Kategori: Bilim ve Teknolji

  • Antarktika’da kaybolan robot dokuz ay sonra kritik verilerle ortaya çıktı

    Antarktika’da kaybolan robot dokuz ay sonra kritik verilerle ortaya çıktı






    Bilim insanları, Antarktika’daki Totten Buzulu çevresinde ölçümler yapması için serbest yüzen otonom bir okyanus şamandırasını bölge sularına bıraktı. Ancak güçlü okyanus akıntıları robotu planlanan rotasından çıkararak batıya doğru sürükledi.

    Şamandıra, Denman Buzulu’nun altına kadar ilerleyerek bilimsel olarak erişimi son derece zor ve bugüne kadar çok sınırlı veri elde edilebilen bir bölgeye girdi. Araştırma ekibi, bu aşamada robotun kaybolduğunu düşünse de cihaz görevini sürdürdü ve aylar boyunca veri toplamaya devam etti.

    Yaklaşık dokuz ay sonra yeniden sinyal veren robotun gönderdiği verilerin, Antarktika buzullarının alttan nasıl eridiğini ve okyanus sıcaklıklarının bu süreçteki rolünü anlamak açısından kritik olduğu belirtildi. Bilim insanları, elde edilen bulguların küresel deniz seviyesi artışı ve iklim modellerinin güncellenmesi açısından önemli katkılar sunabileceğini vurguluyor.






    Önceki İçerikTrump, Netanyahu’nun yanında Erdoğan’ı övdü, Türkiye-İsrail çatışması olasılığı için “Bu olmayacak” dedi

    SerbestiyetSerbestiyet


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HürJet’ten Cumhuriyet tarihinde bir ilk: İspanya’ya 2,6 milyar avroluk satış

    HürJet’ten Cumhuriyet tarihinde bir ilk: İspanya’ya 2,6 milyar avroluk satış






    Anlaşmayla birlikte Türkiye, tarihinde ilk kez kendi tasarlayıp ürettiği jet motorlu bir uçağı yurt dışına ihraç etmiş oldu. Satışın toplam değerinin yaklaşık 2,6 milyar avro olduğu açıklandı.

    Bu ihracat, yalnızca savunma sanayii açısından değil, Türkiye’nin uluslararası askeri iş birlikleri bakımından da kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Türkiye, bu anlaşmayla ilk kez bir NATO ülkesine bu ölçekte bir hava platformu satışı gerçekleştirmiş oldu.






    Önceki İçerikTrump, Netanyahu’nun yanında Erdoğan’ı övdü, Türkiye-İsrail çatışması olasılığı için “Bu olmayacak” dedi

    SerbestiyetSerbestiyet


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cloudflare CTO’sundan Küresel Kesinti Sonrası Açıklama: “Müşterilerimizi ve İnterneti Hayal Kırıklığına Uğrattık”

    Cloudflare CTO’sundan Küresel Kesinti Sonrası Açıklama: “Müşterilerimizi ve İnterneti Hayal Kırıklığına Uğrattık”


    Knecht, Cloudflare’a bağlı siteler, işletmeler ve kurumların platformun sürekli erişilebilir olmasına güvendiğini belirterek yaşanan aksaklık için özür diledi.

    Sorun: Otomatik Oluşturulan Bir Dosya Sistemi Çökertti

    Şirketin yaptığı ilk incelemelere göre kesintinin kök nedeni, tehdit trafiğini yönetmek için otomatik olarak oluşturulan bir yapılandırma dosyasındaki hata oldu. Söz konusu dosya beklenenden fazla büyüyerek Cloudflare’ın bir dizi hizmetinde trafiği yöneten yazılım sisteminin çökmesine yol açtı.

    Cloudflare ekibi problemi teşhis ettikten sonra dosyanın bir önceki sürümüne dönerek sistemi 14:30 UTC itibarıyla yeniden çalışır hale getirdi. Şirket, olayın herhangi bir siber saldırı ya da kötü niyetli faaliyetle ilgili olmadığının altını çizdi.

    Kabul Edilemez, Bir Daha Yaşanmaması İçin Çalışıyoruz”

    Knecht, kesintinin etkisinin ve çözüm süresinin “kabul edilemez” olduğunu vurgulayarak, benzer bir durumun tekrar etmemesi için çalışmalara başladıklarını belirtti.

    “Bugün pek çok kişiye gerçek anlamda sıkıntı yaşattığımızı biliyorum. Müşterilerimizin bize duyduğu güven en değerli varlığımız ve bunu yeniden kazanmak için gereken her şeyi yapacağız” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • iPhone 17 Pro Max 2 TB: 168.999 TL

    iPhone 17 Pro Max 2 TB: 168.999 TL


    iPhone 17 Türkiye fiyatı 77.999 TL’den başlarken iPhone 17 Air fiyatı ise 98.999 TL’den başlıyor. Serinin üst seviye modellerinden iPhone 17 Pro’nun fiyatı ise 107.999 TL. Tepe modelde yer alan iPhone 17 Pro Max fiyatı ise 117.999 TL’den başlıyor.

    iPhone 17 Fiyat Listesi 💰

    iPhone Modeli 📱         Fiyat 💸

    iPhone 17 256 GB         77.999 TL

    iPhone 17 512 GB         89.999 TL

    iPhone 17 Air 128 GB   97.999 TL

    iPhone 17 Air 256 GB   109.999 TL

    iPhone 17 Air 512 GB   121.999 TL

    iPhone 17 Pro 256 GB  107.999 TL

    iPhone 17 Pro 512 GB  119.999 TL

    iPhone 17 Pro 1 TB       131.999 TL

    iPhone 17 Pro Max 256 GB       119.999 TL

    iPhone 17 Pro Max 512 GB       131.999 TL

    iPhone 17 Pro Max 1 TB             143.999 TL

    iPhone 17 Pro Max 2 TB             168.999 TL

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kullanıcıların %70’i yapay zekâya kibar davranıyor

    Kullanıcıların %70’i yapay zekâya kibar davranıyor


    Yapay zekâ ile günlük etkileşimler sadece teknoloji değil, aynı zamanda insan psikolojisi ve toplumsal alışkanlıklarla da şekilleniyor. hubs.li tarafından yayımlanan yeni bir anket, kullanıcıların büyük çoğunluğunun yapay zekâya karşı kibar bir dil kullandığını ortaya koydu.

    Araştırmaya göre:

    •   Katılımcıların %70’i yapay zekâyla iletişimlerinde düzenli olarak nazik ifadeler kullanıyor.
    •   Kibar olmayanların üçte ikisi, nezaket kurallarını atlamanın daha hızlı ve pratik olduğunu belirtiyor.
    •   Katılımcıların %12’si ise geleceğe dair kaygıları nedeniyle kibar davrandığını, yapay zekânın ileride nasıl evrilebileceğine dair ihtimalleri göz önünde bulundurduğunu söylüyor.

    Uzmanlara göre bu bulgular, “kibar olmanın” sadece görgü meselesi olmadığını; aynı zamanda insanın teknolojiyle kurduğu ilişkinin geleceğe dair kaygıları ve bilinçdışı alışkanlıkları da yansıttığını gösteriyor.

    Sosyal psikologlar, insanların yapay zekâya kibar davranmasının, bir yandan insan-insan iletişiminden taşınan otomatik bir refleks olduğunu, öte yandan da “ileride güçlü hale gelebilecek bir varlığa karşı temkinli davranma” eğiliminin bilinçaltında rol oynadığını vurguluyor.

    Araştırma, yapay zekâ teknolojisinin yalnızca teknik değil, aynı zamanda kültürel ve etik boyutlarıyla da insan yaşamında kalıcı bir yer edindiğini ortaya koyuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mete Tunçay hayatını kaybetti: Resmi tarihe meydan okudu, kaybolmuş solun tarihini yazdı

    Mete Tunçay hayatını kaybetti: Resmi tarihe meydan okudu, kaybolmuş solun tarihini yazdı


    Tunçay, 1936’da İstanbul’da doğdu. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okudu. Aynı kurumda 1961’de siyasal bilimler doktoru, 1966’da siyasal teoriler doçenti oldu. 1961’de Rockefeller bursuyla Londra İktisat ve Siyasal Bilimler Okulu’nda incelemeler yaptı. 1972-1973 yıllarında bir yıl süreyle DİSK’te araştırma uzmanlığı görevini yürüttü.

    1979’da SSCB Bilimler Akademisi konuğu olarak Sovyetler Birliği’nde, 1979-1980’de Fulbright bursuyla ABD’deki Stanford Üniversitesi Hoover Kurumu’nda araştırmalar yaptı. 1987-1988’de Hür Berlin Üniversitesi Carl von Ossietzsky profesörü oldu. 1984’te Tarih ve Toplum (İletişim Yayınları) dergisini yayımlamaya başladı. Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı’nın kuruluşunda yer aldı ve aynı kurumun yayımladığı Toplumsal Tarih dergisinin yöneticiliğini yaptı.

    Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nün kurucu başkanı olan ve aynı bölümde çalışmalarına devam eden profesör Mete Tunçay’ın pek çok çevirisi bulunmaktadır.

    Yayımlanmış eserleri: Türkiye’de Sol Akımlar 1908-1925 (AÜ, SBF Yayınları, 1967; İletişim Yayınları, 2009), Batı’da Siyasal Düşünceler Tarihi I-II-III (AÜ SBF Yayınları, 1969; Bilgi Üniversitesi Yayınları 2006), Sosyalist Siyasal Düşünüş Tarihi I-II (derleme, Bilgi Yayınevi 1976), TC’nde Tek-Parti Yönetiminin Kurulması 1923-1931 (Yurt Yayınları, 1981), Eski Sol Üzerine Yeni Bilgiler (Belge Yayınları, 1982), Bilineceği Bilmek (Alan Yayınları, 1983), 1923 Amele Birliği (BDS Yayınları 1989, Sosyal Tarih Yayınları, 2009), Türkiye’de Sol Akımlar II, 1925-1936 (BDS Yayınları, 1991; İletişim Yayınları, 2009), Cihat ve Tehcir: 1915-1916 Yazıları (Afa Yayınları, 1991), Mustafa Suphi’nin Yeni Dünya’sı (BDS Yayınları, 1995), Eleştirel Tarih Yazıları (Liberte Yayınları, 2006), BKP’nin Türkçe Yayın Organı Ziya Gazetesi (1920-1923) ve Türkiye (Sosyal Tarih Yayınları, 2009), Beynelmilel İşçiler İttihadı (Erden Akbulut ile birlikte, TÜSTAV Yayınları 2009, İletişim Yayınları 2016), Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası (1920-1923) (Erden Akbulut ile birlikte, TÜSTAV Yayınları 2007, İletişim Yayınları, 2016), Türkiye Sol Tarihine Notlar: Tarih ve Toplum Yazıları (İletişim Yayınları, 2017). Bilineceği Bilmek: Türkiye’de Siyasal Gelişmenin Evreleri ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Sol Akımlar (İletişim Yayınları, 2019).

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • James Webb’den şaşırtan keşif: Evrenin oluşumundan sadece 500 milyon yıl sonra var olan kara deliği keşfetti

    James Webb’den şaşırtan keşif: Evrenin oluşumundan sadece 500 milyon yıl sonra var olan kara deliği keşfetti


    James Webb Uzay Teleskobu (JWST), 2021’deki fırlatılışından bu yana evrenin derinliklerine dair pek çok “ilk” ve “beklenmedik” gözlem yaptı. Son keşif ise bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı: Araştırma ekibi, evrenin doğumundan sadece 500 milyon yıl sonra var olan dev bir kara delik tespit etti.

    Mevcut astrofizik modellerine göre, bu kadar erken dönemde böylesine büyük kütleli kara deliklerin oluşması mümkün değildi. Kara deliklerin oluşumu için, yıldızların çöküşü ve madde birikimi süreçlerinin yüz milyonlarca yıl sürmesi gerektiği düşünülüyordu. Ancak James Webb’in gözlemleri, bu sürecin çok daha hızlı gerçekleşmiş olabileceğini gösteriyor.

    Model Krizi: Evren Sanılandan Daha Hızlı Evrildi
    Gözlemin yapıldığı galaksinin uzaklığı, ışığın yaklaşık 13,2 milyar yıl yol kat ettiğini ortaya koyuyor. Bu, gözlenen kara deliğin evrenin bebeklik döneminde, henüz galaksilerin yeni yeni oluştuğu bir çağda var olduğunu kanıtlıyor.

    Astrofizikçiler, bu bulgunun evrenin erken dönemlerine dair “galaksi oluşum modellerini”, kara delik büyüme senaryolarını ve kozmik evrim hesaplamalarını kökten değiştirebileceğini söylüyor.

    James Webb’in Önceki Şaşırtıcı Keşifleri
    James Webb, göreve başladığından beri şu çarpıcı gözlemlere imza attı:

    •   Beklenenden büyük erken galaksiler: Evrenin ilk 300–400 milyon yılında var olan, bugünkü Samanyolu’ndan küçük ama sanılandan çok daha parlak ve büyük galaksiler.
    •   Erken dönem ağır elementler: Büyük Patlama sonrası yalnızca hidrojen ve helyum olması gerektiği düşünülen evrende, şaşırtıcı biçimde karbon, oksijen gibi ağır elementlerin erken ortaya çıktığını gösteren spektroskopik veriler.
    •   İlk yıldız kümeleri hakkında ipuçları: Evrenin karanlık çağlarının sanılandan önce sona erdiğini düşündüren gözlemler.

    Bilim Dünyasında Yeni Sorular
    Bu son kara delik keşfi, özellikle “tohum kara deliklerin” nasıl oluştuğu ve bu kadar kısa sürede nasıl bu kadar büyüdüğü sorularını gündeme taşıdı. Araştırmacılar, dev gaz bulutlarının doğrudan çökmesiyle olağanüstü hızlı kara delik büyümesinin mümkün olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Buca’nın kalbinde yeni bir çekim merkezi doğdu

    Buca’nın kalbinde yeni bir çekim merkezi doğdu


    Buca Belediyesi, 1872 yılında Buca’nın ünlü razaki üzümünü Avrupa’ya ulaştırmak için Levantenler tarafından yapılan ve 2006 yılından beri atıl durumda olan tren yolu hattı için hayata geçirdiği proje ile Buca’nın kalbinde yeni bir çekim merkezi yarattı.

    Demiryolu hattı, yeşil alanlar, yürüyüş ve bisiklet yolları, dinlenme noktaları, egzersiz ve çocuk oyun alanları ile donatıldı. Tarihi demir yolu rayları da modern projeye entegre edilerek Buca’nın geçmişine atıfta bulunuldu. Engelli dostu uygulamaları ile dikkat çeken 2 bin metre uzunluğundaki alan vatandaşların uğrak noktası oldu. Yapılan proje ile semtin çehresinin değiştiğini ifade eden ilçe sakinleri Buca Belediyesi’ne teşekkürlerini iletti.

    ATIL ALAN BUCA’YA KAZANDIRILDI

    Hayata geçirilen projenin ilçe için çok önemli olduğuna değinen Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, “Yıllardır atıl kalmış bir alanı yeniden Buca’ya kazandırdık ve ilçemizde yeşil alanları ile yeni bir nefes alanı yarattık. Tarihi demir yolu hattı, ilçede eski Buca ruhunu yaşatan önemli bir zenginliğimiz. Ona yeni bir kimlik kazandırarak günümüze taşımak başarılı bir çalışma oldu. Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin hemen yanı başında olan 5 dönümlük alan için de öğrenci odaklı modern bir proje hazırlıyoruz. Proje kapsamında, tarihi istasyon binası yenilenerek, öğrenci lokantası ve kitap kafeye dönüştürülecek. İlçede hayata geçirdiğimiz çalışmalarda, kent belleğinden ve dokusundan kopmadan çevreye uygun bir şekilde ilerlemeye özen gösteriyoruz” diye konuştu. Başkan Görkem Duman, hatta “Atatürk” ismini vermek istediklerini sözlerine ekledi.

    NELER YAPILDI?

    Projenin başlangıç alanı, tarihi tren istasyonundan Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi’ne uzanıyor. Bu alanda bin 450 metrekare yeşil alan oluşturularak belli kısımlarında raylar gün yüzünde bırakıldı ve 40 araçlık otopark yapıldı. İkinci alan, Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi’nden Hipodrom kavşağına kadar olan bin 250 metrelik kısmı kapsıyor. Burada bisiklet yolu ve yumuşak zemin olarak adlandırılan yürüyüş yolu, bir adet basketbol sahası, iki adet fitness alanı, iki adet ileri yaş grubu egzersiz alanı, 23 araçlık otopark yer aldı. Ayrıca farklı tipte ağaçlar, çiçek ve bitkiler dikilip çim çalışması yapılarak 4 bin metrekare yeşil alan oluşturuldu. Üçüncü alan ise Şirinyer Hipodrom kavşağından İzban İstasyonu’na kadar olan 350 metrelik mesafeden oluşuyor. Burada, tarihi tren yolu hattını korumak amacıyla raylar ve ahşap traversler açık bırakıldı ve bu hattın içerisine zeytin ağacı, farklı tipte bitkiler dikilerek hattın içi yeşillendirildi. Bu hattın sağ kolunda, bin 400 metrekare yeşil alan oluşturularak peyzaj çalışması yapıldı.

    “EDİTÖRYAL HABER”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Spotify’da 1 milyon kez dinlendiler ama gerçek değillermiş

    Spotify’da 1 milyon kez dinlendiler ama gerçek değillermiş


    Spotify’da kısa sürede 1 milyondan fazla dinlenmeye ulaşan Velvet Sundown isimli grup, gerçekte hiç var olmayan, yapay zekâ tarafından oluşturulmuş bir proje çıktı. Grup, müziğinden tanıtım görsellerine ve arka plan hikayesine kadar tamamen yapay zeka tarafından üretildiğini duyurarak büyük bir tartışmayı ateşledi.

    Haziran ayında “Floating On Echoes” ve “Dust And Silence” isimli iki albüm yayınlayan grup, Crosby, Stills, Nash & Young tarzındaki country folk müzikleriyle dikkat çekmişti. Başlangıçta grup yetkilileri AI iddialarını yalanladı. Ancak sonrasında “bir yardımcı üye” olarak kendini tanıtan bir kişi, şarkıların Suno adlı bir yapay zeka platformuyla üretildiğini ve projenin bir “sanatsal aldatmaca” olduğunu açıkladı.

    İngiliz gazetesi The Guardian’da yer alan habere göre; Velvet Sundown’un sosyal medya hesapları bu açıklamayı önce reddetti, ardından da “ne tam insan, ne tam makine; ikisinin arasında bir yerde yaşıyoruz” şeklindeki ifadelerle projenin gerçekten de AI tabanlı olduğunu kabul etti.

    Bu gelişmeler üzerine müzik endüstrisi içerisindeki uzmanlar, dinleyicilerin ne dinlediklerini bilmesi gerektiğini belirterek, yapay zekA ile üretilmiş müziklerin etiketlenmesi için yasal düzenleme çağrısında bulundu. Ivors Academy CEO’su Roberto Neri, “İnsan yaratıcılar olmadan büyük kitlelere ulaşan AI grupları şeffaflık, telif ve onay açısından ciddi sorunlar doğuruyor” diyerek durumu eleştirdi.

    British Phonographic Industry’den Sophie Jones ise, AI’nin etik kullanımının insan yaratıcılığına katkı sağlayabileceğini belirtti ancak şeffaflık sağlanmadığı sürece, telif haklarının çiğnendiğini ve sanatçıların zarara uğradığını vurguladı. Jones, “AI, insan yaratıcılığının yerine geçmemeli; onu desteklemeli” dedi.

    Müzik eleştirmeni Liz Pelly ise bağımsız sanatçıların eserlerinin, AI sistemlerini eğitmek için izinsizce kullanılabileceğini ve bu durumda mağdur olanların sadece pop yıldızları değil, tüm sanatçılar olduğunu söyledi. 2023’te Drake ve The Weeknd’in sesi taklit edilerek oluşturulan ve kısa sürede platformlardan kaldırılan AI şarkısını da örnek olarak gösterdi.

    Spotify şu anda içerikleri AI üretimi olarak etiketlemiyor ve daha önce çalma listelerinde “hayalet sanatçıların” müziklerine yer verdiği gerekçesiyle eleştirilmişti. Şirket, platforma yüklenen tüm müziklerin lisanslı üçüncü taraflarca oluşturulduğunu ve AI içeriğe öncelik verilmediğini savunuyor.

    Deezer ise AI ile oluşturulan içerikleri tespit eden yazılım kullanıyor ve bu içerikleri etiketliyor. Şirketin inovasyon yöneticisi Aurélien Hérault, bu dönemi “AI’nin doğallaşması” süreci olarak tanımlayarak, şimdilik kullanıcıların bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.

    Ancak Deezer’ın verilerine göre, platformda yapay zekA ile üretilmiş şarkıların yüzde 70’i sahte dinlemelerle destekleniyor. Bu da müzik endüstrisinde AI ile ilgili etik ve şeffaflık sorunlarının yalnızca yaratım değil, dağıtım aşamasında da ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor. (10 Haber)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Da Vinci’nin 535 yıllık şifresi çözülmüş olabilir: 1,64

    Da Vinci’nin 535 yıllık şifresi çözülmüş olabilir: 1,64


    Sanat ve bilimin kesiştiği en ikonik çizimlerden biri olan Vitruvius Adamı, yüzyıllardır insan bedeninin mükemmel oranlarını temsil eden bir sembol olarak kabul ediliyor. Ancak bu çizimin ardındaki geometrik sır, şimdi ilk kez bu kadar net şekilde çözülmüş olabilir.

    Londra merkezli bir diş hekimi ve genetik uzmanı olan Dr. Rory Mac Sweeney, Leonardo da Vinci’nin bu ünlü çizimindeki yapının sırrını ortaya çıkardığını iddia etti:
    Anahtar, bacaklar arasına yerleştirilen eşkenar bir üçgende ve 1.64 oranında saklı.

    🔺 Bonwill Üçgeni ile Vitruvius’un Kesişimi

    Da Vinci’nin çizimiyle birlikte yer alan el yazmalarında, figürün bacakları arasında bir eşkenar üçgen yer aldığı belirtiliyor. Dr. Sweeney bu şeklin rastgele bir tercih olmadığını, aksine doğada sıkça rastlanan yapısal bir form olduğunu söylüyor.

    Bu üçgen, diş hekimliğinde çene hareketlerini ve uyumlu kapanışı yöneten Bonwill Üçgeni ile neredeyse birebir örtüşüyor.

    📐 1.64: Leonardo’nun Doğaya Dair Şifresi

    Dr. Sweeney, bu üçgeni çizime uyguladığında daire ile kare arasında ortaya çıkan oranın 1.64 olduğunu belirtiyor. Bu oran, doğada en verimli ve en güçlü yapıları oluşturan bir tür “şablon sayı” olan 1.6333’e son derece yakın.

    Bu özel oran, yalnızca çene yapısında değil:

    •   İnsan kafatasının oranlarında,
    •   Kristallerin atomik yapısında,
    •   Kürelerin en sıkı diziliminde de karşımıza çıkıyor.
    
    “Leonardo, modern bilimin ancak yüzyıllar sonra açıklayabildiği doğa yasalarını sezgisel olarak çözmüş olabilir,” diyor Dr. Sweeney.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***