Etiket: Uyuşturucu madde tüketimi

  • Rapor: Avrupa, Suriye’den gelen uyuşturucu Captagon tabletleri ticaretinde kilit rol oynuyor

    Rapor: Avrupa, Suriye’den gelen uyuşturucu Captagon tabletleri ticaretinde kilit rol oynuyor


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Yayımlanan son bir rapora göre Avrupa, Orta Doğu’ya Suriye’den giden uyuşturucu Captagon tabletleri için ana geçiş güzergahı haline geldi.

    Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA) ve Almanya Kriminal Polis Ofisi Avrupa’yı önemli bir uyuşturucu kaçakçılığı rotası olarak nitelendirdi.

    REKLAM

    Hazırlanan son raporda, Avrupa topraklarının Captagon tabletlerinin Arap yarımadasına taşınması için giderek daha fazla kullanıldığı belirtildi.

    Hap ya da toz halinde satılan Captagon, Orta Doğu’da popüler olan, yüksek derecede bağımlılık yapıcı, amfetamin benzeri bir uyuşturucu.

    Suriye ve Lübnan’da üretilen bu uyuşturucu henüz çok tanınmıyor fakat özellikle Suudi Arabistan’da büyük bir pazara sahip olduğu belirtiliyor.

    Rapor ise Captagon kaçakçılığında Avrupa Birliği’nin (AB) sevkiyatları yönlendirmede, uyuşturucunun yeniden paketlenmesinde ve teslimatında kullanıldığını işaret ediyor. 

    Beşar Esad yönetimine bağlı militan grupların bu uyuşturucu trafiğinden finansal fayda sağladıkları da raporda belirtilen diğer önemli bir konu.

    Raporda, 2018’den bu yana 127 milyondan fazla Captagon tabletinin yetkililer tarafından ele geçirildiği belirtildi.

    İtalyan polisi 2020’de “türünün dünyadaki en büyüğü” olarak nitelendirilen operasyonda yaklaşık bir milyar euro değerinde 84 milyon tablet ele geçirdi.

    Captagon nedir?

    Captagon, 1960’larda dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), narkolepsi ve depresyon için bir ilaç olarak öne çıktı. Almanya’da teofilin maddesinin sinir sistemi üzerine etkileri araştırılırken bulundu. 

    Amfetamin ailesine ait bir bileşen olan fenetilin tabletinin adını ifade eden Captagon, 1986’da Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kara listeye alındı ve çoğu ülkenin kullanımını durdurmasına neden oldu.

    Fakat son dönemlerde kullanımında yeniden artış gözlemlenmeye başladı.

    New Lines Enstitüsü Direktörü Caroline Rose, geçen haziranda Euronews’e yaptığı açıklamada, öğrencilerin konsantre olabilmek; taksi, kamyon şoförleri ve hatta askerlerin uyumamak ve verimli çalışması için; diyet yapanların ise öğün atlatmak için Captagon’a başvurduğunu söyledi.

    REKLAM

    Suriye’de 2011 yılında patlak veren iç savaşın ardından Avrupa’daki baskılara rağmen uyuşturucu üretimi hızla arttı.

    Rose, bu ticaretin Suriye rejimi için “önemli bir alternatif gelir kaynağı” olduğunu ve Meksika kartellerinin toplam ticaretinin yaklaşık üç katını oluşturduğunu söyledi.

    “Avrupa Captagon ticaretinde suçu paylaşıyor”

    Avrupa’da Captagon’dan daha yaygın olarak speed veya ecstasy gibi diğer amfetaminler tüketiliyor.

    Yedi Avrupa ülkesinden sağlanan bilgilere göre, bölgedeki tüketim, ele geçirilen tablet sayısına kıyasla çok az.

    Raporda, Avrupa’da Captagon tesislerinin bulunduğu belirtildi.

    REKLAM

    Avrupa pazarı için birincil amfetamin kaynağı olan Hollanda, Captagon tabletleri için büyük ölçekli üretim tesislerinin ortaya çıkmasına tanık oldu ve her yıl bu tür bir veya iki tesise baskın düzenleniyor.

    Fakat Avrupa’nın rolü bununla bitmiyor.

    Raporda Avrupalı suç şebekelerinin doğrudan bir dahli olmadığı belirtilse de, Suriyeli araştırmacı gazeteci Taim Alhajj’a göre “Avrupa’daki organize çeteler Esad ailesiyle koordinasyon içinde çalışıyor”.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupalıların yarısından fazlası esrarın yasallaşmasını istiyor

    Avrupalıların yarısından fazlası esrarın yasallaşmasını istiyor


    Avrupa’da yapılan bir ankete göre, nüfusun yarıdan fazlası yetişkinlerde esrar kullanımının yasallaşmasını destekliyor ve Avrupalıların yaklaşık yüzde 30’u da bu uyuşturucu maddeyi satın alabileceğini söylüyor.

    Esrar konusunda Avrupa’nın hali hazırda liberal bir yaklaşımı mevcut. Hollanda başta olmak üzere bazı ülkelerde rahatça kullanılabiliyor.

    Pandemi kaynaklı karantinalar sırasında esrar kullanımında bir artışa tanık olan Amerika Birleşik Devletleri’nde de görüldüğü gibi esrar ticaretinin ve kullanımının yasallaştırılması halinde bunun ekonomiye de ciddi fayda sağlayabileceği düşünülüyor.

    Londra merkezli danışmanlık şirketi Hanway ve Curaleaf International’ın raporuna göre, Avrupalıların çoğunluğu kenevir yetiştiren ve esrar satan ticari dükkanları desteklerken, benzer oranda çoğunluk bitkinin evde yetiştirilebilmesine taraftar değil. Yani bunun sadece devlet denetiminde yapılabilmesi isteniyor.

    ABD’de federal kısıtlamalar da kaldırılıyor

    Rapor, geçtiğimiz cuma günü ABD Temsilciler Meclisi’nin, esrarı yasallaştıran eyaletlerdeki kullanıcılar ve işletmeler için sorun teşkil etmeye devam eden ‘federal esrar yasağı’nı sona erdirmek adına bir tasarı geçirmesinden bir hafta sonra geldi.

    ABD merkezli Curaleaf yöneticisi Boris Jordan, “Avrupa pazarını ABD’nin üç ila dört yıl gerisinde görüyoruz, ancak görünüşe göre Avrupa, kapsamlı reformları ABD’den daha önce başlatabilir” diyor.

    Almanya dahil birçok Avrupa ülkesi, esrarı sınırlı tıbbi amaçlar için yasallaştırırken, Portekiz gibi ülkeler uzun süre önce genel kullanımını suç olmaktan çıkardı. Malta da esrarın sınırlı ekimine ve kişisel kullanımına izin veren ilk Avrupa ülkesi olmuştu.

    Milyarlarca Euroluk pazar

    Araştırma firması Prohibition Partners’ın raporuna göre, Avrupa esrar pazarının 2025 yılına kadar yıllık gelirinin 3 milyar Euro’yu aşması bekleniyor. Almanya ise kısa sürede kıtanın en büyük pazarı haline geldi.

    Curaleaf CEO’su Joe Bayern’in verdiği demeçte, “Almanya’da eğlence amaçlı kullanımı yasallaştırmak için siyasi irade mevcut” diyor ve ekliyor:

    “Almanya’nın Avrupa’nın en büyük ekonomisi olduğu göz önüne alındığında, bunun yol göstereceğini ve kıtanın geri kalanı için bir domino etkisi yaratacağını düşünüyoruz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NYT: Suriye lideri Beşar Esad’ın yakın çevresi ülkeyi ‘narko devlete’ çevirdi

    NYT: Suriye lideri Beşar Esad’ın yakın çevresi ülkeyi ‘narko devlete’ çevirdi


    New York Times gazetesi, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın akrabaları ve yakın ortakları tarafından ‘ciddi boyutta’ uyuşturucu ticareti yapıldığını yazdı.

    Haberde, uyuşturucu endüstrisinin Suriye’nin yasal ihracatını gölgede bırakarak, ülkeyi dünyanın en yeni ‘narko devletine’ dönüştürdüğü kaydedildi.

    Üretim ve dağıtımın önemli bölümünün Suriye’deki yönetimin en güçlü figürlerinden olan, Esad’ın küçük kardeşi Mahir Esad’ın komuta ettiği Suriye Silahlı Kuvvetleri Dördüncü Zırhlı Tümeni tarafından gerçekleştirdiği belirtildi.

    En çok ticareti yapılan ürün ise Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinde popülerliği ile bilinen bağımlılık yapan uyuşturucu captagon.

    Yazıda, bu maddenin Türkiye, Mısır, Yunanistan, İtalya, Fransa,Almanya gibi ülkelerde ele geçirildiği hatırlatıldı.

    Haberde, hapları üreten atölyelerin, saklandıkları paketleme fabrikalarının ve ürünleri yurtdışındaki pazarlara sevk etmek için kaçakçılık ağlarının yayıldığına dikkat çekiliyor.

    Uyuşturucu ticaretiyle mücadelede en büyük engel devlet

    Yetkililer, bölgede uyuşturucu ticaretiyle mücadeledeki en büyük engelin, bunun arkasındaki devlet desteği olduğunun altını çiziyor.

    Trump yönetimi sırasında ABD’nin Suriye özel temsilcisi olan Joel Rayburn, “Suriye hükümetinden iş birliği talep etme fikri sadece saçma. Uyuşturucu ihraç eden, kelimenin tam anlamıyla Suriye hükümeti. Uyuşturucu kartelleri işlerini yaparken başka yöne bakıyor gibi değiller. Onlar uyuşturucu karteli.” diyor.

    Makalede, güvenlik birimlerinin 10 ülkede uluslararası ve bölgesel uyuşturucu uzmanları, uyuşturucu ticareti konusunda bilgi sahibi olan Suriyeliler ve ABD yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerin sonucunda bu bilgilere ulaşıldığı aktarıldı.

    Uyuşturucu ağının sinir sistemi Hasan Bilal

    Dördüncü Zırhlı Tümeni’nin Tümgeneral Hasan Bilal yönetimindeki güvenlik birimini, ‘uyuşturucu ağının sinir sistemi’ olarak nitelendirildiği makalede, endüstrinin başlıca diğer figürleri arasında rejime ve Hizbullah’a yakın iş adamlarının ve soyadları sayesinde tüm yasa dışı faaliyetleri gerçekleştirebilen Esad’ın akrabalarının bulunduğunun altı çizildi.

    Siyaset ve iş dünyası figürlerinin, ülke ekonomisini yıkan ve halkı fakirliğe mahkum eden iç savaş sonucunda, Amerikan ekonomik yaptırımlarını aşarak nakit paraya ulaşmak amacıyla uyuşturucu ticaretine girdiği aktarılan makalede, ülkede uyuşturucu ticaretinin yasal ihracatı geride bıraktığına işaret edildi.

    Geçen yıl İtalya’da yaklaşık 84 milyon, bu yıl Malezya’da ise 94 milyon uyarıcı hap ele geçirildiği belirtilen makalede, yetkililerin ele geçirilen miktarın ticaretin çok küçük bir bölümünü ortaya koyduğunu aktardığı kaydedildi.

    Bu yıl dünyada ele geçirilen 250 milyon uyarıcı hapın, 4 yıl öncesinin 18 katı olduğu vurgulanan makalede, görüşlere de yer verildi.

    Captagon nedir?

    Captagon, ilk olarak bir Alman ilaç şirketi tarafından dikkat eksikliği bozukluğu ve narkolepsiyi tedavi etmek için bir uyarıcı olarak üretildi. 1980’lerde, Suudi Arabistan ve diğer Basra Körfezi ülkelerindeki kullanıcılar, enerji elde etmek, korkuyu yenmek, sınavlara çalışmak, parti yapmak veya uzun mesafe araç kullanımında uyanık kalmak için bunu kullanmaya başladı.

    Bağımlılık yaptığı tespit edildikten sonra, 1980’lerin sonlarında uluslararası olarak yasaklandı. Ancak bu maddennin “körfez pazarını beslemeye devam etmek için, Lübnan’ın Bekaa Vadisi’nde ve Hizbullah’ın kalesi de dahil olmak üzere yasadışı üretimine başlandığı” kaydedildi.

    “Savaşçılara cesaret vermek için kullanıldı”

    Suriye iç savaşı çıktığında ise, kaçakçılar, iki taraftan insanların cesaretlerini güçlendirmek için bu ilacı satmaya başladı. Suriye’de, yerel eczacılar bu maddeyi üretmeye başladı.

    2015’ten bu yana yapılan operasyonlarda yetkililer, bir Suudi prensin özel jetinde, kamyonlar ve fayans yapmada kullanılan makinelerde gizlenmiş, üzüm ve portakal sevkiyatlarıyla karıştırılmış ve patates sevkiyatında gizlenmiş plastik patateslerin içine doldurulmuş captagon buldu.

    Kaçakçılar, koklayıcı köpeklerin bu ürünleri bulmasını engellemek için uyuşturucuları kahve ve baharatlarla gömdü.

    Uyuşturucuya Türkiye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Yunanistan, İtalya, Fransa,Almanya, Romanya ve Malezya’da ele geçirildi.Yazıda bu ülkelerin çoğunun uyuşturucu için önemli pazarlar olmadığı ancak “körfeze giden yolda durak görevi gördükleri” ifade edildi.

    En büyük pazar olarak ifade edilen Suudi Arabistan’da çay paketlerinde ve giysilerin astarlarında bu ürünün yakalandığı hatırlatıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstifa eden AK Parti’li başkanın odasında uyuşturucu iddiası

    İstifa eden AK Parti’li başkanın odasında uyuşturucu iddiası


    AK Parti Yozgat Merkez İlçe Başkanı Kürşat Kılıç’ın ani istifasının ardından odasında uyur halde görüldüğü ve masasının çekmecesinde de uyuşturucu olduğuna dair bir video sosyal medyada yayıldı.

    Görüntü ile ilgili gazeteci İsmail Saymaz, Twitter hesabından, “AK Partinin Yozgat Merkez İlçe Başkanı Kürşat Kılıç istifa etti. İstifanın arkasından skandal görüntüler çıktı. Ulaştığım görüntülerde, Kılıç makamında sızmış halde uyurken, masanın çekmecesinde uyuşturucu madde, masanın üzerinde uyuşturucuyu çekmek için kullanılan pipo görünüyor.” paylaşımında bulundu.

    Kılıç olduğu iddia edilen ve masasında uyur halde görülen kişinin odasında cep telefonu ile çekim yapan şahsın, “metamfetamin” dediği duyuruluyor. Ardından hassas tartıyı gösteriyor.

    Kürşat Kılıç, önceki akşam saatlerinde Facebook’ta yaptığı paylaşımda görevinden istifa ettiğini dile getirmişti.

    Kılıç, “İşlerimin yoğunluğu sebebi dolayısıyla AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı göreviminden istifa ediyorum. Her daim Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a ve Partimize bağlılığım devam edecektir. Kamuoyuna saygıylarımla duyurulur.” ifadelerini kullanmıştı.

    Bu arada Halk TV’nin haberinde, videonun ulaşmasının ardından Kürşat Kılıç’ın kendisini arayan gazeteci Saymaz’ın sorularına yanıt vermediği ve “Savcılığa anlatacağım. Üstü örtülü şantaj yapıyorsunuz.” dediği yer aldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’da üç siyasi parti, eğlence amaçlı esrar satışı ve kullanımı konusunda uzlaştı

    Almanya’da üç siyasi parti, eğlence amaçlı esrar satışı ve kullanımı konusunda uzlaştı


    Almanya’da koalisyon hükümeti görüşmelerini sürdüren partiler, eğlence amaçlı esrar satışını ve kullanımını yasal hale getirme üzerinde anlaştı.

    Merkez sol Sosyal Demokrat Parti (SPD), çevreci çizgideki Yeşiller ve liberal Hür Demokrat Parti’den (FDP) oluşan koalisyon uzun süredir konu üzerinde müzakere yürütüyordu.

    Alman medyasında çıkan ve bir sağlık kurulunun raporuna dayandırılan haberlere göre üç parti, ‘lisanslı mağazalarda, yetişkinlere yönelik tüketim amacıyla esrar satışını ve kullanımını yasal hale getirmeyi’ planlıyor.

    Lisanslı mağazalarda satışın kalite kontrolünü sağlayacağı, kontamine ürünlerin dağıtımını önleyeceği ve küçük yaştaki kişilerin korunmasını da garanti edeceği belirtildi.

    Ülkede esrar ekiminin yasal hale getirilip getirilmeyeceği henüz belli değil.

    Almanya’da tıbbi amaç dışında esrar satışı yasak. Ancak özellikle Yeşiller ve FDP, uzun süredir yasalarla düzenlenmiş bir ticaretin gerekliliği konusunda baskı yapıyor.

    Koalisyon, yasanın Alman toplumu üzerindeki etkisini değerlendirmek için dört yıllık bir deneme süreci planlıyor.

    Düsseldorf Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, esrarın yasallaştırılması Almanya’ya yılda 4,7 milyar euro ek gelir getirebilir.

    Alman polis sendikaları ise geçtiğimiz günlerde hükümet görüşmelerini sürdüren partilere, “uyuşturucunun yasallaştırılmaması” uyarısında bulunmuştu.

    Üç partiden oluşan koalisyon ayrıca, vatandaşların kullandıkları uyuşturucuların kimyasal bileşimlerini kontrol ettirebilecekleri ve özellikle tehlikeli içerikler konusunda uyarı alabilecekleri uyuşturucu kontrol modellerini genişletmeyi de planlıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Lüksemburg’da evde kenevir yetiştiriciliği ve kullanımını yasal hale geliyor

    Lüksemburg’da evde kenevir yetiştiriciliği ve kullanımını yasal hale geliyor


    Lüksemburg hükümeti, evlerde kenevir yetiştiriciliği ve kullanımının yasal hale getirileceğini duyurdu.

    Hükümet, uyuşturucu madde suçlarıyla mücadele önlem paketi kapsamında kenevire ilişkin yasanın değiştirileceğini bildirdi.

    Buna göre, 632 bin nüfuslu ülkede yetişkinler sadece kişisel kullanım için hane başına dört adede kadar kenevir bitkisi yetiştirebilecek.

    Lüksemburg ayrıca, kenevir tohumlarının ithalatına, İnternet ve mağazalarda satışına da izin verecek. Kenevir tohumlarının ticari amaçlarla yerli üretimi de yasallaştırılacak.

    Kenevir yetiştiriciliği ve kullanımı yalnızca “4 duvar arasında” kabul edilecek ancak 3 grama kadar taşıma ve tüketim de artık bir suç olarak değil “kabahat” olarak değerlendirilecek.

    Demokratik Parti ve Sosyalist İşçi Partisi ile koalisyon ortaklarından olan Yeşiller Partisi liderleri, bu hamlenin Lüksemburg’un uyuşturucu politikasını tamamen değiştireceğine inanıyor.

    Hükümetin uyuşturucuyla bağlantılı suçlara karşı “bütüncül” bir yaklaşımla mücadeleyi amaçladığı belirtiliyor.

    Yeşiller Partisi cuma günü yaptığı açıklamada, kenevire karşı savaşın kaybedildiğini, yeni önlemlerle en azından kenevir kullanımının düzenlendiğini ve karaborsaya karşı yasal bir alternatif yaratıldığını ifade etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’dan ‘Türkiye’ye uyuşturucu parası aktaran’ 10 kişi şafak baskınları ile yakalandı

    Almanya’dan ‘Türkiye’ye uyuşturucu parası aktaran’ 10 kişi şafak baskınları ile yakalandı


    Almanya’da çarşamba sabahı polis farklı noktalara büyük baskınlar yaptı. Bu baskınlarda ‘Türkiye’ye uyuşturucu parası havale eden’ ve kara para aklayan 10 kişi tutuklandı.

    Savcılık kararıyla yapılan operasyonlar Türkiye kökenlilerin en yoğun olarak ikamet ettiği Nordrhein-Westfalen (NRW) Eyaleti’nde yapıldı. Gelsenkirchen, Dortmund, Bochum, Düsseldorf, Heinsberg ve Erkelenz şehirlerinde gerçekleşen operasyonlarda çok sayıda doküman ve cihaza da el konuldu.

    Alman WDR’ın haberine göre operasyonlar sırasında 80’den fazla ev ve iş yeri arandığı belirtiliyor. Havale edildiği ileri sürülen miktar ise 100 milyon eurodan fazla.

    Terör faaliyetleri finanse ediliyordu

    Türkiye’ye havale edilen paraların Suriye üzerinden terör faaliyetlerinde de kullanıldığı tespit edildi.

    Polis yetkililerinden yapılan açıklamada ise şu ifadeler kullanıldı:

    “Suç örgütü aylardır takip altındaydı. Yaklaşık 1000 polis, savcı ve vergi müfettişi 80’den fazla ev ve iş yerinde arama yaptı. Grup, diğer şeylerin yanı sıra kara para aklama, terörün finansmanı, dolandırıcılık ve yasa dışı finansal işlemlerle suçlanıyor.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Afganistan: Esrar fiyatları Taliban’ın yönetime gelmesiyle üçe katlandı

    Afganistan: Esrar fiyatları Taliban’ın yönetime gelmesiyle üçe katlandı


    Afganistan’da Taliban’ın kontrolü ele geçirmesinin ardından esrar fiyatları katlanarak arttı.

    Taliban’ın başlıca kalelerinden ve önemli afyon üretim merkezlerinden Kandahar bölgesindeki pazarlarda satıcılar, fiyatların örgütün yönetimi ele geçirmesinden bu yana üçe katlandığını belirtiyor.

    Dünyanın açık ara en büyük afyon üreticisi Afganistan’da ham maddeler İran ve Pakistan’da eroin haline getirilerek Avrupa ve tüm dünyada dolaşıma sokuluyor.

    AFP’nin aktardığına göre kilosu ağustos ayı öncesinde 30 eurodan alıcı bulan eroinin ham maddesi, 90 eurodan el değiştiriyor.

    Satıcılar bu yükselişe neden olarak ülkede yeniden kontrolü ele geçiren Taliban’ın verdiği mesajlarını gösteriyor.

    17 Ağustos’ta konuşan Taliban sözcüsü, ülkesinin artık uyuşturucu üretmeyeceğini, bununla birlikte mağdur afyon üreticilerine destek için ülkenin “uluslararası yardıma ihtiyaç” duyduğunu ifade etmişti.

    “Yasaklanması düşük ihtimal”

    Kandahar’da haşhaş tarlalarının yasaklanacağı yönündeki söylentiler bu önemli afyon üretim bölgesinde hızla yayıldı.

    Bir üretici, afyon kıtlığı çekileceğini düşünen alıcıların talebi artırdığını ve bunun da “fiyatları yükselttiğini” söylüyor.

    Bununla birlikte üreticiler, Taliban’ın Afganistan’da afyonu yasaklayacağını düşünmüyor.

    2000’de ilk Taliban yönetimi afyonu “haram” olarak ilan etmiş, bu durum üretimin düşmesine neden olmuştu.

    Yasak, 2000 yılında Taliban sonrasında da devam etmişti. Fakat yıllar geçtikte ülkedeki afyon üretimi önemini korumayı sürdürdü.

    Birleşmiş Milletler’e göre 2020’de ülkede 6 bin 300 ton haşhaş üretildi. 2 milyar euroluk bir getirisi olan bu gelirin, dünyanın en fakir ülkelerinden birinde kapanmasına imkansız gözüyle bakılıyor.

    Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan’da bulunduğu son 20 yılda Taliban, Batılılara karşı direnmede afyonu mali kaynak olarak kullandı.

    Yine BM’ye göre 2016’da örgütün gelirlerinin “yarısını” afyon oluşturdu.

    Taliban’ın Kandahar’daki bölge sorumlularından Molla Nur Muhammed Sayid, afyon üretmenin insanlar için kötü bir şey olduğunu ve din tarafından yasaklandığını ifade ediyor.

    Bununla birlikte yetkili, getirilecek yasağın Batılı ülkelere bağlı olduğunun da altını çiziyor. Sayid, “Eğer afyon üretimini durdurmak için çiftçilere yardım etmeye hazırlarsa biz de yasaklarız” diyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’nin kenevir üretimi İngiliz basınında

    Türkiye’nin kenevir üretimi İngiliz basınında


    İngiltere merkezli The Guardian gazetesi, Türkiye’de kenevir üretimiyle ilgili bir haber hazırladı. Haberde İstanbul Sözleşmesi’ni savunan kadınlara yönelik sarfettiği ağır sözler nedeniyle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden kovalan Abdurrahman Dilipak’ın konuya ilişkin yazılarına sık sık atıfta bulunuldu.

    Dilipak’ın kenevir üretiminin en ateşli savunucusu olmasa bile bir zamanlar Türkiye’de yaygın olan bitkinin yeniden üretilebilmesinin yasal hale gelmesini savunan önemli isimlerden biri olduğu hatırlatıldı.

    Hükümete yakınlığıyla bilinen Yeni Akit gazetesi köşe yazarı Dilipak’ın “Esrarın bin bir faydası var… Bu bitki Allah’ın bir lütfu. Havayı, suyu, toprağı temizler. Alkol daha tehlikeli o serbest” ifadelerine yer verildi.

    Endüstriyel alanda kullanılan kenevirin 1970’lerde katı narkotik karşıtı yasalar getirilene kadar Türkiye’nin Karadeniz bölgesinde yetiştirildiği hatırlatıldı ve bugün birçok insanın bu politikadaki değişikliği ABD’den gelen baskıya bağladığı anımsatıldı.

    Haberde esrarın tabu olmaya devam ettiği ve eğlence amaçlı kullanımın da iki yıla kadar hapis cezasına maruz kaldığı yer aldı.

    Kenevir kağıdı ve tekstil üretimi devam etse de bu fabrikaların sonuncusunun 2000 yılında kapandığı ve Hindistan gibi ülkelerden ithal edilen daha ucuz petrol bazlı malzemelerle rekabet edemediği dile getirildi.

    Guardian muhabiri Bethan McKernan, “Ekonomik krizle mücadele eden ve ekonomiyi çeşitlendirme yolları arayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2019’da bir zamanlar patlayan kenevir ihracat endüstrisini restore etme umuduyla ülkenin esrar üretimini artırmak için adımlar atacağına dair sürpriz bir açıklama yaptı.” ifadelerine yer verdi.

    Bu bağlamda araştırmacılar tarafından yetiştirilen ve incelenen ilk mahsul hasat edildi. 19 Mayıs Üniversitesi Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç Selim Aytaç’a göre sonuçlar umut verici.

    Haberde Prof Aytaç’ın “2013 yılından bu yana endüstriyel kullanım için ince lifli ürün yetiştirmek ve ilaç maddesi miktarını azaltmak için tohum geliştiriyor ve yetiştiriyoruz. Şimdiye kadar büyük başarı elde ettik. İlaç, gıda, un, orman ürünleri, ip, tekstil için kullanılabileceğini umuyoruz.” değerlendirmesi yer aldı.

    Aytaç, “Dünya hükümetleri karbon ayak izlerini azaltmaya çalışırken keneviri geri getirmenin küresel bir etkisi olabilir. Plastik veya pamuktan çok daha az kaynak kullanılıyor.” diyor.

    İstanbul, Barselona’dan sonra dünyada en çok uyuşturucu tüketimi yapılan ikinci şehir

    Uyuşturucu kullanımı hakkında konuşma tabusuna rağmen, İstanbul Üniversitesi’nin 14 arıtma tesisinden gelen atık suyu analiz eden Türkiye’de türünün ilk örneği olan bir araştırma, 17 milyonluk megakentte yasa dışı madde kullanımının hayli yaygın olduğunu gösteriyor.

    Araştırmaya göre, en çok kullanılan uyuşturucu madde türü esrar.

    Bu, İstanbul’u, Barselona’dan sonra dünyada en yüksek madde tüketimine sahip ikinci kent olarak ortaya koyuyor.

    Ayrıca araştırma, İstanbul’un eroin kullanım seviyesinde New York’tan sonra ikinci olduğunu gösteriyor.

    Dilipak ve diğerlerinin de işaret ettiği gibi, esrarın yasallaştırılması, üretimi organize suçun tekelinden alarak mevcut yasa dışı endüstrinin düzenlenmesine yardımcı olabilir.

    Haberde, Dilipak’ın “Acil eylem planı: Kenevir” başlıklı yazısından alıntı yapılıyor ve “Adana İstanbul’un nüfusunun 13’te biri ama Adana’da kullanılan esrar neredeyse İstanbul’la aynı. Adana dünyada oransal açıdan 3. sırada. Güya bizde esrar yasak. Bu nasıl bir yasak, nasıl böyle bir sonuçla karşı karşıya kalıyoruz.” deniliyor.

    Aytaç, esrar yetiştirmeye yönelik bakış açısının yavaş yavaş değiştiğini dile getiriyor ve ekliyor;

    “Samsun’da bir köy, bir anlamda algıları değiştirmede ve meseleyi tartışmada öncülük ediyor. Tarım alanlarında yaptığımız denemelerde, bölge halkı gece gelip bitkilerimizi söktü. Ancak giderek daha fazla insan, zararlı bir şey yetiştirmediğimizi, değeri olan bir ürün yetiştirdiğimizi anlamaya başlıyor.”

  • Canlı yayında kokain kullanmakla suçlanan Eurovision birincisi gönüllü test yaptıracak

    Canlı yayında kokain kullanmakla suçlanan Eurovision birincisi gönüllü test yaptıracak


    Hollanda’da düzenlenen 65’inci Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanan İtalyan Maneskin rock grubunun solisti Damiano David, hakkında çıkan canlı yayında kokain çektiği yönündeki spekülasyonları yalanlayarak, Roma’ya döndükten sonra gönüllü olarak uyuşturucu testi yaptıracağını söyledi.

    İtalyan sanatçı, canlı yayında oturduğu masanın köşesine yaslanıp öne eğildiği anların kokain kullanma şeklinde yorumlanmasına tepki gösterdi.

    Ünlü vokalist, pazar sabahı düzenlediği basın toplantısında, “Ben uyuşturucu kullanmıyorum. Lütfen çocuklar. Bunun gerçek olduğunu söylemeyin, kokaine hayır.” sözleriyle hakkındaki iddiaları yalanladı.

    Eurovision organizatörleri, şarkıcının ülkesine döndükten sonra gönüllü uyuşturucu testi yaptıracağını dile getirdi.

    Görüntüde, grup canlı yayında zaferini kutlarken, şarkıcının yüzünü masaya doğru eğildiği görülüyor.

    Bu durum şarkıcının uyuşturucu kullandığı yorumlarını beraberinde getirdi.

    Damiano David ise gitarist arkadaşı Thomas Raggi’nin bir cam bardak kırdığı için o anda aşağı doğru baktığını söyledi.

    Eurovision Şarkı Yarışması’nı düzenleyen Avrupa Yayıncılar Birliği’nden (EBU) yapılan açıklamada da, masanın etrafında bulunan cam kırıklarının, David’in sözlerini kanıtlar mahiyette olduğu ancak görüntülerin daha dikkatli şekilde inceleneceği bilgisi paylaşıldı.