Etiket: yenidoğan

  • Kıbrıs’ta bebeklerin mamasına alkol konması nedeniyle beş tutuklama

    Kıbrıs’ta bebeklerin mamasına alkol konması nedeniyle beş tutuklama


    Artı Gerçek – Türkiye’nin SGK’yi dolandırıp para kazanmak için bebek ölümlerine yol açan ‘yenidoğan çetesi’ni konuştuğu bir dönemde Kıbrıs’ta da bir hastanede bebeklerin mamalarına su yerine yanlışlıkla saf alkol koyulduğunun, bir bebeğin öldüğünün ve altısının entübe edildiğinin ortaya çıkması adayı ayağa kaldırdı.

    Lefkoşa’daki Acil Durum Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde, erken doğum sebebiyle kuvözde tedavi gören 20 günlük bebeğin ani ölümü ile ilgili polis soruşturması kapsamında gözaltına alınan beş sağlık çalışanı, bugün mahkemeye çıkarıldı.

    Yeni Düzen gazetesinin aktardığına göre polis duruşmada, zanlıların “tedbirsizlik ve ihmal sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlarına karıştığını belirtti. Hastanede görevli hemşireler tarafından tedbir alınmadığının ve bebeklerin mamalarına ihmal sonucunda etil alkol karıştırıldığının tespit edildiği aktarıldı.

    Altı çocuğun yoğun bakımda tedavisinin devam ettiğini belirten polis, soruşturmanın devam ettiğini ifade etti. Alınması gereken birçok ifade ve incelenecek kamera görüntüleri olduğunu vurgulayan polis, zanlıların üç gün daha tutuklu kalmalarını talep etti.

    ‘ALKOL 5 LİTRELİK SU ŞİŞESİNDE MUHAFAZA EDİLİYORDU’

    Savcı Senem Palabıyık’ın sorularını yanıtlayan tahkikat memuru, dört zanlının aynı vardiyada, bir zanlının ise bir önceki vardiyada çalıştığını belirtti. Polis, etil alkolün yeni doğan servisi içerisinde muhafaza edildiğini tespit ettiklerini söyledi, “Alkol 5 litrelik su şişesinde muhafaza ediliyordu ve mamaların hazırlandığı odadan çıkarıldı” ifadelerini kullandı.

    Mahkemeden, emniyetin talebi doğrultusunda, sağlık çalışanları K.Y., Ç.Ş, G.K., A.D. ve M.A.’nın üç gün daha tutuklu kalması kararı çıktı.

    CTP’DEN HÜKÜMETE SORULAR

    Bir bebeğin ölümüne, altı bebeğin entübe edilmesine yol açan olay, Kıbrıs’ın kuzeyinde infial yaratmış durumda, Ana muhalefetteki Cumhuriyetçi Türk Partisi’nden (CTP) yapılan yazılı açıklamada, “Yetkililere çağrımız ve uyarımız, bebeklerin durumu ve süreçle ile ilgili şeffaf olunması, ailelere ve topluma düzenli bilgi verilmesidir. Ayrıca bu vahim olayın nedenlerinin ve sorumlularının açıklıkla ortaya çıkması için sürecin yakından takipçisi olacağız” ifadeleri kullanıldı.

    ‘SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKÜYOR… AİLELERE NEDEN BİLDİRİLMEDİ?’

    CTP, “Bu konuda ve ülkemizin çöken sağlık sistemi ile ilgili söylenecek çok söz var” derken, “Konu çok sıcak ve acı verici olsa da, bazı sorular sormak görevimizdir” ifadelerini kullanıp ekledi: “Hastanede kalite kontrol sistemi uygulanıyor mu? Alkol nasıl olur da şu şişelerinin arasında veya yanında etiketsiz olarak bulundurulur? Hemşire ve personel eğitimleri yenidoğan ünitesinde çalışmak için yeterli mi? Cihaz ve ekipman eksikliği var mı? Cumartesi sabah Mihriban bebeğin ölmesine rağmen konu ailelere neden bildirilmedi? Konunun medyada gündeme gelmesi beklendi?”

    ‘SAĞLIK BAKANININ AÇIKLAMASI SAMİMİ DEĞİL’

    Açıklamada Sağlık Bakanlığı’na da sert eleştiriler yöneltildi

    “Sağlık Bakanı’nın açıklamasını oldukça yetersiz ve samimiyetten uzak bulduğumuzu kamuoyu ile paylaşırız. CTP olarak bu soruları ve dahalarını sormaya devam edeceğiz. Konunun ör bas edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Ancak şu anda önceliğimiz altı bebeğimizin her birinin sağlıklarına ve ailelerine kavuşmalarının sağlanmasıdır. Konu polise intikal etmiş ve 5 sağlık çalışanı tutuklanmıştır.

    Yetkililere çağrımız ve uyarımız bebeklerin durumu ve süreçle ile ilgili şeffaf olunması, ailelere ve topluma düzenli bilgi verilmesidir. Ayrıca bu vahim olayın nedenlerinin ve sorumlularının açıklıkla ortaya çıkması için sürecin yakından takipçisi olacağız.”

    HEKİMLERDEN KAPSAMLI SORUŞTURMA ÇAĞRISI

    Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) ve Kıbrıs Türk Tabipleri Odası (KTTO) da ortak açıklama yaparak, “Kamuoyunun şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi son derece önemlidir” dedi. Olayın polis tarafından yeterli olamayacağını belirten örgütler, idari soruşturmanın da gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizdi; tıbbi ve iş gücü olarak her türlü yardıma hazır olduklarını belirtti.

    Açıklamada, “Yaşandığı iddia edilen olayla ilgili süreç en baştan incelenmeli, alkolün eczaneden talep şekli, yöntemin güvenirliği, temin süreci, yoğun bakım ünitesinin ilaç ve tıbbi malzeme depolama sistemi, hasta güvenliği esasları, çalışan sayısı yeterliliği, hizmet içi eğitim ve denetim süreçleri, Sağlık Bakanlığı ve idari amirlerin düzenleyici ve denetleyici yönden sorumlulukları ayrıntılı biçimde ele alınmalıdır” denildi; “Görevi yaşatmak olan biz hekimler yaşananlar karşısında son derece üzgünüz. Olayın aydınlatılması, ihmal veya kusuru olanların belirlenmesi ve gerekli yasal süreçlerin başlatılması hayati öneme sahiptir” vurgusu yapıldı. (HABER MERKEZİ, Yeni Düzen)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Yenidoğan çetesi’ hakkında 2015’teki ilk ihbar ortaya çıktı

    ‘Yenidoğan çetesi’ hakkında 2015’teki ilk ihbar ortaya çıktı


    Artı Gerçek – Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun “yenidoğan çetesi”nden 27 Mart 2023’te yapılan CİMER başvurusu ile haberdar olduklarını söylemesine rağmen ilk ihbarın 2015’ye yapıldığı ortaya çıktı. Bu tarihte bir kişinin İstanbul Valiliği’ne gönderdiği e-postada çetenin faaliyetlerini ayrıntısıyla anlatıp hastane ismi de verdiği, başlatılan soruşturmada bugün ortaya saçılan iddiaların tespit edildiği ama suç duyurusundan sonuç alınamadığı gün yüzüne çıktı.

    2015’TEKİ İHBAR: ‘YENİDOĞAN KISMINDA BÜYÜK PARALAR DÖNÜYOR’

    Sözcü gazetesi Uğur Dündar, bugünkü köşesinde, çete hakkında 27 Temmuz 2015’te İstanbul Valiliği’ne e-posta ile yapılan ilk ihbarı yazdı. O ihbarda, hastanelerin isimleri de sıralanarak şu ifadeler yer aldı:

    “Hastalar devlet kurumunda çalışanlarınca pazarlanıyor. Hastanelerden haraç gibi paralar toplanıyor. Devletin kurumuna leke düşüyor. Bebekler canına düşmüş, bunlar en çok parayı veren yere satıyor. Birçok yer ile çalıştığı için de pislikler ortaya çıkmıyor. İstanbul Avrupa Yakası 112’de nakilde çalışan kişiler hastaları hastanelere pazarlıyorlar. Özel hastaneler, belirli ücret karşılığında yoğun bakımlarını dolduruyor ve anjiyo laboratuvarını çalıştırıyorlar.

    Özellikle YENİDOĞAN KISMINDA BÜYÜK PARALAR DÖNMEKTE, nakilde çalışan ve alenen özel hastaneler ile pazarlık yapan ücret mesajlarıyla hasta isimlerini atan bu kişiler iğrenç bir şekilde ay sonlarında paralarını toplamakta, bir kısmını diğer nakil arkadaşlarına, doktorlara vererek bölüştürmektedirler. Liste başı D. Hanım, Ö. Hanım, S.A., Y.K.’dır. Hatta Y.Bey’in kardeşi Baypark Hastanesinde çalışmaktadır. Bu kişilerle çalıştığını bildiğim hastaneler; Hospitalist, Baypark, Kolan, Aile, Ufuk, İklim, Şafak, Asya, Akademia, Tekden, Haliç vs.

    En çok yenidoğan anjiyo ve anne karnında doğum sevk ediyorlar.

    Bu durumu üzüntülerimle yazıyorum ve beni öğrenmeleri durumunda güçlü hastane sahiplerinin bana sıkıntı yaratacağından gizlice ihbar ediyorum. Lütfen araştırın…”

    SORUŞTURMA DA AÇILMIŞ, RAPOR DA DÜZENLENMİŞ

    Valiliğin havalesi üzerine bu iddiaların, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürü Ali Muhçi tarafından soruşturulduğu da ortaya çıktı. Ancak soruşturma sonucunda e-mailde adı geçen personel hakkında adli yönden bir işlem yapılmasına gerek duyulmadığı belirtilerek, idari yönden ATT D.U. ATT Ö.G.B. ve ATT S.A haklarında 1/30 Aylıktan Kesme Cezası ile görev yerlerinin değiştirilmesi öneriliyor. ATT Y.K. hakkında da herhangi bir işlem yapılmasına gerek görülmediği şeklinde rapor düzenlendi.

    SAĞLIK BAŞ DENETÇİSİ NİHAT SABUNCU’NUN AYRINTILI RAPORU

    Konu, Bakanlığın görevlendirmesi üzerine daha sonra Sağlık Baş Denetçisi Nihat Sabuncu tarafından incelendi. 15 Şubat 2016’da hazırlanan raporda, bugün kamuoyunun tepkisini çeken suçlamaların birçoğu tespit edildi.

    Raporda özetle şunlar söyleniyordu:

    “Özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım servislerine sevkle gönderilen ve gereğinden fazla yatırılarak hem bebeklere zarar verildiği ve hem de SGK’na yüksek fatura çıkarıldığı iddiasının yerinde tespiti amacıyla Özel Yıldız Akademia Hastanesi, Özel Avrupa Şafak Hastanesi, Özel İstanbul Şafak Hastanesi ve Özel Ethica İncirli Hastanesinde denetim yapılmıştır.

    Yapılan denetimde halen serviste yatmakta olan bebekler kontrol ve muayene edilmiş, örnekleme usulüyle seçilen bebek hastaların dosyaları ile geçmişte tedavi edilmiş taburcu hastaların dosyaları incelenmiş ve mahallinde yapılan tespitlere yer verilmiştir. Bakanlığımız Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce oluşturulan yenidoğan hekimlerince bu tespitler değerlendirilmiş ve bu değerlendirme sonucunda:

    ‘BEBEĞE ZARAR VERİLMİŞ OLABİLECEĞİ KANAATİNE VARILDI’

    Hastaya çoklu antibiyotik tedavileri uygulandığı ve bu tedavinin hastanın klinik bulguları dikkate alındığında yoğun ve gereksiz olduğu, uygulanan girişim ve tedavilerin yenidoğanın güncel tıp bilgilerine uygun olmadığı, bebeğin hastanede yatış sürecini uzattığı, bu nedenlerle bebeğe zarar vermiş olabileceği kanaatine varılmıştır.

    ‘ALINAN KAYITLAR UYUMLU DEĞİL’

    Hemşire ve doktor izlenimlerinin uyumlu olmadığı, hastanın aldığı solunum destek tedavileri açısından izlem notları arasında farklılık olduğu saptanmıştır.

    ‘TEDAVİ, KLİNİK TANI İLE UYUMSUZ’

    Hemşire ve doktor izlenimlerinin uyumlu olmadığı, hastanın klinik bulguları, beslenmesi ve aktivitesi dikkate alındığında uygulanan tedavinin klinik tanı ile uyumsuz olduğu kanaatine varılmıştır.

    Hastanın klinik bulgularının tanı ve tedaviyle uyumlu olmadığı, ayrıca yatış paket kodu ve eczaneden çekilen ilaçların uygulanan tedaviyle uyuşmadığı tespit edilmiştir.

    Hastanın epikriz bilgilerine göre klinik bulgularının tanı ve tedaviyle uyumlu olduğu düşünülmesine rağmen, 7 gün genel durumu kötü olarak belirtilen, 1 gün sonra iyi olduğu için taburcu edilmesi dikkat çekicidir.

    Hastanın mevcut bilgileri tamamlanmamış ve yetersiz olmasına rağmen, aldığı tedavilerin yenidoğanın güncel tıbbi yaklaşımlarına (vetolin-pulmicort inhaler, aminocardol) uygun olmadığı kanaatine varılmıştır, şeklinde görüşleri doğrultusunda:

    ‘YATIŞ SÜRELERİ UZATILARAK SGK’YA YÜKSEK FATURA ÇIKARILABİLECEĞİ…’

    Sonuç olarak mevcut bilgi, belge ve raporlar doğrultusunda adı geçen özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım servislerine sevkle gönderilen veya kendi bünyesinde doğan bebeklerin, tanı ve tedavi süreçlerinin yenidoğan alanındaki güncel tıbbi bilgilerle uyumlu olmadığı, bu durumun bebeklere zarar verebileceği ve hastanede yatış sürelerini uzatabileceği, bu nedenle SGK’ya yüksek fatura çıkarılabileceği kanaatine varılmıştır.”

    ‘SUÇ DUYURUSUNDAN SONUÇ ÇIKMADI’

    Dündar’ın yazısına göre, Sağlık Baş Denetçisi Nihat Sabuncu rapordaki bulguları gerekçe göstererek sorumlu görülenler hakkında suç duyurusunda bulundu. Dündar, yazısında şu ifadeleri kullandı:

    “Ancak suç duyurusundan bir sonuç alınamadığı için çete daha organize oluyor ve bebek canı üzerinden yürüttüğü bu kanlı ve korkunç ticareti günümüze kadar sürdürebiliyor.

    Özetle; bu ihbar ve sonrasında hazırlanan rapor, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun “Bize 2023 Mart sonu itibariyle bir ihbar geliyor bu (iddianamede yer alan) hastanelerle ilgili. Önce CİMER’e, CİMER’den Bakanlığa, Bakanlıktan bize (İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü) gidiyor” şeklindeki açıklamalarını doğrulamıyor.” (Kaynak)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Eski bakan Müezzinoğlu’nun yeni haberi olmuş

    Eski bakan Müezzinoğlu’nun yeni haberi olmuş


    Artı Gerçek – En az 12 bebeği ihtiyaç duymamalarına rağmen enfeksiyona açık yoğun bakım ortamında tutarak ölümüne yol açmakla suçlanan ‘yenidoğan çetesi’nin’ kullandığı hastanelerden Avcılar Hastanesi’nin sahibi, eski Sağlık ve Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’ndan açıklama geldi. Müezzinoğlu, ilgili soruşturmanın kendisine haber verilmediğini ve yaşananlardan perşembe akşamı (17 Ekim 2024) haberi olduğunu savundu; “Şu ana kadar incelenen dosyalara bakılırsa bizim hastanemizde dikkatli olmuşlar. Etik kurallara uymuşlar” dedi.

    Sözcü yazarı Deniz Zeyrek’e konuşan Müezzinoğlu, yoğun bakım ünitesini çeteye kiraya verdiklerinde 17 aylık bir sözleşme imzaladıklarını belirtirken, Avcılar Hastanesi’nin “diğer hastanelerle sözleşme imzalayabilmek için bir güven unsuru olarak kullanılmış olabileceğini” savundu.

    Müezzinoğlu’nun yanıtları şöyle:

    Ne zaman haberiniz oldu?

    Perşembe akşamı (17 Ekim 2024) aldık. İki gündür fotoğrafı görmeye çalışıyoruz. Taleplerimiz soruşturmanın gizliliği nedeniyle karşılanmadı.

    Sizin hastanenizdeki durum nedir?

    Şu ana kadar incelenen dosyalara bakılırsa bizim hastanemizde dikkatli olmuşlar. Etik kurallara uymuşlar. Bizim buradaki dosyalarda yanlış görünmüyor. Belki de bizim hastanemizi diğer hastanelerle sözleşme imzalayabilmek için bir “güven unsuru” olarak kullanmışlar. Bizimle iş birliğini kullanarak diğer hastanelerin güvenini kazanmaya çalışmış olabilirler. Bizim en büyük hatamız bunlarla sözleşme imzalamak. Keşke yapmasaydık.

    Ne zaman sözleşme imzaladınız?

    17 aylık bir süre…

    ‘BİZ KAZANÇ ELDE ETMEDİK’

    Siz yoğun bakım ünitenizi sadece kiraya mı verdiniz? Kazanca da ortak oldunuz mu?

    Biz sadece kiraya verdik. Yani yoğun bakım hasta sayısı ne olursa olsun bizim kazancımız artmadı. Zaten yoğun bakım servisimiz en az yüzde 20 zararla çalışıyor.

    Geçen süre içinde çetenin yaptığı usulsüzlükleri hiç fark etmediniz mi?

    Hayır, fark etsek anında bitirirdik sözleşmeyi. Hatta bu süre içinde Sağlık Müdürlüğü üç defa habersiz, iki defa haberli denetim yapmış.

    Soruşturma başladıktan sonra kimse gelip sizi bu çeteye karşı uyardı mı?

    Hayır hiçbir uyarı olmadı.

    ’40 YIL ÖNCE AÇTIK, ERDOĞAN DA GELMİŞTİ’

    Bu yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Bu hastaneyi 40 yıl önce açtık. Açılışa Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan da gelmişti. Orada da söyledim. Bizim için önemli olan para değil, mesleğin saygınlığı. Amacımız layıkıyla sağlık hizmeti vermek. Ekmeğimizi oradan kazandık ama şunu da hep bildik: Hekimlik para kazanma mesleği değil. 40 yıldır bu bakış açısıyla hizmet ediyoruz. (Kaynak)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Yenidoğan çetesi’, hemşirelere ‘gebe başına para’ teklif etmiş

    ‘Yenidoğan çetesi’, hemşirelere ‘gebe başına para’ teklif etmiş


    Artı Gerçek – Yenidoğan bebekleri ihtiyaç duymamalarına rağmen enfeksiyona açık yoğun bakım ortamında tutan ve iddianameye göre en az 10’unun ölümüne yol açmakla suçlanan ‘yenidoğan çetesi’ hakkında yeni ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor. İddianameye göre çete, düşük doğum ağırlıklı olan gebeleri hastanelerinde anlaştıkları kadın doğumcular ile doğum yaptırıp, kendi hastanelerinin yoğun bakımlarına almayı da amaçlıyordu.

    Cumhuriyet’in aktardığına göre iddianamedeki telefon kayıtlarında geçen ifadelerde iki şüpheli arasında bu yönde geçen konuşmalar yer aldı. Şüpheli hemşire Hasan Basri Gök ile fezlekede ismi geçen hastanede hemşirelik yapan Funda S. arasındaki konuşmada Gök, S.’ye, çalışmakta olduğu hastaneye gebe hasta geldiği zaman kendisine haber vermesini istedi. Bunun karşılığında da hasta başına para vermeyi teklif etti.