Etiket: Ümit Özdağ

  • Ümit Özdağ’dan barolara ve hukuk profesörlerine Can Atalay çağrısı: Hukuku savunmak için cesur ve kararlı olmak gerekir

    Ümit Özdağ’dan barolara ve hukuk profesörlerine Can Atalay çağrısı: Hukuku savunmak için cesur ve kararlı olmak gerekir



    Gezi Parkı davasında 18 yıl hapse mahkum edildikten sonra 14 Mayıs’ta yapılan 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilen avukat Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi(AYM), hak ihlali kararı vermişti.

    AYM kararı sonrası İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye kararı vermeyerek topu Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermişti.

    Zafer Partisi Gene Başkanı Ümit Özdağ, Gezi tutsağı Atalay için baro başkanlarına ve hukuk fakültesi akademisyenlerine çağrıda bulundu.

    Özdağ şunları söyledi:

    “Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyesi idim. Rektör seçimi oldu. Mevcut rektör 1250 civarında oy aldı. Tıp profesörü olan diğer aday 250 oyda kaldı. Ahmet Necdet Sezer 250 oy alan adayı rektör atadı. Seçimde oy vermek dışında taraf olmama rağmen Sezer’in bu atamasını kabul etmedim ve “Sezer cumhurbaşkanı olduğu sürece üniversitede ders vermeyeceğimi söyleyerek istifa ettim.” Sezer’in cumhurbaşkanlığı sona erince üniversiteye geri döndüm. Bazı akademisyenler sordular “Sana ne, niye istifa ettin?” diye. Kendi demokratik hakkımızı bir savunmaz isek kimse savunmaz dedim. TİP milletvekili Can Atalay’ın odağında olduğu konuya da böyle bakıyorum. Mesele Atalay’ın kişisel konusu değil. Mesele bütün Türk vatandaşlarının iktidarın keyfi tutuklamaları karşısında hak ve hukukunun güvence altında olmasıdır. Bu hadisede bir yerel mahkeme Anayasa’yı açıkça yok sayıyor. Bir ceza hukuku hocası ile bir Anayasa hukuku profesörü arasında şu konuşma geçmiş. Hayali değil ceza hukukçusu. “Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmadığı ülkenin bir hukuk fakültesinde Anayasa Hukuku hocası olmak, Tanrının laneti değil de nedir değerli Hocam?” Anayasa Profesörü hoca da ona şöyle cevap vermiş: “Anayasa Mahkemesi kararlarının Ağır Ceza Mahkemelerince tanınmadığı ülkenin bir hukuk fakültesinde Ceza Hukuku hocası olmak, Tanrının laneti değil de nedir değerli hocam?” Özetle hukukun cehenneminde yaşıyoruz. Yargı Sovyet ve Nazi diktatörlüklerinde nasıl iktidar baskısı altında ise ülkemizde de öyle. Peki, bu durumu sadece tespit edip seyredecek miyiz? Barolar ne zaman Anayasa Mahkemesinin önünden Adalet Bakanlığı’nın önüne yürüyüp cübbelerini bırakacaklar? Hukuk hocaları üniversitelerde Anayasa kararlarının uygulanmadığı bir ülkede icra, iflas dersine gerek yok diyerek derslere girmeyecekler. Bazen hukuku savunmak için cesur ve kararlı olmak gerekir.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP’li troll Furkan Bölükbaşı Ümit Özdağ’ı teke tek kavgaya çağırdı

    AKP’li troll Furkan Bölükbaşı Ümit Özdağ’ı teke tek kavgaya çağırdı



    AKP’nin trollerinden olarak tanınan Furkan Bölükbaşı isimli kişi, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ı teke tek kavgaya çağırdı.

    Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Bölükbaşı, “Eğer biraz erkekliğin kaldıysa seni 24 saat içinde teke tek kavgaya çağırıyorum.” İfadelerini kullandı.

    Bölükbaşı, paylaşımının devamında “Erkekliğin kalmadıysa “ben erkek değilim, ancak birilerine para verip muhataplarımın ailelerine aşağılık hakaretler ettiren bir tetikçiyim” de diyebilirsin” dedi.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özdağ’dan kendisine ve partisine ‘terör örgütü’ benzetmesi yapaan iktidara yakın gazeteciye yanıt: ‘Stalin ve Hitler’cik…’

    Özdağ’dan kendisine ve partisine ‘terör örgütü’ benzetmesi yapaan iktidara yakın gazeteciye yanıt: ‘Stalin ve Hitler’cik…’



    İktidara yakınlığı ile bilinen İbrahim Karagül, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ı ve partisini işaret ederek ‘terör örgütü’ benzetmesinde bulunmuştu.

    Karagül paylaşımında, “Ümit Özdağ sokak mafyası mı kurdu? Çeteler oluşturulmuş. Sokakta tipini beğenmedikleri herkese saldırıyorlar. Bir organize iş var. İşin siyasi yönü var, ırkçılık. İşin şiddet yönü var, sokak saldırıları. İşin örgütlenme yönü var, ülke genelinde çeteler oluşturulması. E ama bu unsurlar birleştiğinde iş, teknik anlamda ‘terör’ olarak tanımlanıyor. Organizasyon da ‘terör örgütü’ olarak… Çünkü terör tanımının bütün unsurları oluşuyor. İster ülke güvenliğini esas alın, ister hukuki tanımları, bu her ülkede böyledir. Bence Ümit Özdağ ve partisi için siyasi kamuflaj kaldırılıp yeni bir tanımlama yapılmalı. ‘Terör örgütü’ tanımı üzerinde ciddi ciddi düşünülmeli. Ve mesele bir ‘iç güvenlik sorunu’ olarak ele alınmalı. Bu iş siyasi parti meselesi olmaktan çoktan çıktı” diye yazmıştı.

    Zafer Partisi lideri Özdağ’dan Karagül’e yanıt yine sosyal medya üzerinden geldi. Özdağ, Karagül ile mahkemede hesaplaşacaklarını belirterek Karagül’ü Hitler ve Stalin’e benzetti.

    Özdağ paylaşımında şunları kaydetti:

    “AK Parti propagandisti vatansatar-mili kimliksiz İbrahim Karagül, Zafer Partisi’nin Türk vatanının işgaline karşı tavizsiz direnişi, para karşılığında vatandaşlık satılmasına, sığınmacı ve kaçakların milyonlarcasının ülkemizi işgal etmesine karşı çıkışı karşısında Zafer Partisi’nin terörist örgüt ilan edilmesini istemiş. Aslında hepiminizi. Ruhunun derinliklerinde küçük Stalin ve Hitler’cikler yatıyor. Seninle mahkemede hesaplaşacağız. Vatanımızı ve ailemizi savunacağız.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ankara’ya yürüyüş başlatan Ümit Özdağ’ın otobüsünde yangın!

    Ankara’ya yürüyüş başlatan Ümit Özdağ’ın otobüsünde yangın!



    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İstiklal Madalyası sahibi ilçe olan İnebolu’dan Ankara’ya yürüyüş başlatmıştı.

    Kastamonu Güncel’in aktardığı habere göre, İnebolu’dan Ankara’ya yürümek için İnebolu’ya gelen Ümit Özdağ’ın seçim otobüsünde yangın çıktı.

    İçinde partililerin bulunduğu otobüsün ön lastikleri İnebolu Devlet Hastanesi önünde yanmaya başladı.

    Ankara'ya yürüyüş başlatan Ümit Özdağ'ın otobüsünde yangın! - Resim : 1

    Hastane personelinin yangın söndürme tüpleri ile yangına müdahale ederken itfaiyeye haber verildi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürdü.

    Özdağ, yürüyüşüne başlamadan önce gençlere yaptığı açıklamalarda şu ifadeleri kullanmıştı:

    “Ümit Özdağ bu yol uzun bu yol zor ama hiç unutmayalım ki bizim savaş olmayan barış yolu bir ortamda devlet karayolundan güvenle yağacağımız yürüyüşü şerife bacılar ayaklarında çarıklarla sırtlarında cephane ile kucaklarında çocuklarıyla kar fırtına altında veya yanan güneş altında aç ve susuz yapmışlardı. Onun için bizim yürüyüşümüz onların o zor cefalı ama onurlu yürüyüşüne de 103 sene sonra bir saygı duruşu anlamına geliyor. Burada bütün Türk gençliğine sesleniyorum; 10 Eylül’e kadar istiklal yolu üzerindeki yürüyüşümüze devam edeceğiz. Eğer siz de Atatürk’e silah arkadaşlarına istiklal harbimizin şehitlerine ve gazilerine saygınızı göstermek, istiklal yolunda yürüyen şerife bacılarının emeklerine saygı gösteriyorsanız hangi partiye oy veriyorsanız önemli değil gelin bizimle birlikte yürüyün, bu yürüyüşü hep birlikte Anıtkabir’de sonlandıralım.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Halil Konakcı destekçisinden Ümit Özdağ’a 3 kuruşluk dava!

    Halil Konakcı destekçisinden Ümit Özdağ’a 3 kuruşluk dava!



    Yayımladığı videolarla tepki çeken ve hilafet çağrılarında bulunan imam Halil Konakcı, “Hatay’ın çoğunluğu Arap’tır. Kürt ve Arap kardeşlerimiz var orada. Hala da öyle. O zaman da öyleydi. 1938’e kadar Fransız işgalindeydi. Sınırın içinde mi kalsın dışında mı kalsın tartışmaları vardı. Ezan yasağı 1932’de geldi. Fransızlar, ezanı Hatay’daki Müslüman köylerinde, camilerinde yasaklamadılar. Yine Fransız işgalindeki Hatay merkezinde, köylerinde ezan ‘Allahü ekber’ diye okundu 1938’e kadar. 1938’de Hatay Türkiye topraklarına katıldığında ilk yapılan iş ezanın yasaklanması oldu. Yani Fransız’ın yapmadığı zulmü bu topraklarda yaptılar1 ifadelerini kullandı.

    Konakçı’nın bu ifadelerinin ardından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Hatay nüfusunun çoğunluğunun Arap olduğunu iddia eden ve kamuoyundan büyük tepki çeken Halil Konakcı hakkında suç duyurusunda bulundu.

    “HER HOCANIN GERÇEK MÜSLÜMAN OLMADIĞINI GAYET İYİ BİLİRİZ”

    Özdağ, suç duyurusunun ardından yaptığı açıklamada, “Evet emperyalistlerin çanak yalayıcıları böyle olur. Bazen hoca kılığında çıkabilirler. Biz her hacının her hocanın gerçek Müslüman olmadığını gayet iyi biliyoruz. Biz suç başvurumuzu biraz evvel avukatlar aracılığıyla yaptık” dedi.

    ÖZDAĞ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

    Özdağ’ın bu ifadelerinin ardından Kayseri Barosu Avukatlarından Emir Akpınar, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın Vaiz Halil Konakçı ile ilgili sarf ettiği sözler nedeniyle Özdağ’a 3 kuruşluk tazminat davası açtı.

    İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verilen dilekçede, 0.03 kuruşluk manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi talep edilerek, şu ifadelere yer verildi:

    “Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler, ilgili kanunlardaki manevi tazminat hükümleri ve Yargıtay İçtihatları birlikte değerlendirildiğinde; müvekkil şahsına yönelik edilen hakaret neticesinde şahsi hak tecavüzü nedeniyle toplumsal itibarı zedelenmiş, haksız ve hukuka aykırı olarak şahsına yapılan ağır hakaretler, nedeniyle büyük acı ve elem duymuş, toplum içerisinde alenen küçük düşürülmüş, onuru kırılmış dini değerleri aşağılanmıştır. İşbu sebeple ilgili yasalardan dolayı sorumluluğu bulunan davalı aleyhine manevi tazminat talep etme zarureti doğmuştur. Müvekkile karşı 10.08.2023 tarihinde işlenen haksız fiil nedeniyle haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 0,03 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.”

    DİYANET’TEN SORUŞTURMA

    Öte yandan Diyanet İşleri Başkanlığı, İstanbul Pendik Uluçınar Cami İmamı Halil Konakcı hakkında, paylaşımları nedeniyle inceleme başlatmıştı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kulis: Akşener, “Kılıçdaroğlu ve Özdağ arasındaki protokolden haberim yoktu” demiş

    Kulis: Akşener, “Kılıçdaroğlu ve Özdağ arasındaki protokolden haberim yoktu” demiş



    Ankara’da partisinin milletvekilleri ve Başkanlık Divanı üyeleriyle buluşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasında yapılan gizli protokole ilişkin “Haberim yoktu” dediği öğrenildi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, önceki gün partisinin milletvekilleri ve Başkanlık Divanı üyeleri ile Ankara’da akşam yemeğinde buluştu.

    Milliyet’ten Önder Yılmaz’ın haberine göre toplantıda yerel seçim, ittifak ve gizli protokol başlıkları konuşuldu.

    Akşener, görüşleri dinledikten sonra “Ben de seçime tek başına girmekten yanayım. Ancak, iyi değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.

    Siyasette başarılı olunması için cesur adımların atılması gerektiğine vurgu yapan Akşener, “Altılı Masa’dan kalktıktan sonra kendi başımıza gitme konusunda cesaret gösteremedim. Aslında cesur hareket etmemiz gerekirdi” diye konuştu.

    Akşener, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasında yapılan gizli protokole ilişkin ise “Haberim yoktu” dedi.

    Akşener, “Kemal Bey ‘iki kişinin namusuna emanet edilen bir metin’ dedi. Bu ifadenin iyi değerlendirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı. Akşener, Özdağ’ın “iki kişinin namusuna emanet edilen” bu konunun gizliliğini koruyamadığını, bunun üzerinde durulması gerektiğini ifade etti.

    “BAKANLIK DAĞILIMI YAPMADIK”

    Bakanlık dağılımı tartışmalarının da gündeme geldiği toplantıda Akşener, Altılı Masa’da bakanlık dağılımının seçim sonrasına bırakıldığına vurgu yaptı.

    Cumhurbaşkanlığı’nın kazanılması halinde hangi bakanlığın kime gideceği konusunda müzakerenin planlandığına dikkat çeken Akşener, “CHP’nin kendisine düşen kontenjandan istediğine istediğini verebilir, bu doğaldır” dedi.

    ÖZDAĞ ‘HABERİMİZ YOK DİYEMEZLER’ DEMİŞTİ

    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turu öncesi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile imzaladıkları protokole ilişkin eleştirilere verdiği yanıtta “‘Haberimiz yok’ diyemezler, hepsinin haberi var. Hele Meral Akşener’in böyle bir şey söylemeye hiç hakkı yok” ifadelerini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Partili Zorlu: Yapılan protokolden genel başkanımızın haberi yoktu

    İYİ Partili Zorlu: Yapılan protokolden genel başkanımızın haberi yoktu



     İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Kürşad Zorlu, Başkanlık Divanı toplantısı ardından genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasındaki protokole yönelik partisinin görüşü ve Genel Başkan Akşener’in protokolden haberi olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Zorlu, “Biz en başından bu yana şeffaflık ilkesini ayakta tutmak için büyük mücadele verdik. Sayın Genel Başkanımız seçim öncesinde de sonrasında da bu ilişki biçimini bu ilkeye sağdık kalarak büyük bir özveriyle yürüttü. Bir bilgiyi özellikle paylaşmak isterim” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

    “2 Mart’taki toplantıda önce, geçiş süreci yol haritasının belirlenmesi konusundaki öneri karşısında öncelikle Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi gerektiğini, çünkü aksi durumda bunun bir pazarlık gibi anlaşılabileceğini, bunun da İYİ Parti’nin ilkelerine uymadığı yönünde iradesini ortaya koydu. Bu neden önemli? Biz en başından bu yana şu ilkeyi ayakta tutmaya çalıştık; seçim sonuçlarını göreceğiz, milletimiz bize ne söyleyecek? Oy oranları ortaya çıktıktan sonra da ülke yönetimi ittifaka verilmiş ise seçilecek cumhurbaşkanı başkanlığında, oy oranına göre hangi partilere hangi sayıda hangi bakanlıkların düşeceği konusundaki yol haritamızı ortaya koymuştuk. Öncelikle bunun altını çizelim. Dolayısıyla İYİ Parti’nin ortaya koyduğu tavır ve sorduğunuz soruya yönelik yaklaşım bununla bütünleşiktir.”

    ‘BİZİM DIŞIMIZDA BİR OLAYDIR’

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Kılıçdaroğlu ile Özdağ arasındaki protokolden haberinin olmadığını ifade eden Zorlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu merkezde Sayın Kılıçdaroğlu’nun bir televizyon programındaki şu ifadesi de önemlidir: ‘İki kişinin namusuna emanet edilmiş bir metin’ denildi. Bunun özellikle kamuoyumuz tarafından hassasiyetle irdelenmesi gereken bir ifade olduğunu söylemek isterim. Bu bizim dışımızda bir olaydır. Bu cümle gerçekten Türk siyasetinin bugünü ve yarınları için önemli bir ifadedir. Bunun sebep ve sonuçları, altındaki gerekçeler araştırılsın diyorum. Bununla birlikte yapılan protokolden Genel başkanımızın haberi yoktur. Niye yoktur? O tarihte 7 maddelik bir mutabakat metni yayınlanmıştı. O gün bu metindeki yer alan ifadelerin bizim de politikalarımıza, milletimizin hassasiyetlerine aykırı olmadığından bahisle bunda bir sakınca görmediğimizi Genel Başkanımız milletimizle paylaştı. Ama henüz hangi bakanlıkların hangi partiye verilmesi kararlaştırılmamışken ortaya çıkan protokol elbette doğru olmadığını ortaya koyduk.”

    ‘YEREL SEÇİMLERİN FARKLI BİR DOĞASI VAR’

    Yerel seçimlere yönelik bir iş birliği kapsının kapanıp kapanmadığı da sorulan Zorlu, “İttifaklar iş birlikleri konusu gündeme geldiğinde nedense en çok İYİ Parti’nin ne yapacağı irdelenmeye çalışılıyor. Bunu partimizin, ülkemizin kilit partisi olma konumu ile irdeliyorum anacak özellikle Cumhur İttifakı’nın üyeleri; bu ittifak devam ediyor mu? Bu soruyu kimse sormuyor. Çünkü İYİ Parti merak ediliyor. Bu çerçevede amacımız bu seçimlere girmek üzere hazırlanarak 81 ilde adaylarımızı çıkarma hedefiyle bütün teşkilatlarımızla bütünleşerek bu seçimlere hazırlanmaktır. İş birliği kavramı Türk siyasetinde getirilen yeni sistemle hukuken mevcut olan bir durumdur. Farklı bir doğası var yerel seçimlerin, farklı iş birliklerine açık olan bir yapılanması var. Bununla ilgili de önümüzdeki aylarda yetkili kurullarımızı değerlendirirler.” şeklinde konuştu.

    İYİ PARTİ’DEN İHRACI İSTENEN İSİMLER: SÜREÇ DEVAM EDİYOR

    Partide disipline sevk edilen 6 ismin muhalif olmalarından dolayı bu durumla karşılaştıklarına yönelik iddialar ve başka isimlerinde benzer bir süreçle karşılaşıp karşılaşmayacağı sorulan Zorlu, “Soruşturma süreci devam ediyor. Gerekli olgunluğa ulaştığı takdirde sizlerle paylaşırız. Şunu açık yüreklilikle söyleyeyim; Parti içinde birtakım eleştirilerin yapılması ve bunun değerlendirilmesi noktasında Türkiye’nin en fazla açıklık getiren partisiyiz. Bütün kararlarımızı yetkili kurullarımızla alıyoruz. Dolayısıyla tırnak içinde muhaliflik gibi birtakım iddialarla ortaya çıkan bir soruşturma değildir bu. Hakaretle, partiye zarar veren davranışlarla bu kültürü birbirinden ayırmak gerekir. Biz de bu ayrımı gözeterek bu süreçleri inşa ediyoruz” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gelecek Partisi’nden ‘protokol’ açıklaması

    Gelecek Partisi’nden ‘protokol’ açıklaması



    Gelecek Partisi, Twitter hesabından paylaştığı yazılı açıklamayla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasında iki seçim arasında imzalandığı ortaya çıkan protokole, “Bilgimiz ve onayımız dışında kişiler arasında mahfuz tutulan herhangi bir protokolün bizim açımızdan siyasi ve ahlaki değeri yoktur” ifadeleriyle tepki gösterdi.

    Açıklamada, Ümit Özdağ’ın protokolü açıklamasının ardından Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu arayarak görüşlerini aktardığı da belirtildi. 

    Söz konusu tartışmaların, iktidarın üst üste yaptığı zamların tartışılmasını engellediği belirtilen açıklamada “Herkesin odaklanması gereken ana gündem maddesi yarın gerçekleşecek TBMM olağanüstü toplantısı olmalı” ifadeleri kullanıldı. 


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özdağ ile gizli protokol açıklaması: İYİ Parti’den Kılıçdaroğlu’na bir tepki daha

    Özdağ ile gizli protokol açıklaması: İYİ Parti’den Kılıçdaroğlu’na bir tepki daha



    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Habertürk canlı yayınında, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile kimsenin bilmediği bir protokol imzaladığını açıkladı.

    Protokol itirafının ardından, başta İYİ Parti olmak üzere muhalefet cephesinden Kılıçdaroğlu’na tepki geldi.

    Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin, bugünkü yazısında, İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu ile yaptığı görüşmeyi aktardı. Zorlu, Erkin’e “Akşener’in seçim sürecinde yürüttüğü şeffaflık ve milletin sesini, talebini seçim sonuçlarına yansıtabilme mücadelesi her geçen gün çok daha iyi anlaşılmaktadır” açıklamasında bulundu.

    Yazının ilgili kısımları şöyle:

    19 Temmuz’da bu köşede okumuştunuz:

    “Kimse şu sorunun yanıtını aramadı: Meral Akşener, Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’yle ittifakı bir kez daha kabul eder mi? Ederse de nasıl bir yol haritası hazırlanır? Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ‘kazanacak aday’ tartışmasının yürüdüğü süreçten sonra bir CHP-İYİ Parti birlikteliği nasıl oluşur? İYİ Parti cephesinde durum şu anda ‘gözlemleme ve istişare’ safhasında. Gelinen aşamada partinin müstakil şekilde ilerlemesi yönündeki eğilim güçlü. Bu çevrede yaşanmış tecrübelerin ışığında Akşener’in ‘ittifak’ konusunu “ince eleyip sık dokuyacağını” söyleyebilirim.

    Önceki gün İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Kürşad Zorlu, partisinin Genel İdare Kurulu toplantısı ardından Genel Merkez’de açıklama yaptı. İYİ Parti’nin yerel seçimlere yönelik CHP ile kesin bir iş birliği yapacağına yönelik iddiaları yalanlayarak amaçlarının İYİ Parti’yi birinci parti yapmak olduğunu belirten Zorlu, “Hedefimiz kendi kadrolarımızla, kuruluş felsefemizin bir gereği olarak milletimizin karşına çıkıp bu rekabette yer alabilmektir. Bununla birlikte seçim iş birliği farklı bir tartışma, farklı bir boyut. Bu da yeri geldiğinde böyle bir gerekçe oluştuğunda yetkili kurullarımızca irdelenir, olup olmayacağına karar verilir” dedi.

    Bu noktada “yetkili kurullarımız ittifakı değerlendirecek” cümlesi önemli. Çünkü; “kazanacak aday” ve Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda da Meral Akşener ısrarla “Yetkili kurullarımız karar verecek” demişti ve sonrasını herkes biliyor. İttifak konusunda İYİ Parti kulislerinden edindiğim izlenimi aktarayım:

    “14-28 Mayıs öncesinde seçim ittifakı vardı ve doğdu itibariyle seçim bitti. Odaklandığımız konu yerel seçimlerde partiyi nasıl birinci parti yaparız ve güçlendiririz olacak.”Peki CHP cenahında ne yaşandı Kılıçdaroğlu’nun “gizli protokol” sözleri üzerine. Söğütözü’nde genel merkez binasında şaşkınlık hakim! Bir yönetici şu cümleyi kurdu:

    “Erdoğan ile Yaşar Büyükanıt Dolmabahçe’de görüşmüşlerdi. Mezara kadar kimse konuşmayacağını söylemişti ve konuşmadı da… İkinci Dolmabahçe diyebiliriz. Pazar günü Parti Meclisi (PM) var ve Kemal Bey’e muhalif 33 PM üyesi Özdağ/protokolü mutlaka gündeme getirecek.”Hemen hatırlatayım!Tayyip Erdoğan ile Yaşar Büyükanıt, siyasetin gündemine bomba gibi düşen 27 Nisan e-muhtırasının ardından 5 Mayıs 2007’de Dolmabahçe’de görüştü. O dönem başbakanlık koltuğunda Erdoğan vardı ve Dolmabahçe’deki ofisinde, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ı kabul etti. Görüşme 2saati aştı. Görüşmenin içeriğine ilişkin açıklama yapılmadı. Erdoğan, “Büyükanıt açıklarsa, ben de açıklarım” derken, Büyükanıt, “Benimle mezara gidecek” dedi. Yaşar Büyükanıt Darbeleri Araştırma Komisyonu’nda Dolmabahçe’yle ilgili sorular üzerine görüşmeyi şöyle anlattı:

    “Tesadüfen ben İstanbul’daydım. Sayın Başbakan da İstanbul’daydı. Telefonla görüştük ‘Zaman nasıl? Uygunsa gelin, görüşelim’ dedi. Başbakana benim diyeceğim şey ‘Geliyorum’ demektir, başka bir cevap verecek halim yok. Böyle bir görüşmeydi. Devlet sırrı mı? Ben açık söyleyeyim, ‘Devlet sırrıdır, değildir’ diye bir şey söyleyemem, böyle bir değerlendirme yapamam ama bunun içinde hassas konular görüşülmüştür. Bazı şeyleri Sayın Başbakan ifade etmiştir, ben ifade etmişimdir.

    ”İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu’dan özel açıklama:

    ARKADAŞLARIMIZ ÖZGÜRCE KENDİ TESPİTLERİNİ YAPMIŞTIR

    İYİ Parti’nin kimi isimlerden gelen bu açıklamaların anlamını Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu’ya sordum. Zorlu şu yanıtı verdi:

    “Bizim bu hususta iki ayırt edici özelliğimiz var. Birincisi partimizin stratejik boyuttaki meseleleri ve yönelimi mutlaka yetkili kurullarımızda irdelenerek belirlenir ve bu kapsamda ortaya konulur. İkincisi en başından bu yana arkadaşlarımızın bireysel görüşlerini özgürce seslendirebildiği bir anlayışla yolumuza devam ediyoruz. Bu aşamada da arkadaşlarımızın kendi görüşlerini, bir takım tespit ve eleştirilerini ortaya koydukları görülüyor. Ancak şunu ifade etmek isterim ki Genel Başkanımız Meral Akşener’in seçim sürecinde yürüttüğü şeffaflık ve milletin sesini, talebini seçim sonuçlarına yansıtabilme mücadelesi her geçen gün milletimizce çok daha iyi anlaşılmaktadır. Biz yine aynı kararlılıkla geriye dönük muhasebemizi de yaparak ülkemiz için kendi yol haritamızın nasıl olması gerektiğine odaklanmış durumdayız.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEVA Partisi’nden Kılıçdaroğlu-Özdağ protokolüne ilişkin açıklama

    DEVA Partisi’nden Kılıçdaroğlu-Özdağ protokolüne ilişkin açıklama



    Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili İdris Şahin, Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

    PROTOKOL HAKKINDA KONUŞTU

    Bir gazetecinin, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında seçim öncesi gizli bir protokol imzalandığı iddialarına dair değerlendirmesini sorması üzerine Şahin, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun programını seyrettim. Sayın Kılıçdaroğlu bu konuyu iki kişinin namusuna bırakılmış bir sözleşme olarak değerlendirdi. Dolayısıyla bize düşen, iki kişi arasında var olan bu görüşmelerin detayının sadece iki kişide kalması gerektiğine olan inancımızı devam ettirmektir. Eğer bu kamuoyu ile paylaşılacaksa bunun da o iki değerli genel başkan tarafından paylaşılmasının uygun olacağını düşünüyoruz” dedi.

    “BİLGİMİZ SÖZ KONUSU DEĞİL”

    Şahin, Ümit Özdağ ile yapılan görüşmelerden haberleri olduğunu ifade ederek, “Ama bu şekilde bir gizli protokol olduğuna ilişkin herhangi bir bilgimiz söz konusu değildi.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***