Etiket: Yaptırımlar

  • Rusya-Ukrayna krizi: İngiltere’den Kremlin’e yakın şirket ve şahıslara yönelik yaptırım tehdidi

    Rusya-Ukrayna krizi: İngiltere’den Kremlin’e yakın şirket ve şahıslara yönelik yaptırım tehdidi


    İngiltere, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması halinde Kremlin’e yakın şirket ve şahıslara yönelik yaptırım tehdidinde bulundu. Rusya ise şirketlerin hedef alınması durumunda karşılık vereceklerini bildirdi.

    Sky News’e konuşan İngiltere kabine üyelerinden Maliye Bakan Yardımcısı Simon Clarke “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı harekete geçmesi halinde Kremlin’e yakın şirketleri ve şahısları hedef alarak rejim üzerindeki yaptırımları daha da sıkılaştıracağımızı açıkça belirtiyoruz” diye konuştu.

    İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss da pazar günü BBC’deki bir programda yaptığı açıklamada daha önce yalnızca Ukrayna’yı istikrarsızlığa sürüklemede doğrudan katkısı olan şirketlerin hedef alındığına dikkat çekti. Truss bu hafta sunacakları yeni planda bu hedefi genişleteceklerini ve yaptırımların Rus mali kurumlarını, enerji şirketlerini ve Kremlin’e yakın oligarkları da kapsayacağını bildirdi.

    Yeni planla ilgili ayrıntılı bilgi veren Truss “Kremlin ve Rusya’daki rejimle ilgisi olan bütün şirketler hedef alınabilecek, böylece Putin’in oligarklarının ve Rus devletini destekleyen Rus şirketlerinin kaçacak yeri kalmayacak” ifadelerini kullandı.

    Kremlin sözcüsü Dimitry Peskov ise böyle bir yaptırım tehdidinin Rus şirketlerine karşı bir saldırı anlamına gelebileceği belirtti. Peskov bu tür yaptırımların İngiliz şirketlerine zarar vererek geri tepeceğini dile getirdi ve Rusya’nın karşılık vereceği uyarısında bulundu.

    Rusya ile Batılı ülkeler arasında gerilimin sürdüğü bu dönemde İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın Ukrayna kriziyle ilgili ‘kan dökülmesini önlemek için’ Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüşmesi ve önümüzdeki hafta bölgeyi ziyaret etmesi bekleniyor.

    “Rus parasına karşı sert tavır alın”

    İngiltere’nin başkenti Londra, Sovyetler Birliği’nin 1991 yılında dağılmasından bu yana “eski Sovyet cumhuriyetlerinden akan paraların küresel merkezi haline geldiği” ifade ediliyor. Londra, hükümete yakın isimler de dahil birçok siyasetçi ve uzman tarafından açıkça Rusya’nın “para aklama başkenti” olarak tanımlanıyor.

    Rusya, Çin ve Kazakistan gibi ülkelerden süper zenginlerin yatırım karşılığı İngiltere’de oturum hakkı veya vatandaşlık verilmesini sağlayan “altın vize” uygulaması “kirli para” kaygısıyla uzun süredir eleştiriliyor.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in muhalifleri “Avrupa’nın en lüks yerlerinde paralarını gözler önüne sermeye devam eden” Rus oligark ve yetkililerden gelen Rus parasına karşı sert tavır alınması konusunda Batılı ülkelere defalarca uyarıda bulunmuştu.

    İngiltere’nin halen Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar kimleri hedef alıyor?

    İngiltere, Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhakından bu yana yaklaşık 180 kişi ve 48 kuruma karşı yaptırımlar uyguluyor. Bu yaptırım listesinde Putin’in yakın arkadaşı olduğu bildirilen altı isim bulunuyor. Bunlar iş adamları Yuri Kovalchuk, Arkady Rotenberg ve Nikolai Shamalov eski KGB üyesi Sergei Chemezov, Rus Güvenlik Konseyi Başkanı Nikolai Petrushev ve Federal Güvenlik Servisi (FSB) Başkanı Alexander Bortnikov.

    Bu yaptırımlar ile İngiltere’ye giriş yasağı getirilen bu kişilerin ülkedeki kişisel servetleri de dondurulabiliyor. Yaptırımlar ayrıca 2014 yılı sonrasında Sherbank, VTB bankası, Vnesheconombank (VEB), Rosselkhozbank, OPK Oboronprom, Birleşik Havacılık Kurumu, Uralvagonzavod, Rosneft, Transneft ya da Gazprom Neft tarafından transferlerle ilgili bireysel işlemleri yasaklıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna gündemiyle toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde taraflar arasında sert tartışma

    Ukrayna gündemiyle toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde taraflar arasında sert tartışma


    Rusya’nın engelleme denemesine karşı Ukrayna krizi gündemiyle toplanan BM Güvenlik Konseyi, sert tartışmalar sahne oldu.Ukrayna ve ABD’nin sınıra asker yığıp gerginliği başlatmakla suçlanan Rusya iddiaları kabul etmedi.

    ABD’nin BM Büyükelçisi Linda Thomas Greenfield, Rusya’nın, Ukrayna-Belarus sınırındaki asker sayısını 30 bine çıkarmayı planladığını söyledi.

    BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin talebi üzerine Ukrayna-Rusya krizini görüşmek üzere toplandı.

    ​​​​​​​Rusya, toplantının yapılmasını engelleme girişiminde bulundu ve oylama talep etti.

    Çin, Rusya’nın yanında yer alarak toplantının yapılmasına karşı çıktı, konseyin geçici üyeleri Gabon, Kenya ve Hindistan ise “çekimser” kaldı.

    Toplantının yapılabilmesi için gereken 9 oya ulaşılması üzerine Rusya’nın girişimi başarısız oldu.

    Rusya’nın BM Daim Temsilcisi Vassily Nebenzia, ABD’yi “megafon diplomasisi” yapmakla suçladı.

    ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfield ise Rus Büyükelçi’ye, “Sizin sınırınızda 100 bin asker olsa ne kadar rahatsız olurdunuz hiç düşündünüz mü?” sözleriyle cevap verdi.

    “Rusya’nın bugünkü saldırganlığı sadece Ukrayna’yı değil aynı zamanda Avrupa’yı ve uluslararası düzeni tehdit ediyor.” diyen Thomas Greenfield, Rusya’nın Ukrayna’nın sınırlarına 100 binden fazla asker konuşlandırdığını ve bunun Avrupa’da son yıllardaki en büyük askeri yığınak olduğunu belirtti.

    “Endişeleri müzakere masasında ele alma fırsatı sunuyoruz”

    Thomas Greenfield, “Rusya, ayrıca Belarus’a 5 bin asker, kısa menzilli balistik füzeler, özel kuvvetler ve uçaksavar bataryaları sevk etti. Rusya’nın Belarus-Ukrayna sınırındaki asker sayısını şubat başı gibi 30 binin üzerine çıkarmayı planladığına dair kanıtlar görüyoruz.” dedi.

    Bir ülkenin başka bir ülkenin sınırlarını zorla yeniden çizemeyeceğine dikkati çeken Thomas Greenfield, Rusya’ya Ukrayna’da çatışma yerine diplomasiyi seçme çağrısı yaptı.

    Rusya’nın Ukrayna’yı daha fazla işgal etmesi durumunda sonuçlarının “korkunç” olacağı uyarısı yapan Thomas Greenfield, “Bu durum, Rusya’nın Avrupa’daki güvenlik endişeleriyle ilgiliyse onlara bu endişeleri müzakere masasında ele alma fırsatı sunuyoruz.” diye konuştu.

    Rusya, Ukrayna sınırında 100 bin asker olduğunu kabul etmiyor

    ABD’li Büyükelçi’ye cevap veren Rus Büyükelçi Nebenzia, ülkesinin Ukrayna’yı işgal edeceğine dair suçlamaları reddetti.

    İşgale dair hiçbir kanıt olmadığını ve Batı’nın gerilimi tırmandığını savunan Nebenzia, ABD’nin Rusya-Ukrayna sınırında “kendi yarattığı sahte gerilime” dahil olduğunu söyledi.

    Nebenzia, “Rusya-Ukrayna sınırına 100 bin asker konuşlandırıldığına dair rakamları nereden aldınız? Böyle bir şey yok. Biz böyle bir rakamdan bahsetmedik, bunu teyit etmedik.” dedi.

    Ukrayna’dan Rusya’ya “baskıyla taviz vermeye zorlanıyoruz” suçlaması

    Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Sergiy Kyslytsya ise Ukrayna sınırında 130 bin Rus askeri olduğunu belirterek, “Sorulması gereken soru; Rus askerleri neden orada?” dedi.

    Rusya’nın sınıra asker yığarak Ukrayna’yı “yasa dışı taviz” vermeye zorladığını belirten Kyslytsya, NATO’ya atıfta bulunarak, “İttifak anlaşmaları da dahil kendi güvenlik düzenlemelerimizi seçme hakkımız var ve bu, Rusya tarafından sorgulanamaz.” dedi.

    Ukrayna’nın kendini savunmaya hazır olduğunu ifade eden Kyslytsya, “Rusya’nın Ukrayna’ya soruları varsa, sınıra asker getirip Ukraynalıları korkutmak yerine oturup konuşalım. Ukrayna’nın şu anki önceliği Donbas’ta sürdürülebilir, koşulsuz ateşkes.” ifadesini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’li senatörler Rusya yaptırımları konusunda uzlaşmaya varmak üzere

    ABD’li senatörler Rusya yaptırımları konusunda uzlaşmaya varmak üzere


    Amerikalı senatörler Ukrayna krizi nedeniyle Rusya’ya uygulanacak yaptırım tasarısı üzerinde anlaşmaya varmak üzere.

    Kıdemli senatör Bob Menendez ve Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı James Risch tasarının bu hafta içerisinde geçmesini ümit ettiklerini açıkladı.

    CNN televizyonuna konuşan Menendez, Ukrayna’yı desteklemek ve Rusya’yı cezalandırmak için her iki partiden güçlü desteğin bulunduğunu vurguladı. Bu hafta bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı sorusuna da Menedez bunun sağlanacağına inandığını söyledi.

    Senato tasarısındaki yaptırımlar büyük Rus bankalarını, Rus hazine tahvillerini hedef alırken tasarıda Ukrayna’ya daha fazla askeri destek sağlanması öngörülüyor.

    Menendez yaptırımların bazılarının Ukrayna’ya siber saldırılar ve gizli operasyonlar gibi Rusya’nın şu ana kadar yaptıkları nedeniyle olası bir işgal öncesinde de devreye girebileceğini vurguladı.

    Asıl zarar verici yaptırımların işgal durumunda devreye sokulacağını belirten Menendez, Ukrayna’ya yardımların her halükarda yapılacağını belirtti.

    Öte yandan senatörler arasında Rusya’dan Almanya’ya gaz akışını sağlayan Kuzey Akım 2 boru hattının yaptırım kapsamına alınıp alınmaması konusunda görüş ayrılıkları bulunurken, Menendez bunun üzerinde çalıştıklarını ifade etti.

    Rusya aylardır Ukrayna sınırına askeri yığınak yapıyor, NATO’dan Doğu Avrupa’daki askerlerini ve ekipmanlarını çekmesini isterken eski Sovyet ülkesinin asla NATO’ya alınmayacağının garanti edilmesini istiyor.

    Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ise bir an evvel harekete geçilmesini isterken batılı ülkeleri yaptırımlar konusunda yavaş kalmakla eleştiriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna krizi: İngiltere Başbakanı Johnson bölgeyi ziyaret edecek

    Ukrayna krizi: İngiltere Başbakanı Johnson bölgeyi ziyaret edecek


    İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın Ukrayna kriziyle ilgili ‘kan dökülmesini önlemek için’ Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüşeceği ve önümüzdeki hafta bölgeyi ziyaret edeceği açıklandı.

    Ukrayna sınırında başını ABD’nin çektiği NATO ile Rusya arasında kriz sürerken, diplomatik baskı oluşturma çabası devam ediyor.

    İngiltere Başbakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Başbakan Johnson’ın ‘Avrupa’da kan dökülmesinin önlenmesi için diplomatik çabaları hızlandırmakta kararlı’ olduğu belirtildi.

    Ziyaret edilecek bölge hakkında zaman ve yer bilgisi paylaşılmayan açıklamada, Johnson’ın Rusya lideri Putin ile yapacağı telefon görüşmesinde ‘Rusya’nın geri adım atması ve diplomatik ilişki kurulması gereğini yineleyeceği’ kaydedildi.

    İngiltere, Ukrayna krizinin başlangıcının ardından bu ülkeye savunma silahları ile eğitim personeli gönderdi.

    İngiltere, Rusya’nın Ukrayna’ya girmesi halinde yaptırım uygulayacağını açıklamış ve benzer adım atmaları için Avrupalı müttefiklerine de çağrı yapmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’dan ABD’ye ‘Putin’e kişisel yaptırım’ cevabı: Acı vermez

    Rusya’dan ABD’ye ‘Putin’e kişisel yaptırım’ cevabı: Acı vermez


    ABD Başkanı Joe Biden’ın, Ukrayna’yı işgal etmesi halinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e kişisel yaptırım uygulayabileceği çıkışına Rusya’dan yanıt geldi.

    Moskova, yaptırımların şahsen Putin’e zarar vermeyeceği, ancak bu durumun “siyasi olarak yıkıcı” olacağı konusunda uyarıda bulundu.

    Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, üst düzey Rus liderlere yönelik kişisel yaptırımları tartışan ABD Kongre üyeleri ve senatörlerin, yurtdışında mülk, varlık ve banka hesabı açmalarının yasal olarak yasak olduğu gerçeğinden habersiz olduklarını söyledi.

    Peskov, “Konuyu tam olarak bilmeyen ABD’li Kongre üyeleri ve senatörler, Rus yönetimi temsilcilerine ait varlıkları, banka hesapları, gayrimenkullerin dondurulmasını konuşuyor. Bu, onların yeterli bilgiye sahip olmadıklarıyla ilgilidir.” ifadelerini kullandı.

    Putin’e yönelik bireysel yaptırımların “acı verici değil (ama) siyasi olarak yıkıcı” olacağını söyleyen Peskov, daha önce yaptığı bir açıklamada da, bunun diplomatik ilişkileri kesmek anlamına geleceğini söylemişti.

    Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in maaşının “Rossiya” bankasındaki hesabına yattığını ve bu bankaya yönelik zaten yaptırımların uygulandığını söyledi.

    “Normandiya Formatı görüşmesinin sonuç odaklı olacağını umuyorum”

    Ukrayna’nın doğusu meselesine de değinen Peskov, bu meseleye ilişkin Normandiya Formatı (Rusya, Almanya, Fransa ve Ukrayna) ülke liderlerinin yardımcılarının görüşeceğine dikkati çekti.

    Bu görüşmenin sonuç odaklı olacağı umudunu paylaşan Peskov, Putin’in, Ukrayna’nın doğusunda 2014’te Rusya yanlısı ayrılıkçılar tarafından ilan edilen ancak dünyada hiçbir ülke tarafından tanınmayan ‘Donetsk Halk Cumhuriyeti’ ve ‘Lugansk Halk Cumhuriyeti’nin’ temsilcileriyle telefonda görüşmeyi planlamadığını kaydetti.

    Rus savaş gemileri Karadeniz’de tatbikat yapacak

    Bu arada dört ülke görüşmeye hazırlanırken Rusya Savunma Bakanlığı, 20’den fazla savaş gemisinin askeri tatbikat için Karadeniz’e girdiğini duyurdu.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, “20’den fazla savaş gemisi, tatbikat için Karadeniz’de belirlenmiş bölgelere girmiştir.” bilgisi verildi.

    Bakanlıktan 20 Ocak’ta yapılan açıklamada, Rus donanmasının ocak ve şubat aylarında “sorumlu” olduğu tüm bölgelerde seri askeri tatbikatlar gerçekleştireceği bildirilmişti.

    Belarus’a Su-35’ler gönderildi

    İlaveten Rusya, askeri tatbikatlar için Belarus’a Su-35 savaş uçakları gönderdi.

    Savunma Bakanlığı, sayısı belirtilmeyen Su-35’lerin Belarus’ta Rusya ile düzenlenecek “Müttefik Kararlılığı-2022” isimli ortak askeri tatbikata katılacağı bilgisini paylaştı.

    “Müttefik Kararlılığı-2022” isimli ortak askeri tatbikat, 10 Şubat’ta başlayacak.

    Diğer yandan Rusya Silahlı Kuvvetleri Batı Bölgesi Birlikleri, 29 Ocak’a kadar sürecek tatbikat gerçekleştiriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kuzey Kore yönetimi, nükleer füze denemelerine başlayacağı sinyalini verdi

    Kuzey Kore yönetimi, nükleer füze denemelerine başlayacağı sinyalini verdi


    Kuzey Kore yönetimi, nükleer ve uzun menzilli füze denemelerine Washington’a “meydan okuma” adına yeniden başlayacağı sinyalini verdi.

    Pyongyang, Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong Un ve eski ABD Başkanı Donlad Trump’ın iki yıl süren ve başarısızlıkla sonuçlanan görüşmelerinin 2017 yılında başlamasından bu yana kıtalararası balistik füze ve nükleer deneme yapmadı.

    Kuzey Kore’deki Politbüro yönetimi tarafından yapılan açıklamada, “ABD’nin düşmanca politikası ve askeri tehdidi artık göz ardı edilemeyecek bir tehlike çizgisine ulaştı. Ülke yöneticileri, ABD emperyalistlerine uzun vadeli bir meydan okuma için daha kapsamlı bir hazırlık yapılması gerektiğini oy birliğiyle kabul etti.” denildi.

    Kuzey Kore yöneticilerinin bu açıklamasını duyuran devlet medyası KCNA, bu kapsamda daha önce askıya alınan bütün faaliyetlerin yeniden başlatılmasının incelendiğini aktardı.

    Uluslararası basın, Kuzey Kore’nin önemli müttefiki Çin’in Kış Olimpiyat oyunlarını düzenlemesine ve Güney Kore’deki genel seçimlere çok az bir süre kala Pyongyang yönetiminden bu yönde bir tehdit gelmesine önemle dikkat çekiyor.

    Bu tür bir tehdidin yaptırımların kalkması için ABD Başkanı Joe Biden’i müzakere masasına oturtmak için bir adım olabileceği yine yapılan yorumlar arasında.

    Kuzey Kore’nin füze denemeleri

    Kuzey Kore, 5 Ocak’ta “hipersonik füzeyi başarıyla denediğini” açıklamıştı. KCNA, 12 Ocak’ta ülkede yeni bir hipersonik füze denemesinin başarıyla gerçekleştiğini duyurmuştu.

    Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un izlediği denemede, 1000 kilometre mesafedeki sularda hedefi başarıyla vuran hipersonik füze test edilmişti.

    Japonya ve Güney Kore, 11 Ocak’ta Kuzey Kore’nin “balistik olma ihtimali yüksek füze denemesi yaptığını” duyurmuştu. İki ülke, füzenin havada sesten 10 kat daha hızlı hareket ettiğini bildirmişti.

    ABD yönetimi, 12 Ocak’ta Kuzey Kore’nin silah ve füze programına ekipman sağlayan 6 Kuzey Koreli, bir Rus ve Rusya merkezli bir firmayı yaptırım listesine aldığını bildirmişti. Kuzey Kore, ABD’nin kararına tepki göstermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna krizi: ABD ve müttefikleri Rusya’ya karşı hangi ekonomik yaptırımları uygulayabilir?

    Ukrayna krizi: ABD ve müttefikleri Rusya’ya karşı hangi ekonomik yaptırımları uygulayabilir?


    Rusya’nın Ukrayna’ya saldırma ihtimali nedeniyle yaşanan gerilim artarak devam ediyor. Bir yandan diplomatik görüşmeler sürerken, diğer yandan tehdit ve uyarılarla taraflar birbirini askeri bir adım atmaktan caydırmaya çalışıyor.

    Bu atmosfer içinde Batılı ülkelerin elindeki en büyük kozlardan birini ekonomik yaptırımlar oluşturuyor.

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edeceğini düşündüğünü ancak bunun sonucunun Rusya için “felaket” olacağını açıkladı ve “daha önce hiç karşılaşmadığı kadar ağır ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını” belirtti.

    Avrupa Birliği (AB)Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen da Ukrayna’ya saldırması halinde Rusya’ya çok ağır ekonomik ve mali yaptırımlar uygulayacaklarını söyledi.

    ABD Senatosu geçtiğimiz günlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de bulunduğu üst düzey yöneticilere ve Rus bankacılık kurumlarına karşı bir dizi yaptırımın önünü açan yasa tasarısı sundu. Tasarı Beyaz Saray tarafından da destekleniyor.

    Beyaz Saray sözcüsü “Rusya Ukrayna’da toprak kazanmak için asker kullanırsa ağır bir ekonomik yanıtla karşılaşır” ifadesinde kastettiği ekonomik yaptırımlar neleri içeriyor? Bugüne kadar görülen en ağır yaptırımlar olarak tanımlanan ekonomik tehdit ne kadar etkili olabilir?

    Döviz transferinde SWIFT sisteminden çıkarılması

    Önerilen en ağır mali yaptırımlardan biri Rusya’nın küresel SWIFT yani Dünya Bankalararası Finansal İletişim Topluluğu mesajlaşma sisteminden çıkarılması.

    SWIFT 200’den fazla ülkede 11 binden fazla mali kurum tarafından kullanılıyor. Belçika merkezli topluluğun 25 üyeli yönetim kurulunda Rusya Merkezi Takas Kurumu Başkanı Eddie Astanin de yer alıyor.

    Rusya’nın SWIFT’e erişiminin engellenmesi çağrıları Rusya 2014 yılında Kırım’ı ilhak ettiğinde de dile getirilmiş ancak hayata geçirilmemişti. Öte yandan Rusya SWIFT’e alternatif bir mesajlaşma sistemi olan SPFS’yi geliştirmişti.

    İran örneğinden farkı ne olur?

    Bu uygulamanın daha önce bir örneği İran için yaşandı. İran’a karşı nükleer programı nedeniyle sıkılaştırılan uluslararası yaptırımlar kapsamında 2012 Mart’ında SWIFT İran bankalarıyla bağlantıyı kesmişti.

    Düşünce kuruluşu Carnegie Moskova Merkezi’ne göre bu adım İran’ın petrol ihracat gelirinin yarısını ve dış ticaret gelirinin ise yüzde 30’unu kaybetmesine neden oldu.

    Carnegie Moskova uzmanları İran ekonomisinin Rusya ekonomisine kıyasla küçük ve uluslararası bağlantısının daha az olduğunu belirtiyor. Rusya ise Batı ile karşılıklı bağlantı kurarak bunu bir kalkan olarak kullanıyor.

    Hangi ülkeler en çok etkilenir?

    Uzmanlar ABD ve Almanya’daki bankaların Rus bankaları ile SWIFT’i en fazla kullanması sebebiyle en fazla kayba uğrayacak ülkeler olacağına dikkat çekiyor.

    SWIFT’ten çıkmak Rusya’nın ticaretini çökertir mi?

    Rusya Merkez Bankası’nın 2020 verilerine göre ülkede SWIFT’in alternatifi olarak geliştirilen SPFS ile yapılan mesajlaşma sayısı 2 milyon civarında gerçekleşti. Bu Rus iç trafiğinin beşte birine denk geliyor. Merkez bankasına göre Rusya 2023 yılı için SPFS kullanımını yüzde 30 arttırmayı hedefliyor.

    Ancak çok uluslu mali ürün ve yatırım şirketi Shaniga’nın 2021 raporuna göre SPFS sisteminin mesaj sınırı bulunuyor, yalnızca hafta içi operasyonel olan sistem ayrıca yabancı üye bulmakta zorlanıyor.

    Düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi’nden Brian O’Toole Rusya’nın SWIFT’ten çıkarılmasının ilk etapta işleyişi bozacağını ancak etkisinin zaman içinde azalacağı görüşünde. O’Toole’a göre bazı ödemeler gecikebilir ya da maliyetleri artabilir ancak genel olarak bunun Rus ticaretinin yasal kalması ya da yaptırıma tabi olmaması halinde büyük bir çöküş yaratma ihtimali zayıf.

    Çip satışının kısıtlanması

    Rusya’ya uygulanacak ekonomik yaptırımlardan birinin Rusya’ya çip satışının sınırlandırılması yönünde. Reuters haber ajansının çeşitli kaynaklardan edindiği bilgiye göre Beyaz Saray, Amerikan çip üreticilerine Moskova’nın Ukrayna’ya saldırması halinde Rusya’ya yönelik ihracatlarına getirilebilecek yeni kısıtlamalara hazır olmalarını bildirdi.

    Benzer bir önlem Soğuk Savaş döneminde yaşanmış, ABD ve diğer Batılı uluslar Sosyetler Birliği’ne karşı ağır teknolojik yaptırımlar uygulayarak teknolojisinin geri kalmasını ve ekonomisinin zor duruma girmesini amaçlamıştı.

    Tahvil piyasasına erişimin sınırlandırılması

    Planlanan bir diğer ekonomik yaptırımın Rus tahvil piyasasına erişimin daha da kısıtlanması ve ikincil piyasaya katılımın da sıkılaştırılması olacağı belirtildi.

    ABD Başkanı Joe Biden Nisan 2021’de Rusya’nın Amerikan seçimlerine müdahalesine karşılık olarak yaptırımlar getirmiş ve bu kapsamda Amerikan yatırımcıların yeni Rus rublesi tahvil bonosu satın almasını yasaklamıştı.

    2015 yılında uygulanan yaptırımlarda ise bazı Amerikan yatırımcıların Rus dolar borcuna yatırım yapması kısıtlanmıştı. Bu önlemler Rusya’nın 2014 yılı başında 733 milyar dolar olan dış borcunu 2021’in üçüncü çeyreğinde 489 milyar dolar sindirerek yüzde 33 azalttı. Düşük borç bir ülkenin görünüşteki bilançosunu iyileştiriyor, ancak ülkede ekonomik büyüme ve gelişime katkı verecek olan mali kaynaklara erişimden yoksun bırakıyor.

    Şirketlere doğrudan yaptırım

    ABD ve Avrupa Birliği halen Rus enerji, finansal ve savunma sektörlerine yönelik yaptırımlar uyguluyor. Bu kapsamda Beyaz Saray Rusya’nın en büyük bankalarına yönelik kısıtlamalar ve Mosova’nın rubleyi dolar ve diğer para birimlerine çevirme kabiliyetini hedefleyen önlemler uyguluyor. Washington’ın buna ilaveten devlet destekli Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’nu da hedef alabileceği belirtiliyor.

    Reuters’a yaptığı değerlendirmede bulunan uzmanlar bireysel şirketlere yönelik yaptırımların sektör çapında sıkıntıya neden olduğuna dikkat çekiyor.

    Atlantik Konseyi’nden Brian O’Toole ise Rus bankalarının bütün işlemlerine yaptırım getirmenin ve varlıklarını dondurmanın SWIFT’e erişimin durudurulmasından daha etkili ve hedefe yönelik olduğu görüşünü dile getiriyor.

    Yapırım tehditleriyle karşı karşıya kalan Rusya ise geri adım atmayacağı mesajını veriyor ve ABD’den “NATO’nun Ukrayna’yı üye olarak kabul etmeyeceği garantisi” talebini sürdürüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB, Rusya’yı Ukrayna konusunda ikna için ‘ağır yaptırım’ planlıyor

    AB, Rusya’yı Ukrayna konusunda ikna için ‘ağır yaptırım’ planlıyor


    Avrupa Birliği’nin (AB) dönem başkanı Fransa’nın Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Rusya’yı Ukrayna konusunda ikna edebilmek için AB’nin Moskova’ya karşı ağır yaptırım planı hazırlığında olduğunu söyledi.

    Le Drian ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Fransa’nın Brest kentinde düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.

    Fransız bakan, AB’nin Rusya ile Ukrayna konusunda çıkan sorunları diyalog yoluyla çözme konusunda hala umutlu olduğunu, ancak bunda başarı sağlanamaması halinde Moskova’ya “ağır yaptırımlar” için gerekli hazırlıklara başlandığı uyarısında bulundu.

    Jean-Yves Le Drian, “Rusya’yı caydırmak için ortak hareket etme ve AB’nin sesini duyurma iradesine sahibiz. Yaptırımlar masada. Ukrayna’ya bir Rus müdahale riski olacağı inancı gerçek ve bizim buna tepki vermeye hazır olmamız gerekir. 2014’te Kırım’ın ilhakında olduğu gibi, bizim anlaşmaya varmamız haftalar sürmemeli.” dedi.

    AB Dışişleri Bakanları, 24 Ocak’ta Ukrayna konusunu Brüksel’de düzenleyeceği toplantıda bir kez daha ele alacak.

    AB Yüksek Temsilcisi Borrell: “Rusya’nın bizi bölmeye çalıştığı açık”

    Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Ukrayna’daki duruma ilişkin, “Rusya’nın bizi bölmeye çalıştığı açık. Rusya AB yokmuş gibi davrandı. ABD bunu yapmadı.” dedi.

    Borrell, toplantıda Ukrayna’yı, Rusya’yı ve Avrupa’nın güvenliğini ele aldıklarını belirterek, AB’nin her türlü saldırılara doğrudan cevap vermeye hazır olduğunu ancak diyalog ve müzakere yolunu tercih ettiklerini söyledi.

    “Rusya’nın Avrupa’da etki alanı oluşturma girişimlerini reddediyoruz” ifadesini kullanan Borrell, Ukrayna ve Doğu Avrupa ülkeleriyle dayanışma içinde olduklarını söyledi.

    Borrell, sorunları barışçıl şekilde çözmek istediklerini kaydederek, Rusya’ya gerilimin düşürülmesi için çağrıda bulundu.

    Ukrayna’ya karşı ilave saldırıların ciddi sonuçları olacağını ifade eden Borrell, NATO ve ABD ile iş birliği içinde olduklarını aktardı.

    Putin, NATO’dan ne istiyor?

    Ukrayna sınırına son aylarda yaklaşık 100 bin Rus askeri konuşlandıran Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, NATO’nun yakın komşuları Ukrayna ve Gürcistan’ı üyeliğe kabul etmemesini istiyor.

    NATO-Rusya Konseyi, Rusya’nın Ukrayna sınırında yığınak yapmasından sonra ortaya çıkan gergin durumu görüşmek üzere 2019’dan beri ilk kez önceki gün toplanmış, ancak bu toplantıdan bir sonuç alınamamıştı.

    ABD ve NATO, Rusya’yı Ukrayna’ya saldırmaması için son aylarda defalarca uyarmış, böyle bir durumun ciddi sonuçları ve ağır bedeli olacağı tehdidinde bulunmuştu. Batılı ülkelerin birçoğunun Ukrayna’ya saldırı durumunda Rusya’ya ekonomik, mali ve siyasi yaptırımlar uygulayacağı bildirilmişti.

    Rusya ise Ukrayna’ya saldırma gibi bir niyeti olmadığını belirtiyor. Rusya, ABD ve NATO’ya ilettiği güvenlik garantileri konulu anlaşma tekliflerinde, NATO’nun doğuya doğru genişlemesinden ve eski Sovyetler Birliği ülkelerinin NATO’ya alınmasından vazgeçilmesine dair ABD’den taahhüt istiyor.

    ABD’nin eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ve NATO üyesi olmayan ülkelerde askeri üs kurmaması, herhangi bir askeri faaliyette bulunmak için bu ülkelerin altyapısını kullanmaması ve bu ülkelerle askeri iş birliği yapmaması talepleri de taslak anlaşma metinlerinde yer alıyor.

    Rusya’nın teklifinde, nükleer silahların her ülkenin kendi ulusal toprakları dışında konuşlandırılmaması ve ulusal topraklar dışında konuşlandırılan bu tür silahların geri çekilmesine yönelik maddeler de bulunuyor.

    Rus ordusunun, Ukrayna sınırında son aylarda yaptığı askeri tahkimat sonrası NATO ile Rusya arasında gerginlik artmış, ilişkiler Soğuk Savaş sonrası en düşük seviyeye gerilemişti. Bunun üzerine başlatılan diplomatik girişimler kapsamında 10 Ocak’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde ABD ve Rusya dışişleri bakan yardımcıları arasında görüşmeler yapıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Birliği’nden Bosna Hersek’teki Sırp yöneticilere yaptırım uyarısı

    Avrupa Birliği’nden Bosna Hersek’teki Sırp yöneticilere yaptırım uyarısı


    Avrupa Birliği, Anayasa Mahkemesi’nin yasak kararına rağmen Bosna Hersek içerisinde yer alan Sırp Cumhuriyeti Günü’nü silahlı polis gücü töreni eşliğinde kutlayan Sırp tarafına yaptırım uyarısında bulundu.

    Bosna Hersek’teki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti’nin kurulduğu 9 Ocak tarihinin anayasaya aykırı bulunmasına rağmen ‘Sırp Cumhuriyeti Günü’ olarak kutlanması ülke içi ve dışında tepkiyle karşılandı.

    AB Komisyonu Sözcüsü Peter Stano, “AB, 9 Ocak’taki kutlamalarda Sırp Cumhuriyeti liderlerinin kullandığı olumsuz, bölücü ve kışkırtıcı söylemi kuvvetle kınamaktadır. Bu tür söylemler ve eylemler ülkedeki topluluklar arasında gerginliği yükseltmiştir ve devam eden siyasi krizi daha da artırmaktadır.” ifadesini kullandı.

    AB’nin Sırp Cumhuriyeti yönetimine bu tür söylemlerden ve eylemlerden vazgeçmesi çağrısını yineleyen Stano, Bosna Hersek’teki kurumların çalışmasının engellenmemesini istediklerini vurguladı.

    Stano, “Durumun daha da kötüleşmesi halinde AB, mevcut yaptırım çerçevesi ve yardımların gözden geçirilmesi dahil olmak üzere elindeki araçları kullanacaktır.” ifadesini kullandı.

    Bosna Hersek’in Banja Luka şehrinde anayasaya aykırı olmasına rağmen “9 Ocak Sırp Cumhuriyeti Günü” kutlamaları yapılmıştı.

    Kutlamalara Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Sırp üyesi Milorad Dodik, Sırp Cumhuriyeti Başkanı Zeljka Cvijanovic’in yanı sıra Sırp Cumhuriyeti emniyetinin 800 mensubu, Sırbistan Meclis Başkanı Ivica Dacic, Sırbistan Başbakanı Ana Brbanic, Rusya Büyükelçisi İgor Kalbuhov ve aşırı sağcı Fransız milletvekilleri dahil 2 bin 700 kişi katılmıştı.

    Bosna Hersek Anayasa Mahkemesi, “9 Ocak Sırp Cumhuriyeti Günü”nü anayasaya aykırı ilan etmişti.

    Karar üzerine Sırp Cumhuriyeti Halk Meclisi, “9 Ocak Sırp Cumhuriyeti gününün” tanınması için 25 Eylül 2016’da referandum düzenlemiş ancak Bosna Hersek Anayasa Mahkemesi bu referandumu tanımamış ve bu günün kutlanmasına yönelik eylemlere yasak getirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’da bir Pussy Riot üyesi dahil toplam 5 kişi ‘yabancı ajan’ ilan edildi

    Rusya’da bir Pussy Riot üyesi dahil toplam 5 kişi ‘yabancı ajan’ ilan edildi


    Rusya’da feminist punk rock grubu Pussy Riot’un bir üyesi, bir sanat koleksiyoncusu ve tanınmış bir hiciv ustası ‘yabancı ajan’ ilan edildi.

    Rusya’da insan hakları savunucuları ve Kremlin muhaliflerine yönelik bu yıl çok sayıda karar alındı. Son olarak Rusya’nın en eski insan hakları örgütlerinden biri geçen hafta kapatıldı.

    Ayrıca Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşı muhalefeti ile bilinen Alexei Navalny bu yıl hapse atılırken liderlik ettiği siyasi hareket de yasaklandı.

    Rus yönetimi yıl bitmeden 5 kişiyi daha yabancı ajanlar listesine aldı. Rusya Adalet Bakanlığı Pussy Riot üyesi Nadezhda Tolokonnikova, sanat koleksiyoncusu Marat Gelman ve hiciv ustası Kremlin eleştirmeni Viktor Shenderovich’i yabancı ajanlar listesine dahil etti. Bu isimlerle birlikte iki kişi daha listeye alınırken ülkedeki ‘yabancı ajan’ sayısı 111’e yükseldi.

    Rusya’da çok sayıda medya kurumu ve gazeteci de yabancı ajanlar listesinde bulunuyor. Eleştirmenler Kremlin’in basını baskı altına almak için bu listeyi bir araç olarak kullandığını öne sürüyor.

    Moskova yönetimi ise baskı iddialarını reddederken yabancı müdahalesinden korunmak için uygulamanın gerekli olduğunu savunuyor.

    Rusya’da Sovyetler döneminden kalma olumsuz çağrışımlar yapan ‘yabancı ajanlar’ listesine dahil olanlar daha katı mali raporlama gerekliliklerine tabi oluyor. Ayrıca listede bulunanlar yayımladıkları her şeyde yabancı ajan olduklarını belirtmek zoruna kalıyorlar.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***