Kategori: Genel

Serbest Görüş farklı konularda kapsamlı haberler ve bilgi içerikleri sunmaktadır. Sitemiz ekonomi, politika, toplumsal olaylar ve daha fazlasını kapsayan geniş bir yelpazede haber ve analizler içermektedir.  Geniş bir konu yelpazesinde güncel bilgiler ve derinlemesine incelemelerle okuyuculara çeşitli perspektifler sunar.

  • Suç örgütlerine yönelik operasyonlarında 22 şüpheli yakalandı

    Suç örgütlerine yönelik operasyonlarında 22 şüpheli yakalandı


    Serbest Görüş Haber Merkezi

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Mersin’de “Kaplanlar” olarak bilinen organize suç örgütüne yönelik düzenlenen ‘Hücre-12’ operasyonlarında, 22 şüpheli yakalandı, bunlardan 15’i tutuklandığını duyurdu.

    Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Bakan Yerlikaya, şu bilgileri aktardı:

    “Mersin’de ‘Kaplanlar’ olarak bilinen Organize Suç Örgütüne yönelik düzenlenen ‘HÜCRE-12’ operasyonlarında; 22 şüpheli yakalandı.

    Şüphelilerin;15’i tutuklandı. 7’si hakkında adli kontrol kararı verildi.

    Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda; Mersin İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; 33 ayrı adrese yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan organize suç örgütü üyesi şüphelilerin;

    ◼️ Silahlı Tehdit,

    ◼️ Silah Zoruyla Senet İmzalatmak Suretiyle Yağma,

    ◼️ Birden Fazla Kişiyle Nitelikli Yağma,

    ◼️ 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet,

    ◼️ Şantaj,

    ◼️ Kumar Oynatmak İçin Yer Temin Etme ve

    ◼️ Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçlarından Savcılıklarımızca haklarında soruşturma başlatıldı.

    Operasyonlar sonucu; 7 adet ruhsatsız tabanca, Muhtelif miktarda uyuşturucu madde ile Çok sayıda kesici/delici alet ve dijital materyal ele geçirildi.

    Operasyonu koordine eden Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve operasyonu gerçekleştiren Kahraman Polislerimizi tebrik ediyorum.

     


     

  • İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı “bilirkişi” iddianamesini tamamladı: İmamoğlu hakkında istenen toplam hapis cezası 23 yılı aştı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı “bilirkişi” iddianamesini tamamladı: İmamoğlu hakkında istenen toplam hapis cezası 23 yılı aştı


    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, bilirkişi S.A. ile ilgili sözleri nedeniyle başlatmış olduğu soruşturmada, iddianame tamamlandı.

    Başsavcılığın, Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun hazırladığı iddianamede “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek” ile suçlanan İBB Başkanı hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası isteniyor. İddianamede, “hak yoksunluğu” da talep ediliyor.

    Hak yoksunluğundan da ceza verilmesi halinde İmamoğlu, cezanın infazı süresi boyunca seçme ve seçilme hakkını yitirecek ve kamu görevi üstlenemeyecek.

    İddianamenin, ilgili İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından mahkeme günü belirlenecek.

    İmamoğlu, soruşturmadan Erdoğan’ı sorumlu tuttu: “Bizans oyunlarıyla yargı aracılığıyla ayak oyunları yapmayı bıraksın”

    İddianame ile ilgili sosyal medya hesaplarından açıklamalarda bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir kez daha Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldı.

    İmamoğlu, “Hakkımda 25 yıl hapis cezası istenen davaların altında Sayın Cumhurbaşkanının imzası vardır, başkasının değil, kimseyi kandıramazsınız. Kendisini mertçe mindere, sandığa davet ediyorum. Kasımpaşalı gibi davransın, Bizans oyunlarıyla yargı aracılığıyla ayak oyunları yapmayı bıraksın. Bu millet cesur olanı, mert olanı sever” dedi.

    İmamoğlu bilirkişi hakkında neler demişti?

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 27 Ocak’ta Saraçhane’deki belediye binasında gerçekleştiği basın toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve iştirakleri ile ilgili soruşturmalarda sürekli bilirkişi olarak atanan S.A.’nın ismini açıklayarak, “art niyetli olduğunu söylemişti.

    2015’te Beylikdüzü Belediye Başkanlığı sırasında yapılan ihaleyle ilgili açılan davada, Danıştay’ın lehte karar vermesine rağmen ihalenin yeniden dava konusu olduğunu belirten İmamoğlu, şu ifadeleri kullanmıştı:

    “Bu bilirkişi, raporunu sundu, ihalede sorumluluğum olduğunu iddia etti. Belediye iç denetçisinin raporu hakkında işlem yapmamışım. İddianameye girdi. Bu iddia çok ciddi ve önemli. Yalnız ortada bir sorun var. Böyle bir rapor yok. 2 Şubat 2024’te, İETT hakkında yürütülen bir soruşturmaya, yine bilirkişi olarak Satılmış Bey atandı. Geçtiğimiz Eylül ayında, asfalt firmamız İSFALT ile ilgili yürütülen bir soruşturmada da bilirkişi olarak yine Satılmış Bey tercih edildi. Beşiktaş ve Esenyurt operasyonlarının ardından, konunun İBB’ye getirilmek istendiğini belirtmiştim. İşte bilirkişi Satılmış Bey’e verilen bu 2 dosya da aynı soruşturmada yer alıyor. 2018 yılında İSBAK şirketimizde yapılan bir ihale ile ilgiliydi. Usulsüzlük tespit ettik. Mahkemeye verdik. Mahkeme, 2023 yılında bu soruşturmada, yine ünlü bilirkişi Satılmış Bey’i tercih etti. Sonuç ne oldu? Satılmış Bey, ‘usulsüzlük var’ dediği dosya için, ‘kusur yok’ raporu verildi.”

    İmamoğlu’nun suçlamalarını reddeden bilirkişi şikayetçi oldu

    Toplantıda, Cumhurbaşkanı’nın sık sık kullandığı “Turpun büyüğü heybede” sözlerini 71 yaşındaki bilirkişi için sarf eden İmamoğlu’nun tüm ifadeleri iddianamede yer aldı.

    İddianamede müşteki olarak yer alan S.A. ise suçlamaları reddetti ve hiçbir zaman hukuksuz bir işe imza atmadığını söyledi.

    Bilirkişi, İmamoğlu’nun açıklamaları sonrası sosyal medyada hakkında karalama kampanyaları yapıldığını söyleyerek şikayetçi oldu.

    Bugüne kadar 24 CHP’li belediye hakkındaki soruşturmalarda bilirkişi olarak görev yaptığını söyleyen S.A bunlardan 22’sini soruşturma dosyasına sunduğunu belirtti.

    Siyasi yasak istenen İmamoğlu hakkındaki dava sayısı beşe çıkacak

    Bu iddianamenin asliye ceza mahkemesi tarafından kabul edilmesi sonrası İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu hakkında açılan dava sayısı dörde yükselecek.

    İBB Başkanı, Yüksek Seçim Kurulu üyelerine “ahmak” dediği iddiasıyla yapılan yargılamada, 14 Aralık 2022’de 2 yıl 7 ay 15 gün hapse mahkum edildi.

    İstinaf mahkemesi olarak görev yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararın üzerinden 26 ay geçmesine rağmen kararını vermiş değil.

    İstinaf mahkemesi kararı onarsa dosya Yargıtay’a gidecek, ilgili Yargıtay dairesi de kararı onarsa İmamoğlu siyasi yasaklı hale gelecek.

    2015’te Beylikdüzü Belediyesi’ndeki bir ihalede yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla Büyükçekmece Adliyesi’nde görülen davada üç duruşmadır savcının esas hakkında mütalaası bekleniyor.

    İmamoğlu hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis istenen davanın bir sonraki duruşması 11 Nisan’da görülecek.

    Akın Gürlek davası da 11 Nisan’da

    İmamoğlu’nun 11 Nisan’da bir başka duruşması daha var.

    20 Ocak’ta Caddebostan Kültür Merkezi’nde bir konuşma yaptığı sırada CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın’ın evinden gözaltına alındığını öğrenince İBB Başkanı, “Bak başsavcı sana söylüyorum. Biz var ya senin evlatlarını bile bu muamelelerden kurtarmak için seni yöneten aklı bu milletin zihninden söküp atacağız. Bunu unutma. Söküp atacağız ki senin evlatlarının kapısına birileri dayanmasın, senin evlatlarını sabahın köründe evinden kimse almasın” sözleriyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i eleştirmişti.

    7 Şubat’ta başlatılan soruşturma nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Savcısı’na ifade veren İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianamede, 7 yıl 4 aya kadar hapsi isteniyor.

    Yargılama, Akın Gürlek’in daha önce heyet başkanlığını yaptığı 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılacak.

    İmamoğlu, 2019’da dönemim Ordu Valisi’ne hakaret suçlamasıyla açılan davada ise 2021 yılında “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı gıyabında alenen hakaret” suçundan 354 gün karşılığı 7 bin 80 lira adli para cezasına mahkum edildi.

    Karar kesinleşmesi için Yargıtay’da bulunuyor.

  • İktidarın hedef aldığı TÜSİAD’ın ‘akil’leri yol haritası için toplandı: İşte alınan kararlar

    İktidarın hedef aldığı TÜSİAD’ın ‘akil’leri yol haritası için toplandı: İşte alınan kararlar


    Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras hakkında soruşturma başlatılmasının ardından eski yöneticilerin de katıldığı üst düzey toplantı yapan TÜSİAD’ın, yaşanan tartışmalara ilişkin olarak iki açıklama metni hazırladığı öğrenildi. Ortak karar ise ilişkileri sertleştirmeden, sakin bir duruşla eleştirilerin arkasında durmak ve Aras’a destek vermek.

    TÜSİAD olağan genel kurul toplantısında gerçekleştirilen sunumda, “Politik hayatta olağanüstü olaylar” başlıklı slaytta; politikacılar, iş insanları ve gazetecilere yönelik yargı süreçlerine dikkat çekilerek “sorgulanıyor, tutuklanıyor” ifadeleri kullanıldı. Slaytta ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edilen teğmenler de “Ordudan ihraç ediliyor” ifadesiyle gündeme getirildi.

    TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, genel kurula hitaben yaptığı konuşmada, kayyım uygulamalarını, son dönemde artan soruşturma ve tutuklamaları, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik davaları eleştirdi. TÜSİAD’ın hükümete yönelik eleştirileri, iktidar ile derneği karşı karşıya getirirken, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras hakkında, dernek genel kurulunda dile getirdiği görüş ve eleştiriler gerekçe gösterilerek soruşturma başlatıldı.

    TÜSİAD’da üst düzey toplantı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca açılan soruşturma, Ömer Aras’ın, konuşmasıyla “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ettiği” ve “gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yaydığı” iddialarına dayandırıldı. Yaşanan gelişmeler üzerine, TÜSİAD’da üst düzey bir toplantı yapıldı.

    Soruşturma gündemi ile gerçekleşen toplantıda, TÜSİAD’ın onursal başkanları, YİK başkanları ve eski yönetim kurulu başkanlarından oluşan isimler yer aldı. Toplantıda TÜSİAD’ın ‘akil isimleri’ olarak adlandırılan iş insanlarının, soruşturma kararıyla ilgili nasıl bir yol izleneceğini ele aldığı öğrenildi. 

    Cumhuriyet’ten Jale Özgentürk’ün aktardığına göre; TÜSİAD yönetimi; eski başkanları ve bir anlamda akil adamları Rahmi Koç, Tuncay Özilhan, Bülent Eczacıbaşı, Cem Boyner gibi isimlerle, Ankara ile ipleri fazla germeden bir metin hazırlamak için iki gündür görüşme halinde. TÜSİAD’ın hükümete cevabı için hazırlanan iki metnin, geri adım atılmadan Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ömer Aras’ın arkasında durulması yönünde olduğu öğrenildi. 

     

    TÜSİAD neden hedefte, neler oldu?

    Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) olağan genel kurul toplantısında gerçekleştirilen sunumda, “Politik hayatta olağanüstü olaylar” başlıklı slaytta; politikacılar, iş insanları ve gazetecilere yönelik yargı süreçlerine dikkat çekilerek “sorgulanıyor, tutuklanıyor” ifadeleri kullanılmıştı.

    Hükümetten TÜSİAD’a yanıt: Türkiye eski Türkiye değil; hiçbir kuruluş, kendisini milletin iradesinin ve hukukun üstünde göremez

    Slaytta ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edilen teğmenler de “Ordudan ihraç ediliyor” ifadesiyle işaretlenmişti.

    TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras yaptığı konuşmada, son haftalarda politik hayatta olağanüstü olayların yaşandığını belirterek, “Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor, yerlerine kayyım atanıyor. Bir siyasi parti lideri hakkında önce soruşturma başlatılıyor, sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor. Birçok sanatçının menajerliğini yapan bir iş kadını hakkında önce soruşturma başlatılıyor, sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor” ifadelerini kullanmıştı.

    Aras, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki davalara da dikkati çekerek, “Bir büyükşehir belediye başkanı hakkında, yaptığı konuşmalar nedeniyle basın toplantısından dakikalar sonra soruşturmalar açılıyor. Bilirkişi görüşmesini yayınlayan gazeteciler gözaltına alınıyor, genel yayın yönetmeni tutuklanıyor” diye konuşmuştu.

    Aras, 6 Şubat depremleri ve Kartalaya yangını başta olmak üzere yaşanan trajik olaylar hakkında da,  “Kurallarımız vardır ama uymayan çoktur, yeterli denetim yoktur. Bu ölümlerin ana nedeni sistem bozukluğudur… Bu sistemin nasıl düzeleceği çok net bellidir. Sistemin kendi kendini düzeltme mekanizması olmalıdır. Sorumlular görevden ayrılmalı, hesap vermeli ve yerlerine yetkin kişiler gelmelidir” demişti. 

    TIKLAYIN –  TÜSİAD sunumundan: Politikacılar, iş insanları, gazeteciler sorgulanıyor, tutuklanıyor, kayyım atanıyor, teğmenler ihraç ediliyor…

    TIKLAYIN – TÜSİAD YİK Başkanı Ömer Aras; Kartalkaya, İliç, Soma’daki ölümlere dikkat çekti, dünyadan örnekler verdi “sorumlular hesap vermeli, yerlerine yetkin kişiler gelmeli” dedi

    TIKLAYIN – TÜSİAD Başkanı Turan sordu: Kimin yüzü gülüyor?

    TIKLAYIN -TÜSİAD’ın sistem ve iktidar eleştirileri gazete manşetlerinde!

    Orhan Turan ne demişti?

    TÜSİAD’ın dünkü olağan Genel Kurul toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan şunları söylemişti:

    “Tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir. Devlet de hukukla bağlıdır. Her kademede yönetim keyfi değil, hukuk kurallarına göre yapılır. Burada sorun varsa her yerde sorun çıkar. Hukuka güven kalmazsa güvensizlik, istikrarsızlık ve belirsizlik her yere sirayet eder.”

    Özgür Özel: Bugün açılan soruşturma TÜSİAD’ın sözlerini doğruladı

    Aras hakkında soruşturma başlatıldı 

    TÜSİAD YİK Başkanı Ömer Aras hakkında soruşturma!

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ömer Aras hakkında soruşturma başlattı. Yapılan açıklamada, “TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras hakkında gerçeğe aykırı, kamu barışını bozmaya elverişli nitelikli sözleri nedeniyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve gerçeği aykırı bilgiyi alenen yayma suçlarından Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır.”denildi. 

    Bakan Tunç’tan TÜSİAD açıklaması: Tamamen ideolojik, siyasi düşünceler

     

  • İstanbul’da Valilik ve AKOM’dan uyarı: Kar geliyor

    İstanbul’da Valilik ve AKOM’dan uyarı: Kar geliyor


    Türkiye yeni bir soğuk havanın etkisine giriyor. İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı (AKOM), bölgede sıcaklıkların 3-6 derece birden düşeceğini ve yeni haftayla birlikte kar yağışının tekrar etkisini artırarak geleceğini açıkladı.

    AKOM, 17 Şubat 2025 Pazartesi itibarıyla İstanbul’da şiddetli yağış ve soğuk hava dalgasının etkili olacağını duyurdu. Hafta boyunca sıcaklıkların hızla düşmesiyle birlikte, yağışların Çarşamba gününden itibaren karla karışık yağmura ve kara dönüşmesi bekleniyor. Haftalık tahminlere göre Perşembe devam edecek kar yağışının Cuma ve Cumartesi kuvvetleneceği ve kent genelinde etkili olacağı öngörülüyor. Vatandaşların buzlanma, don ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli olmaları gerektiği bildirildi.

    Sibirya soğukları geri dönüyor

    Uzmanların tahminlerine göre İstanbul ve çevresi, hafta boyunca Sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgasının etkisine girecek. Hava sıcaklıklarının 0 – 3°C arasında seyredeceği, Çarşamba gününden itibaren ise karla karışık yağmur görüleceği belirtiliyor.

    Baraj doluluk oranı ve deniz suyu sıcaklığı

    Şehir genelindeki barajların doluluk oranı yüzde 61,42 seviyesine ulaşarak 533 milyon m³ su seviyesine ulaştı. Deniz suyu sıcaklığı ise 9°C olarak ölçüldü.

    Ulaşımda aksamalar yaşanabilir

    AKOM, sürücüleri özellikle gece ve sabah saatlerinde don ve buzlanma riskine karşı dikkatli olmaya çağırdı. Şehir genelinde kar yağışıyla birlikte yolların kapanabileceği, ulaşımda aksaklıkların yaşanabileceği ve gizli buzlanma riskinin arttığı bildirildi.

    Yetkililer, hava sıcaklıklarının 25 Şubat’a kadar mevsim normallerinin 4 – 8°C altında seyredeceğini ve 26 Şubat – 5 Mart tarihleri arasında normale dönmesinin beklendiğini belirtti. Vatandaşların güncel hava durumu tahminlerini takip etmeleri ve zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları önerildi.

    İstanbul Valiliği: Dikkatli ve tedbirli olunmalıdır

    İstanbul Valiliği, yeni haftada sıcaklıkların düşmesiyle birlikte kentin soğuk havanın etkisine girmesinin beklendiğini bildirdi.

    Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmeleri doğrultusunda, İstanbul’da bugünden itibaren sıcaklıkların düşmesi bekleniyor.

    Valilikten yapılan açıklama şöyle:

    “#Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün değerlendirmelerine göre;

    İlimizde hafta başından itibaren sıcaklıkların düşmesi ile birlikte soğuk havanın etkisine girmesi beklenmektedir.

    İlimizde halen devam eden yağışların; bu geceden itibaren, yarın (Pazartesi günü) akşam saatlerine kadar yerel olarak kuvvetli olması beklenmektedir.

    Salı günü de kuvvetli yağışların; 19.02.2025 (Çarşamba) günü karla karışık yağmur, yüksekleri kar yağışlı, 20.02.2025 (Perşembe) ve 21.02.2025 (Cuma) günü aralıklı olmak üzere kar yağışlı geçeceği tahmin edilmektedir.

    Dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.”

     


     

  • Eski AKP milletvekili Denizolgun’dan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş hakkında ağır suçlama: Süleymancılar’a yönelik operasyonu durdurdu

    Eski AKP milletvekili Denizolgun’dan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş hakkında ağır suçlama: Süleymancılar’a yönelik operasyonu durdurdu


    Eski AKP Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş‘ın, Süleymancılar Cemaati’ne yönelik yürütülecek bir operasyonu durdurduğunu iddia etti. Diyanet İşleri Başkanlığı, Denizolgun’un iddialarını yalanlayarak, konuyla ilgili yasal işlem başlatacağını açıkladı.

    Denizolgun, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, davet üzerine Ali Erbaş ile gerçekleştirdiği özel bir görüşmeye dair detaylar verdi. Erbaş’ın, AKP genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın operasyon talimatına karşın, bu planı kendisinin durdurduğunu itiraf ettiğini öne sürdü. Denizolgun, “Diyanet İşleri Başkanı bana, ‘Geçen sene Cumhurbaşkanı operasyon talimatı verdi, ben durdurdum’ dedi. Bu itiraf üzerine şoke oldum” ifadelerini kullandı.

    Ayrıca Denizolgun, Süleymancılar Cemaati’nin devlet bürokrasisine rüşvet vererek operasyonlardan sıyrılmaya çalıştığını, bu süreçte Ali Erbaş’ın da cemaate ‘cansuyu’ olduğunu iddia etti. BirGün’de yer alan habere göre, cemaatin, “Kurişiilere” koruma sağladığını ve bu durumun devletin güvenliğine zarar verdiğini belirtti.

    Diyanet İşleri Başkanlığı ise yaptığı karşı açıklamada, Denizolgun’un iddialarının asılsız olduğunu ve tamamen hayal ürünü olduğunu vurguladı. Başkanlık, “Bu tür asılsız iddialarla Diyanet İşleri Başkanlığımızın ve Başkanımızın itibarını zedelemeye yönelik girişimler kabul edilemez” ifadeler kullandı.

    Denizolgun, konunun mahkemeye taşınacağını belirterek, iddialarını belgelendireceğini ve kamuoyuna konu hakkında daha fazla bilgi sunacağını duyurdu. (BirGün)


     

  • İstanbul’da yeni haftada trafik yoğunluğu yüzde 76’ya kadar çıktı

    İstanbul’da yeni haftada trafik yoğunluğu yüzde 76’ya kadar çıktı


    İstanbul’da bazı bölgelerde etkili olan sağanak nedeniyle haftanın ilk iş gününde trafik yoğunluğu yüzde 76’ya ulaştı.

    Kent genelinde sabah saatlerinde trafik yavaş ilerlerken, toplu ulaşımda özellikle aktarma istasyonlarında kalabalık oluştu.

    Avrupa Yakası’nda, D-100 kara yolu Ankara istikametinde Avcılar, Bakırköy, Edirnekapı, Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Mecidiyeköy ve Çağlayan’da araçlar güçlükle ilerliyor.

    TEM Otoyolu Ankara istikametinde Seyrantepe, Hasdal ve Kağıthane’de trafik yoğunluğu yaşanıyor.

    Anadolu ile Avrupa Yakası arasındaki geçişlerde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Avrasya Tüneli ile bağlantı yollarında araç yoğunluğu gözleniyor.

    Anadolu Yakası’nda D-100 kara yolu Edirne istikametinde Bostancı, Uzunçayır, Ataşehir ve Ümraniye’de araçlar güçlükle seyrediyor.

    Kentte aralıklarla etkili olan yağış nedeniyle sürücüler trafikte yavaş ilerlerken, özellikle aktarmaların yapıldığı toplu taşıma duraklarında da yoğunluk yaşanıyor.

    İBB CepTrafik haritası verilerine göre, Avrupa Yakası’nda yüzde 71, Anadolu Yakası’nda yüzde 83’e kadar ulaşırken, kent genelindeki trafik yoğunluğu ise yüzde 76’ya çıktı. (AA)


     

  • Biri bana eşek şakası yaptık desin

    Biri bana eşek şakası yaptık desin


    Serbest Görüş Haber Merkezi

    ‘Müstehcenlik’ suçundan gözaltına alınıp, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan sosyal medya fenomeni Merve Taşkın sosyal medya hesabından gözaltına alındıktan sonra neler yaşadığını anlattı. Hakkında ev hapsi kararı verilen Taşkın, “Biri bana eşek şakası yaptık hiçbiri gerçek değil desin lütfen… Bu kez ağladım” ifadelerini kullandı.

    14 Şubat paylaşımı sonrası gözaltına alınan fenomen Merve Taşkın için ev hapsi cezası

    Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda sevgililer gününü yalnız geçirmek istemeyenlerle 400 bin lira karşılığında yemek yiyebileceği paylaşımı yapan Merve Taşkın, Asayiş Şube Müdürlüğü, Ahlak Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınmıştı. Sulh ceza hakimliği sorgusu tamamlanan Merve Taşkın hakkında ev hapsi şekilde adli kontrol hükmünün uygulanmasına karar verildi.

    Emniyetten çıkarılırken gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakan Taşkın, sosyal medya hesabından gözaltı sürecini ilk kez anlattı.

    Taşkın’ın paylaşımı şu şekilde:

    “Neler yasadim?

    1- Evden alindim gayrettepe asayis sube mudurlugune goturuldum ifadem alindi (polisler cok tatli davrandilar hepsine tesekkur ediyorum buradan)

    2- Telefonuma el koyuldu (ne zaman geri verirler bilmiyorum)

    3- Ifadeden sonra soguk, havasiz, hijyenik gozukmeyen nezarethanede bir gece kaldim (usudum)

    4- Sonrasinda sabah 5 gibi pavyondan topladiklari iranli kizlari da benim yanima getirdiler

    5- Kizlardan biri basta agliyordu nezarethaneye dustu diye sonra benim turk oldugumu ve sosyal medyadan dolayi orada oldugumu ogrenince gulmeye basladi.. Iceride turk varmis diye yanindakilere anlatti. Turk turke bunu yapiyorsa ben niye aglayayim dedi

    6- Pavyonda turklerde vardi onlarin bile ifadeleri alindi sonra serbest biraktilar sen niye burada tutuluyorsun ki dedi.

    7- Ertesi gun caglayan adliyesine goturuldum. Orada ifade verdigim savci da guler yuzlu tatli biriydi ama sol gosterip sagdan vurdu ve tutuklanmami istedi.. Hic beklemiyordum..

    8- Hakim karsisina durusmaya ciktim ve ev hapsi cezasi karari verildi

    9- Cezanin ne kadar surecegi henuz belli degil

    10- Biri bana sana essek sakasi yaptik hicbiri gercek degil desin lutfen..

    Bonus: bu sefer agladim..”

    Editörün notu: Paylaşımdaki imla hataları düzeltilmemiştir.


     


     

  • Kaza mı, cinayet mi olduğu araştırılıyor

    Kaza mı, cinayet mi olduğu araştırılıyor


    Sultangazi’de evde temizlenen silahın ateş alması sonucu hastaneye kaldırılan evli ve 3 çocuk babası Faruk Kalburcu (46) hayatını kaybetti. Kalburcu’nun cenazesini Adli Tıp Kurumu’ndan teslim almaya gelen ailesi olayın kaza olmadığını Kalburcu’nun eşi Pınar Kalburcu (40) ve evini ziyarete gelen baldızı Çiğdem B. (33) tarafından öldürüldüğünü iddia ederken polis olayla ilgili soruşturma başlattı. Üzüntülü baba İsa Bağdatlı, “Gelin Pınar Kalburcu ve baldız planlı bir şeyler yaptılar ama açığa çıkarmıyorlar” dedi. Faruk Kalburcu’nun ölümünü şüpheli bulan polis ekipleri, Kalburcu’nun eşi Pınar Kalburcu ve baldızı Çiğdem B.’yi gözaltına aldı.

    Olay, dün saat 19.00 sıralarında Cebeci Mahallesi 2015. Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 112 Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarda Faruk Kalburcu’nun silahını temizlediği sırada ateş alması sonucunda yaralandığı ihbarı yapıldı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen polis ekipleri bina girişinde güvenlik önlemi alırken eve giren sağlık ekipleri Faruk Kalburcu’yu ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırdı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybeden Kalburcu’nun cenazesi Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı.

    “Eşi ve baldızı planladı”

    Kalburcu’nun cenazesini teslim almaya memleketi Gaziantep’ten gelen baba İsa Bağdatlı, olayın silah temizliği sırasında yaşanmadığını öne sürdü. Bağdatlı’nın iddiasına göre, oğlunun baldızı Çiğdem B.’nin eşi 3 yıl önce vefat etti. Çiğdem B.’nin o günden beri silah taşıdığını iddia eden acılı baba İsa Bağdatlı olay günü Çiğdem B.’nin ablası Pınar Kalburcu’yu evine ziyarete geldiğini öne sürdü. Eşiyle bir süredir sorunlar yaşayan Pınar Kalburcu ise kardeşi Çiğdem B. ile plan yaparak eşini öldürdü. Cinayette kullanılan silah ise, ölen Faruk Kalburcu’nun baldızının silahıydı. Polise ihbarda bulunarak olayın silah temizliği yaparken yanlışlıkla gerçekleştiği söyledikleri öğrenildi. Polis, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken Kalburcu’nun eşi Pınar Kalburcu ve baldızı Çiğdem B. gözaltına alındı.

    “Baldız devamlı silahını yanında taşır”

    Oğlu Faruk Kalburcu’nun cenazesini Ali Tıp Kurumu’na gelerek teslim alan İsa Bağdatlı, “Ben ölen Faruk Kalburcu’nun babasıyım. Gaziantep’ten geldim. Aile arasında olmuş. Baldızı Urfa’dan misafir gelmiş. Baldız devamlı silahını yanında taşır. Olay nasıl oldu bilmiyorum. Onun eşi 2-3 yıl önce vefat etti. Baldız Çiğdem B. 35 yaşlarında var. Sürekli yanlarına gelir, benim oğlanın evine sürekli gelir gider. Bizim eve de Gaziantep’e de gelirler, misafir olurlar. Aralarında bir husumet yok. 2 gün önce gelin tencereleri çekerken ‘Bıçak boynuma düştü boynum yaralandı’ dedi. Gelin Pınar Kalburcu ve baldız planlı bir şeyler yaptılar ama açığa çıkarmıyorlar” dedi.

    “Sırtından iki mermiyle vurulmuş”

    Ölen Faruk Kalburcu’nun dayısının oğlu Hakan Yıldız ise şu ifadeleri kullandı:

    “07.30-08.00 gibi bize haber geldi geçmiş buraya kimse gelmedi biz bayağıdır buradayız. Dayım bizi aradı dedi ki benim oğlan ölmüş. Araştırma yaptık, Haseki Devlet Hastanesi’ne gittik. Memurlar dedi ki şu an savcıların emri var göremezsiniz. Son olarak teşhis için savcı hanım bizi çağırdı, fotoğrafını gösterdiler.

    Amcamla içeri girdik, sırtından vurulmuş. Sırtından 2 mermiyle vurulmuş. Bir de düştüğü an alnında bir iz vardı. Bir arbede mi olmuş onu bilmiyorum. Bu ailede en zararsız insandı. Kimsenin ne lafını eder ne kavga eder ne konuşur. Kimseyi incitmeyecek bir insandı. Ne olduysa o iki kız kardeş arasında bir şeyler oldu.

    Ben dayısının oğlu sayılırım, aynı mahallede oturuyoruz. Bana haberi dayılarımın çocukları verdi. Beni aradılar, böyle bir söylenti var diye. Ben burada olduğum için mahalledekilere bir telefon açtım. Birden olunca doğruluğundan emin olamadık, bir şüphe içindeydik. Haseki Devlet Hastanesine götürüldüğünü söylediler. Hastaneye gittiğimizde memur bey öldüğünü söyledi. Baldızı ve eşi o sırada karakoldaydılar. Adli vaka olduğu için kimseye görüştürmediler. Duyduğuma göre eşi ‘Silah benim elimdeydi’ diye ifade vermiş. Sıkıntılı bir insan olsa derim ki bu insan sorunlu, belalı, kavgacı bir insan; ama Faruk öyle bir insan değildi” 

    “Cinayet var, cinayet oldu diye bağırdılar”

    Mahalle esnafı S.Ö. ise olaydan sonra yaşananları anlatarak, “Dün gece saatlerinde saat 23.00- 00.00 saatlerinde bir ses duydum. İki bayan aşağı indi. İlk başta kızımı vurdular. Koşa koşa gittim yardım etmeye ondan sonra iki bayan daha aşağı indi. Bu sefer de ‘Cinayet var, cinayet oldu diye bağırdılar’ sonra içeri girmeye kalkışmadım korktum. Çok korkunçtu. Sonra aşağıdan bir küçük çocuk indi o da arka taraftan dolandı. En son baktığımda ‘Babamı vurdular’ dedi. Polisler gelmeye başladı iki ambulans ekibi geldi. Bir adli tıp kurumu aracı geldi” diye konuştu.

    Ailesi tarafından Adli Tıp Kurumu’ndan teslim alınan Faruk Kalburcu’nun cenazesinin pazartesi günü memleketi Gaziantep Şahinbey Yeşilkent Mezarlığı’nda toprağa verileceği öğrenildi. (DHA)


     

  • Tayfun Demirören hakkında tahliye kararı

    Tayfun Demirören hakkında tahliye kararı


    Karşılıksız çek verdiği gerekçesiyle dün tutuklanan Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Demirören, 66 milyon 770 bin TL’yi ödemesinin ardından hakkında tahliye kararı verildi. Demirören’in önümüzdeki saatlerde Silivri Cezaevi’nden çıkması bekleniyor.

    Tayfun Demirören karşılıksız çekten tutuklandı, Demirören Holding’den açıklama geldi: Şirketle ilgili tüm yatırım ve borçlardan kendisi sorumludur

    Demirören Holding’den yapılan açıklamada ise Tayfun Demirören’in kendi şahsına ait şirketin faaliyetleri nedeniyle tutuklandığı ifade edilirken söz konusu şirketin Demirören Yatırım Holding ile bağlantısı bulunmadığı ifade edilmişti.

    Demirören ailesi ödemeyi yaptı

    Halk TV’den Dinçer Gökçe‘nin haberine göre meblağ Demirören ailesi tarafından ödendi. Ödemenin yapılması ile birlikte, çek alacaklısı olan alacaklıların avukatı İstanbul 15. İcra Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. Başvuruda, Demirören hakkındaki cezanın düşürülmesi talep edildi. Bu başvurlar üzeri, mahkeme, düşme kararı verdi.

    Bu kararla birlikte Demirören için tahliye yolu da açılmış oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı İnfaz ve İlamat Bürosu, cezaevine yazı gönderdi.

    Demirören’in ilerleyen saatlerde cezaevinden çıkması bekleniyor.


     

  • CHP lideri Özgür Özel “kurultay” tartışmasına tepki gösterdi: “Kirli ellerini partimize uzatıyorlar”

    CHP lideri Özgür Özel “kurultay” tartışmasına tepki gösterdi: “Kirli ellerini partimize uzatıyorlar”


    Ana muhalefet partisi CHP, Mayıs 2023’teki Cumhurbaşkanlığı Seçimi’ni o dönemki genel başkan ve cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaybetmesinin ardından yaşadığı “değişim” sürecinden sonra bugünlerde “şaibe” iddialarıyla gündemde.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ocak 2024’ten beri 4-6 Kasım 2023’teki kurultay hakkında soruşturma açıldığını açıklamasıyla birlikte tartışma büyüyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel kurultay tartışmasına ilişkin “Partimiz çirkin bir saldırı altında” dedi.

    Özgür Özel, CHP 38. Olağan Kurultayı’nda genel başkan seçimini kazanmasıyla ilgili, aralarında Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun olduğu “değişim” talebindeki CHP’liler aleyhine gündeme gelen iddialara tepki gösterdi.

    Özgür Özel Pazar günü Manisa’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bakalım oradaki kötü kokular nasıl bir çukurdan geliyor?” sözlerine yanıt vererek, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bu kadar şeffaf, bu kadar açık, yarışmacı ama birbirine saygılı herkesin gözünün önünde olmuş kurultayımıza kendilerince kara çalmak için o kendi kirli ellerini partimize uzatmaya çalışıyorlar” dedi.

    Tüm seçmenlere CHP’ye üye olarak destek olmaları çağrısını yineleyen Özel, “Biz sırtımızı Recep Tayyip Erdoğan’ın kavgacı siyasetine dönüyoruz. Yüzümüzü emekliye, esnafa, çiftçiye, memura, işsize ve gençlere dönüyoruz” diyerek CHP’nin kavgaya çekilmek istendiğini savundu.

    “Erdoğan ve ekibi karayı bize bulaştırıyor”

    Gelecek seçimi kazanmak için çalışmakta kararlı olduklarını vurgulayan Özgür Özel, kurultay hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmasında “tanık” CHP’liler yanı sıra Lütfü Savaş’ın dava açmasına değindi.

    Özgür Özel soruşturmada kanıt ve şahit olmadığını ve “gizli tanık icat edilmeye çalışıldığını” savundu.

    “Bir tane somut bir şey ortada yok. Ama Tayyip Erdoğan bana üç ayda bir ‘Efendim şaibeli kurultay, cevap ver…’ Sustuk, vermedik, vermedik. Çünkü bizi o septik çukuruna çekmeye çalışıyor. Bizi oraya çekip o tartışmalarla değersizleştirmeye çalışıyor.” dedi.

    Özel, “Bu oyuna gelmeyiz. CHP’liler kendilerini bilirler. Bütün Türkiye onları bilir. CHP dürüstlüğün, namusluluğun, hesap verilebilirliğin ve şeffaflığın partisidir. Verilmeyecek en ufak bir hesabımız, Tayyip Erdoğan’ın çirkeflikleriyle, elindeki karayla bizi çekmeye çalıştığı çukurla, o kirli çukurla hiçbirimizin işi yoktur. ‘Yok benim işim var, Tayyip Erdoğan’ın peşine gideceğim’ diyenler onun yanına gidebilirler.” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan uçaktaki açıklamasında ne demişti?

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan ise, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “şaibe yok” diyemediğini savunarak, Özel’in seçildiği kurultayla ilgili “kötü kokular var” görüşünü dile getirdi.

    Erdoğan yurt dışından dönüşünde uçakta geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, yaşananların CHP’nin yeni yönetimi ile eski yönetimi arasındaki kavganın yansımaları olduğunu savundu.

    “Konu yargıya da intikal etti. İddiaların yargı tarafından araştırılması sonucu, birçok gerçeğin ortaya çıkması muhtemel. Görüyorsunuz partinin bir önceki Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da “şaibe yoktur” diyemiyor. Sadece mevcut CHP yönetiminin açıklama yapması gerektiğini söylüyor. Bakalım oradaki kötü kokular nasıl bir çukurdan geliyor?” demişti.

    Eski AK Parti’li olan CHP’li Savaş’ın İBB’yi hedef aldığı dilekçesi gündemde

    En son eski CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, CHP 38. Olağan Kurultayı’nın iptali için Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtığını Cumartesi günü avukatı aracılığıyla duyurdu.

    Eski AK Parti’li olan Savaş avukatı Onur Yusuf Üregen aracılığıyla verdiği dava dilekçesinde, “Dava konusu kurultaya irade fesadı karıştırarak parti yönetimine gelmiş olan CHP Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu, açmış olduğumuz dava sürecinde delegeler ve diğer parti üyeleri üzerinde her türlü hukuksuzluğu yaparak baskı oluşturmaya çalışacağından öncelikle mevcut CHP Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun derhal verilecek tedbir kararı ile görevden uzaklaştırılmasını talep ediyoruz” dedi.

    Kurultay tartışması süreci nasıl başladı?

    Süreç, bazı eski CHP’lilerce sosyal medyada Özgür Özel’in kazandığı 4-6 Kasım 2023’teki kurultay sonucu aleyhine ilk günlerde delegelere para verildiği iddialarını öne sürmesiyle fiilen başlamadı.

    O günlerde iddia sahiplerince yargıya başvurulmadı veya herhangi bir video gibi kanıt sunulmadı.

    CHP yönetimi aleyhine “şaibeli kurultay” iddiası süreci, aylar sonra Cumhurbaşkanı ve AK Parti Lideri Erdoğan’ın 1 Şubat günü Manisa’daki konuşmasıyla başladı.

    Ardından Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın “şaibe” iddiasına ilişkin Özel yönetimince açıklama yapılmasını 7 Şubat’ta katıldığı canlı yayında talep etti.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 4-6 Kasım 2023 tarihlerindeki kurultay hakkında “şaibe” iddiası nedeniyle Ocak 2024’ten beri soruşturma yürütüldüğünü 10 Şubat günü duyurdu.

    Oysa soruşturma, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na “şaibe” iddiasıyla kendisine “iftira” atıldığı gerekçesiyle CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın suç duyurusunda bulunmasıyla açılmıştı.

    O dönemde Yeşiltaş, 20 Kasım 2023’te savcılığa başvurduğunu açıklayarak, kendisiyle ilgili kurultayda Bursa delegelerince kullanılacak oylar üzerine pazarlık yaptığını iddia ettiği için CHP’nin eski Muş Gençlik Kolları Başkanı Erkan Çakır’dan şikayetçi olduğunu duyurdu.

    Dolayısıyla dosya, Bursa’dayken “iftira”, “hakaret” gerekçeli suç duyurusuyken; Ankara’da ise “şaibeli kurultay” konusuna dönüştü.

    Ankara Cumhuriyet Savcılığı, CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ise “tanık” olma davetinde bulundu.