Kategori: Genel

Serbest Görüş farklı konularda kapsamlı haberler ve bilgi içerikleri sunmaktadır. Sitemiz ekonomi, politika, toplumsal olaylar ve daha fazlasını kapsayan geniş bir yelpazede haber ve analizler içermektedir.  Geniş bir konu yelpazesinde güncel bilgiler ve derinlemesine incelemelerle okuyuculara çeşitli perspektifler sunar.

  • Eski İyi Parti ilçe başkanına silahlı saldırı sanıklarına toplam 97 yıl hapis

    Eski İyi Parti ilçe başkanına silahlı saldırı sanıklarına toplam 97 yıl hapis


    Eski İyi Parti Manavgat İlçe Başkanı Hüseyin Ergen‘in (36) silahla yaralanması olayına ilişkin davada yargılanan partinin eski GİK üyesi Ayşen Kurt (41) beraat ederken, eşi Yahya Kurt (80) hakkında 10 yıl hapis cezası verildi. Yaşı ve sağlık nedeniyle Yahya Kurt’un cezasını elektronik kelepçeyle ev hapsine çeviren mahkeme heyeti, diğer 6 sanığı toplam 87 yıl hapis cezasına çarptırdı.

    Eski İyi Parti Manavgat İlçe Başkanı Hüseyin Ergen, geçen yıl 31 Ocak’ta Side Mahallesi’ndeki evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda yaralandı. Güvenlik kameralarının incelenmesi ve 14 saatlik çalışma sonucunda olayda kullanılan araç tespit edildi. Operasyonda araç sürücüsü Ergün Göreayı (25), Kemer ilçesinde yakalandı. Adliyeye sevk edilen Ergün Göreayı tutuklandı. Silahlı saldırıyı gerçekleştirdiği tespit edilen Selahattin Oğuz (48) ve yardım eden Remzi Ulu (40) da geçen yıl 8 Şubat’ta yakalandı. Selahattin Oğuz tutuklanırken, Remzi Ulu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    “Yahya Kurt ve eşi yaptırdı”

    Saldırıda yaralanan Hüseyin Ergen’i, geçen yıl 9 Şubat’ta sosyal medya uygulamasından arayan ve Selahattin Oğuz’un akrabası olduğunu öne süren kişi, olayı otel sahibi Yahya Kurt ve eşi Ayşen Kurt’un para karşılığında yaptırdığını söyleyip, aynı uygulama üzerinden video ve fotoğraf gönderdi. Adı tespit edilemeyen kişi, olayı planlayan Ahmet Çelik’in (42) Kemer ilçesinde jandarmaya teslim olacağını ve video ile diğer belgeleri teslim edeceğini söyledi. Aynı gün Ahmet Çelik, Kemer ilçesindeki Beldibi Jandarma Karakolu’na gidip teslim oldu.

    Para konusunda anlaşmazlık yaşamışlar

    Manavgat’ta jandarmaya ifade veren Ahmet Çelik, azmettiricinin otel sahibi Yahya Kurt olduğunu iddia etti. Hüseyin Ergen’in öldürülmesi için Yahya Kurt’un para teklif ettiğini, bu sırada Yusuf Akbaş (32) ve Furkan Enes Derinçay’ın da (30) yanında bulunduğunu öne süren Ahmet Çelik, kendisinin önce 20 milyon lira, sonra da 10 milyon lira istediğini anlattı. Ahmet Çelik, silahlı saldırının ardından görüştüğü Yahya Kurt’un parayı çok bulup, kendilerine 3 milyon lira teklif ettiğini kaydetti. Ahmet Çelik, Selahattin Oğuz’a silahlı saldırıyı gerçekleştirmesi için talimat verdiğini, Yahya Kurt ile para konusunda anlaşmazlık yaşadıktan sonra karakola teslim olduğunu söyledi.

    Tutuklu sanıkların tamamı ilk duruşmada serbest kaldı

    Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla jandarma ekipleri Ahmet Çelik’in görüşmede yanında bulunan Yusuf Akbaş ve Furkan Enes Derinçay’ı yakalarken, otel sahibi Yahya Kurt’u da evine düzenlenen operasyonla gözaltına aldı. Savcılık ifadelerinin ardından Ahmet Çelik, Yusuf Akbaş, Furkan Enes Derinçay ve Yahya Kurt sevk edildikleri hakimlik tarafından ‘Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklandı. Savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde İyi Parti Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi olan Ayşen Kurt da daha sonraki tarihlerde ifade verdi. Ayşen Kurt adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. İlk duruşmada, tutuklu sanıkların tamamı tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı.

    Güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı

    Olayla ilgili Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede ‘Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçundan sanıklar Ahmet Çelik, Ayşen Kurt, Yahya Kurt, Yusuf Akbaş, Ergün Göreayı, Furkan Enes Derinçay, Remzi Ulu, Selahattin Oğuz’un cezalandırılması talep edildi. Saldırı sonrası Yahya Kurt’un olayda kendisinin de suçlanabileceğini söylediği, Ahmet Çelik’in ise “Neyi, ne kadar azmettirici olarak suçlanabilirsin. Tek koz var; azmettirici olarak seni suçlayacak. Senin açıklarının hepsini kapatırım” sözlerinin yer aldığı güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı.

    Sanıkların sadece 1’i duruşmaya katıldı

    Manavgat 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması yapıldı. Yahya Kurt, Ayşen Kurt, Ahmet Çelik, Yusuf Akbaş, Ergün Göreayı, Furkan Enes Derinçay, Remzi Ulu, Selahattin Oğuz’un tutuksuz yargılandığı davada salonda sanıklardan sadece Selahattin Oğuz yer aldı. Duruşmada sanık Selahattin Oğuz ve taraf avukatları, savcı tarafından önceki duruşmada verilen esas hakkındaki görüşe karşı savunmalarını yaptı.

    “Kararı vicdanınıza bırakıyorum”

    Selahattin Oğuz savunmasında, eyleminden dolayı pişman olduğunu belirterek, “Yaptığımın suç olduğunu biliyorum. Kesinlikle öldürmeye teşebbüs etmek gibi bir niyetim yoktu. Pişmanım, kararı vicdanınıza bırakıyorum” dedi.

    Yahya Kurt ve Ayşen Kurt’un avukatları, savcılığın esas hakkındaki görüşünü eleştirerek; olayın ‘öldürmeye teşebbüs’ değil, ‘kasten yaralama’ olduğunu belirterek, kararın bu şekilde verilmesi gerektiğini söyledi. Diğer sanıkların avukatları da müvekkillerinin suçsuz olduğunu iddia edip, beraat talep etti. Şikayetçi Hüseyin Ergen’in avukatları ise savcılık tarafından sunulan esas hakkındaki görüşe uygun karar verilmesini istedi.

    Elektronik kelepçeyle ev hapsi

    Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların Hüseyin Ergen’e yönelik eyleminin ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ olduğundan hareketle Ayşen Kurt hakkında olayla ilgili her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunamadığı için beraat kararı verdi. Yahya Kurt’a önce 15 yıl hapis cezası verilirken, olaydan önce şikayetçi Hüseyin Ergen’in yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle tahrik altında olduğu belirtilerek, cezası 10 yıla indirildi. Mahkeme heyeti, Yahya Kurt’un ilerlemiş yaşı ve sağlık sorunlarını dikkate alarak cezasını elektronik kelepçeyle ev hapsine çevirdi.

    Yardımcı olduğu için cezası 10 yıl indirildi

    Olayın organizatörü olan Ahmet Çelik’e 15 yıl hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında verdiği ifadelerle olayın aydınlatılmasına yardımcı olduğu için cezasını 10 yıla indirdi. Silahlı saldırıda tetiği çeken Selahattin Oğuz’a ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 15 yıl, ayrıca ‘Ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet’ suçundan 2 yıl hapis cezası verildi. Duruşmada mahkeme heyeti, diğer sanıklar Yusuf Akbaş, Ergün Göreayı, Furkan Enes Derinçay ve Remzi Ulu’ya da 15’er yıl hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, kararın itiraz için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf edilebileceğini belirterek, tüm sanıkların hükmen tutuklanmalarını kararlaştırdı. (DHA)

  • Yozgat’ta ramazan öncesi ucuz et kuyruğu başladı

    Yozgat’ta ramazan öncesi ucuz et kuyruğu başladı


    Yozgat’ta Et ve Süt Kurumu (ESK) satış mağazası önünde sabahın ilk ışıklarıyla birlikte başlayan ucuz et kuyruğu, Ramazan ayı öncesinde daha da arttı. Ucuz kıyma ve kuşbaşı alabilmek için kuyrukta bekleyen yurttaşlar, mağazanın daha erken açılmasını, ramazan ayı boyunca akşam saatlerinde de satış yapılmasını istiyor. Mağazadan çıkan Lütfi Kara, “Eti ben almadım ki, arkadaş aldı babasının hayrına, ben de yiyorum ” dedi.

    Yozgat’ta piyasaya göre daha ucuz et satışının yapıldığı ESK satış mağazası önündeki yoğunluk, Ramazan ayı yaklaşırken daha da arttı. Yurttaşlar, Yozgat’ta sadece bir tane olan ve sabah saat 09.30’da açılan ESK satış mağazası önünde soğuk havaya aldırış etmeden erken saatlerde sıraya giriyor, mağazada günde yaklaşık 1.5 ton et satışı yapılıyor. Mağaza önünde uzun kuyruklar oluşturan yurttaşlar, yüzde 15’i yağlı bir kilo dana kıymayı 350 liradan, sığır bifteği ise 435 liradan alıyor. Kasap ve marketlerde ise dana kıyma 500-600 liradan, kuşbaşı 600-800 liradan satılıyor.

    “Millet perişan oluyor, sabah erken saatlerde geliyor”

    Yozgat ESK önünde bekleyen yurttaşlar, şöyle konuştu:

    Murat Dinç: “Burayı 08.00’de açmalarını istiyorum. Millet perişan oluyor, sabah erken saatlerde geliyor, burada bayağı bir üşüyor. Erken açmalarını istiyorum, devamlı. Ramazan’da cumartesi-pazar devamlı çalışmalarını istiyorum. Millet çok perişan oluyor, soğukta geliyor bekliyor. 1 saat, 2 saat bekleyenler var.”

    Yaşar Kaymaz: “9’u 10 geçeden beri bekliyorum. Emekliyim, et alacağız bekliyoruz, saatimizi, dakikamızı, sıramızı. Çiftçiye yardım edeceğine Et Süt Kurumu’na yardım etsin, Et Süt Kurumu da çiftçiye versin. Çiftçi etini versin, yardımını da alsın. Bu kararı koysunlar, bu kadar kalabalık da olmaz.”

    Lütfi Kara: “Dört yüz küsur herhalde, eti ben almadım ki, arkadaş aldı babasının hayrına, ben de yiyorum, Allah razı olsun. Biz emekliyiz, verdiği 2 bin lira para, para mı? ” (ANKA)

  • Türkiye, Türkmenistan’dan doğal gaz alacak

    Türkiye, Türkmenistan’dan doğal gaz alacak


    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Türkiye-Türkmenistan enerji iş birliğinde tarihi bir adım attık. BOTAŞ (Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi) ile Türkmengaz arasında Türkmen gazının ülkemize gelmesini sağlayacak anlaşmayı imzaladık ” dedi.

    Türkiye ile Türkmenistan arasında 1998’de başlayan doğal gaz ticaretine ilişkin görüşmeler, 27 yıl sonra neticeye ulaştı. BOTAŞ ile Türkmengaz arasında, Türkmen gazının Türkiye’ye tedariki konusunda anlaşmaya varıldı. Anlaşma ile 1 Mart 2025’ten itibaren teslimatların başlaması planlanıyor. Bakan Bayraktar, varılan mutabakatı sosyal medya hesabından duyurdu.

    Bayraktar, “Türkiye-Türkmenistan enerji iş birliğinde tarihi bir adım attık. BOTAŞ ile Türkmengaz arasında Türkmen gazının ülkemize gelmesini sağlayacak anlaşmayı imzaladık. Geçen yıl mart ayında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı Gurbanguly Berdimuhammedov huzurunda Antalya’da imzaladığımız doğal gaz alanında iş birliğimizin geliştirilmesine yönelik mutabakat zaptının somut çıktısına bugün ulaşmış olduk. Anlaşma kapsamında gaz akışının 1 Mart 2025 itibarıyla başlaması planlanmaktadır. Uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız bu anlaşma ile ülkemizin ve bölgemizin doğal gaz arz güvenliğini güçlendirirken iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini daha ileriye taşıyacağız ” ifadelerini kullandı.

    Anlaşmanın temeli geçen yıl Antalya’da atıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mart 2024’te Antalya Diplomasi Forumu’na katılmak üzere Türkiye’ye gelen Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı Gurbanguly Berdimuhammedov ile bir görüşme gerçekleştirdi.

    Görüşmede, iki ülke arasında doğal gaz ve petrolde iş birliğini arttıracak anlaşmalar imzalandı, Türkmenistan’ın zengin doğal gaz kaynaklarının Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden batıya ulaştırılması konusunda niyet beyanında bulunuldu.

    Temmuz ayında da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkmenistan’a giderek temaslarda bulundu. Türkmen gazına ilişkin devlet başkanları düzeyinde ciddi irade olduğunun altını çizen Bayraktar, “İnşallah bunu gerçeğe dönüştüreceğiz ve açıkçası 1998’den beri devam eden bu görüşmeleri ve anlaşmaları bir anlamda fiiliyata geçirmiş olacağız ” ifadesini kullandı. (DHA)

     

  • Türkiye ile Türkmenistan gaz tedarik anlaşması imzaladı

    Türkiye ile Türkmenistan gaz tedarik anlaşması imzaladı


    Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkmenistan ile Türkmen doğalgazının Türkiye’ye akışını kolaylaştıracak bir anlaşma imzaladıklarını, gaz akışının 1 Mart’ta başlamasının planlandığını duyurdu.

    Anlaşmayı sosyal medyadan duyuran Bayktar, “Türkiye-Türkmenistan enerji işbirliğinde tarihi bir adım attık. BOTAŞ ile Türkmengaz arasında Türkmen gazının ülkemize gelmesini sağlayacak anlaşmayı imzaladık” ifadesini kullandı.

    Bayraktar, “Anlaşma kapsamında gaz akışının 1 Mart 2025 itibarıyla başlaması planlanmaktadır” dedi.

    Yılda 50 milyar metreküpten fazla gaz tüketen Türkiye, doğalgazda Rusya, Azerbaycan ve İran’dan gelen boru gazı ile çeşitli tedarikçilerden ithal edilen LNG tedarikine güveniyor.

    Bayraktar, X’te anlaşmayı duyurduğu açıklamasında “Geçen yıl mart ayında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı Gurbanguly Berdimuhammedov huzurunda Antalya’da imzaladığımız doğal gaz alanında işbirliğimizin geliştirilmesine yönelik mutabakat zaptının somut çıktısına bugün ulaşmış olduk. Uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız bu anlaşma ile ülkemizin ve bölgemizin doğal gaz arz güvenliğini güçlendirirken iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini daha ileriye taşıyacağız” ifadesini kullandı.

    Bayraktar, daha önce Türkiye’nin Türkmenistan’dan yılda 2 milyar metreküpe kadar gaz alabileceğini ve gazın İran’ın mevcut doğalgaz şebekesi üzerinden taşınmasının beklendiğini söylemişti.

    Yeni anlaşma kapsamında tedarik edilecek gazın hacmi ve İran üzerinden transit geçişin koşullarına ilişkin ayrıntılar açıklanmadı.

  • Anneleri tarafından öldürülen çocukların babası: Tedaviyi kabul etmedi, yetişemedik

    Anneleri tarafından öldürülen çocukların babası: Tedaviyi kabul etmedi, yetişemedik


    Ankara’nın Keçiören ilçesinde çocukları Afra Sümeyye (10) ve Muhammet Ali Dereci’yi (7) bileklerini keserek öldüren şizofreni hastası olduğu iddia edilen Serpil Altınok Dereci (32) adliyeye sevk edildi. Baba Mehmet Dereci (36), “Ben tedavi olmasını rica ettim, kabullenmedi. Zorla götürmeyi düşündüm. Bu sefer ‘ters teper’ diye yapamadım. Son 2 aydır ‘beni takip ediyorlar, bizi öldürecekler’ diyordu. Olaydan bir gün önce hastaneye götürecektik ama yetişemedik” dedi.

    Keçiören ilçesi Ayvalı Mahallesi’nde dün, şizofreni hastası olduğu öne sürülen Serpil Altınok Dereci, evde bulunan çocukları Afra Sümeyye Dereci, bedensel engelli olan Muhammet Ali Dereci ile A.B.D.’nin (12), bileklerini bıçakla kesti. Afra Sümeyye ve Muhammet Ali hayatını kaybederken yaralı A.B.D. ambulansla hastaneye kaldırıldı.

    Ankara’da vahşet: Anne, çocuklarını öldürdü, detaylar ortaya çıktı!

    Olayın ardından gözaltına alınan Serpil Altınok Dereci, emniyetteki işlemlerinin tamamlanması ardından adliyeye sevk edildi. Serpil Altınok Dereci, polisteki ilk ifadesinde birilerinin kendisini takip ve tehdit ettiğini söyledi. Hastanede tedavisi süren A.B.D.’nin ise hayati tehlikeyi atlattığı öğrenildi.

    “1 gün önce hastaneye götürecektik yetişemedik”

    Markette muhasebeci olan baba Mehmet Dereci, Ankara Adli Tıp Kurumu önünde çocuklarının otopsi işlemlerinin tamamlanmasını beklerken büyük üzüntü yaşadı. Dereci, eşinin tedaviyi reddettiğini belirterek, “Hiç kimse bunu tahmin edemez, bilemez, düşünemez. Her insanda olduğu gibi tabii ki onda da sinir vardı, atakları vardı. Daha önceden bekarlık döneminde bir tedavi süreci olmuş. Evlendikten sonra tabii süreç olmadı. Ara ara atakları oluyordu bağırma, çığlık; ben sarılıp sakinleştirmeye çalışıyordum. Çünkü benim 3 tane çocuğum var. Ama tabii ki bu denli olabileceğini kimse düşünemez. Ben yine de ona tedavi olmasını rica ettim, kabullenmedi. Zorla götürmeyi düşündüm. Bu sefer ‘ters teper’ diye yapamadım. Ama ben onu kendim tedavi etmeye çalıştım, kabul etmeyince. Çok ağır bir şey değildi o zaman ama ilerlememesini istedim, daha kötü olmamasını istedim. Ama işte bilemedik. Son 2 aydır ‘beni takip ediyorlar, bizi öldürecekler’ diyordu. Böyle şeylerin olmadığını söylüyordum, ‘karakola gidelim’ dedim. Ben anladım, olaydan bir gün önce hastaneye götürecektik biz bunu ama yetişemedik. Allah bize sabırlar versin. Çocuklarım cennette” dedi.

    “Çocuklarınızı üzmeyin”

    Mehmet Dereci, olaydan büyük kızının yaralı haldeyken kendisini aramasıyla haberi olduğunu söyleyerek, “İşteydim büyük kızım aradı; ‘baba yetiş’ yetişemedim. Dedim ki ‘kızım kapıyı aç komşulardan yardım iste.’ Kapattım, anında ambulansı, polisi, yakınlarımızı aradık; yetişemedik. Kader Allah böyle imtihan ediyor. Kaderin önüne geçemeyiz. Yapacak bir şey yok, teslim oldum. Benim söylemek istediğim son şey şu; çocuklarınızı üzmeyin, onlarla vakit geçirin, onlara vakit ayırın, el işi için çocuklarınızdan uzak durmayın, evinize erken gidin, ailenize vakit ayırın” diye konuştu.

    Mehmet Dereci, büyük kızının sağlık durumunun iyiye gittiğini anlatarak, “Perşembe günü İstanbul’a sevk ettireceğiz. Çünkü burada daha yaşayamayız, o da yaşayamaz. Kızımla sırt sırta verip bu işin üstesinden geleceğiz” ifadelerini kullandı. (DHA)

  • Müteahhit, şantiye şefi ile yapı denetim firması yetkilileri ‘asli kusurlu’

    Müteahhit, şantiye şefi ile yapı denetim firması yetkilileri ‘asli kusurlu’


     Hatay’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 80’den fazla kişiye mezar olan Ilgım Apartmanı’na ilişkin ikinci bilirkişi raporu, Atatürk Üniversitesi’ndeki 6 akademisyen tarafından hazırlandı. ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı bilirkişi raporunda; müteahhit ve şantiye şefi Salih Zorsu, yapı denetimi firması yetkilisi Edip Talipoğlu, yapı denetimi firması görevlileri Semir Yoldaş ve Ahmet Tatlı için “asli kusurlu”, belediye yapı kontrol birimi çalışanları için “tali kusurlu” tespiti yapıldı. Ilgım Apartmanı’nda ailesini kaybeden avukat Abdullah Eğilmez, “asli kusurlu” sanıkların tutuklanması için başvuru yapacaklarını belirterek “Biz geride kalan aileler olarak sadece adalet istiyoruz” dedi.

    Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay’ın Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi’nde bulunan 3 yıllık Ilgım Apartmanı da saniyeler içinde yıkıldı, 80’den fazla kişi yaşamını yitirdi. Atatürk Üniversitesi’ndeki 6 akademisyenin hazırladığı bilirkişi raporu, Ilgım Apartmanı’na ilişkin soruşturma dosyasına eklendi. ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı 50 sayfalık bilirkişi raporunda, sorumlu kişiler ve sorumluluk durumları/teknik kusur derecelerine ilişkin şu tespitler yer aldı:

    Yapı Müteahhidi ve şantiye şefi Salih Zorsu: Kolon-kiriş birleşim bölgelerinde sıklaştırma etriyelerinin atılmaması ya da eksik atılması, kolon etriyelerinde kanca açıları ve kanca boylarının yetersizliği gibi önemli faaliyetlerine sebep olmaları nedeni ile ayrıca yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için inşaat alanında iş organizasyonunu sağlamadığı, mevzuatın öngördüğü her türlü tedbiri almak, uygulamak ve uygulatmaktan sorumlu olması nedeniyle yıkılan binada gerekli kontrol ve denetimi gerçekleştirmediği, mevzuatın öngördüğü her türlü tedbiri almak, uygulamak ve uygulatmaktan sorumlu olması nedeniyle yıkılan binada imalat ve uygulama sürecinde gereken dikkat ve özeni göstermediği kanaati ile asli kusurlu sayılmasına karar verilmiştir.

    Yapı Denetimi Firması Görevlileri Semir Yoldaş-Ahmet Tatlı: Kolon-kiriş birleşim bölgelerinde kesişim noktalarında etriyelerin atılmaması ya da eksik atılması, kolon, kiriş ve perde elemanlarında etriye kancalarının yer yer 90 derece yapılması, kolon-kiriş ve perde elemanların inşası sırasında etriye aralıkları için projede verilen ölçülere titizlikle uyulmaması ve nedeni ile görev yetki ve sorumluluğunu yerine getirmedikleri tespit edilmiş olup asli kusurlu sayılmasına karar verilmiştir.

    Yapı Denetimi Firması Yetkilisi Edip Talipoğlu: Dava konusu yıkılan binada fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu imalatların yapılmış olması nedeniyle yapım aşamasında gerekli denetim ve kontrollerin yapılmadığı göz önüne alınarak asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.”

    Tali kusurlular ve kusursuzlar

    Raporda, Belediye Yapı Kontrol Birimi’nde çalışanlar için “Proje ruhsatlandırma ve yapı kullanma izni verilmesi aşamasında fen ve sanat kurallarına uygun yapılmayan binada gerekli kontroller yapılmadığından tali kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır” tespiti yapılırken; yapı sahipleri, statik proje müellifi, proje ve uygulama denetçisi, belediye statik proje kontrol birimi ile zemin etüt raporu hazırlayanlar için “kusuru yoktur” denildi.

    “Biz geride kalan aileler olarak sadece adalet istiyoruz”

    Ilgım Apartmanı’nda annesi Hatice, babası Ahmet ve kız kardeşi Fatma Betül’ü kaybeden avukat Abdullah Eğilmez, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirme, “Depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen ikinci bilirkişi raporumuz yeni dosyaya ulaştı. Bu gelen bilirkişi raporu doğrultusunda tutuksuz olarak yargılanan ‘asli kusurlu’ sanıkların tutuklanması için başvuru yapacağız. Biz geride kalan aileler olarak sadece adalet istiyoruz. Eğer bugün sorumluların ceza almasına uğraşmaz isek yarın olacak depremlerde vefat edecek tüm vatandaşların kanı ellerimizdedir” diye konuştu.

    Ne olmuştu?

    Ilgım Apartmanı’nın soruşturma aşamasında Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden (KTÜ) gelen ilk bilirkişi raporu sonrası müteahhit Salih Zorsu ve yapı denetimci Edip Talipoğlu tahliye edilmişti. Ilgım Apartmanı’nda yakınlarını kaybedenler tahliye kararına tepki göstermişti. Depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen Ilgım Apartmanı’nın iddianamesi tamamlanamadığı için henüz soruşturma aşamasından yargılama aşamasına geçilemedi. 

  • DEM Partili Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan’a 3 yıl 9 ay hapis

    DEM Partili Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan’a 3 yıl 9 ay hapis


    DEM Partili Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davada “silahlı terör örgütüne yardıma teşebbüs” suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Daha önce “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından aldığı cezalar iki kez bozulan Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Zeydan, yeniden yargılandığı davada bugün sekizinci kez hakim karşısına çıktı. Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Zeydan katılmadı.

    Duruşmada ilk sözü alan savcı, Zeydan’ın “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçundan cezalandırılmasını istedi.

    Zeydan’ın avukatlarından Mahsuni Karaman’ın dosyadan çekilmesi üzerine savunmayı Avukat Mehmet Emin Aktar üstlendi. Aktar, avukat değişikliği nedeniyle süre talebinde bulundu. Ancak mahkeme dosyadan çekilen avukatın görevinin kanunen 15 gün süreyle devam ettiğine dikkat çekerek, süreyi uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle talebi reddetti.

    Bunun üzerine Aktar, mahkeme heyetinin güvenlik önlemi alınması için İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazmasına tepki göstererek, “Benim savunma yapmamı beklemeksizin siz dün verdiğiniz yazıyla kararınızı belirlediniz. Savunma yapmak benim ve müvekkilimin hakkıdır. Bu adil yargılamanın gereğidir. Siz süre vermeyerek, bunu ihlal ettiniz” dedi. Aktar’ın reddi hâkim talebi kabul edilmezken, VOA Türkçe’ye konuşan Aktar karara itiraz edeceklerini söyledi.

    Önce 6 yıl olarak açıklanan ceza indirildi

    Daha sonra kararını açıklayan mahkeme, Zeydan’ı “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 6 yıl hapisle cezalandırdı.

    Ancak mahkeme yargılama aşamasında, sunulan deliller ışığında suç vasfının değiştiğine karar verdi. Eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına hükmeden mahkeme, sanığın yargılama sırasındaki olumlu davranışlarını da dikkate alarak cezayı 3 yıl 9 aya indirdi.

    Zeydan’dan tepki: “Karar yok hükmündedir”

    Kararın açıklanmasının ardından Van Büyükşehir Belediyesi’nin önünde toplanan Vanlılar’a seslenen Zeydan, karara tepki gösterdi.

    Kararın açıklanmasından sonra belediyeye gelen Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal tepki gösterdi.

    Kararın açıklanmasından sonra belediyeye gelen Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal tepki gösterdi.

    Kararın yok hükmünde olduğunu savunan Zeydan, davanın siyasi olduğunu söyledi. Daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) benzer davalarda verdiği kararları hatırlatan Zeydan, şunları dile getirdi:

    “Buradan artık Türkiye halklarına hukukun ne kadar siyasi iktidarın emrinde ve emelleri için kararlar verdiğini anlatmaya gerek yok. Adalet yok, hukuk yok, Anayasa yok, sadece ve sadece siyasi iktidarın isteklerini, emirlerini yerine getiren bir yargıyla karşı karşıyayız. Bilirkişi raporlarını tanımayanlar bu davanın kumpas olduğunu teyit etmiştir. Buna rağmen yeniden Van halkının iradesine çökmek için, buna zemin hazırlamak için siyasi iktidarın emriyle bugün yeniden hukuksuz bir ceza verilmiştir. Bizim için önceki kararlarda olduğu gibi bu karar da yok hükmündedir.”

    Çok sayıda Vanlı belediye önünde toplanarak karara tepki gösterdi.

    Çok sayıda Vanlı belediye önünde toplanarak karara tepki gösterdi.

    Daha sonra söz alan Eş Başkan Neslihan Şedal da karara tepki gösterdi. Şedal, halktan morallerini bozmamasını istedi. Bu kararlarla AK Parti’nin kaybettiğini savunan Şedal, şunları söyledi:

    “AKP’nin siyasi arenada hiçbir prestiji kalmamıştır, bütün kapılar AKP’ye kapanmıştır. İşte bu sebeplerden dolayı Kürtler’e karşı, kazanımları artmaya devam eden Kürt halkına karşıdır. Statü sahibi olmaya çok yakın olan Kürt halkına karşı büyük bir nefret politikası yürütmeye devam ediyor. Kazanımlarımızı yeniden gasp etmek istiyorlar ancak burada asla onlara geçit vermeyeceğiz.”

    Ne olmuştu?

    31 Mart seçimlerinden sonra bu dava gerekçe gösterilerek mazbatası verilmeyen daha sonra tepkiler üzerine mazbatası verilen Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan, Halkların Demokrasi Partisi (HDP) milletvekiliyken Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde PKK’ya karşı yürütülen operasyonları durdurmak için düzenlenen canlı kalkan eylemine katıldığı için yargılanıyordu.

    4 Kasım 2016 yapılan operasyonlar kapsamında dokunulmazlığı kaldırılarak tutuklanan Zeydan hakkında, yasak bölge ilan edilen operasyon bölgesine girdiği için “”silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” ve burada yaptığı konuşmalar nedeniyle de “örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla dava açıldı.

    Zeydan, “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçundan 5 yıl, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

    Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulsa da Yargıtay 16. Ceza Dairesince karar bozulmuştu. Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin bozma ilamının ardından 6 Ocak 2022’de tekrar görülen davada Abdullah Zeydan’a 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verilmiş, tutuklu kaldığı süreyi dikkate alan mahkeme, sanığın tahliyesine hükmetmişti. Ancak karar daha sonra Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu.

    Zeydan’ın mazbatasını İl Seçim Kurulu aldı, YSK iade etti

    2015 yılında milletvekili seçildikten bir yıl sonra tutuklanan ve altı yıldan fazla Selahattin Demirtaş’la birlikte cezaevinde kalan Zeydan’ın, 2022 yılında iade edilen memnu hakları (seçilme hakkının geri verilmesi), Adalet Bakanlığı’nın başvurusuyla seçime iki gün kala iptal edildi. Kamuoyunun haberi olmayan bu gelişme sonrası seçimlerin hemen ertesinde AK Parti, İl Seçim Kurulu’na başvurdu ve mazbatanın adayları Abdulahat Arvas’a verilmesini talep etti.

    İl Seçim Kurulu, kurul başkanının aleyhte oyuna rağmen bire karşı iki oyla mazbatayı seçimde yüzde 55,48 oy alan Zeydan yerine yüzde 27,15’lik oy elde eden ikinci sıradaki AK Parti adayı Abdulahat Arvas’a verdi.

    DEM Parti’nin YSK’ya yaptığı itirazın kabul edilmesi üzerine YSK, Van İl Seçim Kurulu’nun kararını iptal ederek, mazbatayı tekrar Zeydan’a verdi.

  • Afyonkarahisar’daki orman ürünleri fabrikasında çıkan yangın sürüyor

    Afyonkarahisar’daki orman ürünleri fabrikasında çıkan yangın sürüyor


    Afyonkarahisar’da orman ürünleri fabrikasında çıkan yangına müdahale ediliyor.

    Alınan bilgiye göre, Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan orman ürünleri fabrikasında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

    Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, gazetecilere yaptığı açıklamada, yangın ihbarı alınması üzerine olay yerine 9 ekibin sevk edildiğini söyledi.

    Vali Kübra Güran Yiğitbaşı

    Şu anda olay yerinde 40 itfaiye aracı, 7 arazöz, Emniyete ait 4 Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA), toplamda 54 ekip, 149 personelin yangına müdahale ettiğini belirten Yiğitbaşı, “Aynı zamanda 2 ambulans ve 6 personel tedbir amaçlı olay yerinde bulunuyor. Bir mobilya toptancısında gerçekleşmesinden dolayı tabii yangın çok büyüdü. İçeride ahşap ve suntadan çok fazla malzeme var ve dolayısıyla yanıcı maddeler. Biz bütün ilçelerden, beldelerden itfaiye araçlarını buraya sevk ettik” diye konuştu.

    Şu an için tek teselli kaynağının can kaybı olmaması olduğunu dile getiren Yiğitbaşı, şunları kaydetti:

    “İşletme sahibiyle de görüştüm şu an için Allah’a şükür bir can kaybımız olmadığını değerlendiriyorum. Çalışanlardan kimse yok içeride. Yangınla ilgili şu an herhangi bir şey söylemek için erken. Ancak bir elektrikli malzemeden ya da belki sigara izmaritinden kaynaklandığı düşüncesi var işletme sahibinde. Büyük bir yangınla karşı karşıyayız. Ekipler burada. Yangının arka taraftaki diğer işletmelere de ulaşmaması için önlem aldık çünkü orada da yanıcı maddeler olabileceğini değerlendiriyoruz. Plastik işletmemiz var. Umuyoruz ki daha fazla işletmemiz zarar görmesin.” (AA)

  • Bak beyim, benim adım Yaşar Usta, CHP’yi rahat bırak artık


    Eşim Tansu dün bana şunu sordu:

    Kemal Kılıçdaroğlu ne yapmak istiyor?”

    Görüşümü söylemeden önce şunu diyeyim:

    CHP’nin her döneminde ailesinin bir ferdi vardır

    Tansu, CHP üyesi…

    Her seçimde Instagram’da elinde parti üyelik kartı ile fotoğrafını paylaşır.

    Ailesinin üçüncü nesil parti üyesidir.

    Yani yüz yıllık CHP’nin neredeyse tamamında ailesinin bir ferdi vardır.

    Bense Demokrat Partili bir ailede doğdum, büyüdüm.

    Ama 3 nesil CHP’li bu aile, kızlarının Demokrat Partili bir ailenin çocuğu ile evlenmesine gönülden razı oldular.

    Kemal Kılıçdaroğlu

    Kemal Kılıçdaroğlu ne yapmak istiyor?

    Kemal Kılıçdaroğlu ne yapmak istiyor?

    Benim görüşüm şu:

    2023’de kendisi cumhurbaşkanı seçilemedi.

    2028’de bir başka CHP’linin o koltuğa oturmaması için elinden geleni yapıyor.

    Erdoğan kazanmadı, Kılıçdaroğlu kaybetti

    2028’de bir CHP’li başkan adayı yine kaybederse…

    O seçimi Erdoğan kazanmış olmayacak.

    2023’te Erdoğan kazanmadı.

    Kemal Kılıçdaroğlu kaybetmişti.

    Özgür Özel’in genel başkan seçildiği CHP’nin 2023 kurultayı

    Durum şu: 2023’te kaybetti, 2028’de kaybettirmek istiyor

    2028’de de bu defa yine Kılıçdaroğlu kaybettirecek.

    Bunun için partinin bölünmesi mi gerekir?

    Böldürür.

    Kurultay için söylediklerinden dolayı parti hakkında dava mı açılır…

    Hiç düşünmez, yürür gider.

    İhtiyarlık böyle bir şeydir; bazılarını muhterisleştirir, bazılarını bilgeleştirir

    Çünkü ihtiyarlık böyle bir şeydir.

    Bazılarını muhterisleştirir, kötü bir insan haline getirir.

    Bazılarını ise bilgeleştirir.

    2023’ten sonra onun bilgeleşmesini bekliyordum.

    Muhterisleşti.

    Yeşiçam’ın kötü karakterlerinden Hüseyin Peyda

    Ona bakınca Hüseyin Peyda’yı görüyorum

    Artık ona bakınca Yeşiçam’ın kötü ihtiyar karakterlerini görüyorum.

    Hüseyin Peyda’nın canlandırdığı tipleri mesela…

    Erol Taş

    Süheyl Eğriboz

    Ahmet Tarık Tekçe

    Aslında kendileri iyi insan olup da kötü karakterleri oynayan insanlarımız.

    Kılıçdaroğlu’na bakınca onların kendilerini değil, oynadıkları karakterleri hatırlıyorum.

    Oysa bir Yaşar Usta olabilirdi

    Oysa bir Yaşar Usta olabilirdi.

    Bizim Aile filminde ailesine, yuvasına sahip çıkan o muhteşem halk kahramanı.

    Yaşlılığı kahramanca bir bilgeliğe çeviren insan…

    Yaşlı Yaşar Usta…

    Ne diyordu Yaşar Usta hiç unutamadığımız o repliğinde?

    Ne diyordu, nesiller boyu aklımızda kalan o repliğinde;

    “Bak beyim” diyordu.

    “Ben Yaşar Usta… Ben dolardan, borsadan anlamam. Benim ailemi, çocuklarımı rahat bırak.”

    Öyle diyordu ailesini dağıtmak isteyen insanlara.

    Ondan bekliyorduk ki, artık oturduğu köşesinden şunu desin;

    “Ben koltuk kavgasından, iktidar hırsından anlamam. Benim partimi rahat bırakın…”

    Olmadı be Kemal Usta, hiç olmadı

    Ama o ne yaptı?

    Partisini hırpalamak, bölmek isteyenlerle ele ele, omuz omuza, kaybettiği bir kurultayı mahkemeye taşıttı.

    Olmadı be Kemal Usta.

    Olmadı.

    Yeşilçam’ın tonton yaşlıları ailesine katılmadın.

    Hikmet Çetin gibi siyasetin bilge yaşlıları kulübüne üye olmadın.

    Gittin, en berbat yaşlı adam rollerine soyundun.

    Ama emin ol…

    Birincide kaybettin, ikincisinde kaybettiremeyeceksin.

    Dinle ey yaşlı adam, beni iyi dinle

    On üç seçim kaybettin.

    Kurultay’da da kaybettin.

    Kazananlar, CHP’yi on ay sonra Türkiye’nin en büyük partisi haline getirdi.

    Bunu bilen CHP’liler, on dördüncü defa seçim kaybetmen için seni yeniden o koltuğa oturtur mu sanıyorsun arkadaş?

    Oturtursa da yuh olsun o CHP’ye.

    Benim ailemin üç nesil kadını 28 Mayıs gecesi senin yüzünden ağladı.

    Eminim bir daha gelirsen, o parti kartlarını yırtar atarlar.


  • Mansur Yavaş’tan “ikili aday” formülü

    Mansur Yavaş’tan “ikili aday” formülü


    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ön seçime girmeyeceğini açıklarken, ikili aday formülünü gündeme getirdi. Bu formüle göre her iki isim de aday olacak seçimin ikinci turunda düşük oy alan Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacak.

    CHP Cumhurbaşkanı adayını belirleme yöntemi, ön seçim ve zamanlama konusunda kritik bir viraja girdi. Edinilen bilgiye göre, üçlü zirvede Özel ve İmamoğlu ön seçimin yapılması gerektiğini vurguladı. Yavaş ise ön seçime karşı olmadığını ancak zamanlamada sorun olduğu görüşünü yeniledi.

    Ön seçimin tek kriter olmaması gerektiğini, anket ve alternatif seçeneklerin de değerlendirilmesini isteyen Yavaş, “Hepsi bizim partililerimiz bizim üyelerimiz, verecekleri karara saygımız var ama gündem bu değil. Ön seçim partililer arasında ayrışmaya yol açar. Bunun belirtileri de var“’ sözleriyle endişesini anlattı.

    Yavaş, “Bizim gündemimiz açlık ve yoksulluk olmalı, insanlar perişan. İktidarı biz ancak bu gündemle devirebiliriz. Bu konuda çalışma yapıp halka bozulan ekonomiyi düzeltebileceğimiz konusunda güven vermeli ve önceliğimiz bu olmalı” dedi.

    Yavaş ön seçime katılmayıp aday olursa Cumhurbaşkanlığı seçiminde birden fazla aday çıkacak. Yavaş, zirvede çoklu aday önerisini getirdi. (Sözcü)

    Mansur Yavaş, CHP’nin ön seçimine katılmayacak!
    Özel, İmamoğlu ve Yavaş’tan ‘cumhurbaşkanı adaylığı’ zirvesi: Birlikteyiz, hep birlikte olacağız, hep beraber kazanacağız!