Etiket: Ukrayna

  • Ukrayna finansal destek toplamak için ‘Savaş Müzesi’ adlı NFT koleksiyonu çıkardı

    Ukrayna finansal destek toplamak için ‘Savaş Müzesi’ adlı NFT koleksiyonu çıkardı


    Rusya’nın işgali sonrası her türlü destek arama yoluna başvuran ve kripto para bağışlarıyla 65 milyon dolardan fazla toplamayı başaran Ukrayna şimdi de NFT satışına başladı.

    Meta Tarih: Savaş Müzesi (Meta History: Museum of War) isimli koleksiyonda savaş uçakları, haber programları, çizgi filmleştirilmiş patlama sahnelerinden oluşan dijital resimler bulunuyor ve her biri savaşın bir gününü temsil ediyor.

    Ukrayna Dijital Dönüşüm Bakanlığı, Rus işgalinin üçüncü gününde bitcoin ve ethereum gibi kripto paralarla yardım çağrısında bulunmuştu. Yeni çıkarılan NFT koleksiyonun sayfasında ise amacın “Dünyadaki dijital topluluklarda doğru bilgiyi yaymak ve Ukrayna’ya destek için bağış toplamak,” olduğu açıklandı.

    Dijital Dönüşüm Bakanı Alex Bornyakov sosyal medya hesabından Ukrayna’nın şu ana kadar kripto para bağışlarıyla kurşun geçirmez yelek, miğfer, asker karavanası ve ilaç aldığını açıklamıştı.

    Hem finans hem de sanat dünyasında popüler hale gelen NFT, ‘Non-Fungible Token’in kısaltması. NFT, dijital ürünlerin sahipliğini kanıtlayabilen benzersiz bir tanımlayıcı olarak biliniyor. Dijital sanat eserlerini ve diğer koleksiyonları, blok zincirinde ticareti kolay doğrulanabilir varlıklara dönüştürüyor.

    NFT’ler genellikle ether gibi kripto paralarla satın alınıyor. Ukrayna’nın çıkardığı NFT’lerin ilk satışı 0,15 ether yani 475 dolar civarında olacak ve gelir doğrudan Kiev’e ait kripto cüzdanlara aktarılacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus çıkarmasından çekinen Ukraynalılar, Odessa sahillerine mayın döşüyor

    Rus çıkarmasından çekinen Ukraynalılar, Odessa sahillerine mayın döşüyor


    İstanbul Boğazı’nda ‘serseri bir mayının’ tespit edilip etkisiz hale getirilmesinin ardından sahil güvenlik güçleri alarm durumunu sürdürürken Karadeniz’in karşı kıyısında Ukrayna’nın ünlü Odessa sahillerinde halk olası bir Rus çıkarmasına karşı sahillere mayın döşüyor.

    Ukrayna ve Rus kültüründe çok önemli bir yeri olan şehir Avrupa’nın en güzel opera binalarından birine ev sahipliği yapıyor. Ukrayna donanmasının merkezi olmasının yanı sıra en büyük tahıl ihracat limanı olan Odessa’nın stratejik önemi sebebiyle Rusya’nın Mariupol’dan sonraki hedefi olabileceğinden endişe ediliyor. Geçen hafta denizden yapılan bombardıman bu endişelerin daha da artmasına yol açtı.

    Şehrin sakinleri her ne kadar Odessa gibi bir kültür hazinesini kaba güç kullanarak ele geçirmek için Rusya Vladimir Putin’in deli olması gerektiği düşünse de savaşın seyri nedeniyle artık hiçbir şey ihtimal dışı olarak görülmüyor.

    Odesa’nın ele geçirilmesi durumunda Moskova’nın Kırım ile batıda Moldova’nın Transdinyester bölgesindeki ayrılıkçılara doğru bir kara koridoru açma ihtimali doğacak.

    Geçtiğimiz hafta sonu denizden yapılan bombardıman sonrası ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü John Kirby bunun ne anlama geldiğini kestirmenin zor olduğunu belirtmişti. “Odessa’ya yapılacak bir saldırının öncüsü mü yoksa Ukrayna askerlerini güneye çekmek için yapılmış bir şaşırtmaca mıydı bilemiyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Bu belirsizlik Odessa’daki kaygılı bekleyişi daha da zor hale getiriyor.

    Ukraynalı yetkilillerse Rusların Mariupol’de oldukça meşgul olduklarını ve Odessa’ya ani bir baskın düzenlemeye yetecek kadar askeri gücü olmadığını belirtiyor.

    Odessalı Güvenlik Uzmanı Hanna Shelest de Rusya’nın Odessa’ya açılan önemli bir karayolu olan Mykolaiv’i ele geçirmede başarısız olduğunu ve orası olmadan sadece denizden yapılacak bir saldırının intihar anlamına geleceğini vurguladı.

    Rusya’nın işgali ile Odessa’da hissedilmeye başlanan bir başka şeyse giderek artan Ukrayna yanlısı duygular. Geçmişte şehirde Rusya yanlısı görüşlerin büyük bir tabanı olduğu biliniyordu. Shelest bu ay yayınlanan bir araştırmaya göre şehir sakinlerinin yüzde 90’ından fazlası Ukrayna’da kalmak istediğini belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Başkanı Biden Polonya’da Ukraynalı bakanlarla görüştü: Dünyanın birlik olması Rusya’yı şaşırttı

    ABD Başkanı Biden Polonya’da Ukraynalı bakanlarla görüştü: Dünyanın birlik olması Rusya’yı şaşırttı


    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden cumartesi günü Ukraynalı bakanlarla bir araya geldi

    Biden beraberindeki Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Savunma Bakanı Lloyd Austin’le birlikte Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba ve Savunma Bakanı Oleksii Reznikov ile görüştü.

    Toplantı sonrasında Kuleba ABD’den ilave güvenlik garantileri ve savunma iş birliğini artırma sözleri aldıklarını söyledi.

    Rus işgali altındaki Ukrayna’ya destek konusunda Batı bloğunu yönlendiren Amerika Birleşik Devletleri, Rusya’yı ağır ekonomik yaptırımlarla vazgeçirmeye çalışıyor.

    Biden, Polonya’daki temasları kapsamında Ukrayna’daki insani durum hakkında yetkililerden brifing aldı.

    Biden’ın Polonya’daki brifingine Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, Blinken ve ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) Başkanı Samantha Power katıldı.

    Rusya’nın Ukrayna’ya savaşına karşı atılacak en güçlü adımın demokratik ülkelerin birliği olduğunun altını çizen Biden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e atıfta bulunarak, “Biz açık bir şekilde savaş suçlusu olan bir adamın kendi elleriyle oluşturduğu yıkımın etkilerini azaltmak için çabalıyoruz. Bu savaş suçlusu ifadesinin hukuki karşılıkları da bulunacaktır.” ifadesini kullandı.

    Biden, tüm dünyanın birlik olmasının Rusya’yı şaşırttığını vurgulayarak, “Dünya tarihindeki en ağır yaptırımları uygulamak konusunda bizimle birlik olan herkese teşekkür ediyorum. Bu yaptırımların devamı da gelecek.” dedi.

    Tüm dünyanın gözleri önünde çocukların ve masum sivillerin acı çektiğine işaret eden Biden, insani destek konusunda da ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdi.

    Biden, “Polonya’ya insani krizi birebir görmek için geldim, bir konuda hayal kırıklığı yaşadım o da diğer ülkelerdeki gibi kriz yerine direkt gidemedim. Benim (Ukrayna’ya) sınırı geçmeme izin vermediler ve bunu güvenlik nedeniyle anlıyorum.” ifadelerini kullandı.

    Rus generalden hedef küçültme önerisi

    Rusya da 24 Şubat’ta başlattığı işgalde umduğu başarıyı elde edemezken Rus Genelkurmay Başkan Yardımcısı Sergey Rudskoy harekatın hedefini sadece Donbas bölgesine düşürenin zamanının gelmiş olabileceğini söyledi. Fakat Biden Rusya’nın stratejisini değiştirmiş olduğundan “emin olmadığını” söyledi.

    Amerikalı kaynaklar savaş sırasında 7 Rus generalin öldürülürken bir albayın da demoralize olan kendi askerleri tarafından öldürüldüğünü aktardı.

    Öte yandan Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Rus ordusunun yeni silah siparişinde önceliklerinin havacılık, yüksek hassasiyetli uzun menzilli silahlar ve stratejik nükleer kuvvetlerin savaşa hazır durumunun desteklenmesi olduğunu belirtti.

    Şoygu, devlet savunma siparişlerinin temini ile ilgili yetkililerle toplantı yaptı. Toplantının başında konuşan Şoygu, Maliye Bakanlığı ile savunma siparişleri ve bütçe yükümlülükleri hususunda görüşme yaptığını aktardı.

    Mevcut zorluklar göz önüne alınarak savunma siparişlerinin planlı şekilde sağlandığına dikkati çeken Şoygu, “Bu yıl bütçe finansmanının bir önceki yıla göre yüzde 15 arttığını göz önüne alırsak devlet savunma siparişlerini yerine getirirken nelere dikkat etmemiz gerektiğine bakmamız gerekiyor.” dedi.

    Rusya karşıtı yaptırımlara rağmen devlet sözleşmelerinin yüzde 85 oranında yerine getirildiğini aktaran Şoygu, gelecek ay içerisinde bütün siparişlerin tamamlanacağını ifade etti.

    Şoygu, “(Yeni silah siparişinde) Öncelikler yüksek hassasiyetli uzun menzilli silahlar, havacılık teçhizatı ve stratejik nükleer kuvvetlerin savaşa hazır durumunu desteklemektir.” ifadelerini kullandı.

    Ukrayna’daki savaşın getirdiği duruma da işaret eden Şoygu, bu yıl robotik sistemler, bilgi sağlama araçları ve elektronik savaş dahil gelişmiş silahlar ile lojistiğin temini için belirlenen hızın korunması gerektiğini vurguladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batı’nın baskısı altındaki Suudi Arabistan, Rusya ve Çin’e karşı nasıl politika izleyecek?

    Batı’nın baskısı altındaki Suudi Arabistan, Rusya ve Çin’e karşı nasıl politika izleyecek?


    ABD ve İngiltere, Suudi Arabistan’a daha fazla petrol arzı ve Rusya’yı tecritte kendilerine destek vermesi için baskı yaparken bu taleplere yanıt vermekte isteksiz olan Riyad, Çin’e petrol satışlarını dolar üzerinden yapmama konusundaki tehditlerini artırma yoluna gidiyor.

    ABD Başkanı Joe Biden’in Güvenlik Danışması Brett McGurk’ın yaptığı ziyaretin ardından İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile görüşmek üzere çarşamba günü Riyad’a gitti.

    Johnson, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, “Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ı ziyaret ediyorum. Her iki ülke, Rusya’nın benzeri görülmemiş yasa dışı acımasız işgalinden sonra bölgenin güvenliği ve küresel enerji piyasalarının ana ortaklarındandır.” ifadesini kullandı.

    Suudi Arabistan petrol arzını artırır mı?

    Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından artan petrol fiyatlarını durdurmak için Batı’nın piyasalara daha fazla petrol arz edilmesi için yaptıkları çağrılara şu ana kadar duyarsız kaldı.

    ABD Başkanı Joe Biden, Riyad yönetiminin insan hakları ihlalleri ve Yemen’deki savaş ile birlikte İstanbul’da 2018 yılında işlenen Cemal Kaşıkçı cinayetinde parmağı olduğu gerekçesiyle Batı’nın eleştiri oklarını üstünü çeken Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile doğrudan görüşmeyi şu ana kadar reddetti.

    Bununla birlikte Beyaz Saray’ın, geçen hafta Biden ile Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri veliaht prensleri arasında Ukrayna’ya destek ve benzin fiyatlarının artışının önlenmesi konusunda telefon görüşmesi ayarlamaya çalıştığı ancak bunu başaramadığı iddia edildi.

    Suudi Arabistan neden Rusya ile ilişkileri geliştirme yoluna gitti?

    Washington ve Riyad arasındaki ilişkilerin eskiye oranla daha düşük seviyede seyretmesi üzerine Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, son dönemde Rusya ile ilişkileri geliştirme yoluna gitti.

    ABD heyetine başkanlık yapan McGurk, Riyad’da yaptıkları görüşmelerde Suudi Arabistan’ın daha fazla petrol pompalaması ve Yemen’deki savaşa siyasi çözüm bulunmasını katkı yapması konusunda baskı yaptı.

    Reuters’e konuşan iki Amerikan yetkili, Washington’un bu iki konuda Riyad’a baskı yapmayı sürdüreceğini söyledi.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın ziyaretini yorumlayan Birleşik Arap Emirlikleri’nin önemli siyasi yorumcularından Abdulkhaleq Abdulla, Twitter hesabından yaptığı açıklamada Johnson’ın ziyaretinden istediği sonucu alamadığını ve “eve eli boş döndüğü” yorumunu yaptı.

    Reuters, bu ziyaretlere rağmen Suudi Arabistan’ın daha fazla petrol pompalama konusunda ikna edilmediği duyurdu.

    Riyad ve Pekin ilişkileri ne durumda?

    Bu arada Riyad yönetimi son dönemde Pekin yönetimi ile ilişkileri güçlendirme yolunda işaretler vermeye başladı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in bu yıl içinde Riyad’ı ziyaret etmesi bekleniyor.

    The Wall Street Journal, Çin’in Suudi Arabistan’dan petrolü dolarla değil kendi para birimi yuan ile almak istediğini bu konuda iki ülke arasındaki görüşmelerin sürdüğünü yazdı.

    Reuters’e konuşan bir uzman, “Eğer Suudi Arabistan bunu yaparsa, dış ticaret pazarında bütün dinamikler değişir.” diyerek görüşlerini özetlerken bunun ardından diğer alıcıların da aynı yöntemi izlemek isteyebileceğini söyledi.

    Bununla birlikte uzmanlar, petrol satışının dolar değil yuan üzerinden olması konusunda Riyad için pratikte ciddi sorunlar çıkabileceği uyarısında bulunuyor.

    Suudi Arabistan’ın son dönemde Biden yönetimi ile arasının kötü olduğu biliniyor. Suudi Arabistan, Biden yönetiminden Yemen’de daha çok yardım, İran’ın nükleer programına karşı kendi nükleer güçlerini geliştirmek için destek ve 2018’de katledilen gazeteci Cemal Kaşıkçı konusunda ABD’de Suudilere karşı açılan davalara müdahale etmesini istiyor.

    Riyad, neden Washington’a tepkili?

    ABD’nin Suudi Arabistan ile ilişkileri Katar’la yaşanan anlaşmazlığa destek veren, İran nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekilen ve Kaşıkçı cinayetinde Prens Muhammed’in yanında yer alan eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde sıkılaşmıştı.

    Suudi Arabistan ile Biden yönetimi arasındaki gerilim ise 2020 başkanlık seçimleri sırasında 2018’de İstanbul’da işlenen Kaşıkçı cinayeti sebebiyle Biden’ın Suudi Arabistan’ı “dışlanmış ülke” haline getireceğine dair sözlerine dayanıyor.

    Biden ayrıca Suudi Arabistan’ı Yemen savaşı nedeniyle kınamış, ülkesi tarafından sivilleri hedef alan bazı silah ihracatını kısıtlamış ve Husileri Amerikan küresel terörist gruplar listesinden çıkarmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Karadeniz’in en güzel kıyı şehirlerinden Odessa, Rus saldırısına karşı savaşa nasıl hazırlanıyor?

    Karadeniz’in en güzel kıyı şehirlerinden Odessa, Rus saldırısına karşı savaşa nasıl hazırlanıyor?


    Rusya’nın Ukrayna işgali başladığından bu yana, ülkenin simge şehirlerden Odessa savaşa hazırlanıyor.

    İşgalin başladığı 24 Şubat’tan beri diğer şehirlerde gösterilen direniş sayesinde zaman kazandıklarını söyleyen Odessa Belediye Başkanı Rukhanov, kentin ‘ele geçirilemez bir kale’ olduğunu belirtiyor.

    Karadeniz’in en güzel kentlerinden biri olan Odessa’nın sokaklarında bugün barikatlar ve barışa dair umutlarını korumaya çalışan tedirgin insanların olası Rus saldırısına karşı hazırlıklarını görmek mümkün.

    Gazeteciler, şehrin demir kirişlerle kapatılmış tarihi merkezine erişmek için basın kartlarını göstermek zorunda. Ukraynalı yetkililer, gazeteciler için basın turları düzenleyerek onlara “burada neler olduğunu dünyaya göstermek” üzere geldikleri için teşekkür ediyor.

    İşgal öncesinde Odessa, Ukrayna’nın en çok turist ağırlayan ve en hareketli şehirlerinden biriydi.

    Ama bugün şehrin sessizliği, sadece Odessa’nın ünlü merdivenlerin yanından geçen fünikülerden yapılan bir anonsla bozuluyor, “Uyarı! Uyarı! Güvende kalın!”. Bazen limandan birkaç el silah sesi duyuluyor.

    Kentte bulunan Richelieu heykeli, kum torbalarıyla kaplı. Daha ufak boyutlarda olan Büyük Catherine heykelinin üzerinde ise sadece bir Ukrayna bayrağı var.

    Odessa’nın simgelerinden barikatlarla çevrili opera binasının önünde, bir Ukrayna askeri eşine ve kızına ile uzun uzun sarılıyor.

    “Bizim güzel Odessa’mız” diye sözlerine başlıyor Lyudmila, barikatlarla çevrili sokak kentin sokaklarına özür dilercesine bakarken.

    “Dünyada bu kadar başka bir şehir var mı bilmiyorum. Ama çok şükür dayanıyoruz!”

    Gazetecilere eşlik eden Ukrayna askeri Diana Krainova ise şunları söylüyor: “Tarihi mirasımızı kum torbaları ve barikatlarla kaplı görmek bizi üzüyor, ama hazırız.”

    Birkaç sokak ötede ise, 60’larında bir kadın olan Maria, iki elinde tuttuğu market poşetleri ile hızlı adımlarla yaşadığı binaya doğru gidiyor. Apartmanın önüne geldiğinde, komşuları girişi onun için açıyor ve Maria girdikten sonra binanın kapısı tekrar üst üste yığdıkları araba lastikleriyle kapatılıyor.

    “Tüm hayatımı burada geçirdim, bunları görüyor olmak korkunç.” diyor Maria.

    Odessa Belediye Başkanı Rukhanov, “Şehir merkezini yenileme planları yapıyorduk ama şu an savaşı düşünüyoruz. Bunun hiç bir mantığı yok.” diyerek gazetecilere durumu anlatıyor.

    Rukhanov, Odessa’nın doğusunda bulunan Mykolaiv ve Herson şehirlerinin kararlı direnişi sayesinde zaman kazandıklarını ve savaşa hazırlandıklarını söylüyor.

    “Diğer şehirlerdeki direniş bize barikatlar kurmak, yiyecek ve ilaç tedarik etmek ve Odessa’yı ele geçirilemez bir kaleye çevirmek için 21 gün sağladı.”

    İşgal başladığından beri 1 milyon nüfuslu kentten 100 bine yakın insan ayrıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türk öğrenciler yurt dışında eğitim için en çok hangi ülkeleri tercih ediyor?

    Türk öğrenciler yurt dışında eğitim için en çok hangi ülkeleri tercih ediyor?


    Ukrayna, yurt dışında üniversite eğitimi almak isteyen Türk gençler için Rus işgali öncesine kadar en popüler dördüncü ülkeydi. Açıklanan son verilere göre yurt dışına üniversite eğitimine giden 100 Türk öğrenciden 5’i Ukrayna’yı tercih etti.

    Türkiye’ye üniversite eğitimi için gelen öğrenciler ise daha çok Orta Doğu, Asya ve Afrika ülkelerinden. Peki, Türk öğrenciler yurt dışında eğitim için hangi ülkeleri tercih ediyor? Türkiye’ye hangi ülkelerden öğrenciler üniversite eğitimi için geliyor? İşgal öncesi Ukrayna’da ne kadar Türk öğrenci vardı?

    Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) son verileri 2019 yılına ait. Buna göre 2019 yılında 47 bin 628 Türk öğrenci yurt dışında üniversite eğitimine gitti. ABD ve Almanya Türk öğrencilerin en çok tercih ettiği iki ülke. ABD’de 9 bin 354 Türk öğrenci bulunurken Almanya’ya 8 bin 494 öğrenci gitti. Üçüncü sırada 3 bin 710 öğrenci ile İngiltere var. 2019 yılında Ukrayna’da üniversite eğitimi alan Türk öğrencisi sayısı ise 2 bin 284 idi. 2 bin 257 Türk vatandaşı da üniversite eğitimi için Azerbaycan’ı tercih etti.

    İlk beşteki ülkelerin payı yüzde 56. Yurt dışına eğitime giden 5 öğrenciden 1’i ABD’yi tercih ederken, Almanya’ya gidenlerin oranı yüzde 18. İngiltere yüzde 8 ile üçüncü sırada. Ukrayna ve Azerbaycan yüzde 5 ile bu ülkeleri takip ediyor.

    Türk öğrencilerin yurt dışı üniversite eğitimi için gittiği diğer ülkeler ise şöyle: Fransa 2 bin 7, İtalya 2 bin 1, Kanada bin 914, Avusturya bin 885, Bulgaristan bin 317, Kuzey Makedonya bin 304 ve Macaristan bin 138.

    Türkiye’ye gelenler Orta Doğu ve Afrika’dan

    UNESCO verilerine göre 2019 yılında Türkiye’de üniversite eğitimi alan yabancı öğrenci sayısı 154 bin 505 idi. İlk sırada 27 bin 34 öğrenci ile Suriye gelirken Azerbaycan 19 bin 383 öğrenci ile ikinci sırada bulunuyor.

    Bu ülkeleri sırasıyla şu ülkeler takip ediyor: Türkmenistan 17 bin 571, Irak 7 bin 608, İran 7 bin 154, Afganistan 6 bin 804, Almanya 4 bin 378, Somali 3 bin 764, Yemen 3 bin 76, Bulgaristan 3 bin 10, Mısır 2 bin 910, Yunanistan 2 bin 713, Ürdün 2 bin 643 ve Filistin 2 bin 483.

    Yüzdelik dağılım olarak bakıldığında ise Türkiye’ye üniversite eğitimi için gelen 100 yabancı öğrenciden 17’si Suriyeli. Azerbaycan’ın payı yüzde 13, Türkmenistan’ın payı yüzde 11. Irak ve İran’ın payları ise yüzde 5. İlk beşteki bu ülkelerin toplam payı yüzde 51.

    Öte yandan, Avrupa’da nüfusa göre en çok üniversite öğrencisi Türkiye’de ancak uluslararası üniversite öğrencisi oranında Türkiye Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üyeleri arasında sondan dördüncü sırada yer alıyor.

    2019 yılı verilerine göre Türkiye’deki 100 üniversite öğrencisinden sadece 2’si uluslararası öğrenci idi. Yabancı öğrenci oranı İngiltere’de yüzde 19, Almanya’da yüzde 10 ve Yunanistan’da yüzde 4.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna işgalinin ardından Polonya’da silah eğitimi alanların sayısında patlama yaşanıyor

    Ukrayna işgalinin ardından Polonya’da silah eğitimi alanların sayısında patlama yaşanıyor


    Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından komşu ülke Polonya’daki atış poligonlarında silah eğitimi alanların sayısında patlama yaşanıyor.

    Polonya’da ateşli silahların kullanımına yönelik eğitim veren “PM Shooter” isimli şirket, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından daha önce eline silah almayan bir çok kişinin kurslara katılmak üzere kendilerine başvurduğunu duyurdu.

    Bu ülkede son bir ay içinde orduya gönüllü katılımın da arttığı bildirildi.

    PM Shooter şirketinin ortaklarından Piotr Mioduchowski, Reuters’e yaptığı açıklamada, “Ukrayna’da savaşın başlamasından bu yana, bizim kurslara yönelik ilgi dört veya beş kat arttı. Savaş öncesi atış atış eğitimi için günde 30 ila 35 telefon alırken bu sayı 200’ün üzerine çıktı.” dedi.

    Mioduchowski, bu ay içinde poligona gelenlerin yarısından fazlasının daha önce ellerine hiç ateşli silah almamış kişiler olduğunu aktardı.

    İnsanların savaşın Ukrayna’nın dışına sıçrayabileceği endişesi taşıdığını kaydeden Mioduchowski, kursa gelenlerin kendilerini savunmayı öğrenmek için atış eğitimi almak istediklerini söyledi.

    Bu atış poligonuna gelenler arasında yer alan 25 yaşındaki, Sergiusz Regula, daha önce silah eğitimi aldığını ancak savaşın başlamasının ardından şimdi de özellikle Kalaşnikov tüfekle atış eğitimi aldığını belirtti.

    Regula, “Ukrayna’da, Kiev’de olanları görüyoruz. Bu Kalaşnikof silahlar sivil halka dağıtılıyor… Kiev’de olduğu gibi burada da silah dağıtılsa, şehrimi, evimi, ailemi savunmak için ben de sıraya girerim.” dedi.

    Polonya ordusuna katılım arttı

    ABD’deki ulusal muhafızlar birliğine benzeyen Polonya’daki Bölgesel Savunma Kuvvetleri’ne (WOT) savaşın başlamasından bu yana başvuranların sayısı ise 7 kat artış gösterdi.

    WOT tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Ukrayna’da bölgesel savunmanın olağanüstü başarısı, buradaki Bölgesel Savunma Kuvvetlerimizin algısını da değiştirdi.” denildi.

    Bu arada Polonya’da yaşayan ve sayılarını 1 milyonu bulan Ukraynalılar içinde de çok sayıda kişinin Polonya’da silah eğitimi aldıktan sonra Ukrayna ordusuna katılmak için yola çıktığı kaydedildi. Polonya’da taksi şoförlüğü yapan 27 yaşındaki Andrii Drahan, “Kenarda bir köşede durup bekleyemem, Ukrayna’ya gidip ülkemi savunmak istiyorum. Rusya’nın egemenliği altında yaşayamayız. Pazartesi günü yola çıkacağım.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron: Erdoğan ile Mariupol kentinde ortak insani operasyon düzenlemeye karar verdik

    Macron: Erdoğan ile Mariupol kentinde ortak insani operasyon düzenlemeye karar verdik


    Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin sonuçlarının öncelikle ele alındığı NATO zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Avrupalı liderler yoğun diplomatik temaslarına sahne oldu.

    Erdoğan, Avrupa Birliği Dönem Başkanı olan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Mario Draghi, Estonya Başbakanı Kaja Kallas ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile görüşmelerde bulundu.

    Macron, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ukrayna’da ateşkes ve kalıcı barış için çalışacaklarını belirtti. Macron, Erdoğan ile Ukrayna’da özellikle Mariupol kentinde ortak insani operasyon düzenlemeye karar verdiklerini kaydetti.

    İtalyan Başbakanı Draghi, Türkiye, İtalya ve Fransa arasındaki iş birliği platformunu yeniden başlatma kararı aldıklarını söyledi.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşmede, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin “Türkiye’nin güçlü diplomatik liderliğini ve insani müdahalesini” memnuniyetle karşıladığını bildirdi.

    Erdoğan-Macron görüşmesinde neler konuşuldu?

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve öncesinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmenin içeriğine ilişkin soru üzerine, “Malum, Fransa seçime gidiyor ve seçime gittiği bir dönemde Sayın Macron’la tabii ağırlıklı olarak yine gündemimiz Rusya-Ukrayna arasındaki bu savaş idi ama bunun dışında Türkiye-Fransa ilişkileriyle alakalı gerek siyasi gerek askeri gerek ekonomik gerek kültürel birçok konuda nereden nereye geldik, bundan sonraki süreçte neler yapabiliriz, bunları kendisiyle etraflıca görüştüğümüz çok çok verimli, faydalı bir buluşma oldu. Temennim odur ki seçim sonrası gelişmelere göre bu süreci Türkiye-Fransa ilişkileri olarak devam ettirmek.” karşılığını verdi.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna’da ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışı tesis edecek anlaşma konusunda çalışacaklarını söyledi.

    Macron, Brüksel’de düzenlenen NATO ve G7 zirvelerinin ardından basın toplantısı düzenledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğünü ifade eden Macron, Putin ile görüşen liderlerle koordinasyon içinde olduğunu belirtti.

    Macron, Erdoğan ile Rusya-Ukrayna savaşı konusunda aynı perspektife sahip olduklarını, bu krizin kısa vadede çözülemeyeceğini dile getirdi.

    Türkiye ve Fransa’dan ortak insani operasyon

    Erdoğan ile Ukrayna’da ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışı tesis edecek anlaşma konusunda çalışacaklarını aktaran Macron, Erdoğan ile Ukrayna’da özellikle Mariupol kentinde ortak insani operasyon düzenlemeye karar verdiklerini kaydetti.

    Macron, bunun gelecek günlerde gerçekleşmesi için bakanların konuya ilişkin çalışma yapacağını belirtti.

    Erdoğan ile görüşmesinde bölgesel konuların da ele alındığını ifade eden Macron, mevcut durumun Türkiye ile var olan belirsizlikleri ortadan kaldırmak ve açıklığa kavuşturmak için bir fırsat olduğunu söyledi. Macron, Libya ve Orta Doğu konularında Türkiye ile iş birliğe dayanan bir stratejinin yeniden belirlenebileceği bildirdi.

    Türkiye ile geçmiş yıllarda görüş ayrılığı bulunan dosyalarda ilerleme kaydedilebileceğini, bunun olumlu işaret olduğunu vurgulayan Macron, G7 olarak enerji konusunda ABD ve Kanada ile iş birliklerini güçlendireceklerini belirtti.

    Türkiye, Fransa ve İtalya arasındaki işbirliği platformu yeniden canlandırılacak

    İtalya Başbakanı Mario Draghi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin iyi geçtiğini belirterek Türkiye, Fransa ve İtalya olarak iş birliği platformunu tekrar işler hale getirmeye karar verdiklerini ve yakında üç ülkenin bir görüşme yapacağını söyledi..

    NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştiren Draghi, gazetecilerin bu görüşmenin nasıl geçtiği sorusu üzerine, “Erdoğan ile görüşme iyi geçti. Yıllar içinde oluşturulan ve sonrasında kesintiye uğrayan iş birliği platformlarından biri de Türkiye, Fransa ve İtalya arasındaki gruptu. Bunu tekrar işler hale getirmeye karar verdik. Yakında üç ülke bir görüşme yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    Ukrayna’ya açtığı savaş dolayısıyla Rusya’ya getirilen yaptırımların Rus ekonomisini zayıflattığını dile getiren Draghi, bunun NATO Zirvesi’ndeki tüm katılımcıların oy birliği ile yaptığı bir değerlendirme olduğunu ifade etti.

    İtalya Başbakanı, Ukrayna üzerinde “uçuşa yasak bölge” talebine ise ne NATO’nun ne de AB’nin dahil edilmesinin “mümkün olmadığını” kaydetti.

    İngiltere Başbakanı ile görüşme

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmede, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin “Türkiye’nin güçlü diplomatik liderliğini ve insani müdahalesini” memnuniyetle karşıladığını bildirdi.

    Başbakanlık Ofisi 10 Numara’dan yapılan açıklamada, NATO Olağanüstü Liderler Zirvesi kapsamında Belçika’nın başkenti Brüksel’de bir araya gelen Johnson ve Erdoğan’ın, Ukrayna’da giderek artan acımasız çatışmayla ilgili derin endişelerini paylaştığı belirtildi.

    Açıklamada “Başbakan Johnson, Türkiye’nin güçlü diplomatik liderliğini ve insani müdahalesini memnuniyetle karşıladı.” ifadesine yer verildi.

    “Johnson, iki ülke arasında daha fazla ticaret ve yatırım fırsatlarına işaret etti”

    Görüşmede, liderlerin, kendisini savunmaya çalışan Ukrayna hükümetine desteği artırmanın yollarını ele aldığı belirtilen açıklamada, Karadeniz de dahil yeni tehditler karşısında bölgesel güvenliğin güçlendirilmesini de görüştükleri bildirildi.

    Açıklamada, Johnson’ın, yenilenebilir ve nükleer enerji dahil İngiltere ve Türkiye arasında daha fazla ticaret ve yatırım fırsatlarına dikkat çektiği belirtilerek, iki ülke arasındaki iş birliğini artırmayı dört gözle beklediğini dile getirdiği kaydedildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan’da süpermarketler, un ve ayçiçeği yağı satışına sınırlama getirdi

    Yunanistan’da süpermarketler, un ve ayçiçeği yağı satışına sınırlama getirdi


    Yunanistan’da süpermarketler, Ukrayna’daki savaş yüzünden tedarik zincirinin etkileneceği endişeleri üzerine talebin artmasının ardından ön tedbir amacıyla un ve ayçiçeği yağı satışına sınırlama getirdi

    Yunanistan’ın önde gelen süpermarket zincirlerinden AB, Sklavenitis, Kritikos ve My Market yaptıkları açıklamada hem internet üzerinden hem mağazalarda un ve ayçiçeği yağı satışına sınırlama getirildiğini duyurdu.

    AB market zinciri, getirilen kısıtlama yüzünden vatandaşların üç paket un ve üç şişe ayçiçeği yağı alabileceğini aktardı.

    Yunanistan Ticaret ve Tüketicileri Koruma Genele Sekreteri Sotiris Anagnostopoulos, televizyona yaptığı açıklamada, gıda ürünlerine yönelik tüketicilerin stoklama çabası yüzünden bazı mallara yönelik talebin son haftalarda üç misli arttığını duyurdu.

    AB içinde daha önce İtalya ve İspanya’daki süpermarketler de bu yönde karar almıştı.

    Bir aydır savaşın sürdüğü Rusya ve Ukrayna, dünyanın tahıl ihtiyacının üçte birisini karşılıyor.

    Yunanistan, AB’nin doğal gaz için toplu alım yapmasından yana

    Bu arada Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Ukrayna krizinin dünya enerji fiyatlarını önemli ölçüde etkilediğini belirterek, Yunanistan’ın, Avrupa Birliği’nin (AB) doğal gazı uluslar üstü bir mevcudiyet olarak tedarik etmesinden yana olduğunu söyledi.

    Miçotakis, AB Liderler Zirvesi girişindeki açıklamasında, doğal gaz toptan satışının spekülatörlerin elinde başıboş bırakılmaması gerektiğini ifade etti.

    Piyasanın arz ve talebin gerçek gücüne uygun şekillenmesi gerektiğini belirten Miçotakis, “AB, doğal gazı uluslar üstü bir mevcudiyet olarak tedarik edebilir ve doğal gaz tedarikçileri ile toplu şekilde müzakere yapabilir.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden, Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal silah kullanması durumunda karşılık vereceklerini açıkladı

    Biden, Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal silah kullanması durumunda karşılık vereceklerini açıkladı


    ABD Başkanı Joe Biden, Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal silah kullanması durumunda karşılık vereceklerini ve bu karşılığın da kimyasal silahın kullanım şekline bağlı olacağını söyledi.

    Biden, Brüksel’de katıldığı NATO Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenleyerek, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Rusya’nın Ukrayna’da kimyasal silah kullanacağına ilişkin ellerinde bir istihbarat bulunup bulunmadığının sorulması üzerine Biden, “Size şu an istihbarat verisi veremem, bu nedenle de sorunuzu yanıtlayamam. Ancak Rusya bunu (kimyasal silah) kullanırsa karşılık veririz. Bu karşılığın içeriği ise silahın kullanım şekline bağlı olur.” ifadesini kullandı.

    Biden başka bir gazetecinin “Rusya’nın G20’den çıkarılması gerektiğine inanıyor musunuz?” sorusuna “Buna cevabım evet. Bu durum G20’ye bağlı. Bugün bu konu da gündeme geldi. Eğer bu yapılamayacaksa, Endonezya ve diğer ülkeler buna karşı çıkarsa, Ukrayna’nın da toplantılara katılımını sağlamalıyız.” yanıtını verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***