Etiket: Yaptırımlar

  • AB, ordunun sivillere şiddet uyguladığı gerekçesiyle Myanmar’a silah ambargosu uygulanmasını istedi

    AB, ordunun sivillere şiddet uyguladığı gerekçesiyle Myanmar’a silah ambargosu uygulanmasını istedi


    Avrupa Birliği (AB), Myanmar’da ordunun sivillere şiddet uyguladığı gerekçesiyle uluslararası camianın bu ülkeye silah ambargosu uygulaması çağrısında bulundu.

    AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Myanmar’da kadın ve çocuklar dahil çok sayıda kişinin ordu tarafından öldürüldüğü haberleriyle ilgili açıklamada bulundu.

    Myanmar’da askeri rejimin 24 Aralık’ta aralarında kadın ve çocukların bulunduğu 35’ten fazla sivili öldürüp yakmasının kabul edilemez olduğunu belirten Borrell, sorumluların hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

    Borrell, “Myanmar’da artan şiddet karşısında silah ambargosu dahil olmak üzere daha fazla önleyici uluslararası eylem gerekmektedir.” ifadesini kullandı.

    Myanmar’da 1 Şubat’taki darbeden bu yana ordu kurumlarına ve liderlerine yaptırım uyguladıklarını, bu ülkeye mali yardımları dondurduklarını hatırlatan Borrell, AB’nin askeri rejime daha fazla yaptırım uygulamaya hazır olduğunu bildirdi. Borrell, insani yardıma devam edeceklerini kaydetti.

    Askeri cunta tarafından yönetilen Myanmar’da, ordunun 24 Aralık’ta aralarında kadın ve çocukların da olduğu 30’dan fazla kişiyi öldürdüğü ve bedenlerini ateşe verdiği iddia edilmişti.

    Myanmar’da ordunun şubatta seçilmiş yönetimi devirip iktidarı ele geçirmesinden bu yana darbe karşıtı silahlı etnik gruplarla güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşanıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Amerikalı temsilciler: Putin Ukrayna’yı işgal etmeden ön yaptırımlarla caydırılsın

    Amerikalı temsilciler: Putin Ukrayna’yı işgal etmeden ön yaptırımlarla caydırılsın


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Temsilciler Meclisi üyeleri Ukrayna sınırında askeri yığınak yapan Rusya’ya karşı ön yaptırımlar getirilmesi ve Kiev’e silah gönderiminin genişletilmesi çağrısında bulundu.

    Ukrayna’yı ziyaret eden eski ordu kökenli üç temsilci, ziyaret sonrasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ciddi bir saldırı arayışında olduğu kanaatine vardıklarını belirtti.

    Demokrat Partili temsilcilerden Seth Moulton gazetecilere yaptığı açıklamada Putin’i kışkırtmaktan çok caydırmaya odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer Putin işgal ederse, NATO’nun bu konuda ne yapacağını tartışmak için önümüzdeki haftalarda toplanacağını değil, beş dakika sonra otomattan içecek almakta zorlanacağını bilmesini isterim” ifadelerini kullandı.

    ABD Başkanı Joe Biden geçen hafta Putin’le yaptığı görüşmede Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi halinde “bugüne kadar görülmemiş” yaptırımlarla karşı karşıya kalacağını belirtmişti.

    “Yaptırımlar şimdiden dayatılmalı”

    Cumhuriyetçilerde Mike Waltx ise ABD’nin istikrarsızlaştırmaya yönelik yaptırımları şimdiden dayatması gerektiğini savundu. Waltz, “Bence işgalden sonra sert bir eylem yapılacağı taahhüdü Putin’in planlarını fazla değiştirmeyecektir” dedi.

    Demokrat Ruben Gallego ise kanlı ve uzun süreli bir savaşın Putin’in liderliği için varoluşsal bir tehdit olacağını kaydederek Ukrayna’nın bu açıdan Putin’i caydırması gerektiği görüşünü dile getirdi.

    Üç temsilci de Biden gibi Amerikan askerlerinin bölgeye gönderilmesi fikrini reddetti.

    Baerbock, Lavrov ile Ukrayna krizini görüştü

    Öte yandan, Almanya’nın yeni Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’la telefonda görüştü. Görüşmeye ilişkin Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan sosyal medya üzerinden paylaşılan bilgide Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ihlal edilmemesi gerektiği belirtildi.

    Ayrıca Normandiya formatında ilerlemeye ihtiyaç duyulduğu belirtilen görüşmede, genç Ruslara vizesiz seyahat ve hidrojen alanında iş birliğinin de tartışıldığı kaydedildi.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı ise görüşmede, “Rusya ve Almanya’nın Avrupa’da ve dünyada güvenlik ve istikrar için birlikte çalışması gerektiğinin” vurgulandığını ve Rusya’nın Ukrayna’nın asla bir NATO üyesi olmayacağına dair güvence verilmesi talebini yinelendiğini belirtti.

    Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ülkesinde NATO’ya karşı ‘tam bir güvensizlik’ olduğunu kaydederek Ukrayna krizine siyasi ve diplomatik bir çözüm bulunamaması halinde Avrupa’ya orta menzilli nükleer füzeler yerleştirmek zorunda kalabileceklerini belirtmişti.

    Ukrayna, ülkenin doğusunda ayrılıkçı Ruslarla çatışmaların yaşandığı Donbass bölgesi sınırı yakınlarında Rusya’nın yüzbine yakın asker ve çok sayıda ağır silah yığarak bu bölgeyi işgal etme hazırlığında olduğunu ileri sürüyor, Rusya ise böyle bir niyetinin olmadığını, ancka bu bahaneyle Batı’dan silah depolayan Ukrayna’nın silahlı çatışma ile işgal altındaki toprakları geri alma arzusunda olduğunu iddia ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB Türkiye’ye uygulanan Doğu Akdeniz yaptırımlarını 1 yıl uzattı

    AB Türkiye’ye uygulanan Doğu Akdeniz yaptırımlarını 1 yıl uzattı


    Avrupa Birliği Konseyi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz arama çalışmaları nedeniyle aldığı yaptırım kararını bir yıl daha uzattı.

    Konseyden yapılan açıklamada halihazırda uygulanan önlemlerin 12 Kasım 2022’ye kadar devam etmesine karar verdiği belirtildi.

    Konseyin bu kararı ile Avrupa Birliği’nin, Doğu Akdeniz’de izinsiz hidrokarbon arama çalışmalarında yer alan kişi ve kuruluşlara karşı kısıtlayıcı önlemler alabileceği vurgulandı. Kısıtlayıcı önlemler arasında kara listeye alınan kişi ve kuruluşların varlıklarının dondurulması, AB’ye giriş yasağı bulunuyor. Buna ek olarak AB vatandaşları ve AB merkezli şirketler listedeki kişi ve kuruluşlarla iş yapmaktan men ediliyor.

    Avrupa Birliği’nin yaptırım listesinde şu an Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ferruh Akalın ile TPAO Arama Daire Başkanlığı Müdür Yardımcısı Ali Coşkun Namoğlu bulunuyor.

    Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki arama çalışmaları nedeniyle yaptırım uygulanması kararı ilk olarak 17-18 Ekim 2019’daki Avrupa Birliği Konseyi zirvesinde birliğin Kıbrıs’a tam destek verdiğini göstermek için alınmıştı. Söz konusu yaptırımların iki kişi üzerinde uygulanacağı ise 27 Şubat 2020 tarihinde açıklanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD: Suriye’de Esad hükümeti ile diplomatik ilişkileri normalleştirme planımız yok

    ABD: Suriye’de Esad hükümeti ile diplomatik ilişkileri normalleştirme planımız yok


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı, Washington’un Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hükümetiyle diplomatik ilişkileri “normalleştirme veya iyileştirme” planı olmadığını ve diğer ülkeleri de bunu yapmaya teşvik etmediğini açıkladı.

    Ürdün’ün Suriye ile olan ana sınır kapısını yeniden açmasının ardından Reuters’ın Washington’un iki ülke arasında bir yakınlaşmayı destekleyip desteklemediğine ilişkin sorusuna yanıt olarak Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü, Esad’ın kendi gözlerinde “hiçbir meşruiyet kazanmadığının” altını çizerek, “Esad rejiminin Suriye halkına uyguladığı vahşet göz önüne alındığında, ABD’nin Esad hükümetiyle ilişkilerini normalleştirmesi söz konusu değil” dedi.

    Açıklama, Başkan Joe Biden yönetiminin Suriye hakkında bugüne kadarki en güçlü yorumları arasında yer aldı.

    ABD müttefiklerinden geri adım

    2012’den beri Suriye’deki diplomatik varlığını askıya alan ABD, ülkede şu ana kadar büyük ölçüde Irak Şam İslam Devleti örgütünü (IŞİD) kesin bir yenilgiye uğratma ve Suriye halkına insani yardım sağlama politikası gütmüştü. Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de dahil olmak üzere ABD’nin müttefiki Arap devletleri, iç savaşın patlak verdiği 2011’den itibaren Suriye ile bağlarını kesti.

    Birleşik Arap Emirlikleri Suriye ile diplomatik ilişkileri yeniden kurmak için 2018’de ilk adımı atsa da, Haziran 2020’de eski Başkan Donald Trump, Esad’ı ve yakın çevresini hedef alan en kapsamlı yaptırımlarını uyguladı.

    11 yıllık iç savaşın ardından Esad yönetimi ülkenin kuzeyi dışında hakimiyeti tekrar ele geçirdi. Muhaliflerin son kalesi olan kuzey batıda Türk kuvvetleri, Kürt kontrolündeki doğu ve kuzeydoğuda ise ABD kuvvetleri konuşlandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ankara Büyükelçiliğine aday gösterilen Flake: Türkiye’nin demokraside geriye gidişinden rahatsızım

    Ankara Büyükelçiliğine aday gösterilen Flake: Türkiye’nin demokraside geriye gidişinden rahatsızım


    Türkiye’nin daha önce Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması ve ikinci bir Rus savunma sistemini alabileceğinin sinyalini vermesi ABD Senatosu’nun Dış İlişkiler Komitesi toplantısında eleştiri konusu oldu.

    Biden’ın Ankara Büyükelçiliğine aday gösterdiği eski Arizona Cumhuriyetçi Senatörü Jeff Flake, Türkiye’nin gelecekte S-400 ve benzeri Rus silahlarını satın alması durumunda Washington’ın ek yaptırımlarına maruz kalacağını söyledi.

    ABD’nin Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin onay oturumunda, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı büyükelçisi adayı Delaware Valisi Jack Markell, Avrupa Birliği büyükelçisi adayı Mark Gitenstein, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü büyükelçisi adayı Hensley McCain ve Ankara Büyükelçisi adayı eski Arizona Cumhuriyetçi Senatörü Jeff Flake de hazır bulundu.

    Türkiye’nin uzun süredir NATO üyesi olduğunun altını çizen Flake, Washington’un Türkiye ile savunma sanayi ticaretini geliştirmesi gerektiğini söyledi.

    Türkiye’nin ileriki dönemlerde Rus silahları satın alması durumunda şu anda yürürlükte olan CAATSA yaptırımlarına ek olarak, yeni yaptırımlarla karşılaşabileceğini belirten Flake, “ABD-Türkiye ilişkilerindeki zorluklara rağmen Türkiye, NATO’ya bağlı ve sürekli değişim içinde olan bir bölge için hem köprü hem de tampon görevi gören vazgeçilmez bir müttefiktir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halkına karşı baskıcı bir rejim uyguladığını ifade eden Flake, “Erdoğan’ın baskıcı tutumu, demokrasiye, bir NATO müttefikine yakışmıyor.” dedi.

    Ankara’nın demokraside geriye gidişinden ötürü rahatsızlık duyduğunu belirten Flake, “İfade özgürlüğü ve toplanma özgürlüğü gibi konularda geriye gidiş rahatsızlık verici. Eğer atanırsam, NATO yükümlülüklerine, ulusal ve uluslararası insan haklarıyla ilgili taahhütlerine uyması için bastıracağım.” dedi.

    Bob Menendez: Türkiye yeni S-400’ler alırsa, ek yaptırımlar gelir

    Öte yandan ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Bob Menendez de, S-400 füze savunma sistemlerini satın alma pozisyonunda bir değişiklik olmadıkça Türkiye’ye silah satışına karşı olduğunu söyledi.

    Menendez, Türkiye’nin yeni S-400 hava savunma sistemleri satın alması halinde ABD Kongresi’nin Ankara’ya karşı yeni yaptırımlar uygulamak amacıyla harekete geçeceğini söyledi.

    Menendez, Osmanlı Devleti’nde Ermeni azınlıklarla yaşanan 1915 olaylarını soykırım olarak tanıdığını ifade ederek, “Demokratik ülkelerde gazeteciler cezaevine girmez, akademisyenlere baskı yapılmaz ve din özgürlüğü ihlal edilmez. Bu ülkeler, kadınlara yönelik şiddeti durdurma taahhütlerinden caymaz ve siyasi muhaliflerini hapse atmaz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’nın Washington’dan gelen baskıya rağmen Rusya’dan yeni bir S-400 hava savunma sistemi daha satın alabileceğini söylemişti.

    Erdoğan-Putin buluşması

    Erdoğan, çarşamba günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ikili ilişkileri görüşmek üzere Soçi’de bir araya gelecek. Görüşmede Suriye, Afganistan ve Libya da dahil olmak üzere bölgesel konuların ele alınması bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Hazine Bakanlığı’ndan Türkiye’de 5 kişiye el Kaide’ye destek yaptırımı

    ABD Hazine Bakanlığı’ndan Türkiye’de 5 kişiye el Kaide’ye destek yaptırımı


    Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı, Türkiye’de ‘el Kaide’ye finansal hizmet ve seyahat yardımı sağladığından şüphelenilen’ beş kişiye yaptırım uygulandığını duyurdu.

    Hazine Bakanlığı, 5 kişinin Türk ve Mısır uyruklu kişilerden oluştuğunu belirttiği açıklamada, bu kişilerin 11 Eylül saldırılarını ve ABD’ye karşı diğer komploları gerçekleştiren örgütün üst düzey üyelerine çeşitli şekillerde destek sağladığını aktardı.

    Karar, bu kişilerin Amerikan yargı yetkisi altındaki tüm varlıkları donduruyor ve küresel finansal sistemini bu kişilere kapatıyor.

    Söz konusu adım, el Kaide’ye destek olanlara karşı uzun süredir devam eden girişim kapsamında atıldı.

    Konuyla ilgili kararı açıklayan ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) Direktörü Andrea Gacki, ABD’nin örgüte destek sağlayan ağları açığa çıkarmak ve yok etmek isteği kapsamında Türkiye ve diğer müttefikleriyle birlikte çalıştığını söyledi.

    Yaptırım listesine alınanlar arasında el Kaide’nin Türkiye’deki faaliyetlerinin başlıca yöneticilerinden biri olduğu iddia edilen Mısır doğumlu avukat Majdi Salim de yer alıyor.

    Washington, şahsın bu görevi el Kaide lideri Eymen el Zevahiri’den devraldığını bildirdi.

    ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesine aldığı diğer isimlerin, Mısır uyruklu Muhammed Nasreddin el Ghazlani ve Türkiye vatandaşı Nurettin Müslihan, Cebrail Güzel ile Soner Gürleyen olduklarını duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çin’de delta varyantı vakaları arttı; en az 30 devlet memurunun görevine son verildi

    Çin’de delta varyantı vakaları arttı; en az 30 devlet memurunun görevine son verildi


    Covid-19 pandemisinde aldığı sıkı tedbirlerle bilinen Çin’de en az 30 devlet görevlisinin salgın döneminde görevini yerine getiremediği ve geç eyleme geçtiği gerekçeleriyle işine son verildiği ya da ceza aldığı açıklandı.

    Onlar belediye başkan yardımcısı, sağlık komisyonu üyesi, hastane yöneticisi, havaalanı ve turizm departmanlarında görevli çalışanların da olduğu belirtiliyor.

    Çin Ulusal Sağlık Komisyonu açıklamasında, aşınan tüm önlemler ve seyahat yasaklarına rağmen ülke içi 94 yeni koronavirüs vakası görüldüğünü duyurdu.

    Söz konusu vakaların çoğunun Nanjing Havaalanı’nda çalışanlar arasında görüldüğü ve yeni vakaların büyük çoğunluğunun delta varyantı olduğu kaydedildi.

    Yetkililer delta varyantının ülkenin güneyinde bulunan ve tropikal bir iklime sahip turistik Hainan eyaletinden yayıldığını düşünüyor. Bunun yanında ülkenin kuzeyindeki Rusya sınırı üzerinde İç Moğolistan eyaletinde de bazı delta varyantı vakaları görüldüğü belirtildi.

    Söz konusu vakaların görülmesi üzerine başta Zhangjiajie şehri olmak üzere bazı eyalet ve kentlere yeni seyahat yasakları, karantina ve kısıtlamalar getirildi.

    Çin’de son dönemlerde Covid-19 kaynaklı neredeyse can kaybı yaşanmazken, günde ortalama 80-130 arası yeni vakalar görülüyor. Çin, pandeminin başladığı günden bu yana yaklaşık 1.5 yıldır yabancı turistlere sınırlarını kapalı tutuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suriye: ABD’den Ankara’ya yakınlığı ile bilinen Ahrar el Şarkiye örgütüne yaptırım

    Suriye: ABD’den Ankara’ya yakınlığı ile bilinen Ahrar el Şarkiye örgütüne yaptırım


    Amerika Birleşik Devletleri, Suriyeli Kürt politikacı Hevrin Halef’in öldürülmesinden sorumlu tutulan Ahrar el Şarkiye örgütünü yaptırım listesine aldığını duyurdu. Söz konusu silahlı örgüt, Türkiye’nin desteklediği Suriye Milli Ordusu bünyesinde yer alıyor.

    ABD Hazine Bakanlığı, Ankara yanlısı oldukları ileri sürülen Ahrar el Şarkiye’nin varlıklarının dondururduğunu ve ABD bağlantılı kişi ile kurumlara bu örgütle işlem yapma yasağı getirdiğini açıkladı.

    Washington ayrıca, Türkiye’ye yerleşen ve El Kaide örgütüne finansal destek vermekle suçlanan Hasan el Şaban ve Suriye’de Hayat Tahrir el Şam’a finansman desteği verdiği iddia edilen Faruk Furkatoviç Feyzimatov hakkında da yaptırım kararı aldığını ifade etti.

    ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Suriye masasının kıdemli diplomatlarından Aimee Cutrona, “Suriye halkına karşı şiddet uygulayan ve onların acılarına neden olanlardan hesap sorulmasını sağlamak için elimizdeki tüm diplomatik araçları kullanacağız. Bu kararlar, Suriye’de şiddet olaylarının arttığı bir dönemde alındı. ABD, Suriye genelinde ateşkes ilan edilmesi ve şiddet olaylarının sona erdirilmesi çağrısını yineliyor” ifadelerini kullandı.

    ABD’li yetkililer ayrıca, Suriye’de Beşar Esad hükümetinin kontrolü altında bulunan ve tutuklulara işkence yapıldığı iddia edilen sekiz cezaevi ve beş cezaevi yetkilisine de yaptırım uygulanacağını açıkladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AP, insan hakları ihlali gerekçesiyle AB’nin Pekin Kış Olimpiyatlarını boykot etmesini istedi

    AP, insan hakları ihlali gerekçesiyle AB’nin Pekin Kış Olimpiyatlarını boykot etmesini istedi


    Avrupa Parlamentosu (AP), Çin’deki insan hakları ihlalleri yüzünden Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin hükümet temsilcilerinin ve diplomatlarının şubat ayında başlayacak 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarını boykot etmesini istedi.

    AP’de kabul edilen kararda, AB üyelerinin Uygur Türklerine ve Hong Kong’daki demokrasi yanlılarına yapılan baskılar yüzünden Pekin’e daha fazla yaptırım uygulamaları çağrısında bulunuldu.

    Bağlayıcı bir özelliği bulunmayan karar için genel kurulda yapılan oylamada 578 “evet”, 29 “hayır” ve 73 çekimser oyu çıktı

    Brüksel ve Pekin arasında ilişkilerin son dönemde gerginleşmesi yüzünden mayıs ayında taraflar karşılıklı yaptırım kararları almıştı. AB-Çin yatırım anlaşması, müzakereleri tamamlanmasına rağmen onay süreci askıya alınmıştı.

    Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki uygulamaları

    Çin’de son yıllarda Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyunca eleştiriliyor.

    Pekin’in “mesleki eğitim merkezleri” olarak adlandırdığı, uluslararası kamuoyunun ise “yeniden eğitim kampları” diye tanımladığı yerlerde, Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre en az 1 milyon Uygur Türkü kendi rızası dışında tutuluyor.

    Pekin yönetimi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kaç kamp bulunduğuna, buralarda kaç kişinin olduğuna ve söz konusu kişilerden ne kadarının sosyal hayata döndüğüne ilişkin bilgi vermiyor.

    BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken Çin, kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi.

    Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini ise geri çeviriyor.

  • AB Belarus’a karşı şimdiye kadarki en sert yaptırımları hayata geçirmeye hazırlanıyor

    AB Belarus’a karşı şimdiye kadarki en sert yaptırımları hayata geçirmeye hazırlanıyor


    AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell, AB bakanlarının pazartesi günü Belarus’a yönelik şimdiye kadarki en sert yaptırımları kabul edeceğini açıkladı.

    Avusturya Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen bilgilerle cuma gününden belli olmaya başlayan yaptırımlara göre birlik, Berlarus’a yeni finansal krediler verilmeyeceği konusunda uzlaşıya varmış durumda.

    Borrell, bakanlar toplantısına başkanlık ettiği Lüksemburg’da gazetecilere verdiği demeçte, “Daha geniş bir paket olan yeni yaptırım paketini onaylayacağız” dedi ve toplamda 86 kişi ve kuruluşa, mal varlıklarının dondurulması ve seyahat yasaklarının uygulanacağını söyledi.

    AB hali hazırda Belarus devlet başkanı Lukaşenko ve içinde yönetici kadrodan insanların da bulunduğu bir grup kişiye Ağustos 2020 seçimlerinden bu yana kara liste uyguluyor.

    Borrell: Bu yaptırımlar büyük zarar verecek

    Borrell bakanların ayrıca AB liderlerinin perşembe günkü zirvede onaylamaları için bir dizi ekonomik yaptırım hazırlayacaklarını da söyledi ve “Bu yaptırımlar zarar verecek, Belarus ekonomisine büyük zarar verecek” dedi.

    Konuya ilişkin kulis bilgilerine göre bu ekonomik yaptırımların içinde Avrupalı şirketlerin veya vatandaşların Belarus’a yatırım yapmasının, bu ülkeden kısa vadeli tahvil almasının veya AB bankalarının Belarus için yatırım hizmetleri sunmasının yasaklanması bulunuyor. Ayrıca AB ihracat kredileri de sona erecek.

    Öte yandan, yaptırımlara ilişkin Avusturya’nın çekinceleri bulunuyordu zira bir Avusturya Bankası olan ‘Raiffeisen Bank International’ aynı zamanda Belarus’taki Priorbank’ın sahibi ve ülkede banka sektöründeki en büyük oyunculardan.

    Avusturya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “Bu anlaşma ile AB, Belarus rejiminin dayanılmaz baskı eylemlerine karşı açık ve hedefli bir sinyal gönderiyor” denildi. Yani bu çekincelerin giderilmiş olduğu anlaşılıyor.

    Maas: Bu işin geri dönüşü yok

    “Artık sadece bireylere yaptırım uygulamayacağız. Artık sektörel yaptırımlar da uygulayacağız” diyen Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da şimdi Belarus için özel önem taşıyan ekonomik alanlara ve rejimin gelirine odaklandıklarını söyledi ve ekledi:

    “Lukaşenko’ya bu işin geri dönüşünün olmadığını çok ama çok net bir şekilde belirtmek istiyoruz”.

    İthalat-ihracat kalemlerinde kısıtlamalar

    Ayrıca uzmanlar Belarus’a yönelik birlikten yapılan hangi ihracat kalemleri üzerinde kısıtlamalar ve yasaklamalara gidilebileceğine ilişkin bir liste çıkarmakla görevlendirildi. Bu listede casusluk için kullanılabilecek her türlü iletişim ekipmanı ve av tüfekleri de dahil daha sıkı bir silah ambargosu için gerekli her şeyin olacağı öngörülüyor.

    Bunların yanı sıra AB’nin Belarus’tan tütün, petrol, petrol ürünleri ve Belarus’un en önemli ihracat kalemi olan potasyum hidrat (gübre) ithalatına da kısıtlamalar getirme konusunda da anlaştığı belirtiliyor.

    Hayata geçmesi halinde bu yaptırımlar şimdiye kadar Belarus’a yönelik en sert adım olacak. Liderler önümüzdeki hafta perşembe günü konuyu bir kez daha görüşüp son kararı öyle verecek.

    ‘İnsani yardımlar’ tüm finansal yaptırımların istisnası sayılacak ve Belarus vatandaşlarının özel birikimlerinin zarar görmemesi sağlanacak.

    Ne olmuştu?

    Geçtiğimiz ay bir RyanAir yolcu uçağının içindeki muhalif gazeteciyi almak adına Belarus hava sahasına giren uçağın savaş jetleri ile iniş yapmaya zorlanması dünyada gündem olurken, AB’de bardağı taşıran damla olmuştu.

    AB liderleri bu eylemi devlet korsanlığı olarak nitelendirmiş ve gazetecinin derhal serbest bırakılması istenmişti.

    1994’ten beri iktidarda olan Başkan Aleksandr Lukaşenko, 23 Mayıs’ta uçaktan alınan gazeteci Roman Protasevich’in ülkede bir ayaklanma başlatmayı planladığını ileri sürüyor ve Batı’yı kendine karşı çok yönlü bir savaş yürütmekle suçluyor.