Etiket: YÖK

  • İmamoğlu’na ‘Sahte Diploma’ Soruşturmasında Gözler YÖK’teydi… Eski Başkandan Dikkat Çeken Çıkış

    İmamoğlu’na ‘Sahte Diploma’ Soruşturmasında Gözler YÖK’teydi… Eski Başkandan Dikkat Çeken Çıkış


    İBB Başkanı İmamoğlu hakkında ‘sahte diploma’ iddiasıyla başlatılan soruşturma sonrası eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz görüşünü açıkladı. Gürüz, “Yatay geçişi usule uygun. Ben bir sorun görmüyorum” dedi.


    Son günlerde kamuoyunda tartışma konusu olan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçişi hakkında Eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz’den önemli bir değerlendirme geldi. 1995-2003 yılları arasında YÖK Başkanlığı yapan Gürüz, geçiş sürecinde herhangi bir usulsüzlük görmediğini ifade etti.

    ‘SORUN OLMASI MÜMKÜN DEĞİL’

    Kemal Gürüz, İmamoğlu’nun yatay geçiş sürecine ilişkin, “Ben herhangi bir problem görmüyorum. Konunun YÖK ile bir ilgisi yok. Yatay geçişlerden tamamen üniversiteler sorumludur. Koskoca İstanbul Üniversitesi’nde böyle bir usulsüzlüğün olması mümkün değil. Her şey açık ve kurallara uygun şekilde gerçekleştirildi” dedi.

    ‘BİNLERCE GEÇİŞ BU YÖNTEMLE GERÇEKLEŞTİ’

    O dönemde YÖK tarafından belirlenen mevzuata göre yatay geçişlerin üniversitelerin ilgili fakültelerinin kurullarca değerlendirildiğini belirten Gürüz, “İlgili fakültelerin kurulları, başvuran öğrencilerin notlarını inceleyerek uygun gördükleri takdirde yatay geçişi kabul ediyor. İmamoğlu’nun da dahil olduğu bu süreçte herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir. Binlerce benzer geçiş bu yöntemle gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Haber Merkezi


    Etiketler

    Ekrem İmamoğlu


    İBB


    YÖK

    Japonların Kış Tüyosu: Evleri Hamam Gibi Oluyor! Üşümek Nedir Bilmiyorlar
    Japonların Kış Tüyosu: Evleri Hamam Gibi Oluyor! Üşümek Nedir Bilmiyorlar

    Yanlışlıkla Hesabına Gelen Parayı Bankadan Çekip Elleriyle Sahibine Teslim Etti
    Yanlışlıkla Hesabına Gelen Parayı Bankadan Çekip Elleriyle Sahibine Teslim Etti

    Yüksek Tansiyonu Düşürmeye Yardımcı Olan Baharat
    Yüksek Tansiyonu Düşürmeye Yardımcı Olan Baharat

    Sarı Serum Kabusunda Klinik Sahibine Büyük Şok
    Sarı Serum Kabusunda Klinik Sahibine Büyük Şok

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Aynı Hastanede Bir Skandal Daha: Sahte Stentin Ardından Sahte Doçent!

    Aynı Hastanede Bir Skandal Daha: Sahte Stentin Ardından Sahte Doçent!


    Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi’nde tarihi geçmiş sahte stent soruşturması sürerken, şimdi de sahte doçent skandalı yaşandı.

    Sözcü’de yer alan habere göre; hastanede öğretim üyesi olarak görev yapan bir hekim, başka bir hekimin doçentlik tezini Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) sundu. Sahte unvanla görev yapan hekim bu sayede uzun süre öğretim üyeliği unvanıyla hasta baktı. Tezi çalınan doktorun YÖK’e başvurusunun ardından skandal gün yüzüne çıktı.

    YÖK’TEN MÜDAHALE

    Skandalın ortaya çıkmasının ardından YÖK, yapılan inceleme sonucunda Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’ne yazı gönderdi. YÖK, rektörlükten gerekli işlemlerin yapılmasını ve uzaklaştırma kararının uygulanmasını talep etti.

    YÖK’ten gelen yazı sonrası rektörlük hekimin doçentliğini iptal etti.

    Aynı Hastanede Bir Skandal Daha: Sahte Stentin Ardından Sahte Doçent! - Resim : 2

    HALA GÖREVE DEVAM EDİYOR

    Ancak, YÖK’ün yazısına rağmen, üniversite rektörlüğü çalıntı tezi kullanan hekimin öğretim üyeliği kadrosuyla görevine devam etmesine olanak tanıdı.

    Aynı Hastanede Bir Skandal Daha: Sahte Stentin Ardından Sahte Doçent! - Resim : 3

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • YÖK’ten Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Açıklama: O Bölümlerin Kontenjanları Tamamen Doldu

    YÖK’ten Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Açıklama: O Bölümlerin Kontenjanları Tamamen Doldu


    ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre, 2024-YKS sonuçlarına göre adaylardan alınan tercihler doğrultusunda, yükseköğretim programlarına merkezi yerleştirme işlemleri tamamlandı. Adaylar, yerleştirme sonuçlarını T.C. kimlik numarası ve şifresiyle ÖSYM’nin ‘https://sonuc.osym.gov.tr’ adresinden öğrenebilecek; ayrıca Yerleştirme Sonuç Belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek. 2024-YKS sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 19-23 Ağustos 2024 tarihleri arasında, elektronik kayıtlar ise 19-21 Ağustos 2024 tarihleri arasında yapılabilecek. Kayıt için adayların yerleştirildikleri yükseköğretim programının bağlı bulunduğu üniversiteye, belirtilen süre içerisinde başvurmaları gerekiyor. Elektronik kayıt yapan adaylar, üniversiteleri tarafından duyurulan belgelere ve tarihe göre işlem yapacak.

    YÖK BAŞKANI ÖZVAR: TOPLAM KONTENJANIN YÜZDE 98,8’İ DOLDU

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, yerleştirme sonuçlarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Özvar, sonuçların hayırlı olmasını dileyerek, “Devlet üniversitelerinde toplam kontenjanın yüzde 98,8’i, önlisans kontenjanlarının yüzde 100’ü doldu. Yeni açtığımız ‘Yapay Zeka’ ve ‘Bilişim’ programlarının devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamına yerleşildi, tek bir boş kontenjan bile kalmadı. Henüz ek yerleştirme süreci başlamadan kontenjanlarımızın neredeyse tamamının dolmuş olması Türkiye’de yükseköğretime genç neslin erişebilir olduğunu gösteriyor. Kontenjanlar konusunda geçmiş yıllara ait adayların tercih, yerleşme ve kayıt verilerinin dikkatli bir incelemesine ve özel/kamu sektör temsilcilerinin beklentilerinin ve raporlarının tahliline dayalı projeksiyonlar ürettiğimizi vurgulamalıyım” dedi.

    ‘YAPAY ZEKA PROGRAMLARI TAMAMEN DOLDU’

    YÖK Başkanı Erol Özvar, YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin DHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Özvar, sonuçların hayırlı olmasını dileyerek, “2024 yılı itibari ile YKS yani yükseköğretim kurumları sınavında yerleştirme oranları yüzde 98.8’e ulaştı. Bu oran, devlet yükseköğretim kurumları yani üniversitelerindeki orandır. Bu bakımdan fevkalade önemli bir sonuç elde ettiğimizi düşünüyoruz. Vakıf yükseköğretim kurumlarında ise yerleştirme oranlarının bu orana yakın olduğunu ifade edebiliriz. Bütün dünyada, bilhassa Avrupa’da erişilebilme talebinin azaldığı, yerleştirme oranlarının düştüğü bir ortamda Türkiye’de üniversitelerde kontenjanlara yönelik olmak üzere bu yerleştirme oranlarına ulaşmamız fevkalade önemli bir sonuç. Güzel sonuçlardan bir tanesi, bu sene 20 üniversitede açmış olduğumuz yapay zeka ve yazılım temelli programların tamamının dolmuş olması. Bu bizi sevindiren başka bir gelişme oldu” dedi.

    ‘KIZ ÖĞRENCİLER DAHA BAŞARILI’

    Özvar, 2024 YKS yerleştirme sonuçlarına göre, kız öğrencilerin üniversiteye yerleşme oranlarının erkek öğrencilerden daha fazla olduğunu belirterek, “Bu sınavda dikkat çeken bir başka özellik ise kız öğrencilerimizin erkek öğrencilerimizden daha başarılı olmasıdır. Kız öğrencilerimizin yerleşme oranı 10 puan daha yüksek. Bu açıdan sistemin kapsayıcılığı ve erişilebilirliği fevkalade önemli. Türkiye’de kadın adayların yükseköğretim kurumlarına ulaşabiliyor olması ve yükseköğretime katılıyor olmasının sistemimizin sağlıklı işlediğine dair önemli kanıtlardan bir tanesi olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de ön lisans programlarının gerek meslek temelli gerekse eğitim içerikli ön lisans programlarının yüzde 100 civarında dolmuş olması da aslında bir başka güzel gelişmedir. Bu açıdan sadece 4 yıllık akademik başarıya odaklanan programlar değil ama en az onun kadar hayata daha hızlı atılmak isteyen, öğrencilerimizin tercih ettiği bu programların doluluk oranları da bizleri fevkalade sevindirmiş bulunuyor” diye konuştu.

    ‘SANAYİ İLE TEMAS MUTLAKA DEVAM ETMELİ’

    Bu yıl yeni açılan bölümler hakkında da değerlendirmede bulunan Özvar, “Bu yıl sanayicilerimizin ve sektör temsilcilerimizin, mezunlarımızdan bekledikleri bilgi, beceri ve yetkinlikleri kazanabilecekleri bir müfredat hazırladık. Dolayısıyla mezun olacak öğrencilerimizin ön lisans mezuniyetleri sonrasında daha kolay iş dünyasına atılabileceğini buradan ifade edebiliriz. Ama hiç şüphe yoktur ki programın kendisi yetmez, öğrencilerimiz programın gerektirdiği çabayı, gayreti mutlaka ortaya koymalı, öğrencilik yıllarında sektörle, sanayiyle temas mutlaka devam etmelidir. Öğrencilerimiz kampüsün duvarları arasında kalarak eğitim öğretimlerine devam etmemeli, mutlaka bu kampüslerin dışına çıkmak suretiyle gerçek hayat içerisinde kendi programlarıyla, meslekleriyle alakalı etkinliklere katılmalı ve mezun olmadan tecrübe sahibi olarak iş başvurularını yapmalılar. Yani bizim sloganımız ‘tecrübe ve deneyim kazanmış mezun’dur” ifadelerini kullandı.

    ‘İSTİHDAMA DUYARLI PROGRAMLAR AÇTIK’

    Ayrıca, ikinci öğretimlerin devlet üniversitelerinde kapatıldığını hatırlatan YÖK Başkanı Özvar, “Vakıf üniversitelerimizde de 2025 itibariyle ikinci öğretimler kapatılacak. Biz ikinci öğretimden kapatılan kontenjanların yerine, istihdam daha duyarlı yeni programlar açtık. Dolayısıyla toplam kontenjan sayılarımızı benzer seviyede tuttuk. Eskiyen programların yerine yenilerini ikame etmek suretiyle genel kontenjan seviyesini muhafaza etmiş olduk. Aslında bu bir anlamda sistemin yenilenmesi anlamına geliyor. Biz sistemi herhangi bir duraksamaya tabi tutmadan daha istihdam odaklı, çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve yetkinlikleri daha fazla öğrenciye aktarabilecek programları öne çıkarmaya çalışıyoruz. Bu tabiri caizse bir yenilenme hareketidir, diyebiliriz. Zira ikinci öğretim programları, normalde çalışan kesim için akşam 17.00’den sonra düşünülen programlardı. Bugün itibariyle açıköğretim programlarımızın çeşitliliği, gerekse örgün eğitimde kapasitemizin genişliği artık çalışanlar için de bu imkanları sağlayacak durumdadır” değerlendirmesinde bulundu.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • YÖK, Adrese Teslim Diplomalar İçin Harekete Geçti! Üniversitelere ‘Acil’ Kodlu Yazı Gönderdi

    YÖK, Adrese Teslim Diplomalar İçin Harekete Geçti! Üniversitelere ‘Acil’ Kodlu Yazı Gönderdi


    Yükseköğretim Kurulu (YÖK), “Sosyal medyada bazı hesaplardan, Türkiye’deki birçok farklı üniversitenin fakültelerine ait sahte diploma satışı yapılıyor” haberleri üzerine üniversitelere yazı göndererek, tüm mezun bilgilerinin Yükseköğretim Bilgi Sistemi’ne (YÖKSİS) aktarılmasının ivedilikle tamamlanmasını istedi.

    YÖK’ten, üniversitelere “Basında Yer Alan Sahte Diploma ile İlgili Haber” konulu yazı gönderildi.

    Yazıda, son günlerde bazı yazılı basın yayın kuruluşlarında “Sosyal medyada bazı hesaplardan, Türkiye’deki birçok farklı üniversitenin fakültelerine ait sahte diploma satışı yapılıyor” şeklinde haberlerin yer aldığı belirtildi.

    Yükseköğretim kurumları tarafından YÖKSİS’e aktarılan öğrenci bilgileri kullanılarak e-Devlet kapısı üzerinden öğrenci ve mezun belgeleri oluşturulduğu hatırlatılan yazıda, şunlar kaydedildi:

    -e-Devlet kapısından T.C. kimlik numarası ve şifresi ile giriş yapan kişiler, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı adı altında yer alan bölümde ‘Yükseköğretim Mezun Belgesi Sorgulama’ kısmına giriş yaparak, kendi mezuniyet bilgilerini içeren belgeyi bastırarak bu belgeyi beyan edecekleri kamu kurumu veya özel şirkete verebilmektedir.

    – Mezun belgesinin sağ üst köşesinde bulunan barkod üzerinde kişiye özel bir numara bulunmaktadır. Diploma ile ibraz edilecek bu belgeyi alan kişiler istedikleri takdirde barkod numarasını kullanarak yine e-Devlet kapısı üzerindeki ‘Yükseköğretim Mezun Belgesi Doğrulama’ bölümünden belgenin doğrulamasını yapabilmektedir.

    -Belgedeki bilgiler ile diploma üzerindeki bilgilerin aynı olması ile diplomanın doğruluğu teyit edilebilmektedir.”

    -Yükseköğretim kurumlarından mezun olan öğrencilerin bilgilerinin YÖKSİS’e aktarılmaması nedeniyle e-Devlet üzerinden “Yükseköğretim Mezun Belgesi Sorgulama” ve Yükseköğretim Mezun Belgesi Doğrulama” yapılamamasından kaynaklanacak sorunların sorumluluğunun ilgili yükseköğretim kurumunda olduğu belirtilen yazıda, bu sebeple tüm mezun bilgilerinin YÖKSİS’e aktarılmasının ivedilikle tamamlanması istendi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Akademik faşizm ve Henry Fonda

    Akademik faşizm ve Henry Fonda


    Ali GÜÇLÜER


    Akademide rektörlerin baskısı altında memur ve akademisyenlerin sayısı gittikçe artmaktadır. Baskı altında ve ne yazık ki dekanlar ve bölüm başkanları da rektörlere uyarak öğretim üyelerine mobbing ve baskı yapmaktadır. Senato ve yönetim kurullarının aldığı yasal kararlara bakmayın! Çünkü hepsi birlikte hareket etmektedir ve hepsi birbirinin yakın arkadaşıdır. Hiçbiri 12 Öfkeli Adam’daki Henry Fonda gibi değildir. Hepsi 11 adamdır.

    Tanıdıklarına ve arkadaşlarına kişiye özel ilanlar ve izinler verilir. Bir kitap yazılır ve rektörlere yalakalık için sunulur. Kitabın ya da projenin ilk yazarı rektör yardımcısı, dekan ya da bölüm başkanıdır ama aslında kadroya alacakları kişinin ya da terfi verecekleri kişiler kitabı hızlıca yazmıştır. Özellikle de tacize uğrayan memur, akademisyen ve öğrenci hiç konuşmaz ve konuşamaz çünkü konuşturmazlar.

    Gazetelere gitsen ( Özellikle yerel gazetelere ya da ana akım medya) onlar zaten seni hemen satar çünkü rektörün gazetecisidir. Muhalif gazeteye gitsen o da korkar. Hukuk mücadelesi kazansan üniversitelere cezai yaptırımı yok. Yetkisi olan akademisyenler davayı kaybetseler de istifa gibi bir onurları ya da kültürleri yok.

    Her gün birçok üniversite memuru ve akademisyen sıra dışı mobbing ve baskı altındadır. Mobbing’e izin veren baş kişi YÖK başkanı ve YÖK başkanlarıdır. Rektör’den randevu alamayan binlerce akademisyen ve memur bulunmaktadır. Hatta rektör yardımcıları bu insanları aşağılayıp geri yollamaktadır. İnsanlık dışı uygulamalar üniversitelerde yaşanmaktadır. Üç maymunu oynuyorlar.

    Üniversiteler terk edilmiş gibi…YÖK’e bağlı özerk kışlalar gibi yönetilmektedir. Üniversiteler psikolojik şiddetin merkezi haline gelmiştir. Akademisyenler ve memurlar kendilerini desteklyecek sendika, dernek, sivil toplum örgütleri, avukatlar, hukuk danışmaları, cesur gazeteciler ile görüşerek mücadelelerini devam ettirmelidir çünkü karşılarında büyük bir totaliter rejim ordusu (rektörler ve onlara biat edenler) bulunmaktadır.

    Her rektör için bunu söylemiyorum. Zaten onlar kendilerini biliyorlar. Akademik faşizm böyle doğar. Bir de sol gazetelerde yazan akademisyenler var. Onların bazıları YÖK ve MEB’i gece gündüz eleştirir ama odasına gelen öğrencileri aşağılar ve kovarlar. Bu da akademik faşizmdir çünkü onlarda patolojik apati gelişmiştir.

    Çevrelerine, öğrencilerine, hayvanlara karşı duyarsızdırlar. Akademik faşizm çok katmanlıdır.

    Bu faşizm türü susan akademisyen ve memurları Homo Sacer’e dönüştürmektedir. Bu gün üniversitelerde birçok akademisyen ve memur akademik çalışma ve işten çok baskı ile mücadele etmektedir.

    Bu konuda STK’lar, haber yayın ajansları, hukuk büroları hep birlikte bu konuyu daha falza gündeme getirmeliyiz. Yoksa Kafka’nın böceği gibi bizi hissettirecekler. Bizler böcek değiliz. Bizler 12 Öfkeli Adam’daki gibi 11 kişiye karşı mücadele eden Henry Fonda’yız…

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Prof. Dr. Ortaylı: 2 milyon öğrenci üniversiteyi bıraktı, birinci sorumlusu YÖK, ikincisi YÖK’ü de aşar

    Prof. Dr. Ortaylı: 2 milyon öğrenci üniversiteyi bıraktı, birinci sorumlusu YÖK, ikincisi YÖK’ü de aşar



    Prof. Dr. İlber Ortaylı, 2018-2022 yılları arasında 1 milyon 967 bin üniversite öğrencisinin okulu bıraktığına dikkati çektiği bugünkü yazısında, “Burada bütün kusur YÖK’ün kontenjanları artırıp talebelerin eğitim hayatını zorlaştıracak bir sorumsuzlukla haddi aşan bir kapasiteyi yüklemesidir” dedi. Ortaylı “İkinci sorumluluk tabii ki YÖK’ü aşar” diyerek geçim sıkıntısına dikkati çekti.

    Prof. Dr. Ortaylı, bugünkü yazısında şunları kaydetti:

    “Türkiye halkının iyi çocuğun hukuk fakültesinden çıktığına dair sabit fikrini değiştirmesi lazım. Sayısı 200’e yaklaşan hukuk fakülteleriyle gülünç bir rekor düzeyindeyiz. Bu, Avrupa’daki en yüksek üniversite sayısıdır. Bu rapora göre talebe terkinin yaygın olduğu ilk 25 üniversitede özel okullar pek göze çarpmıyor ama kuyruk aşağı doğru indikçe çarpacaktır. Hazin olan bu değil; ilk 25 üniversitenin içinde Anadolu Üniversitesi 78 bin, sonra 65 binle Antalya Akdeniz Üniversitesi, Ankara Gazi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi geliyor. Marmara Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Ege de üst sıralarda.”

    “Peki neden bu kurumların öğrencileri yarıştan çekiliyor?” sorusunu gündeme getiren Ortaylı şunları kaydetti:

    “Burada bütün kusur dediğim gibi YÖK’ün kontenjanları artırıp talebelerin eğitim hayatını zorlaştıracak bir sorumsuzlukla haddi aşan bir kapasiteyi yüklemesidir. İkinci sorumluluk tabii ki YÖK’ü aşar; ne yazık ki özel üniversitede okuyan gencin malî imkânı bu üniversite öğrencilerinde bulunmuyor. Hayatın zorluğu karşısında ayrılıyor. Yüksek rekorlar işi beceremeyip hayatı başka yerden kazanmayı deneyen öğrencilerden çok barınacak yeri ve yiyecek ekmeği kalmayanlardadır. Bu bir alarmdır. Yoksa eğitimin kalitesizliği karşısında sukût-u hayale uğramak ciddi sebep olmakla birlikte bu daldaki rekor bu zikredilen üniversitelere ait olamaz.”

    Ortaylı, “Üniversiteyi başaracak öğrenciyi üniversiteye almamız lazım” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekrem İmamoğlu: Milyonlarca üniversiteli ve aileleri artık eğitimin yüz yüze olmasını istiyor

    Ekrem İmamoğlu: Milyonlarca üniversiteli ve aileleri artık eğitimin yüz yüze olmasını istiyor


    Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından alınan kararla üniversiteler uzaktan eğitime geçmiş ve KYK yurtları depremzedeler için tahsis edilmişti.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda YÖK’e yüz yüze eğitimin başlatılması çağrısında bulundu.

    İmamoğlu, “Mart ayının sonuna geldik, YÖK hala sessiz. Milyonlarca üniversiteli ve aileleri artık eğitimin yüz yüze olmasını istiyor. 1 ay önce “Yüz yüze eğitime hazırız” diyen kurumları açıklama yapmaya davet ediyorum” dedi.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sayıştay raporlarında yer alan 404 adet kayıp sanat eserini sordu

    Sayıştay raporlarında yer alan 404 adet kayıp sanat eserini sordu


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***