Etiket: Yeni anayasa tartışmaları

  • Ayhan Bilgen’den ‘yeni Anayasa’ değerlendirmesi

    Ayhan Bilgen’den ‘yeni Anayasa’ değerlendirmesi



    SES Partisi Genel Başkanı Ayhan Bilgen, partisince bir otelde düzenlenen “Neden Yeni Bir Anayasa” konulu toplantıda konuştu.

    Türkiye’nin 40 yıldır darbe anayasasıyla yönetildiğini, Anayasa’nın maddelerinin yaklaşık üçte birinin değiştirildiğini kaydeden Bilgen, ülkenin, siviller tarafından tartışılmış, siyasetçilerin öncülüğünde hayata geçirilmiş bir yeni anayasaya ihtiyacı bulunduğunu söyledi.

    Yeni anayasa hazırlığı kapsamında masada konuşulması gerekenlerin uzlaşmayla ile alınma gerektiğini ifade eden Ayhan Bilgen, “Masaya oturmamak için gerekçe sunmaya başladınız mı ‘nasıl Anayasa yapılır’ tartışması yapamazsınız. Bu da Türkiye’nin gerçekten demokratik, sivil, eşitlikçi, özgürlükçü Anayasa ihtiyacı olduğunu düşünüyorsanız ülkeye zarar vermektir” dedi.

    Muhalefetin son seçimlerde sergilediği politikaları eleştiren Bilgen, Türkiye’de genel olarak muhalefet etme biçiminin yanlış olduğunu, Türkiye’nin farklı bir muhalefet tarzına, eleştiriye, tartışmaya ve sorgulamaya ihtiyacı bulunduğunu belirtti. Ayhan Bilgen, bunu düşünerek yola çıktıklarını ifade etti.

    “SİYASETÇİNİN GÖREVİ, NİYET OKUMAK DEĞİL, HALKA GÜVENMEKTİR”

    Bilgen, şunları söyledi:

    “Anayasa denen metin, bir toplum sözleşmesidir. Uzlaşma, kendi maksimum taleplerinizden bir adım geriye gelme, toplumun ortaklaşabileceği kaygılar ve beklentiler üzerinden bir hukuk metni inşa etme zorunluluğunuz var. İşin doğası bu. Yoksa ‘Ben kendi taleplerimi dayatacağım, benim dediğim yere herkes gelmek zorunda’ dediğiniz andan itibaren zaten anayasa tartışıyor olmaktan çıkıyorsunuz, Anayasa yapım süreçlerinin doğasına aykırı bir iş ortaya koymuş oluyorsunuz. Bizim tercih ettiğimiz muhalefet etme biçimi, hem anayasa konusunun kendi doğal seyri süreci dolayısıyla biz Türkiye’de yapıcı eleştirel bir tutumun Anayasa konusunda sergilenmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

    Bir gazetecinin, iktidarın 12 Eylül Anayasası’nın değişim çağrısına yönelik görüşü sorulan Bilgen, siyasetçinin görevinin niyet okumak olmadığını, iktidara güvenerek değil, halka güvenerek yola çıkılması gerektiğini kaydetti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’dan bir ‘yeni Anayasa’ açıklaması daha

    Erdoğan’dan bir ‘yeni Anayasa’ açıklaması daha



    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulucanlar Cezaevi’nde düzenlenen “Yeni Anayasa Sempozyumu”nda konuştu.

    Erdoğan, sık sık dile getirilen ancak çalışmalara başlanılmayan yeni Anayasa tartışmaları üzerine “Ülkemizi yeni, sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı bir anayasaya kavuşturma hedefimizden vazgeçmedik” dedi.

    Erdoğan şunları söyledi:

    “Bugün 12 Eylül. Bundan tam 43 yıl önce Türkiye, en karanlık günlerinden birini yaşadı. Ulucanlar, Mamak, Diyarbakır Cezaevinin dili olsa da o günleri anlatsa. Hüseyin Kulmahmut gibi öldürülen gençlerin vebali darbecilerin yakasını öteki dünyada da bırakmayacaktır. Dipçik darbeleriyle cezaevine tıkılanların tamamı serbest kaldı. Sadece bu örnek bile yapılan işin ne kadar göstermelik olduğunun işaretidir.

    Ülkemizi yeni, sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı bir Anayasa’ya kavuşturma hedefimizden vazgeçmedik. Teklifimiz muhalefetin uzlaşmaz tavrı nedeniyle hayata geçemedi. MHP ve AK Parti dışında yeni bir Anayasa metni hazırlayan teşekkül çıkmadı. Muhalefet, istismarını yapmasına rağmen, iş somut adım atmaya geldiğinde dümeni kırıp ortadan kayboluyor. Yeni bir Anayasa yerine tutarsız ve anlamsız bir metni ortaya fırlatıp kendi dünyalarına daldılar. Gerçi onlara da hak vermemek elde değil. Parti içinde ayrı kavga, ittifak ortakları arasında ayrı kavga, yurt içine ayrı selam, yurt dışına ayrı selam. Kendi kavgalarının içine bu kadar gömülmüşken, yeni Anayasa gibi vakit, emek, birikim gerektiren biri konuyla kim, niye uğraşsın ki?

    Yeni Anayasa’yı milletimize kazandırana kadar çalışmayı, mücadeleyi asla bırakmayacağız. 27 Mayıs 1960’tan itibaren Anayasalarımız maalesef darbe yönetimleri tarafından şekillendirilmiş ve yürürlüğe konulmuştur. Türkiye çok daha iyi bir Anayasa’yı ziyadesiyle hak ediyor. Elbette Anayasalar değişmez metinler değildir. Mesela Amerikan Anayasa’sı 236 yılda 27 kez değişmesine rağmen ülkenin ihtiyaçlarını hala karşılayamıyor. İngiltere gibi yazılı Anayasa’sı olmayan ülkeler de mevcuttur. Bir de kağıt üstünde iyi metinlere sahip Anayasaları olup da demokrasiden uzak uygulamaların sürdüğü ülkeler de söz konusudur. Hammurabi Kanunları gibi metinler de coğrafyamızın mirası içindedir.

    1924, 1960 ve 1982 Anayasalarının her birinin kendi dönemlerine ilişkin ayrı hikayeleri var. Bugün bize düşen göre, Cumhuriyetimizin 100. yılında bu derinlikli birikimin üzerinde kendi hikayemizi yazıp gelecek nesillere en büyük mirası bırakmaktır. Türkiye Yüzyılı iddiamızı hayata geçirebilmek için sadece altyapımızı güçlendirmek yetmiyor. Tüm bunlara uygun yeni bir Anayasa’ya ihtiyacımız olduğu bir gerçektir. Bizi darbe Anayasa’sı gölgesinden kurtaracak olması bile çalışmaları kıymetli kıymaya tek başına kafidir. Kuşkusuz sihirli bir değnek gibi, Türkiye’yi bir masal diyarı haline getirmeyecektir ancak milletin ortak değerlerini, ortak geleceği, devletin bekasını, insanların hak ve özgürlüklerini, siyasi aktörlerin uzlaşmasını, tüm bunları meşruiyet zemininde kuşatan yeni Anayasa’nın Türkiye’ye çok şey katacağı açıktır.

    Türkiye’nin demokrasi ve hukuk pratiği bize şunu söylüyor. Bize lazım olan lafzı, ruhu ve hacmiyle milletimizin dünyaya ve hayata bakışına, ülkemizin birikimine ve hedeflerine uygun bir Anayasa metnidir. Biz parlamentodaki tüm gruplarla bunları konuşacağız, görüşeceğiz. Onlar da olumlu bakarlarsa yoluma devam edeceğiz. Olursa olur, olmazsa olmaz. Bize düşen kapıları çalmak. Buradan tüm siyasi partilere, STK’lara, akademi mensuplarına sesleniyorum. En ideal Anayasa metnini bulmak için gelin konuşalım, tartışalım, müzakere edelim ama bu süreçten kaçmayalım. Hiç kimsenin böyle bir Anayasa çalışmasından rahatsız olmasına gerek yoktur.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Adalet Bakanı Tunç’tan ‘yeni Anayasa’ açıklaması

    Adalet Bakanı Tunç’tan ‘yeni Anayasa’ açıklaması



    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AKP Çankırı İl Başkanlığını ziyaretinde konuştu.

    Konuşmasında yeni Anayasa vurgusu yapan Tunç, “Asıl hedefimiz yeni anaysa. Darbe anayasasıyla yönetiliyoruz. Milletimizi demokratik sivil anayasa kavuşmalı. Vesayetçi anlayışı kaldıracak reformu yaptık. Türkiye Yüzyılının başında bu darbeci anayasa milletimize yakışmıyor. Bunun mücadelesini yeni dönemde vereceğiz. Yeni reformlar yaptık” dedi.

    Tunç devamında, “Askeri yargıyı kaldırdık, sıkı yönetimi kaldırdık, darbeciler yargılanamaz maddesini kaldırdık. Hak arama yollarını bulmak mümkün değildi onları koyduk. Çocuk, kadın hakları anayasamızda yoktu bunları koyduk. Tüm bu demokratik reformlarla vesayetçi anlayışın tamamının kaldırılmasını sağlayamadık. Darbe anayasasını aslında milletimiz değiştirilmek üzere emanet etti. Bugüne kadar başarılmadı. Bütün temennimiz yeni anayasamızın Türkiye’nin onayına sunulması. Seçim beyyannamemizde sunduğumuz tüm vaatler için çalışmaya devam ediyoruz…” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP’nin anayasa değişikliği planı: LGBTİ+ derneklerini kapatmaya hazırlanıyorlar!

    AKP’nin anayasa değişikliği planı: LGBTİ+ derneklerini kapatmaya hazırlanıyorlar!



    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘helalleşme’ çıkışları kapsamında yayınladığı bir videoyla başörtüsüne dair bir kanun teklifi vereceklerini duyurmuştu. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, cumhur ittifakı olarak anayasa değişikliği teklifi sunacaklarını ve buna ‘ailenin korunması’ amacıyla bir madde ekleneceğini söylemişti.

    Seçim sürecinde önce tarafsızlığını açıklayan ancak daha sonra Cumhur İttifakı’na katılan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da seçime yönelik vaatlerini açıklarken LGBTİQ+ derneklerinin tamamen kapatılacağını ve kamuoyuna ‘propaganda’ yapmalarını engelleyeceklerini söylemişti.

    DERNEKLERİN KAPATILMASININ ÖNÜ AÇILIYOR

    Diken’den Altan Sancar’ın haberine göre hazırlanan anayasa değişikliği teklifine LGBTİ’lere karşı anayasanın 41’inci maddesinin başlığı ‘Ailenin korunması, evlilik birliği ve çocuk hakları’ diye değiştirilirken, maddeye “Evlilik birliği, ancak kadınla erkeğin evlenmesiyle kurulabilir” hükmü eklenmesi istendi. Ayrıca teklifin gerekçesinde “Türk toplumunun temeli olan aile yapısını korumak ve aileye yönelik her türlü tehlike, tehdit, saldırı, çürüme ve sapkınlığa karşı tedbir almak devletin asli görevidir” ifadelerine yer verildi.

    ÖNCELİKLİ ELE ALINACAK

    AKP kulislerinde konuşulanlara göre, teklifin bu yasama döneminde öncelikli olarak ele alınması bekleniyor. AKP’liler teklifin hızlıca ele alınmasının ve yürürlüğe girmesinin ‘önemli’ olduğunu belirtirken, muhalefet açısından bunun ‘büyük bir sınav’ olacağı dile getiriliyor.

    Diken’e konuşan AKP’li bir yönetici anayasa değişikliğinin kabul edilmesi halinde LGBTİ derneklerinin de faaliyetlerine ‘hızlıca’ son verileceğinin altını çiziyor. AKP’li yönetici şöyle dedi: “Muhalefet Türk aile toplumu açısından ne kadar samimi hep birlikte göreceğiz. Özellikle kendilerini toplumumuza ‘değerlerine sıkı sıkıya bağlı’ olarak tanımlayan partilerin burada alacağı tavrı merakla bekliyoruz.”

      

    HIZLICA KURTULMAMIZ GEREK

    AKP’li ismin aktardığına göre, LGBTİ+ derneklerinin kapatılması da gündeme alındı: “Aslında dernekler yasasında değişiklikle bu mümkün olabilirdi. Ama bunun karşısında yüksek mahkemelere başvurular olacaktı ve buradan çıkacak kararları bilemeyiz. Bizim hızlıca bu yayılan sapkınlığın örgütlenmiş halinden kurtulmamız gerekiyor. Bu nedenle anayasa değişikliği sonrası, uyum yasalarıyla dernekler yasasında değişiklik yapılacak. Ardından da bu yapılar hızla kapatılabilecek, çünkü faaliyetleri anayasanın dışında olacak.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’ın başdanışmanından anayasa çıkışı: ‘Bu anayasayla yaşamak ülkemize yakışan bir hal değildir’

    Erdoğan’ın başdanışmanından anayasa çıkışı: ‘Bu anayasayla yaşamak ülkemize yakışan bir hal değildir’


    Deprem ve sonrasındaki seçim nedeniyle rafa kalkan ‘yeni anayasa’ tartışması yeniden gündemde. 

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni kabine ile yaptığı toplantı sonrası yeniden gündeme getirdiği tartışmaya ilişkin son olarak Erdoğan’ın Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, dikkat çeken bir çıkışta bulundu. 

    “ÜLKEMİZE YAKIŞAN BİR HAL DEĞİL”

    ”Gündemimiz Yeni Anayasa” başlığıyla bir yazı kaleme alan Uçum, 1982 Anayasa’sının bir çok kez değiştirildiğini bu nedenle kendi iç tutarlılığını yitirdiğini öne sürdü. 

    Uçum, “Hem darbe ürünü olan hem de bir çok değişiklikle bütün iç tutarlılığını, dil ve terim uyumunu yitirmiş bir anayasayla yaşamak Cumhuriyetin 100. Yılında ülkemize yakışan bir hal değil” ifadelerini kullandı. 

    Uçum’un yayınladığı yazı şöyle:

    “Yeni Anayasanın başlıca olmazsa olmazlarını ve temel perspektiflerini şöyle ele alabiliriz:

    YENİ ANAYASANIN KAİDESİ CUMHURİYETİN İLKELERİ VE DEMOKRATİK BİRİKİM

    Cumhuriyetin İlkeleri: Kurucu lider Atatürk’ün, Cumhuriyet’in, üniter yapının, adalet ve insan haklarına dayanan, demokratik, laik, sosyal devlet ve hukuk devletinin kaide olduğu, resmî dilin Türkçe, bayrağın ay yıldızlı al bayrak, millî marşın İstiklal Marşı, başkentin Ankara olduğu anayasa.

    Demokratik Birikim: Halk iradesinin temel kazanımı olan başkanlık sisteminin ve tüm kuvvetler açısından demokratik meşruiyet ilkesinin korunduğu ve geliştirildiği anayasa.

    YENİ, SİVİL, KUŞATICI, ÖZGÜRLÜKÇÜ, KORUYUCU, SOSYAL VE GELİŞKİN DEMOKRASİ İÇEREN ANAYASA

    Yeni Anayasa: 1982 yerine 2023 Anayasası. 41 yıl sonra darbe anayasasından tamamen kurtulmamızı sağlayacak tümden yeni bir anayasa.

    Sivil Anayasa: Kurumsal yapıların ve seçkinlerin taleplerine ve iradelerine değil halkın talep ve iradesine göre hazırlanan ve yapılan anayasa.

    Kuşatıcı Anayasa: Türkiye’nin her ferdinin kendini asli unsuru olarak saydığı kapsayıcı Türk Milleti ve Türk Vatandaşlığı yaklaşımının esas olduğu anayasa.

    Özgürlükçü Anayasa: Kişinin her türlü hak ve özgürlüklerinin hem bireysel hem kolektif yönleriyle eksiksiz yer aldığı, yeni kuşak hak ve özgürlük alanlarının tanımlandığı, hak ve özgürlüklerin esas, sınırlamaların istisna olduğu anayasa.

    Koruyucu Anayasa: Devletin maddi ve manevi varlığını korumayı ve geliştirmeyi güvenceye alan anayasa. Tam bağımsızlığı bütün boyutlarıyla korumaya ve güçlendirmeye imkan veren anayasa. Kişilerin maddi ve manevi varlığını korumayı ve geliştirmeyi güvenceye alan anayasa. Doğanın, çevrenin, iklimin, denizlerin, kıyıların, ormanların, su kaynaklarının, doğal kaynakların, yer altı zenginliklerin korumasını ve doğru ve kamu yararına kullanılmasını güvenceye alan anayasa. Doğal afetlere karşı insanı koruma amacına hizmet edecek hukuksal tedbirleri içeren anayasa.

    Sosyal Anayasa: Herkesin gelir güvencesine sahip olması, genel olarak fırsat eşitliği, çalışanlar bakımından adil bir asgari ücret, ücretsiz sağlık hakkı, ücretsiz eğitim hakkı,eksiksiz sosyal güvenlik hakkı, hassas sosyal gruplara ilave destekler, farklı sosyal yardım ve sosyal hizmet imkanlarının geliştirilmesi, çalışma hakkının eksiksiz gerçekleştirilmesi, toplumda gelir grupları arasındaki farkları yukarıya doğru azaltacak adil bir gelir dağılımı sistemine geçiş gibi bir çok sosyal adalet yaklaşımına ve yeni sosyal politikalara imkan veren anayasa.

    Gelişkin Demokrasi Anayasası: Elektronik Demokrasi/birey inisiyatifli demokratik sistem işleyişinin geliştirilmesi için elektronik katılım hakkı, Geri çağırma hakkı, Halkın yasa teklif hakkı, İtiraz edici referandum hakkı, Halkın AYM’ye başvuru hakkı, Yasama sürecine halkın katılım imkanlarının ve mecralarının çeşitlendirilmesi ve güçlendirilmesi, Yargılama süreçlerinde halk iradesinin de etkili olacağı yapılar ve fonksiyonlar geliştirilmesi.

    HALKLA BAŞLAYIP HALKLA BİTEN YAPIM SÜRECİ

    Halkın taleplerine dayanarak hazırlanan anayasa taslağının kamuoyu/sivil toplum tartışmasından sonra teklife dönüşmesi ve Mecliste 400’den fazla oyla kabul edilse bile halkın onayına sunularak yürürlüğe girmesiyle varlık kazanan anayasa (Toplum Merkezli Anayasacılık).

    1982 ANAYASASI VERİLERİ

    1987-2017. Otuz yılda 23 değişiklik. Yürürlüğe giren 19 değişiklik. Toplam 177 asıl Madde. Değişmemiş madde 58. Değişen ve yürürlükten kalkan madde 119. Mülga madde 23. Değiştirilerek yürürlükte kalan madde 96. Bu 96 maddede değiştirilen temel konu 184 (nüanslarla bu sayı iki-üç kat çıkabilir). Yürürlükteki madde 154.

    Hem darbe ürünü olan hem de bir çok değişiklikle bütün iç tutarlılığını, dil ve terim uyumunu yitirmiş bir anayasayla yaşamak Cumhuriyetin 100. Yılında ülkemize yakışan bir hal değil.

    O nedenle gelin hep birlikte Cumhuriyetimizin 100. Yılında TÜRKİYE ANAYASA MUTABAKATI (TAM) sağlayalım. Türkiye Yüzyılında bu kez olsun TAM OLSUN diyelim.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özgür Özel’den ‘Anayasa teklifi’ açıklaması: ‘Yakışmayan bir mecaz’

    Özgür Özel’den ‘Anayasa teklifi’ açıklaması: ‘Yakışmayan bir mecaz’


    TBMM Anayasa Komisyonu’nda başörtüsüyle ilgili anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Görüşmelerde konuşan CHP’li Özel, Türkiye’de yaşanan sorunların asıl nedeninin hukuka aykırı işlemler olduğunu, bu nedenle tek başına yapılacak bir anayasa değişikliğinin hiçbir soruna çözüm olmayacağını söyledi.

    Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre, sözlerini basın özgürlüğü üzerinden örneklendiren Özel, “Bugünkü anayasada basın özgürlüğü yazıyor. Var mı basın özgürlüğü? Mesela, bugün belli sayıda gazetenin ilk sayfaları İletişim Başkanı’nın WhatsApp’ına gidip onay alıp dönmeden baskıya girebiliyor mu?” dedi. AKP’li Pakize Mutlu Aydemir de “Belli gazetelerde de size gidiyor” karşılığını verdi.

    Muhalefet vekilleri bu sözleri “itiraf” olarak yorumlarken konuşmasına devam eden Özel, “Türkiye’de anayasayı tanımayan, anayasa ona göre değiştirilen, değiştirilmesine rağmen de mevcut anayasayı halen daha tanımayan bir anlayış ile karşı karşıyayız” dedi. Özel, bu nedenle asıl yapılması gerekenin yasaları uygulamak oluduğunu vurguladı. 

    “‘GOLLÜK PAS’ MECAZDI”

    Özel ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’nin başörtüsüyle ilgili yasa teklifi sunmasını “gollük pas” olarak değerlendirmesine tepki gösterdi. AKP Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir ise, Erdoğan’ın ifadesinin “mecaz olduğunu” savundu. Özel de “Yakışmayan bir mecaz” karşılığını verdi.

    Teklifin tümü üzerine görüşmeler tamamlanınca söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, maddelere ilişkin İYİ Parti ile hazırladıkları önergeleri bir sonraki toplantıda vereceklerini söyledi. Bunun ardından oturum kapatıldı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan:  “Anayasa değişikliği teklifi reform sürecinin adeta zafer tacı olacak

    Erdoğan: “Anayasa değişikliği teklifi reform sürecinin adeta zafer tacı olacak


    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın onursal başkanı olduğu Şule Yüksel Şenler Vakfı Hizmet Binası Açılış Programı’nda açıklama yaptı.

    Erdoğan açıklamasında Anayasa değişikliği hakkında da konuştu. Erdoğan toplumun farklı kesimlerini hedef gösterdiği açıklamasında, “Anayasa değişikliği teklifi reform sürecinin adeta zafer tacı olacaktır. Artık hiç kimse sosyal medyadan eski yaraları deşmeye cesaret edemeyecek. Teklifimizle kadınların haklarını güçlendirme yanında aileyi de sapkın akımlardan korumayı amaçladık. Özgürlük kılıfı altında aile müessesesinin yok edilmesine asla rıza göstermeyeceğiz. Temennimiz Meclis’in teklife 400’ün üstünde bir oyla kadınlarımızın bu talebine cevap vermesi” diye konuştu. 

    Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle oldu:

    ERDOĞAN, ŞULE YÜKSEL ŞENLER’İ ANLATTI

    “İstanbul’umuzun manevi muhafızı Eyüpsultan Hazretleri’ne komşu, hizmet verecek vakfımız tüm vatandaşlarımıza açıktır. Burası yeni nesillerin yetişmesinde bir ocak görevi görecektir. Vakıf binamızın açılmasına vesile olan, Şule ablamızın manevi mirasına sahip çıkan herkese teşekkür ediyorum. Rabbim bizleri de son nefesimize kadar, İslam’a hizmet yolunda ayırmasın diye dua ediyorum.

    Ömürlerine sayısız eseri, mücadeleyi sığdıran böyle insanlar, geride dua ile anılacak mücadele bırakmışlardır. Şule ablamız, mücadeleyle geçen ömrü boyunca, sonucu ne olursa olsun Hakk’ı ön planda tutmuştur. Kaleme aldığı kadın sayfaları, köşe yazıları ve kitaplarıyla milyonların gönlünde taht kurmuştu. Merhum Şule Yüksel Şenler’i çağdaşlarından ayıran en önemli özelliği, o fildişi kuleden ahkam kesmek yerine bizzat hayatın içerisinde yer almayı tercih etti. Güçlü kalemi yanında, emsalsiz bir de hatip olan Şule Yüksel Şenler, gittiği yerlerde binlerce kişiye hitap etmişti. Türkiye’yi karış karış gezmesi, özellikle gençlerimizi derinden etkilemiştir. Şule Hanım’ın kendine has örtünme tarzının gençlere de etki etmesi, irtica çığırtkanlarını da harekete geçirdi. Dönemin cumhurbaşkanı tarafından açıkça tehdit edildi. İsmi ölüm listelerinde yer aldı. Evi kundaklanmaya çalışıldı. Sıkma baş denilerek fütürsuz itibar suikastına maruz bırakıldı. Ama Şule Yüksel Şenler inandıklarını savunmaktan geri durmadı. Tüm baskılara rağmen, ülkemizde hem direnişin hem dirilişin sembolü haline geldi.”

    “KATSAYI ZULMÜ GİBİ UYGULAMALARI KALDIRDIK”

    “Şule Hanım’ı itibarsızlaştırmaya çalışanların en büyük hazımsızlığı, Anadolu insanına verdiği cesaret duygusudur. Türkiye’de kadınların elde ettiği başarılarda Şule Yüksel Şenler’in büyük payı vardır. Milletin iradesine vurulan vesayet zincirlerini tek tek parçaladık. Üniversite kapılarında gözyaşı döken genç kızlarımızın acılarını dindirdik. Kamu kurumlarında başörtülü kadınlarımızın baskı altında kalmadan çalışabilmesinin önünü açtık. Artık başörtülü valimiz, hakimlerimiz, savcılarımız var. İmam hatip okullarına yönelik katsayı zulmü gibi uygulamaları kaldırdık.

    Kur-an Kurslarımızı hedef alan darbe düzenlemelerini tarihe gömdük. Darbelerin mağdur ettiği toplum kesimlerinin haklarını iade ettik. Bugün kadınlarımız kılık kıyafetleri sebebiyle haksızlığa uğramadan toplumda yer alıyor.”

    “KADINLARIN HAKLARINI GÜÇLENDİRMENİN YANINDA AİLEYİ DE SAPKIN AKIMLARDAN KORUMAYI AMAÇLADIK”

    “Anayasa değişikliği teklifi reform sürecinin adeta zafer tacı olacaktır. Artık hiç kimse sosyal medyadan eski yaraları deşmeye cesaret edemeyecek. Teklifimizle kadınların haklarını güçlendirme yanında aileyi de sapkın akımlardan korumayı amaçladık. Özgürlük kılıfı altında aile müessesesinin yok edilmesine asla rıza göstermeyeceğiz. Temennimiz Meclis’in teklife 400’ün üstünde bir oyla kadınlarımızın bu talebine cevap vermesi.

    Atacağımız yeni bir adımla kadınlarımızın hak ve özgürlüklerini genişletmek için adım atıyoruz. Bu düzenleme kabul edilirse, hiç kimse sosyal medya üzerinden eski yaraları deşmeye cesaret edemeyecek. Bir daha ikna odası zulmü yaşanmayacak. Başörtüsü konusunda kaçak güreşmenin bir anlamı olmaz. Meclis’te kabul edilmezse millete gideceğiz. Kilidi milletimiz açacak. Milletimizin ve Gazi Meclisi’mizin kadınlara mahcup olacak bir karar vermeyeceğini biliyoruz.”

     
     
     
     
     
     
     
     
     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***