Etiket: Yolsuzluk raporu

  • Yolsuzluk Algısı Endeksi’nde Türkiye bir yılda 14 sıra gerileyerek 115’inci oldu

    Yolsuzluk Algısı Endeksi’nde Türkiye bir yılda 14 sıra gerileyerek 115’inci oldu


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Türkiye 2018 yılından bu yana Yolsuzluk Algı Endeksi puanları ciddi ölçüde düşüş gösteren 12 ülke arasında yer aldı.

    REKLAM

    Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2023 yılı Yolsuzluk Algı Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 34 puanla 115. sırada yer aldı.

    2022’deki puanı 36 olan Türkiye 2 puan kaybetti ve ülke sıralamasında 14 sıra geriledi.

    1995’ten bu yana her yıl yayınlanan Yolsuzluk Algılama Endeksi (CPI) 180 ülke ve bölgeyi kamu sektöründeki yolsuzluk algısına göre sıfır (en yüksek yolsuzluk algısı) ile 100 (en düşük yolsuzluk algısı) arasında bir ölçekte değerlendiriyor.

    Örgütten yapılan açıklamaya göre 2023 yılının sonuçları, çoğu ülkenin on yılı aşkın bir süredir kamu sektöründeki yolsuzlukla mücadelede çok az veya hiç ilerleme kaydetmediğini ortaya koydu. 

    Türkiye en fazla gerileyenler arasında

    Türkiye’nin, son yıllarda yaşamakta olduğu gerilemenin dikkat çekici ölçülerde olduğunu vurgulanan açıklamada Türkiye’nin, 2018 yılından bu yana Yolsuzluk Algı Endeksi puanları ciddi ölçüde düşüş gösteren 12 ülke arasında yer aldığı belirtildi.

    Yolsuzluk algısı kötüleşen ülkeler arasında hem düşük ve orta hem de yüksek gelir grubundan ülkeler yer alırken bunlar El Salvador (31), Honduras (23), Liberya (25), Myanmar (20), Nşiaragua (17), Sri Lanka (34), Venezuela (13), Arjantin (37), Avusturya (71), Polonya (54), Türkiye (34) ve Birleşik Krallık (71) oldu.

    Yine 180 ülkenin üçte ikisinden fazlası 100 üzerinden 50 puanın altında kalıyor; bu da ciddi yolsuzluk sorunları olduğuna işaret ediyor. 

    Dünya nüfusunun yüzde 80’inden fazlası, küresel ortalama olan 43’ün altında olan ülkelerde yaşıyor. Bu durum, hükümetlerin yolsuzluğu durdurmakta büyük ölçüde başarısız veya isteksiz oldukları anlamına geliyor. 

    Öte yandan 2018 yılından bu yana yolsuzluk Algı Endeksi puanlarını gözle görülür ölçüde yükselten 9 ülke ise Angola (33), Ermenistan (47), Dominik Cumhuriyeti (35), Kuveyt (46), Maldivler (39), Moldovya (42), Nepal (35), Özbekistan (33) ve Vietnam (41) oldu. 

    ‘Doğu Avrupa ve Orta Asya’ bölgesi ve Türkiye

    Çalışmaya göre Demokratik bir siyasal rejime sahip ülkelerin otoriter veya otoriterliğe yönelmiş ülkelere göre yolsuzluğu kontrol altına alma konusunda açıkça daha iyi bir performansa sahip oldukları görülüyor.

    Bu bağlamda, 2023 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde de Batı Avrupa 65 ile en yüksek puana sahip bölge, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesi(35) ve Sahra altı Afrika(33) ise en düşük puana sahip bölgeler olarak öne çıktı.

    Raporda Doğu Avrupa ve Orta Asya’da yaşanmakta olan düşüş, Türkiye ve bölgeyi oluşturan diğer ülkelerde, yargı erki ve yasa uygulayıcı kurumların siyasi otorite karşısındaki bağımsızlıkları, kurumlar arasında iyi oturmuş bir denge ve denetleme sisteminin varlığı ve elbette kamu yararını özel çıkarların üzerinde tutacak hukuk devleti konularında yaşanmakta olan yapısal sorunlara işaret ettiği vurgulandı.

    Batı Avrupa da kötüleşiyor

    Rapora göre, uzmanlar ve iş insanları dünyanın en az yolsuzluğa bulaşmış ülkesinin Danimarka olduğunu, onu sırasıyla ikinci ve üçüncü sırada Finlandiya ve Yeni Zelanda’nın takip ettiğini belirtiyor.

    Genel listede üst sıralarda yer almalarına rağmen, İsveç (82), Hollanda (79), İzlanda (72) ve Birleşik Krallık (71) gibi bazı üst düzey demokrasiler, 2012 yılından bu yana en düşük puanlarını kaydetti.

    Uluslararası Şeffaflık Örgütü Batı Avrupa Bölge Koordinatörü Flora Cresswell, “Batı Avrupa ve AB’de bölgesel CPI puanının düşmesi, Avrupa hükümetlerinin yolsuzlukla mücadeleyi ve hukukun üstünlüğünü korumayı daha ciddiye almaları gerektiğini gösteriyor” dedi.

    Uluslararası Şeffaflık Örgütü’ne göre bölgedeki ülkelerin dörtte üçünden fazlasında yolsuzlukla mücadele çabaları ya durağanlaştı ya da geriledi.

    En iyi performans gösteren ülkeler Danimarka (90), Finlandiya (87) ve Norveç (84) olurken, en düşük performans gösteren ülkeler Macaristan (42), Romanya (46) ve Bulgaristan (45) oldu.

    Bu bölgedeki 31 ülke arasında sadece altı ülke 2012’den bu yana puanlarını önemli ölçüde artırdı: Çek Cumhuriyeti (57), Estonya (76), Yunanistan (49), Letonya (60), İtalya (56) ve İrlanda (77).

    REKLAM

    Avusturya (71), Lüksemburg (78), İsveç (82) ve Birleşik Krallık (71) 2015 puanlarıyla kıyaslandığında önemli ölçüde geriledi.

    Raporda Polonya’nın (54) da son on yılda “önceki iktidar partisi Kanun ve Düzen’in (PiS) kamu yararı pahasına iktidarı tekeline alma çabaları” nedeniyle yedi puanlık bir düşüş yaşadığı belirtildi. Raporda ayrıca Yunanistan’ın (49) zayıf yargı bağımsızlığı nedeniyle 2023 listesinde çok düşük puan aldığı vurgulandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Londra polisiyle ilgili rapor: Faili meçhul cinayetin çözülememesinin nedeni ‘kurumsal yolsuzluk’

    Londra polisiyle ilgili rapor: Faili meçhul cinayetin çözülememesinin nedeni ‘kurumsal yolsuzluk’


    İngiltere’de 1987 yılında özel dedektif Daniel Morgan’ın ölümüyle ilgili bir rapor Londra polis teşkilatıyla ilgili soru işaretleri doğurdu. Cinayetin neden çözülemediğini soruşturan rapor Londra (Metropol) Polis Teşkilatı’ndaki “kurumsal yolsuzluğu” gerekçe gösterdi.

    Teşkilatın cinayeti çözmek yerine kendi itibarını korumayı tercih ettiğini belirten rapor kurumun yapılan hatalarla ilgili dürüst davranmadığına da dikkat çekti.

    37 yaşındaki Daniel Morgan Londra’nın güneyindeki bir pub’ın (Birahane) otoparkında başına balta ile vurularak öldürüldü. Cinayetten bu yana geçen 34 yıl içerisinde masrafı 50 milyon sterlini bulan beş soruşturmaya rağmen faili tespit edilemedi.

    Özel dedektifin öldürüldüğü sırada polis teşkilatındaki yolsuzluğu araştırdığını belirten ve faili meçhul cinayetin peşini bırakmayan Morgan’ın ailesinin talebiyle 2013 yılında dönemin İçişleri Bakanı Theresa May’in talimatıyla bağımsız bir heyet tarafından inceleme başlatıldı.

    Rapor ağır ifadeler içeriyor

    Olayla ilgili incelemelerini tamamlayan heyetin önceki gün yayınlanan rapor cinayetin çözülememesinden Londra Polis Teşkilatını sorumlu tuttu. Teşkilatla ilgili çok ağır bulgular sunan raporda polis memurlarının birbirini kolladığı, cinayetin çözülmesine engel olmak için birçok ciddi tebdirin bilinçli olarak atlandığı sonucuna varıldı.

    Sekiz yılda tamamlanan ve 18,5 milyon sterlin’e mal olan bin 200 sayfalık raporda cinayetle ilgili öne çıkan bulgular arasında:

    • Cinayetin en başından bu yana polis memurlarının failleri koruma ve adalete teslim olmalarına engellemede rol oynadıklarının bilindiği,
    • Olay mahalinde arama yapılmadığı, mahalin tedbirsiz bırakıldığı, tanık aranmadığı,
    • Yapılan hataları rapor etmek isteyen görevdeki ya da emekli bazı memurların dışlandığı, başka birimlere sürüldüğü, istifaya zorlandığı veya disiplin cezasıyla karşı karşıya bırakıldığı,
    • Olayın Londra dışındaki birimlerce incelenmesinde engel çıkarıldığı belirtildi.

    Raporda ayrıca o dönem yardımcı komiser olan Londra Emniyet Müdürü Dame Cressida Dick’in soruşturma için ilk aşamada polis iç bilgi sistemine ve daha hassas bilgilere ulaşma iznini vermediği belirtiyor.

    Bu tür hataların bir daha yaşanmaması için polis memurlarının mason grupları gibi grup üyeliklerini ifşa etme zorunluluğunun getirilmesi ve polis içinde muhbirlerin korunması da raporda önerildi.

    Raporda genel olarak polisin basına hikaye sattığı, yasa dışı kabul edilebilecek kişilerle yakın temas kurduğu, kurumsal bilgisayarı kötüye kullandığı, delillerle oynadığı, sarı zarf içinde “rüşvet” aldığı gibi ifadeler yer aldı.

    Londra Emniyet Müdürü’nün istifası isteniyor

    Rapor İçişleri Bakanı Priti Patel tarafından derinden endişe verici olarak nitelendirildi. Londra polis teşkilatının “hatalar zincirini” açığa çıkardığını belirten bakan bu durumun başarılı bir kovuşturma yürütme şansına tamir edilemez biçimde zarar verdiğinin altını çizdi.

    Londra Polis Teşkilatı raporun ardından yayımladığı bildiride “Daniel’in failinin bulunamamış olmasından dolayı derin üzüntü duyuyoruz. Adalet arayışımızı durdurmadık. 1978’deki soruşturmada yolsuzlukların büyük rol oynadığını kabul ediyoruz” denilerek kurbanın ailesinden özür dilendi. Dick de Morgan’ın ailesinden kişisel olarak özür diledi.

    Ancak açıklamadaki haliyle teşkilatın yaşananları tarihteki bir hata olarak görmeye ve göstermeye çalışması başta Morgan’ın ailesi olmak üzere birçok çevre tarafından tepkiyle karşılandı. Raporda biertilen “kurumsal yolsuzluk” ifadesinin “şimdiki zamanla” yazıldığına dikkat çeken Morgan’ın ağabeyi Alaistar Morgan “Bu hikayede üç eleman var. Biri polis diğeri failler. Ancak bir de hükümet ve basın var” diye konuştu.

    Görev süresi Nisan 2022’de dolacak olan Londra Emniyet Müdürü Dick’in hem İçişleri Bakanı’nın hem de Londra Belediye Başkanı Sadık Khan’ın desteğini aldığı biliniyor. Ancak görev süresinde tepki çeken polis şiddeti ve özellikle genç ve ergen yaş gruplarında artan şiddet olayları teşkilatı zor durumda bıraktı. Teşkilatın bu raporla ilgili atacağı adımların emniyet müdürünün geleceğinde etkili olacağı belirtiliyor.