Etiket: Yaptırımlar

  • Türkiye’nin Rus oligarkların ‘oyun alanına’ dönüşmesinin riskleri ve faydaları neler?

    Türkiye’nin Rus oligarkların ‘oyun alanına’ dönüşmesinin riskleri ve faydaları neler?


    Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi üzerine başlatılan yaptırımların birçoğu zengin Rus oligarkları hedef aldı. Avrupa ülkelerinde yatırımları üzerinde risk ortaya çıkması üzerine yeni yerler arayan oligarklar için Türkiye ev sahibi olabileceğinin işaretini verdi.

    İngiltere ve Avrupa Birliği’nin mali yaptırım listesine aldığı Chelsea futbol kulübü sahibi Rus oligark Roman Abramovich’in ‘süper lüks’ yatı Muğla’nın Bodrum ilçesinde demirledi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rus oligarkların Türkiye’ye gelmesi konusunda “Bizim prensip olarak tutumumuz şudur, ülkemizde yasal olan tüm aktivitelere izin veriyoruz. Yasal olmayan faaliyetlere de müsaade etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye Ukrayna’daki savaşta taraflar arasında ince bir çizgi izliyor. Bir yandan Moskova’nın kışkırtma olmadan kalkıştığı işgal girişimini sert şekilde eleştirirken, ABD, AB ve İngiltere’nin uyguladığı yaptırımları hayata geçirmedi.

    Onun yerine kendine tarafsız aracı rolü biçen Ankara, Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmelerine olanak sağladı. Dün İstanbul’daki müzakerelerin ardından Rus tarafının Kiev ve Çernihiv kentlerine yönelik saldırılarını büyük oranda azaltacağını belirtirken, Ukrayna tarafı da güvenlik garantileri karşılığında tarafsızlık statüsünü teklifini yineledi.

    CNBC’ye konuşan uzmanlardan BlueBay Portföy Yönetimi’nde gelişen pazarlar bağımsız kıdemli stratejisti Timothy Ash’e göre Türkiye’nin süregelen çatışmada bağımsız aracı unvanını koruması 2023 seçimleri öncesinde hem içte hem de dışta beğeni kazanmayı amaçlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için büyük önem taşıyor.

    Batı’nın hoşgörüsü azalabilir mi?

    İç siyasetin dışındaki en önemli faktörlerden biri ise ekonomi. Türkiye’nin tarafsız bir tutum takınmaya çalışması Rusya ile özellikle enerji, savunma, ticaret ve turizm açısından yakın ekonomik ve diplomatik ilişkilerinin bulunması sebebiyle anlaşılır sayılabilir. Batılı ülkeler de Türkiye üzerinde yaptırımlara katılma konusunda baskı ya da katılmadığı için cezalandırma yoluna gitmemesi de bu anlayışa işaret olarak görülebilir.

    Ancak Türkiye’nin yaptırım uygulanan Rus servetini aktif şekilde teşvik eder hale gelmeye başlamasının Batı’nın hoşgörüsü azaltabileceği belirtiliyor.

    CNBC’ye konuşan siyasi risk danışma şirketi Euroasia Group Türkiye uzmanı Emre Peker, oligarkların yalnızca yatlarını “park ederse” bir sorun olmayacağını ifade ederek, “Ankara, Türkiye’nin yaptırım bozma alanı haline gelmemesi gerektiğinin idraki içinde ve bunu önlemek için çok dikkatli olacaktır” yorumunu yapıyor.

    Peker’e göre Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı Türkiye’deki ekonomik durumu daha da riskli hale getirdi. Peker bu riskleri, “Daha da yükselen enflasyon baskısı Türkiye ekonomisi istikrarsızlaştırıyor. Yaptırımların yansımaları dış turizmin üçte birini oluşturan Rusya ve Ukrayna’dan gelecek turizmi azalttı ya da durdurdu. Ve Türkiye’nin Ukrayna ve Rusya’ya yatırımlarını etkiledi” diye sıralıyor.

    Türkiye’de enflasyon geçen ay yüzde 54,4 ile son 20 yılın en yüksek düzeyine çıktı. Türk Lirası ağır değer kaybı yaşıyor ve Ukrayna’daki savaşın etkilerini yansıtan rakamlar henüz açıklanmadı. Bu durumlar dikkate alındığında Türkiye’nin ikincil yaptırımlara gücü yetmeyebileceği ifade ediliyor.

    Fırsatlar ve riskler

    Yine de Türkiye’nin siyasi ve ekonomik tepki çekmeden Rus servetinin hareketinden faydalanabilmesi için bazı fırsatların bulunduğu belirtiliyor. Amerikan düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi Türkiye Direktörü Defne Aslan bu fırsatlardan birinin Rusya’dan çekilen 450 kadar Batılı markanın yatırımını cezbetmek olduğunu belirtiyor.

    Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın NATO Zirvesi dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken, “Sadece Amerikan şirketleri değil, dünyanın birçok markası, grubu Rusya’dan ayrılıyor. Bunlardan ülkemize gelenlere tabii ki kapımız açıktır, buyursunlar gelsinler deriz” ifadeleriyle bu fırsatı işaret etmişti.

    Türk ve Rus coğrafyasının ve üretim şeklinin benzerliklerini vurgulayan Defne Aslan eğer doğru oynanırsa bunun Türkiye için yalnızca Batılı müttefiklerle aynı çizgide olmak adına değil, aynı zamanda yabancı şirketlerin potansiyel yatırımlarını çekmek adına da çok büyük bir fırsat olabileceğini dile getiriyor.

    Ancak Erdoğan’ın bir sonraki cümlesinde “Bunun dışında yine belli sermaye gruplarından ülkemize gelip bizde imkanlarını park etmek isteyenler olursa onlar için de tabii ki kapımızı kapalı tutmayız” şeklindeki ifadeleri Rus oligarklara yeşil ışık olarak yorumlandı.

    “Rus parası uzun vadede Türkiye’ye zarar verebilir” değerlendirmesinde bulunan Aslan bu yaklaşımın getirisinin ülke için sağduyudan uzak olabileceğine ve Rusya ile Batı arasında çok nazik bir dengenin tutturulmasını gerektireceğine dikkat çekiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya, ‘düşmanca’ gördüğü ülke vatandaşlarının girişlerine sınırlama getirecek

    Rusya, ‘düşmanca’ gördüğü ülke vatandaşlarının girişlerine sınırlama getirecek


    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “düşmanca” gördükleri ülkelerin vatandaşlarının Rusya’ya girişine sınırlama getireceklerini duyurdu.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in partisi “Birleşik Rusya” tarafından düzenlenen toplantıda konuşan Lavrov, konu ile ilgili bir genelgenin hazırlanmakta olduğunu aktardı.

    Lavrov, “Düşmanca eylemlerde bulunan bazı ülkelerin hükümetlerine yanıt vermek için bu ülkelerin vatandaşlarına yönelik vizelerde kısıtlama öngören bir başkanlık genelgesi hazırlanıyor.” dedi.

    Bu genelgenin Rusya’ya girişler için sınırlama getirdiğini kaydeden Lavrov, hangi ülkelerin bu yaptırımlardan etkileneceğine ise açıklık getirmedi.

    Ukrayna’ya yönelik işgalin ardından Batı’nın yaptırımlarının başlamasından sonra Rusya, bu ay başında aralarında ABD, AB üyeleri, İngiltere, İsviçre, Kanada, Güney Kore, Japonya, Norveç ve Avustralya’yı kendisine düşmanca tavır içinde olan ülkeler listesine almıştı.

    Rusya son olarak doğal gaz sattığı ve “düşmanca” tavır içinde gördüğü ülkelere ödemeleri dolar veya euro değil ruble cinsinden yapmaları zorunluğu getireceklerini açıklamıştı.

    G7, bugün yaptığı açıklamada, gaz satışı karşılığı Ruble istenmesinin daha önce imzalanan sözleşmeleri ihlal teşkil edeceği gerekçesiyle “kabul edilemez” bulduğunu duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batı’nın yaptırım uyguladığı Rus milyarder Abramoviç’in ikinci lüks yatı da Türkiye’de

    Batı’nın yaptırım uyguladığı Rus milyarder Abramoviç’in ikinci lüks yatı da Türkiye’de


    Rus iş insanı Roman Abramoviç’in “The Eclipse” isimli yatı, Marmaris’e demir attı. Bu, Batı’nın Rus oligarklara yönelik yaptırımlarının ardından Türkiye’ye gelen Abramoviç’e ait ikinci süper yat oldu.

    Bermuda Adaları bayraklı 162,5 metre uzunluğuyla dünyanın en büyük teknelerinden biri olan Eclipse, Deniz Trafik (MarineTraffic: Global Gemi Takip İstihbaratı) verilerine göre, Yunanistan’ın Girit ve Rodos adalarının güneydoğusundan seyrettikten sonra Marmaris’e ulaştı.

    Bugün Marmaris’e gelen Eclipse’in iki helikopter pisti, dokuz güvertesi, bir yüzme havuzu ve füze savunma sistemine sahip olduğu belirtiliyor.

    Veriler ayrıca, Abramoviç’e ait “My Solaris” isimli diğer yatının, Muğla’nın Bodrum ilçesinde olduğunu gösteriyor.

    Bermuda Adaları bayraklı yat dün öğle saatlerinde Datça’nın Fener Adası açıklarına gelmişti.

    AA’nın haberine göre, Karadağ’ın Tivat Limanı’ndan gelen 139 metre boyunda ve 26 metre genişliğindeki yat bir süre Datça’da bekledikten sonra yönünü Bodrum’a çevirdi.

    Akşam saatlerinde de Karaada önlerinden ilçeye gelen yat, Bodrum Gemi Yanaşma İskelesine yanaştırıldı.

    Rus milyarderin, Türkiye’ye gelen teknelerden birinde olduğuna dair herhangi bir işaret bulunmuyor.

    Abramoviç, geçen hafta Avrupa Birliği’nin kara listeye aldığı Rusya lideri Vladimir Putin’e yakın Rus oligarklar arasında yer alıyor.

    Abramoviç, geçen hafta özel jetiyle İstanbul’dan Moskova’ya uçmuştu. Uçuş takip verilerine göre bu, kendisine ait özel bir jetle Türkiye ile Rusya arasında üç gün içinde yaptığı ikinci seferiydi.

    Hem Eclipse hem de Solaris, Alman tersanelerinde inşa edildi.

    Lüks mal varlıklarıyla ilgili yayın yapan SuperYachtFan, SuperYacht ve Forbes gibi kuruluşların haberlerine göre, Abramoviç’in başka süper yatları da bulunuyor.

    ABD öncülüğündeki Batılı ülkeler ve NATO, Ukrayna işgali nedeniyle Rusya’ya ve bazı Rus milyarderlere yaptırım uygularken Türkiye, herhangi bir yaptırım uygulamadı.

    Ukraynalı yelkencilerden ‘My Solaris’e protesto

    Savaş nedeniyle ülkelerine dönemedikleri için Muğla’nın Bodrum ilçesinde misafir edilen Ukraynalı yelkenciler, Rus iş insanı Roman Abramoviç’in Bodrum Limanı’na yanaştırılan “My Solaris” adlı yatını, botla denize açılarak protesto etti.

    ​​​​​​​Abramoviç’in lüks yatının Bodrum Gemi Yanaşma İskelesi’ne yanaştığı sırada Ukraynalı yelkenciler de botla denize açıldı.

    Cep telefonuyla kaydettikleri protestoda, şişme botla yatın çevresinde dolaşan yelkenciler İngilizce “Savaşa hayır” yazılı Ukrayna bayrağı açtı, “Rus gemisi buradan git” sloganı attı.

    Durumu fark eden Sahil Güvenlik Bodrum Karakol Komutanlığı ekipleri müdahale ederek sporcuları ve antrenörlerini karakola götürdü. Sporcular ve antrenör ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

    Optimist yarışları için İspanya’ya giden 6 yelkenci, bir antrenör ve iki veliden oluşan 9 kişilik grup, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle ülkelerine dönemeyince Bodrum Belediyesi Bodrumspor Yelken Şubesinden destek istemiş, ilçeye gelen yelkenciler belediye tarafından bir otelde misafir edilmeye başlanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’ya bağımlılığı azaltmak isteyen Almanya ile Katar arasında sıvılaştırılmış doğal gaz anlaşması

    Rusya’ya bağımlılığı azaltmak isteyen Almanya ile Katar arasında sıvılaştırılmış doğal gaz anlaşması


    Rusya’nın Ukrayna işgalinin ardından enerji tedarikinde Moskova’ya bağımlılığı azaltmanın yollarını arayan Almanya, bu kapsamda Katar’la ilişkileri geliştirmeye çalışıyor.

    Doha’yı ziyaret eden Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck’in, Katarlı yetkililerle yaptığı görüşmelerinin ardından iki ülkenin uzun vadeli enerji iş birliği konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi.

    Katar’dan yapılan açıklamada, Berlin’in uzun vadeli yeni bir anlaşmanın parçası olarak iki sıvılaştırılmış doğal gaz terminalinin inşasını “hızlandırmayı” taahhüt ettiği aktarıldı.

    Bazı Avrupa ülkeleri, Moskova’nın Ukrayna işgalinin ardından Rus gazına alternatif olarak görülen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) için Katar’a yönelmiş durumda.

    Ancak Katar, kısa süreli alışveriş yerine uzun vadeli anlaşmalar istiyor.

    Dünyanın en büyük üç LNG ihracatçısından biri olan Katar, 2027 yılına kadar mevcut üretimini yüzde 50 oranında artırmayı planlıyor.

    Keza Katar, Avrupa’nın Rus enerjisine olan bağımlılığını azaltmada önemli rol oynayabilecek ülke olarak görülüyor.

    Berlin, Moskova’nın dış gelirlerini kesmek için Rus enerji kaynaklarına yönelik hızlı bir ambargo uygulanmasına karşı çıkması nedeniyle eleştirilerin hedefinde yer almıştı.

    Almanya ise Rusya’ya uygulanan yaptırımların büyük ekonomik zararlara ve enerji fiyatlarında ciddi artışlara yol açabileceği konusunda ısrar ediyor.

    Bu arada Rusya, Almanya’nın en büyük gaz tedarikçisi konumunda.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB dış politika temsilcisi Borrell: Rusya, Mariupol kentinde ‘kitlesel savaş suçu’ işliyor

    AB dış politika temsilcisi Borrell: Rusya, Mariupol kentinde ‘kitlesel savaş suçu’ işliyor


    Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Rusya’nın Ukrayna’nın Mariupol kentindeki saldırılarıyla “kitlesel savaş suçu” işlediğini söyledi.

    Brüksel’deki AB dışişleri ve savunma bakanları toplantısı öncesinde basının sorularını yanıtlayan Borrell, Rusya’nın savaş hukukunu ihlal ettiğini bildirdi. Josep Borrell, “Rusya, çok fazla savaş suçu işliyor. Mariupol kentinde olan kitlesel savaş suçu.” dedi.

    Mariupol’ün bu gidişle tümüyle yok olacağını söyleyen Borrell,“Her şeyi yok eden ve insanları öldüren bombalarla şehir tamamen yok olacak.” ifadesini kullandı.

    Rusya’nın süpersonik silahları konuşlandırmasıyla ilgili bir soru üzerine Borrell, “Rusya bütün askeri kapasitesini kullanıyor. Buradaki sorun bu kapasiteyi sivil halka karşı kullanması. Bu bir savaş değil, savaş hukukuna saygı göstermeden bir ülkenin kitlesel imha girişimi. Çünkü savaşın da kendi içinde bir hukuku var.“ dedi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in medeni dünya tarafından en güçlü kınamayı hak ettiğini kaydeden Borrell, “Yasal olarak uluslararası mahkeme işgali kınadı, savaş hukukunun dışına çıktıkları için Ruslar ahlaki olarak bütün zemini kaybetti.” dedi.

    Borrrell, AB’nin elindeki bütün kaynaklarıyla Ukrayna’yı desteklemeye devam edeceğini belirterek, bugünkü görüşmede özellikle enerji alanındaki yeni yaptırım kararlarını ele alacaklarını ifade etti.

    AB dışişleri ve savunma bakanları Brüksel’deki toplantıda Ukrayna’daki son gelişmeleri, Rusya’ya yeni yaptırımları ve “Stratejik Pusula”yı görüşecek.

    AB liderlerinin, perşembe ve cuma günü düzenleyeceği zirveye ABD Başkanı Joe Biden de katılacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’ya 5. yaptırım paketi: Avrupa Birliği, Rus petrolünü yasaklamayı görüşüyor

    Rusya’ya 5. yaptırım paketi: Avrupa Birliği, Rus petrolünü yasaklamayı görüşüyor


    Avrupa Birliği’nin Rusya’dan petrol ithalatını yasaklamayı planlaması ve Suudi Arabistan’da petrol tesislerine yönelik saldırılar küresel petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Brent petrolün varil fiyatı 111 doların üzerine çıktı.

    Avrupa Birliği üyeleri, bu hafta ABD Başkanı Joe Biden ile Moskova’ya yönelik yaptırımları daha da sertleştirmeyi amaçlayan bir zirve için bir araya gelecek. Görüşmede Ukrayna işgali nedeniyle Rusya’ya petrol ambargosu uygulanması konusu da ele alınacak.

    Üst düzey bir Avrupa Birliği diplomatı, Reuters’a yaptığı açıklamada “Beşinci tur yaptırımlar üzerinde çalışıyoruz ve birçok yeni isim öneriliyor.” diyerek, yaptırım listesine alınacak olan Putin hükümetine yakın isim listesinin uzayabileceği mesajını verdi.

    AB hükümetleri, yaptırımların sertleştirilmesi konusunu pazartesi günü dışişleri bakanları düzeyinde ele alacak. Çarşamba günü Brüksel’e gelecek olan ABD Başkanı Biden ise perşembe günü NATO üyeleriyle bir araya gelecek.

    Biden, daha sonra G7 zirvesi ve Avrupa Konseyi zirvesine katılacak ardından Polonya ziyaretini gerçekleştirecek.

    Batı’nın şu ana kadar uyguladığı yaptırımlar, Rusya’yı Ukrayna işgali konusunda politika değişikliğine itmedi. Bu yüzden bir sonraki yaptırımların ABD’nin yaptığı gibi Rus petrol ithalatına yasak getirmek seçeneğini gündeme getiriyor. Ancak bunun Avrupa’da petrol fiyatlarını ciddi oranda yükselteceği endişesi, bu seçeneği hayata geçirmeyi zorlaştırıyor.

    Reuters’a konuşan diplomatlar, Baltık ülkelerinin Rus petrolünün yasaklaması için baskı uyguladığı ancak özellikle Almanya’nın şu ana kadar direttiğini söyledi.

    Öte yandan, Suudi Arabistan petrol tesislerine patlayıcı yüklü insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen saldırılar da arz endişelerini artırarak fiyatların yukarı yönlü seyrini destekledi.

    Cuma günü 109,59 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, geçen haftayı 107,93 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.29 itibarıyla kapanışa göre yüzde 3,31 artışla 111,50 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü ham petrolün varili 106,82 dolardan alıcı buldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kremlin: Avrupa, Rus petrolüne ambargo uygularsa kıtanın enerji dengesi bozulur

    Kremlin: Avrupa, Rus petrolüne ambargo uygularsa kıtanın enerji dengesi bozulur


    Moskova, Avrupa’nın Rus petrolüne ambargo uygulanması durumunda ciddi bir şekilde etkileneceğini ve ‘kıtanın enerji dengesinin bozulacağını’ duyurdu.

    Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Böyle bir karar herkese zarar verir. Ambargo küresel petrol piyasasını derinden etkiler.” dedi.

    ABD’nin bu durumdan “daha az zarar göreceğini” belirten Peskov, “Amerikalılar ise aynı kalacak ve Avrupalılardan çok daha iyi hissedecek. Bu Avrupalılar için zor olacak” şeklinde konuştu.

    Moskova ayrıca Avrupa Birliği’nin (AB) petrolüne yönelik yaptırım uygulaması durumunda Avrupa’ya giden gaz boru hattını kapatabileceğini söylüyor. Halihazırda 27 ülkeli blok doğal gaz ihtiyacının yüzde 40’ını Rusya’dan karşılıyor.

    “Ateşkese sıcak bakmıyoruz”

    Bu arada Ukrayna ile Rusya arasında yürütülen müzakereler esnasında ateşkes ilan edilmesine sıcak bakmadıklarına işaret eden Peskov, “Operasyonun durdurulması, milliyetçi grupların tekrar organize olarak Rus ordusuna saldırmasına yol açar. Bu sürekli oluyor ve süreci karmaşık hale getiriyor.” diye konuştu.

    Beşinci yaptırım paketi

    Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Moskova’yı Ukrayna işgalinden dolayı cezalandırmak için Rusya’ya yönelik olası beşinci yaptırımların bir parçası olarak bir petrol ambargosunu tartışıyor.

    Diplomatlar, Ukrayna’da bir Rus kimyasal silah saldırısının veya başkenti Kiev’in ağır bombardımanının bir enerji ambargosu için tetikleyici olabileceğini ifade ediyor. Rusya ise sivil altyapıyı değil askeri altyapıyı hedef aldığını savunuyor.

    AB üyeleri, bu hafta ABD Başkanı Joe Biden ile Moskova’ya yönelik yaptırımları daha da sertleştirmeyi amaçlayan bir zirve için bir araya gelecek. Görüşmede Ukrayna işgali nedeniyle Rusya’ya petrol ambargosu uygulanması konusu da ele alınacak.

    Üst düzey bir Avrupa Birliği diplomatı, Reuters’a yaptığı açıklamada “Beşinci tur yaptırımlar üzerinde çalışıyoruz ve birçok yeni isim öneriliyor.” diyerek, yaptırım listesine alınacak olan Putin hükümetine yakın isim listesinin uzayabileceği mesajını verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • SWIFT nedir, Rusya’nın SWIFT’ten çıkarılması ekonomisini nasıl etkiler?

    SWIFT nedir, Rusya’nın SWIFT’ten çıkarılması ekonomisini nasıl etkiler?


    Rusya’nın Ukrayna’yı işgali Moskova’ya yönelik daha sıkı ekonomik yaptırım baskılarını arttırdı. Yeni ekonomik yaptırım seçenekleri arasında Rusya’nın belirlenen bazı bankalarının dünyanın ana ödeme ağı olan SWIFT’ten çıkarılması da var.

    SWIFT yaptırımının Rus ticaretini vuracağı ve Rus şirketlerinin iş yapmasının önüne büyük engel oluşturacağı belirtiliyor.

    SWIFT nedir, SWIFT yasağı Rusya’yı nasıl etkiler, Batılı ülkelerin harekete geçmesini zorlaştıran ne?

    SWIFT nedir?

    SWIFT yani “Dünya Bankalararası Finansal İletişim Topluluğu” sınır ötesi ödemeleri hızlandıran ve böylece uluslararası ticareti kolaylaştıran bir mesajlaşma sistemi. SWIFT sistemine bağlı bankalar sistem içindeki diğer bankalarla ödemeler için ilişki kurabiliyor. Mesajların güvenli olması sayesinde ödeme talimatları genellikle sorgulanmadan yerine getiriliyor.

    Bankalara yüksek hacimde işlemi hızla yapmasına imkan veren bu sistem uluslararası ticaretin finansmanının ana mekanizması haline geldi. SWIFT’in yıllık değerlendirmesine göre platform üzerinde 2020 yılında her gün 38 milyon “SWIFT FIN mesajı” gönderildi. Her yıl trilyonlarca dolar sistem üzerinden aktarıldı.

    SWIFT kime ait?

    SWIFT 1970’lerde servis kullanıcısı binlerce üyenin işbirliği ile kuruldu. Merkezi Belçika’da bulunan SWIFT yıllık değerlendirmesine göre 2020’de 36 milyon euroluk mütavazı bir kar elde etti. Platform kar amacından çok bir hizmet olarak işletiliyor.

    200’den fazla ülkede 11 binden fazla mali kurum tarafından kullanıln SWIFT’in 25 üyeli yönetim kurulunda Rusya Merkezi Takas Kurumu Başkanı Rus ekonomist ve uzman Eddie Astanin de yer alıyor.

    SWIFT yasağının neden ciddi sonuçları olabilir?

    Rus bankaları SWIFT’ten çıkarılırsa bu ülkenin dünya finans piyasalarına erişimi kısıtlanacak.

    Rus bankaları ödemeler için telefonlar, mesajlaşma uygulamaları ya da elektronik postalar gibi diğer kanallarla ödeme yapabilir. Bunlar Rus bankalarına yaptırım uygulamayan diğer ülke bankalarına ödeme yapma imkanı tanıyabilir ancak alternatiflerin daha az etkin ve güvenli olması sebebiyle işlem hacmi düşebilir ve maliyeti artabilir.

    Rusya’ya getirilecek SWIFT yasağı diğer ülkeleri nasıl etkiler?

    • Eğer Rus bankaları SWIFT’ten çıkarılırsa ihracatçılar Rusya’ya mal göndermeyi daha riskli ve daha pahalı bulabilir.
    • Rusya imal ürünlerin en büyük alıcı pazarlarından biri. Dünya Bankası verilerine göre Hollanda ve Almanya Rusya’nın ikinci ve üçüncü en büyük ticaret ortakları. Ancak Rusya’nın her iki ülke için en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke listesinde bulunmadığına dikkat çekiliyor.
    • Bu yasak Rus ürünlerini satın alan yabancı alıcıları potansiyel olarak alternatif tedarikçi arayışına yöneltebilir. Ancak Rus doğal gazı ve petrolü söz konusu olduğunda yabancı alıcıların alternatif bulması güçleşebilir.
    • Avrupa Komisyonu’na göre Rusya Avrupa Birliği’nin en büyük ham petrol, doğal gaz ve katı fosil yakıt tedarikçisi. Bu nedenle AB kaynaklarına göre bu aşamada Rusya’nın sistemden çıkarılmasının kabul edilmesinin önünde güçlükler bulunuyor.

    SWIFT ne yapabilir?

    Geçmişte SWIFT belirli ülkelere yasak getirilmesine karşı çıkmıştı. Kendini tarafsız olarak tanımlayan platform siyasi baskılar sonucu kurumların sistemden çıkarılması kararı almayacağını belirtiyor.

    SWIFT ekonomik yaptırımlara bağlı mı?

    SWIFT’in Belçika merkezli olması platfomu ekonomik yaptırımlar da dahil Belçika ve AB kurallarına bağlı hale getiriyor.

    SWIFT’in internet sitesinde “Yaptırımlar dünyadaki farklı yargı yetkisi altında bağımsız olarak dayatılıyorken SWIFT hangi yargı yetkisinin uyguladığı yaptırım rejimini takip edeceğini keyfi olarak seçemez” deniliyor.

    Mart 2012’de AB SWIFT’i Tahran’ın nükleer programıyla bağlantılı olarak uygulanan yaptırımlar kapsamındaki İranlı şirketlere ve bireylere hizmet vermesini engellemişti. Bu listede merkez bankası ve başka büyük bankalar da bulunuyordu.

    SWIFT’in Rusya’ya karşı alınabilecek yaptırımlar karşısında nasıl bir tavır takınacağı henüz bilinmiyor.

    Rusya’nın SWIFT’e erişiminin engellenmesi çağrıları Rusya 2014 yılında Kırım’ı ilhak ettiğinde de dile getirilmiş ancak hayata geçirilmemişti. Öte yandan Rusya SWIFT’e alternatif bir mesajlaşma sistemi olan SPFS’yi geliştirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Portekiz, Abramovich’in vatandaşlık almasını sağlayan düzenlemeye yeni koşullar ekledi

    Portekiz, Abramovich’in vatandaşlık almasını sağlayan düzenlemeye yeni koşullar ekledi


    Portekiz Dışişleri Bakanı Augusto Santos Silva, ülkesinin, Avrupa Birliği’nin (AB) Rus kökenli iş insanı Roman Abramovich’e yönelik yaptırımlarına her seviyede uyacağını ancak, Portekiz vatandaşı olduğu için bu kişinin ülkeye girişini engellemeyeceğini açıkladı.

    Aynı zamanda İsrail vatandaşı olan Abramovich’in 2021 yılının Nisan ayında Portekiz vatandaşlığı aldığı ortaya çıkmıştı.

    Bu arada Portekiz, Abramovich’in bu ülke vatandaşı olmasına imkan sağlayan Seferad Yahudilerin torunlarına vatandaşlık izni verilmesiyle ilgili yasal düzenlemeye zorlaştırıcı yeni koşullar ekledi.

    Dışişleri Bakanı Silva, yeni düzenlemeye göre, başvuru sahiplerinin Portekiz ile “etkili bir bağlantı içinde olmalarını kanıtlanmasının” isteneceğini bildirdi.

    Portekiz Dışişleri Bakanı, yeni düzenlemenin geriye dönük işletilemeyeceğini ve Abramovich’in vatandaşlığının geri alınmasının söz konusu olmadığını bildirdi.

    Portekiz’de 2015 yılında kabul edilen kararnameyle, Portekiz’den zorla çıkartılan Sefarad Yahudilerin torunlarına otomatik olarak vatandaşlık verilmesi kararlaştırılmıştı.

    57 bin Yahudi Sefarad Portekiz vatandaşlığına geçti

    2015 yılından bu yana çoğu içinde Türkiye de olmak üzere Avrupa ülkelerinde yaşayan 57 bin Yahudi Sefarad Portekiz vatandaşlığına geçti.

    Abramovich, AB’nin yaptırım uyguladığı Rus oligarkların listesinde yer alıyor. Son olarak İngiltere, Abramovich’e yaptırım kararı almıştı.

    Portekiz basınına göre, yeni düzenlemeye göre, vatandaşlık için başvuranlardan, Portekiz topraklarında atalarından kalma bir mülkün mirası veya ülkeye yapılan düzenli ziyaretlerle ilgili somut kanıtlar istenecek.

    Porto Başhahamı Daniel, Abramoviç’e yardım ettiği gerekçesiyle gözaltına alınmıştı

    Son olarak, geçen hafta Abramoviç’in Portekiz vatandaşlığı almasına yardım ettiği iddia edilerek, rüşvet almak, kara para aklama ve vergi kaçaklığı suçlamasıyla gözaltına alınmış, daha sonra serbest bırakılmıştı.

    Sefarad Yahudileri, Yahudi-Roma savaşlarından sonra zorunlu göç ile İberya yarım adasına yerleştirilen ve 1492 yılında Elhamra Kararnamesi ile İspanya’dan zorla çıkartılan Yahudi topluluğuna verilen isim olarak biliniyor.

    Yahudi Sefaradlarının küçük bir bölümü İspanya’dan Portekiz’e kaçmış ancak, 5 yıl sonra Portekiz Kralı I. Manuel, Yahudi halkını Hristiyanlığa zorlaması üzerine buradan Avrupa’nın diğer ülkelerine sınır dışı edilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna’yı işgali sonrası yaptırımlardan etkilenen Rusya tarihi bir iflasın eşiğine mi geldi?

    Ukrayna’yı işgali sonrası yaptırımlardan etkilenen Rusya tarihi bir iflasın eşiğine mi geldi?


    Ukrayna’yı işgaliyle birlikte Batı’nın ağır yaptırımlarına hedef olan ve ekonomisi ağır darbe alan Rusya, Bolşevik Devrimi’nden bu yana ilk kez uluslararası borç temerrüdünün eşiğinde.

    Rusya’nın 2013 yılında dolar üzerinden sattığı devlet tahvili için çarşamba günü 117 milyon dolar faiz ödemesi gerekiyor.

    Rusya’nın yaptırımlar yüzünden ödeme yapmakta karşılaştığı zorluklar ve Kremlin’in artık borçlarını Ruble üzerinden ödeyeceği yolundaki açıklamaları uluslararası derecelendirme kuruluşlarına göre temerrüdü tetikleme riski doğuruyor.

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Rusya’nın dolar cinsi tahvil ödemelerini ruble olarak yapması durumunda temerrüde düşmüş sayılacağı uyarısında bulundu.

    Vladimir Putin, Rusya’nın ödemeleri Ruble cinsinden yapmasına yönelik kararnameyi mart ayının ilk haftasında imzalamıştı.

    Moskova, yaptırımlara yanıt olarak tahvil sahiplerinin faiz ve anapara ödemelerini almasını kısıtlayabilecek yabancı para birimlerine olan erişimi önemli ölçüde azaltma yoluna gitmişti.

    Temerrüt için son tarih 15 Nisan mı?

    Bununla birlikte Rusya’ya ödeme yapması için verilecek 30 günlük mühlet temerrüdü 15 Nisan’a kadar uzatabilecek.

    Uluslararası mali piyasaları izleyen uzmanlara göre, Rusya’nın gerçekte temerrüde düşüp düşmediğini görmek için beklenmesi gereken tarih 15 Nisan.

    Pictet Varlık Yönetimi temsilcisi Guido Chamorro, Reuters’e yaptığı açıklamada, “Bir erteleme süresi var bu yüzden 15 Nisan’a kadar ne olacak tam bilmiyoruz. Bu sürede her şey olabilir.” diyerek durumunu özetledi.

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline kadar Moskova’nın temerrüde düşmesi hiç düşünülemeyecek bir olasılıktı.

    Derecelendirme kuruluşları S&P Global, Moody’s ve Fitch için rezervlerinde 650 milyar dolar olan ve önemli miktarda petrol ve doğal gaz satan Rusya için temerrüt kesinlikle akla gelmeyen bir olasılıktı.

    AB ve ABD’nin yaptırımlarıyla, Rusya’nın yurtdışında tuttuğu ortaya çıkan rezervlerinin üçte ikisini donduruldu.

    Aegon Varlık Yönetimi temsilcisi Jeff Grills, savaşın piyasaları derinden sarstığına dikkati çekerek, Rusya’nın dünyanın en büyük emtia üreticilerinden biri olması yüzünden fiyatların artarak, küresel enflasyonu yükselttiğini hatırlattı. Grills, “Rusya’nın tahvillerinin faizini ödeyeceği yolunda şu anda bir beklenti yok.” dedi.

    Temerrüt senaryoları neler?

    Rusya’nın değer kaybeden devlet tahvillerinin çoğu şimdi gerçek değerlerinin sadece yüzde 10 ila 20’si oranında el değiştiriyor.

    Çarşamba günü yapılması gereken 117 milyon dolar faiz ödemesinin ardından, mart ayı sonuna kadar 615 milyon dolar daha faiz ödemesi bulunuyor. 4 Nisan’daki ödeme ise 2 milyar dolar civarında.

    Uzmanlara göre ortada üç farklı senaryo bulunuyor. Bunların ilkine göre, Moskova faizleri dolar üzerinden öder ve temerrüt riski ortadan kalkar.

    Son 10 gün içinde Rusya’nın önemli enerji şirketleri Gazprom ve Rosneft uluslararası tahvillerle ilgili sorumluluklarını yerine getirdi. Moskova, kendi çıkarına olduğunu düşünerek aynısını yapabilir.

    İkinci ihtimal Rusya, faizleri ödemez ve temerrüde kadar 30 günlük mühleti kullanma yoluna gider.

    Üçüncü olasılık ise Rusya, bu faizleri Ruble olarak ödeme yoluna gider. Ancak tahvillerin yasal koşulları bunun yine bir temerrüde eşdeğer olduğu anlamına gelir ve 30 günlük mühlet kuralı yine geçerli olur.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***