Etiket: Ukrayna

  • NATO, Ukrayna’ya kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer tehditlere karşı yardım yapacak

    NATO, Ukrayna’ya kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer tehditlere karşı yardım yapacak


    NATO ülkeleri liderleri, Ukrayna’ya siber güvenlik, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer nitelikteki tehditlere karşı yardım sağlama vaadinde bulundu.

    NATO ülkelerinin devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı olağanüstü zirveden sonra yayımlanan ortak bildiride, “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşının, Avrupa’da barışı paramparça ettiği, muazzam insani acılara ve yıkıma neden olduğu” belirtildi.

    “Rusya’nın Ukrayna işgalinin mümkün olan en güçlü şekilde kınandığına” işaret edilen bildiride, “Devlet Başkanı Putin’i bu savaşı derhal durdurmaya ve askeri güçlerini Ukrayna’dan çekmeye çağırıyoruz. Belarus’u da 2 Mart 2022 tarihli BM Genel Kurulu’nda kabul edilen Ukrayna’ya Karşı Saldırganlık Kararı uyarınca suç ortaklığına son vermeye çağırıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

    Rusya’dan BM Uluslararası Adalet Divanının 16 Mart tarihli kararına uyması ve askeri operasyonları derhal askıya alması istenen bildiride, Rusya’nın başlattığı savaşın küresel güvenliği tehdit ettiği, uluslararası normlara saldırmasının dünyayı daha az güvenli hale getirdiği ve Putin’in tırmandırdığı söylemin “sorumsuzca ve istikrarsızlaştırıcı” olduğu kaydedildi.

    Bildiride, Ukraynalıların “Rusya’nın acımasız fetih savaşına karşı” kahramanca direnmesiyle dünyaya ilham verdiği vurgulanarak “Rusya’nın kadınlar, çocuklar ve savunmasız durumdaki kişiler de dahil olmak üzere sivillere yönelik yıkıcı saldırılarını şiddetle kınıyoruz. Savaş suçları da dahil olmak üzere insani ve uluslararası hukuk ihlallerinden sorumlu olanları mesul tutmak için uluslararası toplumun geri kalanıyla birlikte çalışacağız.” ifadesi kullanıldı.

    İnsani yardımın ulaştırılması için çağrı

    Savaş nedeniyle artan cinsel şiddet ve insan ticareti riskinden derin endişe duyulduğu vurgulanan bildiride, “Rusya’yı, siviller için hızlı, güvenli ve engelsiz insani yardım erişimine ve güvenli geçişe; insani yardımın Mariupol ve diğer kuşatma altındaki şehirlere ulaştırılmasına izin vermeye çağırıyoruz.” denildi.

    Nükleer santrallerin tehlikeye atılması dahil sivil altyapıya yönelik saldırıların kınandığı bildiride, “Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı konusundaki yalanlarına karşı koymaya, uydurma anlatıları veya üretilmiş ‘sahte bayrak’ operasyonlarını ifşa etmeye devam edeceğiz. Rusya’nın herhangi bir kimyasal veya biyolojik silah kullanması kabul edilemez olacaktır ve ciddi sonuçlara yol açacaktır.” ifadelerine yer verildi.

    Bildiride, Rusya’nın derhal ateşkesi uygulayarak müzakerelerde ciddi olduğunu göstermesi gerektiği belirtilerek Ukrayna’nın barışı sağlama çabalarının, müttefik ülkelerin de savaşı sona erdirme ve insanların acılarını dindirme amaçlı diplomatik çabalarının desteklendiği vurgulandı.

    NATO, Ukrayna’ya kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer nitelikteki tehditlere karşı yardım yapacak

    Ukrayna’nın Birleşmiş Milletler (BM) Tüzüğü uyarınca kendini savunma hakkına sahip olduğu, 2014’ten bu yana Ukrayna’nın bu hakkı kullanma becerisine destek verildiği kaydedilen bildiride “Ukrayna’nın karasularına kadar uzanan uluslararası kabul görmüş sınırları içinde bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğin yeniden teyit edildiği” bildirildi.

    Ukrayna’ya daha fazla siyasi ve temel destek sağlamaya devam edileceği belirtilerek “NATO müttefikleri ayrıca siber güvenlik ve kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer nitelikteki tehditlere karşı yardım sağlamaya devam edecektir.” ifadelerine yer verildi.

    NATO Dışişleri Bakanlarının nisan ayında bir araya gelerek Ukrayna’ya yönelik NATO desteğini daha fazla tartışacakları dile getirilen ve Rusya’nın uluslararası güvenlik ile istikrarın temellerini yok etme girişimlerine karşı koyma kararlılığında birleşildiğine işaret bildiride, “Bu savaşa son vermek için Rusya’ya ağır yaptırımlar ve siyasi bedeller uygulandı. Rusya üzerinde eşgüdümlü uluslararası baskıyı sürdürmeye kararlıyız.” denildi.

    Çin’e çağrı

    Bildiride, Çin dahil tüm devletlere, Rusya’nın savaş girişimlerini desteklemekten ve Rusya’nın yaptırımları atlatmasına yardımcı olacak herhangi bir eylemden kaçınma konusunda çağrı yapıldı.

    Çinli yetkililerin son zamanlardaki yorumlarından endişe duyulduğu kaydedilen bildiride, Çin’den barışçıl bir çözümü desteklemesi istendi.

    “Washington Antlaşması’nın 10. Maddesi uyarınca NATO’nun Açık Kapı Politikasına bağlılığımızı yineliyoruz.” ifadesi kullanılan bildiride ayrıca müttefik halkların ve müttefik toprakların her santiminin güvenliğini korumak ve savunmak için gerekli tüm adımların atılmaya devam edileceği belirtildi.

    Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Slovakya’da takviye çok uluslu muharip gruplar oluşturuluyor

    Rusya’nın eylemleri karşısında NATO’nun savunma planlarının aktif hale getirildiği, önemli hava ve deniz mevcudiyetiyle, doğu kanadına 40 bin askerin yerleştirildiği hatırlatılan bildiride, Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Slovakya’da takviye çok uluslu muharip grupların oluşturulacağı belirtildi.

    NATO’nun “önleyici, orantılı ve gerilimi artırmayan önlemler” aldığına işaret edilerek, “Şimdi NATO’nun dönüşümünü daha tehlikeli bir stratejik gerçeklik nedeniyle Madrid’de bir sonraki Stratejik Konsept’in benimsenmesi yoluyla dahil olmak üzere hızlandırıyoruz. Aynı zamanda uzun dönemli caydırıcılık ve savunma duruşumuzu önemli ölçüde güçlendireceğiz. Muteber caydırıcılık ve savunmayı sürdürmek için gerekli kabiliyetleri ve çok çeşitli hazır güçleri geliştireceğiz.” ifadesi kullanıldı.

    Bu adımların genişletilmiş tatbikatlarla destekleneceği belirtilen bildiride, “Rusya’nın kötücül etkisine karşı altyapımızın ve toplumlarımızın direncini artırıyoruz. Siber kabiliyetlerimizi ve savunmalarımızı, siber saldırılarda birbirimize destek verecek şekilde geliştiriyoruz.” denildi.

    Bildiride NATO’nun kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere karşı hazırlığının artırılacağı, Madrid’de bununla ilgili yeni kararlar alınacağı kaydedildi.

    Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sebepsiz savaşının, Avrupa kıtasında herkese refah ve güvenlik getiren ilkeler ve değerlere karşı önemli bir meydan okuma olduğu dile getirilen bildiride, “Devlet Başkanı Putin’in Rus halkı ve Rusya için ağır sonuçları olan, Ukrayna’ya saldırma kararı stratejik bir hatadır. Rusya’nın saldırganlığına karşı durma, Ukrayna halkına ve hükümetine yardım etme, tüm müttefiklerimizin güvenliğini savunma kararlılığımızda birlik içinde kalmayı sürdürüyoruz.” ifadesine yer verildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in görev süresi 30 Eylül 2023’e kadar uzatıldı

    NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in görev süresi 30 Eylül 2023’e kadar uzatıldı


    Rusya’nın Ukrayna saldırısı sonrasında ortaya çıkan durumu ve NATO’nun Doğu Avrupa’daki uzun vadeli duruşunu görüşmek üzere bir araya gelen NATO üyesi 30 ülkenin lideri NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in görev süresinin 30 Eylül 2023’e kadar uzatılmasında uzlaştı.

    Uzatma kararını Twitter üzerinden yaptığı paylaşımla açıklayan Stoltenberg, “NATO’daki devlet ve hükümet başkanlarının aldığı görevimi 30 Eylül 2023’e kadar uzatma kararı beni onore etti” dedi.

    Normalde görevinin bu sonbaharda sonlanması beklenen Stoltenberg, 1 Aralık 2022 itibariyle ülkesi Norveç’in Merkez Bankası Başkanlığı görevine başlayacaktı. Fakat Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ajandanın da değişmesine yol açtı.

    Stoltenberg mesajının devamında “Bir nesilden beri dünyanın en büyük güvenlik kriziyle karşı karşıya kalırken, ittifakımızı güçlü kılmak ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için birleştik.” ifadesini kullandı.

    2014 yılından bu yana NATO Genel sekreteri olarak görev yapan Jens Stoltenberg, 2000-2001 ve 2005-2013 yılları arasında ülkesinde başbakanlık yaptı.

    Stoltenberg’in, NATO’daki görev süresinin uzatılmasının ardından Norveç Merkez Bankası Başkan Yardımcısı bir süre daha geçici Başkan olarak çalışacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan, Türk savunma sanayine uygulanan ambargoların kalkması için NATO üyelerine çağrı yaptı

    Erdoğan, Türk savunma sanayine uygulanan ambargoların kalkması için NATO üyelerine çağrı yaptı


    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk savunma sanayine uygulanan ambargoların kalkması için NATO müttefiki ülkelere çağrı yaptı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Olağanüstü Liderler Zirvesi’nin ardından açıklama yaptı. Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası olağanüstü NATO toplantısına katılan Erdoğan, yaklaşık 60 bin Ukraynalı mültecinin Türkiye’ye gittiğini duyurdu. Erdoğan, “Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere herkes kapısına gelen mültecileri desteklemeli, sıkıntılarının hafifletilmesi için elini taşın altına koymalıdır.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan bazı satır başları şöyle:

    “NATO’nun, mevcut savaş ortamında Ukrayna’ya siyasi ve pratik desteğini sürdürürken gerçekçi ve stratejik bir yaklaşımla hareket etmesi şarttır.”

    “Türkiye, ittifak dayanışmasını esas alarak NATO’nun caydırıcılık ve savunma tedbirlerine katkıyı sürdürecek. Müttefiklerimizden aynı dayanışmayı bekliyoruz”

    “Türk savunma sanayi ürünlerinin başarıları ortadayken bu alanda karşılaştığımız engellemelerin hiçbir makul gerekçesi olamaz.”

    “Savunma sanayimizin önüne bizzat bazı müttefiklerimiz tarafından konan kısıtlamaların artık kaldırılması ortak menfaatimizedir.”

    “Müttefikler arasında gizli-açık ambargoların bırakın uygulanmasını, gündeme dahi gelmemesi gerekir. Bu konudaki beklentilerimizi liderlerle paylaştım.”

    “Geldiğimiz noktada başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere küresel güvenlik mimarisinin ciddi bir reforma tabi tutulması kaçınılmazdır.”

    “(Rusya-Ukrayna savaşı) Türkiye’nin ara buluculuğuna yönelik olumlu bir talep, teklif gelirse zaten buna hazırız. Bu adımı atmaya hazır olduğumuzu söyledik.”

    “Putin ve Zelenskiy ile görüşmelerimizi devam ettireceğiz, gayretimiz iki lideri bir araya getirmek suretiyle özellikle bir barış atmosferini oluşturmak.”

    “Nihai çözümün Rusya ve Ukrayna ile uluslararası kamuoyunun kabul edeceği muteber bir formüle dayanması gerektiğini düşünüyoruz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO: Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal silah kullanması ağır sonuçlara yol açar

    NATO: Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal silah kullanması ağır sonuçlara yol açar


    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ‘Rusya’nın acımasızca işgal ettiği’ Ukrayna’ya karşı olası kimyasal silah kullanımının ağır sonuçlara yol açacağı uyarısında bulundu.

    NATO üyesi 30 ülkenin lideri, Rusya’nın Ukrayna saldırısı sonrasında ortaya çıkan durumu ve NATO’nun Doğu Avrupa’daki uzun vadeli duruşunu görüşmek üzere yarın (24 Mart) bir araya gelecek.

    Brüksel’de düzenlenecek NATO Olağanüstü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesi açıklama yapan Jens Stoltenberg, “Kimyasal silahların herhangi bir şekilde kullanılması, savaşın doğasını tamamen değiştirecek, uluslararası hukukun açık bir ihlali olacak ve çok ağır sonuçlara yol açacaktır.” ifadesini kullandı.

    Rusya’nın nükleer bir savaşı asla kazanamayacağını anlaması gerektiğini belirten ve ittifakın doğu kanadındaki güçlerin sayısını kara, hava ve denizde artıracağını aktaran Stoltenberg, ilk aşama olarak Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Slovakya’ya daha fazla asker konuşlandırılacağını ifade etti.

    Konuşmasında Ukrayna’daki duruma da değinen Stoltenberg, ittifak üyelerinin Ukrayna’ya yardımcı olmakla birlikte NATO’nun savaşın tarafı olmadığını vurguladı ve “(Ukrayna’nın) NATO üyeliği, zirvenin gündeminde olmayacak.” dedi.

    Ancak NATO Genel Sekreteri, liderlerin Rusya’nın saldırısı altındaki ülke için daha fazla destek sağlamak için anlaşacaklarını kaydetti.

    Halihazırda Ukrayna’da devam eden işgalin Avrupa’nın on yıllar sonra gördüğü en büyük kara savaşı olduğunu kaydeden Stoltenberg, bunun güvenlik ortamını değiştireceğini güvenliğin yanı sıra tüm NATO müttefikleri için uzun süreli sonuçlar doğuracağını aktardı.

    Stoltenberg: Çin, Rusya’nın Ukrayna işgalini kınamalı

    Çin’den Rusya’nın Ukrayna işgalini kınamasını isteyen NATO Genel Sekreteri, “NATO açısından, Çin’in ilk kez güvenlikle ilgili bazı temel ilkeleri sorgulaması özellikle endişe verici. Buna Avrupa’daki her ulusun kendi yolunu seçme hakkı da dahil.” dedi.

    Stoltenberg, NATO liderlerinin görüşmesinde “Çin’i işgali kınamaya ve savaşı mümkün olan en kısa sürede sona erdirmek ve barışçıl bir yol bulmak için diplomatik çabalara katılmaya çağırmalarını” beklediğini de dile getirdi.

    Belçika’nın başkenti Brüksel’deki NATO karargahında düzenlenecek zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.

    Toplantıya Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin de telekonferansla bağlanarak konuşma yapacak.

    Zelenskiy’nin NATO’dan hava savunma sistemleri temin edilmesi ve uçuşa yasak bölge talep etmesi bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bir ayını dolduran Rusya’nın Ukrayna işgali nasıl başladı, sebepleri ve sonuçları neler?

    Bir ayını dolduran Rusya’nın Ukrayna işgali nasıl başladı, sebepleri ve sonuçları neler?


    Bugün, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin üzerinden tam bir ay geçti. Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük askeri eylem olarak nitelendirilen savaşta binlerce kişi hayatını kaybetti, şehirler enkaza döndü, milyonlarca insan mülteci konumuna düştü. Uluslararası güvenlik düzenini alt üst eden savaş, küresel ekonomide tehlikeli dalgalanmalara yol açtı.

    İşte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 24 Şubat’ta saldırı emri vermesiyle başlayan ve üzerinden bir ay geçen savaştaki son durum.

    Savaşa doğru

    Rus birliklerinin geçen sene başlarından itibaren Ukrayna sınırlarına konuşlandırılması saldırı korkularını artırdı. Moskova, nisan ayında bazı güçlerini geri çekerek ABD Başkan Joe Biden’la Başkan Vladimir Putin arasında haziran ayında yapılan zirvenin önünü açtı.

    16 Haziran’da Cenevre’de gerçekleşen görüşme, gerilimi düşürmeye yetmedi. Ekim ayı sonuna doğru Rus güçleri yeniden Ukrayna sınırlarına sevk edilmeye başladı. Sene sonuna gelindiğinde ise Rus askeri sayısı 150 bini buldu. Askerlerin sevkedilmesiyle işgal söylentileri artarken Moskova, Ukrayna’ya yönelik saldırı planı olmadığını belirten açıklamalar yaptı.

    Söz konusu endişeleri Batı’nın, Rusya’yı itibarsızlaştırma kampanyasının bir parçası olarak tanımladı. Aynı zamanda ABD öncülüğündeki ittifaktan Ukrayna’yı NATO’ya almamaları ve güçlerini Doğu Avrupa’dan çekmelerini istedi. Rusya’nın talebi Batı tarafından reddedildi. Putin, tansiyonu daha da arttırıcı bir kararla 21 Şubat’ta, Ukrayna’nın doğusundaki Rusya yanlısı isyancı iki bölgenin bağımsızlığını tanıdı.

    Rusya lideri, 24 Şubat’ta televizyonda canlı yayınlanan konuşmasında, Ukrayna’yı askerden arındırmayı ve “neo-Nazi milliyetçileri” kökünden kazımayı amaçlayan “özel askeri operasyonun” başlatıldığını duyurdu.

    Daha kendisi konuşmasını bitirmeden Rus ordusu, Ukrayna’nın askeri tesislerine ve altyapısına yönelik hava ve füze saldırıları düzenlemeye başladı.

    Rus birlikleri, güneyde Kırım’dan, doğu ve kuzeyde, Belarus üzerinden Ukrayna’ya girdi.

    Putin, Washington ve müttefiklerinin Moskova’nın güvenlik garantisi taleplerini görmezden gelmesi dolayısıyla Rusya’nın başka seçeneği kalmadığını savundu.

    Batılı liderler, Putin’in iddiasını ‘Ukrayna’ya saldırı için sahte bir bahane’ olarak nitelendirdi.

    Rus ordusu, Belarus sınırının sadece 75 kilometre güneyinde bulunan Ukrayna’nın başkenti Kiev’e doğru ilerledi.

    Doğuda, ülkenin en büyük ikinci şehri Harkov’a yaklaştı ve güneyde, Azak Denizi ve Karadeniz kıyıları boyunca ilerleme kaydetti.

    Moskova sadece askeri tesisleri hedef aldığını iddia etse de Ukrayna genelinde hava ve topçu saldırıları yerleşim bölgelerini, okulları ve hastaneleri vurdu.

    Saldırıların dozu arttı, mart ayı kanlı ve ölümcül oldu

    Haftalardır kuşatma altında tutulan ve güneydeki en büyük hedef olan Azak Denizi kıyısındaki stratejik liman kenti Mariupol, Rus bombardımanını tüm semtlerinde hissetti. Moloz yığını haline gelen kentte binlerce insan yaşamını yitirdi. Şehir, sivil kayıpların simgesi haline geldi.

    Birleşmiş Milletler yetkililerinin 3 buçuk milyondan fazla olduğunu belirttiği ülkeden kaçan mültecilerin önemli bir kısmını Mariupol’dan gelenler oluşturuyor.

    Batı, Rusya’yı yaptırımlarla vurdu

    Batılı müttefikler, işgale daha önce eşi benzeri görülmemiş ekonomik ve mali yaptırımlarla hızla yanıt verdi.

    Rusya’nın 640 milyar dolarlık sabit rezervlerinin yaklaşık yarısı donduruldu.

    Rus bankaları SWIFT finansal mesajlaşma sisteminden çıkarıldı.

    Moskova’nın dolar ve euro cinsinden nakit alması engellendi.

    Ticari kısıtlamalarla Rus ekonomisinin farklı sektörleri hedef alındı.

    Büyük uluslararası şirketler Rusya pazarından hızla ayrıldı.

    Daha önce İran ve Kuzey Kore gibi ülkelere uygulanan önlemler, Rus para birimi rublenin hızlı değer kaybına yol açtı.

    Bu durum mevduat akışını tetikledi ve tüketici paniğine yol açtı.

    Rus makamları, döviz işlemlerine ve borsaya sıkı kısıtlamalar getirmek zorunda kaldı.

    Ukrayna, daha fazla silah ve uçuşa yasak bölge talep etti

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Batı’nın yaptırımlarına ve silah tedarikine teşekkür ederken, bir yandan da ABD ve diğer Batılı müttefiklerden Rusya’yı durdurmak için daha güçlü önlemler almasını istedi.

    İlaveten ABD ve NATO’yu, Ukrayna üzerinde uçuşa yasak bölge ilan etmeye çağırdı. Ancak Batılı güçler, Rusya ile doğrudan bir çatışmaya yol açabileceği gerekçesiyle bu talebe pek yanaşmadı.

    Zelenskiy ayrıca Batılı müttefiklerden, Ukrayna’ya savaş uçakları ve uzun menzilli hava savunma sistemleri sağlamaları talebinde bulundu.

    Ukrayna, ABD ve Avrupa Birliği’nden, Rusya’nın petrol ve gaz ihracatına yönelik ambargo istedi. Bu, enerji ihtiyacında Rusya’ya bağımlı olan birçok AB üyesinin karşı çıktığı bir durum.

    Rus güçleri bazı noktalarda batağa saplandı

    İşgal, ilk etaptan itibaren Rusya lideri Putin’in umduğu gibi gitmedi.

    İşgalin ilk günlerinde hızla Kiev’in kenar mahallelerine kadar ilerleyen Rus birlikleri, kısa süre sonra banliyölere saplanıp kaldı.

    Kremlin’in teslim olmasını beklediği Ukrayna birlikleri, şiddetli direniş gösterdi.

    Ukrayna ordusu, Rus birliklerinin Harkiv ve Çernihiv de dahil olmak üzere büyük şehirlerin kent merkezlerine girme girişimlerini akim bıraktı.

    Rusya ayrıca ülkenin hava kuvvetleri ve hava savunma altyapısını hedef alan büyük çaplı saldırılara rağmen Ukrayna semalarının kontrolünü tam olarak ele geçiremedi.

    Belarus’tan gelen otoyol boyunca onlarca kilometre mesafeye uzanan Rus askeri konvoyları, baskın ve pusu için kolay hedefler haline geldi.

    Rus birlikleri, Doğuda da Ukrayna güçleriyle karşı karşıya geldi ve sadece nispi kazanımlar elde edebildi.

    Rus ordusu ay başında 498 kayıp olduğunu bildirdi, daha sonra bu rakamı güncellenmedi.

    NATO ise dün (23 Mart), dört haftalık çatışmada 7 ile 15 bin arasında Rus askerinin öldürüldüğünü açıkladı.

    Bu, Sovyetler Birliği’nin Afganistan’daki 10 yıllık savaş sırasında kaybettiği asker sayısına denk.

    Nükleer tehdit, kimyasal silah endişesi

    Saldırının başında Rus kuvvetleri, 36 yıl önce tarihin en feci nükleer felaketinin yaşandığı, hizmet dışı bırakılan Çernobil Nükleer Santrali’nin kontrolünü ele geçirdi.

    Ukrayna güçleri birkaç gün sonra, Zaporijya Nükleer Santrali’nin kontrolünü kaybetti.

    Zaporijya’daki çatışma sırasında çıkan yangın kontrol altına alınıncaya kadar endişeler had safhaya çıktı.

    Uluslararası toplum, her iki tesisin de güvenliğiyle ilgili endişelerini dile getirdi.

    Ülkenin doğusundaki Sumi kentinde 21 Mart’ta bir kimyasal tesiste meydana gelen amonyak sızıntısı, yarıçapı 2,5 kilometre civarında olan bir alanı kirletti.

    Ancak rüzgar esmediği için 263 bin kişinin yaşadığı şehirdeki sivillere zarar vermedi.

    Rus ordusu, Ukraynalı “milliyetçilerin” nükleer veya kimyasal bir tesisi havaya uçurma planları yaparak bunu kendilerini suçlamak için kullanacağını iddia etti.

    Batılı yetkililer ise Rusya’nın böylesi bir saldırı düzenlemek için önceden zemin hazırladığını ve algı oluşturduğunu öne sürdü.

    Birçok Batılı, Rus saldırılarının durdurulması ya da püskürtülmesiyle Putin’in, Ukrayna’yı korkutmak ya da ‘diz çöktürmek’ için nükleer silahların veya kimyasal silahların kullanılması talimatını verebileceğinden korkuyor.

    Peki bundan sonra ne olacak?

    Rusya saldırısı püskürtülse ve Rus ekonomisi, Batı yaptırımlarının da etkisiyle zayıflatılsa bile Putin’in geri adım atma belirtisi göstermediği belirtiliyor.

    Rublenin değer kaybı ve yükselen fiyatlara rağmen, kamuoyu yoklamaları Putin’e güçlü bir halk desteği olduğunu ortaya koyuyor.

    Gözlemciler bu sonuçları, Kremlin’in propaganda kampanyasına ve muhalefete yönelik baskılara bağlıyor.

    Putin, Ukrayna’nın tarafsız bir statü benimsemesini, NATO’ya katılma talebini çekmesini, silahsızlanmayı kabul etmesini, Rusya’nın Kırım üzerindeki egemenliğini tanımasını ve Donbas bölgesindeki iki bölgenin bağımsızlığını tanımasını talep ediyor.

    Zelenskiy, Ukrayna’nın güvenlik garantileri nezdinde tarafsız bir durumu tartışmaya hazır olduğunu açıkladı.

    Kırım’ın statüsü ve ayrılıkçı bölgelerin ancak ateşkes ve Rus birliklerinin geri çekilmesinden sonra müzakere edilebileceğini dile getirdi.

    Analistlere göre Putin, daha fazla zemin kazanmayı ve Zelenskiy’i taviz vermeye zorlamak için müzakere etmeyi umabilir.

    Ancak Rus ve Ukraynalı müzakereciler, Vladimir Putin’le Vladimir Zelenskiy’nin tartışabileceği olası bir anlaşma taslağı hazırlamaktan çok uzak olduklarını belirtiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya “dost olmayan” ülkelere doğal gazı rubleyle satacak

    Rusya “dost olmayan” ülkelere doğal gazı rubleyle satacak


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD ve Avrupa Birliği’ne (AB) mal tedarikinde ödemeyi dolar veya euro ile almanın artık anlamsız olduğunu belirterek, “Dost olmayan ülkelere doğal gaz satışının ödemelerinde Rus rublesine geçmeyi planlıyoruz.” dedi.

    Putin, başkent Moskova’da hükümet yetkilileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, yaptırımların etkilediği Rus ekonomisine dair değerlendirmelerde bulundu.

    Batılı ülkelerin, Rus varlıklarını dondurarak gayrimeşru adımlar attığını vurgulayan Putin, “Batı aslında kendi para birimlerine yönelik güveni zedeledi. Şimdi herkes dolar ve euro cinsinden yükümlülüklerin yerine getirilemeyebileceğini biliyor.” diye konuştu.

    Putin, Rusya’nın ihracatta ödemeleri dolar ve euro ile almasının anlamsız olduğuna işaret ederek, “ABD ve AB’ye mallarımızı tedarik ederken ödemeleri dolar, euro ve bazı para birimleri üzerinden almanın artık bizim için hiçbir anlam ifade etmediği açıktır. Dost olmayan ülkelere doğal gaz satışının ödemelerinde Rus rublesine geçmeyi planlıyoruz.” dedi.

    Söz konusu değişikliğin yalnızca ödemelerdeki para biriminde değişiklik yaratacağını belirten Putin, “Rusya, daha önce imzalanan sözleşmelerde belirlenen fiyat ve hacim esaslarına göre doğal gaz arzını sürdürecektir. Bazı meslektaşlarımızın aksine, güvenilir bir ortak ve tedarikçi olarak ticari itibarımıza değer veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Putin, doğal gaz satışında ödemelerin rubleye çevrilmesine yönelik sürecin başlatılması için Rus hükümetine ve Gazprom’a talimat verdiğini sözlerine ekledi.

    Ruble açıklamanın ardından değer kazandı

    Rus hükümeti, Rusya’ya yönelik “dost olmayan” ülkeler listesini 7 Mart’ta onaylamıştı.

    Onaylanan listede ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Birleşik Krallık, Güney Kore, Japonya, Ukrayna, İsviçre ve Singapur gibi ülkelerin yanı sıra Rusya’ya yaptırım uygulayan 15 ülke daha yer alıyor.

    Putin’in açıklamalarının ardından dolar/ruble paritesi yüzde 3’e yakın gerileyerek 3 Mart’tan bu yana ilk defa 100’ün altına indi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD: Rus güçlerinin Ukrayna’da savaş suçları işlediği sonucuna ulaştık

    ABD: Rus güçlerinin Ukrayna’da savaş suçları işlediği sonucuna ulaştık


    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, mevcut belgeler ışığında ABD yönetiminin, Rus güçlerinin Ukrayna’da “savaş suçları” işlediği sonucuna ulaştığını açıkladı.

    ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Sivilleri kasten hedef alan ayrım gözetmeyen saldırı ve diğer vahşetlere ilişkin çok sayıda güvenilir rapor gördük. Rus güçleri apartmanları, okulları, hastaneleri, kritik altyapıları, sivil araçları, alışveriş merkezlerini ve ambulansları yok ederek binlerce masum sivili öldürdü veya yaraladı” denildi.

    Açıklama şu ifadeler kullandı:

    “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, sebepsiz ve haksız şekilde seçtiği savaşı başlatmasından bu yana Ukrayna genelinde ölüme ve yıkıma neden olan amansız bir şiddetin önünü açtı. Sivilleri kasten hedef alan ayrım gözetmeyen saldırıların yanı sıra başka vahşetler konusunda çok sayıda güvenilir rapor gördük. Rus güçleri apartmanları, okulları, hastaneleri, kritik altyapıları, sivil araçları, alışveriş merkezlerini ve ambulansları yok ederek binlerce masum sivili öldürdü veya yaraladı. Rus güçlerinin vurduğu birçok yerin siviller tarafından kullanıldığı açıkça tespit edildi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin 11 Mart tarihli raporunda açıkça belirttiği gibi, buna Mariupol doğum hastanesi de dahildir.”

    “Suriye ve Çeçenya’da aynı taktik uygulandı”

    Mariupol’de vurulan tiyatroya gökyüzünden görülebilecek şekilde ‘çocuklar’ yazılmasına karşın hedef alındığı belirtilen açıklamada, Rusya’nın halkın direnişini kırmak için Suriye ve Çeçenya’da da aynı taktiği uyguladığı savunuldu.

    “Rus güçlerinin acımasız saldırılarını sürdürdüğü her gün, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu ölen masum sivillerin sayısı katlanarak artıyor. 22 Mart itibariyle, kuşatma altında tutulan Mariupol yetkilileri, yalnızca bu şehirde 2 bin 400’den fazla sivilin öldürüldüğünü duyurdu” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, “Değerlendirmemiz, kamu ve istihbarat kaynaklarından elde edilen mevcut bilgilerin dikkatli şekilde incelenmesine dayanmaktadır” denildi.

    ABD Dışişleri Bakanı Blinken ayrıca, savaş suçlarını işleyenlerin hesap vermesini sağlamak üzere gerekli adımları atacaklarını da sözlerine ekledi.

    ABD Başkanı Joe Biden, geçen haftaki bir açıklamasında “Putin’in savaş suçlusu” olduğunu savunmuş, Blinken da bu açıklamaya tamamen katıldığını dile getirmişti.

    Moskova yönetimi ise Ukrayna’da sivilleri hedef aldıkları iddialarının asılsız olduğunu savunmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’ya bağımlılığı azaltmak isteyen Almanya ile Katar arasında sıvılaştırılmış doğal gaz anlaşması

    Rusya’ya bağımlılığı azaltmak isteyen Almanya ile Katar arasında sıvılaştırılmış doğal gaz anlaşması


    Rusya’nın Ukrayna işgalinin ardından enerji tedarikinde Moskova’ya bağımlılığı azaltmanın yollarını arayan Almanya, bu kapsamda Katar’la ilişkileri geliştirmeye çalışıyor.

    Doha’yı ziyaret eden Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck’in, Katarlı yetkililerle yaptığı görüşmelerinin ardından iki ülkenin uzun vadeli enerji iş birliği konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi.

    Katar’dan yapılan açıklamada, Berlin’in uzun vadeli yeni bir anlaşmanın parçası olarak iki sıvılaştırılmış doğal gaz terminalinin inşasını “hızlandırmayı” taahhüt ettiği aktarıldı.

    Bazı Avrupa ülkeleri, Moskova’nın Ukrayna işgalinin ardından Rus gazına alternatif olarak görülen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) için Katar’a yönelmiş durumda.

    Ancak Katar, kısa süreli alışveriş yerine uzun vadeli anlaşmalar istiyor.

    Dünyanın en büyük üç LNG ihracatçısından biri olan Katar, 2027 yılına kadar mevcut üretimini yüzde 50 oranında artırmayı planlıyor.

    Keza Katar, Avrupa’nın Rus enerjisine olan bağımlılığını azaltmada önemli rol oynayabilecek ülke olarak görülüyor.

    Berlin, Moskova’nın dış gelirlerini kesmek için Rus enerji kaynaklarına yönelik hızlı bir ambargo uygulanmasına karşı çıkması nedeniyle eleştirilerin hedefinde yer almıştı.

    Almanya ise Rusya’ya uygulanan yaptırımların büyük ekonomik zararlara ve enerji fiyatlarında ciddi artışlara yol açabileceği konusunda ısrar ediyor.

    Bu arada Rusya, Almanya’nın en büyük gaz tedarikçisi konumunda.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • WSJ: ABD, gizlice aldığı Sovyet yapımı hava savunma sistemlerini Ukrayna’ya gönderiyor

    WSJ: ABD, gizlice aldığı Sovyet yapımı hava savunma sistemlerini Ukrayna’ya gönderiyor


    ABD, Rusya’nın işgaline uğrayan Ukrayna’ya yardım olarak, uzun yıllar önce temin ettiği askeri teçhizat ve malzemeleri gönderiyor. Wall Street Journal’in (WSJ) haberine göre, onlar arasında Washington’ın gizlice edindiği Sovyetler Birliği dönemi yapımı ‘9K33 Osa’ kısa menzilli uçaksavar sistemleri de var.

    Haberde, silahların ABD tarafından istihbarat uzmanlarının, Rus ordusunun kullandığı askeri teçhizatı incelemesi ve Amerikan kuvvetlerinin eğitimine yardımcı olunması için tedarik edildiği aktarıldı.

    WSJ’ye konuşan bir Amerikalı yetkili, silahlar arasında Rus yapımı SA-8 askeri teçhizatın da bulunduğunu söyledi. Sistemlerin bir kısmının Pentagon tarafından uzun yıllar önce Belarus’tan gizlice edindiği aktarıldı.

    Ancak ABD’li bir yetkili, Belarus’tan 1990’larda alınan S-300’lerin Ukrayna’ya gönderilmediğini söyledi.

    Sovyet tarzı silahların bir kısmının Alabama’daki Redstone Arsenal’de tutulduğu kaydedildi.

    NATO tarafından SA-10 olarak adlandırılan S-300, geniş alanları korumayı amaçlayan uzun menzilli, gelişmiş hava savunma sistemi olarak biliniyor.

    SA-8 ise kara kuvvetleriyle birlikte hareket eden; uçak ve helikopterlerden korunma sağlamak için tasarlanmış kısa menzilli, taktik bir hava savunma sistemi olarak tanımlanıyor. Hareket kabiliyeti daha gelişmiş olan SA-8’în saklanmasının da kolay olduğu ifade ediliyor.

    ABD’nin Ukrayna’ya askeri yardımı

    ABD yönetimi 1,35 milyar doları savaşın başından bu yana olmak üzere Ukrayna’ya son 1 yılda toplam 2 milyar dolarlık askeri yardım sağladı.

    Biden yönetiminin 2021’de Ukrayna’ya sağladığı askeri yardım miktarı toplam 650 milyon doları buldu.

    Uzun zamandır endişe edilen Ukrayna savaşının 24 Şubat’ta patlak vermesinden 2 gün sonra 26 Şubat’ta ABD Dışişleri Bakanlığı Ukrayna’ya 350 milyon dolarlık savunma yardımı vereceğini duyurdu. Böylece son 1 yılda Ukrayna’ya yapılan askeri yardımların toplam rakamı 1 milyar doları buldu.

    Biden yönetimi, savaşın devam etmesi ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin destek çağrılarının ardından 12 Mart’ta 200 milyon dolarlık ek askeri yardımı onayladı.

    Kongreden Ukrayna için geçen 13,6 milyar dolarlık yardım paketi kapsamında son olarak Biden, 16 Mart’ta Ukrayna’ya 800 milyon dolarlık yardım paketini açıkladı. Böylece ABD’nin son 1 yılda Ukrayna’ya sağladığı askeri yardım miktarı 2 milyar dolara ulaştı.

    Hangi askeri teçhizatlar var?

    Biden yönetiminin en son açıkladığı 800 milyon dolarlık yardım paketinde; 800 adet Stinger uçaksavar sistemi, 2 bin Javelin tanksavar füzesi, 1000 hafif tanksavar silahı, 6 bin AT-4 tanksavar sistemi yer alıyor.

    Ayrıca paket kapsamında Ukrayna’ya 100 adet İnsansız Hava Aracı (İHA), 100 el bombası atış sistemi, 5 bin tüfek, 1000 tabanca, 400 makineli tüfek, 400 av tüfeği, 20 milyon cephanelik, 25 bin zırh seti ve 25 bin miğfer gönderilecek.

    Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalarda, Biden yönetiminin daha önceki yardım paketlerinin içerisinde; 600 Stinger uçaksavar, 2 bin 600 Javelin tanksavar, 5 Mi-17 helikopter, 3 devriye botu, 70 askeri araç, 8 radar sistemi, yüzlerce silah ve cephane, güvenli iletişim ve elektronik cihazların yer aldığı aktarılıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden: Hindistan, Rusya’nın Ukrayna işgaline karşı adım atmada ‘ürkek’ davranıyor

    Biden: Hindistan, Rusya’nın Ukrayna işgaline karşı adım atmada ‘ürkek’ davranıyor


    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, Quad grubu içerisinde Rusya’nın Ukrayna işgaline karşı harekete geçmede Hindistan’ın “biraz ürkek” davrandığını söyledi.

    Quad ABD, Hindistan, Japonya ve Avustralya’nın katılımıyla kurulan ve Pasifik bölgesinde ‘Çin’i dengelemeyi’ amaçlayan dörtlü bir ittifak olarak biliniyor. Grup üyesi diğer ülkeler Ukrayna işgali nedeniyle Moskova’yı kınarken ve yaptırım uygularken askeri açıdan Rusya’ya bağımlı olan Hindistan, ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. Keza Yeni Delhi, işgalden ötürü Rusya’yı kınamaya da yanaşmadı.

    Biden, ülkedeki işletmeler ve şirketlerin üst yöneticileriyle Beyaz Saray’daki yuvarlak masa toplantısında bir araya gelerak, Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında atılan adımları değerlendirdi.

    ABD Başkanı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e atıfla “Saldırganlığına yanıt olarak, NATO genelinde ve Pasifik’te birleşik bir cephe oluşturduk.” dedi.

    Biden, “Quad içerisinde Hindistan’ın biraz ürkek olması dışında Japonya ve Avustralya, Putin’in saldırganlığıyla mücadelede son derece güçlü.” diye konuştu.

    Rusya lideri Putin, ülkesinin Ukrayna hükümetinin “soykırım” yapmasını durdurmak için “özel bir askeri operasyon” yürüttüğünü öne sürüyor. Batı ise Putin’in suçlamasının üretilen temelsiz bir yalan olduğunu belirtiyor.

    Öte yandan Amerikan şirketlerinin Rusya’daki faaliyetlerini durdurmasının büyük bir fark yarattığının altını çizen Biden, ekonominin yanında ABD’nin Ukrayna’ya son 1 yıl içinde 2 milyar dolarlık savunma yardımı sağladığını anımsattı.

    Biden, “Ukrayna’nın yeterince sofistike ekipmanı olmadığı fikri doğru değil. Bütün detayları burada vermeyeceğim ama rasyonel seviyede ihtiyaç duyacakları tüm ekipmanları var.” dedi.

    “Rusya köşeye sıkıştı”

    Ukrayna ordusunun Rusların tankları ve helikopterini vurduğunu ve orduyu “mahvettiğini” belirten Biden, şunları kaydetti:

    “Fark ettiyseniz Rusya Ukrayna’da hipersonik füze kullandı. Bu yapabilecekleri tek şeydi. Bu bir dolaylı silah. Bunun tek farkı ise durdurulmasının neredeyse imkansız olması. Rus ordusunun bunu kullanmasının bir nedeni vardı. Şu anda köşeye sıkıştılar. Putin bu derece güç ve birliği öngöremedi.”

    Biden, Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal ve biyolojik silah bulunduğu iddialarını da reddederek, Rusya’nın iddialarının Ukrayna’da bu silahları kullanmak için bahane olabileceği uyarısında bulundu.

    Rusya’nın daha önce de siber saldırılar yaptığını belirten Biden, bu saldırıların tekrarlanabileceğini de sözlerine ekledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***