Etiket: veto

  • ABD, Gazze’de acil insani ateşkes talep eden karar tasarısını veto etti

    ABD, Gazze’de acil insani ateşkes talep eden karar tasarısını veto etti


    REKLAM

    Amerika Birleşik Devletleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde, Cezayir tarafından sunulan ve Gazze’de acil insani ateşkes talep eden karar tasarısını veto etti. 

    15 üyeli Güvenlik Konseyi’nde, daimi üyelerden ABD, ‘hayır’ yönünde veto hakkını kullanırken İngiltere ‘çekimser’ kaldı. 

    Güvenlik Konseyi’nin diğer 13 üyesi ise lehte oy kullandı. 

    Bu, ABD’nin 7 Ekim’de başlayan savaşta, Gazze’de ateşkes talep eden bir BM Güvenlik Konseyi kararını üçüncü kez veto edişi olarak kayıtlara geçti. 

    Cezayir’in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Amar Bendjama, oylama öncesi BMGK üyelerine hitabında, “Bu karar tasarısı lehinde oy kullanmak Filistinlilerin yaşam hakkına destek vermektir. Buna karşılık, aleyhte oy kullanmak, onlara uygulanan acımasız şiddeti ve toplu cezalandırmayı onaylamak anlamına gelir.” ifadesini kullandı. 

    Keza her Filistinlinin “ölüm ve soykırım”ın hedefinde olduğunu belirten Bendjama, “Konsey ateşkes çağrısı yapmadan önce daha kaç masum canın kurban edilmesi gerek?” sorusunu yöneltti.

    ABD’nin BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield ise oylama öncesi yaptığı konuşmada, “Hamas’ın rehineleri serbest bırakmasını gerektiren bir anlaşma olmaksızın derhal ve koşulsuz bir ateşkes talep etmek kalıcı bir barış getirmeyecektir. Aksine, Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaları uzatabilir.” iddiasında bulundu. 

    Cezayir’in karar tasarısı

    Cezayir tarafından sunulan karar tasarısında, Gazze’de acilen insani ateşkes sağlanması talep ediliyordu.

    Sivillere yönelik her türlü saldırının kınandığı tasarıda, aynı zamanda Filistin halkının zorla yerinden edilmesine karşı çıkılıyordu.

    Karar tasarısında, tüm taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yapılırken, Gazze’nin tüm bölgelerine engelsiz insani yardım gerçekleşmesi talep ediliyordu.

    Tüm esirlerin serbest bırakılması talep edilen karar tasarısında, Uluslararası Adalet Divanının İsrail’e yönelik 26 Ocak’ta aldığı ihtiyati tedbir kararlarına da atıfta bulunuluyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macaristan hariç 26 AB üyesi Gazze’de nihai ateşkes çağrısında bulundu

    Macaristan hariç 26 AB üyesi Gazze’de nihai ateşkes çağrısında bulundu


    Macaristan hariç tüm Avrupa Birliği ülkeleri Gazze’de nihai ateşkes çağrısında bulundu ve İsrail’i Refah’a yönelik planladığı saldırıdan vazgeçmeye çağırdı.

    REKLAM

    Avrupa Birliği’nin Macaristan dışındaki 26 üyesi, savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 29 bin Filistinlinin hayatını kaybettiği kuşatma altındaki Gazze Şeridi’nde “sürdürülebilir bir ateşkese yol açabilecek acil bir insani duraklama” çağrısında bulundu. 

    Birlik, İsrail’in bir milyondan Filistinlinin sığındığı Refah’a saldırımaması yönünde de bir bildiriyi onayladı. Ancak 27 üyeli birlik, Macaristan’ın itirazı sonucu Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimcilere yaptırım planlarını hayata geçiremedi.

    Diğer başkentlerden gelen baskılara rağmen Gazze’de nihai ateşkes çağrısını desteklemeyi reddeden Macaristan’ın tutumu pazartesi günü AB dışişleri bakanları arasında on saat süren görüşmelerin ardından geldi. 

    Toplantıda Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto ayak direyerek her iki konuda da uzlaşma sağlanmasını engelledi. AB ise, nadir görülen bir uygulama ile çağrıya karşı çıkan Macaristan’ı izole etti ve kendi açıklamalarını yayınladı.

    İsrailli yerleşimcilere yaptırım planı raydan çıktı

    Budapeşte ayrıca Batı Şeria’da şiddet yanlısı İsrailli yerleşimcilere toplu yaptırım uygulanması yönündeki AB planları da tek başına raydan çıktı. 

    Çekya’nın da itiraz ettiği ancak engellemediğini belirttiği plan, Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik yeni saldırıların ardından ilk kez aralık ayında gündeme gelmişti.

    İngiltere ve ABD, aralık ayından bu yana Filistinli topluluklara yönelik saldırıları nedeniyle aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygularken, bloğun kendi planı aylardır bekletiliyordu.

    Başta Macaristan ve Çekya olmak üzere plana itiraz eden bazı üye devletler, yerleşimcilerin, AB’nin terör örgütü olarak tanımladığı Hamas’a uygulanan yaptırımlarla aynı çerçevede hedef alınmasınının yanıltıcı bir siyasi mesaj vereceği endişesini dile getiriyordu.

    Ancak AB üye ülkelerinin sabrının taştığının bir işareti olarak Fransa geçtiğimiz salı günü İsrailli yerleşimcilere tek taraflı yaptırımlar uygulayarak 28 kişinin Fransa’ya girişini yasakladı.

    Belçika, İrlanda ve İspanya da AB’deki çıkmazın devam etmesi halinde kendi yaptırımlarını uygulamaya hazır olduklarını belirttil.

    “Batı Şeria kaynıyor ve eğer bayramlarda, Ramazan’da insanların camilere gitmesine izin vermezlerse durum daha da kötüleşebilir” diye AB’nin dış ilişkilerden sorumlu yüksek temsilcisi Josep Borrell, Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik olayları “terörist eylemler” olarak adlandırıyor.

    Refah saldırısına karşı bildiri

    26 ülke ayrıca İsrail hükümetinden, bir milyondan fazla Filistinlinin savaştan kaçtığı Gazze’nin güneyindeki Refah kentine yönelik askeri harekat planını sürdürmemesini isteyen bir bildiriyi de onayladı.

    Açıklamada Refah’a yönelik bir saldırının “zaten felaket boyutunda olan insani durumu daha da kötüleştireceği ve acilen ihtiyaç duyulan temel hizmetlerin ve insani yardımın sağlanmasını engelleyeceği” ifade edildi.

    İsrail savaş kabinesinin bir üyesi pazartesi günü, Gazze’de Hamas’ın elinde kalan rehinelerin Ramazan ayına kadar serbest bırakılmaması halinde saldırı başlatma tehdidinde bulundu.

    AB’nin bildirisi ile, Başbakan Netanyahu’nun Gazze’deki son Hamas militanlarını barındırdığını iddia ettiği Refah’ta planladığı kara harekâtından kaçınması için savaş kabinesi üzerindeki uluslararası baskılara bir yenisi daha eklendi.

    Orta Doğu’daki çatışmalar konusunda ortak bir çizgi belirleme çabalarındaki AB’nin bu açıklamalara oybirliğiyle destek bulamamış olması, birliğin kurduğu baskının ne kadar etkili olduğunu sorusunu beraberinde getirdi.

    AB, ortak çizgi belirlemede güçlük yaşıyor

    AB’nin en üst düzey diplomatı Borrell “Çok iyi biliyorum ki oybirliği yoksa AB’nin ortak bir pozisyonu da yoktur, ancak yeterli çoğunluk tarafından desteklenen bir pozisyon olabilir.” dedi.

    Borrel “Doğal olarak bu bizim konumumuzu güçlendirmiyor. Avrupa ancak birlik olduğunda bir rol oynayabilir.” diye ekledi.

    REKLAM

    Budapeşte son aylarda AB’nin dış politika kararlarını geciktirmek ya da tamamen rayından çıkarmak için veto yetkisini kullanmakla tehdit ediyor.

    Bu durum Avrupa Konseyi’ni Macaristan’ı saf dışı bırakmanın yaratıcı yollarını aramaya zorladı. Başbakan Viktor Orban’dan Aralık ayında Avrupa Konseyi müzakere salonunu terk etmesi istenmiş, böylece diğer devlet ve hükümet başkanlarının Ukrayna ve Moldova ile katılım müzakerelerinin kendisi olmadan başlatılmasını onaylamaları sağlanmıştı.

    Blok ayrıca geçtiğimiz aralık ayında Orban’dan taviz koparamayınca Ukrayna’ya yönelik 50 milyar evroluk yardım paketinin onaylanmasını yaklaşık yedi hafta ertelemek zorunda kalmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB Zirvesi öncesi, Ukrayna’nın katılım müzakerelerine Macaristan engeli krize yol açtı

    AB Zirvesi öncesi, Ukrayna’nın katılım müzakerelerine Macaristan engeli krize yol açtı


    Macaristan’ın Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerini veto etme ihtimali Avrupa Konseyi toplantısı öncesinde krize yol açtı. Avrupa Komisyonu, Macaristan için 10.2 milyar Euroluk uyum fonunu serbest bıraktığını duyurdu.

    REKLAM

    Brüksel’de yapılacak Avrupa Konseyi toplantısı öncesinde Macaristan’ın Ukrayna’nın birliğe katılım müzakerelerini veto etme ihtimali krize neden oldu. 

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın ülkesinin AB’ye katılmasını engellemek için “hiçbir nedeni olmadığını” söyledi.

    İskandinav ülkelerinin liderleriyle yaptığı toplantının ardından Norveç’in başkenti Oslo’da konuşan Zelenskiy, “Ondan bana üç, beş ya da on değil, tek bir neden göstermesini istedim. Hala cevap bekliyorum” dedi. 

    Macaristan ile ortak sınıra sahip olduklarını vurgulayan Zelenskiy, Orban ile “çok yapıcı bir görüşme” yapmayı umduğunu kaydetti. 

    Brüksel’de perşembe ve cuma günü yapılacak AB zirvesinin gündeminde, Kiev’in AB’ye katılım müzakerelerinin başlatılması ve Ukrayna’ya hibe ve kredi şeklinde 50 milyar Euroluk yardımın onaylanması bulunuyor. 

    Ancak Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Kremlin ile yakın ilişkilerini sürdüren tek AB lideri olan Orban’ın bu kararları veto etmesi bekleniyor. 

    Ukrayna’yı yolsuzlukla suçlayan milliyetçi lider, Kiev ile müzakerelerin başlaması ihtinalini “korkunç bir hata” olarak nitelendirdi. 

    Macaristan’a 10 milyar Euro fon serbest bırakıldı

    Bu arada zirve öncesinde Avrupa Komisyonu, Macaristan için 10.2 milyar Euroluk uyum fonunu serbest bıraktığını duyurdu. 

    Komisyon tarafından yapılan açıklamada, Macaristan’ın yargı sisteminin bağımsızlığını arttırmak üzere gerçekleştirdiği reformların bu fona erişim için yeterli olduğu belirtildi.

    AB, hukukun üstünlüğünün ihlal edildiği iddiasıyla Aralık 2022’de Macaristan için ayrılan 21.7 milyar Euroluk AB fonunu dondurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Polonya Cumhurbaşkanı, yabancı medya faaliyetlerini kısıtlayacak yasa tasarısını veto etti

    Polonya Cumhurbaşkanı, yabancı medya faaliyetlerini kısıtlayacak yasa tasarısını veto etti


    Polonya Cumhurbaşkanı Andrezj Duda, Meclis’te oylanarak kabul edilen medyanın yabancı mülkiyetini sadece Avrupa ülkeleriyle sınırlayacak tartışmalı yasa tasarısını veto etti.

    Cumhurbaşkanı Duda, Amerikalı Discovery şirketini Polonya’daki televizyon kanalı TVN’deki çoğunluk hissesinden vazgeçmeye zorlayacak yasayı imzalamayacağını söyledi.

    Yasa tasarısı Amerika Birleşik Devletleri’nin büyük tepkisini çekmiş ve iki müttefik arasında yoğun bir diplomasi trafiği yaşanmıştı.

    Cumhurbaşkanı Duda açıklamasında, halkın tasarıyı “beğenmediğini” ve yasanın geçmesi durumunda ülkenin ticaret yapılacak bir yer olmaktan “çıkacağını” kaydetti.

    Parlamentonun alt kanadı tarafından kabul edilen tasarı, Avrupa dışındaki herhangi bir kuruluşun Polonya’daki televizyon veya radyo kanallarında yüzde 49’dan fazla hisseye sahip olmasını engellemeyi öngörüyordu.

    Tasarı, ülkedeki en büyük özel medya ağının ABD’li sahibi Discovery Inc. medya şirketini Polonya’daki varlıklarını satmaya zorlamasının yanı sıra medya bağımsızlığına bir saldırı olarak değerlendiriliyor.

    Bu nedenle tasarının oylanmasından bu yana ülkede basın özgürlüğü protestoları düzenleniyor.

    Duda’nın da yandaş olduğu iktidardaki aşırı sağcı Hukuk ve Adalet Partisi’nin (PiS) tasarı ile asıl amacının yaptığı haberlerle sık sık Polonya makamlarının suistimallerini ortaya çıkaran ve hükümeti eleştiren haber kanalı TVN24 ve TVN’i ‘susturmak’ olduğu ileri sürülüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM Güvenlik Konseyi’ndeki Kudüs açıklamasına ABD engeli: ‘Gerginliği azaltmaya yetmez’

    BM Güvenlik Konseyi’ndeki Kudüs açıklamasına ABD engeli: ‘Gerginliği azaltmaya yetmez’


    ABD, Doğu Kudüs’te artan gerginliği görüşmek üzere ikinci kez toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ortak açıklama yapmasını bir kez daha engelledi.

    BM Güvenlik Konseyi, İsrail’in Doğu Kudüs’te Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinli ailelerin zorla tahliyesiyle başlayan ve tırmanan gerginliği görüşmek için ikinci kez kapalı oturumda toplandı.

    Konsey, oturumunda İsrail ve Filistin’in “tam ölçekli bir savaşa doğru sürüklendiği” uyarısı yapan BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland’dan Doğu Kudüs’te artan gerginlik ve son gelişmeler hakkında brifing aldı.

    “Açıklama gerginliği azaltmaya yardımcı olmayacak”

    Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, BM Güvenlik Konseyi, Doğu Kudüs’teki gerginlik ve Gazze’deki hava saldırılarından derin endişe duyan ve çatışmalara derhal son verilmesi çağrısında bulunan ortak bir açıklama yapmak istedi ancak konseyin açıklaması ikinci kez ABD tarafından engellendi.

    Diplomatik kaynaklar, ABD’nin, BM Güvenlik Konseyi’nin yapmak istediği açıklamanın gerginliği azaltmaya yardımcı olmayacağı gerekçesiyle açıklamayı engellediğini söyledi.

    Uluslararası barış ve güvenliği sağlamakla sorumlu BM’nin en güçlü organı Güvenlik Konseyi, son yıllarda veto gücüne sahip ülkeler Rusya’nın Suriye’de, Çin’in Myanmar’da, ABD’nin ise İsrail-Filistin sorunun çözümündeki yanlı tutumları nedeniyle hiçbir somut adım atamıyor ve meşruiyetini kaybetmekle eleştiriliyor.