Etiket: video

  • ‘Pek yakında sinemalarda’: Hizbullah, ‘Kuzey İsrail kanatlarımın altında’ fragmanını yayımladı

    ‘Pek yakında sinemalarda’: Hizbullah, ‘Kuzey İsrail kanatlarımın altında’ fragmanını yayımladı


    – 7 Ekim’den beri saldırdığı Gazze Şeridi’ne tüm gücüyle yüklenmesini önleyen Hizbullah’la da savaş tehdidinde bulunan İsrail’e Lübnanlı Şii örgütten gözdağı geldi. Geçen hafta İsrail’e Gazze Savaşı’nın başlamasından beri en büyük roket, füze, İHA saldırılarını düzenleyen Hizbullah, bayram dolayısıyla 2 günlük aradan sonra bugün yeniden Kuzey İsrail’i yangın yerine çevirmenin yanısıra bir de video yayımladı.

    9 dakikalık video, İran destekli Direniş Ekseni’nin Lübnan ayağının Hayfa Limanı dahil Kuzey İsrail üzerinde uçurduğu casus İHA’nın çektiği görüntülerden oluşuyor.

    İBİBİK İRONİSİ

    Hizbullah’ın İsrail’in ulusal kuşu kabul ettiği “ibibik” adını verdiği İHA’nın çektiği görüntülerin anlam ve önemi, Lübnan sınırına 27 km mesafede yer alan, İsrail’in en büyük üçüncü şehri ve en büyük uluslararası limanı olan Hafya’yı kanatları altına alması, bu sırada İsrail radarları ile hava savunma sistemlerine yakalanmaması ve sağ salim Lübnan’a dönmesinde yatıyor.

    RAFAEL SİLAH ŞİRKETİNİN MAHREMİNE GİRDİ

    Hayfa bölgesinde limanın, yerleşim bölgelerinin, bir alışveriş merkezinin ve Rafael silah şirketinin bir fabrikasının video ve fotoğraflarını çeken “ibibik”, hareket eden bir aracın takibini de belgeledi.

    Görüntüler içinde -Demir Kubbe hava savunma sistemi bataryaları, roket motoru depoları, Davud’un Sapanı hava savunma sistemi donanımları ve radarları dahil- Rafael fabrikasının ayrıntıları, Kiryat Yam’daki Savioni Yam mahallesi, apartman kuleleri, bir ticaret merkezi ve bir süpermarket de var.

    Hayfa Limanı bölümünde gemi hangarları, deniz üssü ve özel birimleri destekleyen yapılar, lojistik yardım gemisi “Bat Yam” yer aldı.

    AKSİYON MÜZİĞİ EŞLİĞİNDE VURULACAK HEDEFLER EFEKTİ

    Limanda çok sayıda savaş gemisinin yanısıra yakıt tankları ve petrokimya tesislerinin de fotoğraflarını çektiğini belirten Hizbullah, videoya yerleştirdiği yazılar, füze grafikleri, hedef alma efektleriyle İsrail’in savaş çıkarması halinde nereleri vuracağına işaret etti.

    Direniş Ekseni’nin Hayfa’nın köşe bucak her yerini gözetlemesi, Hizbullah’ın ekimden beri her gün Kuzey İsrail’de radar üslerini vurup kör ederek İsrail’in hava uyarı ve savunma sistemlerini devre dışı bıraktığını da gösterdi.

    ABD TEMSİLCİSİ İSRAİL’İN ARDINDAN LÜBNAN’DA

    Bu arada ABD Başkanı Joe Biden’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Amos Hochstein, İsrail-Lübnan savaşını önlemek amacıyla bölgeyi ziyaret ederken, Hizbullah’ın roket atışlarına yeniden başlamasıyla yine Kuzey İsrail’de bir dizi yangın çıktı.

    Durumun “ciddi” olması nedeniyle İsrail’in ardından Lübnan’ı ziyaret ettiğini söyleyen Hochstein, Genelkurmay Başkanı Joseph Avn, Meclis Başkanı ve Hizbullah’ın müttefiki Emel’in lideri Nebih Berri ve Başbakan Necib Mikati ile görüştü.

    ‘BİDEN DAHA BÜYÜK SAVAŞ ÇIKARACAK TIRMANMA İSTEMİYOR’

    Beyrut’ta gazetecilere konuşan ABD Temsilcisi, “Son birkaç haftadır tırmanışa tanık olduk. Başkan Biden’ın yapmak istediği şey, daha büyük bir savaşa doğru tırmanmayı önlemektir” dedi. Sınır ötesi yangının “yeterince uzun süredir devam ettiğini” söyleyerek gerilimi azaltma ihtiyacının “aciliyetini” vurgulayan Hochstein, “Bunu hızlı ve diplomatik şekilde çözmek herkesin çıkarına; bu hem başarılabilir hem de acil” diye altını çizdi.

    Mikati de “Lübnan’ın gerilimin tırmandırılmasını istemediği” mesajını verdi. (Ynet, Times of Israel, Reuters, Dış Haberler)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Karadeniz’in en güzel kıyı şehirlerinden Odessa, Rus saldırısına karşı savaşa nasıl hazırlanıyor?

    Karadeniz’in en güzel kıyı şehirlerinden Odessa, Rus saldırısına karşı savaşa nasıl hazırlanıyor?


    Rusya’nın Ukrayna işgali başladığından bu yana, ülkenin simge şehirlerden Odessa savaşa hazırlanıyor.

    İşgalin başladığı 24 Şubat’tan beri diğer şehirlerde gösterilen direniş sayesinde zaman kazandıklarını söyleyen Odessa Belediye Başkanı Rukhanov, kentin ‘ele geçirilemez bir kale’ olduğunu belirtiyor.

    Karadeniz’in en güzel kentlerinden biri olan Odessa’nın sokaklarında bugün barikatlar ve barışa dair umutlarını korumaya çalışan tedirgin insanların olası Rus saldırısına karşı hazırlıklarını görmek mümkün.

    Gazeteciler, şehrin demir kirişlerle kapatılmış tarihi merkezine erişmek için basın kartlarını göstermek zorunda. Ukraynalı yetkililer, gazeteciler için basın turları düzenleyerek onlara “burada neler olduğunu dünyaya göstermek” üzere geldikleri için teşekkür ediyor.

    İşgal öncesinde Odessa, Ukrayna’nın en çok turist ağırlayan ve en hareketli şehirlerinden biriydi.

    Ama bugün şehrin sessizliği, sadece Odessa’nın ünlü merdivenlerin yanından geçen fünikülerden yapılan bir anonsla bozuluyor, “Uyarı! Uyarı! Güvende kalın!”. Bazen limandan birkaç el silah sesi duyuluyor.

    Kentte bulunan Richelieu heykeli, kum torbalarıyla kaplı. Daha ufak boyutlarda olan Büyük Catherine heykelinin üzerinde ise sadece bir Ukrayna bayrağı var.

    Odessa’nın simgelerinden barikatlarla çevrili opera binasının önünde, bir Ukrayna askeri eşine ve kızına ile uzun uzun sarılıyor.

    “Bizim güzel Odessa’mız” diye sözlerine başlıyor Lyudmila, barikatlarla çevrili sokak kentin sokaklarına özür dilercesine bakarken.

    “Dünyada bu kadar başka bir şehir var mı bilmiyorum. Ama çok şükür dayanıyoruz!”

    Gazetecilere eşlik eden Ukrayna askeri Diana Krainova ise şunları söylüyor: “Tarihi mirasımızı kum torbaları ve barikatlarla kaplı görmek bizi üzüyor, ama hazırız.”

    Birkaç sokak ötede ise, 60’larında bir kadın olan Maria, iki elinde tuttuğu market poşetleri ile hızlı adımlarla yaşadığı binaya doğru gidiyor. Apartmanın önüne geldiğinde, komşuları girişi onun için açıyor ve Maria girdikten sonra binanın kapısı tekrar üst üste yığdıkları araba lastikleriyle kapatılıyor.

    “Tüm hayatımı burada geçirdim, bunları görüyor olmak korkunç.” diyor Maria.

    Odessa Belediye Başkanı Rukhanov, “Şehir merkezini yenileme planları yapıyorduk ama şu an savaşı düşünüyoruz. Bunun hiç bir mantığı yok.” diyerek gazetecilere durumu anlatıyor.

    Rukhanov, Odessa’nın doğusunda bulunan Mykolaiv ve Herson şehirlerinin kararlı direnişi sayesinde zaman kazandıklarını ve savaşa hazırlandıklarını söylüyor.

    “Diğer şehirlerdeki direniş bize barikatlar kurmak, yiyecek ve ilaç tedarik etmek ve Odessa’yı ele geçirilemez bir kaleye çevirmek için 21 gün sağladı.”

    İşgal başladığından beri 1 milyon nüfuslu kentten 100 bine yakın insan ayrıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pentagon: Rusya, Ukrayna saldırına zemin hazırlamak için propaganda videosu üretti

    Pentagon: Rusya, Ukrayna saldırına zemin hazırlamak için propaganda videosu üretti


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanlığı (Pentagon) Rusya’nın bir saldırı için mazeret üretmeye çalıştığını, bunun için Ukrayna’nın Rusya’ya saldırdığına dair sahte video üreterek kendi saldırılarını haklı göstermek için zemin hazırladığının kanıtını elde ettiklerini duyurdu.

    Basın mensuplarına açıklama yapan Pentagon sözcüsü John Kirby, Rus hükümetinin Ukrayna’nın askeri ya da istihbaratı tarafından Rusya’nın egemen topraklarına ya da Rusça konuşan halklara karşı bir saldırı sahnelemeye hazırlandığına inandıklarını belirtti.

    Kirby, “Bu sahte saldırının bir parçası olarak Rusya’nın ölü bedenler, yerle bir edilen yerleşim yerleri ve yas tutan oyuncuların görüldüğü çok çarpıcı bir bir propaganda videosu ürettiğine inanıyoruz” dedi.

    Planın bir parçasının Batı tarafından sağlanan Ukrayna askeri ekipmanlarının kullanılmış gibi gösterilmesi olduğuna dikkat çeken Kirby, geçmişte Rusya’nın bu tür faaliyetlerini gördüklerini hatırlattı.

    Kanıt sunulmadı

    Konuyla ilgili yorum yapan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price da bu filmin Ukrayna’ya karşı askeri saldırı için mazeret hazırlamak ve haklı çıkarmak için Rus hükümetinin geliştirdiği seçeneklerden biri olduğunu belirtti.

    Şu aşamada Rusya’nın planı yürürlüğe koyma kararı alıp almadığını bilmediklerini ifade eden Price, “Rusya gerginliği azaltmak adına diplomatik görüşmelere devam etmeye istekli olduğunun sinyalini veriyor, ama bu tür faaliyetler tersini gösteriyor” dedi.

    Ancak ne Kirby ne de Price filme dair kanıt sunmadı ve kanıtın Amerikan istihbaratınca edinildiğini belirtmekle yetindi.

    Kirby ABD’nin Ukrayna’ya asker göndererek ateşe odun atıp atmadığı konusundaki bir soruyu ise “Birincisi Ukrayna’ya kendilerini bu tehdide karşı daha iyi savunabilmeleri için güvenlik yardımı gönderiyoruz. İkincisi, ki bu çok önemli, çok ciddi güvenlik taahhüdümüzün bulunduğu müttefiklerimize güvence veriyoruz” diye yanıtladı.

    Moskova, Ukrayna sınırına 100 bin asker ve ağır silah yığarak saldırı hazırlığında olduğuna dair iddiaları reddediyor.

    “Yazılı yanıtı biz sızdırmadık”

    Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Victoria Nuland ABD’nin Rusya’ya verdiği ve kamuoyuyla paylaşmayacağını belirttiği yazılı yanıtın İspanyol El Pais dergisine sızdırılmasında Moskova’nın parmağı bulunduğunu ileri sürdü. Rus Tass haber ajansına konuşan müsteşar, Moskova’nın bu belgeyi sızdırdıklarından oldukça emin olduklarını çünkü “belgedeki izlerin Rusya federasyonu’na gönderilenle aynı olmadığını” belirtti.

    Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise bu iddiaları “hayret verici” olarak niteleyerek reddetti. Rus büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, “ABD komplo teorileriyle taraf tutmak yerine Rusya’nın kaygılarının özüne odaklanmalıdır” denildi.

    Moskova Batılı ülkelerden Ukrayna’nın NATO’ya üye kabul edilmemesi talep ediyor. El Pais’e sızan bilgilere göre, Rusya’nın güvenlik taleplerine karşılık ABD’nin verdiği yazılı yanıtta ABD’nin askeri gerilimin azaltılması için silahsızlanma tedbirleri önerdiği belirtiliyor.

    Pentagon sözcüsü Kirby sızan bilgilere ilişkin bir soru üzerine bu gizli belgelerin ABD’nin Ukrayna krizini çözmek için müzakereye istekli olduğunun göstergesi olarak nitelemişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’nın aşırı sağcı cumhurbaşkanı adayı Zemmour’un mitingini protesto eden aktivistlere saldırı

    Fransa’nın aşırı sağcı cumhurbaşkanı adayı Zemmour’un mitingini protesto eden aktivistlere saldırı


    Fransa’da aşırı sağcı cumhurbaşkanı adayı Eric Zemmour’un taraftarları, aday tanıtım mitingini protesto eden aktivistlere saldırdı.

    Paris’in banliyösü Villepinte’de düzenlenen toplantı, Zemmour’un cumhurbaşkanı adaylığını açıklamasının ardından yapılan ilk mitingdi.

    Toplantı salonunda, ‘ırkçılığa hayır’ yazılı tişörtlerle sandalyelerin üzerine çıkan aktivistlere mitingde bulunanlar kısa sürede müdahale etti. Zemmour destekçileri, aktivistlere yumruk attı ve sandalye ile vurdu.

    Aktivistler, güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkarıldı. Uğradığı saldırı sonucu yüzünden yaralanan bir kadın aktivist, gösterinin ardından basına konuşmasında “Burasının demokratik bir yer olduğunu sanmıştım. Düşüncelerimizi dile getirmenin sonucunda fiziksel şiddete uğrayacağımızı düşünmüyorduk. Biz barışçıl aktivistleriz.” dedi.

    Zemmour’a 9 gün iş göremezlik raporu

    Aşırı sağcı aday Zemmour’un kampanya ekibi ise cumhurbaşkanı adayının başkent Paris yakınlarındaki Villepinte fuar merkezinde düzenlediği ilk mitingde sahneye çıkmadan hemen önce bir kişi tarafından bileğinden tutularak çekilmesi sonucu yaralandığını açıkladı.

    Bu kişinin hemen etkisiz hala getirildiğini, ardından polis tarafından gözaltına alındığını aktaran ekip, Zemmour’a 9 gün iş göremezlik raporu verildiğini bildirdi.

    İslam ve göçmen karşıtı söylemleri ile öne çıkan aday

    Yıllardır kadın haklarına karşı çıkışları ile bilinen Zemmour, en çok Fransa’da yaşayan Müslüman azınlıklara karşı sert çıkışlarıyla gündeme geldi. Zemmour birçok televizyon programında, “İslam dininin Fransa ile bağdaşmadığını” ifade etmişti.

    Ayrıca, Müslümanların kendi kültür ve dinlerini yansıtan isimler yerine Fransız kültürüne ait isimler seçmeleri gerektiğini söylemişti.

    Zemmour bir konuşmasında, “Müslümanlara, İslam ve Fransa arasında bir tercih hakkı vermemiz gerekiyor. Çünkü bunu açıktan söylemeseler de tüm Müslümanların cihatçıları “iyi Müslümanlar” olarak görüyor” ifadelerini kullandı.

    2019’da Yargıtay, bu ifadelerin Müslümanlara yönelik “ayrımcılığa teşvik” suçu oluşturduğunu ifade etti.

    Fransızların 10 ve 24 Nisan 2022’de cumhurbaşkanlığı seçimi için sandık başına gitmesi öngörülüyor. Seçimin ilk turunda en az yüzde 50 oy alan aday, cumhurbaşkanı olacak. Seçim ikinci tura kalırsa ilk turda en çok oy alan iki aday yarışacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Twitter bireylerin foto ve videolarının rızaları olmadan yayımlanmasına yasak getirdi

    Twitter bireylerin foto ve videolarının rızaları olmadan yayımlanmasına yasak getirdi


    Sosyal medya platformu Twitter, bireylerin foto ve videolarının rızaları olmadan yayımlanmasına yasak getirdi. Twitter, bununla birlikte yeni uygulama çerçevesinde ‘’kamu yararı’’ için ayrıcalık yapılabileceğini duyurdu.

    Twitter’ın aldığı son karar uyarınca, kişilerin kendilerini içeren bilgi, resim veya videoların kaldırılmasını talep etmesine izin veren yeni uygulama başlatıldı.

    Twitter, söz konusu yeni düzenlemenin, medyanın özel kişilerin kimliklerini taciz etmek, korkutmak ve ifşa etmek için kötüye kullanımını engelleyeceğini bildirdi.

    Özel hayatın mahremiyetine ilişkin kurallarında yeni düzenlemeye giden şirket, kullanıcılara kendilerine ait fotoğraf ve videoların başkalarınca paylaşılması durumunda Twitter’ın bu görüntüleri kaldırılmasını talep etmesine artık olanak sağlayacak.

    Kişisel bilgilere yönelik mevcut yasağı, medya içeriklerini de kapsayacak şekilde genişleten Twitter böylelikle taciz veya mahremiyet ihlallerinin önüne geçilmesini hedefliyor.

    Kamu yararı için yapılan paylaşımlara ayrıcalık

    Bununla birlikte yeni uygulama, ‘’kamu yararı’’ için yapılan paylaşımlarda ayrıcalık sağlanacak.

    Twitter tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Fotoğraf ve video gibi kişisel medya içerikleri bir kişinin bireysel mahremiyetini ihlal edebilir ve duygusal ya da fiziksel zarara neden olabilir. Özel medya içeriklerinin kötüye kullanımı herkesi etkileyebilir, fakat kadınlar, aktivistler, muhalifler ve azınlık toplulukları mensupları bundan çok daha fazla etkilenebilir.” denildi.

    Açıklamada, Twitter’ın hangi koşullarda görselleri kaldıramayacağına dair ayrıntıylı bir bilgi paylaşıldı. Yeni düzenleme, ünlü sanatçılar ve siyasetçiler gibi halka mal olmuş kişilerin görüntülerini kapsamayacak.

    Twitter aynı zamanda cinsel içerik bulunan görüntülerin bireylerin onayı dışında paylaşılmasının engellenmesi gibi mevcut kuralların yanı sıra diğer bir takım durumları da dikkate alacak.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Hesap sahiplerinin şiddet içeren bir eylem sonrasında ya da kamu yararı nedeniyle haber değeri taşıyan bir olayın parçası olmak gibi bir kriz durumundaki birine yardım etmek amacıyla kişilerin fotoğraflarını ya da videolarını paylaşabildiği durumlar olduğunun farkındayız. Ve bu durumlar bir kişinin bireysel güvenlik risklerinden daha ağır basabilir.”

    Bu gibi durumlarda, basın organlarında yayınlanan görüntüleri kaldırmayabileceğini belirtilen Twitter açıklamasında, ‘’belirli bir görsel ve beraberindeki tweet toplumsal söyleme değer katıyor, halkın yararına paylaşılıyor, ya da toplumla ilgiliyse görsellerin kaldırılması bu durumlar dikkate alınarak değerlendirilecektir. ‘’ ifadesi kullanıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meksika: Devlet başkanının kardeşinin yüklü miktarda nakit alırken çekilen videosu tartışma yarattı

    Meksika: Devlet başkanının kardeşinin yüklü miktarda nakit alırken çekilen videosu tartışma yarattı


    Meksika Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador’un en küçük erkek kardeşinin yüklü miktarda para alırken çekilen görüntüleri tartışma yarattı. Ülkedeki yolsuzluk ve şiddet sarmalıyla mücadele sözü veren Lopez Obrador, 2018 yılında açık ara farkla devlet başkanı seçilmişti.

    Meksika’da bir haber kanalında yayınlanan görüntülerde Lopez Obrador’un erkek kardeşi Martin Jesus Lopez Obrador çok sayıda banknot dolu bir zarf alırken görüldü. Haber kanalına göre zarfın içinde bulunan 150 bin Meksika Pezosu (Yaklaşık 7,500 dolar / 65 bin tl) düzenli ödemelerin bir taksidi.

    Kanalın verdiği bilgilere göre video 2015 yılında Devlet Başkan Lopez Obrador’un partisi Morena’nın katıldığı ilk seçimin öncesine denk geliyor.

    Paranın seçim kuruluna beyan edilmediğini belirten kanal bu durumun seçim kampanyalarının finansmanına dair kural ihlali yaratabileceğine dikkat çekti.

    Parayı kim verdi?

    Parayı veren kişinin eski Sivil Savunma Kurumu Başkanı David Leon olduğu bildirildi. Geçtiğimiz Ağustos istifa eden Leon, bu görevinden önce Devlet Başkanı Lopez Obrador’a siyasi işler danışmanlığı yapıyordu.

    Leon’un, Meksika devlet başkanının bir diğer erkek kardeşi Pio Lopez Obrador’a yine yüklü miktarda nakit para verirken çekilen görüntüleri geçen yıl aynı kanalda yayınlanmıştı. O dönemde Devlet Başkanı Lopez Obrador paranın destekçilerinden gelen yasal katkılar olduğunu ve 2015 yılı seçimlerinde kullanıldığını açıklamıştı.

    O videoya yorum getiren Leon da 2013-2018 yılları arasında kamu görevlisi değil danışman olarak çalıştığını vurgulamış ve paranın partinin miting ve diğer aktiviteler düzenlemesi için destekçilerden toplandığını belirtmişti.

    Yeni videoyla ilgili taraflardan herhangi bir yorum yapılmadığı bildiriliyor.

  • Sedat Peker’in Twitter, Youtube ve Instagram hesaplarına erişim engeli getirildi

    Sedat Peker’in Twitter, Youtube ve Instagram hesaplarına erişim engeli getirildi


    İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), suç örgütü yöneticiliği suçundan aranan Sedat Peker’in Twıtter, YouTube ve Instragram hesaplarına, “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişim engeli getirildiğini açıkladı. Fakat kararın uygulanmadığı ifade edildi.

    İletişim Hukuku uzmanı Prof. Dr. Yaman Akdeniz, söz konusu yasağa ilişkin sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Sedat Peker’in YouTube kanalı ve bazı videoları ile Twitter ve Instagram hesapları, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle erişime engellendi. İlgili platformların Türkiye’de temsilcilikleri olmasına rağmen hakimlik kararı henüz uygulanmadı” ifadelerini kullandı.

    Akdeniz engel kararının neden uygulanmadığı konusuna ilişkin şöyle konuştu:

    “Sorulmadan açıklayayım, engelleme kararı var fakat bu platformlar ‘https’ protokolünü kullandığı için Türkiye’deki erişim sağlayıcıları bu adresleri engelleyemiyor. Karar ancak sosyal ağ sağlayıcıları tarafından uygulanabilir.

    Türkiye’de Twitter, YouTube ve Instagram’ın artık yasal temsilcileri var. Bu yasal temsilcilikleri Türkiye talep etti ve geçen sene 5651 sayılı Kanun değişti. Sözde bu platformlar ‘dize geldi’. Türkiye ise uygulamada bu platformlara söz geçiremiyor.”

    Twitter veya YouTube gibi platformlarda bir içeriğe erişimin engellenmesi için bu sitelere erişimin tamamen kesilmesi gerekiyor.

    Peker: Youtube, videolarımı engellememe kararı aldı

    Sedat Peker, 6 Haziran’da attığı bir tweette, “Bazı arkadaşlar hesaplarıma yasak neden getirilmedi diye soruyorlar. Mahkeme kararı olmasına rağmen Twitter, Instagram, Youtube yetkilileri savunmamızı istediler. Yaptıkları incelemede videoları engellememe kararı aldılar.” iddiasında bulunmuştu.

    Mahkemelerin aldığı erişim engelleme kararları Türkiye’de Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne ve yurt dışındaki servis sağlayıcı ve yayıncı kuruluşa bildiriliyor.

    Türkiye’deki yayıncılar için erişim engelleme kararının gereği olarak hakkında karar olan içeriği kaldırma yükümlülüğü var ve bu cezalarla kontrol ediliyor. Fakat Twitter ve YouTube çoğu durumda mahkeme kararlarını kendi kriterleriyle değerlendiriyor ve genelde uygulamıyor.

    Sedat Peker son dönemlerde Youtube ve Twitter platformlarında paylaştığı ifşa videoları ve mesajlarda Türkiye’deki siyasi gündemi değiştiren önemli iddialarda bulunuyor.

    Peker’in Youtube’da yayınladığı videoların izlenme sayısı 100 milyonu geçti. Ayrıca Twitter, Facebook, Instagram ve Youtube kanallarındaki takipçi sayısı da 5 milyonun üzerine çıktı.

  • Sedat Peker, Serdar Ekşioğlu ile yaptığı video görüşmesinin kaydını yayınladı

    Sedat Peker, Serdar Ekşioğlu ile yaptığı video görüşmesinin kaydını yayınladı


    Organize suç örgütü lideri olma iddiasıyla hakkında yakalama kararı bulunan Sedat Peker bugün Twitter hesabından yeni bir video görüşmesinin kaydını yayınladı.

    Peker, yeni video ile ilgili, “Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip abinin yeğeninin kocası Lazoil petrol dağıtım şirketinin sahibi Serdar Ekşi’nin karakolda milletvekilinin dövülme hadisesinin ve Suriye’ye giden askeri malzemelerle ilgili yaptığım telefon görüşmesi.” ifadelerini kullandı.

    Sedat Peker bir sonraki iletisinde ise, “Serdar Ekşi serdar ekşi ne demiştim… Dik duracağız. Sen benle görüşüp sonrasında aleyhimde yapılan çalışmalara ortaklık ettin. Yaptığın her şeyi biliyorum, görüşeceğiz. Biz hepimiz aileyiz her suçta beraberiz.” ifadelerini kullanıyor.

    Yaklaşık 13 dakika süren ve uzun süre gülüşmelerin yer aldığı videoda Peker, Ekşioğlu Akaryakıt Ürünleri’nin sahibi Serdar Ekşioğlu ile Facetime üzerinden konuşuyor ve haksızlığa uğradığını dile getiriyor.

    Ekşioğlu, Peker’in haksızlığa uğradığı yönündeki iddiasını teyit ediyor. Konuşmanın ilerleyen bölümünde Peker’in Suriye’ye silah götüren TIR’ların gidişine tanık olduğu sözlerini de kendi ifadeleri ile doğruluyor.

    Videoda Peker, “O malzemeleri yollarken sen yok muydun? Dört TIR biz, dört 4 TIR onlar yolluyordu. Onlar Suriye’de başka yerlere veriyordu. Biz satmıyorduk sen de vardın ben de vardım.” diyor. Ekşioğlu da ‘Reisim’ diye hitap ettiği Peker’in bu sözlerini onaylıyor.

    Ekşioğlu, sohbetin başında ‘Pelikancılar’ olarak tanımlanan grupla ilgili, Peker’den bu konuya fazla ilişmemesini istiyor.

    Atmosferin nasıl olduğu sorusuna Ekşioğlu, “Reisim ortalık yangın yeri.” sözleriyle cevap veriyor. Peker’in “Hakettiler” ifadesini Ekşioğlu, “Fazlasıyla” diye yanıtlıyor.

    Peker’in “Onlar (Pelikan) da var işin içinde nasıl girmeyeyim?” sorusuna Ekşioğlu, “Ben Süheyb’i (gazeteci Hilal Kaplan’ın eşi) aradım Pelikan’ın başı o zaten. Ben burada değilim geleyim görüşelim dedi.” cevabı yer alıyor.

    Sedat Peker, cuma günü Twitter hesabından yazdığı bir iletide, “Pazar günkü videoya kadar canınız sıkılmasın diye yarın akşam üzeri saatlerinde, zaman geçirmek için, aperatif niyetine birisiyle yaptığım telefon konuşmamı yayınlayacağım. Konu Suriye silahları.” açıklamasında bulunmuştu.

  • IMDb’de ilk sıraya yükselen ‘Sedat Peker vs AKP’ sayfası kaldırıldı

    IMDb’de ilk sıraya yükselen ‘Sedat Peker vs AKP’ sayfası kaldırıldı


    Dünyanın en büyük sinema filmleri ve televizyon dizileri veri tabanı platformu olan internet sitesi IMDb’de (Internet Movie Database), Sedat Peker’in Youtube üzerinden yayınladığı videoların listelendiği sayfa yayından kaldırdı.

    “Sedat Peker vs AKP” başlıklı videolar bulunduğu listede 1 numaraya kadar yükselmişti.

    Organize suç örgütü kurduğu iddiasıyla hakkında arama ve tutuklama kararı bulunan Sedat Peker’in videoları için IMDb’de açılan “Sedat Peker vs AKP” sayfası ani bir kararla yayından kaldırıldı.

    Imdb
    Sedat Peker’in videolarında ifşa ettiği konular Türkiye’de en çok konuşulan gündem maddeleri haline geldi.Imdb

    IMDb, bunun yanında “Sedat Peker vs AKP” başlıklı videoların yaklaşık 30 bin oy aldığı ve 10 üzerinden 10 puanla 1 numaraya kadar yükseldiği Top 250 TV Programları listesinin yayınını da durdurdu.

    IMDb yönetiminden konuyla ilgili herhangi bir açıklama da yapılmadı.

    Peker’in videoları 30 milyondan fazla izlendi

    Sedat Peker bugüne kadar Türkiye’deki derin devlet, ülke siyasetinin önemli isimleri, fail-i meçhul cinayetler, uyuşturucu trafiği ve gazetecilerle ilgili 7 farklı ifşa videosu yayınladı.

    Peker’in her biri yaklaşık 1 saat uzunluğundaki videoları popüler soyal medya platformu Youtube’da 30 milyondan fazla izlenerek ülke gündeminin bir numaralı konusu haline gelmişti.

  • LGBTİ+ bireylerin aileleri çocuklarının ‘açılma’ sürecini ve yaşadıklarını anlattı

    LGBTİ+ bireylerin aileleri çocuklarının ‘açılma’ sürecini ve yaşadıklarını anlattı


    Her yıl 17 Mayıs günü Uluslararası Homofobi, Bifobi, Transfobi ve İnterfobi Karşıtı Günü olarak kutlanıyor. 17 Mayıs 1990 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü eşcinselliği hastalıklar listesinden çıkarmış ve 17 Mayıs 2004’ten beri dünyada, 2006’dan beri ise Türkiye’de Uluslararası Homofobi, Bifobi, Transfobi ve İnterfobi Karşıtı Gün olarak kutlanıyor.

    Etkinliklerin koronavirüs gerekçesiyle ‘online’ ortama taşındığı bu dönem için euronews Türkçe olarak LGBTİ+ bireylerin aileleriyle konuştuk. Aileler çocuklarının cinsel kimlikleriyle ilgili ilk açıklamalarını nasıl karşıladı, sosyal çevrelerinden ne gibi tepkiler gördü?

    ‘Çelik yelek giyiyor zannettim’

    Euronews mikrofonlarına konuşan ve kendini “trans kadın annesi” olarak tanımlayan Züleyha, çocuğunun başlangıçta kabullenmekte güçlük çektiğini söylüyor:

    “Yaklaşık 7-8 yıl önce bir arkadaşım aracılığıyla öğrendim. Daha doğrusu çocuğumun eşcinsel olduğunu öğrendim. Ama benim çocuğum eşcinsel değilmiş. Öğrendiğim zaman çok büyük bir şok geçirdim. Çok üzüldüm. Çok korktum. Çocuğum adına da korktum. Kendi adıma da korktum. Sinir krizleri geçirdim ve bu yüzden çocuğum evden ayrıldı. Yaklaşık bir buçuk yıl kadar hiç görüşmedik. Sadece telefondan iletişim kurduk. Bir buçuk yıl sonra eve geldiği zaman sarıldık tabii. Çok özlemiştim. Sarıldığım zaman elim sert bir şeye değdi. Çelik yelek giyiyor sandım. Çünkü bu konuda ön yargılarımız vardı. Çok kötü ortamlar olarak biliyorduk. Eyvah dedim, bu çocuk çok kötü ortamlarda. Daha sonra çocuğum benle görüşmek istedi ve onun evine gidip gelmeye başladım. Bir gün karşılıklı oturduk ve bana bir şey söylemek istediğini söyledi. Orada ben bir şey yaptırdım dedi. Orada anladım ki benim çocuğumu ben eşcinsel olarak biliyordum ama çocuğum trans kadındı. Çünkü göğüs yaptırmıştı. O benim çelik yelek sandığım şey aslında çocuk göğüslerini saklamak için korse takmıştı. Tabii ki çok üzüldüm ama ona hiçbir şeyi belli etmedim. Sen mutluysan, ben de mutluyum dedim ve sarıldık. Ama içim de fırtınalar koptu yine.”

    İnternet üzerinden eşcinsel, biseksüel, trans, interseks aileleri derneği LİSTAG’a ulaşan Züleyha, İstanbul’da CETAD’dan (Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Deneği) gönüllü psikiyatrların ve psikologların desteğiyle düzenlenen seminerlere katılmış.

    ‘Ebeveynlerin çocuklarının yanında durması önemli’

    Eşcinsel annesi Günseli Dum, oğlunun eşcinsel olduğu artık daha rahat söyleyebildiğini ifade ediyor.

    “Bunu 12 sene önce belki bu kadar rahat söyleyemezdim ama şu an çok rahat söylüyorum. Kalabalıklara söylüyorum. Çünkü bu benim için bir utanç ya da saklanacak bir durum değil” diyen Dum, eşcinsel çocukların toplumda maruz kaldıkları baskıya karşı ailelerinin desteğinin önemine vurgu yapıyor:

    “Benim çocuğum da birçok eşcinsel çocuk gibi okulda ‘ibne’ denen çocuklardan ve ben bunu duyduğumda hemen okula gidip okul idaresiyle görüşme yaptım. Anneler, babalar bilgilenip çocuğunun yanında durursa birçok yerde o çocuk daha rahat davranabiliyor. Çünkü bizim çocuklarımız çok küçük yaşlardan kendilerine bir şey korunma mekanizması kurmak zorunda kalıyorlar. Burada da en güvendikleri şey anne baba olmalı. Böyle olursa onların hayatlarında bazı şeyler daha kolay oluyor.”

    ‘Bilgilendikçe güçlendik’

    Eşcinsel Babası Ömer Ceylan ise, oğlunun bir akşam yemeği sırasında kendisine açıldığını ifade ediyor: “Bana geldi, baba ben eşcinselim dedi. Ben de kendisine bu senin hayatın nasıl mutlu olacaksan öyle yaşa. Zor bir hayatın olacak ancak biz daima ailen olarak senin yanındayız dedim.”

    Yaşadığı süreçle ilgili “bilgilendikçe güçlendik” ifadelerini kullanan Ömer Ceylan, sosyal çevresinde bu durumdan rahatsız olanların tepkilerini yüksek sesle dile getirmeye çekindiklerini belirtiyor:

    “Bu konu hakkında, hiçbir bilgim yoktu. Bu işin üniversite bitirmiş olmakla da ilgisi yok. Bilgisizlik. Bu konu konusunda kulaktan dolma birkaç bilgi dışında hiçbir şey bilmiyordum. Ama ben oğlumun bir birey olduğunu düşündüğüm için, oğlumun yaşının 25- 26 civarında olduğu için, kendinden emin olarak bunu açıkladığını düşündüğüm için hiçbir zaman olumsuz bir tepki vermedim. Fakat bundan sonra biz 10 sene bunu kimseyle paylaşmadık. Eşim, ben, kardeşim, eşimin kardeşi gibi 4-5 kişinin içerisinde 10 sene kadar bunu biz kimseyle paylaşmadık. Tabii bu da esas sorun bilgisizlik bir, el alem korkusu iki. CETAD ile tanışmamız bizim dönüm noktamız oldu. Çünkü orası Cinsel Eğitim Tedavi Araştırma Derneği, bizim bilgilenmemizi, psikiyatrlardan aldığımız bilgilerle bilgilenmemizi sağladı. Bilgilendikçe güçlendik. Güçlendikten sonra tabii ki dışarı açılmaya başladık.”

    Kaos GL Derneği’nin, ‘2019 Yılında Türkiye’de Gerçekleşen Homofobi ve Transfobi Temelli Nefret Suçları Raporu’na göre nefret suçları kamusal alanlarda, görgü tanıklarına rağmen işleniyor, güvenlik güçleri ise pek çok vakaya gerekli önemi göstermiyor.