Etiket: yasa dışı

  • İngiltere ve Türkiye yasa dışı göçle mücadeleye yönelik anlaşma imzaladı

    İngiltere ve Türkiye yasa dışı göçle mücadeleye yönelik anlaşma imzaladı


    İngiltere hükümeti, Türkiye üzerinden kaçak göçü önlemek için iki ülke arasında bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Anlaşma kapsamında emniyet bünyesinde yeni bir merkez oluşturulacağı belirtildi.

    İngiltere, yasa dışı göçle mücadele kapsamında, Türkiye ile “insan kaçakçılarının ağlarını çökertmek” üzere bir anlaşma yapıldığını duyurdu. 

    REKLAM

    Anlaşma kapsamında iki ülke arasındaki veri paylaşımının güçlendirileceği bildirildi. 

    İngiltere İçişleri Bakanı Suella Braverman, “Kaçakçılık şebekelerini çökertmek ve botları durdurmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Türkiye ile ortaklığımız, servislerimizin bu uluslararası sorun üzerinde birlikte çalışmasını sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. 

    Türkiye’yi geçiş noktası olarak kullanan düzensiz göçe yönelik bu anlaşma, Londra’nın desteğiyle Türk Emniyet Teşkilatı bünyesinde özellikle göçmen verilerinin paylaşılmasını kolaylaştıracak bir merkez oluşturulmasını da içeriyor.

    Türkiye’deki bu yeni merkezin, İngiliz Ulusal Suç Ajansı ve Türkiye’de yerleşik İngiliz istihbarat ekipleri ile Türk meslektaşları arasındaki iş birliğini güçlendirmesi ve özellikle Avrupa’ya kaçak göçü yavaşlatması hedefleniyor. 

    Göç Bakanı Türkiye’ye ne kadar ödeneceğini açıklamadı

    İngiliz hükümeti, iktidardaki Muhafazakâr Parti için belirleyici olacak seçimlere bir yıl kala, yasa dışı göçle mücadeleye öncelik verdi. 

    İngiltere Göç Bakanı Robert Jenrick, Londra’nın anlaşma kapsamında Türkiye’ye ne kadar ödeme yapacağını söylemeyi reddetti.

    Jenrick GB News’e verdiği demeçte “Bu sadece parayla ilgili değil. Esas olarak istihbarat ve bilgi paylaşımı ile ilgili.” ifadelerini kullandı. 

    İngiliz hükümeti son haftalarda potansiyel sığınmacıları caydırmak için bir dizi açıklama yaptı.

    Pazartesi günü 15 sığınmacı İngiltere’nin güneybatısında demirleyen dev bir gemiye yerleştirildi. Geminin toplamda 500 sığınmacıyı barındırması planlanıyor.

    Hükümet ayrıca bu hafta “göçmenlerin İngiliz göç sistemini istismar etmelerine yardımcı olan avukatlarla” mücadele etmek üzere bir ekip kurduğunu açıkladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NYT: Suriye lideri Beşar Esad’ın yakın çevresi ülkeyi ‘narko devlete’ çevirdi

    NYT: Suriye lideri Beşar Esad’ın yakın çevresi ülkeyi ‘narko devlete’ çevirdi


    New York Times gazetesi, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın akrabaları ve yakın ortakları tarafından ‘ciddi boyutta’ uyuşturucu ticareti yapıldığını yazdı.

    Haberde, uyuşturucu endüstrisinin Suriye’nin yasal ihracatını gölgede bırakarak, ülkeyi dünyanın en yeni ‘narko devletine’ dönüştürdüğü kaydedildi.

    Üretim ve dağıtımın önemli bölümünün Suriye’deki yönetimin en güçlü figürlerinden olan, Esad’ın küçük kardeşi Mahir Esad’ın komuta ettiği Suriye Silahlı Kuvvetleri Dördüncü Zırhlı Tümeni tarafından gerçekleştirdiği belirtildi.

    En çok ticareti yapılan ürün ise Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinde popülerliği ile bilinen bağımlılık yapan uyuşturucu captagon.

    Yazıda, bu maddenin Türkiye, Mısır, Yunanistan, İtalya, Fransa,Almanya gibi ülkelerde ele geçirildiği hatırlatıldı.

    Haberde, hapları üreten atölyelerin, saklandıkları paketleme fabrikalarının ve ürünleri yurtdışındaki pazarlara sevk etmek için kaçakçılık ağlarının yayıldığına dikkat çekiliyor.

    Uyuşturucu ticaretiyle mücadelede en büyük engel devlet

    Yetkililer, bölgede uyuşturucu ticaretiyle mücadeledeki en büyük engelin, bunun arkasındaki devlet desteği olduğunun altını çiziyor.

    Trump yönetimi sırasında ABD’nin Suriye özel temsilcisi olan Joel Rayburn, “Suriye hükümetinden iş birliği talep etme fikri sadece saçma. Uyuşturucu ihraç eden, kelimenin tam anlamıyla Suriye hükümeti. Uyuşturucu kartelleri işlerini yaparken başka yöne bakıyor gibi değiller. Onlar uyuşturucu karteli.” diyor.

    Makalede, güvenlik birimlerinin 10 ülkede uluslararası ve bölgesel uyuşturucu uzmanları, uyuşturucu ticareti konusunda bilgi sahibi olan Suriyeliler ve ABD yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerin sonucunda bu bilgilere ulaşıldığı aktarıldı.

    Uyuşturucu ağının sinir sistemi Hasan Bilal

    Dördüncü Zırhlı Tümeni’nin Tümgeneral Hasan Bilal yönetimindeki güvenlik birimini, ‘uyuşturucu ağının sinir sistemi’ olarak nitelendirildiği makalede, endüstrinin başlıca diğer figürleri arasında rejime ve Hizbullah’a yakın iş adamlarının ve soyadları sayesinde tüm yasa dışı faaliyetleri gerçekleştirebilen Esad’ın akrabalarının bulunduğunun altı çizildi.

    Siyaset ve iş dünyası figürlerinin, ülke ekonomisini yıkan ve halkı fakirliğe mahkum eden iç savaş sonucunda, Amerikan ekonomik yaptırımlarını aşarak nakit paraya ulaşmak amacıyla uyuşturucu ticaretine girdiği aktarılan makalede, ülkede uyuşturucu ticaretinin yasal ihracatı geride bıraktığına işaret edildi.

    Geçen yıl İtalya’da yaklaşık 84 milyon, bu yıl Malezya’da ise 94 milyon uyarıcı hap ele geçirildiği belirtilen makalede, yetkililerin ele geçirilen miktarın ticaretin çok küçük bir bölümünü ortaya koyduğunu aktardığı kaydedildi.

    Bu yıl dünyada ele geçirilen 250 milyon uyarıcı hapın, 4 yıl öncesinin 18 katı olduğu vurgulanan makalede, görüşlere de yer verildi.

    Captagon nedir?

    Captagon, ilk olarak bir Alman ilaç şirketi tarafından dikkat eksikliği bozukluğu ve narkolepsiyi tedavi etmek için bir uyarıcı olarak üretildi. 1980’lerde, Suudi Arabistan ve diğer Basra Körfezi ülkelerindeki kullanıcılar, enerji elde etmek, korkuyu yenmek, sınavlara çalışmak, parti yapmak veya uzun mesafe araç kullanımında uyanık kalmak için bunu kullanmaya başladı.

    Bağımlılık yaptığı tespit edildikten sonra, 1980’lerin sonlarında uluslararası olarak yasaklandı. Ancak bu maddennin “körfez pazarını beslemeye devam etmek için, Lübnan’ın Bekaa Vadisi’nde ve Hizbullah’ın kalesi de dahil olmak üzere yasadışı üretimine başlandığı” kaydedildi.

    “Savaşçılara cesaret vermek için kullanıldı”

    Suriye iç savaşı çıktığında ise, kaçakçılar, iki taraftan insanların cesaretlerini güçlendirmek için bu ilacı satmaya başladı. Suriye’de, yerel eczacılar bu maddeyi üretmeye başladı.

    2015’ten bu yana yapılan operasyonlarda yetkililer, bir Suudi prensin özel jetinde, kamyonlar ve fayans yapmada kullanılan makinelerde gizlenmiş, üzüm ve portakal sevkiyatlarıyla karıştırılmış ve patates sevkiyatında gizlenmiş plastik patateslerin içine doldurulmuş captagon buldu.

    Kaçakçılar, koklayıcı köpeklerin bu ürünleri bulmasını engellemek için uyuşturucuları kahve ve baharatlarla gömdü.

    Uyuşturucuya Türkiye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Yunanistan, İtalya, Fransa,Almanya, Romanya ve Malezya’da ele geçirildi.Yazıda bu ülkelerin çoğunun uyuşturucu için önemli pazarlar olmadığı ancak “körfeze giden yolda durak görevi gördükleri” ifade edildi.

    En büyük pazar olarak ifade edilen Suudi Arabistan’da çay paketlerinde ve giysilerin astarlarında bu ürünün yakalandığı hatırlatıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsveç Başbakanı Andersson’ın evine baskın düzenleyen polis, yasa dışı çalışan göçmen kadını yakaladı

    İsveç Başbakanı Andersson’ın evine baskın düzenleyen polis, yasa dışı çalışan göçmen kadını yakaladı


    İsveç Başbakanı Magdalena Andersson’ın evine baskın yapan polis, yasa dışı olarak çalışan bir göçmen temizlik işçisi kadını gözaltına aldı.

    Başbakan Andersson, ‘tehlikeli bir işletmeci’ tarafından aldatıldığını iddia etti.

    Noel öncesi gerçekleşen baskınla ilgili Expressen gazetesine konuşan Andersson, “Doğru şeyi yapmak isteyen bizler bile tehlikeli firmalara aldanabiliyoruz.” diye konuştu.

    Başbakan, temizlik firması sahibinin, tüm çalışanlarının yasal ve bir sendika üyesi olarak belirlenen maaş ve koşullar altında çalıştıklarına dair kendisine defalarca güvence verdiğini dile getirdi.

    “Temizlik firmasıyla tüm bağlantıları kestim. Sendikalarla toplu iş sözleşmesi imzalayıp imzalamadıklarını sorduğumuzda, birkaç kez olumlu yanıt verdiler.” diyen Andersson, “Artık sorumlu kurumların olup biteni derinlemesine araştırmasını bekliyorum.” sözleriyle yetkili mercileri göreve çağırdı.

    Ayrıca Andersson, “Diğer birçok İsveçli gibi, ben de hizmet satın aldığımda her şeyin doğru ve düzgün olduğundan emin olmaya dikkat ediyorum. Ancak doğru şeyi yapmak isteyenlerin bile tehlikeli işletmecilere aldanması, çeşitli hile yöntemleriyle mücadele etmek için daha fazla siyasi adım atmaya devam etmemiz gerektiğini gösteriyor.” diye konuştu.

    Muhalefetteki Ilımlı Birlik Partisi (Moderate Party) ise bu hafta sonu ortaya çıkan skandalı ‘Städgate’ (temiz kapı) olarak nitelendirdi.

    Partinin Meclis Grup BaşkanıTobias Billström, ‘ülkenin başındaki kişinin, başbakanın böylesi bir duruma düşmesinin ciddi ve endişe verici’ olduğunu söyledi.

    “Şimdi asıl mesele, bunun tek seferlik bir olay mı yoksa benzer başka örneklerinin de olup olmadığı.” diyen Billström, üst düzey politikacıların evlerinde çalışan yasa dışı göçmenlerin, düşman dış güçler tarafından şantaj amaçlı kullanılabilecek gerçek risk olduğunu kaydetti.

    İsveç polisi, 21 Aralık’ta Andersson’ın 2011’den beri ailesiyle birlikte yaşadığı başkent Stockholm’ün dışında yer alan Nacka’daki evine baskın düzenlemişti.

    Baskında o gün evde temizlik görevlisi olarak çalışan Nikaragualı kadının ne oturma ne de çalışma izni olmadığı belirlenmişti.

    Sınır polisinin bu kadını sınır dışı etmek üzere aradığı ortaya çıkmıştı.

    Nikaragualı 25 yaşındaki temizlik işçisi kadın polise, 2020 baharında sınır dışı kararı verilmesinden sonra yasa dışı olarak çalıştığını itiraf etti.

    Kadının ayrıca 2020 sonbaharında Stockholm’deki bir mağazada hırsızlıktan suçlu bulunduğu belirlendi.

    Temizlik şirketinin yöneticisi ise kadının başka bir temizlik şirketi tarafından kendilerine taşeron olarak gönderildiğini öne sürdü.

    Ayrıca firma olarak işçi sendikalarıyla hiçbir zaman toplu iş sözleşmesi yapmadıklarını da itiraf etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***