Etiket: Yargıtay 3. Dairesi

  • Yargıtay yeni başkanını seçiyor: Can Atalay’ın AYM kararını tanımayan daire başkanı da aday

    Yargıtay yeni başkanını seçiyor: Can Atalay’ın AYM kararını tanımayan daire başkanı da aday



    Yargıtay Başkanlığı görevine 24 Mart 2020’de seçilen Akarca’nın 4 yıllık görev süresi doldu.

    Bu kapsamda, Yüksek Mahkemenin 4 yıl boyunca görev yapacak başkanını belirlemek için Yargıtayın 348 üyesi, bugün sandığa gidecek.

    Akarca dahil Yargıtay üyelerinin her biri başkan adayı olabilecek. Adayların, seçilmek için 175 üyenin oyunu alması gerekecek. Hiçbir adayın salt çoğunluğu sağlayamaması halinde seçimlere devam edilecek.

    Dördüncü ve beşinci oylamalarda da salt çoğunluk sağlanamaması halinde yeniden adaylık başvurusunda bulunanlarla seçimler tekrarlanacak. Bu seçimlerde üye tamsayısının salt çoğunluğunun hazır bulunması gerekecek.

    Adaylar arasında Mevcut Başkan Akarca ile birlikte, terör davalarının temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanı Muhsin Şentürk bulunuyor. Şentürk’ün başkanlığını yaptığı daire, Anayasa Mahkemesi’nin TİP Milletvekili Can Atalay için verdiği hak ihlali kararlarına uymamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AYM’nin tüm yetkileri hedef alındı: Yargıtay’ın Can Atalay kararında ‘MHP’ kokusu, hatalı Pakistan örneği

    AYM’nin tüm yetkileri hedef alındı: Yargıtay’ın Can Atalay kararında ‘MHP’ kokusu, hatalı Pakistan örneği



    SERBEST GÖRÜŞ – Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ikinci hak ihlali kararına rağmen Gezi davasından tutuklu olan TİP Milletvekili Can Atalay’ı tahliye etmedi. Anayasal zorunluluğa rağmen Anayasa Mahkemesi’nin kararını tanımayan Yargıtay, Meclis’e de yazı yazarak, Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi çağrısı yaptı.

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 37 sayfalık kararında hangi hakimlerin karar verdiği ve imzaları yer almadı. Ancak kararın bazı satırları MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın konuşmalarını hatırlattı. Yıldız, uzun süredir Anayasa Mahkemesi’ni hedef alıyor ve gerekirse kapatılmasını savunuyor. Yargıtay’ın söz konusu dairesinde de MHP’ye yakın isimlerin görev yaptığı sıklıkla dile getirildi.

    YARGITAY MHP’Lİ İSİMLERDEN ETKİLENMİŞ!

    Yargıtay’ın kararında, AYM’nin bireysel başvuru kararlarını Resmi Gazete’de yayımlama yetkisini kullanması eleştirildi ve “Bu durum, Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’dan almadığı bir yetki ile yargı kurumlarının üzerinde bir süper temyiz merci olarak vesayet makamı haline gelmesini sağlamaktadır” denildi.

    Kararda şu satırlar yer aldı:

    “Anayasa Mahkemesi tarafından önüne gelen başvurular arasında sübjektif nitelikte sonuç doğurması gereken bireysel başvurular sonucunda verilen kararların, Resmi Gazete’de yayımlanma zorunluluğu mevcut değildir. Bu zorunluluk söz konusu olmadığı halde, Anayasa Mahkemesi’nin yasal yetkilerini aşarak ve hukuki değerden yoksun şekilde bireysel başvurular sonucunda verdiği bazı kararların Resmi Gazete’de yayımlanması ile Anayasa Mahkemesi kararlarının objektif etkisine sığınılmakta, bu kararlar denetimden yoksun kalmakta ve bu durum, Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’dan almadığı bir yetki ile yargı kurumlarının üzerinde bir süper temyiz merci olarak vesayet makamı haline gelmesini sağlamaktadır.”

    FETİ YILDIZ 3 YIL ÖNCEDEN “GEREKÇE” VERMİŞ

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da 15 Ekim 2020’de yaptığı açıklamada Anayasa Mahkemesi’ni eleştirilmiş onu “süper temyiz merci gibi davranmakla” suçlamıştı.

    Yıldız’ın 3 yıl önceki açıklamasında şunlar yer almıştı:

    “AYM, bireysel başvuru kabulü için gerekli şart olan bariz kanuna aykırılık veya keyfi uygulama şartlarını göz ardı ederek kendini süper temyiz mahkemesi konumuna getiremez. Yani AYM, Yargıtay üstünde denetim mahkemesi değildir.”

    YARGITAY’DAN MESAJ GİBİ “PAKİSTAN” ÖRNEĞİ

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Can Atalay kararında adeta hükümete Anayasa Mahkemesi’nin “kötü özelliklerini” anlattı.

    Pakistan’da yaşananları “aktaran” Yargıtay, şunları kaydetti:

    “Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasa hükümlerini işlevsiz hale getiren kararlarının denetlenemeyeceğinin ileri sürülmesi ve sınırsız yetkilerle donatılması, bazı büyük tehlikeleri de bünyesinde barındırmaktadır.

    Örneğin, 2022 yılında Pakistan’da Meclis’te çoğunluğu ele geçiren muhalefet tarafından güvensizlik oylaması yapılarak, seçilmiş ve meşru Başbakan Imran Han değiştirilmek istenmiş; bunun üzerine siyaseti dizayn etme çabasının bir ürünü olarak Pakistan Anayasa Mahkemesi, Başbakan Imran Han tarafından alınan Meclis’in feshi ve erken seçim kararını yok saymak suretiyle güvensizlik oylamasının yapılmasına karar vermiştir. Siyasi krize neden olan bu karar sonucu yapılan güvensizlik oylamasında Imran Han, Pakistan’da görevden alınan ilk Başbakan olmuştur. Böylece Pakistan’da Meclis çoğunluğunu ele geçiren muhalefetin, Anayasa Mahkemesi kararı sayesinde yaptığı güvensizlik oylaması ile Imran Han’ın başbakanlığı düşürülmüştür.”

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, kararındaki bu bölümle AYM’nin yetkilerini kullanmasını siyasi iktidara karşı bir tehdit olarak sunmaya çalışırken, Türkiye’de 2017’de yapılan başkanlık sistemi değişikliğiyle güvenoyu uygulamasının yürürlükten kaldırıldığı görmezden gelindi.

    YARGITAY’DAN AYM’YE “TERÖR” SUÇLAMASI

    Yargıtay kararında AYM’ye “terör” suçlamasında da bulundu. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin kararında AYM’nin kararını “terör örgütlerinin söylemleri ile uyum göstermiştir” ifadeleriyle suçladı.

    Kararda şu satırlar yer aldı:

    “Mevcut sorun, herhangi bir şekilde denetlenmemenin kendisine tanıdığı yasal boşluğu kullanan Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa hükümlerini uygulanamaz hale getirmesinden kaynaklanmaktadır. Tüm bu nedenlerle görevli olduğu konusunda tartışma bulunmayan, mer-i mevzuat hükümleri ve genel hukuk ilkeleri çerçevesinde oluşturduğu içtihatlarla terör örgütlerinin de hedefi haline gelen Dairemizin, Anayasa Mahkemesi tarafından 21.12.2023 tarihli Şerafettin Can Atalay başvurusu yönünden verilen hak ihlali kararının 54. paragrafında; “Anayasa’nın 142. maddesinin amir hükmüne ve Anayasa’nın 37. maddesinde yer alan tabii hakim ilkesine” açıkça aykırı hareket ettiği belirtilerek; yine Dairemizin, derece mahkemelerinin kararlarını denetleyen bir üst temyiz mahkemesi olduğunu görmezden gelmek suretiyle sanki sonradan oluşturulan bir mahkeme olarak göstermesi, terör örgütlerinin söylemleri ile uyum göstermiştir.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nden Can Atalay kararı

    Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nden Can Atalay kararı



    Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Türkiye İşçi Partisinden milletvekili seçilen Gezi Parkı davası hükümlüsü Can Atalay hakkındaki Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği ihlal kararına uyulmamasına ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin kararına yapılan itirazda, karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.

    Atalay’ın avukatları, AYM’nin verdiği hak ihlali kararına uymayan Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararına itiraz etmişti. İtirazı, Yargıtay 4. Ceza Dairesi inceledi.

    Daire, itirazla ilgili “karar verilmesine yer olmadığına” hükmetti.

    Dairenin kararında, 3. Ceza Dairesince verilen kararın “itiraz yolu açık bir karar olmadığı” belirtilerek, bu nedenle itirazla ilgili karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği ifade edildi.

    Kararın tebliğ işlemlerini Yargıtay 3. Ceza Dairesi yapacak.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP İstanbul İl Başkanlığı Yargıtay üyelerine Anayasa kitapçığı gönderdi

    CHP İstanbul İl Başkanlığı Yargıtay üyelerine Anayasa kitapçığı gönderdi



    CHP İstanbul İl Başkanlığı, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasına karşı Yargıtay üyelerine, Sirkeci PTT’den posta yoluyla Anayasa kitapçığı gönderdi. İl Başkanı Özgür Çelik, “2023 yılında, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında hukukun üstünlüğünü tesis etmiş, örnek bir demokrasi olduğumuz ile gururlanmamız gerekirken hâlâ yüksek yargı organlarına Anayasa’yı hatırlatma ihtiyacı hissetmemiz, bugün dünden çok daha gerideyiz demektir” dedi.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili, Gezi Parkı davası tutuklusu avukat Can Atalay hakkında AYM “hak ihlali” kararı vermişti. AYM’nin dosyayı gönderdiği İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ise dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne sevk etmişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise Atalay hakkında “hak ihlali” kararı verilmesi yönünde oy kullanan AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin bu kararına karşı muhalefet partilerin tepkisi sürüyor. CHP İstanbul İl Başkanlığı da Yargıtay üyelerine ulaştırılmak üzere dün Sirkeci PTT’den posta yoluyla Anayasa kitapçığı gönderdi. Örgütle birlikte Sirkeci PTT önünde bugün açıklama yapan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Anayasa’yı tanımadığını vurguladı.

    “YARGITAY BAŞKANLIĞI, AKIL ALMAZ KARARI BENİMSEDİ”

    Çelik, şunları söyledi:

    “Yargıtay Başkanlığı, son yayınladığı bildiriyle hukuktan, Anayasa’dan yana tavır almak yerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin akıl almaz kararından yana bir tavrı benimsedi. Ülkemizde halkın yüzde 69’u adalet sistemine güvenmiyor. Türkiye, hukukun üstünlüğü endeksinde 173 ülke arasında 148’inci sırada. Birileri, ‘Can Atalay’ı nasıl tahliye etmeyiz, Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımamak için nasıl gerekçeler buluruz’ konusunda kendilerine dert edinmek yerine toplumda adalet sistemine güvenmeme oranının yüzde 69’lara çıkmasını, hukukun üstünlüğü endeksinin 173 ülke arasında 148’inci sırada olmasını kendilerine dert etsinler. Posta yoluyla Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanı’na ve üyelerine tanımadıkları, ihlal ettikleri Anayasa kitabını gönderdik. Onlara Anayasamızı hatırlatma ihtiyacı duyduk.

    “HÂLEN ANAYASA’YI SAVUNMAK ZORUNDA KALIŞIMIZ NE ACI”

    2023 yılında, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında hukukun üstünlüğünü tesis etmiş, örnek bir demokrasi olduğumuz ile gururlanmamız gerekirken hâlâ yüksek yargı organlarına Anayasa’yı hatırlatma ihtiyacı hissetmemiz, bugün dünden çok daha gerideyiz demektir. Şu an Sirkeci Postanesi’nin önündeyiz. Bu postane, Kurtuluş Savaşı’nın kaderini belirledi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, telgraflarını bu postaneden gönderdi. 147 yıl önce buradan 500 metre ilerideki Bab-ı Ali’de bu toprakların ilk anayasası olan Kanuni Esasi ilan edildi. 147 yıl sonra burada hâlen anayasayı savunmak zorunda kalışımız ne kadar acıdır… Ülkemizin 147 yıllık anayasa birikimini, hukuk devleti idealini birilerinin dar iktidar kavgalarına kurban etmeyeceğimizi herkesin bilmesini istiyoruz.

    “DEMOKRATİK MÜCADELE YOLLARINI KULLANACAĞIZ”

    Anayasa’yı fiilen ortadan kaldırmak isteyenler; bizleri, Anayasa’yı, hukukun üstünlüğünü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığı görevle her ahval ve şeriat içerisinde koruyacağımızı, bunun için de her şeyi göze alarak demokratik mücadele yollarını kullanacağımızı bilmelerini isteriz. Türkiye sınırları cetvelle çizilmiş bir ülke değildir. Türkiye, yabancı devletler tarafından anayasası yapılmış bir ülke değildir. Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir. Türkiye’nin böyle bir ülke olduğunu zannedenlere ülkemizin 147 yıllık anayasa tecrübesini 100 yıllık bir Cumhuriyet olduğunu her ortamda hatırlatacağız. Burada Yargıtay üyelerine Anayasa kitapçığını gönderdik. Pazartesi günü Çağlayan Adliyesi’nin önünde saat 14.00’te bir oturma eylemi gerçekleştireceğiz. Adalet arayışımız devam edecek. Demokrasi arayışımız devam edecek. Cumhuriyetimizin kurumlarını korumaya devam edeceğiz. Yaşasın adalet diyoruz. Yaşasın özgürlük diyoruz. Yaşasın tam bağımsız Türkiye diyoruz.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***