorumlu tuttu. “Filistin’deki kardeşlerimize karşı yürütülen acımasız ve merhametsiz savaşı şiddetle kınıyor, askeri operasyonun derhal sona erdirilmesi ve Gazze’de insani geçişlerin sağlanması çağrısında bulunuyoruz.” diyen Veliaht Prens, sözlerini şöyle sürdürdü: “BM Güvenlik Konseyi ve uluslararası toplumun başarısızlığını gösteren bir insani felaketle karşı karşıyayız. İsrail’in uluslararası yasaları alenen ihlal eden tutumu durdurulmalıdır”

    İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Riyad’a hareketinden önce havalimanında yaptığı açıklamada, Gazze için artık ‘konuşma değil eylem gerektiğini’ kaydetti.  Ayrıca Reisi, Müslüman ülke liderlerine Filistin konusunda kesin bir karara varmaları ve bunu tam olarak uygulamaları çağrısında bulundu.

    Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, konuşmasında, “Siyonist işgalciler ve destekçileri bu haksız savaşta öldürülen her çocuk ve kadından sorumludur” ifadesini kullandı. Zirvede konuşan Ürdün Kralı Abdullah, “Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı adaletsizlik 7 Ekim’de değil, yetmiş yıl önce başladı.” dedi.  Ayrıca Kral II Abdullah, “İsrail’in Gazze’ye su, gıda ve ilaç vermemesi savaş suçudur” diye konuştu.

    Zirvede İslam dünyasının temsilcilerinin, İsrail Hamas savaşı karşısında atılacak somut adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunması öngörülüyor. Savaş başlangıcından beri bin 200 İsrailli ve 11 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP yandaşı gazete, Anayasa Mahkemesi üyelerini açıkça hedef gösterdi

    AKP yandaşı gazete, Anayasa Mahkemesi üyelerini açıkça hedef gösterdi


    AKP’ye yakınlığıyla bilinen Albayrak gruba ait Yeni Şafak gazetesi Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili Can Atalay’ın tahliyesini talep eden ve “hak ihlali” kararı veren Anayasa Mahkemesi üyelerinin fotoğraflarını ve isimlerini paylaşarak açıkça hedef gösterdi. Yeni Şafak’ın AYM üyelerini hedef göstermesi geçmişte yaşanan Danıştay saldırısını hatırlattı.

    Yeni Şafak gazetesi, Can Atalay için hak ihlali kararı veren Anayasa Mahkemesi üyelerinin fotoğraflarını yayınlayıp açıkça hedef gösterdi. Yeni Şafak’ın skandal haberi, Vakit gazetesinin Danıştay üyelerini hedef göstermesinin ardından hakim Mustafa Yücel Özbilgin’in öldürülmesini hatırlattı.

    Yargıtay 3. Dairesi’nin, Can Atalay’a ilişkin ‘hak ihlali’ kararı veren Anayasa Mahkemesi (AYM) ile yaşadığı yargı krizi sürerken iktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi, 9 Anayasa Mahkemesi üyesinin fotoğraflarını yayınlayıp paylaşımına “FETÖ ve PKK’ya kapı açtılar” notu düşerek hedef gösterdi.

    VAKİT GAZETESİ HEDEF GÖSTERDİ, DANIŞTAY ÜYESİ ÖLDÜRÜLDÜ

    Yeni Şafak gazetesinin Anayasa Mahkemesi üyelerini fotoğraflarını basarak hedef göstermesi, 2006 yılında Vakit gazetesinin (şimdiki adı Yeni Akit) Danıştay üyelerinin fotoğraflarını manşetten vererek hedef göstermesini akıllara getirdi. Vakit’in manşetinden bir süre sonra Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin, Alparslan Arslan isimli avukatın silahlı saldırısında hayatını kaybetmişti. Saldırıyı gerçekleşen Alparslan Arslan’ın otomobilinde Vakit gazetesinin küpürü bulunmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Nihal Olçok, kurucusu olduğu Gelecek Partisi’nden istifa etti

    Nihal Olçok, kurucusu olduğu Gelecek Partisi’nden istifa etti


    Gelecek Partisi’nin kurucularından olan Nihal Olçok, sosyal medyadan istifa ettiğini duyurdu.

    Gelecek Partisi kurucularından Nihal Olçok istifa ettiğini sosyal medyadan duyurdu. Olçok, paylaşımında “An itibari ile kurucusu olduğum Gelecek Partisi kurucu üyeliğinden istifa ediyorum. Allah selamet versin.” ifadelerine yer verdi. Gelecek Partisi’nin Genel Başkanlığı’nı Ahmet Davutoğlu yapıyor.

    NİHAL OLÇOK KİMDİR?

    1978 yılında Üsküp, Makedonya doğumlu olan ve 4 yaşında Türkiye’ye gelen Nihal Olçok İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezundur. Nihal Olçok, 1998’de Erol Olçok ile evlenmiş ve çiftin bu evlilikten (şehit) Abdullah Tayyip, Cahar Şamil ve Emir Dursun adında 3 çocukları olmuştur.

    Nihal Olçok, 15 Temmuz’daki darbe girişiminde kaybettiği eşi ve oğlu adına ‘Şehitoğlu şehit: 15 Temmuz şehitleri Erol Olçok ve Abdullah Tayyip Olçok’un hikayesi’ adlı kitabı yazmıştır.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİP toz duman: Durmuş Yılmaz’dan sonra Bahadır Erdem de istifa etti

    İYİP toz duman: Durmuş Yılmaz’dan sonra Bahadır Erdem de istifa etti


    İYİ Parti’de istifa dalgası durmuyor. Eski Merkez Bankası Durmuş Yılmaz’ın partisini eleştirerek istifasını duyurmasının ardından İYİP‘li hukukçu Bahadır Erdem de partisinden istifa etti. Erdem’in istifa kararının gerekçelerinden biri de İYİP’in her ilde seçimlere farklı adayla girme kararı…

    İstifasını sosyal medya hesabından duyuran Bahadır Erdem, şu ifadeleri kullandı:

    Siyasete dahil olurken niyetim, aynı ömrümü adadığım hukuk hocalığımda olduğu gibi memleketimize ve yarınlarına faydalı olabilmek, bu ülkenin bana sağladığı imkanlar sayesinde sahibi olduğum bilgi ve deneyimi ülkemizin ve milletimizin yararı için kullanmak, Türkiye’mizin son yıllarda geçtiği zorlu dönemi atlatma ve adil bir hukuk devleti yapısının yeniden sağlanması aşamasında taşın altına elimi koymaktı.

    Milletimiz üzgün, umutsuz ve yıllardır süre gelen başarısızlıkların ardından yorgun düşmüştür. Gelinen bu noktada muhalefet partileri için tek çare “iktidar baskısı altında sıkışmış, yalnızlaştırılmış ve ekonomik anlamda buhrana sürüklenen vatandaşlarımıza” umut olacak yeni başlangıçlar için gerekli adımları atmaktır. Ve fakat gerekli adımlar atılırken muhalefet partileri alacağı her kararı ince eleyip sık dokumalı ve hasarı büyük olabilecek hatta geri dönüşü olmayan kararlardan uzak durmalıdır.

    Bu doğrultuda partimizin aldığı ve değiştirmemekte ısrar ettiği seçimlere “tüm illerde” ayrı aday ile girme kararı yani bir başka deyiş ile 2019 yerel seçimlerinde birçok ilde seçimin kazanılmasını sağlayan güç birliğini sonlandırmayı son derece yanlış bulduğumu bir kez daha belirtmek isterim.

    Hiç şüphesiz ki İYİ Parti kurulduğu ilk günden bu yana milletimizin menfaati için çalışan, sorumluluk alan ve bağımsız bir parti olarak kendi adaylarını belirleme hakkına sonuna kadar sahiptir.

    Ancak diğer yanda da İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerinin muhalefette kalmasının seçmenimizin moral ve yaşam dengeleri açısından büyük bir katkı sağladığı aşikar olduğu gibi, iktidarın da ülkenin üzerinde kurduğu baskı rejiminde gücünü zayıflattığı bir gerçektir.

    Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sn. Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sn. Mansur Yavaş’ın iktidarın tüm engelleme çabalarına rağmen son derece başarılı belediyecilik faaliyetleri gösterdiği iki şehrimizin sakinlerinin de malumudur.

    Hatta bu sevgi kendi şehirlerini aşmış ve bu yüzdendir ki Sn. İmamoğlu ve Sn. Yavaş partimizin girişimleri ile 2023 Genel Seçimlerinde milletimize icraatçi Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı olarak gösterilmiştir.

    Ancak “2024 yerel seçimlerinde” aday çıkarma kapsamına tüm illerin alınması ısrarı maalesef İstanbul ve Ankara’nın muhalefette kalmasını riske atmakta ve son dönemde Anayasa hususunda bilinçli olarak yaratılan büyük devlet krizini de göz önüne bulundurduğumuzda hukuk tanımaz AKP rejimi için yeni fırsatlar doğurmaktadır.

    Bu çerçevede, İYİ Parti’ye katıldığım günden bu yana hedefi yirmi bir yıldır devam eden bu iktidarı değiştirmek olan, ülkemizde yeniden demokrasi ve hukuk devletinin sağlanmasını amaçlayan bir siyasetçi, bir hoca ve bir hukukçu olarak mevcut kazanımların riske atılmasını kabul etmem mümkün değildir.

    İfade etmek isterim ki bütün olanlara rağmen dürüstlüğün, şeffaflığın, vatan ve millet sevgisinin hala siyasette geçer akçe olduğuna ve olması gerektiğine inancımı sürdürmekteyim. Tüm bu anlattıklarım doğrultusunda İYİ Parti’mizden bugün itibariyle istifa ediyor ve ayrılıyorum.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da şaşkın: Net bir şey söyleyemeyiz

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da şaşkın: Net bir şey söyleyemeyiz


    Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Anayasa’yı askıya alan skandal kararı sonrası konuşan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, bu durumun bir ilk olduğu belirtilerek, süreçle ilgili net bir şey söyleyemeyeceğini ifade etti.

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Can Atalay’la ilgili hak ihlali kararı veren Anayasa Mahkemesi (AYM) kararını uygulamayıp, kararı veren üyeler hakkında suç duyurusunda bulunmasına tepkiler sürüyor.

    “NET BİR ŞEY SÖYLEYEMEYİZ”

    Anayasa’yı askıya alan skandal karar sonrası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, ilk değerlendirmeyi Cumhuriyet’e yaptı. AYM üyeleri hakkında suç duyurusunun ilk olduğu belirten Şahin, sürecin nasıl işleyeceği ilgili de “Evrak yeni geldi. Bakacağız. Şimdiden net bir şey söyleyemeyiz” yanıtını verdi.

    NE OLMUŞTU?

    AYM, Gezi Parkı Davası’nda mahkum olduktan sonra 14 Mayıs’ta yapılan genel seçimde milletvekili seçilen Can Atalay hakkında hak ihlali kararı vermişti. İstanbul 13. Ceza Mahkemesi de AYM kararını uygulamak yerine, dosyada karar verme yetkisinin Yargıtay’da olduğunu belirterek dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 8 Kasım’da Can Atalay’ın mahkumiyet kararını onayan bir önceki kararın doğru olduğunu belirterek, AYM’nin ihlal kararına uymayı reddetti. İhlal kararı veren AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sahte evraklarla arsa satan AKP’li belediyede yolsuzlukla ilgili 7 tutuklama

    Sahte evraklarla arsa satan AKP’li belediyede yolsuzlukla ilgili 7 tutuklama


    Gri pasaport dahil pek sok skandala imza atan AKP’li Mehmet Çınar’ın yönettiği Yeşilyurt Belediyesi’nde sahte evraklarla arsa satılmasına ilişkin Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 7 şüpheli tutuklandı. Skandal olayla ilgili daha önce 4 personel açığa alınmıştı.

    Gri pasaport dahil pek sok skandala imza atan AKP’li Mehmet Çınar’ın yönettiği Yeşilyurt Belediyesi, yeni bir yolsuzlukla gündeme gelmişti. Yapay zekâyla sahte belediye meclisi kararı oluşturularak belediye arsalarının satıldığı ortaya çıkmıştı. Skandal olayla ilgili 4 personel açığa alınmıştı.

    Yeşilyurt Belediyesi’nde sahte evrak ve imzalarla belediyeye ait 10 adet arsanın satılarak usulsüzlük ve yolsuzluk yapılması iddiası üzerine Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca, “Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçundan başlatılan soruşturma kapsamında T.S. (38), H.Ş. (40), A.Y. C. (38), M.A. (27), T.A. (29), M.K. (40) ve M.G. (35) gözaltına alınmıştı.

    Artı Gerçek’ten Yusuf Durdu’nun aktardığına göre; şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

    Malatya Nöbetçi 2. Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan 7 şüpheli hakkında mahkemece tutulama kararı verildi.

    Yeşilyurt Belediyesi çalışanı T.S’nin Gürcistan’a kaçmak için Sarp Sınır Kapısında geçmek isterken KOM ekiplerince yakalandığı, diğer şüpheli H.Ş’nin ise Kars’ta yakalandığı bildirildi.

    NE OLMUŞTU?
    Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nde sahte evrak düzenleyerek belediyeye ait arsaların satışına yönelik usulsüzlük ve yolsuzluk olduğu tespit edilmişti. Malatya Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, Belediye’de Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’ndeki şüpheli işlemle ilgili 4 personeli görevden alarak, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu. Yeşilyurt Belediyesi’nde sahte evrak düzenleyerek belediyeye ait arsaların satışına yönelik usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları üzerine Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlatmış olduğu soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü KOM ekiplerince düzenlenen operasyonda 7 şüpheli gözaltına alınmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***