Kategori: Genel

Serbest Görüş farklı konularda kapsamlı haberler ve bilgi içerikleri sunmaktadır. Sitemiz ekonomi, politika, toplumsal olaylar ve daha fazlasını kapsayan geniş bir yelpazede haber ve analizler içermektedir.  Geniş bir konu yelpazesinde güncel bilgiler ve derinlemesine incelemelerle okuyuculara çeşitli perspektifler sunar.

  • İstanbul’un bazı bölgelerinde kar yağışı etkili oluyor

    İstanbul’un bazı bölgelerinde kar yağışı etkili oluyor


    İstanbul’da Meteoroloji ve AKOM’un uyarılarının ardından kar yağışı yeniden başladı. Kar yağışı özellikle Anadolu Yakası’ndan etkili oluyor.

    İstanbul’da pazartesi günü için Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve AKOM kar yağışı konusunda uyarı vermişti. Uyarıların ardından İstanbul’da gece yarısı başlayan ve aralıklarla devam eden kar yağışı yüksek kesimlerde etkili oluyor.

    Yüksek noktalarda aralıklarla yağan kar yağışı Çamlıca Tepesi’nden görüntülendi. Yağışın ardından beyaz bir örtüyle kaplanan Çamlıca Tepesi’ne vatandaşlar gelerek bol bol fotoğraf çektirdi. Kar topu oynayan çocuklar ise karın keyfini çıkardı.

    Bazı uçuşlar iptal edildi

    Öte yandan olumsuz hava koşulları nedeniyle İstanbul kalkışlı ve varışla bazı uçak seferleri iptal edildi. 

    Ajet 11 Şubat ve 12 Şubat 2025 tarihlerinde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı kalkışlı ve varışlı bazı seferlerlerin iptal edildiğini duyurdu.

    Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan bugün yapılması planlanan uçuşların yüzde 5, Çarşamba günü yapılması planlanan uçuşların ise yüzde 10 oranında iptal edildiği kaydedildi.

    Valilikten açıklama

    Valilikten gelen açıklamada şu uyarılarda bulunuldu:

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün değerlendirmelerine göre; İlimiz bugünden itibaren soğuk ve yağışlı havanın etkisine girmiş bulunmaktadır. Soğuk havanın etkisiyle halen aralıklı yağmur olarak devam eden yağışların akşam saatlerinden sonra karla karışık yağmur, ilimizin batı (Çatalca ve Silivri çevreleri), kuzey (Arnavutköy, Eyüp, Başakşehir, Sancaktepe, Beykoz, Sarıyer, Çekmeköy ve Şile çevreleri) ve yüksek kesimlerinde kar şeklinde olması beklenmektedir.

  • Batı’nın Türkiye’ye bakışı olumlu yönde değişiyor

    Batı’nın Türkiye’ye bakışı olumlu yönde değişiyor


    Rapor, ABD, Çin ve Rusya’nın yanı sıra, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika’dan da çok kutuplu dünyadaki potansiyel küresel güçler olarak bahsediyor.

    Türkiye’dense bir küresel güç değil, ‘bölgesel güç’ olarak söz ediliyor.

    Uluslararası sistemde “kutup” olarak değerlendirilmeyen, ancak mevcut güçlerinin ötesinde son derece önemli rol oynayabilen devletler bulunduğuna dikkat çekilen raporda, “Örneğin Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye, ‘büyük güç’ olmayabilir, ancak bölgelerinde ve bazen de kendi bölgelerinin ötesinde siyasi ağırlıkları var” tespiti yapılıyor.

    Raporla birlikte yayımlanan 2025 Münih Güvenlik Endeksi’nde ise, Batılı devletler ve gelişmekte olan ülke kamuoylarının Türkiye’ye nasıl baktıklarına ilişkin ilginç veriler paylaşıldı.

    Anket, dünyada değişen Türkiye algısına ilişkin ilginç detaylar içeriyor.

    Buna göre Avrupa’da Türkiye’yi müttefik olarak görenlerin oranı arttı.

    Anketin en dikkat çeken sonuçlarından biri, Batı kamuoylarında Türkiye’ye bakışın olumlu yönde değişmeye başlaması oldu.

    Türkiye’nin imajının olumlu değiştiği Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, İtalya ve Fransa.

    Batılı ülkeler arasında Türkiye’ye yönelik en olumlu bakış İngiltere’de gözlendi. İngiltere’de 2023 yılında kamuoyunun yüzde 38’i Türkiye’yi müttefik olarak görürken, bu oran 2024 yılında 47’ye yükseldi.

    Türkiye’yi tehdit olarak nitelendiren İngilizlerin oranıysa yüzde 21’den, yüzde 18,7’ye geriledi.

    2023 yılında Almanya’da yapılan ankette kamuoyunun yüzde 36’sı Türkiye’yi tehdit, yüzde 27’si müttefik olarak nitelendirmişti. 2024 yılı sonunda yapılan ankette ise Türkiye’yi müttefik olarak gören Almanların sayısı yüzde 32,8’e yükselirken, tehdit olarak görenlerin sayısı yüzde 31,2’ye geriledi.

    Almanların yüzde 36’sı ise, Türkiye’yi ne tehdit ne müttefik olarak gördüğünü dile getirdi.

    İtalya’da yapılan ankette de, Türkiye’yi İtalya’nın müttefiki olarak nitelendirenlerin sayısı yüzde 30’dan yüzde 33,5’e yükseldi. Türkiye’yi tehdit olarak gören İtalyanların sayısı ise yüzde 34’ten, yüzde 28,1’e geriledi.

    2023’te Türkiye’yi tehdit olarak algılayanların yüzde 39 ile en yüksek olduğu Fransa’da da bu oran 2024’te yüzde 33,2’ye geriledi. Türkiye’yi müttefik olarak görenlerin oranı da yüzde 28’den yüzde 31,20’ye yükseldi.

    NATO dışındaki ülkelerde Türkiye’ye müttefik diyenlerin oranı daha yüksek.

    BRICS ülkeleri Çin, Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika’daki anket sonuçlarında da Türkiye algısı ile ilgili dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı.

    BRICS ülkelerinde Türkiye’yi müttefik olarak algılayanların oranı, NATO müttefikleri İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya’ya göre daha yüksek.

    Anket sonuçlarına göre Çin’de Türkiye’nin müttefik olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 51,1, Hindistan’da yüzde 50,6, Brezilya’da yüzde 42,9 ve Güney Afrika’da yüzde 40,7.

    Bununla birlikte Çin’de 2024 yılında bir önceki yıla kıyasla Türkiye’yi tehdit olarak algılayanların yüzde 5,6’lık bir artışla yüzde 25,5’ya yükselmesi de dikkat çekiyor.

    Türkiye “küresel güç” olarak görülüyor mu?

    Münih Güvenlik Konferansı, hangi ülkelerin çok kutuplu bir dünyanın süper güçleri olarak görüldüğünü de araştırdı.

    Anket sonuçları, buna ilişkin algının, bölgelere göre değiştiğini ortaya koyuyor.

    Örneğin Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’da yapılan anketlere göre büyük çoğunluk ABD’nin süper güç olduğu görüşünde. Bu ülke kamuoyularının, G7 dışında kalan devletler arasında büyük güç olarak nitelendirdiği ülkeler ise Çin, Rusya ve Hindistan oldu.

    Buna karşın Hindistan’da yapılan ankete katılanların yüzde 61’i Japonya’yı, yüzde 51’i de Çin’i süper güç olarak görüyor. ABD’yi süper güç olarak nitelendirenlerin oranı yüzde 31’de kaldı.

    Türkiye’yi büyük güçler arasında görenlerin oranı, Almanya’da yalnızca yüzde 11, Fransa ve İtalya’da yüzde 15, İngiltere’de ise yüzde 14 oldu.

    Ancak Avrupa dışındaki ülkelerde Türkiye’yi küresel güç olarak görenlerin oranı daha yüksek. Örneğin Hindistan’da ankete katılanların yüzde 30’u, Güney Afrika’da yüzde 26’sı, Brezilya’da yüzde 23’ü, Çin’de yüzde 21’i, hatta ABD’de yüzde 19’u Türkiye’yi süper güç olarak gördüklerini söylüyor.

    Türk kamuoyu ne düşünüyor?

    Raporda yer verilen bir diğer anketin sonucu da Türk halkının dış politika tercihlerine ışık tutuyor.

    Türkiye’de, “ülkem, çok taraflı girişimler ve uluslararası örgütler yerine diğer ülkelerle ikili ilişkilere öncelik vermelidir” görüşünü doğru bulduklarını söyleyenlerin oranı yüzde 60’ı buldu.

    Rapora göre, çok kutuplu bir dünya düzeni konusunda ise Türkiye’de kamuoyu farklı görüşlere sahip, hatta neredeyse ikiye bölünmüş durumda.

    2024 yılı Temmuz-Kasım ayları arasında yapılan ankette “Çok kutuplu bir dünyayı düşündüğünüzde sizde hangi düşünce ağır basıyor?” sorusuna “umut” yanıtını verenlerin oranı yüzde 43, “endişe” yanıtını verenlerin oranı ise yüzde 40 oldu.

  • Van Emniyet Müdürlüğü haftalık bilançosunu açıkladı: 174 gözaltı 63 tutuklama

    Van Emniyet Müdürlüğü haftalık bilançosunu açıkladı: 174 gözaltı 63 tutuklama


    Van Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, il genelinde suçlularla mücadele kapsamında 2 – 9 Şubat tarihleri arasında 174 şahsın yakalandığı bildirildi.

    Van Emniyet Müdürlüğü’nden, 2 – 9 Şubat tarihleri arasında il genelinde suçlularla mücadele kapsamında yapılan çalışmalara ilişkin yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Asayiş Şube Müdürlüğümüzün gerçekleştirdiği çalışmalarda; aranması bulunan 174 şahıs yakalanmış, 150 yıl 11 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 63 şahıs adli makamlarca tutuklanmıştır.

    1 adet silah, 1 adet kurusıkı tabanca, 32 adet fişek ve 1 şarjör, 1 adet elektrikli bisiklet ele geçirilmiştir. 19 litrelik 70 bidon motorin, 20 bidon benzin ve 270 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.

    Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzün gerçekleştirdiği çalışmalarda; 114 bin 800 adet makaron, 2 bin 188 paket sigara, bin 638 litre akaryakıt, 279 adet cep telefonu, 268 litre elektronik sigara likiti, 196 adet gözlük, 108 adet kol saati, 100 kilogram açık tütün, 80 adet akıllı saat, 58 adet elektronik sigara, 50 adet ilaç, (tüp bebek tedavisinde kullanılan) 15 litre alkol, 12 adet kulaklık, 4 adet alkol yapım aroması ele geçirilmiştir.

    Nitelikli Dolandırıcılık suçu kapsamında; 11 adet 200 Türk lirası, (suç geliri olduğu değerlendirilen) 25 adet cevşen ve muska ele geçirilmiştir. Ele geçirilen suç unsurları ve toplam 20 olay kapsamında 26 şahıs hakkında gerekli yasal işlemler yapılmıştır.

    Terörle Mücadele Şube Müdürlüğümüzün gerçekleştirdiği çalışmalarda; PKK/KCK terör örgütü soruşturmaları kapsamında 1 şahıs, dini istismar eden terör örgütleri soruşturmaları kapsamında 1 şahıs, FETO-PDY terör örgütü soruşturması kapsamında 1 sahış olmak üzere toplam 3 kişi hakkında gerekli yasal işlem yapılmıştır.

    Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğümüzün gerçekleştirdiği çalışmalarda; 14 organizatör hakkında adli işlem yapılmış 5 organizatör tutuklanmıştır.” (ANKA)


  • Valiliğin “yıkılsın” dediği ancak İl Milli Eğitimin güçlendirme çalışması yaptığı okulda veliler tedirgin: Bu sorumluluğu kim üstlenecek?

    Valiliğin “yıkılsın” dediği ancak İl Milli Eğitimin güçlendirme çalışması yaptığı okulda veliler tedirgin: Bu sorumluluğu kim üstlenecek?


    Hatay’ın Samandağ ilçesinde depremlerde ağır hasar alan Şaban Kahil Sürmeli Ortaokulu için Valilik “yıkılsın” derken İl Milli Eğitim Müdürlüğü güçlendirme çalışmasına başladı. Endişeli veliler, “Valiliğin feshettiği projeyi hangi gerekçeyle tekrar gündeme aldınız, bu kararın sorumluluğunu kim üstlenecek?” sorusunu yöneltti.

    6 Şubat depremlerinde yerle bir olan Hatay’da eğitimden sağlığa pek çok sorun çözülmeyi bekliyor. Samandağ ilçesinde Şaban Kahil Sürmeli Ortaokulu depremde kullanılmayacak kadar hasar aldı. Hatay Valiliği tarafından yapılan incelemelerde okul binasının güçlendirmeye uygun olmadığı, yıkılması gerektiği tespit edildi fakat İl Milli Eğitim Müdürlüğü binanın güçlendirme çalışmalarına başladı.

    Valilik “yıkın” dedi, Milli Eğitim güçlendiriyor

    Valilik ve İl Milli Eğitim arasındaki uyuşmazlığın bir süredir devam ettiği olayda veliler huzursuz. Geçtiğimiz günlerde veliler konuya dair bir açıklama yaptı. Şaban Kahil Sürmeli Okul Aile Birliği adına konuşan Barış Sapan, okulun güçlendirme yerine yeniden inşa edilmesi gerektiğini ancak güçlendirme çalışmalarına başlandığını belirterek, “Valiliğin feshettiği projeyi hangi gerekçeyle tekrar gündeme aldınız? Bu kararın sorumluluğunu kim üstlenecek?” diye sordu.

    “İkili eğitimde 180 saat ders kaybı yaşanıyor”

    Deprem bölgesinde yaşayan çocukların başka şehirlerde başka okullardaki çocuklarla eşit standartlarda eğitim ve öğretim görebilmeleri için anayasal hak olan eğitime erişim ilkesinin uygulanması gerektiğini vurgulayan Sapan, “İkili eğitimde çocuklarımız bir eğitim öğretim yılında 180 saat ders kaybı yaşamaktadır. Okulumuz, Valilik tarafından birden fazla kez incelendi, güçlendirme ihalesini alan şirketin ortak kararı ile okul binamızın hiçbir projeye ve güçlendirmeye uyumlu olmadığı ve güçlendirilmeyecek kadar yıprandığı tespit edildi. Valilik kararı ile yapılan güçlendirme sözleşmesi feshedilip İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yollanmıştır. Valiliğin mühendis ve bilirkişi tespitine rağmen İl Milli Eğitim Müdürlüğü okul binasını güçlendirme kapsamına aldı ve çalışma başlattı” şeklinde konuştu.

    “Valilikçe feshedilen projeyi siz hangi gerekçeyle güçlendiriyorsunuz?”

    Veliler olarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne seslediklerini kaydeden Barış Sapan, “Valilikçe feshedilen projeyi siz hangi gerekçeyle, neden yeniden proje kapsamına aldınız? Afet bölgesinde daha fazla tedbir alınması gerekirken İl Milli Eğitim yaşanabilecek yeni bir felakette tüm sorumluluğu üstlenmeyi kabul ediyor mu? İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden acilen talebimiz okul binamızda yaptığı bir mühendislik raporunu kamuoyunun kaygısını dindirmek adına bir an önce paylaşmalıdır. Ölmüş bir insan diriltilemeyeceği gibi bu yıkık korozyona uğramış 2’nci kez güçlendirmeye giren binanın da güçlendirilmesi olamaz, olmamalıdır” diye konuştu.

    ÖVDER Başkanı: “Samandağ’da bir okul yapıldı, onda da eğitim yok”

    ÖVDER (Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği) Şube Başkanı Arkadaş Karataş, Valiliğin “yıkılsın” dediğine Milli Eğitim’in “güçlendirme” demesine anlam veremediklerini vurgulayarak, “İki yıl geçti Samandağ’da bir tane okul yeni yapıldı onda da eğitim başlamadı, başka okul yapılmadı. Reyhanlı’da Yayladağı’nda okullar yapıldı, Samandağ’da yapılmadı. Bu ayrımcı politikadan vazgeçin. Öğrenciler başka okullarda sığıntı gibi eğitim görüyor” diye konuştu.

    Söz konusu okulun demirinin pas tuttuğunu, hiçbir şekilde onarılacak durumu olmamasına rağmen Milli Eğitim’in onarım ısrarını anlamakta zorladıklarını kaydeden Karataş, velilerin çocuklarını bu okula göndermek istemediğini, endişeli olduklarının altını çizdi.

    Yıkılan okul sayısının 210, orta hasarlı okul sayısının 180 olduğu kentte, eğitimin sürdürülebilmesi için 88 prefabrik okulun kuruldu, 100’ün üzerinde okulda ise ikili eğitim yapılıyor. (ANKA)


  • İstanbul için peş peşe kar uyarıları: Uçuş iptalleri de yaşanıyor!

    İstanbul için peş peşe kar uyarıları: Uçuş iptalleri de yaşanıyor!


    Serbest Görüş Haber Merkezi

    İstanbul’da geçen hafta başlayan kar, etkisini göstermeye devam ediyor. İstanbul Valiliği’nden ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada kar yağışına dair uyarıda bulunulurken, uçuş iptallerine dair duyurular da yapıldı. 

    İstanbul Valiliği, çarşamba günü öğle saatlerine kadar kar yağışının devam edeceğini bildirdi. İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı’ndan yapılan (AKOM) açıklamada da gece saatlerinden itibaren hava soğukluğunun artacağı belirtilirken, kar yağışının şehrin geleninde etkili olacağı belirtildi. 

    İstanbul Valiliği’nin Meteoroloji’ye dayandırdığı açıklama şöyle:

    “Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün değerlendirmelerine göre; ilimiz bugünden itibaren soğuk ve yağışlı havanın etkisine girmiş bulunmaktadır. Soğuk havanın etkisiyle halen aralıklı yağmur olarak devam eden yağışların akşam saatlerinden sonra karla karışık yağmur, ilimizin batı (Çatalca ve Silivri çevreleri), kuzey (Arnavutköy, Eyüp, Başakşehir, Sancaktepe, Beykoz, Sarıyer, Çekmeköy ve Şile çevreleri) ve yüksek kesimlerinde kar şeklinde olması beklenmektedir. 11.02.2025 Salı günü il genelinde karla karışık yağmur ve yüksek kesimlerde kar şeklinde devam eden yağışların, Salı günü akşam ilk saatlerden, Çarşamba (12.02.2024) öğle saatlerine kadar il genelinde ağırlıklı olarak kar yağışı şeklinde olacağı tahmin edilmektedir.  Dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.” 

    AKOM da uyardı 

    Soğuk hava dalgası

    İstanbul’un büyük bölümünde Sibirya kökenli soğuk hava etkisini sürdürüyor. Bugünden itibaren sıcaklıkların 1-2 derece daha azalması ve çarşamba gününe kadar özellikle sabah ve akşam saatlerinde kısa süreli kuvvetli kar yağışları görülmesi bekleniyor. Şehir genelinde sıcaklıkların 0-5 derece seviyesinde seyredeceği öngörülüyor.

    AKOM, özellikle akşam ve gece saatlerinde yaşanabilecek kar yağışı ve buzlanma nedeniyle vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Yapılacak uyarıların takip edilmesi gerektiği belirtilirken, İstanbul’da hava sıcaklıklarının 25 Şubat’a kadar mevsim normalleri civarında veya 5-8 derece altında seyredeceği tahmin ediliyor.

    İstanbullulara soğuk hava ve kar yağışına karşı önlemlerini almaları, trafikte dikkatli olmaları ve zorunlu olmadıkça özel araçlarını kullanmamaları öneriliyor.

    Uçular azaltıldı

    İstanbul’da beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda uçuşların 11 Şubat Salı günü uçuşların yüzde 5’inin, 12 Şubat Çarşamba günü ise yüzde 10’unun iptal edileceği bildirildi

    Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ’tan yapılan açıklamada, “Meteorolojik Acil Durum Komitesi kararıyla, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle 11 Şubat tarihteki uçuşların yüzde 5’i ve 12 Şubat tarihindeki uçuşların ise yüzde 10’u iptal edilecektir. Tüm yolcuların uçuşlarıyla ilgili son durumu, ilgili havayolu şirketinin internet siteleri ve çağrı merkezlerinden takip etmesi tavsiye edilmektedir.” ifadelerine yer verildi.


     

  • CHP’de Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışması “kurultay” soruşturmasıyla gölgelendi

    CHP’de Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışması “kurultay” soruşturmasıyla gölgelendi


    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimi için aday adayları olarak görülen Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş arasında “birliktelik” sağlamaya çalışırken, genel başkan seçildiği kurultaya şaibe karıştırıldığı iddiasıyla açılan soruşturmayla karşı karşıya kaldı.

    Son zamanlarda CHP’nin gündeminde, Cumhurbaşkanı adaylığı tartışması yer alıyor. Bu tartışmaya ilaveten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özel’in genel başkan seçildiği 4-6 Kasım 2023 tarihlerindeki CHP 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin “şaibe” iddiasıyla Ocak 2024’ten bugüne soruşturma yürüttüğünü açıkladı. Açıklama, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “şaibeli kurultay” ifadesini kullanması sonrasında geldi.

    Pazartesi günü Cumhurbaşkanı adayını belirleme yöntemi gündemiyle toplanan CHP Parti Meclisi (PM) ise, kurultay hakkındaki soruşturmayı da gündemine aldı.

    CHP PM, yaklaşık 5 saatlik toplantı sonucunda Özel yönetimine yani Merkez Yürütme Kurulu’na (MYK) Cumhurbaşkanı adayı için “ön seçim” gerçekleştirme yetkisini verdi. Ayrıca CHP PM, Erdoğan’ın ifadeleri sonrası gelen soruşturma açıklamasını “CHP’nin aday belirleme sürecine kasıtlı müdahale” olarak değerlendirdi. Dolayısıyla CHP PM, “ön seçim” yöntemiyle Cumhurbaşkanı adayı belirlenmesi kararından vazgeçilmemesi gerektiği görüşünde uzlaştı.

    Başsavcılık’ın Ocak 2024’ten beri CHP aleyhine soruşturma yürüttüğü ortaya çıktı

    Pazartesi günü öğle saatlerinde haber sitesi ODATV ve haber kanalı KRT TV, eş zamanlı şekilde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Özgür Özel’in genel başkan seçildiği CHP 38. Olağan Kurultayı’yla ilgili soruşturma açıldığı iddiasını haberleştirdi.

    Sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kısa yazılı açıklamasıyla 4-6 Kasım 2023 tarihlerindeki kurultay hakkında “şaibe” iddiası nedeniyle Ocak 2024’ten beri soruşturma yürütüldüğünü kamuoyuna duyurdu.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasında, “Ankara’da gerçekleşen Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayı’nda ‘kurultay günü para karşılığı oy kullandırıldığı’ şeklinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan ihbar üzerine yetkisizlik kararıyla evrakın yetki itibariyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesini müteakip Başsavcılığımızca 2024 yılı Ocak ayında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturmaya konu olayla ilgili basın organlarında ve sosyal medyada yapmış oldukları açıklamaları nedeniyle Kemal Kılıçdaroğlu ve Akif Hamzaçebi tanık sıfatıyla ifadeye çağrılmıştır. Soruşturmaya titizlikle devam edilmektedir” denildi.

    Başsavcılık açıklamasında yer verilen Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki süreç ise aslında “ihbar” değil “suç duyurusu başvurusu” olarak başladı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, şimdiki soruşturma konusu “şaibe” iddiası aleyhine kendisine “iftira” atıldığı gerekçesiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Yeşiltaş, 20 Kasım 2023’te savcılığa başvurduğunu açıklayarak, kendisiyle ilgili kurultayda Bursa delegelerince kullanılacak oylar üzerine pazarlık yaptığını iddia ettiği için CHP’nin eski Muş Gençlik Kolları Başkanı Erkan Çakır’dan şikayetçi olduğunu duyurdu. Dolayısıyla Bursa’daki dosyada “şaibeli kurultay” iddiasında Çakır “şüpheli” iken; Yeşiltaş ise “şikayetçi” idi.

    Şimdi ise tam tersine, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkili makam olarak sözkonusu başvuru dosyasını gönderdiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmasında “iftira, hakaret” başvurusu değil “şaibe” iddiası esas konuya dönüştü.

    Kılıçdaroğlu: “İddiaya CHP yanıt vermeli”

    CHP yönetimi aleyhine “şaibeli kurultay” iddiası, aslında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Şubat günü Manisa’daki konuşmasıyla gündeme taşındı. Erdoğan, Özgür Özel’in memleketi Manisa’daki konuşmasında, CHP yönetimini hedef almıştı.

    Erdoğan, “‘Gandi Kemal’ diyerek sürekli övgü yağmuruna tutuyorlardı. Ama ne olduysa Türkiye’yi kurtaracak adam dedikleri Bay Kemal’i bir günde istenmeyen adam ilan ettiler. 14-28 Mayıs seçimlerindeki hezimetin bütün faturasını Bay Kemal’e çıkartıp, şaibeli bir kurultayla CHP genel merkezinden kendisini tehcir ettiler. Birkaç ay öncesine kadar 85 milyonu yönetmeye layık gördükleri şahsı CHP’nin başına layık görmediler. Şimdi ne kapısını çalan var ne fikirlerini merak eden var” ifadesini kullanmıştı.

    Ardından Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlığı kaybettiği kurultay süreciyle ilgili 7 Şubat’ta KRT TV’de katıldığı canlı yayında, Erdoğan’ın “şaibe” iddiasına ilişkin Özel yönetimince açıklama yapılmasını talep etti.

    Kılıçdaroğlu, “Nedir şaibe? Ya ‘Çık açıkla’ diyecekler ya da ‘Böyle bir şey yoktur’ diyecekler. Bir şey varsa, partinin kesinlikle kirlilikten arınması gerekir” dedi. Ardından “Bir şüpheniz var mı?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “Benim elimde bir şey yok” yanıtını verdi.

    Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları üzerine Özel ise, önceki gün Deniz Baykal yerine Kılıçdaroğlu’nun genel başkan seçildiği kurultay süreciyle ilgili de Erdoğan’ın suçlamalarda bulunduğunu anımsattı.

    Özel, “Sayın Erdoğan’ın bir siyasi partinin içini karıştırmak için söylediği sözlere yanıt vermeye kalksak, 14 yıldır Sayın Erdoğan bundan önceki kurultayımıza da, Kemal Bey’in geldiği kurultaya olmadık şeyler söylüyordu. Bir gün cevap verdik mi, Kemal Bey bir gün cevap verdi mi? Buna cevap mı verilir? Sayın Erdoğan’ın böyle bir sorusuna zaman harcadığımı söylesem Atatürk’ün kurduğu partinin, dünden bugüne emek vermişlerine ve bugün 1 milyon 600 bin üyesine ayıp etmiş olurum. Bunlar ciddiye alınacak şeyler midir?” tepkisini gösterdi.

    Avukat Çelik: “Kemal Kılıçdaroğlu ifade vermeyecek, Erdoğan ifade vermeli”

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kılıçdaroğlu’nun tanık olarak çağrıldığı açıklaması üzerine avukat Celal Çelik, Ankara Adliyesi’ne gitti ve savcılığa yazılı itiraz dilekçesi sundu.

    Çelik, “Biz Başsavcılık’a şunu ifade ettik, ‘Sayın Genel Başkanımızın özel bir bilgisi yoktur. Genel Başkanımız Savcılığa gelmeyecektir, ifade vermeyecektir. Muhatap Sayın Erdoğan’dır. Çünkü beş kez ‘şaibeli kurultay’ lafını söylemiş olduğuna göre bilgileri vardır. Erdoğan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gelsin bildiklerini ifade etsin’ diyoruz” açıklamasında bulundu.

    Kılıçdaroğlu’nun tanık olarak ifade vermeyeceğini söyleyen Çelik, “şaibe” iddiasını Erdoğan’ın gündeme getirdiğini ve Ocak 2024’ten beri yürütüldüğü açıklanan soruşturmada şimdi Kılıçdaroğlu’nun tanık gösterilmeye çalışılmasını kabul etmeyeceklerini anlattı. Çelik, Kılıçdaroğlu’nun CHP aleyhine herhangi bir süreçte yer almayacağını da sözlerine ekledi.

    Çelik’in itiraz dilekçesine rağmen Başsavcılık, tanık olması gerektiği görüşünü korursa Kılıçdaroğlu aleyhine zorla ifadeye getirilmesi yönünde karar alabilme yetkisine sahip.

    Akif Hamzaçebi ise, “Benim, bizim kurultayımızla ilgili şaibe vs gibi herhangi bir iddiam yok. Böyle bir bilgiye de sahip değilim. Bir imada da bulunmadım. Tanık da değilim” açıklamasını yaptı. Erdoğan’ın “şaibe” iddiasını ortaya attığını kaydeden Hamzaçebi, sadece X platformundaki paylaşımlarıyla neden CHP yönetimince bu iddiaya yanıt verilmediğini eleştirdiğini ifade etti.

    Mansur Yavaş ise CHP’deki “ön seçim” sürecine katılmama kararını yineledi

    Bir yandan CHP yönetimi, halkın sorunlarına çözüm getirilebilmesi için erken seçim talep ederek, Cumhurbaşkanı adayını şimdiden belirlemek gerektiği görüşünü gündeme getirmişti.

    Bunun için 1,6 milyon civarındaki parti üyesi katılımıyla en geç üç ay içerisinde “ön seçim” yapılacağını kaydeden Özgür Özel, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını ilan etmesiyle birlikte AK Parti iktidarı üzerinde erken seçim baskısı yaratma amacını açıklamıştı.

    Özel’in Cumhurbaşkanlığı için işaret ettiği aday adaylarından birisi olan Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş ise “ön seçim” sürecine ikna edilemedi.

    Özel, Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla Pazar akşamı 2,5 saatlik üçlü görüşme gerçekleştirerek, Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda uzlaşma sağlamaya çalıştı.

    Özel, CHP’de “birliktelik” mesajıyla üçlü fotoğraf karesini paylaştı. Özel’in paylaşımını İmamoğlu ve Yavaş da paylaştı. Bunun ardından Pazartesi günü Yavaş’ın, üçlü görüşmede “ön seçim” sürecinde aday adayı olmama tutumunu değiştirmediği ve “çok erken” gibi eleştirilerini yinelediği açıklandı.

    ABB kaynakları, Yavaş’ın CHP’de partili olma sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmekle birlikte Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili “ön seçim” yöntemini doğru bulmadığını ve süreçte aday adayı olmayacağını aktardı.

  • Öğrenciler için İŞKUR Gençlik Programına başvurular başlıyor

    Öğrenciler için İŞKUR Gençlik Programına başvurular başlıyor


    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Öğrencilerimizin merakla beklediği İŞKUR Gençlik Programımızın başvuruları bugün başlıyor. Başlangıç tarihleri üniversitelere göre farklılık gösterdiği için üniversitelerinizin duyurularını takip etmeniz önemli” dedi.

    Bakan Işıkhan, ‘İŞKUR Gençlik Programımıza başvurular bugün başlıyor’ notuyla sosyal medya hesabından bir video mesaj paylaştı.

    Işıkhan, İŞKUR Gençlik Programının devlet üniversitelerinde okuyan öğrenciler için hazırlanan teorik ve pratik eğitimlerin verildiği kısmi zamanlı bir aktif işgücü programı olduğunu belirterek, “Bu program ile siz sevgili gençlerimiz hem deneyim kazanacaksınız hem de çalışma hayatına daha hazırlıklı olacaksınız. Kendi kampüsünüzde eğitiminize ara vermeden katılabileceğiniz bu program ile üniversitenizde bilimsel projelerde, laboratuvar çalışmalarında, sürdürülebilir kampüs faaliyetlerinde, kütüphane hizmetlerinde ve daha birçok önemli alanda yer alabileceksiniz. İŞKUR Gençlik Programıyla kendinizi geliştirirken aynı zamanda ilgi duyduğunuz alanlarda tecrübe kazanabileceksiniz” dedi.

    “İlk etapta 100 bin öğrenci faydalanacak”

    Program kapsamında finansal okuryazarlık, CV hazırlama, mülakat teknikleri gibi öğrencileri çalışma hayatına hazırlayan önemli eğitimler verileceğini kaydeden Bakan Işıkhan, “Üstelik kısa vadeli sigorta primleriniz devlet tarafından ödenecek ve günlük 1083 TL ödeme alabileceksiniz. Haftada en fazla 3 güne kadar yararlanacağınız programla ayda 15 bin 162 TL’ye kadar gelir elde edebileceksiniz. İŞKUR Gençlik Programımızdan ilk etapta 100 bin öğrencimiz faydalanacak, önümüzdeki 4 yılda ise tam 1 milyon gencimize bu programdan yararlanma imkanı sunacağız. Öğrencilerimizin merakla beklediği İŞKUR Gençlik Programımızın başvuruları bugün başlıyor; hayırlı uğurlu olsun inşallah. Başlangıç tarihleri üniversitelere göre farklılık gösterdiği için üniversitelerinizin duyurularını takip etmeniz önemli. Başvurularınızı İŞKUR Mobil Uygulaması, İŞKUR Gençlik Platformu (genclik.iskur.gov.tr) üzerinden hemen yapabilirsiniz. Bugüne kadar gençlerimiz için nasıl en iyi, en yeni program ve destekleri hayata geçirdiysek; bundan sonra da aynı yaklaşımla programlarımızı hayata geçirmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki Türkiye Yüzyıl’ında; gençlerimizle; sizlerle daha güçlü olacağız. Türkiye Yüzyılı, gençlerin yüzyılı olacaktır” ifadelerini kullandı. (DHA)


  • Sesimizi duyurmak için yollarına düştük

    Sesimizi duyurmak için yollarına düştük


    Çayırhan Termik Santrali ve Maden Ocağı’nın özelleştirilmesine karşı çıkan madencilerin başlattıkları yürüyüş sürüyor. Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, “Yolumuz ve hedefimiz belli. Sesimizi duyurmak için Ankara yollarına düştük” dedi. Yürüyüşün ilk gününde Ankara’ya bağlı Akkaya Köyü’nde konaklayıp, ertesi gün Ankara’nın Ayaş İlçesine ulaşmayı planlayan işçilerin, Ankara Özelleştirme İdaresi Başkanlığı binası önünde son bulacak yürüyüşlerinin üç gün sürmesi öngörülüyor.

    Ankara’nın Nallıhan ilçesinde bulunan Çayırhan Termik Santrali ve Maden Ocağı’nın özelleştirilmesine karşı, 20 Kasım 2024’te eylem başlatan maden işçileri, eylemin 9’uncu gününde Nallıhan’dan Ankara’ya yürüyüş kararı almıştı. İşçiler, Beypazarı’na ulaştıkları sırada, hükümet yetkililerinden “varlık satışının 3 ay ötelendiğini ve 4 Mart 2025 tarihine ertelendiğini” öğrendikten sonra yürüyüşe ara vermişlerdi.

    Ara verdikleri yürüyüşe bugün erken saatlerde Beypazarı’ndan başladılar

    Ellerinde, “Madenlerimize sahip çıkalım”, “Varlık Satışına Hayır” ve “Özelleştirmeye Dur De” dövizleri taşıyan işçiler, “Enerji Vatandır Vatan Satılmaz”, “Bizim alın terimiz sizin sözünüzden büyüktür” ve “Madenlerimize sahip çıkalım” şeklinde sloganlar attı.

    İşçilerin Beypazarı’ndan başlattıkları ve Ankara Özelliştirme İdaresi Başkanlığı binası önünde son bulmasını planladıkları yürüyüşün üç gün sürmesi öngörülüyor. Yürüyüş esnasında mola veren işçilere Beypazarı Belediyesi gıda desteğinde bulunuyor.

    İşçiler, yürüyüşün ilk gününde, Ankara’ya bağlı Akkaya Köyü’nde konaklayıp, ertesi günün sabahında Ankara’nın Ayaş İlçesine ulaşmayı planlıyor.

    “Olumlu cevap almadan bu mücadeleyi sonlandırmayacağız”

    Yürüyüş sırasında basına açıklama yapan Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, şunları kaydetti:

    “Mücadelemiz günden güne hız kazandı, bu hızın temelinde üretimden gelen gücümüz var. Bugün, Beypazarı sınırlarını birazdan geçmiş olacağız. Yolumuz ve hedefimiz belli. Sesimizi duyurmak için Ankara yollarına düştük. Bunu en başında da söylemiştik, ‘Bizi yollara düşürmeyin, bu çığlığımızı duyun’ dedik ama bu çığlığa henüz olumlu bir cevap verilmedi, verileceğe de benzemiyor. Dolayısıyla bu haklı mücadelemize bir olumlu cevap almadan bu mücadeleyi sonlandırmayacağız.”

    Akçul’dan sonra söz alan TES İŞ Genel Başkanı İrfan Kabaoğlu da “Bu mücadelemize hem maden işçileri hem enerji işçileri olarak devam edeceğiz. Sesimizi duyurana kadar, bu dava sonuçlanana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Yaşasın maden işçileri, yaşasın enerji işçileri, yaşasın işçilerin birliği” ifadelerini kullandı.

    “Biz madenciyiz hiçbir zaman yorulmayız”

    Direnen bir maden işçisi ANKA Haber Ajansı mikrofonuna, “Biz bu yola 3 ay önce çıkmıştık, hiçbir şekilde bir haber gelmedi. Ankara’ya yürüyüşümüz devam edecek. Bizi bu yoldan kimse döndüremez. Biz ekmeğimizin peşindeyiz. Biz madenciyiz hiçbir zaman yorulmayız” dedi.

    “Hem biz kazanalım hem devletimiz kazansın”

    Varlık satışına karşı olduğunun altını çizen bir başka maden işçisi, “Sonuna kadar direnmeye devam edeceğiz. Daha düzgün şartlarda çalışabilmek ve özel sektörde ezilmemek için. Hem biz kazanalım hem devletimiz kazansın. Mücadelemiz Ankara’ya kadar devam edecek” diye konuştu.

    “Özelleştirme hiçbir zaman iyi olmadı”

    Bir başka maden işçisi ise özelleştirmenin olumlu sonuçlar doğurmayacağını belirterek, “Bizim yolumuzun sonu belli, Ankara… Özelleştirme hiçbir zaman iyi olmadı. Hiçbir sektörde olmadığı gibi burada da iyi olmayacak. Sonuç alana kadar bu yoldayız. Yolun sonu nereye kadar giderse” değerlendirmesini yaptı.

    “Son noktaya kadar gideceğiz”

    Eylemlerinde kararlı olduklarının altını çizen bir başka maden işçisi, “Direnişimiz boşa değil, Ankara’ya kadar yürüyeceğiz. Varlık satışına hayır diyoruz. Bu direnişin kimse önünde duramaz. Hakkımızın peşindeyiz, alana kadar da devam edeceğiz. Yorulmak yok, madenci yılmaz. Gidebileceğimiz yere kadar Ankara ise Ankara, sonrası ise sonrası… Son noktaya kadar gideceğiz” şeklinde konuştu.

    “Bizi yine yollara döktüler”

    12 yıldır madende çalıştığını belirten bir başka işçi de “Direnişimize devam edeceğiz. Hükümet bize bir uzlaşma önerdi. Sendika yetkililerimiz gerekli görüşmeleri yaptı ama istenilen sonuç alınamadı. Bizi yine yollara döktüler. Biz yollara düştüysek, sonuna kadar gideceğiz inşallah. Biz bu yola baş koyduk, ekmeğimizin peşindeyiz, 12 yıllık madenciyim, istediğimizi alacağız almadan da dönmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Sadece kendimizi için değil ailelerimiz için de bu yola çıktık”

    Varlık satışı ve özelleştirmeye karşı başlattıkları yürüyüş için destek bekleyen başka bir maden işçisi ise şunları kaydetti:

    “Varlık satışına ‘hayır’ diyoruz. İnşallah istediğimiz sonucu elde edeceğiz. Ankara’ya kadar durmak yok. Halkımızdan da destek bekliyoruz çünkü sadece kendimizi için değil ailelerimiz için de bu yola çıktık”

    “Dinlene dinlene gideriz”

    İki oğlu ve eşinin çalıştığı madenin satışına tepki gösteren ve yürüyüşe katılan vatandaş ise “Daha çoluğumuz, çocuğumuz çalışır ilerde o madende. Satış istemiyoruz. Hiçbir toprak satılmasın. Ankara’ya kadar Allah izin verirse yürüyeceğiz. Dinlene dinlene gideriz” dedi.

  • Konut alanı olan arsanın imar durumu “özel yurt alanı” olarak değiştirildi

    Konut alanı olan arsanın imar durumu “özel yurt alanı” olarak değiştirildi


    Nur Cemaati’nin Yazıcılar Grubu’na bağlı Hayrat Uluslararası Öğrenci Derneği’nin TOKİ konutlarının olduğu bölgede konut alanında kalan ve Milli Emlak Müdürlüğü’nden 49 yıllığına kiraladığı arsanın “konut alanı” olan imar durumu, derneğin talebi üzerine “özel yurt alanı” olarak değiştirildi. İmar değişikliği talebi, Edirne Belediye Meclisi’nin 4 Şubat’ta yaptığı oylamayla kabul edildi. CHP’li İmar Komisyonu Başkanı Cenk Ergüden, Meclis Üyesi ve Komisyon Başkan Vekili Mehmet Muranlı ile AKP Belediye Meclis Üyesi Ezgin Yetkiner’den oluşan imar komisyonu, söz konusu arsanın imar durumunun değişmesine yönelik olarak “uygundur” raporu verdi. Derneğe; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından İstanbul Arnavutköy’de bulunan  hazineye ait yaklaşık 18 bin metrekarelik arsanın 8 bin 862 metrekaresi bedelsiz şekilde 49 yıllığına devredilmişti.  

    Said Nursi’nin öğrencisi Ahmet Hüsrev tarafından Isparta’da kurulan Nur Cemaati’nin Yazıcılar Grubu’na ait Hayrat Uluslararası Öğrenci Derneği, TOKİ konutlarının bulunduğu alanda yer alan 1055 metrekare arsanın tahsisi için Milli Emlak Müdürlüğü’ne başvurdu. Başvuruyu değerlendiren Milli Emlak Müdürlüğü, arsayı 49 yıllığına tahsis etti. Dernek, 2 Ekim 2024 tarihinde Edirne Belediyesi’ne başvuruda bulunarak, tahsis edilen arsanın imar planında mesken “konut alanı” olan planın değiştirilerek “özel yurt alanı” yapılmasını talep etti.

    İmar komisyonu değişiklik için “uygundur” raporu verdi

    İmar değişikliği talebi İmar Komisyonu’nun 31 Ocak 2025 tarihli toplantısında ele alındı. CHP’li İmar Komisyonu Başkanı Cenk Ergüden, Meclis Üyesi ve Komisyon Başkan Başkan Vekili Mehmet Muranlı ile AKP Belediye Meclis Üyesi Ezgin Yetkiner’den oluşan komisyon, hazine tarafından tahsis edilen arsanın “Konut olan imar durumu özel yurt alanı olarak değiştirilmesi uygundur” görüşü verdi.

    Komisyon raporunda şu ifadeler yer aldı:

    Hayrat Uluslararası Öğrenci Derneği adına Halil İbrahim BARAN’ in 02.10.2024 tarihli(1350163 doküman nolu) dilekçe ile Edirne İli Merkez İlçesi, Fırınlar sırtı Mevkii ada:2693 parsel:1 sayılı taşınmaza Özel Yurt Alanı olarak 1/5000 Ölçekli Nazım ve 1/1000 Ölçekli Uygulama Imar Planı Değişikliğinin onaylanması talebi ile ilgili Belediye Meclisinin 05.11.2024 tarih ve 2024/191 sayılı yerinde inceleme yapılması kararı ile ilgili İmar Komisyonunun yapmış olduğu incelemeler neticesinde; Söz konusu Edirne İli Merkez İlçesi Fırınlar sırtı Mevkii 2693 ada 1 parsel sayılı taşınmaz mevcut imar planında Emsal: 1.20 Yençok: 8 kat Konut Alanında kalmaktadır. Taşınmazın mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olup, Özel Sosyal Altyapı Alanı olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliğinin ve Emsal: 1.20 Yençok: 8 kat Özel Yurt Alanı olarak hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin yerinde yapılan incelemeler neticesinde uygun olduğuna, taşınmazın Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olup Hayrat Uluslararası Öğrenci Derneği adına tahsisli olduğundan Değer Artış Payı Yönetmeliğine tabi olup olmadığı konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’ ne görüş sorulması ve Değer Artış Payı Yönetmeliği ile ilgili işlemlerin bu görüş doğrultusunda İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından yapılması kaydıyla uygun olduğu görüşüyle Belediye Meclisinin takdirlerine sunulmasına karar verilmiştir.”

    Belediye Meclisi’nde yapılan oylamada kabul edildi

    Edirne Belediye Meclisi’nin 4 Şubat’ta yaptığı toplantıda 4 imar komisyonu kararları kâtip üye tarafından okundu.

    Kâtip üyenin meclise İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından sevk üst yazısının okunmasından sonra Edirne Belediye Başkanı CHP’li Filiz Gencan Akın kararları oylamaya sundu. Oylamada Hayrat Uluslararası Öğrenci Derneği’nin başvurusunun da olduğu komisyon kararları kabul edildi.

    Daha önce de hazineye ait arsa bedelsiz devredilmişti

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından İstanbul Arnavutköy’de, hazineye ait yaklaşık 18 bin metrekarelik arsanın 8 bin 862 metrekaresi bedelsiz şekilde 49 yıllığına Hayrat Uluslararası Öğrenci Derneği’ne devredilmişti.

    Derneğe bağlı Yazıcılar Grubu’nun Hayrat Vakfı’nın yardım derneğine de 2016’da Bakanlar Kurulu tarafından “kamu yararı statüsü” verilmişti. Dernek ayrıca, İçişleri Bakanlığı tarafından 2017 yılında da Bakanlar Kurulu kararıyla “izin almadan yardım toplayabilen kuruluşlar” listesine dahil edilmişti.


     

  • Malatya’daki ‘Gri pasaport’ davasının gerekçeli karar: 3 sanık beraat etti

    Malatya’daki ‘Gri pasaport’ davasının gerekçeli karar: 3 sanık beraat etti


    Malatya’da, 90 kişinin Türkiye’ye dönmemesine ilişkin görülen ‘Gri pasaport skandalı’ davasında yargılanan 3 sanık hakkında beraat verilmesinin ardından gerekçeli karar açıklandı. Malatya 10. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan gerekçeli kararda, sanıklar Ali Ayrancı, Bekir Karakuş ve Ersin Kilit hakkında “Göçmen Kaçakçılığı” suçunun unsurlarının oluşmaması gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği belirtildi.

    Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yeşilyurt Belediyesi’nin “Çevreye Duyarlı Bireyler Yetiştirmek” başlığı ile hazırladığı projeye dahil edilerek Almanya’ya gönderilen 90 kişinin Türkiye’ye dönmemesine ilişkin başlatılan “Göçmen Kaçakçılığı Soruşturması” kapsamında Malatya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, “Göçmen Kaçakçılığı” suçundan yargılanan tutuksuz sanıklar eski Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcısı Bekir Karakuş, eski Bingöl-Servi Belediye Başkanı Ali Ayrancı ve Ersin Kilit hakkında beraat kararı verilmişti.

    Gerekçeli kararda, “Sanıklar Ali Ayrancı, Bekir Karakuş ve Ersin Kilit’in üzerlerine atılı ‘Göçmen Kaçakçılığı’ suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında, sanıkların üzerlerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla atılı suçtan sanıkların CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir” denildi. (ANKA)