Etiket: Ukrayna krizi

  • Ukrayna: Rusya, sınırımıza tank ve keskin nişancı göndererek ‘çatışma provokasyonu’ yapıyor

    Ukrayna: Rusya, sınırımıza tank ve keskin nişancı göndererek ‘çatışma provokasyonu’ yapıyor


    Ukrayna, Rusya’nın sınıra tank ve ilave keskin nişancı gönderdiğini belirterek bu ülkeyi çatışma provokasyonu yapmakla suçladı.

    Ukrayna Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yapacağı video konferans öncesinde Rusya’nın Ukrayna sınırına asker ve silah yığınağına devam ettiği bildirildi.

    Açıklamada “düşmanın keskin nişancı sayısını arttırması Ortak Güçler personeline zaiyat vermeye, video gözetleme unsurlarını yok etmeye ve çatışma için provoke etmeye hazır” ifadeleri kullanıldı.

    Rusya’nın bir süredir askeri sığınak yaptığı alanın Ukrayna’nın doğusunda Rus yanlısı ayrılıkçı gruplarla Ukrayna ordusu arasında 2014’da yaşanan çatışmaların olduğu bölgeye yakın olması sebebiyle tedirginlik yaratıyor.

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) istihbarat birimleri tarafından hazırlanan ve Washington Post gazetesinde yayımlanan bir rapora göre, Rusya, gelecek yılın başlarında 175 bin kişilik askeri güçle birçok cepheden Ukrayna’ya saldırı başlatmayı ve ülkeyi işgal etmeyi planlıyor.

    Batı’dan Rusya’ya yaptırım uyarısı

    Batı cephesi Rusya’nın niyetleri konusunda en kötüye hazırlanıyor ve Rusya’yı uyarıyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken geçtiğimiz günlerde euronews’e verdiği özel röportajda Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ağır etkilere sahip ekonomik sonuçlar olacağını vurguladı.

    Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki de Biden-Putin görüşmesi öncesinde yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi halinde, ABD ve müttefiklerinin “Rus ekonomisine önemli ve ciddi zararlar verebilecekleri” uyarısını tekrarladı.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de Rusya’nın Ukrayna ile ilgili niyetlerinde belirsizlik olduğunu belirterek “NATO olarak Rusya’yı herhangi bir saldırganlıktan caydırmak amacıyla birlik içindeyiz. Rusya’ya şeffaf olması ve gerginliği düşürmesi için çağrı yapıyoruz. Ukrayna’ya karşı herhangi bir saldırgan tutumun yüksek maliyeti, ciddi ekonomik ve siyasi sonuçları olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Rusya ise Ukrayna’nın savaş yanlısı söylemlerinin ülkenin doğusunda ayrılıkçı çatışma olasılığı için endişeleri körüklediğini belirtiyor.

    Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov düzenlediği basın toplantısında Ukraynalı yetkililerin saldırgan ve temas hattında giderek daha yoğunlaşan provokatif eylemlerinin husumetin alevlenmesi olasılığına dair endişelere zemin hazırladığını kaydetmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Beş başlıkta gelecek yıl dünyanın yüzleşeceği krizler neler?

    Beş başlıkta gelecek yıl dünyanın yüzleşeceği krizler neler?


    Dünya Covid-19 salgını, göçmen krizi gibi sorunlarla 2021 yılını geride bırakırken, gelecek yıl da krize dönüşen birçok uluslararası konu çözüm bekleyecek.

    ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerle Rusya arasında çıkan Ukrayna ve Belarus gerilimi sürüyor. Çin de baskıcı Uygur politikaları ve Tayvan sorunu nedeniyle uluslararası gündemin ilk sıralarında yer alıyor.

    Covid-19 salgını ve yeni varyantlar

    2021 yılının sona gelirken bu yıl dünya genelinde Covid-19’un etkileri artarak devam etti. Yeni çıkan varyantlar salgının hızlanmasına ve endişelerin artmasına neden olurken, aşılama çalışmaları da sürdü.

    Ancak dünyada salgının sonu gelmedi. Dünya genelinde yaklaşık 270 milyon kişi hastalığa yakalanırken 5 milyondan fazla insan yaşamını kaybetti. 240 milyon kişi de hastalığı yenerek sağlığına kavuştu.

    Beşinci dalgası yaşanan Covid-19 salgını gelecek yıl da dünya genelinde etkili olmaya devam edecek.

    Güney Afrika’da tespit edilen Omicron varyantı dünya genelinde birçok ülkeye ulaştı bile. İngiltere’de varyantın toplum içinde yayılmaya başladığının işaretleri görüldü. Bilim insanları ilk verilere göre son derece bulaşıcı Omicron’un halen dünyada çapında en baskın Covid-19 varyantı olan Delta’yı geçebileceği görüşünde.

    Omicron varyantının etkisiyle vaka sayılarındaki artışa göre ülkeler de aldıkları önlemleri çeşitlendirip sürdürüyor. Yeni ilaçlar ve aşılara karşın salgının önümüzdeki yıl da sonlanması beklenmiyor.

    Göçmen krizi

    Suriye, Yemen, Afganistan, Irak ve Afrika’nın bazı ülkelerinde süren iç savaş ve politik istikrarsızlık binlerce insanı evinden etti. Ülkelerini terk eden bu insanların büyük çoğunluğu Avrupa ülkelerine gitmek üzere yollara döküldü.

    Bu krizden en çok etkilenen ülkelerin başında gelen Türkiye’de 4 milyondan fazla göçmen toplandı. Avrupa’nın sınırları kapatmasının ardından Türkiye’de kalan çoğunluğu Suriyeli göçmenler için Brüksel ile Ankara arasında anlaşma yapıldı. AB anlaşma kapsamında göçmenlere mali yardımda bulunurken, Türkiye’deki göçmen sorunu önümüzdeki yıl da çözüm bekleyecek başlıca konulardan biri olacak.

    Batı ile Rusya arasında Ukrayna ve Belarus gerilimi

    Ukrayna’nın doğusunda başlayan silahlı çatışmalardan sonra Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ile zirveye çıkan gerilim de bölgede yayılıyor. Ukrayna’yı işgal planı çerçevesinde sınırlara askeri yığınak yapmakla suçlanan Rusya, bu iddiaları reddediyor.

    Ancak Moskova da Batılı ülkeleri Ukrayna’nın NATO üyeliği konusunda uyarıyor. Kremlin, Ukrayna’nın olası NATO üyeliğine sert tepki gösterirken bu ülkeye yapılan silah ve askeri sevkıyat konusunda da Batılı ülkeleri hedef alıyor.

    Bölgede Ukrayna gerilimi yıllardır devam ederken, Belarus Batılı ülkelerle Rusya arasında ikinci bir cephe oldu. AB ve ABD, Belarus’ta yapılan seçimin ardından başlayan protestolara müdahale nedeniyle Minsk yönetimine sert yaptırım kararları aldı.

    Moskova ile sorunlar yaşayan Minsk yönetimi uygulanan yaptırımlar sonrası Rusya’nın desteğini alarak Batılı ülkelere cevap verdi. Irak ve Suriye gibi Orta Doğu ülkelerinden Belarus’a gelen göçmenler Polonya sınırına yığıldı.

    Minsk yönetimi AB’nin uyguladığı yaptırımlara göçmen kartıyla cevap verdi. Göçmenlerin bir kısmı ülkelerine geri gönderildi ancak, Batılı ülkelerle Rusya’nın Ukrayna ve Belarus üzerinden hesaplaşmasının gelecek yıl da sürmesi olasılığı devam ediyor.

    İklim değişikliği

    İklim değişikliği dünya genelinde yaşamı zorlaştırmaya devam ediyor. Bu yıl şiddetli yağışlar Çin’i ve Batı Avrupa’yı sular altında bırakarak yüzlerce insanın ölümüne sebep oldu.

    Dünya şimdiden, sanayi öncesi seviyelere göre yaklaşık 1,1 derece daha sıcak. Son kırk yılın her bir 10 yılı, 1850’den bu yana herhangi bir 10 yıldan daha sıcak geçti.

    Almanya İklim Hizmet Merkezi’nden (GERICS) klimatolog Daniela Jacob, “Sadece birkaç on yılda böyle bir küresel ısınmayı hiç yaşamadık. Yarım derece bile, çok daha zor hava koşulları anlamına geliyor ve bunlar daha sık, daha yoğun olabiliyor ve zamanla uzayabiliyor.”

    Küresel ısınmanın 1,5 santigrat derece ile sınırlanabilmesi için uluslararası anlaşmalar ve çalışmalar yapıldı. Sıcaklık artışını 2 derece ile sınırlandırmayı hedefleyen Paris İklim Anlaşması birçok ülke tarafından onaylandı.

    Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi COP26 düzenlendi, bilim insanları ile dünya liderleri, küresel ısınmayı 1,5 santigrat derece ile sınırlama gereğini defalarca vurguladı.

    Küresel ısınmanın sınırlandırılması ve salınan gazların azaltılması için çabalar sürse de çoğu yönetim verdikleri taahhütleri yerine getirmiyor.

    Doğu Asya’da savaş gerginliği: Çin, Tayvan ve ABD

    Tayvan’ı kendi toprağı olarak gören Çin yönetimi, ada yönetimini bağımsızlık ilan etmesi durumunda savaşla tehdit ediyor.

    Pekin yönetimine ait savaş uçakları Tayvan hava sahasını sıklıkla ihlal ederken, ABD yönetimi de bölgeye askeri gemiler göndererek Pekin’e mesaj veriyor.

    Çin’de Mao Zedong’un 1949 yılında iktidara gelmesiyle sonuçlanan iç savaşta komünistlere yenilen milliyetçiler Tayvan adasına kaçmıştı. Her ne kadar iki taraf arasında iş, kültürel ve kişisel açılardan yakın ilişkiler bulunsa da demokratik özelliğini vurgulayan Tayvan “Tek Çin” altında Pekin tarafından yönetilmeye sıcak bakmıyor.

    Tayvan Savunma Bakanı, Çin’le yaşanan gerilimin son 40 yılın zirvesine çıktığını ve Pekin’in adayı birkaç yıl içerisinde işgal edebileceğini öne sürdü.

    ABD ise bölgede bir taraftan askeri varlık göstererek Pekin’e mesaj verirken, bir taraftan da diplomatik temaslarını sürdürüyor. ABD Başkanı Joe Biden, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüştüğünü ve Tayvan Antlaşması’na bağlı kalacakları üzerinde mutabık olduklarını söyledi.

    Bu bölgedeki gerilimin de yeni yılda sürmesi bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya ile gerginlik yaşayan Ukrayna’ya ABD’den 150 milyon dolarlık askeri yardım

    Rusya ile gerginlik yaşayan Ukrayna’ya ABD’den 150 milyon dolarlık askeri yardım


    ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Ukrayna Güvenlik Yardım İnisiyatifi (USAI) kapsamında Ukrayna ordusuna aralarında elektronik harp cihazlarının da bulunduğu 150 milyon dolarlık askeri yardım sağlandığını duyurdu.

    Rusya’nın Kırım’ı ilhak ettiği Ukrayna’nın doğusunda Moskova yanlısı ayrılıkçıları ile ülke güvenlik güçleri arasında çatışmalar ateşkese karşın aralıklarla da devam ediyor.

    Pentagondan yapılan yazılı bir açıklamada, “Savunma Bakanlığı, USAI kapsamında Ukrayna kuvvetlerinin ülkenin toprak bütünlüğünü korumasına, sınırlarının güvenliğini sağlamasına ve NATO ile birlikte çalışabilirliği geliştirmesine yardımcı olmak için eğitim ve ekipman desteklerini içeren 150 milyon dolarlık yeni bir yardım paketi sağladı.” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamada, söz konusu 150 milyon doların ABD Kongresinin 2021 mali yılı savunma bütçesinden Ukrayna’ya verilmesi şart koşulan 250 milyon dolarlık yardımın parçası olduğu kaydedildi.

    Yardımın, Ukrayna ordusunun iletişim, komuta, kontrol ve savunma kabiliyetlerine katkı sağlayacağı ifade edilen açıklamada, yardım paketinde, topçu atışlarına karşı erken uyarı radarları, insansız hava araçlarına karşı elektronik harp cihazları, güvenli iletişim teçhizatı, sıhhi tahliye malzemeleri ve bunlarla ilgili eğitim desteğinin bulunduğu bilgisine yer verildi.

    Bakanlığın açıklamasında, bunun 1 Mart’ta Ukrayna’ya yapılan 125 milyon dolarlık yardımın devamı olduğu ifade edilirken ABD’nin Ukrayna ordusundan beklentilerine yönelik ise şu ifadelere yer verildi:

    “Bakanlık, Ukrayna’yı, savunma işleyişini NATO’nun temel ilkesi olan orduda demokratik sivil kontrolü ilkesi ile daha iyi uyumlu hale getirme; Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak, ülkenin ekonomik rekabet gücünü artıran ve kurumsal yönetişimi geliştiren bir savunma sanayi stratejisi benimseme; ulusal güvenlik çıkarlarına dayalı olarak doğrudan yabancı yatırım kontrollerini benimseme; savunma tedarik döngüsünde verimliliği ve şeffaflığı artırma ve Ukrayna Silahlı Kuvvetlerini batı tarzı bir kariyer yönetim sistemi ile uyumlu hale getirmek için insan kaynakları yönetimini geliştirmeye ilişkin reformlarını sürdürme konusunda teşvik ediyor.”

    ABD 1 Mart’ta Ukrayna’ya 125 milyon dolar yardım yapmıştı

    Pentagon, 1 Mart’ta, Ukrayna Güvenlik Yardım İnisiyatifi kapsamında Ukrayna ordusuna 125 milyon dolarlık yardım yapmıştı.

    Bu paketin içinde 2 “Mark IV” tipi devriye botları ve topçu radarları, taktik teçhizat ve birçok savunma ekipmanının yer aldığı açıklanmıştı.

  • Putin’den Ukrayna açıklaması: ‘Anti-Rusya’ platforma dönüştü, tehditlere yanıt vermeliyiz

    Putin’den Ukrayna açıklaması: ‘Anti-Rusya’ platforma dönüştü, tehditlere yanıt vermeliyiz


    Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna’nın ’emin adımlarla bir anti-Rusya platforma dönüştüğünü’ söyledi ve Moskova’ya yönelik tehditlere yanıt verileceği uyarısında bulundu.

    Vladimir Putin, cuma günü Rusya Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, “Ukrayna’nın, yavaş ama emin adımlarla Rusya’nın bir tür zıt kutbuna, bir tür Rusya karşıtı ve sürekli olarak güvenlik açısından dikkat etmemiz gereken haberler aldığımız bir platforma dönüşüyor olduğunu görmek çok acı.” ifadelerini kullandı.

    Putin, Rusya yanlısı Ukraynalı siyasi lider Viktor Medvedçuk’un ev hapsine alınmasından bir gün sonra yaptığı değerlendirmede, Ukrayna’daki gelişmeleri ‘siyasi temizlik’ olarak nitelendirdi ve ülkenin doğusunda barışçıl bir çözümü destekleyen insanların hedef alındığını ileri sürdü.

    Rusya Devlet Başkanı, “Bizim için yaratılan tehditler göz önüne alındığında buna zamanında ve uygun bir şekilde yanıt vermeliyiz.” şeklinde konuştu.

    Rusya yanlısı Medvedçuk vatana ihanet şüphesiyle ev hapsinde

    AB ve NATO karşıtı söylemiyle öne çıkına Yaşam İçin Muhalefet Platformu lideri Viktor Medvedçuk, hakkında vatana ihanet şüphesiyle önleyici tedbir olarak 9 Temmuz’a kadar ev hapsinde kararı alınmıştı.

    Ukrayna Başsavcısı İrina Venediktova, 11 Mayıs’ta Yaşam için Muhalefet Platformu partisi milletvekilleri Medvedçuk ve Taras Kozak’ın devlete ihanetten şüpheli olduğunu duyurmuştu.

    Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Şubat ayında Medvedçuk’a ekonomik yaptırım uygulamış ve mal varlığını dondurmuştu.

    Ayrıca Kozak’a ait 3 televizyon kanalı Rusya tarafından finanse ettiği gerekçesiyle kapatılmıştı.

    Rusya yanlısı olmakla eleştirilen Medvedçuk, kızının vaftiz babası olarak Vladimir Putin’i seçmişti.

    Ukrayna-Rusya sınırında gerginlik

    Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, 30 Mart’ta Mecliste yaptığı konuşmada, Rusya’nın tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırları yakınlarına askeri sevkiyat yaptığını duyurdu.

    Rusya, bu birlik hareketlerinin “kimseyi tehdit etmediğini” ve bunun NATO’nun Doğu Avrupa’daki “agresif” operasyonlarına bir yanıt olduğunu kaydetti.

    Donbas bölgesindeki krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve AGİT’ten oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020’den itibaren kapsamlı ateşkes kararı aldı.

    Bölgede sözde bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda, 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

  • Ukrayna’ya giden ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Rusya’yı uyardı: Tehlikeli eylemlerini durdur

    Ukrayna’ya giden ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Rusya’yı uyardı: Tehlikeli eylemlerini durdur


    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky ile yaptığı görüşmede Rusya’yı bu ülkeye yönelik “tehlikeli ve agresif eylemlerini durdurmaya” çağırdı.

    Blinken, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri varlığını azaltmasına rağmen burada “önemli güçler” bulundurduğunu söyledi.

    Zelensky, Moskova’nın ülke sınırlarında konuşlandırılan asker sayısını yalnızca biraz azalttığı için, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri tehdidinin hala devam ettiğini kaydetti.

    Zelensky, Kiev’de Blinken ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Azaltmanın (Rus askerlerinin sayısının) çok yavaş olduğunu düşünüyoruz, bu nedenle tehdit hala var olabilir” dedi.

    Daha önce Blinken, Ukraynalı mevkidaşı Dmytro Kuleba ile bir araya gelerek kendisine Washington’un Ukrayna’nın “egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına” bağlılığını “güçlü bir şekilde yeniden teyit etmek” için orada olduğunu ifade etmişti.

    Blinken, Ukrayna’ya “ABD, sizinle birlikte çalışmaya ve kendi demokrasinizi güçlendirmeye, kurumlar oluşturmaya, yolsuzluğa karşı reformlarınızı ilerletmenize destek olmaya devam edecek” mesajı verdi.

    NATO: Rusya’nın on binlerce askeri hala Ukrayna civarında

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya’nın Ukrayna sınırı ve Kırım’a yaptığı askeri yığınaktan sonra bir grup askerini çektiğini ancak on binlerce askerin hala bölgede bulunduğunu söyledi.

    Stoltenberg, Brüksel’de düzenlenen AB savunma bakanlarının toplantısına gelirken yaptığı açıklamada, bakanlarla Rusya’nın saldırgan tutumu, Ukrayna ve Afganistan gibi konuları görüşeceklerini bildirdi.

    Rusya’nın Ukrayna civarında geçen haftalarda ciddi miktarda askeri yığınak yaptığını hatırlatan Stoltenberg, “Rus askerlerinin sayısında bir miktar azalma gördük ancak on binlercesi hala duruyor. Rusya’nın çok sayıda silahı ve askeri malzemeyi burada tuttuğunu görüyoruz.” dedi.

    Stoltenberg, Rusya’nın Karadeniz’de bazı kısıtlamalar yaptığını, Kerç Boğazı’ndan Azak Denizi’ne girişi kısıtladığını belirterek “NATO bu nedenle ihtiyatlı olmak ve gelişmeleri yakından takip etmek zorunda.” diye konuştu.

    Ukrayna-Rusya sınırında gerginlik

    Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, 30 Mart’ta Mecliste yaptığı konuşmada, Rusya’nın tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırları yakınlarına askeri sevkiyat yaptığını duyurdu.

    Rusya, bu birlik hareketlerinin “kimseyi tehdit etmediğini” ve bunun NATO’nun Doğu Avrupa’daki “agresif” operasyonlarına bir yanıt olduğunu kaydetti.

    Donbas bölgesindeki krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve AGİT’ten oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020’den itibaren kapsamlı ateşkes kararı aldı.

    Bölgede sözde bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda, 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.